AI Özet: yazar diyor ki bu tarz haberler milleti korkutup susturmak için servis ediliyor, (bkz: psikolojik harp) dönüyor resmen.
bu fotoğrafın servis edilmesinin tek sebebi var; dümdüz, normal, sıradan insanları korkutmak.bu...
AI Özet: yazar y kuşağının en iyi bilenler olduğunu söylüyor (bkz: saçmalık)
bilgisayar kullanmayı y kuşağı bilir zaten, başka kim bilecek? onlardan öncesi daktilo kuşağı, ...
AI Özet: yazar, 2026 dünya kupası listesinde tek bir türk hakemin bile olmamasını hakemliğin iflası olarak görüyor. tff ve mhk'nin sürekli övdüğü hakemlerin aslında fifa ve uefa gözünde güvenilmez olduğunu belirtiyor. eski günlerdeki cüneyt çakır veya halil umut meler dönemlerinin geride kaldığını, hatalı kararlar yüzünden (bkz: türk hakemleri) rezaletinin yaşandığını ve artık kimsenin bize güvenmediğini söylüyor.
dünya kupası'nda görev alacak 42 farklı ülkeden 170 hakem açıklandı.katar, suudi arabistan, gabon, el salvador, moritanya, iran, yeni zelanda, çin, iran, ürdün, honduras, jamaika, bae ve özbekist...
AI Özet: yazar, bazı taraftarların maç sonuçlarını kendi lehine yorumlama şekillerinin tutarsızlığından yakınıyor ve bu kafa yapısını (bkz: beyin bedava) diyerek eleştiriyor.
fener mantıgı: gs rahat bir skor alirsa, rakip yattigs ucu ucuna kazanirsa hakem ittifenerin yenemedigini yenersen, ...
AI Özet: yazar diyor ki, nato'nun dağılması aslında israil'in vadedilmiş topraklar fantezilerini gerçekleştirmek ve grönland gibi yerlere çökmek için önündeki engelleri kaldırmak istemesinden kaynaklanıyor. joe kent'in mevzusuna gelince, adamın asker ve taktik zeka olduğunu, abd'nin çıkarlarını gözetirken siyonistlerin saçmalıklarına karşı durduğunu belirtiyor. (bkz: joe kent) yazara göre dünya şu an finans kapital ve askeri sanayinin öncülük ettiği, ezoterizmle kafayı bozmuş bir avuç deli tarafından yönetiliyor ve bu gidişat resmen dünya savaşına davetiye çıkarıyor. türkiye'nin zaten savaşa hazırlandığını ama siyasi kumaş ile milli çıkarların çatıştığını savunuyor. çözüm olarak da acilen erken seçim yapılması, liyakatin gelmesi ve yargı sisteminin baştan aşağı temizlenmesi gerektiğini söylüyor. başlık altındaki yorumları okuyunca da iyice sinirlenmiş; milletin konuyu hemen partilere bağlayıp yüzeysel takılmasına (bkz: sığ siyaset) tepki gösteriyor. kısacası güçlü kalmamız gerektiğini, yoksa mahalle yanarken entariyle gezenler gibi savrulacağımızı anlatıyor.
yalnızca o da değil, gronland'a çökmek için de natodan ayrılmaları lazım. türk güvenlik bürokrasisi en kısa zamanda devleti reorganize etmek zorunda. bunun için de siyasi partiler kanunu, hsk'nın...
AI Özet: yazar boy sınırını çok uç bulmuş, (bkz: nba) seçmeleri sanıyor.
35 yaşındayim bugüne kadar binden fazla insan tanıdım bu boylarda olani ya üçtür ya beştir, ner...
AI Özet: yazar, türkiye'deki gsm abonelerinin milyonlarca kişisel verisinin sızdırıldığına dair bir iddiadan bahsetmiş. tc kimlikten adrese kadar her şeyin (bkz: veri sızıntısı) şeklinde ortada olduğunu söylüyor. durumu görünce bayağıdır korkmuş, umarım yalan olur diye eklemiş. tam bir kaos durumu.
az önce denk geldiğim iddiadır; umarım doğru değildir!kaynağın türkçe çevirisitürkiye'de gsm hizmetlerine abone olan kişilerin iddiaya göre büyük çaplı bir veri sızıntısından etkilendiği belirtil...
AI Özet: yazar, azerilerin aslında irani bir grup olduğunu ama bunun nüfusun çok küçük bir kısmını kapsadığını söylüyor. geri kalan milyonlarca insanın oğuz türkü olduğunu belirterek, bunu bilmeyenlerin (bkz: cahillik) seviyesinde olduğunu iddia ediyor.
azeri denen millet hint-avrupa soyuna bağlı, irani bir kavim olup türklerle arasında kan bağı olmayan bir millettir. bu kısım doğru. bugünkü 10 milyonluk azerbaycan'ın %1'ini oluştururlar...
