09 Nisan 2026

dünün en beğenilen entry'leri

45 entry

🧠 günün özeti

bugün debe'de entelektüel tartışmalar, tarihsel analizler ve kişisel gözlemlerle dolu oldukça zengin bir hava hakim. bir yandan caligula'nın borderline vakası olduğu iddiaları ve norbert elias'ın utanç duygusu üzerine sosyolojik yaklaşımları (bkz: öz-denetim) dikkat çekerken, diğer yandan türkçenin matematiksel derinliği ve bilgisayar kelimesinin etimolojik kökenleri (bkz: computer) üzerine kafa yorulmuş. dijital dünyada sansürle mücadele edenlerin stremio'ya yönelmesi (bkz: setup) ve one piece evrenindeki büyük kıta teorileri (bkz: skypiea) gündemi hareketlendirmiş. ayrıca askeri disiplinden liyakat sorunlarına, antik müzik ritimlerinin nörobilimle ilişkisinden (bkz: nörobilim) alperen şengün'ün sahadaki dominant performansına (bkz: alperen şengün) kadar çok geniş bir yelpazede, hem eleştirel hem de hayranlık dolu içerikler ön plana çıkmış.

bir insanın sizi sevmediğini nasıl anlarsınız negatif

AI Özet: yazar, sevgi mevzusunda kendi terazisini kurmuş; karşı tarafın yaptıklarını kendisi yapıp yapmayacağına bakıyormuş. eğer cevap hayırsa (bkz: kaç kurtul) moduna giriyor. ona göre gerçek sevgi, güneşli günlerde değil, işler sarpa sardığında belli olur. yani yanındaki kişiyle takım mı yoksa rakip mi olduğunu anlamak kritik diyor.

her insanın bir 'tamam mı devam mı' eşiği vardır. bu eşiği kimileri keşfeder ve kullanır, kimileri öteledikçe öteler ve cevabını başından bildiği soruları sormaz, kimileri de ömrünce bulamaz.beni...

orijinal entry → eksisozluk.com

döküm demir tava negatif

AI Özet: yazar mutfak şefiymiş ama ülkede ekipman fiyatları ve tedarik süreçleri yüzünden hafiften sinir krizi geçiriyor. yurt dışındaki ucuz ürünlerin burada fahiş fiyatlara satılmasından ve saçma distribütör şartlarından dert yanıyor. (bkz: hayat pahalılığı) genel olarak sosyal yapıların hobi ve keyif almayı engellediğini savunuyor.

tezer özlü bu ülke bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi demişti. gerçekten de insan bazen öyle hissediyor.ben mutfak şefiyim. geçen gün bir termometre baktım; türkiye’de 23 bin tl, yurt...

orijinal entry → eksisozluk.com

mircea lucescu negatif

AI Özet: yazar, lucescu'nun türkiye'deki serüveninin yerli basın yüzünden nasıl heba olduğunu anlatıyor. adam galatasaray'ı şampiyon yapmışken bazı medya figürlerinin etkisiyle gönderildiğini, bunun da büyük ayıp olduğunu belirtiyor. sonra beşiktaş'a gidip efsane bir takım kurduğunu ve gs'yi yenerek şampiyon olduğunu söylüyor. ancak orada da basınla, özellikle ahmet çakar'la yaşadığı polemikler sonrası kovulduğunu savunuyor. yazara göre yerli hocalar önünde eğilenler, yabancı hocalara karşı (bkz: aslan kesilmek) moduna girmişler. adam ukrayna'ya gidip shakhtar ile dünyayı titretmiş, kupa üstüne kupa almışken bizde değer görmemiş. özetle türk futbolunun büyük bir fırsatı tepmiş olduğunu ve lucescu'nun zirvedeki kariyerinin bizde karşılığının olmadığını vurguluyor.

2000-2001 ve 2001-2002 sezonunda galatasaray'ı çalıştırdı. 2001-2002 sezonunda, galatasaray'ı lig şampiyonu yapmıştı. hıncal uluç, başta olmak üzere yerli basın mircea lucescu'yu, fatih terim gel...

orijinal entry → eksisozluk.com

stremio pozitif

AI Özet: yazar, stremio'yu öyle bir kuruyormuşsun ki artık netflix, prime video veya apple tv+ gibi platformlara para bayılmaya gerek kalmıyormuş. mevzu aslında basit ama kurulum aşaması biraz (bkz: uğraştırıcı) görünüyor. yazar diyor ki, yarım saatinizi ayırıp şu adımları izlerseniz hayatınız değişir. olay tamamen doğru eklentileri ve api anahtarlarını toplamakla ilgiliymiş. öncelikle bir stremio hesabı açıp yanına real debrid gibi ücretli bir debrid sağlayıcısı eklemek gerekiyormuş; çünkü işin sırrı burada yatıyormuş. ardından trakt, tmdb ve tvdb gibi servislerden ücretsiz hesaplar açıp api key'leri tek tek not almanız lazım. yazar, stremio'nun kendi içindeki gereksiz eklentileri temizleyip her şeyi iki ana eklenti üzerinden yönetmenizi öneriyor. özellikle aio streams ve metadata ayarlarıyla uğraşıp, verilen şablon dosyalarını ve json konfigürasyonlarını sisteme girmeniz gerektiğini belirtiyor. yani öyle "kurayım da hemen izleyeyim" tarzı bir şey değil, önce bir (bkz: setup) yapmak gerekiyor. sonuçta tüm bu karmaşık api girişleri ve şablon yüklemeleri bittiğinde, elinizde devasa bir dijital kütüphane oluşuyor. kısacası yazar, biraz teknik uğraşla tüm abonelikleri çöpe attıracak bir rehber sunuyor.

yarım saatinizi ayırıp stremio'yu hakkını vererek etkili şekilde kullanmak için aşağıdaki guide'ı (ingilizce) takip edebilir ve netflix, hbomax, primevideo, apple tv+, vb. aboneliklerinizi sonlan...

orijinal entry → eksisozluk.com

ibrahim tatlıses'e haksızlık yapılması negatif

AI Özet: yazar diyor ki sesin ne kadar güzel olursa olsun yaptığın kötülükler ve kul hakları her şeyi yerle bir eder. sanatçı diye her şeye göz yumulmasına karşı çıkıyor, (bkz: imparator) havalarının artık sökmediğini ve kişinin kendisini düzeltmesi gerektiğini belirterek ibretlik bir durum olduğunu söylüyor.

sesiniz çok güzel ve çok ünlü biriyseniz bu sizin her türlü kötülüğü yapacağınız anlamına gelmiyor.sesi iyimiş yorumu iyiymiş eeee ne yapalım abi o zaman her sesi mükemmel olarak her türlü kötülü...

