AI Özet: yazar, gol bile atamadan elenmemizi tam bir skandal olarak görüyor. taktiklerin saçmalığından, oyuncu gruplaşmalarına ve tff yönetiminin tutumuna kadar her şeye dertlenmiş. futbolcuların vurdumduymazlığına ve menajer oyunlarına da değinmiş. (bkz: prim çocuklar) tam bir hayal kırıklığı.
skandaldır. gol bile atamadan elendik. saçma sapan oyuncu tercihleri, bütün dünyanın dalga geçtiği anlamsız kısa boylu tek forvetli taktik anlayış, başta hakan çalhanoğlu olmak üzere oyuncu grupl...
AI Özet: yazar, milli takımın artık herkesi kucaklayan yapısını kaybettiğini ve belli bir siyasi görüşün temsilcisi haline geldiğini savunuyor (bkz: hayal kırıklığı)
malesef acı gerçektir. futbol tarihimiz boyunca hangi turnuva hangi maç olursa olsun göğsümüzü gere ger...
AI Özet: yazar, başkanın futbolla değil inşaatla ilgilendiğini ve milli takımın böyle bir yönetimle (bkz: yandık) gidemeyeceğini söylüyor.
25 yılda bir elimize bir fırsat geçiyor ve millî takımın başında tek amacı villalarına imar alm...
AI Özet: yazar, insan biriktirme mevzusunun pek gerçekçi olmadığını, çünkü insanların kavanozdaki turşu gibi sabit kalmadığını söylüyor. (bkz: hayat gerçekleri) ona göre en sağlam yatırım insanın kendisiyle barışık olmasıymış, çünkü günün sonunda herkes gidiyor, tek kalan biziz.
insan biriktirmek diye bir şey gerçekten mümkün mü ? biriktirilen şeyler genelde pasiftir, kavanoza koyarsın durur. ama insan dediğin canlı, değişiyor, gidiyor, kırılıyor, kırıyor. kontrol sende ...
AI Özet: yazar, milli takımın mevcut durumundan dert yanıyor. yönetimin spora müdahalesinin liyakati öldürdüğünü ve sonucun hüsran olduğunu savunuyor. kısaca futbolun da siyasetten nasibini aldığını belirtiyor (bkz: hayal kırıklığı)
24 yıl beklediğimiz turnuva kabusa döndü. türkiye 2002'deki türkiye değil. artık türk milli takımına "bizim çocuklar" deniyor. artık milli takıma ihalı, siha...
AI Özet: yazar, futbol federasyonunun siyasi propaganda için kullanılmasına bayağı kurulmuş. milli takımın elenmesiyle beraber içini dökmüş; turnuva öncesi yapılan siyasi hamlelerin birlik beraberlik ruhunu zedelediğini savunuyor. eski turnuvalardaki o saf heyecanın artık kalmadığını, her şeyin ideolojik tartışmalara kurban gittiğini belirtiyor. (bkz: milli takım) mevzusunun siyasetle karıştırılmasından rahatsız olan yazar, ülkenin genel durumunun manevi bir enkaza dönüştüğünü ve bunun toparlanmasının zor olduğunu söylüyor.
futbol federasyonuna, %25 oy alan partisinin propagandasını yaptıran kişi. milli takım 2'de 0 çekerek elenmiştir. milli takım elenene kadar yazmak istemedim. dünya kupasından önceki gün akp propa...
AI Özet: yazar, milli takım oyuncularına "bizim çocuklar" denmesine gıcık olmuş. gençlerin yaşadığı geçim sıkıntısını hatırlatıp bu yaklaşıma tepki gösteriyor. (bkz: milli takım) başarısızlık sonrası yapılan yayınlardaki tavırları da beğenmemiş, durumu biraz (bkz: trajikomik) buluyor.
25 yaşında çocuklarmış? hadi yaaa! bugün sınav var, bugün türkiye' de iş bulamayıp orada burada ölen gençler var. bugün sınava giren çocukların çoğunun öğünü makarna. kimse kusura bakmasın canlar...
AI Özet: yazar, 2002'den beri her şeyin bittiğini ve (bkz: başarısızlık) yaşandığını söylüyor.
ülkenin 24 yılda her şeyinin içinin boşaltılmış olmasının en büyük örneği...2002 dünya kupası i...
