24 Haziran 2026

dünün en beğenilen entry'leri

47 entry

‹ önceki 2026-06-24
🧠 günün özeti

bugün debe'de entelektüel tartışmalar, nostalji ve sistem eleştirileri oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. bir yandan ahmet hamdi tanpınar'ın derinliği (bkz: ne içindeyim zamanın) ve dostoyevski'nin psikolojik analizleri (bkz: geç fark edilen deha) ile ruhsal bir yolculuğa çıkılırken, diğer yandan kurumsal hayatın sömürü düzeni (bkz: kurumsal hayat) ve edebiyat ödüllerindeki liyakatsizlikler (bkz: ahbap çavuş ilişkileri) üzerinden sert eleştiriler yapılmış. commodore 64 günleri üzerinden kurulan samimi dostluklar (bkz: c64) ve starlink ile küçük yaşta büyük başarılar elde eden gençlerin hikayeleri (bkz: girişimcilik) ise günün pozitif ve ilham verici notları arasında yer alıyor. ayrıca elon musk'ın popülizmi (bkz: plütokratik popülizm) ve hayatın anlamını ararken yaşamı erteleme sancıları (bkz: kendini bulma) gibi varoluşsal konularla zenginleşen akışta, futbolun zirvesindeki messi (bkz: goat) ve tarihin tozlu sayfalarındaki tartışmalar da eksik kalmamış.

elon musk'ın vergi hakkında görüşleri negatif

AI Özet: yazar, elon musk'ın vergi karşıtı çıkışlarının aslında koca bir illüzyon olduğunu savunuyor. adamın kendisini asgari ücretliyle aynı kefeye koyup aynı gemideymişiz gibi davranması tam bir (bkz: plütokratik popülizm) örneğiymiş. yazar diyor ki, sıradan vatandaş maaşı daha eline geçmeden vergiyi çatır çatır öderken, musk'ın serveti hisse değerlemesiyle uçuyor ve realize edilmediği için vergiye takılmıyor. hatta bu parayı kredi teminatı yapıp harcayarak sistemin açıklarını sonuna kadar kullanıyor. yani aslında sistemin en büyük nimetlerinden yararlanan kişi kendisi. buna rağmen "emeğinize devlet el koyuyor" gibi felsefi soslu cümlelerle halkın mağduriyetini kendi çıkarları için kalkan yapmaya çalışıyormuş. yazara göre burada derin bir hakikat arayışı değil, sadece kurnazca bir siyasal iletişim tekniği var. serveti bazı ülkelerin bütçesini aşan birinin halkla aynı dertleri paylaşıyormuş gibi yapması karşısında yazarın tek tepkisi (bkz: bisiktirgit) demek oluyor.

vergi sistemini "halkın emeğinin gasbı" olarak lanse edip sıradan vatandaşın devlete yönelik doğal hoşnutsuzluğunu "kendi çıkarları için" seferber etmeye çalışmak, galeyana ve isyana sevk etme uğ...

orijinal entry → eksisozluk.com

1985 yılında alman turistlerin plaj fotoğrafı negatif

AI Özet: yazar, eski türkiye günlerine özlem duyarak şimdiki sahte ahlak bekçiliğinden dert yanıyor. cinselliğin tabulaşmasını ve sansürlerin saçmalığını eleştirirken, gerçek muhafazakarlığın aslında daha hoşgörülü olduğunu savunuyor. kısaca modernlik değil ama tahammül seviyesinin düştüğünü belirtiyor. (bkz: eski türkiye) özlemi çekiyor.

(bkz: eski türkiye)kişisel olarak: son 20 senedir çıkan sahte ahlak kumkuması önlemler, içki, sigara, öpüşme vs yi sansürleyen ama elinde tabanca adamın kafasına dayamalı onlarca diziyi salan kur...

orijinal entry → eksisozluk.com

lionel messi pozitif

AI Özet: yazar, zlatan'ın messi hakkındaki düşüncelerini paylaşmış. zlatan'a göre messi'yi sadece gol ve asistle ölçmek büyük hata çünkü adam sahada resmen psikolojik savaş yönetiyor. yazarın aktardığına göre, messi'nin tek bir adımıyla rakip savunmanın nasıl paniklediği, tüm takımın dizilişini nasıl değiştirdiği zlatan'ı bile hayrete düşürmüş. adam diyor ki messi sadece iyi bir oyuncu değil, arjantin'in direkt kendisi, sistemi ve özgüveni. (bkz: goat) tartışmalarına gelince, zlatan'a göre böyle bir tartışma aslında yok; sadece sosyal medya ve televizyonlar etkileşim almak için bunu körüklüyor. yazar, zlatan'ın messi'yi kendi başına ayrı bir kategoriye koyduğunu, diğer efsanelerle kıyaslamanın anlamsız olduğunu belirtiyor. messi'nin yanındayken herkesin daha iyi oynaması ve rakipler ne yapacağını bilse bile durduramaması durumu tam bir (bkz: büyüklük) örneğiymiş. kısacası yazar, zlatan'ın artık en iyisi kim diye sormayı bıraktığını, asıl sorunun futbolun bir daha böyle birini üretip üretemeyeceği olduğunu söylüyor.

zlatan ıbrahimoviç, arjantin’in avusturya galibiyetinin ardından lionel messi’nin etkisi hakkında:“messi’yi izlemeye takıntılıyım.bunun nedeni arkadaşım olması değil.nostalji de değil.çünkü bunca...

orijinal entry → eksisozluk.com

sergen yalçın negatif

AI Özet: yazar diyor ki sergen'in asıl mevzusu saha içi başarısızlığı değil, ağzının gevşekliği. adam çıkıp iddialı konuşuyor, sonra işler ters gidince (bkz: kendi kalesine gol atmak) gibi bir durum oluşuyor. özellikle oyuncular hakkında yaptığı yorumlar ve verdiği sözler tutmayınca camianın güvenini yitirmiş. hala ders almamış bir şekilde milli takımı ve rakip ülkeleri eleştirip duruyormuş. yazara göre bu kafa yapısıyla devam ederse, ileride yine kendi sözleri yüzünden (bkz: gol yemek) gibi bir pozisyona düşüp herkesin diline dolanacak.

geçen sene ipinin çekilmesinin ana sebebi, kötü performans gösterse de gösterdiği performans değil; daha önce candaş'a çıkıp kendisine has üslubuyla biraz da lakayt şekilde konuştuğu konuların ay...

