AI Özet: yazar, milli takıma gelen tepkilerin gayet yerinde olduğunu savunuyor. kazanınca primleri toplayanların, kaybedince fırçayı yemesi gerektiğini söylüyor. (bkz: adalet) geçmişteki hataların cezasız kalmasının buraya getirdiğini belirtiyor. fav sayıları üzerinden yaptığı analizle de halkın öfkesinin dinmediğini, aksine arttığını iddia ediyor.
haklı bir patlamadır. eski bir atasozudur: savaşı kazandığında madalya kime takılacaksa, kaybedildiğinde o asılır. kazansalardi madalyaları, primleri kim alacaksa, kaybedince de fırçayı onların y...
AI Özet: yazar, kaya çilingiroğlu'nun milli takımcıları fena darladığını ve şehit aileleri üzerinden sert bir çıkış yaptığını söylüyor. sunucu erman gönülşen'in ise stresle kıpkırmızı olduğunu, (bkz: panik atak) eşiğinde reklama kaçmaya çalıştığını anlatmış. adam resmen saplamış.
şu an trt’de milli takım oyuncularını yerin dibine sokarken “40 bin şehit verdik, hak etmediniz parayı, bari milli duygularınız gerçekse o hak etmediğiniz parayı şehit ailelerine bağışlayın...
AI Özet: yazar, bizimkilerin sürekli bahane üretmesine bayağı bilenmiş. iran takımının savaş, vize sorunları ve mülteci muamelesi görmelerine rağmen sahada canavar gibi olduğunu anlatıyor. (bkz: mehdi taremi) bizimkilerin ise bu şartlar altında bile mücadele etmeyip sızlanmasını saçma buluyor. yani özetle, iranlılar gerçek zorluk görmüş, bizimkiler ise sadece mazeret üretmiş diyor.
hep söylemişimdir. bizim kadar bahane üreten, ürettiği bahanelerin arkasına sığınan bir millet yoktur. işim ve özel hayatım gereği belki 100'den fazla milletten insanla tanışmışımdır. dünyayı az ...
AI Özet: yazar, hakan ve arkadaşlarının amerika gezisindeki dans videolarına takılmış. millet antrenmanda canı çıkana kadar çalışırken bizimkilerin tiktok kovalayıp gezdiğini söylüyor. (bkz: disiplinsizlik) yüzünden ülkenin rezil olduğunu ve başarıların tesadüf olduğunu iddia ediyor.
yahu adam ve kankileri alışverişe gelmiş amerikaya bugun es kaza bir video gordum 3 tanesi dans ediyorlar muhtemelen daha once kampta cekılmıs. arka plandada alışveriş kutuları vs.bizimkiler tikt...
AI Özet: yazar, fatih terim'e gelen tepkilere bayağı sinirlenmiş. adamın sadece futbol yorumladığını, kimseye yaranmaya çalışmadığını söylüyor. türk futbol tarihinin neredeyse tamamının bu adamla geçtiğini belirterek, gençlerin (bkz: 2000'li kuşak) tecrübeli bir isme saygı duyması gerektiğini savunuyor. izlenme rakamlarının da ciddi olduğunu, sadece gs'lilerin değil herkesin izlediğini ekleyip noktayı koyuyor.
oğlum siz hasta mısınız amk ne gerizekalı heriflersiniz siz ya.adam bir şeyin başına geçme çabasında değil, bir yerlere yaranmaya çalışmıyor siz niye yeter bıktık bizi salın gibi üç beş kelimeden...
AI Özet: yazar, montella'nın turnuvadaki tercihlerini tam bir fiyasko olarak görüyor. adamcağızın (bkz: beceriksizlik) seviyesine şaşırmış durumda. özellikle merih'in ilk maçtaki performansına rağmen ısrarla oynatılmasını, ozan kabak gibi isimlerin yedek bekletilmesini büyük skandal sayıyor. barış alper ve ferdi gibi fizik gücü yüksek oyuncuları erkenden oyundan çıkarmasını, hakan ve arda dökülürken orkun'a şans vermemesini ise anlayışla karşılayamıyor. kerem'i forvet oynatma inadı yüzünden (bkz: rezillik) yaşadığımızı savunuyor. kadroya seçtiği bazı isimlerin formsuzluğuyla dalga geçerken, aral şimşir ve demir ege gibi gençleri görmezden gelmesine kızıyor. türkiye ligini küçümsediğini, anadolu takımlarındaki yetenekleri harcadığını belirterek hocanın acilen gönderilmesi gerektiğini söylüyor.
turnuvada o kadar çok hata yaptı ki hangisini yazsam bilemiyorum. ortada şanssızlık filan yok, büyük bir beceriksizlik, rezillik var.1-fizik olarak bitmiş cristiano ronaldo'nun 30 gol attığı ligd...
AI Özet: yazar, ibrahim hacıosmanoğlu'nun tff dönemindeki akraba kayırmalarını ve tartışmalı villalar mevzusunu anlatıyor. fenerbahçeliler dışındaki herkesin kendisinden hoşlanmadığını, (bkz: nepotizm) kurbanı olduklarını iddia ederek adamın görevden alınması gerektiğini savunuyor.
1966'da istanbul kadıköy'de doğmuş, fanatik fenerbahçeli aslen trabzonlu ilkokul mezunu şahsiyet. ilkokul mezunudur. tff'ye geçtiğinde tff'de akrabalarını işe sokmuştur. bu ortaya çıktığında "bil...