AI Özet: yazar, milli takımın durumuna dair sosyal medyadaki bilgi kirliliğine ve genel cahilliğe isyan ediyor. 2026 dünya kupasında genel değil ikili averajın geçerli olduğunu, bu yüzden elendiğimizi iddia edenlerin aslında hiçbir şey bilmediğini savunuyor. yorumcuların ve futbolcuların bile bu konuda yanılmasına şaşırırken, kendisini dahi sananlarla hafiften dalga geçiyor. (bkz: cahil özgüveni) resmen sinir krizi geçirmiş ama haklı.
valla futbola yazmayayım diyorum da… futbola yazan cahil sayısı çok fazla olduğu için düzeltme çok gerekiyor.2026 dünya kupasında genel averaja değil ikili averaja bakılıyor.grubu 3 puan ile biti...
AI Özet: yazar iskeçe'ye bayılmış (bkz: gezgin)
dünyayı görmüş, iskeçe’yi sevmiş bir ekşi sözlük yazarı.
AI Özet: yazar, kılıçdaroğlu'nun para mevzularındaki boşluklara takılmış. parayı veren var ama alan yokmuş, (bkz: hayal ürünü) bir durum olduğunu savunup hesap soruyor.
“kılıçdaroğlu:parayı veren kişi, şuna parayı verdim diyor.gazeteci:onlar da "biz almadık" diyor. nasıl olacak?kıl...
AI Özet: yazar, milli takımın gol atamayarak aşırı nazik ve (bkz: ahlaklı) olduğunu iddia ediyor.
tff başkanın dediği gibi tarihin en ahlaklı ve en nezih kadrosu olabilir. çünkü dünya kupasında...
AI Özet: yazar, şarkının (bkz: kulak tırmalaması)na değinmiş.
yeni şarkını dinledik. allah senden razı olsun. felçli kuzenim yan odadan geldi kapattı.
AI Özet: yazar, her yerde sevişen o meşhur dayının (bkz: her yerde olan adam) performansına hayran kalmış, adamı kendi evine davet edip şovunu orada yapmasını istiyor.
#184550828 sevişme içerikli hangi konuya girsem bu dayı var. bilmiyorum bana mı denk geliyor denizde seviş...
AI Özet: yazar, 80'li yılların türk edebiyatındaki o hareketli dönemini ve beraberinde getirdiği edebiyat dedikodularını anlatıyor. latife tekin ve orhan pamuk gibi isimlerin çok genç yaşta, geleneksel olgunluk yaşını beklemeden piyasaya daldıklarını belirtiyor. tabii yayıncılar yüzünden kitaplar rafa biraz geç çıkmış ama ortalık bir anda karışmış. (bkz: edebiyat dünyası) yazar diyor ki, bu yeni soluk bazılarına bahar gibi gelmişken bazıları da buna yalancı bahar deyip geçiştirmiş. işin içine siyaset ve iktidar savaşları girince eleştiriler biraz sertleşmiş. mesela yalçın küçük'ün bu yazarları 12 eylül ruhuna yakın olmakla, yani eylülist olmakla suçladığını aktarıyor. sol aydınlar arasında bireyci edebiyat yapmak o dönem pek hoş karşılanmıyormuş. salah birsel'in de hem pamuk'un tekniğini çok eski bulduğunu hem de tekin'in tarzının romanla alakası olmadığını düşündüğünü, hatta türk romanının henüz yazılmadığını iddia ettiğini söylüyor. yazar burada bir ironiye dikkat çekiyor; birsel'in bu çıkışından önce yaşar kemal ve tanpınar gibi devlerin olduğunu hatırlatıyor. sonuçta zaman her şeyi çözmüş, pamuk nobel'i kapmış, tekin ise özgünlüğüyle yerini sağlamlaştırmış. yani yazar'a göre o günkü sert eleştiriler ve dedikodular, bu isimlerin dünya edebiyatındaki kalıcılığını engelleyememiş.
80’li yıllarda türk edebiyatında roman yeni bir döneme girmişti. bu yeni dönemde latife tekin, ilk romanı sevgili arsız ölüm'ü 24 yaşında kaleme almış, orhan pamuk ise cevdet bey ve oğulları'nı 2...
AI Özet: yazar, deniz satar'ın maç dönemindeki tavırlarını ve sosyal medya paylaşımlarını pek beğenmemiş. özellikle toplumsal olaylar ve gençlerin tutuklanması gibi ciddi meseleler varken derbi heyecanına odaklanmasını (bkz: birleştiricilik) ironik buluyor. milli bayramlarda cumhuriyet vurgusu yapıp süper kupa olaylarında sessiz kalmasını ise tutarsızlık olarak nitelendiriyor. kısacası ablanın bu seçici duyarlılığı yazarın canını sıkmış.
son maç öncesinde elenmemiz bu abla açısından iyi oldu. maçla falan vakit kaybedecekti, amerika vlog gelir artık.edit: ablamız şu paylaşımı yapmış. "birleştirici" insan dediğimizde de aklımıza il...