orijinal entry → eksisozluk.com

ahmet hamdi tanpınar pozitif

AI Özet: yazar, tanpınar'ı bildiğin zaman yolcusu ve bilge bir düş seyyahı olarak tanımlıyor. adamın öncelikle kendisini bir şair olarak görmesi yazarın çok ilgisini çekmiş. yahya kemal'e olan hayranlığından tut, freud ve bergson etkilerine kadar her şeyi anlatmış. özellikle üstadın ses kaydındaki o ahenkli türkçesinin insanı büyülediğini belirtiyor. tanpınar'ın batılı şairlerden de beslendiğini ama kendi şiirini acımasızca eleştirdiğini söylüyor; yazar burada devreye girip "yok be abi, ne güzel şiirlerin var" diyerek ona katılmıyor. (bkz: ne içindeyim zamanın) gibi efsane eserlerin yumuşaklığını ve ustalığını övüyor. romanlarındaki o eşsiz üslubuna rağmen neden şair olmak istediğini, içindeki volkanları ancak mısralarla dindirebileceği şeklinde yorumlamış. saatleri ayarlama enstitüsü üzerinden insanın insanla konuşamama trajedisine değiniyor; bu varoluşsal sancıyı dindirmenin tek yolunun şiir olduğunu düşünüyor. abdullah efendi'nin rüyaları'ndaki o meşhur "kendimi hiç sevmedim" çıkışını ise adamın içindeki bitmek bilmeyen boşluk hissinin bir özeti olarak görüyor. özetle yazar, tanpınar'ın derin kederine ve huzursuzluğuna rağmen, hayatın güzelliğine olan o vakur inancını ve güzel günlere olan özlemini çok etkileyici buluyor.

125 yıl önce bugün dünyaya gelmiş bilge bir düş seyyahı, zamane zaman yolcusu."sonra yavaş yavaş mantığım değişti. hattâ dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. vâkıa bunlar...

orijinal entry → eksisozluk.com

ibrahim hacıosmanoğlu negatif

AI Özet: yazar, ibrahim hacıosmanoğlu'nun federasyon başkanlığına aday olmasını türk futbolunun geldiği son nokta olarak görüyor. şahsın eğitim seviyesinin yetersiz olduğunu, dil hakimiyetinin zayıf olduğunu ve genel vizyonunun bu makam için uygun olmadığını savunuyor. geçmişteki tartışmalı olaylara ve imar meselelerine değinerek (bkz: liyakat) konusundaki eksiklikleri vurguluyor. eski dönemlerdeki eğitimli ve uluslararası deneyimi olan yöneticilerle kıyaslayıp, mevcut durumun genel bir gerilemenin sonucu olduğunu belirterek sitem ediyor.

federasyon başkanlığı için adaylığını koyduğunda "yok artık türk futbolu bunu başa getirecek kadar da değildir" demiştim ama ben türkiye'nin dibin dibini gördüğü konusunda hala iyimsermişim.ister...

orijinal entry → eksisozluk.com

rte'nin 2028 adaylığının açıklanması negatif

AI Özet: yazar, mevcut liderin 2028 adaylığını açıklamasını aslında kendi sonunun başlangıcı olarak görüyor. bence diyerek anlatıyor ki, yerini devredecek dinamik bir varis bulamadığı için böyle bir yola başvurmuş. (bkz: halef sorunu) yandaşların ve servet yapanların artık tek bir ömre bağlı kaldığını, kontrolün kaybedildiğini ve yargı yoluyla siyaset yapıldığını savunuyor. kısacası yazar, bu durumun iktidar çevresindekiler için pek iç açıcı bir gelecek sunmadığını belirtiyor.

bence en güzeli bu. çünkü demektir ki kendisinden sonra akp'yi ve kurduğu rejimi devam ettirecek kimse yok.sağlığında, genç ve dinamik birini ön plana çıkarıp varisi olarak gösterse, seçmenini 1-...

orijinal entry → eksisozluk.com

müge anlı ile tatlı sert negatif

AI Özet: yazar, haberlere çıktığı için kendini fenomen sanan kişiye gülüyor. şans eseri birini bulup ünlü olduğunu sanmasını saçma buluyor, (bkz: egolu tipler)

amerikalı bir kadınla evlendiği için haberlere çıkan kişi ünlü olduğunu sanıp fenomenim diyo böyle saçma sapan...

orijinal entry → eksisozluk.com

amazon.com.tr negatif

AI Özet: yazar diyor ki amazon başta ortalığı kasıp kavurmuş ama sonra klasik senaryo gerçekleşmiş. yabancı yönetim gidip yerli yöneticiler gelince işler karışmış. kendi deneyimlerinden yola çıkarak, yerli yönetimlerin şirketi azap yuvasına çevirdiğini ve (bkz: kurumsal hayat) dramlarının başladığını belirtiyor. fiyatlandırma politikalarının şaibeli hale geldiğini, indirim adı altında aslında zam yapıldığını savunuyor. özetle yöneticilerin tavırlarının değiştiğini ve sömürü düzeninin kurulduğunu düşünüyor.

piyasaya girdiklerinde sistemi sarsmışlardı. fakat benim de yakından tattığım olayı yaşamış. böyle firmalar türkiye'ye ilk girdiklerinde üst yönetim yabancılardan oluşuyor. şirketi oturtana kadar...

orijinal entry → eksisozluk.com

otomo negatif

AI Özet: yazar, otomo isimli kişiyi beğendiğini ve bunu yapmasının en doğal hakkı olduğunu söylüyor. kendisine ve beğendiği yazarlara saldıranların aslında (bkz: kıskançlık) krizinde olduğunu, başarısızların başkalarını aşağı çekmeye çalıştığını belirtiyor. dostluk adına sessiz kalmak istemiyor, tepki gösterenlere de sallıyor.

kendisinin yazılarını beğeniyorum ve beğenmeye devam edeceğim. bunu engelleyen bir yasa da yok bildiğim kadarı ile. beğenileri aynı insanların birbirlerinin yazılarını takip etmeleri kadar doğal ...

orijinal entry → eksisozluk.com

dna testiyle ırk öğrenmek negatif

AI Özet: yazar, dna testleri üzerinden dönen işlerin tam bir komedi olduğunu ve insanların resmen tokatlandığını savunuyor. özellikle myheritage gibi şirketlerin analizlerinin güvenilmez olduğunu, aynı kişinin farklı yanaklarından alınan örneklerin bile farklı sonuçlar verdiğini söylüyor. yazara göre bu testler genetiğin sadece çok küçük bir kısmına bakıyor, yani kertenkele salyasıyla bile avrupalı çıkma ihtimaliniz var (bkz: bilimsel fiyasko). türkiye örneği üzerinden giderken, testlerin önce herkese yunan dediğini, sonra güncelleme gelince herkesi türk ilan ettiğini anlatıyor. ayrıca iran'daki türk nüfusun görmezden gelinip herkesin fars veya kürt kategorisine sokulmasını saçma buluyor. kısacası bu işlerin bilimden ziyade ticari bir oyun olduğunu ve sonuçların tamamen keyfi olduğunu belirtiyor.