AI Özet: yazar, sütlü çay mevzusuna bayağı hakim bir fetişist olduğunu belirterek söze giriyor. olayın sadece keyiften ibaret olmadığını, aslında tibetlerde po cha diye bilinen, içine tereyağı, tuz, hatta erişte bile atılan bir nevi kahvaltı çorbası olduğunu anlatıyor. türklerin ve moğolların da bunu kurut veya basturma gibi şeylerle içtiğini, yani aslında şampiyonların kahvaltısı olduğunu söylüyor. ingilizlerin bu işe girme mevzusuna gelince; yazar onlara biraz sallıyor. ingilizlerin bunu fransızlardan kaptığını, sonra da sanki dünyada ilk kez kendileri keşfetmiş gibi hikayeler uydurduğunu iddia ediyor. (bkz: ingilizlerin her şeyi sahiplenme huyu) özellikle porselen fincan meselesine değiniyor; eskiden zenginler statü göstermek için önce çayı sonra sütü koyarmış, çünkü ucuz porselenler sıcak çayla çatlıyormuş. önce süt koyanlar avam sayılıyormuş, yani olay tamamen bir şovmuş. ayrıca lipton gibi markaların kalitesiz olduğunu, sallama çayın da sanılanın aksine ingiliz icadı olmadığını belirtiyor. gerçek bir deneyim için assam çaylarını öneriyor çünkü maltımsı ve güçlü tadıyla sütün içinde kaybolmuyor. seylan çayı da alternatif olabilir diyor.
ooo en sevdiğim mevzu yine gündem olmuş. o zaman onulmaz bir sütlü çay fetişisti, bu lezzetin yılmaz bir savunucusu olarak bir kaç bilgi vereyim.sütlü çay aslında keyif için tüketilen bir içecek ...
AI Özet: yazar, ötv'nin saçmalığına değinmek yerine fiyatların övülmesine şaşırıyor (bkz: trajedi)
"ötv gibi bir garabet neden var" deyip bunun kaldırılması gerektiğini anlatacağına mevcut pahal...
AI Özet: yazar, angel of grief isimli heykelin hikayesinin insanı gerçekten yıktığını anlatıyor. heykeltraş william wetmore story, ölen eşi için öyle bir yas tutmuş ki bunu taşa dökmüş. melek figürünün çaresizliği ve kederi resmen dışarı taşıyor. adamcağız zaten eşinin kaybıyla bitmiş, çocukları için bu eseri yapıp bir yıl sonra kendisi de eşinin yanına gömülmüş. (bkz: dram) eser o kadar etkileyici ki dünya genelinde çok kopyalanmış, hatta nightwish ve evanescence gibi gruplar albüm kapaklarında kullanmış. kısacası yazar, sanatın acıyla nasıl ölümsüzleştiğini belirtiyor.
angel of grief - görselhem hissettirdikleri hem de hikayesiyle üzen ve keder meleği olarak da bilinen bu eser, heykeltraş william wetmore story tarafından 1894 yılında roma'daki protestan mezarlı...
AI Özet: yazar hocasına (bkz:kısa samsun) demiş.
kısa boylu ve samsunlu olan bir öğretmenimizin lakabı "kısa samsun" du.
AI Özet: yazar, geçmişteki olayları unutmadığını belirterek kulüp yönetiminin ve bazı isimlerin çelişkili tavırlarını eleştiriyor. o günkü saygısızlıkların ve yapılan açıklamaların hesabının sorulması gerektiğini düşünüyor. (bkz: intikam) maçı sadece kazanmanın yetmeyeceğini, rakibe karşı sahada tam bir üstünlük kurulması ve fark atılması gerektiğini savunarak oyuncuları hırsla oynamaya çağırıyor.
maç pazar günü, 3 gündür selçuk ayrı yerlerde konuşuyor, başkanı ayrı yerlerde.arkadaşlar; biz o günü hatırlıyoruz. hafızamız var şükür. hafızamız zayıf desek de artık her şey kayıtlı, açar izler...
AI Özet: yazar, ithal nutella ile yerli olanın farklı olduğunu iddia edenlerin tamamen yanıldığını ve bunun bir algı yönetimi olduğunu söylüyor. içeriğin, kalorilerin ve reçetenin tüm dünyada standart olduğunu, fındık veya şeker miktarında bir fark bulunmadığını belirtiyor. buna inananların plasebo etkisi yaşadığını, hatta durumu süt tozundaki ufak farklara bağlayanların bile yanıldığını ekliyor. gerçek tat farkı arayanların hayvansal ürünlere yönelmesi gerektiğini savunuyor. benzer bir durumun (bkz: mexican coke) olayında da yaşandığını, insanların aslında ayırt edemediği şeyleri farklı sanıp daha fazla para ödediğini anlatıyor. son olarak, bu tarz şehir efsanelerine inananların dünya düz diyenlerle aynı kafa yapısında olduğunu ve onları ikna etmenin imkansız olduğunu söyleyerek konuyu kapatıyor.
kusura bakmayın ama tam bir pilav normal bence siz gerizekalısınız vakası. farklı olduğuna inananlara satarız diye getirmiş birileri.ingiltere’de satılan nutella: görselalmanya’da satılan nutella...