orijinal entry → eksisozluk.com

işe yarar ios uygulamaları pozitif

AI Özet: yazar, ios kullanıcıları için batarya ömrünü uzatacak ve cüzdanı koruyacak çok sağlam bir taktik veriyor. mevzu şu; telefonlar sürekli baz istasyonuyla iletişim kurmaya çalıştığı için, özellikle şebekenin az çektiği yerlerde cihaz hem ısınıyor hem de şarjı sömürüyor. yazar diyor ki, eğer vaktinizin çoğunu wi-fi olan ev veya ofis gibi yerlerde geçiriyorsanız, telefonu uçak moduna alıp wi-fi'ı açın ve vowifi özelliğini aktif edin. böylece telefon boş yere şebeke arayıp pilini tüketmez. (bkz: üşengeçlik)le mücadele etmek için de bunu ios otomasyonlarıyla otomatiğe bağlamanızı öneriyor; yani wi-fi görünce şebekeyi nadasa bırakan, kopunca tekrar açan bir sistem kurun diyor. bu yöntemle şarj tasarrufu %15'lerden %40'lara kadar çıkabiliyormuş. ayrıca işin bir de yurt dışı boyutu var; uçak modu ve wi-fi ile yapılan vowifi aramaları operatör tarafından türkiyedeymişsiniz gibi algılandığı için roaming ücretlerinden kurtulup paketinizdeki dakikaları kullanabiliyormuşsunuz. hem ses kalitesi artıyor hem de operatörlerin yüksek faturalarına karşı bir önlem alınmış oluyor. özetle yazar, teknik bir hileyle hem pil ömrünü uzatmayı hem de bedava görüşme yapmayı vaat ediyor.

panpanız size efso bir şey daha getirdi. ios telefonunuza bir otomasyon tanımlıcaz sarjınız bi daha bitmicek;) normalde bu rehberi dün yazmıştım ama meşhur "çiftleşmek isteyen yazarlar veritabanı...

orijinal entry → eksisozluk.com

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler notr

AI Özet: yazar diyor ki, şu genel geçer ansiklopedik bilgilerle ufuk açmaya çalışmayı bırakalım, asıl mevzu gerçeklik algımızı yerle bir eden kavramlar. ilk olarak umwelt olayına giriyor; hani biz dünyayı olduğu gibi gördüğümüzü sanıyoruz ya, aslında sadece biyolojik donanımımızın izin verdiği kadarını görüyoruz. yani evrenin tamamı değil, sadece bize sızan küçücük bir simülasyonu izliyoruz. köpekler kokuyla, yarasalar sesle dünyayı kurarken biz sadece kendi dar filtremizle takılıyoruz. (bkz: biyolojik kısıtlılık) sonra gell-mann amnezi etkisinden bahsediyor ki burası tam bir tokat. uzman olduğumuz bir konuda medyanın ne kadar cahilce yazdığını görüp sövüyoruz, ama hemen ardından hiç anlamadığımız bir konudaki habere "vay be ne doğru demişler" diye sorgusuz sualsiz inanıyoruz. kendi cehaletimizi unutup tekrar manipülasyona açık hale geliyoruz. son olarak hipernormalizasyon kavramını anlatıyor. sistem çökmüş, herkes bunun farkında ama kimse alternatif bir yol hayal edemediği için herkes rol yapmaya devam ediyor. yani herkes yalan söylediğini biliyor, karşıdakinin de bildiğini biliyor ama düzen öylece saçma sapan şekilde işlemeye devam ediyor. özetle yazar, dünyayı gördüğümüz pencerenin aslında ne kadar kirli ve dar olduğunu hatırlatıyor.

bu başlığın altındaki o meşhur "aslında kelebeklerin ömrü 1 gün değildir" ya da "okyanusların sadece %5'ini keşfettik" tarzı ansiklopedik fast-food bilgilerini bir kenara bırakalım.gerçekten "ufu...

orijinal entry → eksisozluk.com

manuel neuer pozitif

AI Özet: yazar diyor ki manuel neuer diğer kalecilere fark atıyor, açı kapatma konusunda (bkz: ders niteliğinde) bir performans sergiliyor.

adı geçen kalecilerle rakip bile değil. düşüş dönemi hiç olmadı ve iyi kaleciyi tanımlamak için a...

orijinal entry → eksisozluk.com

entelektüel kadın bulmanın oldukça zor olması negatif

AI Özet: yazar, çevresindeki insan profillerinden yola çıkarak aslında entelektüel kadın bulmanın değil, entelektüel erkek bulmanın çok daha zor olduğunu iddia ediyor. kadınların yıllardır kendilerini kanıtlama çabasıyla okuyan, gezen ve merak eden bir yapıya büründüğünü, buna karşın erkeklerin bir nevi gerileme sürecine girdiğini belirtiyor. özellikle kitap okuma oranlarında kadınların ezici üstünlüğü olduğunu, erkeklerin ise genellikle yüzeysel içeriklerle yetindiğini söylüyor. (bkz: tarih bilmek) konusuna gelince, erkeklerin sadece tank modellerini bilmeyi tarihçilik sanmasına bayağı gülüyor. gastronomi ve sosyoloji gibi alanlarda kadınların daha önde olduğunu, felsefe ve spor gibi konularda ise erkeklerin hala ağırlığını koruduğunu gözlemliyor. asıl bombayı ise sonda patlatıyor; entelektüel kadınların hem zihinsel olarak donanımlı hem de duygusal emek verebilen, hayatı daha derli toplu kişiler olduğunu savunuyor. yani hem bakımlı hem de donanımlı kadınlar varken, aynı paketi erkeklerde bulmanın neredeyse imkansız olduğunu düşünüyor. kendisinin de bakımlı ve süslü biri olması sebebiyle bazen entelektüelliğinin sorgulandığını ama bunun saçmalık olduğunu ekleyerek durumu özetliyor. (bkz: entelektüel kadın)

çalıştığım alanın da avantajıyla olsa gerek, entelektüel kadın ve erkeklerle çevriliyim. "mış gibi" yapanı da çok tabii, inkar edemem, ama şov peşinde olmayıp gerçekten sürekli kendini geliştiren...