AI Özet: yazar (bkz: kiraz) ile nihayet buluştuğunu söylüyor.
AI Özet: yazar, ismet paşa'nın 1940'larda yunanistan'a karşı takındığı stratejik tavrı anlatıyor. olay şu; italya yunanistan'ı işgal etmeye kalkınca biz bulgaristan'a bir nota çekip yunanların yanında olduğumuzu söylemişiz. böylece bulgarların işe karışmasını engelleyip yunanların italyanları püskürtmesine alan açmışız. yazar diyor ki, aslında burada yapılan hareket tamamen pragmatik. eğer italya yunanistan'ı kolayca yutsaydı, sıradaki hedef muhtemelen biz olurduk. ismet paşa resmen (bkz: satranç) oynayıp hem ingilizlerle arayı iyi tutmuş hem de italyanlarla yunanları birbirine kırdırarak bizi güvende tutmuş. üstelik bu hamleyle bulgaristan'ın nabzını ölçmüş ve nazilerin bize karşı nasıl bir tavır alacağını görmüşüz. yani özetle, biz yerimizde sayarken komşular birbirini yemiş, biz de bu durumdan kârlı çıkmışız. yazar, yunanların bu yardıma rağmen nankörlük etmesine rağmen ismet paşa'nın zekasına ve stratejisine şapka çıkarıyor.
italya, 1940'ta bu ülkeyi işgal edince türkiye de bulgaristan'a bir nota verip "eğer yunanistan'a saldırırsanız biz de yunanlara yardım ederiz," diyerek bulgaristan'ın bu işe karışmamasını sağlam...
AI Özet: yazar (bkz: video) kasmış.
görselayni gunden timelapse videosuayni gunden huzur videosu
AI Özet: yazar, kadın olmasına rağmen testosteron kokan bu filme neden bayıldığını çözemediğini ama her izleyişte aynı heyecanı duyduğunu söylüyor. doksanların kült havası, dozunda şiddet ve karakterlerin birbirine girdiği o sarkastik atışmalar filmi onun gözünde zirveye taşımış. cash rolünün başta (bkz: patrick swayze) için düşünülüp sonra kurt russell'a verilmesinin çok isabetli bir karar olduğunu belirtiyor. stallone'un rambo imajından sıyrılmaya çalıştığı dönemlere denk gelen filmde, oyuncunun kendisiyle dalga geçmesini ve kendi efsanesini tiye almasını sempatik buluyor. (bkz: stallone) ve russell arasındaki zıt karakter kimyası filmi yürütmüş. sonda (bkz: teri hatcher) ismine değinip pek sevmese de güzelliğinin zirvesinde olduğunu ekliyor.
böylesine testosteron kokulu bir filmi bir kadın olarak neden bu kadar çok sevdiğimi hâlâ çözebilmiş değilim. bunun sebebi doksanların kült filmlerinden biri olması mı, içindeki şiddetle aynı ora...
AI Özet: yazar diyor ki ciddi ilişki piyasası artık tamamen iflas etmiş durumda ve bu durum geri dönüşü olmayan sistemsel bir çöküş. öncelikle ekonomik kriz ve alım gücünün yerle bir olması yüzünden kimse geleceğe dair bir güven besleyemiyor, haliyle yarınını göremeyen adamın bir aile kurup refah sağlaması hayal oldu; herkes anlık takılmalara yönelmiş. (bkz: geçim sıkıntısı) bir yandan da flört uygulamaları insanı resmen metalaştırmış, herkes birbirini puanladığı bir katalog gibi görüyor. duygusal bağlar yerini tamamen bedensel hazlara bırakmış, kimse kimseye bağlanamıyor. ayrıca yazar, x kuşağı ebeveynlerin çocuklarını fazla korumacı ve rahat yetiştirmesini eleştiriyor; emek ve sabır kavramları unutulunca ortaya egoist ve hedonist bir nesil çıkmış. buna bir de entelektüel sığlık eklenince, anlam ve yoldaşlık gibi derin kavramlar tarih olmuş. son olarak teknoloji ve sosyal medya bağımlılığı insanları mekanik robotlara çevirmiş. organik bağlar kopmuş, gençler yeni bir sevgili yerine instagramdaki yeni bir özelliğe daha çok heyecanlanıyor. (bkz: modern zamanlar)
ilişki kurumsal olsun veya olmasın; açık veya kapalı olsun; kısa vadeli ya da uzun vadeli olsun fark etmez: bu piyasa tam anlamıyla çökmüştür ve bu çöküşte insanın rolü yok denecek kadar azdır çü...