bu komediden parayı sıyıran en büyük şirket myheritage ve şirketin merkezi israil, sahibi azılı siyonist gilad japhet. bu şirketin yaptığı dna analizlerinin bazıları hakkında malumat vermek lazım...

orijinal entry → eksisozluk.com

almanya negatif

AI Özet: yazar, almanya'daki kiralık evlerin boşluğuyla ve saçma kurallarla dalga geçiyor. çevre politikalarını ve hız limitlerinile (bkz: komedi) buluyor, ülkenin yönetimini pek beğenmiyor.

ya hala sik sik argümanlar...kirada oturuyormuş %50'si. eee? 200 küsür eurolara montaj gerektirmeyen klimalar satılıyor. bu salak ülked...

orijinal entry → eksisozluk.com

yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler negatif

AI Özet: yazar, yaşlandıkça yüksek sesli müzik dinletme huyundan iyice soğuduğunu söylüyor. özellikle kalabalık ortamlarda ses bombasıyla terör estirenlere ve her yerde yüksek sesle müzik açanlara (bkz: gürültü kirliliği) ayar olmuş durumda, huzur istiyor sadece.

muhabbet ortamındaki müzik. arkadaş, zilyon kişi gitmişiz. birbirimizi zaten zor duyuyoruz. açıyor histeriğin biri elindeki ses bombasını, koyuyor masanın ortasına, bangır bangır zıplama. değil s...

orijinal entry → eksisozluk.com

çocuklu ailelerin her ortama rahatsızlık vermesi notr

AI Özet: yazar, çocuklu ailelerin çevreye verdiği rahatsızlığın temelinde aslında bir adaptasyon süreci yattığını savunuyor. mevzuya "herkes sırası gelene kadar nefret eder" diyerek giriyor; yani kınadığın şeyi yaşamadan ölmezsin mantığıyla durumu açıklıyor. günümüzde anne baba olma yaşının yükseldiğini, insanların çocuksuz geçen otuz yıllık konfor alanından çıkıp aniden bu kaosa sürüklendiğini belirtiyor. özellikle çocuk 2 yaşına geldiğinde işlerin karıştığını, hem kendi ihtiyaçlarını karşılayıp hem de dünyayı keşfetmeye çalışan, sınırları olmayan bir canlıyı kontrol etmeye çalışmanın (bkz: multitasking) zirvesi olduğunu söylüyor. yazar özellikle yeni annelerin yaşadığı mental ve bedensel çöküşe dikkat çekiyor; uykusuzluktan bilişsel becerilerin kilitlendiğini, öncelik sırasını şaşırdıkları için duş almak yerine balkon yıkadıklarını anlatıyor. sosyalleşme kısmına gelince, bir arkadaşla dertleşmeye çalışırken aynı anda açlık, susuzluk ve oyuncak kavgalarıyla uğraşmanın insanı nasıl tükettiğini vurguluyor. kısacası yazar diyor ki, dışarıdan bakınca rahatsızlık veren o tablo aslında aşırı yorgunluk ve yeni hayata alışma sancısıdır, yaşayıp görmeden tam anlaşılamaz.

az önce önüme düşen bir videonun altında harika bir yorum gördüm: everybody's a hater until its their turn.dünyadaki sayısız şeyi açıklayan bir cümle. kınadığını yaşamadan ölmezsin savının daha r...

orijinal entry → eksisozluk.com

starlink pozitif

AI Özet: yazar, 16 yaşındaki bir gencin starlink uydularının yaydığı radyo sinyallerini kullanarak nasıl ciddi para kazandığını anlatıyor. çocuk, internet çalmak gibi bir işe girişmemiş, sadece uyduların yayınladığı ücretsiz işaretleri yakalayıp bunları bir nevi yedek gps sistemi haline getirmiş. (bkz: zeka küpü) claude'un yardımıyla python kodu yazdırmış, raspberry pi ve ucuz antenlerle sistemi kurmuş. toplam maliyeti 180 dolar olan cihazı, doğa tutkunlarına ve acil durum ekiplerine 899 dolardan satarak yaklaşık 300 bin dolar kazanmış. spacex'in buna karşı yapabileceği bir şey yokmuş çünkü sinyalleri almak yasalmış. yazar, gencin hem teknik becerisiyle hem de ticari kafasıyla resmen şov yaptığını belirtiyor. (bkz: girişimcilik)

16 yaşindaki bir çocuk, starlink'in prototipini yapip 300.000 dolar kazandi.üstelik cihaz uydu sinyallerini alabiliyor ve dünyanın her yerinde çalışıyor.spacex bunu engellemeye çalışsa bile çocuk...

orijinal entry → eksisozluk.com

23 haziran 2026 fransa ırak maçı pozitif

AI Özet: yazar, fox sports'taki amerikalı spikerlerin maçı anlatırken yaptıkları goygoyu (bkz: john strong) ve (bkz: stu holden) tarzı muhabbetleri çok komik bulmuş. spikerlerin futbolla alakası olmayan, formaların boyundan tut da dedesinin meteorolog olmasına kadar uzanan saçma sapan diyaloglarını anlatıyor. adamlar resmen maçı değil de kendi aralarındaki geyikleri ön plana çıkarmışlar. yazarca bu durum tam bir amerikan güreşi atmosferi yaratmış, bayağı eğlenceli bir kaos hakim.

fox sports'ta maçı anlatan amerikalı spikerler güzel goygoy çeviriyor yalnız. flash tv'de amerikan güreşi anlatan jimmy ve nicky gibiler. (bkz: john strong)(bkz: stu holden)spiker: sabah kendime ...

orijinal entry → eksisozluk.com

günün sözü negatif

AI Özet: yazar (bkz: mevlana) ile ne istediğini bilmeyenlerin zarar verdiğini söylüyor.

bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder, hem kendini..mevlana

orijinal entry → eksisozluk.com

person of interest pozitif

AI Özet: yazar, person of interest dizisini bitirdiğini ve dizi önerisi isteyen herkese gözü kapalı tavsiye ettiğini belirtiyor. günümüzdeki bazı yapımların zorlama sosyal mesajlar verme çabasına (bkz: sjw) karşın, bu dizideki çeşitliliğin çok daha organik ve yerinde olduğunu düşünüyor. özellikle kadın karakterlerin yazımına bayılmış; onları klişelerden uzak, hem güçlü hem de feminen detaylarını koruyan karakterler olarak tanımlıyor. zoe morgan'ın zekasını ve şıklığını, joss carter'ın hem sert bir dedektif hem de vicdanlı bir anne oluşunu çok beğenmiş. root karakterinin klasik hacker imajını yıkıp hem şık kalıp hem de dövüş sanatlarında uzmanlaşmasına, yaşadığı kişilik bozukluğuna rağmen karakter gelişimine hayran kalmış. ayrıca root'un finaldeki dostluk bağlarına değinmiş. yazar için dizinin zirve noktalarından biri de sameen shaw. shaw'un soğukkanlılığı ve profesyonelliğini öven yazar, root ile olan kimyasına bayılsa da asıl seyir zevkinin reese ile olan operasyonel güvene dayalı ortaklığında yattığını söylüyor. genel olarak dizinin özgünlüğünü, sürükleyiciliğini ve karakter derinliğini çok başarılı buluyor.

malum ortama geldikten sonra yeniden bitirdiğim dizi. final bölümünü bu akşam izleyeceğim.kim dizi önerisi istese ilk önerdiğim dizi bu benim. sadece özgünlüğü, sürükleyici olması vs nedeniyle de...

orijinal entry → eksisozluk.com

berhan şimşek negatif

AI Özet: yazar, belediye otobüsünde tesadüfen kulak misafiri olduğu bir telefon konuşmasıyla berhan şimşek'i hatırladığını anlatıyor. adamın yeni görevini tebrik eden bir amcanın diyaloğu sonrası google'a sarılmış ve berhan'ın (bkz: kemal kılıçdaroğlu) myk'sına girdiğini öğrenmiş. yazara göre berhan öyle bir oyuncu ki her kılığa girme konusunda uzmanlaşmış. solcuya deniz gezmiş, milliyetçiye ittihatçı fedai, ülkücüye mehmet ali ağca, kürtlere ise pkk militanı rolüyle hitap edebilen bir bukalemun gibi takılıyor. sonuç olarak yazar, berhan'ın bu yeni siyasi pozisyonunu da aslında üstlendiği yeni bir (bkz: rol) olarak gördüğünü esprili bir dille belirtiyor.

ayrancı civarlarında oturan emekli memurların doğal bitki örtüsü olduğu 185 nolu ego hattına, meclis'in dikmen kapısındaki durağından binen, giyilmekten epriyip* artık ütü tutmayan siyah takım el...

orijinal entry → eksisozluk.com

sultan mehmet'in otranto katliamı notr

AI Özet: yazar, otranto olayına katliam demekle ilgili ciddi şüpheleri olduğunu ve bu durumun aslında dönemin savaş hukukuna uygun olduğunu belirtiyor. ona göre, orta çağda ve islam hukukunda 15 yaş üstü erkekler asker sayıldığı için savaş sonrası idam edilmeleri veya köleleştirilmeleri normal karşılanırmış. kadınların dokunulmaması da zaten muharip sayılmamalarından kaynaklanıyormuş. olaydaki 800 kişinin bir kiliseye sığınıp kışkırtıldığına ve asker statüsünde oldukları için idam edildiklerine değiniyor. yazar diyor ki, eğer bu tarz olaylara katliam derseniz 19. yüzyıla kadar dünyadaki neredeyse her savaşı katliam olarak görürsünüz (bkz: tarihin cilvesi). ayrıca anlatılanların kesinliğine de pek güvenmiyor çünkü esirleri öldürmek yerine köle yapıp çalıştırmanın ya da fidye istemenin çok daha kârlı bir iş olduğunu savunuyor. osmanlı'nın genel olarak köleleştirme yolunu seçtiğini, nadir görülen toplu ölümlerin ise genellikle disiplinsizlik veya beklenmedik direnişler yüzünden olduğunu ekliyor. son olarak fatih'in otlukbeli sonrası müslüman esirlere yaptığı müdahalenin şer'en uygun olmadığını ama isyan riskine karşı yapıldığını söyleyerek, bazı insanların sadece belirli tarafları görmesini eleştiriyor.

herhangi bir "katliam" göremediğim hadise. tarih ve din, iman bilen, üstüne kültür travestisi de olmayan arkadaşlar bana yardımcı olursa sevinirim, böylece bu konuyu vuzuha erdirebiliriz.birincis...

orijinal entry → eksisozluk.com

ismail hakkı tonguç negatif

AI Özet: yazar, ismail hakkı tonguç'un istanbul'a kapağı atma maceralarını anlatıyor. olaylar kırım'dan dobruca'ya göç eden bir ailenin çocuğu olan tonguç'un eğitim aşkıyla başlıyor. çocuk silistre'de rüşdiyeyi bitirmiş ama devam edecek okul kalmamış, haliyle rota istanbul olmuş. ailesi önce "dur oğlum buralar karışık, bulgarlar her yeri aldı" diye direnmiş, hatta çocuğu çalıştırmaya çalışmışlar ama tonguç'un (bkz: inatçılık) seviyesi başka bir boyuttaymış. sonunda annesinin verdiği altınlarla 1914'te istanbul'e gelmiş. ancak istanbul o dönemler pek tekin değil; balkan savaşları derken ortalık yangın yeri. tonguç'un istanbul serüveni tam bir hayal kırıklığı zinciri şeklinde ilerlemiş. önce bir hemşerisine güvenmiş, sonra avukat kılıklı birine iki mecidiye kaptırmış ama kayıt yok. bir paşaya gitmiş, o da yüzüne bakmamış. adamcağız resmen dolandırılmış ve küçümsenmiş. ama tonguç pes etmemiş, "benim işimi ben hallederim" diyip eğitim bakanlığının kapısına dayanmış. nöbetçinin boş anını yakalayıp içeriye sızmış. maarif nazırı şükrü bey'e göçmen olduğunu ve dedesinin silistre'de savaştığını söyleyerek damardan girmiş. bakan da duygulanıp çocuğa kastamonu öğretmen okuluna gitmesi için emir ve yol parası vermiş. yazar, tonguç'un dünyaları fethetmiş bir sevinçle bakanlıktan ayrıldığını belirterek hikayeyi bağlamış.