AI Özet: yazar helal tavuk diyor (bkz: gus frik)
los pollos hermanos : outle halal chicken : in
AI Özet: yazar diyor ki yaşlandıkça insan yalnızlaşıyormuş, bunu kırklı yaşlarda çözmüş. kimseye fazla güvenmeyip kendini yıpratmamak gerektiğini, çocukların bile her zaman çözüm olmadığını anlatıyor. (bkz: hayat gerçekleri) sağlığa ve paraya odaklanmayı, önce kendini düşünmeyi öneriyor. yani kısaca; kimse için kasma, kendi yağında kavrul.
eşyanın tabiatına aykırı.yaşlandıkça ıssızlaşırız. öyleymiş yani ben de kırklı yaşlarımda anladım.maskeler düşüyor, kendini heder ettiğin insanlar senin en zor durumunda kılını kıpırdatmıyor.derd...
AI Özet: yazar, anlatırken neleri gizlediğine bak diyor (bkz: öz eleştiri)
bir konuda nerede yanlış yaptığını anlamak istersen konuyu başkasına anlatırken nereleri kırptı...
AI Özet: yazar, çocukken babasını yıkılmaz bir dağ gibi gördüğünü ama zamanla onun da yorulabildiğini fark ettiğini anlatıyor. babasının ilk kez ağladığını gördüğü anın kendisi için gerçek bir dönüm noktası olduğunu, o an babasının da aslında kırılgan bir insan olduğunu anladığını belirtiyor. (bkz: büyümek) artık babalar gününün hediyeleşmekten ziyade, birbirine destek olmak ve sarılmakla ilgili olduğunu söylüyor. kimsenin sonsuza kadar güçlü kalamayacağını vurgulayıp, herkese babalarına sarılmalarını tavsiye ediyor.
bunca yıl boyunca onu hep dimdik gördüm. düştü, kalktı, borç ödedi, sustu ama hiç ağlamadı. ben de çocuk aklımla babaların ağlamadığına inanarak büyüdüm.sonra 4 ay önce, hayatımın en sessiz ama e...
AI Özet: yazar, eski sigorta girişleri sayesinde erken emekli olanlarla dalga geçiyor; prim gününün giriş yılından daha önemli olması gerektiğini savunup (bkz: adaletsizlik) diyor.
iş yerinde arkamda oturan adam 44 yaşında, 6500 günle emekli oldu. benim ise 8000 günle, 46 yaşında 14 sene daha beklemem gere...
AI Özet: yazar, maç izleme keyfinin reklamlar yüzünden kaçtığını söylüyor. sponsorların ve rakip teknik direktörün tavırlarından dert yanarken, (bkz: filenin sultanları) ekibine olan hayranlığını dile getiriyor.
olm bu ülkede hiç bir şeyin tadı kalmadı maç izlemenin maça gitmenin. yahu adam teknik mola alıyor orada konuşuyor kamera dibine girmiş aksiyon süpe...
AI Özet: yazar, fatih altaylı'nın anılarını aktararak kemal kılıçdaroğlu'nun siyasi becerilerinin oldukça yetersiz olduğunu savunuyor. adamın kibar biri olduğunu ama pratik zekasının ve hitabetinin zayıf kaldığını belirtiyor. hatta canlı yayında bir bakanla girdiği tartışmada nasıl hüsrana uğradığını ve kendi kendini zor duruma düşürdüğünü anlatıyor. yazar diyor ki, altaylı beyefendi adamın bu hallerini gördüğü için aday olmaması gerektiğini defalarca söylemiş, hatta (bkz: meral akşener) ismini vererek alternatifler önermiş. sonuçta adamın çuvallamasına şahit olup ona acıdığını ama bunun yanlış olduğunu düşünüyor.
fatih altaylı:"kılıçdaroğlu chp genel başkanı olduktan sonra kendisiyle pek çok program yaptım.açıkçası izlenimim, kabiliyetsiz, beceriksiz, siyaset bilmeyen, konuşamayan, pratik zekadan yoksun, ...
AI Özet: yazar diyor ki hayatta hiçbir şey için geç değil, istediğin an yeni bir sayfa açabilirsin. insanın kendini yeniden yaratması için belli bir kural yokmuş. (bkz: the curious case of benjamin button) filminin ruhunu tek replikle özetlemiş.
"hiçbir şey için asla çok geç değildir ya da benim durumumda, istediğin kişi olmak için çok erken değil. zaman sınırı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin. değişebilir ya da ayn...
AI Özet: yazar diyor ki aslında demokrasi ve seçimler halka verilen bir sakızdan ibaret, herkes tadını çıkarırken arka planda bambaşka bir plan işliyor. (bkz: merkezi yönetim planı) mevzusuyla sistemin aslında önceden dizayn edildiğini, siyasetçilerin ise sadece bu düzenin figüranları olduğunu savunuyor. solcu, sağcı ya da demokrat maskeleri takanların günün sonunda aynı kapıya çıktığını, siyasi mühendislikle herkesin birbirine zıt işler yaptırıldığını belirtiyor. (bkz: derin devlet) falan filan derken, halkın da manipülasyonlara açık olduğunu ve rüzgar gülü gibi savrulduğunu söylüyor. yazara göre bu coğrafyada gerçek anlamda siyasetten bahsetmek için daha çok beklememiz lazım.