AI Özet: yazar diyor ki romalılar kedileri pek takmamış, köpekler daha popülermiş. kuşları sevdikleri için kedileri evden uzak tutmuşlar; hatta papağanlara küfür öğretip eğlenmek gibi garip hobileri varmış. zenginler yılan ve maymunla hava atarken, imparatorlar daha sert takılıp sarayda aslan ve ayı beslemiş. (bkz: domitianus) öyle bir ortam var ki, siyasetçiler bazen aslanların menüsü olmuş. yazar burada roma ile osmanlıyı kıyaslayıp kedilerin osmanlıda şampiyon olduğunu, camilere kadar girdiklerini ve ciğer parası toplandığını anlatıyor. roma'da evler betonarme olduğu için fare derdi azmış, bu yüzden kediler 2. ligde kalmış. osmanlıda ise ahşap evler yüzünden farelerle mücadele şartmış, kediler de haliyle liderliğe oturmuş.
roma imparatorluğunda kediler popüler hayvanlar değildi. köpekleri daha çok severlerdi. kedilerin evde popüler olmamasının nedeni kuşları da seviyor olmaları. papağanlara küfürler öğretip verdikl...
AI Özet: yazar, terim olsa başarıların şansa bağlandığını söylüyor (bkz: fatih terim)
baba şu an takımın başında olsaydı; alınan iki galibiyete kolay grup, fatih terim balı diye bok...
AI Özet: yazar, acun ılıcalı'nın yükseliş hikayesindeki şaibeleri ve finansal süreçleri sorguluyor. adamın vasat bir spor muhabiri olduğu zamanlarda dünya kupası döneminde yaptığı bir yalanla işten atılmak yerine bir şekilde önünün açıldığını iddia ediyor. yazara göre acun, sadece yetenekle değil, farklı dönemlerdeki nüfuzlu kişilerle kurduğu ilişkilerle bu noktaya gelmiş. (bkz: network kurma sanatı) özellikle siyasi çevrelerle olan yakınlığına, halı saha maçlarına ve yurt dışındaki kulüp hamlelerine dikkat çekiyor. tv8'i alış sürecindeki borç-alacak ilişkilerini ve tmsf'nin ona sağladığı avantajları anlatırken, devletin normal vatandaşa değil de sadece böyle isimlere kıyak yaptığını savunuyor. ayrıca spk'nın onayladığı borçlanma araçları mevzusuna girip, sıradan insanın kredi çekemediği dönemde acun'un uygun maliyetli borçlanma imkanlarına erişmesini eleştiriyor. kaçak bahis reklamları ve milyon dolarlık saatler üzerinden bir refah karşılaştırması yapan yazar, tüm bunların etik olmadığını ve sistemin ona çalıştığını belirtiyor. kısacası yazar diyor ki; bu adamın başarısı sadece program yapımcılığına değil, stratejik ortaklıklara ve bürokratik kolaylıklara dayanıyor. (bkz: şanslı adam)
acun o paraları nasıl kazandı? acun firarda’dan bugünlere nasıl geldi? linkler aşağıda, isteyen bakar.acun, adnan hocacı olduğuna dair hakkında ciddi iddialar olan biri. vasat bir spor muhabiriyd...
AI Özet: yazar, 1996 yapımı primal fear'ın (bkz: legal drama) türündeki en sağlam ve finaliyle insanı ters köşe yapan örneklerden biri olduğunu söylüyor. hikaye, reklam peşinde koşan egoist avukat martin vail'in, başpiskoposu öldürmekle suçlanan ürkek ve kekeme aaron stampler'ın davasını üstlenmesiyle başlıyor. yazarın belirttiğine göre olaylar basit bir cinayetten çıkıp kilisenin ve bürokrasinin karanlık işlerine kadar uzanıyor. özellikle edward norton'ın ilk filminde devleştiğini, o çaresiz çocuk imajıyla herkesi büyüleyip akademiye aday olduğunu vurguluyor. richard gere'in kibirli avukat rolünü çok iyi taşıdığını, norton ile arasındaki kimyanın filmi dinamik tuttuğunu ekliyor. filmin en büyük artısı kesinlikle izleyiciyi koltuğa çivileyen o zeki finaliymiş. 90'ların puslu chicago atmosferini çok başarılı bulsa da, belediye ve yolsuzluk gibi yan hikayelerin ana psikolojik gerilimin yanında biraz sönük kaldığını ve tempoyu düşürdüğünü düşünüyor. ayrıca rolün aslında dicaprio'ya teklif edildiğini ama norton'ın kekemelik doğaçlamasıyla işi kaptığını anlatıyor. kısacası yazar için film, oyunculuk dersi niteliğinde bir başyapıt.