1699 yılından itibaren gerileme dönemine giren osmanlı imparatorluğu'nun toprak kaybetmeye başlamasıyla birlikte; birçok ailenin yaptığı gibi ismail hakkı tonguç'un ailesi de kırım'dan dobruca'ya...

orijinal entry → eksisozluk.com

hayatın anlamı negatif

AI Özet: yazar diyor ki biz insanlar hayatın anlamını ararken resmen yaşamayı erteliyoruz. sürekli bir neden, bir hikmet veya büyük bir cevap peşinde koşmaktan dışarıdaki dünyayı, gökyüzünün değişimini falan kaçırıyoruz. adamcağızın derdi şu; aslında anlam dediğimiz şey varılacak bir durak değil, o durağa giderken yorulan adımlarımızın kendisiymiş. (bkz: hayatın anlamı) mevzu sadece büyük kararlar veya trajediler değil, daha çok yanıtsız kalan soruların arasında yavaşça değişen o yüzümüzmüş. yazara göre insan bazen kendini bulabilmek için önce kendinden uzaklaşmak zorunda kalıyor, yani bir nevi (bkz: kendini bulma) sürecinde önce kaybolmak gerekiyor ki zıtlıkların gücü anlaşılsın. karanlık olmadan ışığın kıymetini bilemeyeceğimizi, kaybetmeden sahip olmanın ne olduğunu anlamayacağımızı savunuyor. ayrıca hayatın bizim hazır olmamızı, yaralarımızın kapanmasını veya sorularımızın bitmesini beklemediğini, biz daha ölümü düşünürken birilerinin aşık olup otobüs kaçırdığını belirterek hayatın akışkanlığına dikkat çekiyor. özetle yazar, doğadaki çiçeklerin veya kuşların varoluşlarını açıklama gereği duymadığını, sadece olduklarını söylüyor. bizlerin ise sürekli bir gerekçe arayarak kendimizi yorduğumuzu, aslında yaşamın kendi dışında bir nedene ihtiyaç duymayan tek şey olduğunu anlatıyor.

yine gevezelik etmeye geldim..insan bazan kendisine en yakın sözcükten dahi uzak düşebilir. meselemiz adını söylemek, kendini çağırmak değildir her vakit, insan kendi sesine de yabancılaşabilir. ...

orijinal entry → eksisozluk.com

hakan çalhanoğlu negatif

AI Özet: yazar, hakan'ın tavırlarından iyice sıkıldığını ve herkesi ortak bir nefretle birleştirdiğini söylüyor. kaptanın millete fırça atmasını yakıştıramıyor, (bkz: milli takım) kaptanlığının getirdiği sorumluluklar olduğunu ve artık gitmesi gerektiğini belirtiyor.

maç sonu çıkıp arda'nın yaptığı açıklamanın aynısını yapsa hiçbir şey olmayacak, ama onu yapmaktan bile aciz. onun yerine millete fırça atmayı tercih ediyor. ulan ülkeyi birleştirdin. akp'lisi c...

orijinal entry → eksisozluk.com

londra notr

AI Özet: yazar, londra'nın altındaki gizli su dünyasına merak salmış ve şehrin kayıp nehirlerini keşfetmeye karar vermiş. olay şöyle; fleet street'in isminin nereden geldiğini araştırırken aslında eskiden thames'e dökülen bir sürü nehir olduğunu fark etmiş. (bkz: şehir planlama) fleet nehrinin zamanla kasap çöpleri yüzünden koktuğunu ve sonunda islah edildiğini anlatıyor. romalıların londonium'u kurarken kullandığı walbrook nehrinden, hyde park'taki serpentine göletinin oluşumuna sebep olan tyburn ve westbourne nehirlerinden bahsetmiş. güney taraflarda ise effra ve ismi biraz ürpertici olan neckinger nehirleri varmış. neckinger'ın isminin idam sehpalarındaki ilmekten geldiğini ve eskiden orada korsanların asıldığını belirtiyor, tam bir (bkz: karanlık tarih) mevzusu. yazar, bu rotaları takip ederek yürüyüşler yapmayı planlamış, hatta john rogers'ın yürüyüş videolarını da tavsiye etmiş. ai yüzünden yazı yazma yeteneğinin köreldiğinden dert yanmış ama gayet detaylı bir rehber çıkarmış ortaya.

londra'ya ilk tasindigimda fleet street'in ismi bana hep ilginc gelirdi. sonrasinda arastirdigimda, sokagin adini eski bir nehirden aldigini ogrenmistim. soyle bir gorsel buldum, zamaninda thames...

orijinal entry → eksisozluk.com

komşu seslerinden hayatın altüst olması negatif

AI Özet: yazar, üst komşusunun çıkardığı gürültüler yüzünden nasıl akıl sağlığını yitirme noktasına geldiğini anlatıyor. mevzu sadece gürültü değil, bildiğin bir yaşam tarzı terörü. üst kattaki teyze, sabahın köründe evi balkona taşıyıp temizlik seansları yapıyor, ardından televizyonu ve telefonu son ses açıp mahalleyi ayağa kaldırıyor. asıl bomba ise evin içinde yankılanan o garip tıkırtılar. yazar, tebeşir kırılmasına benzettiği bu seslerin peşine düşüp kapıyı çaldığında karşısında tahta terlikli bir teyze ve devasa bir köpek buluyor. teyze öyle bir tip ki, ne terlikten vazgeçiyor ne de eve halı sermeyi kabul ediyor. çünkü güya köpeği (oğlum diyor buna) rahatsız oluyormuş. yazar nazikçe çözüm ararken, teyze "benim kocam hakim" diyerek konuyu kapatıyor; yani (bkz: hukuk sistemi) üzerinden hafiften gözdağı veriyor. olay burada bitmiyor, sonra devreye 45 yaşlarındaki oğlu giriyor. beyefendi, evin içine halı sermemeyi "özgürlük" olarak tanımlayıp, yazarın şikayetlerini tehdit olarak algılayarak tersliyor. yazar, yüksek makamların veya eğitimin insan olmaya yetmediğini acı yoldan deneyimliyor. yaz boyunca süren bu gürültü kirliliği ve komşuların arsızlığı yüzünden yazar resmen yıpranmış. neyse ki kışın istanbul'a dönerek yazarın hayatından çıkmışlar.

tesadüfen böyle bir başlığa denk geldim,ufak bi göz gezdirdim yazılanlara.genelde birbirine yakın şikayetler.şimdi sıkı durun,eminim daha önce böylesini duymadınız.önce üst komşumdan bahsetmek is...