(bkz: merkezi yönetim planı)seçim ve demokrasi konusu halka verilmiş bir sakızdır. tadı güzel umut vaad eden bir sakız. bu şekilde halk olayın içinde kalır ve mücadeleye devam eder ama arka pland...
AI Özet: yazar, nato zirvesi için yolların aniden düzelmesine takılmış; biz (bkz: layık değilmişiz) diyerek sitemini kusmuş.
yıllardır kendi vatandaşını köstebek yuvasına dönmüş bozuk yollara mahkum edip, sırf nato zirve...
AI Özet: yazar, takımın başarısızlığına ve yönetimin liyakatsizliğine fena kurulmuş. kosova'nın hakkının yendiğini ve emeklerin çöpe gittiğini düşünüyor. (bkz: hayal kırıklığı) yaşayan ekip ise hala bahaneler üretiyormuş, yazar da buna iyice delirmiş durumda.
ben bu ülkenin bana yaşattığı hayal kırıklıklarından, duygularımla oynanmasından bıktım artıkmadem böyle yalanşap saçma sapan işler yapacaktınız, neden kosovanın hakkına girdiniz de g...
AI Özet: yazar, vito corleone'nin o meşhur armut sahnesindeki naifliğine bayılmış. adamın işsiz kalıp eve tek bir meyveyle dönmesine rağmen ailenin buna verdiği tepkiyi çok samimi bulmuş. (bkz: the godfather) tam bir baba figürü olduğunu belirtiyor.
the godfather serisinin en sıcak, en samimi ama bir o kadar da buruk sahnesinin yakışıklı aile babası.cibilliyetsiz fanucci'nin it kopuk yeğenini abbandando'nun dükkanına zorl...
AI Özet: yazar, sadri baba'nın o kendine has, hem sokak ağzını hem de derin edebiyatı harmanladığı tarzına bayılıyor. adamın öyle bir hitabeti var ki, bir yandan "ayna fukarası" diye takılırken diğer yandan aşkın banka cüzdanında değil kalplerde yaşadığını anlatıp bizi duygusallaştırıyor. yazarın gözlemlerine göre sadri alışık'ı asıl özel kılan şey, o ağır hüzün yüklü ses tonu. (bkz: ses tonu) özellikle melodram filmlerindeki o gariban, hırpani ama altın kalpli karakterleri tam oturtmuş. genelde senaryo şöyle işliyor; sadri baba bir şekilde hayata küsmüş bir genç kızı kurtarıyor, onu kendi viranesine götürüp insaniyetle, sevgiyle iyileştiriyor. yazar, karakterlerin isimlerinin genellikle yönetmen osman fahir seden'e selam çakmak için osman seçildiğine dikkat çekmiş. filmlerdeki o klasik döngü belli; önce kahvede pinekleyip aşk acısı çeker, sonra bir şekilde işler karışır, en sonda da ameliyat parası bulunamadığı için dram tavan yapar. yazar, berduş görünümlü bir adamdan böyle yüksek perdeden edebiyat parçalaması çıkmasının yarattığı tezatlığın filmleri daha izlenir kıldığını belirtiyor. kısacası sadri alışık, hem argoyu hem de efkarı aynı potada eritmiş gerçek bir usta diye özetliyor.
''eceli gelen eşek açıkhava sinemasında anırırmış!''* , ''zenginin gönlü oluncaya kadar fakirin canı çıkarmış!'' , ''aşk; banka cüzdanında değil kalplerde yaşar!'' * gibi veciz sözler ile''etiniz...
AI Özet: yazar, 25 yıldır iktidarda olup hala eski türkiye masalları anlatılmasını saçma buluyor. eğitimdeki eksiklikleri ve okul şartlarını eleştirip, mektuplarla vakit kaybetmek yerine icraat bekliyor. (bkz: eski türkiye) mevzusuna bayağı bilenmiş.
çeyrek yüzyıldır iktidarda olup hala eski türkiye diyerek fitarihi ile kendini kıyaslamak ancak acınası bir çaresizliktir.bugün 1996 yılından sonra doğmuş biri eğitim hayatı boyunca...
AI Özet: yazar, babanın kaybını insanın hayatındaki en ağır ve sessiz yıkım olarak tanımlıyor. ona göre bu olay sadece bir ölüm değil, çocukluğun koruyucu çatısının başına yıkılması demekmiş. babası gidince birden yaşlandığını, sırtındaki yükün ağırlaştığını ve kendini savunmasız hissettiğini belirtiyor. evdeki o boş koltuk ve gelen seslere verilen refleksler canını yakıyor. (bkz: yas süreci) hayat akıp gitse de içindeki çocuğun hala kapıda beklediğini söyleyerek durumu özetliyor.
hayatta insanın başına gelebilecek en sessiz ama en gürültülü yıkım.gittiğinde sadece bir insanı kaybetmiyorsunuz; çocukluğunuzun çatısını kaybediyorsunuz. rüzgar estiğinde, fırtına koptuğunda ar...