1996 yapımı, yönetmenliğini gregory hoblit'in üstlendiği, başrollerini richard gere, laura linney ve sinema tarihine muazzam bir giriş yapan edward norton'ın paylaştığı; gizem, suç ve mahkeme dra...
AI Özet: yazar (bkz:güven) bitti diyor.
"bir yalandan sonra bütün gerçekler şüpheli hâle gelir."'küçük prens
AI Özet: yazar, paint it black parçasını rolling stones'un en iddialı işlerinden biri olarak görüyor. şarkının aslında ölümlü bir aşk acısını anlattığını ama vietnam savaşı dönemine denk gelince askerlerin gayrıresmi marşına dönüştüğünü belirtiyor. (bkz: full metal jacket) filminin finalindeki kullanımıyla da savaşın yarattığı o karanlık boşluğun sembolü haline geldiğini söylüyor. işin magazin kısmında ise plak şirketinin yaptığı bir virgül hatası yüzünden şarkının isminin ırkçı bir anlama kaydığını ve grubun neredeyse mahkemelik olduğunu anlatıyor. mick jagger'ın bu durum karşısında çok sinirlendiğini ve olayı toparlamak için uğraştıklarını ifade ediyor. asıl bomba ise şarkının erkin koray'ın bir eylül akşamı parçasıyla olan benzerliği. yazar, mick jagger'ın yıllar sonra verdiği bir röportajda şarkının bir nevi türk şarkısı gibi olduğunu itiraf etmesine değiniyor. jagger'ın o dönemki "cahillik" savunmasını da ekleyerek, rolling stones gibi bir devin bile bu topraklardaki müzikal dehadan etkilendiğini vurguluyor. sonuç olarak yazar, bu durumun erkin koray'ın sadece yerelde değil, dünya müzik tarihinde ne kadar vizyoner bir isim olduğunu kanıtladığını savunuyor.
her dinlendiğinde insanın içindeki karanlık tarafa bir kibrit çakan, the rolling stones külliyatının en taşaklı parçasıdır. şarkı depresif bir aşk acısını (sevgilisi ölen bir adamın dünyayı siyah...
AI Özet: yazar 13 yıl sonraki konserin tadının damağında kaldığını, yeni şarkıların sarıldığını söylüyor. şimbilli sürprizi ve kapanış şarkısı coşturmuş. (bkz: leyla the band)le beraber nostalji yapmış.
13 yıl aradan sonra gayet de keyifli bir konser oldu, konserlerin devamının gelebileceğinin sinyalini verdiler. 2 yeni parçadan kolay değil p...
AI Özet: yazar haiti'ye karşı (bkz: rezil) olmuş.
2026 dünya kupasında kendilerinden 2 saat daha fazla tutunarak kendilerine koyduğumuz ülke.
AI Özet: yazar, bizimkilerin hüsranı sonrası kalecisi vozinha ile coşan yeşil burun adaları'na yönelmiş. tatil bahanesiyle destekleyip (bkz: yeşil burun adası) hayalleri kuruyor.
harita üzerinde halının altına süpürülmüş ekmek kırıntısı gibi duran bir ülkenin kalecisi vozinha ile devleşen milli f...
AI Özet: yazar, leyla ile mecnun'u defalarca izlemesine rağmen bir detay fark edip şoka girmiş. ismail abi ile yavuz'un arasındaki bir diyaloğun peşine düşmüş ve (bkz: abdülcanbaz) isimli çizgi romanı keşfetmiş. yazara göre burak aksak bu eserden fena ilham almış. çünkü çizgi romanda her şey bir rüya gibiymiş, dizide de mecnun'un yaşadıkları aslında kafasında kurduğu şeylermiş. gece gece gelen bu aydınlanma ile (bkz: genel kültür) seviyesini yükselten yazar, durumu oldukça heyecanlı buluyor.
gece gece genel kültürün, araştırmanın, ayrıntılara takılmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar anlamama sebep olan olay aşağıdaki gibidir. --- spoiler ---daha önce 4 kere tamamen bitirip izlememe...
AI Özet: yazar yalvaçlı bölümüne bayılıyor, belçika kıyaslamasıyla dalga geçiyor ve halter ego esprisine koptuğunu belirtiyor. (bkz: gibi) tam bir kaos ve mizah şöleni.
yalvaçlı bölümü izliyorum, çok sevdiğim bölümlerden biri. - yurtdışını bilirim ben. belçika'da böyle olmaz yalnız...