orijinal entry → eksisozluk.com

kilo vermek isteyenlere tavsiyeler pozitif

AI Özet: yazar, 36 bedenle 46 beden arasında gidip gelmiş biri olarak, kilo vermek isteyenlere zekalarına hakaret etmeyen tavsiyeler veriyor. doktor olmadığını, kendi deneyimlerinden yola çıkarak yazdığını ve tıbbi bir tavsiye olmadığını, sorumluluk kabul etmediğini özellikle belirtiyor. öncelikle, spor yapmadan da kilo verilebileceğini, hatta kendisinin de bu şekilde çatır çatır kilo verdiğini söylüyor. bu işin büyük kısmının mutfakta bittiğini vurguluyor. ancak fit görünmek, sarkmamak ve yaş ilerledikçe kas kütlesini korumak/artırmak için sporun önemli olduğunu belirtiyor. yani sporun zayıflamak için değil, dinç olmak ve güçlenmek için yapılması gerektiğini savunuyor. eğer çocukluktan beri kiloyla uğraşıyorsanız ve (bkz: yo-yo diyet)lerle bir zayıflayıp bir şişmanlıyorsanız, her şeyi bırakıp önce konuyu içerden çözmeye odaklanmanızı öneriyor. yazar, obez olmayı bile deneyimlediğini ve bu sürecin asıl meselenin "neden yemek yediğimiz" sorusunda gizli olduğunu anlamasını sağladığını belirtiyor. eğer yemek, alamadığınız sevginin yerini tutuyorsa, o kiloların gitmeyeceğini, gitse bile geri geleceğini çünkü sevgi ihtiyacının bitmeyeceğini ve yemeklerin yine löp löp yuvarlanacağını ifade ediyor. yemekle ilişkinizi düzeltmenin önemine dikkat çekiyor ve bu süreçte kilo almanın bile bir iyileşme dönemi olabileceğini söylüyor. terapi desteği almanın şahane olacağını, öz şefkat ve (bkz: mindfulness) çalışmaları yapmanın faydalı olacağını belirtiyor. vücutla savaşmak yerine onunla birlikte ilerlemeyi öğrenmenin uzun zaman aldığını, sürekli kendi üstüne yürümenin (bkz: akıncı birliği) gibi "kahrol düşman, al sana bomba" der gibi spor veya diyet yapmanın kortizol hormonunu coşturduğunu ve bunun da kilo verememeye, sporun bazen ters tepmesine ve vücudun zarar görme riskine yol açtığını açıklıyor. kilolu halini anlayarak başlamanın zorunlu olduğunu, kimsenin tembellikten veya aptallıktan şişman olmadığını vurguluyor. iğrenç endüstri diliyle travmatize olmuş bedene sevgi gösterilmesi gerektiğini, kilolu olmanın ya fiziksel ya psikolojik ya da ikisinin kombinasyonu sebepleri olduğunu, bunların bahane değil haklı sebepler olduğunu belirtiyor. tüm kan ve hormon testlerinin yaptırılmasını tavsiye ediyor. özellikle kadınlarda alt ve üst beden arasında belirgin beden farkı varsa, bir kalp damar cerrahına giderek kasıktan damarlara baktırılmasını, (bkz: lipödem) veya (bkz: lenfödem) ihtimalinin olabileceğini belirtiyor. spor salonunda asla utanılmaması, mahcup hissedilmemesi ve (bkz: fat shaming) yapanların gözünün yaşına bile bakılmaması, derhal ağızlarının payının verilmesi gerektiğini söylüyor. kendisi için sağlıklı bir adım atmaya giden, hayatını değiştirme iradesi gösteren birinin hikayesini ve nelerle savaştığını bilmeyen bazı hanzo trainer'ların etrafta gezdiğini belirtiyor. kimsenin kilonuzla ilgili kötü hissettirmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguluyor. destekleyen, çabayı onurlandıran, hikayeye yargıyla değil merakla yaklaşan pırıl pırıl hocalar olduğunu, onları bulup onlardan yardım istenmesi, ilham alınması, neler yaptıkları ve nasıl beslendikleri hakkında sorular sorulması gerektiğini ifade ediyor. kendiyle kavgası olmayan insanların başkalarını aşağıya çekmeye çalışmayacağını, kendisinin de fıstık gibi kızlar tarafından yargılanmaktan çekindiğini ancak en güler yüzlü ve tatlı olanların hep onlar olduğunu ironik bir şekilde belirtiyor. son olarak, protein konusunun biraz karışık olduğunu, bazı uzmanların mevcut kiloyla eşit protein alınması gerektiğini söylediğini belirtiyor. yani 90 kiloysa... (burada entry kesiliyor)

gelin size 36 bedenle 46 beden arası gezinmiş bir kadın olarak, zekanıza hakaret etmeyen bir şeyler söyleyeyim. doktor değlim, damdan düşen vatandaş olarak yazıyorum dolayııs ile tıbbi tavsiye de...

orijinal entry → eksisozluk.com

amerika iran savaşı negatif

AI Özet: yazar, amerika ve iran arasındaki gerginlikten yola çıkarak aslında milli kimlik ve kültür meselesine kafa yormuş. ona göre arap islam kültürü etkisine girip kendi benliğini yitiren toplumlar, ilk sarsıntıda darmadağın oluyor. burada türklerin ve perslerin (iranlıların) durumuna dikkat çekiyor; bu iki milletin tarih boyunca defalarca yıkılma tehlikesi yaşamasına rağmen milli şuurunu koruduğunu, (bkz: araplaşma) sürecine girmediğini savunuyor. yazar, milliyetçiliğin sadece fransız devrimiyle gelen bir kavram olmadığını, dil ve ortak tarih gibi derin kodlarla ilgili olduğunu belirtiyor. özellikle son 25 yıldır türkiye'de din üzerinden yürütülen politikaların, ülkeyi suriye veya libya gibi milliyetsiz bir yapıya dönüştürme riski taşıdığını iddia ediyor. selçuklu ve osmanlı'nın başarısını dine bağlayanlara karşı çıkıp, göktürkler ve hunlar örneğiyle milli kimliğin önceliğini vurguluyor. sonuç olarak, bölgedeki emperyalizmin yanı sıra kültürel asimilasyonun da tehlikeli olduğunu söylüyor ve bu savaşın iran lehine bitmesini dilediğini ekliyor.

bu savaş ne zaman biter, kimin lehine sonuçlanır, onu zaman gösterecek.ben bu savaş vesilesiyle başka bir hususa değineceğim. arap islam kültürü etkisiyle tarhi ve milli benliklerini yitirmiş mil...

orijinal entry → eksisozluk.com

saldıray berk pozitif

AI Özet: yazar, saldıray berk'in tam anlamıyla askerlik için doğmuş bir karakter olduğunu söylüyor. adamın özgeçmişi zaten şaka gibi; selimiye'den başlayıp akademiye kadar tüm basamakları tıkır tıkır çıkmış, 47 yaşında orgeneral olmuş. hem disiplin abidesiymiş hem de her rütbeden askerle iletişim kuran, halktan biriymiş. yazarın anlattığına göre berk bey, daha 2008'lerde siyasi tercihlerini ve eleştirilerini çok sert bir dille dile getirdiği için hedef tahtasına oturmuş, hatta başbakanla ilgili ifadeleri yüzünden hapis cezası almış ama yatmamış. asıl olaylar 2010'da kopmuş. fetö bağlantılı savcılar onu ifadeye çağırmış ama adam bildiğin (bkz: rambo) moduna girip "erkekseniz gelin alın" diyerek telefonu kapatmış. yazar, berk'in bu dik duruşunu ve ardından gelen olayları anlatırken bayağı heyecanlanmış. adamın yakınları gözaltına alınca erzincan sokaklarında araçlarla gövde gösterisi yapması, duruşma saatinde erzurum adliyesi üzerinde f-16 uçurması falan tam bir aksiyon filmi gibi. sonradan firar eden savcıların itiraflarıyla da aslında tüm bunların berk'in genelkurmay başkanı olmasını engellemek için kurgulanmış bir operasyon olduğu ortaya çıkmış. yazar, böyle gözü kara ve cesur bir askerin bir daha gelmeyeceğini savunuyor.

selimiye askerî ortaokulundan, kuleli askerî lisesinden, kara harp okulundan ve kara harp akademisinden mezun olup 47 yaşında general olarak her rütbede sadece 4 yıl görev yaparak orgeneral olan ...

orijinal entry → eksisozluk.com

8 nisan 2026 göztepe galatasaray maçı negatif

AI Özet: yazar, rakip takımın şikayetlerini saçma buluyor; gollerin temiz olduğunu savunup kötü oyunu kabul etse de karşı tarafın (bkz: yüzsüzlük) yaptığını söylüyor.