AI Özet: yazar, kargaların keltlerden vikinglere kadar pek çok kültürde yer tuttuğunu ve inanılmaz kinci, korumacı canlılar olduklarını belirterek söze girmiş. zaten hafızaları o kadar kuvvetliymiş ki, kendilerine yapılan bir yanlışı asla unutmazlarmış. yazar, bu durumu bizzat deneyimlediği bir olayla anlatıyor; parkta yürürken yerde acemi adımlar atan bir yavru karga görmüş. (bkz: karga zekası) içinden yavruyu kurtarmak gelse de, karga aşiretiyle papaz olup hayatını bir gotik korku hikayesine çevirmek istememiş. ancak etraftaki kediler yavruyu gözlemişken anne karga sahneye çıkmış. anne karga önce brutal bir ses tonuyla bağırıp kedileri korkutmuş, hatta üstlerine yürümüş. çoğu kedi kaçsa da bir tanesi mahallenin ağır abisi olduğunu kanıtlamak istercesine inatla yavruya yaklaşmaya devam etmiş. yazarın gözlemlerine göre anne karga, yavrusuna "sen orada uslu dur" der gibi bir fırça çekip taktik değiştirmiş. önce alçak uçuşlarla kedinin kafasını karıştırmış, sonra da alarm düdüğü gibi bir sesle destek çağırmış. kısa sürede mahalledeki diğer kargalar da yardıma gelmiş ve kediye karşı resmen koreografik bir operasyon başlatmışlar. yazar, kedinin üç karga tarafından kuşatılıp pes etme noktasına geldiğini anlatıyor.
bu karga nesline ilişkin nice efsaneler, tarihi saptamalar yapılır da durur. kültürel değeri keltler'den gelmiş derler, taptıkları canlıymış. vikingler onları bayrak olarak kullanırmış, eskimolar...
AI Özet: yazar, deniz satar'ın kurumsal bağlantıları yüzünden tarafsız kalamadığını ve samimiyetsiz davrandığını düşünüyor. sürekli sponsorluklar ve medya gücüyle çevrili olduğu için gerçekçi eleştiriler yapamadığını, her şeyi kendi başardığı imajı çizse de aslında konfor alanından çıkamadığını savunuyor. (bkz: samimiyetsizlik)
yahu togg ile sürekli iş birliği yapıyorsun, turkuvaz medya çalışanısın, milli takım sponsorlarıyla iş birliği halindesin. hakkı alkan, fulya öztürk benzerisin. allah daha çok versin tabii ama in...
AI Özet: yazar diyor ki almanya'da klima mevzusu tam bir komedi, çoğu yerde yok. adamlar klimayı lüks görüyor, sadece avm'lerde var o da aslında ısıtma sistemiyle alakalı. yazara göre zaten sadece iki ay sıcak oluyor, geri kalan zamanda kombi yanıyor. evi doğru havalandırmayı bilen biri için klima gereksizmiş; panjurları kapat, sabah beşten sonra evi soğut, tamamdır. ayrıca klima taktırmak orada aşırı pahalı, kurulumu binlerce avro tutuyor ve elektrik faturası can yakıyor. (bkz: almanya) genel olarak insanların antalya'daymış gibi abarttığını düşünüyor, olay tamamen yöntem bilmemekle alakalı.
nerdeyse tüm meskenler de klima olmadığı doğrudur. bir çok belediye binaları ve hastanelerde dahi klima yoktur. klima lüks ve gereksiz olarak algılanıyor. sıcaktan kırılan almanya kaç gün, kaç ay...
AI Özet: yazar, varoluşun ve derinliğin farklı boyutlarını deryalar üzerinden anlatarak giriş yapıyor. bazı deryaların koca bir kainat kadar olduğu, bazılarının ise bir bardaktan bile küçük ama içinde koca alemler taşıdığına değiniyor. (bkz: tasavvufi derinlik) mevzuya saniler diye tabir edilen ilk olanlar girince işler karışıyor. yazar diyor ki insan kendini çok özel sanıyor ama aslında yüz binlerce ademden sadece bir tanesi, yani bayağı sıradan bir figür. insan ancak bir sani bebeğinin düşü olduğu için anlam kazanmış. dünya evlatları bu durumu ancak uygun donanıma sahip olduklarında fark edebiliyormuş. yazarın anlatımına göre sonsuzluğun ufkunda ilk veya ikinci olmanın pek bir önemi yok. gavsların daldığı, kutupların kubbeyi yükselttiği bir düzende her şey bir zorunlulukla dönüp duruyor. idrakin kaybolduğu noktada insan bildiği şeyin aslında bilinemez olduğunu fark ediyor. sonra olaylar hızlanıyor, insanlar birbirini dondurma külahı gibi yağmalamaya başlıyor. sani bebeği ise gerçek gözyaşlarını işte bu kaos anında döküyor. yazar, tüm bu kozmik karmaşayı en sonunda üsküdar, eyüp, kartal ve ankara gibi çok yerel ve tanıdık noktalara indiriyor. finalde ise dünyayı yeniden doğurmak için yürüyen bir kız imgesiyle bitiriyor. yani yazar diyor ki koca evren, sırlarla dolu deryalar ve kozmik hiyerarşiler var ama günün sonunda her şey bir kızın yürüyüşüne, bir kuşun nefesine ve şehrin sokaklarına bağlanıyor. (bkz: varoluşsal sancılar)
kimi deryalar vardı, onlar -sizin dilinizce- derya dediklerinizin mesabesindeydiler. kimi deryalar göl gibiydi. kimi deryalar, bir bardağın alabileceğinden daha azını taşırdı içinde. içlerinde al...