AI Özet: yazar gece boyunca büyük bir hevesle kağıda dökülmüş ama sabah olunca hepsini çöpe atmış. gece yazılanların genelde olduğundan daha zekice göründüğüna dair bir tespiti var. aslında yazdıklarını birine hitaben kaleme almış ama karşı tarafın kendisini anlama kapasitesini (bkz: düşük) bulduğu için metni imha etmiş. adamcağızın derdi aslında karşı taraf değilmiş, mevzu tamamen kendi içindeki zehri akıtıp rahatlamakmış. yazma eylemini paslanmış bir pencerenin açılmasına benzetiyor. gün boyu zombi gibi gezmiş ama içi huzurluymuş. sonuçta yazmak onun için bir nevi terapiye dönüşmüş, kağıtları çöpe atarak da dertlerini belediyeye devretmiş. (bkz: gece gelen aydınlanmalar)
dün gece bir şeyler yazmaya başladım. sabahın ilk ışıkları odama dolana kadar sürdü bu iş. daktilomun başında... hayır, sadece kurşun kalemim, bir parça kağıt ve ben vardık. büyük bir şevkle yapt...
AI Özet: yazar, küba'nın yeni ekonomik reformlarını ve yabancı sermayeye kapılarını açmasını sadece teknik bir mevzu olarak görmüyor, işin ideolojik boyutuna kafa yoruyor. ona göre bu durum, marksist literatürdeki farklı ekoller üzerinden okunabilir. ortodoks marksist takılanlar için bu reformlar direkt (bkz: kapitalist restorasyon) riski taşıyor, yani piyasa işin içine girdikçe sosyalist yapı aşınır diyorlar. lenin'in nep dönemindeki o meşhur geri çekilme taktiklerine selam çakarak, piyasanın sınıfsal iktidarı geri getirebileceğini savunuyorlar. öte yandan neo-marksistler ve bağımlılık kuramcıları mevzuyu daha çok küresel sistemin çarkları ve ülkenin çaresizliği üzerinden okuyor. yazar ise tüm bu teorik tartışmaların ortasında kalıp duygusal bir ikilem yaşıyor. bir yanda che guevara ve fidel castro'nun kurduğu o eşitlikçi hayaller, diğer yanda enerji krizi ve kıtlıkla boğuşan gerçekler var. yazara göre asıl mesele, bir devrimin ayakta kalmak için verdiği tavizlerin onu kendi kimliğinden ne kadar uzaklaştıracağı. yani olay sadece piyasa açılımı değil, ideallerle hayatta kalma zorunluluğu arasındaki o ince çizgi. kısacası yazar, küba'nın şu anki durumunu derin bir kimlik krizi ve tarihsel bir sınav olarak tanımlıyor.
özel sektör yatırımlarını artırmaya teşvik eden ve yabancı yatırımcıya* kolaylık sağlayan ekonomik reformların onaylandığı ülke. haber linkiküba üzerine konuşmak aslında hiçbir zaman sadece küba ...
AI Özet: yazar, atatürk'ün doğum tarihi mevzusunun tam bir kaos olduğunu söylüyor. hicri, rumi ve miladi takvimler arasındaki hesaplamalar zaten kafa karıştırıcıymış gibi, bir de aile bireylerinin beyanları birbirini tutmuyor. zübeyde hanım başka, makbule hanım başka tarih vermiş. resmi kayıtlar da zaten kendi içinde çelişiyor; yıllar 1880 ile 1881 arasında gidip geliyor. yazar, bu konuda yazılan makale ve kitapların çokluğuna rağmen hataların havada uçuştuğunu belirtiyor. hatta atatürk araştırma merkezi'nin yanlışlıkları düzeltmek için yazdığı makaledeki yanlışları düzeltmek için başka bir makale yazıldığını anlatarak durumun trajikomikliğine dikkat çekiyor. konuyla ilgili gerçekten derli toplu bir şeyler arayanlara ali güler'in benim ailem kitabını ve mehmet ö. alkan'ın makalesini öneriyor. miladi takvim üzerinden ortaya atılan tarihlerin (bkz: 19 mayıs 1881) gibi seçenekleri tek tek eliyor. özellikle 19 mayıs'ın tamamen sembolik olduğunu, rumiye çevrildiğinde kayıtlarla uyuşmadığını söylüyor. ayrıca necdet sakaoğlu'nun 4 ocak 1879 iddiasını da hem okuma hem de hesap hatası olduğu gerekçesiyle kestirip atıyor. yazar'a göre belgelerdeki ifadeler yanlış yorumlanmış ve ttkn kılavuzuyla hesaplandığında ortaya çıkan sonuçlar iddia edilenlerle uyuşmuyor.
atatürk'ün doğumgünü konusunda muazzam bir karmaşa var. hicrî, rumî, milâdî takvim arasındaki hesaplama yöntemleri bir tarafa, yakın arkadaşları ile aile bireylerinin, örneğin annesi zübeyde hanı...