şampiyon yapılmak istenen takıma karşı klasik bir maçmış bir gerizekalıya göre. oğlum daha 3 gün önce uyduruk pen...

orijinal entry → eksisozluk.com

caligula negatif

AI Özet: yazar, caligula'nın hayatını bir dosya açar gibi sahne sahne anlatıyor. küçükken babasının yanındaki o şirin asker çizmeleriyle (bkz: caligula) takılan çocuğun, imparator olduktan sonra nasıl bir şaşkınlığa dönüştüğünü belirtiyor. başlangıçta herkesi mutlu eden, para dağıtan efendi bir tipken, ağır bir hastalık sonrası ruhsal dengesini tamamen kaybettiğini savunuyor. yazarın gözünde bu adam artık sadece bir yönetici değil, senatoyu dekor olarak kullanan ve sınırları zorlayan bir deneyci. kendini tanrı ilan etmesi, heykeller diktirmesi ve insanları aşağılamasıyla çıtayı arşa çıkarmış. yazar, bunun narsisizmden ziyade bir borderline vakası olduğunu düşünüyor. meşhur atı incitatus'u konsül yapma mevzusuna gelince, olayın atın makama gelmesinden ziyade, insanların buna itiraz edemeyecek kadar korkutulmuş olmasıyla ilgili olduğunu söylüyor. şiddeti ve infazları bir çeşit can sıkıntısı giderme yöntemi olarak kullandığını, rastgelelik hissiyle herkesi diken üstünde tuttuğunu ifade ediyor. yazara göre caligula aslında deli değil, sadece diktatörlüğün kitabını yazan ve sistemin boşluklarını görünür kılan biri. sonunun da kendi korumaları tarafından getirilmesini, sistemin kendini temizleme refleksi olarak yorumluyor.

ekşi sözlük romalılar platformu iftiharla sunar: caligula.rar'ı açıyoruz. bu dallamanın hikâyesi kronolojik ilerlemiyor da sahne sahne akıyor gibidir biraz. babası germanicus, halkın sevgilisi, b...

orijinal entry → eksisozluk.com

yalçın küçük pozitif

AI Özet: yazar, yalçın küçük'ün vefatının ardından farklı kesimlerin onu anmasını oldukça ilginç buluyor. adamın hem solcular hem de kemalistler tarafından sahiplenilmesini, buna rağmen bazı çevrelerce (bkz: mit) suçlamalarına maruz kalmasını anlatıyor. yazara göre kendisi düzene boyun eğmeyen, üretken bir devrimciymiş.

kck yalçın küçük için vefat mesajı yayınlamış. yalçın küçük kemalistler (yöncüler) tarafından da sahiplenildi. bunun yanında sol örgütlerin neredeyse tamamı yalçın küçük'ü andı. öyle büyük bir de...

orijinal entry → eksisozluk.com

karacaoğlan pozitif

AI Özet: yazar, karacaoğlan'ın hem sazın hem de sözün sultanı olduğuyla başlayıp mevzuya giriyor. yaşar kemal'in anlatımlarından ve bazı efsanelerden yola çıkarak adamın nasıl bir figür olduğunu anlatmış. özellikle deli hüseyin'le olan diyaloğu ve sazına olan tutkusu yazarın bayağı hoşuna gitmiş. araya türküler serpiştirmiş, özellikle (bkz: sunayı da deli gönül sunayı) türküsüne ayrı bir parantez açmış. gülay sezer'in yorumunu çok sevdiğini, sesinin duruluğunun insanı etkilediğini belirtiyor. suna kelimesinin sadece güzellik değil, bir yakınlık ifadesi olduğunu; kendi büyük dedesinin de ona hep suna dediğini anlatarak konuyu kişiselleştirmiş. işin akademik kısmına gelince, yazar karacaoğlan'ın 17. yüzyılda yaşadığına dair genel kanıyı paylaşıyor ama 16. yüzyıl diyenlerin de olduğunu ekliyor. adana'nın bahçe ilçesindeki varsak köyünde doğduğu, türkmen olduğu ve babasının kara ilyas olduğu gibi detayları vermiş. lakabının sayıloğlu olduğunu da belirterek şairin kimliğine dair ipuçlarını sıralamış. küçük yaşta babasını kaybedip osman ağa tarafından büyütüldüğünü söyleyerek adamın hayat hikayesine dair bildiklerini dökmüş. özetle yazar, karacaoğlan'ı hem duygusal hem de tarihsel bir perspektiften ele almış.

sözün sultanı sazın sultanı.. derler. karacaoğlan için boşuna söylenmemiş.yaşar kemal, üç anadolu efsanesi'nde karacaoğlan için sözün sultanı sazın sultanı demiş. ne güzel söylemiş.. tam karacaoğ...

orijinal entry → eksisozluk.com

the boys (dizi) negatif

AI Özet: yazar, the boys dizisinin final sezonundaki sansür olaylarına bayağı kilitlenmiş. prime video türkiye'nin, karakterin inançsızlık beyan ettiği basit bir cümleyi bile tamamen yok etmesine şaşırıyor. dizinin zaten genel konsepti rahatsız etmek üzerineyken, bir "inanmıyorum" ifadesinin bile sansürlenmesini çok absürt buluyor. (bkz: sansür) eski sezonlardaki seks sahnelerinden sonra şimdi de düşünce sansürüne denk gelince, platforma para vermek yerine stremio'ya kaçtığını belirtiyor.

final sezonu ilk iki bölümü itibariyle gelmiş bulunuyor. devamı da haftalık yayınlanacak. prime video türkiye yine şaşırtmamış ve bizi sansürden esirgememiş. dizide geçen şu replik:“i don't belie...

orijinal entry → eksisozluk.com

şaka maka yazılım sektörünün bitmiş olması notr

AI Özet: yazar, sektördeki kıyamet senaryolarına karşı 50 yıllık tecrübesiyle ortaya çıkıp sakinleşin diyor. yazılımın bitmediğini, sadece evrim geçirdiğini savunuyor. eskiden visual basic veya delphi çıktığında da benzer korkular yaşandığını, herkesin kod yazabileceği sanıldığını ama sonunda ortaya çıkan (bkz: spagetti kod) yığınları yüzünden yine mühendislere muhtaç kalındığını hatırlatıyor. yazara göre araçlar teknik işleri kolaylaştırsa da düşünsel zorlukları, yani işin mantığını çözemiyor. asıl mevzunun kod yazmak değil, ne istediğini bilmek ve o şirkete özel mikro kuralları yönetmek olduğunu belirtiyor. üniversite diplomasının yetmediği, işin mutfağında pişmek gerektiği kısmına vurgu yapıyor. son dönemde yapay zekayı test ettiklerini, hiç deneyimi olmayan birinin bile şaşırtıcı derecede iyi sonuçlar aldığını anlatıyor. yapay zekanın eksikleri tamamlaması ve kendi kendine öğrenmesi ürkütücü gelse de, burada kritik bir nokta var: kodu yazdıran kişi ne yaptığını bilmiyor. yazar, mikro kurallara hakim olmadan üretilen bu sentetik kodların gelecekte yine büyük bir karmaşaya yol açacağını, yani tarihin tekerrür edeceğini öngörüyor. kısacası yazılım bitmiyor, sadece yeni bir (bkz: kaos) dönemine giriyoruz diyor.

açılın, ben 50 yaşında dinozor bir çözüm üreticisiyim. ihtiyaç anında yazılım geliştirdiğim de oldu evet. yüzbinlerce satır kodum dünyanın çeşitli fabrikalarında çalışmaya devam ediyor. yazılım b...