AI Özet: yazar diyor ki mevzu sadece dış görünüş değilmiş. gülerken kısılan gözler, utanınca kızaran yanaklar ve o kendine has ses tonu gibi küçük detaylar asıl olay. zekasıyla ve derin düşünceleriyle insanı etkileyen, samimi ve rol yapmayan kadınlar favorisi. (bkz: doğal güzellik) heyecanlandığında hızlanan konuşması veya bir şeye odaklandığında kaşlarını çatması gibi minik jestlerin çok çekici olduğunu belirtiyor. kısaca ruhuyla etkileyen tipteymiş.
gülerken kısılan gözler, o gülüşle oluşan dudağının kenarındaki kıvrım.kimi zaman çocuksu kimi zaman seksi kimi zaman tatlı ses tonu. utandığında oluşan yanaklarındaki kırmızılık.düşüncelerinin d...
AI Özet: yazar, fatiha suresini resmen bir sistem mimarisi ve yazılım dokümantasyonu gibi anlatmış. besmeleyi, kodun çalışması için gereken root yetkisi ve sistemin asıl sahibi adına hareket etme deklarasyonu olarak görüyor. rahmaniyet genel enerji, rahimiyet ise spesifik fonksiyon şeklinde tanımlanmış. eğer giriş besmeleyle olmazsa sistem error veriyormuş, yani frekans ayarı şart. hamd kısmını ise tüm pozitif feedbacklerin tek bir server'a dönmesi, yani veri akışı olarak yorumlamış. buradaki rab kavramı, sürekli patch atan ve sistemi güncelleyen bir yönetici gibi betimlenmiş. (bkz: sistem yöneticisi) rahmaniyetin açık kaynak kod, rahimiyetin ise premium geri bildirim olduğunu iddia ediyor. hesap gününü ise kodun derlendiği ve kesin output'un alındığı final aşaması olarak görüyor; tüm olayların bir master plan dahilinde log kayıtlarına işlendiğini belirtiyor. kulluk ve yardım isteme kısmını ise doğrudan merkez işlemciye (cpu) bağlanma protokolü olarak tanımlamış, böylece aradaki gereksiz api'ler ve bağımlılıklar temizlenmiş oluyor. son olarak doğru yol isteğini, en kısa ve hatasız navigasyon rotası (route) olarak tanımlayarak konuyu teknik bir boyuta taşımış.
1. bismillâhirrahmânirrahîm*(allah’ın ismiyle; o, rahman’dır, rahim’dir)*sistem mimarisi. herhangi bir eylemin (kodun) çalışması için gerekli olan root yetkisinin, "b sırrı" ile aksiyonu gerçekle...
AI Özet: yazar, atatürk'ün dünya tarihindeki yerinin çok farklı olduğunu ve vizyonunun tartışılmaz olduğunu savunuyor. adamın doğduğu dönemdeki osmanlı'nın halini, ağaç kabuğu yiyen insanların olduğu bir sefaletle ve korku romanı tadındaki savaş ekonomisiyle anlatmış. böyle bir ortamdan çıkıp koca bir ulusu dönüştürmenin (bkz: lenin) dışında çok nadir rastlanan bir olay olduğunu belirtiyor. özellikle kadın hakları ve seçme seçilme konusundaki vizyonunu, dönemin şartlarıyla kıyaslayınca etkileyici buluyor. yazarın gözünde atatürk, insanlık tarihinin en ilginç karakterlerinden biri ve sadece bir lider değil, aynı zamanda imkansızlıklar içinde bir mucize yaratmış biri. öte yandan, bu devrimlerin yapıldığı toplumların henüz buna hazır olmamasını eleştiriyor. rusya örneğiyle benzerlik kurarak, vatandaşlık bilinci tam oturmamış bir kitleye batı tipi demokrasi getirmenin yarattığı absürtlüklerden bahsediyor. hem atatürkçü hem enverci olduğunu iddia edenlerin çelişkisiyle dalga geçiyor ve bu tarz kafa karışıklıklarının tarihsel bir hata olduğunu söylüyor. özetle yazar, önce şehirli ve bilinçli insan olmak gerektiğini, aksi halde vizyon tartışmalarının hiçbir anlamı kalmadığını savunuyor.
--- spoiler ---ancak vizyonunun batılı liderlerin gerisinde kaldığını belirttim bu kadar. çünkü sizin anlattığınıza kalsa dünyaya gelmiş en büyük vizyoner o.--- spoiler ---en buyuk mu bilemem ama...