AI Özet: yazar radyo tiyatrosu meraklılarına şöyle bir liste sunmuş, bildiğimiz klasiklerin dışına çıkıp biraz daha kıyıda köşede kalmış işlere odaklanmış. günter eich'ın karanlık ve felsefi işlerini özellikle önermiş; sabeth ve viterbolu genç kızlar gibi oyunlarla dinleyiciyi biraz gerilimli ve bulanık atmosferlere sokmak istiyor. fritz habeck'in mutluluk evi ile egoizm ve gelenekçilik arasındaki o ince çizgiyi, bay walser'in kargalarıyla da fantastik dünyaları hatırlatıyor. (bkz: radyo tiyatrosu) lale oraloğlu'nun performansıyla ön plana çıkan güneyde tatil'de empati kurmanın zirve yaptığını, sarraf zaragüeta'nın ise az bilinen tatlı bir güldürü olduğunu belirtiyor. knut hamsun'un dünya nimeti romanından uyarlanan oyunun arkası yarın formatında olmasına rağmen akıcı olduğunu söylüyor. işin bonus kısmında ise bizi 1956 yılına, eski istanbul'un o kaliteli komedi dönemine götürüyor. reşit çağın ve selçuk kaskan gibi isimlerin dokunuşlarıyla hazırlanan bir yıldız geliyor ve hürmüz hanım gibi arşivlik işlerle noktayı koymuş. özetle yazar, hem yabancı hem yerli seslerle kulaklarımızın pasını silecek, nostaljiyle harmanlanmış bir keşif yolculuğu teklif ediyor. (bkz: nostalji)
öncelikle az bilinen ve sevdiğim yabancı oyunlardan birkaçını paylaşacağım. bunların arkasından da listenin sonuna, sizi 70 yıl geri götürecek iki küçük sürpriz ekledim."sabeth". çok sevdiğim bir...
AI Özet: yazar diyor ki her şeyi anlatanlar kendini tüketip sıradanlaşıyor. gizemli takılmanın, susmanın ve sır saklamanın daha değerli olduğunu savunuyor. (bkz: gizemli takılmak) kısaca her şeyi dökersen tadın kaçar, biraz sessizlik iyidir diyor.
insan her şeyini anlattıkça, kendini farkında olmadan tüketir. paylaşmak insani bir ihtiyaçtır, fakat sınır aşıldığında kimliğin derinliği kaybolur. fazla açıklık insanı kolay okun...
AI Özet: yazar sözlükte tanışıp evlendiğini, hatta çocuk sahibi olduğunu anlatıyor. buradaki samimiyetin ilişkiyi kolaylaştırdığını düşünüyor. (bkz: mutluluklar dilerim)
sözlükte tanışıp evlenmiş iki kişi tanıyorum, ben ve eşim. diyebilirim ki olmayacak şey değildir, zira burada insanlar...
AI Özet: yazar, iki sene boyunca disiplinli bir şekilde ketojenik diyet yapmış biri olarak tecrübelerini aktarıyor. öncelikle kısa süreli deneyimlerle övgüler yağdıranların (bkz: pembe gözlükler) pek objektif olmadığını, vücudun uzun vadeli tepkilerinin farklı olduğunu belirtiyor. adam 2020 yılında bu mevzuya denk gelmiş ve beslenme şeklinin yakıt kaynağını karbonhidrattan yağa çevirme fikri onu bayağı sarmış. durumu şöyle özetlemiş; normal diyetler içten yanmalı motorlarsa, keto resmen elektrikli araç gibi bir devrim.
yazar, bu işe girmeden önce ciddi bir araştırma evresinden geçmiş. dr. eric berg, thomas delauer ve diğer guru'ların videolarıyla konuyu derinlemesine öğrenmiş. ancak burada çok kritik bir uyarı yapıyor; keto öyle "arada bir kaçamak yaparım" diyebileceğiniz (bkz: cheat meal) bir sistem değilmiş. akdeniz diyetinde patates kızartması yiyip sonra telafi edebilirsiniz ama keto'da tek bir yanlış lokma bile sizi ketosisten çıkarıp tüm emeğinizi çöpe atabiliyormuş. yani yazar diyor ki; bilgi ve disiplin olmadan bu işe girerseniz sadece vaktinizi harcarsınız. özetle, bu işin şakası yok, kurallar çok katı ve hata payı neredeyse sıfır.
ketojenik beslenmeyi 2 sene boyunca çok disiplinli şekilde yapmış birisi olarak tecrübelerimi objektif ve tek tek yazmak istiyorum. şimdiden söyleyeyim biraz uzun olacak, ama yazdıklarımın bu diy...
AI Özet: yazar, yarışmadaki adaletsizliğe isyan ediyor. teknik sunum yapan adam elenirken, basit tarifle gelenin geçmesine anlam veremiyor. (bkz: masterchef türkiye) klişe hikayelerden artık herkesin midesi bulanmış diyor.
bir amca geldi. paylasimli bir yemek yapmis guzel gorunuyor. yanina da spiral bir kizartma yapmis. o da guzel gibi. adamin urunun lezzeti begendiler ama sunum ol...
AI Özet: yazar, guido zurli imzalı bu gerilim filminin yerli sinemadaki boşluğu doldurduğunu ama teknik bir saçmalığa sahip olduğunu söylüyor. çocukken izlediği filmde yumurcağın cinayeti gördüğü sahnedeki jaluzi perdeye takılmış. perdenin odanın içinde değil de dışarıda olması durumuna (bkz: mantık hatası) diyerek yapımın bu kısmını biraz geçiştirilmiş buluyor.
bir guido zurli filmi.film, yerli sinemada zayıf kalan gerilim kategorisine dönük ilgi çekici ve -başka suserların dediklerinden anlaşıldığı kadarıyla- uyarlama bir yapım. bu filmi çocukken izlem...