orijinal entry → eksisozluk.com

hayat pozitif

AI Özet: yazar diyor ki hayat bize şöyle küçük, huzurlu bir köşe ayırsın. sevdikleriyle basit şeylerden mutlu olmak, el ele susmak veya bir şarkıyı paylaşmak istiyor. (bkz: romantizm) kısaca sevdiği kişinin yanında olmanın verdiği o basit ama derin huzura denk bir yer arıyor.

bize bir yer ayır hayat. içinde sevdiklerimiz ve biz olalım. basit zevklerimiz olsun. kapı önlerinde saatlerce konuşabilelim ya da yollarda elini tutup saatlerce susabilelim.bize bir yer ayır hay...

orijinal entry → eksisozluk.com

sarhoşluğu en güzel içki pozitif

AI Özet: yazar cine'nin en temiz sarhoşluğu verdiğini, ne meze istediğini ne de sabah ağrı yaptığını söyleyip (bkz: mışıl mışıl uyumak) öneriyor.

tüketmeyenlerin asla anlayamayacağını biliyorum ve kesinlikle en temiz sarhoşluk kesinlikle cin...

orijinal entry → eksisozluk.com

düş sokağı sakinleri pozitif

AI Özet: yazar, grubun aslında çok popüler olduğunu düşünüyor ve insanların nasıl bilmediğine şaşırıyor. sevdan bir ateş gibi kült şarkıları sayıp geçiyor. grup dağılınca murat yılmazyıldırım ve murat çelik'i ayrı ayrı takip etmeye başlamış, ikisinin de solo işlerini çok beğeniyor. (bkz: murat yılmazyıldırım) ile ilgili 2007'deki eskişehir konserindeki trans halini anlatırken bayağı etkilenmiş. son konsere ise ailevi sebeplerle gidememiş ama ikisini tekrar beraber dinlemeyi çok istiyor. adamların tek derdi müzik yapmak, tam birer sanatçı olduklarını belirtiyor.

ben çok dinlediğim için midir bilmiyorum bana çok bilinen bir grup gibi gelirken bilmeyenlerin olduğu söylenince garip geliyor. nasıl bilmezsiniz, sevdan bir ateş, kan revan içindeyim, sen yine s...

orijinal entry → eksisozluk.com

aselsan negatif

AI Özet: yazar, kurumun işe alım kriterlerinin yetersizliğinden ve içerideki liyakatsizlikten dert yanıyor. üniversite veya dil gibi detayların önemsiz olduğunu savunanlara karşı çıkıp, yüksek maaşlar alıp düşük verimle çalışan (bkz: atm memuru) kitlesine dikkat çekiyor. sadece parça tasarlamanın veya rulman seçmenin mühendislik olmadığını, asıl meselenin vizyoner ve oyun değiştirici teknolojiler üretmek olduğunu belirtiyor. bazı üniversite mezunlarının performansının yetersiz kaldığını, nato sistemleri olmasa durumun vahim olduğunu iddia ediyor. youtube videolarındaki görkemli tanıtımlara kanmamak gerektiğini söylüyor. yine de içeride gerçekten çalışan ve hak eden küçük bir azınlık olduğunu, ancak bu kişilerin de durumu görüp yurt dışına kaçtığını ekleyerek konuyu bağlıyor.

öncelikle #171968629 ilgili entry'im için çok fazla küfür gelmiş. teşekkürler kardeşlerim. özellikle yks ye, üniversiteye, ortalamaya, yabancı dile vs. takılmamalı kurumlar diyen olmuş. adamın sa...

orijinal entry → eksisozluk.com

avatar fire and ash notr

AI Özet: yazar, sözlükteki gençlerin james cameron'ın paraya ihtiyacı olduğu için avatar serisine devam ettiğini düşünmelerine hafiften takılıyor. ona göre olay tamamen para değil, bir (bkz: legacy) meselesi. cameron'ın zaten kendiyle yarıştığını, adamın sualtı dünyasına ve tarihe karşı hastalık derecesinde bir saplantısı olduğunu belirtiyor. adamın mariana çukuru'na kadar inen tutkusunu, çektiği belgeselleri ve titanic sürecini örnek göstererek, yeni filmlerdeki sualtı detaylarının aslında bu kişisel takıntının bir sonucu olduğunu söylüyor. yazara göre cameron yeni hikayeler peşinde koşmuyor, elindekini kusursuzlaştırmaya çalışıyor. bunu anlatırken steinway ve fender gibi markaların yıllardır aynı şeyi mükemmelleştirmesi üzerinden güzel bir benzetme yapıyor. yani mevzu senaryonun derinliği değil, anlatım biçiminin zirveye taşınması. ayrıca işin ekonomik boyutuna da değiniyor; sinema endüstrisinin güvenli limanlara, yani kazanan 11'e ihtiyacı olduğunu savunuyor. şirketlerin ellerindeki bu devasa "nakit ineği"ni sağmaya devam edeceğini, sektörün de bu milyar dolarlık standartlara muhtaç olduğunu ifade ediyor. özetle yazar diyor ki, adam parayı zaten buldu ama hem kendi standartlarını yükseltmek istiyor hem de sistem böyle dönüyor.

bazen sözlükteki gençlerin naifliği çok hoşuma gidiyor. dünya'ya öyle tatlı, pembiş bir pencereden bakıyorlar ki, lan keşke ben de böyle olabilsem diyorum. mesela james cameron'ın paraya mı ihtiy...

orijinal entry → eksisozluk.com

7 nisan 2026 israil konsolosluğu'nda çatışma notr

AI Özet: yazar, olayın israil konsolosluğuyla değil doğrudan polisle ilgili olduğunu savunuyor. yapı kredi plaza'yı avucunun içi gibi bildiğini belirterek, saldırganların rotasının konsolosluğa değil özellikle polislerin beklediği noktaya yönelik olduğunu iddia ediyor. harita üzerinden detay verip, konsolosluğa girmek isteyen birinin polis otobüsleriyle çatışmasına gerek olmadığını, girişlerin farklı yönlerde olduğunu anlatıyor. yani olay tamamen planlı bir polis hedeflemesi şeklinde yorumlanmış. (bkz: detaylar) ayrıca minibüsün altından ateş ederek saldırganı etkisiz hale getiren polisin performansına bayılmış, adamın madalya alması gerektiğini düşünüyor. genel olarak plazada çalışanların düzgün insanlar olduğunu ekleyip, can kaybı olmadan sürecin atlatılmasına sevindiğini belirtiyor. (bkz: taktiksel hata)

bakın bu israil konsolosluğuna değil, doğrudan polise yapılmış bir saldırı. israil konsolosluğu'nun önünde bekleyen polise saldırılması durumu değiştirmiyor. israil veya konsolosluk hedeflenmemiş...

orijinal entry → eksisozluk.com

kademeli emeklilik sistemi negatif

AI Özet: yazar diyor ki bu işler mantıkla değil, tamamen anketlerle yürür. eyt örneğini vererek, seçim yaklaştığında ve rakamlar kötü geldiğinde her şeyin bir gecede değişebileceğini belirtiyor. kademeli emekliliğin sadece bir istek değil, anayasal bir hak olduğunu savunuyor. (bkz: anket partisi) durumuyla iktidarın reflekslerini analiz eden yazar, muhalefetin baskısıyla konunun tekrar gündeme geleceğini düşünüyor ve insanlara umut aşılıyor.