AI Özet: yazar feyruz dinlerken kendini antakya sokaklarında, kahve kokuları arasında hayal ediyor. eski günlerin (bkz: nostalji) huzurunu arıyor ve şimdiki karanlık havadan biraz uzaklaşmak istiyor.
feyruz dinlerken burnuma çifte kavrulmuş antakya kahvesiyle kakuleli suriye kahvesinin kokusu geliyor. cıvıl cıvıl eski sokaklarıyla dağlarla...
AI Özet: yazar diyor ki artık bilginin maliyeti sıfıra inmiş, rasyonel iletişim dediğimiz mevzu yavaş yavaş çökmüş. her şeye bir kılıf uydurulabildiği için mantık aramanın bir anlamı kalmadığını, insan zihninin bu veri bombardımanını kaldıramayıp analitik düşünceden uzaklaştığını belirtiyor. şu an (bkz: hiper bilgi çağı) dediği bir evredeyiz ve yazar bunu her şeyin tekilleşip nihayete ermesi, yani bir nevi sonun başlangıcı olarak görüyor. ai modellerinin milyarlarca parametreyi öyle bir hızla işlediğini anlatıyor ki, biz insanlar neden-sonuç ilişkisini takip edemiyoruz. yani yapay zeka bize kusursuz sonuçlar veriyor ama bunu nasıl yaptığını rasyonel olarak açıklayamıyoruz. yazar burada ince bir noktaya değiniyor; mekanizmasını anlamadığımız ama sonucuna güvendiğimiz her şeye teslim oluruz diyor. haliyle kontrol bizde sanırken aslında teslimiyet sürecine girmişiz. rasyonel dil artık makinelerin tekelinde olduğu için insanlığın tek sığınağı makinenin hissedemediği o soyut ve aşkın alan kalmış. buna göre iletişim artık veri aktarmak değil, his ve sembollerle konuşmak olacak. yazar buna modern ilahiler çağı diyor ve newtonyen algının bittiğini savunuyor. materyalist hırsların son bir kez bağırıp susacağını, otomasyon her şeyi optimize ettiğinde sanayi devrimiyle gelen o hapsedici düzenin aniden çökeceğini öngörüyor. kısaca rasyonel çağın kapanıp yeni bir masalın başladığını iddia ediyor.
bilginin marjinal maliyetinin sıfırlandığına tanık oluyoruz. rasyonel ve somut iletişim dili çözünüyor. her şeyin, her an açıklanabildiği ve her argümanın aksinin de rasyonel olarak kanıtlanabild...
AI Özet: yazar, aile geçmişini zaten bildiği için dna testiyle ırk analizi yaptırmayı tam bir vakit kaybı ve anlamsızlık olarak görüyor. insanı sadece yüzde hesaplarına indirgeyen bu durumu (bkz: gereksiz detaylar) şeklinde tanımlıyor. ona göre etnisite dediğin şey genetik kodlar değil, tamamen kültürle alakalı. hangi yemeği yediğin veya hangi şarkıyı söylediğin önemli, yoksa test sonucunda çıkan rakamlar hiçbir şeyi değiştirmiyor. kısacası genetik veriyle kimlik tanımlanmaz diyor.
soy ağacımı aslında oldukça iyi biliyorum. aile büyüklerimden dinlediğim hikayeler, eski fotoğraflar, nüfus kayıtları ve sözlü aktarım sayesinde köklerimi epey net bir şekilde biliyorum. tabii ki...
AI Özet: yazar diyor ki her şey geçici, geriye sadece hüzün kalır (bkz: fanilik)
âhir ne bu cûşiş, ne bu eyyâm kalır,hatırda ne cânân, ne serencâm kalır,son faslımızın şâm-ı ga...
AI Özet: yazar, ece irtem'in kariyer basamaklarını tırnaklarıyla kazıdığını ve zorluklara rağmen yolunu kendi çizdiğini söylüyor. eski bir yarışma görüntüsündeki hüzünlü bakışlarından etkilenmiş, ruhundaki fırtınaları hissetmiş. (bkz: hüzün) mekanı cennet olsun diyerek veda ediyor.
uzun vakitler iş beklemiş, kariyerinde yükselebilmek için çok fazla çaba göstermi?, hayat ona çiçekli yollar sunmamışken, hayatın belirsizliği içinde kendisi, ilerlediği yoluna çiçekler dikmiş. b...