AI Özet: yazar, babasının lewy cisimcikli demans ile mücadelesinden bahsederek konuya giriyor. durumun hem parkinson hem de psikolojik sorunları beraber getirdiğini, ilaçların ise maalesef pek bir işe yaramadığını belirtiyor. babasının gözleri önünde fiziksel ve zihinsel olarak çöktüğünü anlatırken yaşadığı çaresizliği paylaşıyor. ancak konu sadece dertleşmek değil; çin'den gelen bir haberle umutlandığını söylüyor. lenf nodlarına yapılan deneysel bir müdahale ile beyindeki toksinlerin temizlendiğini ve hastanın iyileşme gösterdiğini aktarıyor. yazara göre olay tamamen vücuttaki toksinleri atabilmekle ilgili. beyindeki beta-amyloid plakların temizlenmesi gerektiğini, aksi takdirde geri dönüşü olmayan yollara girilebileceğini savunuyor. burada ilginç bir teoriye giriyor; babasının yıllarca süren sindirim sistemi sorunlarının ve kabızlığının bu hastalığı tetiklemiş olabileceğini düşünüyor. (bkz: sağlıklı yaşam) genel olarak hastalıkların genetikten ziyade yaşam tarzıyla ilgili olduğunu, beslenme ve uyku düzeninin hayati önem taşıdığını vurguluyor. kendi vardiyalı çalışma düzeninin ve uyku problemlerinin de ileride ona patlayabileceğini fark edip uyarıyor. kısacası yazar diyor ki; vücudunuzu ihmal etmeyin, toksinleri atın yoksa yaşlanınca paket olursunuz.
insanı çaresiz bırakan bir hastalık. benim babam da lewy cisimcikli demans hastası. lewy cisimcikli demans alzheimerden farklı olarak, hem demans, hem parkinson, hem de psikolojik rahatsızlıkları...
AI Özet: yazar diyor ki sosyalizm aslında kapitalizme kılıf uydurmak için sürekli hedef tahtasına oturtulan bir mevzu. eskiden, yani 19. yüzyıl sonlarında kapitalizmin daha savunulabilir bir tarafı varmış; çünkü o dönemin zenginleri marconi veya lockheed gibi gerçekten vizyoner ve yetenekli tiplermiş. yazar, o zamanlar olsa belki sosyalist olmazdı çünkü emeğinin kime gittiğini bildiği, saygı duyabileceği bir patronla çalışmak ona makul gelirdi. ama gel gel gel, günümüzde durum çok farklı. artık şirket sahipleri çalışan değil, sadece hissedarlar ve hedge fund yöneticileri var. yani bugün bir yerde ter döküyorsan, kazandırdığın para muhtemelen şirketin yüzüne bile uğramamış birilerine ya da miras yoluyla zengin olmuş tiplere gidiyor. yazar burada (bkz: yabancılaşma) kavramına selam çakıp, modern zenginlerin çoğu rantçı veya mirasçı olduğu için artık kapitalizmin ciddi bir meşruiyet sorunu yaşadığını belirtiyor. feodalizmdeki lordlar nasıl bugün saçma geliyorsa, bugünün mirasçı zenginlerini savunmak da öyle zor. sonuç olarak, dünya ekonomileri çoktan başka yollara sapmışken hala sosyalizme saldırılmasının sebebi, kapitalizmin imajını düzeltme çabasıymış. (bkz: kapitalizm)
kapitalizme meşruiyet kazandırmak için saldırıya uğrayan ideoloji.bazen sosyalizmin yaldır yaldır geldiği 19. yy sonundan ikinci dünya savaşı'nın başına kadar olan dönemde yaşasaydım sosyalist ol...
AI Özet: yazar her soruna (bkz: aq) ile çözüm bulan bir hayat koçu olduğunu söylüyor
bu (bkz: yeme aq) diyenleri takibe alıyorum param yetmiyor, şunu alamadım diye yazdıklarında (b...
AI Özet: yazar ülkenin durumuna çok yanmış, hukuk ve yolsuzluk mevzularından dolayı (bkz: trajikomik) bir halde olduğunu diyor.
mafyanın yargıtay'da görev yapan başsavcının arabasının servis ücretini ve villasındaki mobilya...
AI Özet: yazar mubi'deki süha arın belgesellerine ve fikret reyhan filmlerine bayılmış. serhat karaarslan ve aki kaurismaki'ye de bakılmalı diyor. genel olarak (bkz: kaliteli sinema) peşinde koşan bir liste yapmış.
1-) tahtacı fatma, kula'da üç gün, kapalıçarşı'da kırk bin adım, sisler kovulunca gibi 70'ler 80'ler türkiye'sine dair müthiş bir projeksiyon çizen süh...