o iş öyle olmaz kardeşim.üzülerek söyleyeceğin ve hükümete yakın kaynaklarla da doğrulanacak bir durum değil bu.tek bir kişinin ağzına bakar.eyt yi de defalarca mümkün değil, bütçe kaldırmaz diye...

orijinal entry → eksisozluk.com

one piece pozitif

AI Özet: yazar, one piece'in ne olduğuyla ilgili popüler bir teori üzerinden kafa yormuş. ona göre mevzu aslında isminde gizli; yani her şey tek parça olmakla alakalı. yazar diyor ki, şu an gördüğümüz tüm o adalar aslında devasa bir kıtanın parçalanmış halleri ve bir nevi yapboz gibi etrafa saçılmışlar. (bkz: skypiea) vakasını örnek vererek, tüm dünyanın aslında buna benzer bir durum yaşadığını, adaların sadece batmış bir kıtanın zirveleri olduğunu savunuyor. vegapunk'ın dünyanın denize batmasıyla ilgili sözlerini de bu teoriye kanıt olarak sunuyor. yazara göre red line dediğimiz o devasa duvar, sadece coğrafi bir oluşum değil, dünyayı hapseden yapay bir kelepçe. suların doğal akışını engelleyen ve adaların birleşmesini önleyen bir çeşit akvaryum duvarı gibi çalışıyor. log pose'ların çalışma mantığını da adaların birbirini manyetik olarak çekmesine bağlıyor; yani özünde hepsi tek parça olduğu için hala birbirlerine sinyal gönderiyorlar. tüm bu düzenin arkasındaki gardiyanın ise ımu olduğunu belirtiyor. yazar, luffy ve zoro'nun tanrı kavramına bakışını hatırlatarak, ımu'nun da aslında sadece özgürlüğü çalan ve dünyayı parçalara ayıran bir figür olduğunu iddia ediyor. kısacası yazar diyor ki, one piece bulunduğunda dünya yeniden birleşecek ve o yapay hapishane yıkılacak.

biraz çok konuşulan o teori hakkında yazmak istiyorum yazımda çokça spoiler olacak şimdiden uyarayım. bu zaten yaygın bir teori ama yine de yazmak istiyorum. sonuçta yıllardır "one piece nedir?" ...

orijinal entry → eksisozluk.com

hayır diyememek negatif

AI Özet: yazar, hayır diyemediği için kendini bir anda vergi dairesi rehberliğine kaptırmış. adamın biri yer sormuş, yazar da bildiği halde panikleyip konuyu dolandırmış. olaylar öyle bir gelişmiş ki işin içine dolmuşçular, yanlış yönlendirmeler ve absürt diyaloglar girmiş. sonunda beraber dolmuşa binmişler ama adamın derdi vergi ödemek değilmiş, orada biriyle buluşacakmış. yazar, vergi ödemeyecek birinin vergi dairesinde ne işi olduğunu sorgulayıp (bkz: hayır diyememek) hastalığının kurbanı olduğu için hızla dolmuştan inmiş. resmen bir "hayır" diyememe trajedisi yaşamış.

biraz yürüyüş yapayım diye çıktım öğle arası caddeye, adamın biri net bir soru sordu: vergi dairesi nerde?ahaa yandık dedim içimden çünkü vergi dairesinin yerini biliyordum ama böyle bir anda sor...

orijinal entry → eksisozluk.com

kral kaybederse pozitif

AI Özet: yazar diyor ki handan, fadi'nin kenan'ı reddetmesiyle aslında büyük bir aydınlanma yaşamış. kenan'ın da reddedilebileceğini görünce, kendi içindeki o korku duvarını yıkıp cesaret toplamış. bunu toksik ilişkileri bırakmaya veya işten istifa etmeye benzetiyor; birinin cesareti diğerlerini tetikliyor. yani fadi, farkında olmadan handan'a (bkz: hayat dersi) vermiş ve onu kurtarmış. senelerce terapiye gitse bulamayacağı özgüveni, fadi'nin bu hamlesiyle kazanmış. sonuçta handan, kenan'dan vazgeçerek huzura ermiş. fadi resmen gizli kahraman çıkmış, handan'ın hayatını kurtarmış.

bir teorim var. bence handan, kenan'ın fadi tarafından reddedilmesinden sonra kenan'ın da reddedilebileceği farkındalığını kazandı ve fadi'nin cesaretini örnek aldı. yani küçümsediği biri bile bu...

orijinal entry → eksisozluk.com

yılmaz özdil negatif

AI Özet: yazar, yılmaz özdil'in muhalefete karşı takındığı tavırların oldukça şüpheli olduğunu savunuyor. özellikle özgür özel'e karşı sergilediği sert tutumu ve iktidar kanadındaki isimlere olan yakınlığını sorguluyor. yazara göre özdil, bir yandan muhalif görünürken diğer yandan sinan oğan gibi isimleri övüp sonra onların iktidar yanıyla hareket etmesini görmezden geliyor. ayrıca fahrettin altun ile olan ilişkilerini ve kayyum atamaları gibi konulardaki yaklaşımlarını (bkz: çelişkiler) şeklinde yorumluyor. yazar, özdil'in stratejik olarak belli bir yönlendirme yaptığını ve aslında bilinçaltına oynayarak muhalefeti zayıflatmaya çalıştığını iddia ediyor. geçmişteki bazı iddiaları da hatırlatarak, kişinin etik değerlerle arasının pek olmadığını belirtiyor. kısacası yazar, özdil'in kanaat önderi rolünün altının boş olduğunu ve tutarsızlıklar zinciri yaşadığını söylüyor.

tek argüman olarak kk yazan tiplere:1. kk sutlandi. parti birinci oldu. ama özdil kudurmuş gibi partiyi 1. yapan özgür özel'e saldırıyor, hem de özgür özel iktidara belgeli, somut sorular sorarke...

orijinal entry → eksisozluk.com

norbert elias notr

AI Özet: yazar, norbert elias'ın uygarlık süreci kitabıyla beraber utanç duygusunun aslında genetik bir kod değil, tamamen sosyolojik bir inşa olduğunu anlatıyor. yani "doğuştan utanırız" diyen nussbaum veya duerr gibi isimlere karşı çıkıyor. yazara göre olay tamamen devletin güçlenmesi ve insanların birbirine bağımlı hale gelmesiyle ilgili. sosyogenez ve psikogenez kavramları üzerinden, toplumsal değişimlerin bizim kafa yapımızı ve duygu eşiklerimizi nasıl değiştirdiğini açıklıyor. orta çağda milletlerin daha dürtüsel takıldığını, yeme içme ve tuvalet meselelerinin çok daha rahat olduğunu belirtiyor. ama modernite gelip saray adabı ve kurallar devreye girince, dışarıdan gelen baskı zamanla içselleştirilmiş ve (bkz: öz-denetim) mekanizmasına dönüşmüş. artık kralın sopası değil, kendi içimizdeki mahcubiyet bizi durduruyor. yazar, elias'ın adabımuaşeret kitaplarını inceleyerek çıplaklık algısının nasıl değiştiğini kanıtladığını söylüyor. eskiden aynı odada soyunup giyinmek dert değilken, zamanla bu durum tahammül edilemez hale gelmiş. hatta iç çamaşırlarının ve geceliklerin, insanları bu yeni gelişen utanç duygusundan korumak için bir nevi zırh olarak geliştirildiğini iddia ediyor. sonuç olarak çıplaklık, evin genel alanlarından kovulup banyoya ve yatak odasına hapsedilmiş.