AI Özet: yazar, mbg bölümünü tıp fakültesiyle karıştıranların yaşadığı hayal kırıklığına değiniyor. ona göre bu bölüm doktor yetiştirme yeri değil, yeni bilimsel veriler üretme merkezi. yani doktor mevcut ilaçla hastayı iyileştirirken, mbg'ci yarının ilaçlarını bulmak için ter döküyor. (bkz: temel bilimler) mevzusuna girince de kimya kısmının neden bu kadar yoğun olduğunu açıklıyor; bilgisayar mühendisi için matematik neyse, mbg'ci için de kimya o kadar kritik diyor. sonuçta canlılık dediğimiz şey aslında devasa bir kimyasal süreçten ibaret. yazarca, proteinler ve enzimler gibi konular tamamen kimyanın alanı olduğu için bu derslerin ağırlığı normal. asıl sıkıntının ise tercih dönemindeki bilgisizlikten kaynaklandığını savunuyor. puan ve prestij peşinde koşup bölümün içeriğini araştırmayanların, sonradan (bkz: şok) yaşadığını belirtiyor. özetle, kimyadan kaçıp mbg okumaya çalışmakle olmaz diyor.
(bkz: #184517186)yazarın hayal kırıklığını anlıyorum ama bence bölümün ne amaçla var olduğunu yanlış yorumluyor.öncelikle moleküler biyoloji ve genetik, tıbbın alternatifi değildir; amacı da dokt...
AI Özet: yazar, birinci pön savaşları zamanında ortalığı kasıp kavuran marcus atilius regulus'un dramatik hikayesini anlatıyor. adam önce kartacalıları tokatlamış, afrika'ya kadar çıkmış ama sonra şanssızlık eseri esir düşmüş. kartacalılar ona bir teklif sunup roma'ya gönderiyorlar; amacı romalıları barışa ikna etmek. ancak bizim eleman (bkz: dürüstlük) damarını tutup senatoya sakın bu şartları kabul etmeyin, daha fazlasını isteyin diye gaz veriyor. söz verdiği gibi geri dönüp kartacalıların yanına gidince, ödülü olarak çivili bir kutuda can veriyor. tam bir (bkz: trajik son) örneği resmen.
akdeniz'de git gide güçlenen roma ve kartaca devletleri arasında mö 264 - 241 yılları arasında yapılmış olan pön savaşları'nda savaşmış bir romalı general.mö 267 ila 256 arasında konsüllük yaptı....
AI Özet: yazar hacı bozan'ı fazla şekerli ve vasat bulup geçiyor, roma dondurmacısı'nı ise ailesiyle beraber favori ilan etmiş. (bkz: yeşilköy) dondurma mevzusunda kendi damak tadına güveniyor diyebiliriz.
oğlum yeşilköy marmaray istasyonu çıkışına yakın olan hacı bozan'ın dondurmasını begeniyor. denediğimde bana çok tatlı ve vasat geldi ama hep sıra o...
AI Özet: yazar, roma imparatorluğu dönemiyle ilgili anlatılan bazı şehir efsanelerini tek tek çürütüyor. öncelikle kedilerin her şeyi çözdüğü masalına karşı çıkıp, roma'nın aslında fare ve hijyen sorunlarıyla boğuşan, her yeri taş değil ahşap evlerle dolu bir yer olduğunu anlatıyor. (bkz: fareler) mevzuya girince, romalıların kedi yerine yılan ya da gelincik beslediğini, kedilerin o dönemde daha çok mısır'a özgü egzotik canlılar olarak görüldüğünü belirtiyor. asıl koptuğu nokta ise papağanlar. papağanların fakir eğlencesi olduğu iddiasına bayağı gülmüş; çünkü o dönemde egzotik kuşlar tam bir zenginlik ve statü sembolüymüş. (bkz: elitizm) özellikle büyük iskender'in hindistan'dan getirdiği papağanların ne kadar nadir olduğunu, plinius ve martialis gibi isimlerin de zenginlerin bu kuşlarla nasıl hava attığını yazdığını söylüyor. ayrıca, bir papağana imparatoru sövdürme hayallerinin gerçekle alakası olmadığını, o dönemin siyasi atmosferinde böyle bir şeyin imkansız olduğunu savunuyor. son olarak, aslanla dövüşme hikayesindeki hataları düzeltiyor. bahsi geçen senatör glabrio'nun saray odasında değil, özel bir arenada hayvanla dövüştürüldüğünü ve sonunda imparator domitianus tarafından idam ettirildiğini belirterek noktayı koyuyor.
gözünü sevdiğimin kedileri. üzerine ne uydurursanız uydurun bir şekilde tutuyor. bunun bir benzerini avrupa salgınları hikayelerinde de okuyabilirsiniz. istanbul'da çok kedi olduğu için salgınlar...
AI Özet: yazar, üsküdar'daki komşuluk günlerinden bahsetmiş. bir gün ikinci elci dükkanının önünde aşırı karizmatik, ışık saçan bir amcayla takılıp beraber sigara içmiş ama adamın ihsan gedik olduğunu sonradan öğrenince hafiften bir utanç yaşamış. (bkz: tanıyamamak) meğer usta sanatçı, yüzlerce filmde oynamasına rağmen geçim derdi yüzünden sokaklarda kendi kitaplarını satıyormuş. yazar bu duruma çok üzülmüş ve sanatçının beyefendiliğine vurgu yapmış.