AI Özet: yazar, annie ernaux'nun hayatındaki garip tesadüfleri ve entelektüel bağları anlatıyor. kadın işçi sınıfından gelip profesör olmuş ama asıl olay pierre bourdieu'nun kitabını okuyunca yazmaya karar vermesiymiş. (bkz: sosyoloji) bourdieu "biz" diyerek kişisellikten kaçarken, ernaux tam tersine "ben" diyerek edebiyatı kişiselleştirmiş. yazar burada çok tatlı bir döngüye dikkat çekiyor; sosyoloji onu doğurmuş, edebiyat büyütmüş, şimdi sosyologlar yine onu referans alıyor. ayrıca chantal jacquet'nin "transclasse" kavramıyla ernaux'nun yaşadığı sınıf atlama durumunun teorize edildiğini belirtiyor. işin içine edouard louis de girince mevzu tam bir sınıf atlama travması soyağacına dönmüş. yazarın en sevdiği detay ise ernaux'nun michel foucault'nun ilk seferde çaktığı agregation sınavını geçmiş olması. yani ernaux sadece bir yazar değil, bildiğin bağlantılar düğümüymüş.
annie ernaux hakkında pek bilinmeyen ama çok ilginç bir bağlantılar zinciri var. bu kadın işçi sınıfından gelip edebiyat profesörü olmuş biri. bu kadarını zaten herkes biliyor ancak asıl ilginç o...
AI Özet: yazar, amazon.de üzerinden alışveriş yapıp kdv iadesi alma mevzusunu detaylandırmış. olay şu; ürünleri amazon'un kendisinden alıp faturayı türkiye adresine kestiriyorsun, teslimatı ise almanya'daki bir tanıdığına ya da (bkz: amazon locker) noktalarına yaptırıyorsun. hızı zaten malum, gece sipariş verip sabah teslim almış. asıl can alıcı nokta gümrük işlemleri; havaalanındaki zoll polisine formları onaylatmak şart. türkiye'ye dönünce pasaport, ikametgah ve fatura gibi belgeleri ilgili mail adresine yollayınca paranın şak diye karta yattığını söylüyor. yani adamlar (bkz: kurumsal) takılıyor, belgeler tamsa iade süreci ışık hızında ilerliyor. kısacası yazar, doğru adımlarla alışveriş yapıp kdv'yi geri almanın yolunu tarif etmiş.
almanya gezimde almış olduğum ürünlerin kdvlerini (yüzde 19) belgeleri yollar yollamaz kesintisiz iade eden alış veriş sitesi. öncelikle ikamet adresim türkiye, fatura kendi adıma ve türkiye adre...
AI Özet: yazar diyor ki mutluluk öyle peşinden koşup yakalayacağın bir kupa değil, daha çok düzgün yaşamanın getirdiği bir yan etkiymiş. yani mutlu olayım diye kasmak yerine hayatı belli bir düzene sokmak lazımmış. bunu da dört maddeyle açıklıyor. ilk olarak biyolojik saygı meselesi var; bedenine bakmayan, sürekli stresli ve yorgun birinin huzur bulması imkansızmış. yani önce bir uyu, iyi beslen, bedenine saygı duy ki zihnin açılsın diyor. ikinci olarak düşünce disiplini şart. olaylar değil, bizim o olaylara taktığımız anlamlar bizi yoruyormuş. kontrol edebileceğin şeylere odaklanıp geri kalanını boşvermek gerektiğini savunuyor (bkz: stoacılık). üçüncü madde ise empati ve bağ kurmak. sadece kendinle ilgilenirsen dünyan daralırmış, başkalarıyla gerçek ve kırılgan bağlar kurmak insanı beslermiş. son olarak ruhsal derinlikten bahsediyor. ölümlü olduğumuz gerçeğini kabul edip sanatla veya doğayla bağ kurarak anlam yaratmak gerektiğini belirtiyor. özetle mutluluğu aramayı bırakırsak o zaten gelip yanımıza otururmuş.
modern dünya bize mutluluğu, peşinden koşulması ve yakalanması gereken bir hedef gibi gösteriyor. ancak mutluluk, doğası gereği doğrudan kovalandığında bizden uzaklaşan bir gölge gibidir. çoğu za...
AI Özet: yazar diyor ki manipülasyonu sadece sevgilinizin size yaptıklarıyla sınırlı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, aslında hepimiz koca bir psikoloji laboratuvarında deney faresiyiz. sosyal medyadaki o bildirim kaydırma bağımlılığını (bkz: dopamin) kumar makineleriyle bir tutuyor; şirketlerin bizi ekran kölesi yapmak için dopamin sistemimizi hacklediğini belirtiyor. sadece dijital dünyada değil, kafedeki kahve menülerinde bile tuzaklara düştüğümüzü, orta boy seçeneğinin aslında bizi en pahalıya yönlendirmek için konulmuş bir yem olduğunu anlatıyor. maaş pazarlıklarındaki düşük tekliflerle başlayıp bizi razı etme taktiklerine de değiniyor. kurumsal hayatın daha beteri ise (bkz: gaslighting) olayının şirket versiyonuymuş; sistem çökmüş, işler berbat ama suçlu her zaman sizin zaman yönetimi beceriniz oluyor diyor. e-ticaret sitelerindeki son 2 ürün veya şu an 14 kişi bakıyor yalanlarının evrimsel korkularımızı tetiklediğini, bizi panikle alışverişe ittiğini savunuyor. tüm bu matrix'ten çıkış yolu olarak da mikro duraklamaları öneriyor. bir karar vermeden önce 3 saniye durup bunu gerçekten ben mi istiyorum diye sormanın tüm illüzyonları yıktığını iddia ediyor.