1939 tarihli eseri uygarlık süreci adlı çalışmasında çıplaklık, bedensel işlevler ve bunlardan duyulan utanç duygusunu, doğuştan gelen evrensel biyolojik veriler olarak değil, uzun ve kademeli ta...

orijinal entry → eksisozluk.com

sütlü çay pozitif

AI Özet: yazar uçakta içtiği sütlü çayın tadını unutamamış ama evde tutturamamış. sonunda doğru çayı bulunca o meşhur lezzete kavuşmuş. (bkz: english breakfast) mevzusuna girince işi çözmüş ve bu konuda ingilizlerin gerçekten uzman olduğunu düşünmüş.

uluslararası bir uçuşta sütlü çay teklifini değerlendirmiş ve içince çok beğenmiştim. güzel bir lezzetti. sonra türkiye'de bizim normal çaya süt koyup içme denemeleri yaptım ama ortaya çıkan şe...

orijinal entry → eksisozluk.com

ulysses negatif

AI Özet: yazar, ulysses'in incilden sonra dünyada en çok konuşulan eser olduğunu iddia ediyor. james joyce'un bu kitabı nora'ya olan aşkıyla, özellikle de 16 haziran 1904'teki o meşhur yatak buluşması diyaloğuyla şekillendirdiğini anlatıyor. adam mitolojiyi, tarihi ve edebiyatı öyle bir karıştırmış ki ortaya (bkz: uydurma kelimeler) çıkmış; hatta 2500 kelimelik tek bir cümle kuracak kadar ileri gitmiş. ancak madalyonun diğer yüzü pek parlak değil. nora'ya göre joyce, sadece okuyup yazan, alkole düşkün ve nevrotik bir tipmiş. nora, adamın ilgisizliğinden ve yayıncı peşinde koşmasından bıkıp çocukları toplayıp irlanda'ya kaçmış. yani kitap çok büyük bir eser olabilir ama nora için joyce resmen ilahi bir ceza gibiymiş.

ulysses için incilden sonra en çok tartışılan kitap denilir. kitapların en hayasızı diye sunulan ulysses'i yazar, uzun yıllar birlikte yaşayacağı nora'yı sevdiğini anladığı gün olan,16 haziran 19...

orijinal entry → eksisozluk.com

mihail gorbaçov negatif

AI Özet: yazar, gorbaçov'un başa gelir gelmez votka ile girdiği savaşı anlatıyor. adam resmen ülkeyi ayıklamaya karar vermiş; fiyatları uçurmuş, dükkanları kapatmış, satış saatlerini kısıtlamış. halkın bu duruma "anahtar gorbaçov'da" diye takıldığına değiniyor. iş yerinde içen kovulmuş, düğünlerde alkol yasaklanmış, hatta filmlerdeki içki sahneleri bile sansürlenmiş (bkz: totaliterlik). en kötüsü de bazı bölgelerde merkeze şirin görünmek için asırlık bağların yok edilmesiymiş. tam bir (bkz: kaos) ortamı oluşmuş.

iktidara geldikten 2 ay sonra 7 mayıs 1985'te onun yönetimde alkol yasağı politikası başladı. tüketim 14 litreden 1986'da 10 litreye kadar geriledi. bunun nedeni votka fiyatlarındaki keskin artış...

orijinal entry → eksisozluk.com

güney kore negatif

AI Özet: yazar, trump'ın güney kore'ye yaptığı baskıların ve askerleri çekme imalarının ülkeyi resmen çin'in kucağına ittiğini söylüyor. abd'nin bu dengesiz tavırları yüzünden güney kore'nin çaresiz kalıp çin'den yardım istediğini, hatta kuzey kore'nin nükleer silahlarını kabullenme noktasına geldiğini belirtiyor. ayrıca güney kore'nin, kuzey'e gönderilen provokatif balonlar ve bildiri mevzusunda özür dileyerek durumu toparlamaya çalıştığını, kim jong un'un da bu durumu sevdiğini anlatıyor. yazara göre trump'ın (bkz: dış politika) faciaları abd'yi sadece orta doğu'da değil, asya'da da yalnızlaştırıyor. özetle adam diyor ki abd böyle giderse dostu dostuna düşman eder, herkes kendi yoluna bakar.

trump yine güney kore'ye yüklenerek askerleri çekebilecekleri imasında bulundu. aslında böyle yaparak güney kore'yi çin'in kucağına itiyor. bu başlığa veya başka bir başlığa eklemiş olmalıyım, gü...

orijinal entry → eksisozluk.com

iron maiden notr

AI Özet: yazar, empire of the clouds şarkısının kendisini fena etkilediğini söylüyor. bruce dickinson'ın eski pilotluk günlerinden gelen merakıyla yazdığı bu parça, r101 hava gemisinin hazin sonunu konu alıyor. yazara göre olay tamamen hırs ve politik baskı yüzünden aceleye getirilmiş bir mühendislik faciası. (bkz: zeplin) hayallerinin (bkz: beauvais) üzerinde nasıl yanıp kül olduğunu anlatırken, insan kibrine ve kurumsal hırslara da güzel bir gönderme yapıyor.

beni en çok etkileyen eserlerden biri empire of the clouds'tur. eski bir pilot olan solist bruce dickinson tarafından kaleme alınan bu parça, iron maiden'ın en uzun, en anlatı odaklı şarkısıdır. ...

orijinal entry → eksisozluk.com

eşi hamile erkeğin aldatma hakkı negatif

AI Özet: yazar, aldatmanın hiçbir şartta bir hak olamayacağını ve bu fikrin saçmalığını anlatıyor. hamilelik ve doğum sürecinin kadınlar için ne kadar yıpratıcı olduğunu vurgulayıp, böyle bir dönemde eşini aldatan erkeğin (bkz: iğrenç) olduğunu belirtiyor. kestirip atıyor; aldatmak isteyen gitsin boşansın diyor, bu tarz bahanelere prim vermiyor.

erkek aldatmasına meşruiyet kazandırmalı bir önerme daha.böyle daha neler var da eyyorlamam.aldatma ve hak.iki sözcük ancak bu kadar kontrast olup bir cümlede buluşabilirdi. hiçbir ama hiçbir şar...

orijinal entry → eksisozluk.com

omg oh my god pozitif

AI Özet: yazar, din ve sinema dersinde izlediği (bkz: omg - oh my god! hint filmi) üzerine kafa yormuş. olay şöyle; baş karakterimiz aslında inançla arası pek olmayan, dini objeleri sadece ticaret için satan bir antika satıcısı. bir gün deprem oluyor ve adamın dükkanı yerle bir oluyor ama sigorta şirketi bunu act of god diyerek ödemeyi reddediyor. bizim eleman da buna iyice kurulup tanrıya dava açmaya karar veriyor. yazar diyor ki, dava ilerledikçe mevzu basit bir tazminattan çıkıp genel bir inanç sorgulamasına dönüyor. mahkemeye gelen dini liderlerin aslında inancı nasıl çıkara veya korkuya dönüştürdüğünü görüyoruz. filmin asıl vurduğu nokta, dinin kendisinden ziyade insanların dini nasıl yanlış temsil ettiği ve hurafelerle süslediği kısmı. tanrının insan suretinde görünmesi gibi kısımlar bazıları için tartışmalı olabilir ama yazar bunu bir kenara bırakıp filmin uyandırıcı etkisine odaklanmış. insanın alışkanlıklarını hakikat sanması üzerine sağlam bir eleştiri olduğunu belirtiyor. özetle, arka planda dönecek bir film değil, üzerine düşünülecek bir eser olduğunu söyleyip herkese izlemesini öneriyor.