orijinal entry → eksisozluk.com

commodore 64 oynamış efsane nesil notr

AI Özet: yazar, çocukluk arkadaşı cüneytle beraber geçirdikleri o karanlık ve tozlu odaları anlatıyor. odanın perdeleri hep yarım açık, güneş ışığı ekrana vurup gözlerini alıyor ama cücüye göre bu durum gayet normalmiş. masanın üstünde, klavyesi çikolata kırıntılarıyla dolu, kablosu bantlanmış bir commodore 64 (bkz: c64) hüküm sürüyormuş. yazar, cücüyle beraber büyüdüklerini, aynı dertlere kafa yorduklarını belirtiyor. cücü öyle romantik falan değilmiş, aksine oldukça dürüst ve gerçekçi bir tipmiş. joystick'i eline aldığında sanki vücudunun bir parçasıymış gibi davranıyormuş; joystick kırıldığında ise ortamda resmen cenaze havası esiyormuş. o meşhur kasetleri çalıştırmak için tornavidayla uğraşmalarını, saatlerce bekleyip sonunda error aldıklarında cücünün nasıl bir ruh haline büründüğünü anlatıyor. yazar, cücünün bayern münih formasıyla c64 arasındaki bağlantıyı keşfettiği anı bile hatırlıyor. amstrad veya sinclair gibi cihazları ruhsuz buluyorlarmış, c64'ün karizması bambaşkaymış. zamanla amiga'ya ve pc'ye geçseler de cücünün o eski kasetleri asla atmadığından, balıkesir'deki bir çekmecede hala durduğundan emin. kısacası yazar, bir makine üzerinden geçen koca bir gençliği ve sarsılmaz bir dostluğu özetlemiş.

cüneyt kankamdı. odası daima biraz karanlıktı. perde asla tam kapanmazdı, ışık hep o yarı açık yerden sızardı, tam da ekrana vurduğu için rahatsız ederdi ama ‘cücü’ perdeyi hiç düzeltmezdi. "zate...

orijinal entry → eksisozluk.com

teşekkür ederim pozitif

AI Özet: yazar, şubat 2026 girişli bir çaylakken 2004 girişli kıdemli bir yazarın referansıyla (bkz: torpil) yazarlığa yükseldiğini anlatıyor. başta biraz çekinse de durumu sempatik karşılayıp "torpilli yazar gelmiş" modunda takılmış. takipçilerinden gelen samimi tebrikler ve destek mesajları sayesinde mahcubiyeti gitmiş, yerini mutluluk almış. kendisini bu konuma getiren o nazik yazara ve heyecanına ortak olan herkese teşekkürlerini iletiyor. sanal bir mecra olmasına rağmen anonim kimliklerin arkasında aslında gerçek ve güzel kalplerin olduğunu, böyle insanlarla tanışmanın kendisini çok mutlu ettiğini belirtiyor. kısacası yazar, sözlük dünyasındaki bu sıcak karşılamadan dolayı mest olmuş durumda.

şubat 2026 girişli bir çaylak olarak sözlüğün o dipsiz kuyusunda kendi halimde takılırken, 2004 girişli bir yazar abimin (kendisine saygım ve sevgim sonsuzdur) hiç konusu bile geçmemişken beni ya...

orijinal entry → eksisozluk.com

kaptan kadavra pozitif

AI Özet: yazar grubun pentagram'ın tahtına göz diktiğini ve (bkz: her yerde) olduklarını diyor.

milli ön grubumuz olma görevini pentagram'dan devralıyor gibi duran grup, her konserden fışkırm...

orijinal entry → eksisozluk.com

edebiyat dedikoduları negatif

AI Özet: yazar diyor ki türkiye'deki edebiyat ödülleri tam bir komedi, aslında çoğu zaman koca bir fiyasko. mevzu şu; gönderilen dosyalar okunmuyor bile. yazar bunu sadece kendi kafasında kurmuş değil, eski jüri üyelerinin itiraflarıyla kanıtlıyor. adamlar açık açık "dosyaları okuyamadım, akıntıya kapılıp oy verdim" diye itiraf etmişler. (bkz: edebiyat ödülleri) hatta bazı durumlarda jüriye kitap gönderilmediği halde ödül verildiği, jürinin kazananı sonradan öğrendiği trajikomik olaylar yaşanmış. sayfa sayıları zaten uçurum, kimsenin o kadar binlerce sayfayı okumaya vakti yok. yazara göre bu işlerin başında hep aynı 5-10 kişilik bir ekip var, yani bildiğin "bizim çocuklar" kulübü kurulmuş. bazı isimlerin aynı anda 16 farklı ödülün jürisinde olması da cabası. işin en absürt kısmı ise ödül kriterleri; edebiyattan ziyade (bkz: ahbap çavuş ilişkileri) ön planda. siyasi görüşler veya "yazarın yakacak parası yok, ödülü verelim de kışın ısınsın" gibi garip insani yaklaşımlarla karar verildiğini anlatıyor. son olarak yayınevleri arasındaki karşılıklı ödül paslaşmalarına değiniyor; biri diğerine ödül veriyor, sonraki yıl öbürü ona iade-i rücu yapıyor. özetle yazar, bu sistemin liyakatle değil, tamamen tanıdıklar ve keyfi kararlarla yürüdüğünü savunuyor.

türkiye’de edebiyat ödüllerine gelen dosyalar okunmaz. bu benim kişisel hezeyanım değil yıllarca jüri üyeliği yapmış kişilerin kendi beyanlarıdır. bu konuda ülkü tamer şöyle yazmaktadır:birkaç se...

orijinal entry → eksisozluk.com

macaristan negatif

AI Özet: yazar diyor ki macaristan'ın rusya ile olan ilişkileri ve yaşadığı siyasi değişimler bizimkine benziyor ama sonuçlar farklı. buna da avrupa'nın iki yüzlülüğü diyor. yazara göre avrupalılar macaristan'ı bir şekilde yanlarına çekmiş olabilir ama türkiye'ye karşı bakışları hep aynı. mesele sadece din değil, tamamen kültürel bir dışlama durumu var. (bkz: avrupa birliği) seküler kesimin avrupa'dan medet ummasının boş bir hayal olduğunu, avrupalıların aslında bizi hiçbir zaman tam olarak kabul etmeyeceğini savunuyor. kısacası avrupa dostumuz değil, bu yanılgıdan artık kurtulalım diyor. (bkz: gerçekler acıdır)

tıpkı onlar da bizim gibi rusya ile dans ediyordu, otokratik bir rejim kurmuşlardı.rusya - ukrayna savaşında rusya rezil olmasaydı bugün hala macaristan'ı orban yönetiyordu.rusya güç kaybedince a...

orijinal entry → eksisozluk.com

pamukkale negatif

AI Özet: yazar, pamukkale'deki tadilat sonrası her şeyin daha kötü olduğunu, liyakatsizlik yüzünden mekanın ruhunun gittiğini ve yapılan işlerin tam bir fiyasko olduğunu söylüyor. (bkz: hayal kırıklığı)

1 yılı aşkın süre ören yeri, mağazalar, otopark, havuz ve çevre düzenlemesine girdi ve sonunda bitti. 1 yıl bekleyince bir şey ...