üsküdar'dan komşum. 2020 yılında üsküdar'a taşındığımda oturduğum binanın altında bir ikinci el eşya dükkanı vardı. zaman zaman oraya inip sahibi olan genç çocukla sohbet ederdim. bir gün yine bu...
AI Özet: yazar japonya turundan yeni dönmüş, taze bilgilerle gelmiş. öncelikle uçuş mevzusunda direkt uçuşun konforuna vurgu yapıyor, 10 saatlik yolun insanı gerçekten yıprattığını ve jetlag etkisinin ciddi olduğunu belirtiyor. (bkz: jetlag) gitmeden önce visit japan üzerinden qr kod işini halletmeyi kesinlikle öneriyor, yoksa girişte vakit kaybedersiniz diyor. para konusuna gelince, yen'i önceden türkiye'den almanın büyük kolaylık olduğunu, havalimanında uğraşmadığını anlatıyor. bütçe olarak kişi başı 100 bin yenin gayet yeterli olduğunu, büyükşehirlerde kredi kartının genel olarak geçtiğini ve döviz cinsini dolar seçmenin mantıklı olduğunu söylüyor. konaklama tarafında tokyo'da şinjuku bölgesini seçmiş; kalabalık olsa da ulaşım ağının merkezinde olması büyük avantajmış. kaldığı oteli temiz ve odaları geniş bulmuş ama çamaşır makinesi olmaması tek eksisiymiş. osaka'da ise çok daha uygun fiyatlı, dotonbori'nin göbeğinde bir otelde kalmış. buranın hem ulaşımının çok rahat olduğunu hem de çevredeki yemeklerin, özellikle gyoza'nın efsane olduğunu belirtiyor. tokyo'da sürekli metroyla gezmekten dolayı yorulmuş, bu yüzden otelin merkezi olmasının hayat kurtardığını, aksi takdirde fazladan binilecek her metronun insanı bitirdiğini ekliyor.
gittim döndüm, bazı şeyler için gitmeden önce ben de buralara baktığımdan gidecek insanlar için ufak tefek bir şeyler ben de fırlatacağım.all nippon airways'den sanıyorum şubat-mart gibi haziran ...
AI Özet: yazar, düşük fiyatla ürün listeleyip açıklamada fiyat artıran uyanıklara karşı (bkz: trollemek) öneriyor; satın alıp darlayın diyor. iptal başına ceza kesilse tadından yenmez diye ekliyor.
önde çıkmak için çok düşük rakam yazan tipler var ya arkadaşlar, hani başlıkta 5 lira, açıklamada 300 lira. işte o ürünleri satın al...
AI Özet: yazar, ilhan isminin hükümdar ve lider anlamlarına geldiğini belirterek söze başlıyor ama asıl mevzu ismin anlamından ziyade 18 yıl önce kaybettiği eşine duyduğu derin özlem. babalar gününde eşini anmak için kaleme aldığı bu metinde, eşinin babalık konusundaki aşırı heyecanını ve şefkatini anlatıyor. (bkz: baba şefkati) yazarın anlattığına göre, oğullarının cinsiyetini öğrendiği an eşinin sevinçten koltuktan fırlaması hala hafızasında canlıymış. çocuğun birinci yaş günü pastasına "imparator" yazdırılacak kadar iddialı bir baba figüründen bahsediyor. yazar, eşinin sadece bir baba değil, aynı zamanda hayatı kolaylaştıran bir partner olduğunu vurguluyor. özellikle yazarın iş hayatına erken dönmek zorunda kaldığı dönemlerde, eşinin bebeği kucağına alıp ninnilerle uyutması, tuvalet eğitimi ve diş fırçalama gibi süreçleri severek üstlenmesi yazar için çok değerliymiş. (bkz: ideal eş) diğer babaların aksine, çocuğa karşı asla yabancı kalmayan ve sorumluluktan kaçmayan bir adam olduğunu anlatıyor. 90'lı yıllarda başlayan bu aşk hikayesi ve sonrasında gelen baba olma süreci, yazar için hem hüzünlü hem de gurur dolu bir anılar silsilesine dönüşmüş. kısacası yazar, eşinin bıraktığı sevgi dolu izleri ve babalıkla nasıl bütünleştiğini duygusal bir dille paylaşıyor.
türkçe ve moğolca kökenli bir isim olup ,genel olarak "ülke hükümdarı" veya "lider" anlamına gelen ve tarihte ilhanlılar devletinin yöneticilerine verilen bir unvan. gösterişli.ama ben bugün, 21 ...