AI Özet: yazar, amazon prime video'nun reklamsız izleme için ek ücret istemesine fena kurulmuş. insanların bu durumu kolayca kabul etmesini, "iki kraker parası" diye bakmasını saçma buluyor; çünkü bugün buna razı olursan yarın daha fazlasını isterler diyor. (bkz: tüketim toplumu) bezos ve benzeri dev şirket sahiplerinin insanları sömürdüğünü, vergi kaçırıp zengin olduklarını ve bunu modern iş modeli diye pazarladıklarını savunuyor. kısaca, platformların bu açgözlülüğüne ve buna rağmen onları savunan techbro tayfasına sağlam bir ayar vermiş. (bkz: kapitalizm)
sarı öküzü vermeye gönüllü ne çok insan varmış. arkadaşlar sizde hiç mi hesap kitap yok, bu adamlar ne diyor 59 tl daha ver,sebep,reklam görmek istemiyorsan...hemen dibine not düşmüşler nasıl ols...
AI Özet: yazar, milli takımın dünya kupasındaki son golünden beri asırların geçtiğini söylüyor. (bkz: ilhan mansız) dönemin siyasi atmosferine ve mevcut düzene dair sitemlerini de ekleyip durumu özetlemiş.
dünya kupalarında türkiye milli takımının son golünü, ilhan mansız 2002 yılında atmıştır. en son gol attığımızdan bugüne tam 24 yıl, çeyrek asır geç...
AI Özet: yazar bebek şubesinin kapanmasına üzülmüş, binayı kahve dünyası kapmış. istanbulun bu dramı karşısında pes eden arkadaş (bkz: güneye göç) planları yaparak yaşamın ağırlığıyla baş etmeye çalışıyor.
bir zamanlar bebek şubesiydi ama üzülerek öğrendim ki kahve dünyasının binayı satın alması sonucu kapatılacakmış. böyle bir amiral şubeyi starb...
AI Özet: yazar, türkiye'de ateist olmanın aslında bitmek bilmeyen bir düzeltilme çabasına maruz kalmak olduğunu söylüyor. insanlara dua bilmediğini veya dini pratiklerle arasının olmadığını söylediğinde şaşkın bakışlar topladığını belirtiyor. sanki ateist olmak için önce tüm kitapları yalayıp yutman gerekiyormuş gibi bir beklenti varmış. (bkz: her şeyi bilen ateist) etiketi yememek için cin görenlere uyku felci bile diyemediğini, çünkü karşı tarafın anlatılarına onay vermenin zorunlu olduğunu anlatıyor. hatta cenazesinde bile huzur bulamayıp zorla yasin dinletilenlerin dramını yaşıyor. kısaca yazar diyor ki; inançsızlık burada {bkz: imkansız görev} gibi bir şey.
türkiye'de ateist olmak, kimsenin inancına dokunmadan, herkesin benim inancımı düzeltmeye çalışmasını izlemekten ibaret.dua bilmediğini söylersin, şaşırırlar, gülerler. dini pratikler hakkında so...
AI Özet: yazar, karanlık ve yağmurlu bir gecede bir barda yaşananları anlatıyor. mekân, güneyden gelen bir şarkıyla doluyor ve yazar müziği duyduğunda bir hoşluk hissediyor. içeride pek fazla insan yok, sadece yağmurdan kaçanlar var. o sırada bir caz ezgisi yükseliyor. yazar, gitarcı george'un tüm notalara hakim olduğunu ve kendini yormadan çaldığını belirtiyor. george'un sadece eski bir gitarı olduğu söyleniyor. harry ise düzenli bir işi olmasına rağmen cuma akşamları için kendini saklıyor ve bar şarkılarını çok iyi çalıyor. ikisi birlikte çalarken "ritmin kralları" oluyorlar. kapanma zili çaldığında ise bir eleman mikrofona yaklaşıp "iyi geceler! artık evin yolunu tutma zamanı" diyor ve ekliyor: "biziz ritmin kralları, kralları."
karanlıkta, bir ürperme sarıyor seniparka yağmur yağdığı bir sıradaaşağı tarafında ırmağındurup, her şeyi bırakıyorsun bir kenarabir grup, güneyden bir şarkı ile dolduruyor barıbir hoşluk geliyor...