orijinal entry → eksisozluk.com

harf devrimi pozitif

AI Özet: yazar, falih rıfkı atay'ın anıları üzerinden atatürk'ün inkılapçı kişiliğine değiniyor. mevzu şu; komisyon beş yıllık bir geçiş süreci planlamışken, atatürk çıkıp bunu üç aya indirmiş. yazar, bu kadar hızlı bir değişimin imkansız olduğunu düşünürken (bkz: şok etkisi) atatürk'ün "ya şimdi ya hiç" mantığıyla hareket ettiğini anlatıyor. yavaş geçiş yapılırsa insanların eski alışkanlıklara döneceğini ve sürecin tıkanacağını öngörmüş. sonuçta korkulanın aksine alfabe değişimi hızla oturmuş, gazeteler bile kısa sürede eski popülerliğine kavuşmuş. tam bir (bkz: vizyonerlik) örneği.

falih rıfkı atay, "inkılapçı atatürk!", ulus (ankara), 10.11.1939 (kısmen)"...mustafa kemal'i izah etmek istediğimiz zaman, iki sıfat bilhassa hatıra geliyor: asker ve inkılapçı!.. zafer memleket...

orijinal entry → eksisozluk.com

kolpaçino negatif

AI Özet: yazar, kolpaçino'nun öyle bir film olduğunu söylüyor ki üzerine doktora tezleri yazılmalı. özellikle sabri abi karakterini 2002 sonrası türkiye'nin gerçek sembolü olarak görüyor. adama göre sabri abi, baba olmanın getirdiği sorumlulukları reddedip sadece iktidarın ve günah işlemenin tadını çıkaran bir tip. (bkz: sorumluluktan kaçmak) kardeşlik kavramını bildiğin suç ortaklığına çevirmiş. yani hem gücü elinde tutuyor hem de işler sarpa sarınca topu taca atıyor. özetle yazar, bu tehlikeli abi tipine güvenenlerin durumuna acıyor.

üzerine farklı alanlarda doktora tezleri yazılması gereken film. sinema tarihimizin en önemli karakterlerinden biri bu filmde karşımıza çıkar: sabri abi. sabri, bir mafya babası olmasına rağmen b...

orijinal entry → eksisozluk.com

fyodor mihailoviç dostoyevski notr

AI Özet: yazar, dostoyevski'nin öteki kitabıyla resmen psikolojinin öncülüğünü yaptığını söylüyor. adam tıp okumadan ruh hallerini öyle bir çözmüş ki dönemin ruhbilimcileri şoka girmiş. başta kimse beğenmese de sonra herkes hatasını anlayıp (bkz: geç fark edilen dehayı) kabul etmiş. freud bile adamın psikanalize katkısını övmüş, yani tam bir vizyonermiş.

öteki kitabını yazmadan önce kardeşi mihail'e yazdığı mektubunda “müthiş bir fikir. ilk kez benim tarafımdan yaratılıp sunulacak, büyük bir sosyal öneme sahip bir tür” ifadesini kullanmış. o zama...

orijinal entry → eksisozluk.com

deniz tekin negatif

AI Özet: yazar, deniz tekin'in eski hallerini sevdiğini ama son yıllarda rotasının şaştığını söylüyor. özellikle genel bir erkek karşıtlığına girmesinden ve agresif tavırlarından rahatsız olmuş. milas'taki konser mevzusuna değinip, yan taraftaki müzik yüzünden konseri iptal edip ortalığı karıştırmasını (bkz: kaos) anlamsız buluyor. taciz iddialarına da pek inanmıyor, karşı tarafın anlattığı bardak fırlatma ve izinsiz sahneye çıkma olayları daha gerçekçi geliyor. yazara göre deniz hanım, çevresindekiler ve dinleyicileri durumu sorun etmezken kendi kendine huzursuzluk çıkarıyor. biraz rahatlamasını ve hayatın tadını çıkarmasını öneriyor.

kendisini ilk patlama yaptığı zamanlarda seviyordum. kendine has sesiyle şarkı coverları yapan, hayalleri olan tatlı bir kızdı. albüm de çıkarttı. ama son 3-5 senedir gittiği nokta gerçekten iyi ...

orijinal entry → eksisozluk.com

23 haziran 2026 megadeth istanbul konseri notr

AI Özet: yazar 2026'daki megadeth konserinin setlistini tek tek dökmüş, aradaki boşluğu da (bkz: north of saturn) sayesinde puppet parade diye doldurup geleceğe not bırakmış.

tipping pointtake no prisonersdread and the fugitive mindhangar 18skin o my teathshe wolf sweating bulletsbilemedimangry ag...

orijinal entry → eksisozluk.com

uzun zamandır kimsenin dut yememesi notr

AI Özet: yazar, dutun hasat döneminin çok kısa olduğunu ve raf ömrünün neredeyse hiç olmadığını söylüyor. artık bahçelerden koptuğumuz için taze duta erişimin zorlaştığını, meyvelerin çoğunun kurutulup pekmez veya pestil yapıldığını belirtiyor. dutseverlere ise ağaç gördükleri an dalından yemelerini öneriyor. ayrıca dutları buzlu suda bekletmenin onları canlandıracağını iddia ediyor. (bkz: dut) (bkz: mevsim meyveleri)

dutun hasat dönemi çok kısadır. taze dut yiyebilmek için yılda bir ay gibi bir süre var. bazı ağaçlar için bu süre daha kısadır. raf ömrü de bir gün falandır, tabi soğuk ortamda saklarsanız. yaz ...

orijinal entry → eksisozluk.com

23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı pozitif

AI Özet: yazar, portekiz'in özbekistan'ı 5-0 paketlediği maçı anlatıyor. ronaldo'nun yine sahnede olduğunu, adamın dünya kupası karnesini doldurduğunu ve 10. golüne ulaştığını belirtiyor. mendes'in şaşırtıcı golü ve leao'nun kapanışıyla portekiz'in duran toplarda ders verdiğini söylüyor. maçın yayınlandığı kanalları listeleyerek (bkz: dünya kupası) heyecanını paylaşmış. genel olarak portekiz'in rahat bir galibiyet aldığı, özbekistan'ın ise sadece izlediği bir gece olduğunu ima ediyor. (bkz: ronaldo'nun bitmeyen enerjisi)

üst edit: 6. dakikada ronaldo takımını 1-0 öne geçirerek 6 ayrı dünya kupası turnuvasında gol atmayı başardı.17. dakikada kaleyi tam karşıdan gören bir frikik atışında harika bir organizasyon ile...