AI Özet: yazar, çocukluğunda winamp ile tanıştığı bu şarkının aslında göründüğünden çok daha karanlık bir hikayesi olduğunu anlatıyor. öncelikle big in japan teriminin, kendi ülkelerinde hiç tutmayan ama (bkz: japonya) tarafında kral gibi karşılanan gruplar için kullanılan bir deyim olduğunu belirtiyor. ancak şarkının asıl mevzusu bu değilmiş; solist marian gold'un röportajlarına dayanarak, parçanın aslında uyuşturucu bağımlısı bir çiftin trajedisini işlediğini söylüyor. yazarın aktardığına göre hikaye, 70-80'lerin batı berlin'indeki bahnhof zoo çevresinde geçiyor. bu iki aşık, madde bağımlılığının getirdiği o berbat hayattan kurtulup temiz bir başlangıç yapmanın hayalini kuruyorlarmış. nakarattaki o meşhur ifade ise aslında bir çeşit kaçış mekanizmasıymış. yazar diyor ki, insan dibe vurduğunda ve tamamen bir kaybeden olduğunda, kendini avutmak için "ben aslında başka bir yerde, mesela japonya'da çok başarılıyım" gibi yalanlara sığınıyormuş. yani şarkıdaki japonya vurgusu, gerçek dünyadaki sefillikten uzaklaşmak için kurulan imkansız bir fanteziyi ve çaresiz bir arzuyu temsil ediyormuş. özetle yazar, kulağa hoş gelen bu melodinin arkasında aslında derin bir yoksunluk ve kurtuluş özlemi yattığını vurguluyor.
8 yaş doğum günümde eve ilk kez gelen bilgisayarın (işletim sistemi windows 98'di) winamp'ında yer alan şarkılardan biri. o zamandan beri, sounds like a melody ve tabii forever young ile birlikte...
AI Özet: yazar, dna testiyle ırk belirleme mevzusunun aşırı saçma olduğunu savunuyor. genetik farklılıkların bilimsel olduğunu ama bunun kimlik belirlemek için kullanılamayacağını söylüyor. ona göre ırk dediğin şey genlerle değil; kültür, dil ve coğrafyayla alakalı bir durum. kendi aile geçmişinden örnek vererek, genlerinde farklılıklar olsa bile kendini tamamen türk hissettiğini belirtiyor. (bkz: genetik miras)
dünya'nın en saçma olayı. genetik açıdan bölgeleri sınıflandırmak ve dna'lardaki farklılıkları çıkarmak ayrı bir şey. zaten bu, işin bilimsel kısmı. ama "ben türk'üm" diyen birisine "hayır sen tü...
AI Özet: yazar, bloomberg'de izlediği celal kadri kınoğlu'nun konuşma tarzına ve zekasına resmen bayılmış. adamın özellikle evlilik ve aile üzerine kurduğu mantık silsilesini çok başarılı buluyor. aşkın adisyonu evliliktir diyerek durumu özetleyen abinin, sakin mutluluğun kıymetini bildiğini ve aile büyüklerinin evliliğe karışmaması gerektiğini savunduğunu anlatıyor. tek çocuk konusundaki dürüstlüğüne ve erkek çocuk babalarının yaşadığı kaosa dair tespitlerine gülmüş. (bkz: rönesans adamı) kınoğlu'nun itu mühendisliği bırakmış olması yazarın gözünde onu daha da değerli kılmış. boş ünlülerin havada uçuştuğu şu ortamda böyle gerçek bir entelektüelin ön plana çıkması gerektiğini düşünüyor.
bu sabah bloomberg'teki pandoranın merakı'nda denk geldiğim oyuncu. o kadar akıcı, sempatik ve mantıklı konuşuyor ki sabaha kadar dinlerim. özellikle evlilik ve aile hayatıyla ilgili söyledikleri...
AI Özet: yazar, grubun spotify'daki isim karmaşasını çözmesine sevinmiş. eski heyecanla dinlemeye devam ettiğini ve bir gün tanışmak istediğini belirtiyor. (bkz: nostalji)
nihayet spotifydaki albüm şarkı ismi karmaşasını çözmüş bu ülkenin en değerli grubu. darısı günün birinde plak, cd ve kas...
AI Özet: yazar taksim meydanı'nın her türlü etkinliğe kapatılmasından dert yanıyor, (bkz: yasakçı zihniyet) yüzünden hayatın durduğunu ve durumun absürtlüğünü hafiften tiye alarak anlatıyor.
lgbt yürür kapat1 mayıs kapatprotesto var kapatchp mitingi kapatpapua yeni gine'nin kurtuluşu kapatduruşma olur kapatihbar olur kapatornitore...
AI Özet: yazar mefahir kelimesinin övünülecek şeyler demek olduğunu anlatmış. fahir ismine nasıl evrildiğini çözmüş, fahir öğünç üzerinden de ince bir (bkz: kelime oyunu) yapmış.
mefhar / tefahür / iftihar edilecek, övünülecek şeyler. milli gurur yerine milli mefahir kullanılmış zamanında ve övgüye değ...
AI Özet: yazar, standart fm'de bob dylan özel bölümü olduğunu söylüyor (bkz: radyo)
bu akşam saat 21:00'de, standart fm programlarından toprak sırları'nda bir bob dylan özel bölüm...
AI Özet: yazar, grubun yeni belgesel planına bayağı kurulmuş. chester'ın sadece birkaç fotoğrafla geçiştirilip asıl odağın emily ve yeni dönem olması canını sıkmış. kimse yerini doldurmaya çalışmıyor deseler de grubun aslında chester'dan kurtulmaya çalıştığını ve onu yok saydığını düşünüyor. (bkz: samimiyetsizlik) eski günlerden başlayıp süreci anlatsalar olurmuş ama bu gidişle hayranlarıle arası açılacak gibi. kısacası yazar, grubun bu tavrını saygısızlık olarak görüyor.
belgesel yayınlayacaklar. belgeselde chester üstü kapalı şöyle bir anılıp geçilecek, o da fotoğrafla falan. çünkü asıl amaç yeni dönemleri hakkında bir belgesel çekmek. nasıl yeniden başladık, em...