manipülasyonu sadece ikili ilişkilerde yediğiniz "senin kuruntun o" (gaslighting) saçmalıklarından ibaret sanıyorsanız çok fena uyuyorsunuz demektir. sabah alarmı kapattığınız saniyeden gece yast...
AI Özet: yazar, eskiden butik bir dergide yayınlanmış olan şiirini paylaşmış. genel olarak özlem, bekleyiş ve hüzün temaları hakim. karşı tarafın gelme ihtimaline karşı hazırlıklar yaptığını, duygusal bir karmaşa içinde olduğunu anlatıyor. şu an baktığında pek beğenmese de ilk yayınlanan işi olduğu için yeri ayrı. (bkz: şair ruhlu sözlük yazarları)
zamanında butik bir dergide yayımlanmıştı:ah bir bilsennasıl da iyi geldiğini yaramanasıl da uyuşturduğunuunutturduğunu acımıbu yüzdendirgecelerinde baykuşluğum bu şehrinbu yüzdendircamı mesken t...
AI Özet: yazar, almanya'daki yeni yasal düzenlemelerin insanları canından bezdireceğini söylüyor. özellikle sağlık sigortası mevzusuna takılmış; eşi çalışmayanların bile aylık 225 euro civarı prim ödeyeceği bir döneme girildiğini, bunun türkiye'de bile olmadığını belirterek durumun vahametini anlatıyor. vergi sınıflarının değişmesiyle net maaşların düşeceğini, iade süreçlerinin ise tam bir karın ağrısı olduğunu savunuyor. ilaç katkı paylarının artması ve dil desteğinin kesilmesiyle beraber hayatın iyice pahalılaştığını düşünüyor. hastalık izni için telefondan haber vermenin kalkmasıyla da (bkz: bürokrasi) zirve yapmış, doktorların ve hastaların perişan olacağını öngörüyor. genel olarak hükümetin yanlış politikalarının faturasının çalışan vatandaşa kesildiğini, insanların artık homurdanmaya başladığını ve bu gidişatın (bkz: afd) gibi sağ partilere zemin hazırladığını iddia ediyor.
eğer onaylanırsa yakında yeni kanunlar gelmesi bekleniyor. bunun içni yakın zamanda komisyon kuruldu.en kötüsü zorunlu sağlık sigortası artık eşiniz çalışmadığında da ücretli olacak. en az 225 eu...
AI Özet: yazar karlı dağlar arasında yolculuk yaparken yalnızlığa düşmüş, (bkz: melankoli) içinde deli kızın türküsü şiirini dinlemiş.
bugün uzun bir yol seyahatim oldu. yine karlı dağlar arasında unutulmuş köyleri geçerken, yol b...
AI Özet: yazar, i'll take care of you şarkısının klasik bir aşk hikayesi olmadığını, daha çok karşılıklı yaraların şefkatle sarılması olduğunu söylüyor. şarkının hissettirdiği o ince ihtimalin aşkın kendisinden daha sarsıcı olduğunu belirtiyor. sololara bittiğini, (bkz: dostoyevski) ile dinlenmesi gerektiğini ekliyor.
i'll take care of youbu bir kırık aşk hikâyesi değil..bu şarkı “seni korurum” da demiyor aslında; “ikimiz de kırgınız ama ben senin kırık yerini incitmem” diyor ve tehlikede duran bir şeylerin om...
AI Özet: yazar, nobel ödüllü maurice maeterlinck'in (bkz: çiçeklerin zekası) kitabından bahsetmiş. özellikle vallisneria yani bildiğimiz saz bitkisinin tozlaşma hikayesi adamın çok hoşuna gitmiş. yazara göre bu bitkinin aşk hayatı tam bir dram. olay şu; dişi çiçek su yüzeyine çıkıp süzülürken, erkek çiçekler ona ulaşmak istiyor ama sapları kısa kaldığı için bir türlü yetişemiyorlar. tam burada devreye (bkz: fedakarlık) giriyor. erkek çiçekler, o imkansız aşkı gerçekleştirebilmek için kendilerini saptan koparıp resmen intihar ederek su yüzeyine fırlıyorlar. yazar, bu durumu insanın kendi hayatındaki çıkmazlara benzetiyor. erkek çiçeklerin bir anlık mutluluk ve birleşme uğruna varoluş zincirlerini kırmasını oldukça etkileyici bulmuş. sonuçta erkek çiçekler ölürken, dişi çiçek bu kahramanca öpücüğün meyvesini büyütmek için tekrar derinliklere iniyor. yazar, doğanın bu kadar acımasız ama bir o kadar da romantik bir kurguya sahip olmasına şaşırmış. kısacası adam, bir bitkinin bile aşk için canını verebileceğini anlatarak bizi derin düşüncelere daldırmış.