(bkz: omg - oh my god! hint filmi)bunu zamanında din ve sinema dersinde izlemiştik. hani bazı filmler vardır ya… izlerken sadece vakit geçirmezsin, içinden bir şeyler yer değiştirir. sessiz başla...

orijinal entry → eksisozluk.com

evlenmezsek yaşlanınca ne yapacağız sorunsalı negatif

AI Özet: yazar diyor ki yaşlılık korkusuyla evlenmek saçma çünkü eşinin senden önce ölme ihtimali her zaman var. (bkz: memento mori) millet fili görmeyip patatesle uğraşır gibi konuyu çarpıtıyor, boş muhabbet.

ileride yaşlanmak var ama ölmek yok gibi. o niyetle evlenilir mi, mutlu olunur mu tartışmasını geçtim, yaşlandığında eşinin senden önce ölmesi ihti...

orijinal entry → eksisozluk.com

müzik notr

AI Özet: yazar diyor ki müziği sadece kafa dağıtmak ya da sanat yapmak olarak görmek çok sığ bir bakış açısı. aslında olay çok daha derin ve ilkel bir mevzu. atalarımızın laboratuvarı yoktu ama sesin ve titreşimin insan psikolojisi üzerindeki etkisini sezgisel olarak çözmüşler. şamanların tefleri, tibet'teki o garip boğaz şarkıları ya da anadolu'daki semalar aslında aynı kapıya çıkıyor: tekrar. belli bir ritmin inatla tekrarlanması zihni normal modundan çıkarıp başka bir yere taşıyor. modern bilim buna auditory driving diyor, yani antik şamanlar aslında farkında olmadan beyin dalgalarıyla oynayan birer operatör gibi takılmışlar (bkz: nörobilim). pisagor meselesine gelince, adam müziği evrenin kullanım kılavuzu sanmış. basit matematiksel oranların hem kulağa hoş gelen sesleri hem de gezegenlerin hareketlerini belirlediğini düşünmüş. ruhu bir lir gibi akort etmekten bahsetmiş ki aslında işin matematiksel kısmı bugün bile geçerli. hindistan'daki mantralar da benzer şekilde insanı kozmosla birleştirme amacı güdüyor. yazar özellikle sufi geleneğindeki semanın sadece görsel bir şov olmadığını, bedenin ritimle beraber benliğin çözüldüğü bir deneyim olduğunu belirtiyor. ney ve kudüm eşliğinde dönmenin yarattığı nörolojik etkiyle beraber beyin alışılmış kalıplarından çıkıp bambaşka bir boyuta geçiyor. özetle ses, insanla evren arasında kurulmuş kadim bir köprüymüş.

insanın müzikle kurduğu ilişkiyi sadece eğlence ya da sanat kategorisine sıkıştırmak bana hep eksik gelmiştir. çünkü tarihe biraz eğildiğinizde sesin ve titreşimin aslında çok daha eski, çok daha...

orijinal entry → eksisozluk.com

alperen şengün pozitif

AI Özet: yazar, houston'ın suns maçındaki inanılmaz geri dönüşünden ve alpi'nin oyundaki ağırlığından bahsediyor. alperen'in bir canavara dönüşüp potaya mermi gibi daldığını, udoka'nın onu korumak için kenara aldığını anlatıyor. (bkz: alperen şengün) takımdaki diğer isimlere de değinmiş; holiday'i sempatik bulurken, tari'nin belirsiz ama etkili olduğunu, capela'nın ise bazen sahada kaybolduğunu söylüyor. jabari'nin şutlarına güveniyor ama kd'nin onun hakkındaki yorumuna takılmış. genel olarak houston'ın yakaladığı ivme ve kazanma serisi yazarın keyfini yerinde.

suns maçında maça o kadar kötü başladılar ki fark bir ara 21 falan oldu sanırım. suns oyuncuları bile şaşırdı farka aşırı gereksiz sevindiler küçümsediler falan. sonra houston eze eze gelip farkı...

orijinal entry → eksisozluk.com

ilginç etimolojik bağlantılar pozitif

AI Özet: yazar, türkçenin sondan eklemeli yapısının aslında matematiksel bir hassasiyete sahip olduğunu savunuyor. mevzuya şöyle giriyor; bilgisayar kelimesinin temelinde yatan sa- kökü, aslında hesap kitap ve akıl yürütme işlerinin merkezinde yer alıyor. yazar diyor ki; sakış, sağlama, sakınmak ve hatta saygı gibi kelimeler aslında bu kökten besleniyor. (bkz: saygı) kelimesini bile ölçüp biçmekle ilişkilendiriyor. kutadgu bilig'den örnekler vererek, eski türkçedeki sakış ve sasa kavramlarının arapçadaki hesap kelimesinin tam karşılığı olduğunu belirtiyor. asıl bomba kısım ise şu; aydın köksal hocanın bilgisayar kelimesini seçerken rastgele bir isim bulmadığını, bilgiyi sayan yani hesaplayan bir makine mantığını kullandığını söylüyor. iş burada bitmiyor, yazar konuyu global seviyeye taşıyıp ingilizcedeki compute, account ve computer gibi kelimelerin kökenindeki pau- köküyle bizim sa- kökümüzün aynı mantıksal düzlemde çalıştığını iddia ediyor. (bkz: computer) ile sa-yıcı arasında kurduğu bu bağla, farklı dillerin dünyayı ölçme biçiminin aslında benzer olduğunu anlatmaya çalışıyor. özetle yazar, bilgisayar teriminin sadece bir çeviri değil, bin yıllık bir dil mirasının modern dünyaya uyarlanması olduğunu savunuyor.

türkçe, yapısal olarak sondan eklemeli (agglütinatif) bir dildir. bu özellik, dilin matematiksel bir hassasiyetle çalışmasını sağlar; bir kök sözcük, üzerine gelen eklerle bambaşka anlam katmanla...

orijinal entry → eksisozluk.com

diyojen notr

AI Özet: yazar, diyojen ile aristippos arasındaki o meşhur kapışmayı anlatıyor. biri kinizmle dünyevi her şeyi reddedip erdem peşinde koşarken, diğeri hedonizmle keyif çatmanın peşinde. diyojen lahanalarını yıkarken aristippos'a dalkavukluk yapma diye sallıyor, o da sosyal beceriksizliğiyle karşılık veriyor. yazar diyor ki aslında biri çok katı, diğeri çok gevşek; ama gerçek mutluluk bu iki uç noktanın ortasında bir yerde gizli. (bkz: orta yol) hayatı çok kasmadan, kavramları sorgulayarak yaşamanın en mantıklısı olduğunu belirtiyor. yani ne tam bir mağara adamı olalım ne de tamamen haz peşinde koşalım.

kendisiyle aynı dönemde yaşayan aristippos'tan zihniyet ve yaşantı bakımından çok farklıydı. o nedenle bu iki filozof birbirleriyle hiç anlaşamazlardı.işte montaigne'den buna örnek bir alıntı:''d...

orijinal entry → eksisozluk.com