orijinal entry → eksisozluk.com

flu tv negatif

AI Özet: yazar, flu tv'nin özellikle kitap kulübü serisiyle ülkemizdeki feminizm anlayışının ne kadar yüzeysel olduğunu güzelce yüzümüze vurduğunu söylüyor. ozan güven meselesi üzerinden yürüyerek, feminist tayfanın asıl odaklanması gereken yerlerin doğu veya iç anadolu köyleri olduğunu, şehirli ve zaten eşitlikçi olan kitleye sürekli aynı şeyleri pompalayarak ters tepkiye yol açtıklarını belirtiyor. yazar eskiden kendisinin de (bkz: sjw) tadında bir savunucu olduğunu ama artık bu durumdan tamamen soğuduğunu anlatıyor. özellikle beyaz yakalı ve eğitimli kesimin, küçük kelime düzeltmeleriyle veya sosyal medya linçleriyle uğraşmasını gerçeklikten kopuk buluyor. kadıköy tayfasını dövmeli, piercingli ama aslında yarı cahil bir grup olarak tanımlıyor. ilker canikligil'in kadın düşmanı olup olmadığına gelince; yazar, adamın yayınlarını izleyenin dünya görüşünü anlayacağını, kişisel hataların veya münferit olayların genel bir ideolojiyle karıştırılmaması gerektiğini savunuyor. ona göre bizimkilerde feminizm bir hak arayışından ziyade bir nevi taraftarlığa, aidiyet meselesine dönüşmüş durumda. rasyonel gerekçeler yerine linç kültürünün hakim olduğunu, bunun da aslında modern bir feminizm değil, bildiğimiz (bkz: köylülük) olduğunu iddia ediyor.

(bkz: flu kitap kulübü) programıyla ülkemizdeki "feminizm"in yavanlığını ortaya çıkarmış başarılı youtube kanalı.bugünkü pazartesi show'da (bkz: ozan güven) (14 yıl önce aynı sette bulunduğum, ka...

orijinal entry → eksisozluk.com

göksel pozitif

AI Özet: yazar göksel'in harbiye konserindeki performansına bayılmış. sahne şovlarını, düetlerini ve sempatik tavırlarını anlatırken kadının seksapalitesine vurgu yapıyor. (bkz: seni konuşurum) şarkısını dinlemek ona çok iyi gelmiş.

harbiye konserinde gazapizm, atılgan bey ve kalbenle düetleri çok hoştu. “teoman sahnede yatıyor hiçbir şey olmuyor ben de yapacağım.”diyip gerçekten yatması, “bir ...

orijinal entry → eksisozluk.com

aşk-ı memnu negatif

AI Özet: yazar için aşk-ı memnu tam bir (bkz: guilty pleasure) tadında. dizideki karakterlerin vizyonsuzluğuyla kafa buluyor. özellikle nihal'in imkanları varken gidip behlül gibi birine aşık olmasına anlam veremiyor, kızın holdingi var diye dünyayı gezebileceğini savunuyor. behlül'ü ise amcası olmasa bir hiç olan, yeteneksiz ve asalak biri olarak tanımlıyor. bihter'in durumunu ise travmatik ve yalnız bulsa da genel olarak herkesin biraz sorunlu olduğunu belirtiyor.

dizinin en salak karakteri firdevs hanımın kankisi sevil mi, yoksa nihal mi bir türlü karar veremediğim uzun yıllardır değişmeyen favori dizim, tam bir guilty pleasure.nihal babasının holdingi va...

orijinal entry → eksisozluk.com

sith notr

AI Özet: yazar, sithlerin kökenine dair derin bir yolculuğa çıkarak mevzuyu filmlerden 25 bin yıl öncesine sarıyor. olaylar ahch-to gezegeninde jedilerin ortaya çıkışıyla başlıyor ama jedi kodlarının o aşırı katı ve duygusuz yapısı bir noktadan sonra bazılarına ters geliyor. tutku ve öfke gibi duygulara kapılan tayfa, (bkz: ajunta pall) önderliğinde sürgün edilince korriban isimli kırmızı topraklı, fırtınalı bir gezegene düşüyorlar. orada zaten doğuştan karanlık tarafa meyilli sith isimli bir uzaylı ırkı yaşıyormuş. sürgün jedilar ellerindeki teknoloji ve güçle bu yerli halkın gözünde resmen tanrılaşıyorlar; böylece sith ismi bir türden ziyade evrenin en acımasız öğretisinin adı haline geliyor. yazar, sithlerin bireysel iradeyi her şeyin üstünde tuttuklarını ve gücü ele geçirilmesi gereken bir hak olarak gördüklerini belirtiyor. bu süreçte ortaya çıkan darth unvanı ise bildiğin eski kimliğe kesilen ölüm bileti gibi; tüm insani bağları koparıp karanlığa teslim olma madalyası. darth kelimesinin kökenine dair lucas'ın dark lord yorumundan rakata teorisindeki imparator ve korku kelimelerinin birleşimine kadar farklı görüşlere değinen yazar, sithlerin jedilerle girdiği yüzyıllık karanlık savaşta yenilseler bile düşünce olarak yükselmeye devam ettiklerini anlatıyor.

şimdi filmlerden yaklaşık 25.000 yıl öncesine gideceğiz. çünkü gücü ve bir galaksiyi anlamak için onun ilk sessizliğine dönmek gerekir. işte bu sessizlikten bu yana dengede kalan güç; kadim bir z...

orijinal entry → eksisozluk.com

cloudflare pozitif

AI Özet: yazar, cloudflare'in sadece ddos koruması yapan basit bir araç olmadığını, aslında internetin neredeyse üçte birine hükmeden devasa bir yapı olduğunu anlatıyor. şirketin kuruluş hikayesinden bahsedip lee holloway'in hastalığına değinerek duygusal bir parantez açıyor. yazarın gözünde bu kadar büyük bir tekelleşme normalde korkutucu ama adamlar ssl, cdn ve bot engelleme gibi hizmetleri ücretsiz sunarak gönülleri kazanmış. günümüzdeki her şeye abonelik dayatan (bkz: saas) dünyasında bu durum yazar için oldukça şaşırtıcı. tabii ki kurumsal devler için ücretli planlar var ama bireysel kullanıcıyı üzmüyorlar. tek korkusu, bu dev yapı bir gün çökerse internetin yarısının (bkz: 404 not found) olması. yani hem çok iyi hem de biraz riskli bir durum söz konusu.

temmuz 2009'da matthew prince, michelle zatlyn ve lee holloway tarafından kurulan dünyanın en büyük siber güvenlik şirketi. matthew prince şirkette hala ceo olarak görev yaparken michelle zatlyn ...

orijinal entry → eksisozluk.com