nobel ödüllü yazar, şairdir. (ö. 1949)dilimize "çiçeklerin zekası" olarak çevrilen "l'intelligence des fleurs" adlı denemesini okurken vallisneria bitkisinin, yani bildiğimiz saz bitkisinin tozla...
AI Özet: yazar, zendaya ve robert pattinson'ın başrollerini paylaştığı the drama filmini masaya yatırıyor. ikilinin bu sene üç farklı projede yer alacağını ama bu filmin karakter odaklı yapısıyla gerçek bir oyunculuk testi olduğunu belirtiyor. yönetmen kristoffer borgli'ye gelince; yazar, adamın tarzı kendisine pek hitap etmese de özgün bir dili olduğunu ve vasatlığın ötesine geçtiğini söylüyor. (bkz: a24) pazarlama dehasıyla yine konuşturmuş, nikah ve kaos temalı pr çalışmasıyla özellikle yetişkin kitlenin ilgisini çekmişler. yazar, gişe başarısını kestiremese de etkileşim yaratan işleri sevdiğini ekliyor. spoiler kısmında ise borgli'nin yine kara komediye kaçan, izleyiciyi karakterlerin dramıyla hafifçe güldüren tarzını sürdürdüğünü anlatıyor. filmde evlilik ve toplumsal travmalar üzerinden bir hikaye kurulmuş. ekşi sözlük'teki (bkz: evlenmeyin) akımına paralel doneler olsa da yazar, filmin asıl derdinin evlilik eleştirisi değil, empati kurmak olduğunu vurguluyor. yani evlilik burada sadece bir araç, asıl mesele insanın kendisini karakterlerin yerine koyup ne yapacağını düşünmesiymiş. kısacası film, empati kavramını merkezine alan sofistike bir iş olarak karşımıza çıkıyor.
yılın iddialı filmlerinden, the drama'nın incelemesibaşrollerinde günümüzün popüler iki ismi zendaya ve robert pattinson'ın yer aldığı, norveçli yönetmen kristoffer borgli'nin yeni filmi "drama",...
AI Özet: yazar diyor ki yaşamak dediğimiz şey sadece nefes alıp zamanın içinde sürüklenmek değilmiş. hayatın hakkını vermekten bahsediyoruz ama masaya herkes aynı kartlarla oturmuyor, kimisi şanslı kimisi travmalarla başlıyor (bkz: hayat adaletsizliği). yazara göre olay eline ne verildiğinden ziyade o eli nasıl oynadığınla alakalı. aslında çoğumuz evle iş arasında gidip gelen monoton bir döngüdeyiz ama yaşamak, işte bu döngünün farkına vardığın an başlıyormuş. ölümün varlığına da değiniyor; son olduğunu bildiğimiz için her şey anlam kazanıyor. daralan bir çemberde kendine anlam yaratmaya çalışmak olduğunu belirtiyor. yaşamanın sadece kendi karnını doyurmak değil, yanındakine destek olmak ve samimiyet kurmak olduğunu savunuyor. sonuçta bizi kurtaracak olan biriktirdiğimiz eşyalar değil, bıraktığımız izlermiş. özetle yazar için yaşamak, son nefese kadar insan kalabilme sanatıymış (bkz: varoluşçuluk).
düşünüyorum; yaşamak derken biz neyi kastediyoruz?nefes almak mı bu? zamanın içinden sürüklenmek mi? yoksa sadece arada bir heyecanlanıp sonra yine aynı yere dönmek mi? yaşıyoruz diyoruz ama gerç...
AI Özet: yazar, muriqi'nin türkiye maçındaki beyefendi tavırlarına ve dürüstlüğüne bayılmış. adamın karakterine ve centilmenliğine vurgu yapıp (bkz: adam oğlu adam) diyerek övgü yağdırıyor.
aklımın bir köşesinde kaldı milli maçtan sonra yazamadım.. kosova-türkiye maçında delikanlı gibi mücadelesini verdi, asla tansiyonu yükse...
AI Özet: yazar, 19 yıllık can dostu yırtık'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. hayvan dostu yaşlılığında böbrek ve kalp sorunlarıyla boğuşmuş ama yine de enerjisini korumayı başarmış. ancak son dönemde karnının şişmesiyle olaylar trajik bir hal almış. (bkz: fip) teşhisi konulunca tedaviye başlanmış ama maalesef ilaçlar ve serumlar fayda etmemiş. yazar, kedisinin yemek yiyemediğini ve halsizleştiğini anlatırken yaşadığı çaresizliği çok içten aktarıyor. hayvanın acı çekmesine dayanamadığı için veterinerle görüşüp onu uyutma kararı almış. kucağında götürürken yaşadığı o ağır duygusal yıkımı, solunum sıkıntısı çeken dostuna veda edişini anlatıyor. en ironik ve hüzünlü kısım ise, hayatı boyunca asla girmediği taşıma kutusunun sonunda tabutu olması ve en sevdiği tavuğun son yemeği olması. yazar, dünyanın en yakışıklı ve akıllı kedisi olduğunu düşündüğü yırtıkişko'nun boşluğunun asla dolmayacağını belirtiyor. şu an hala ağlama krizleri geçirdiğini, evin her yerinde onu gördüğünü söylüyor. umarım öte tarafta bol bol tavuk yiyip çimlerde yuvarlanıyordur diye temennide bulunuyor. tam bir (bkz: yas süreci) durumu söz konusu.
22 saat önce gerçekleşen olay.içim o kadar yanıyor ki ne yapacağımı ne söyleyeceğimi bilmiyorum. damdan düşmüşün halinden damdan düşmüş anlar diyerek buraya geldim işte.19 yaşındaydı yırtık. 2025...
AI Özet: yazar diyor ki serinin en derin, felsefesi en sağlam oyunu bu ama oynanış kısmı biraz (bkz: kabız) yani akmıyor. yine de hikaye için katlanmaya değermiş. yazar, okumaya üşenenler için video falan da eklemiş, bayağı detaylı bir özet çıkarmış. mevzu şöyle; bizim desmond abi bir gün uyanıyor ve kendini abstergo denen gizli bir şirketin laboratuvarında buluyor. adamı zorla animus diye bir makineye bağlamışlar. meğer desmond bir suikastçı soyundan geliyormuş ve şirket onun dna'sı üzerinden atalarının anılarına ulaşmaya çalışıyormuş. desmond'un önünde iki seçenek var; ya itaat edecek ya da komaya girecek. haliyle çaresizce 1191 yılındaki atası altaïr'in anılarına dalıyor. kudüs'te geçen sahnelerde altaïr'in aşırı kibirli olduğunu, "her şey mübahtır" düsturunu kendi kafasına göre yorumladığını görüyoruz. adam sırf egosu yüzünden operasyonu batırıyor, arkadaşını kaybettiriyor ve hedefindeki robert de sable tarafından kapı dışarı ediliyor. masyaf kalesi'ne eli boş dönünce herkesle papaz oluyor. sonunda robert de sable kaleyi kuşatınca, altaïr hatalarını telafi etmek için bir şans daha yakalıyor. kısacası yazar, oyunun mekaniklerinden ziyade bu dramatik ve derin hikaye akışına bayılmış.
hikayesi, felsefesi serinin diğer oyunalrına kıyasla bambaşka bir seviyedeki, serinin en derin oyunudur. tabii oynanış olarak kabızdır ama hikaye olarak inanılmaz iyidir. üşenmedim oturdum sahne ...
AI Özet: yazar filme bayılmış, dönemine göre kaliteli olduğunu ve müziklerin şahane olduğunu söylüyor. bugünkü (bkz: sansür) ortamında böyle işlerin imkansız olduğunu belirtiyor.
dandirik bir film değildir. bundan 30 yıl önce padişahlık dönemini özgürce (çok da değil o zaman bile olaylar çıkmıştı) yansıt...
AI Özet: yazar, dostoyevski'nin aç kalmamak için kıpırdamadan kitap okuduğu günlerle kendi parasızlık dönemini kıyaslıyor. dostoyevski'nin durumu (bkz: dram) olsa da yazar da kitap alamadığı için yüzüklerin efendisi'ni tekrar okumuş. sonunda sauron'un haklı olduğunu fark ederek durumu durumu bağlamış.
dostoyevski'nin parasız kaldığı 1 aylık bir süre varmış. yaşadığı en derin garibanlık anları. kaldığı otelde artık veresiye yemek vermiyorlar, sadece bir tane mum veriyorlarmış. iştahının artmama...
AI Özet: yazar diyor ki dave chappelle öyle bildiğiniz komedyenlerden değil, adam resmen komediyi bir düşünme metoduna çevirmiş. sadece güldürmüyor, aynı zamanda insanı bilinçli şekilde rahatsız ederek kafa çalıştırıyor. (bkz: george carlin) tarzında bir çizgisi var. adamın en büyük numarası ise stratejik olarak ortadan kaybolması. 50 milyon doları reddedip gitmesi, onu piyasadaki sıradan isimlerden ayırıp kültürel bir figür yapmış. yazara göre chappelle'in olayı herkese eşit mesafede olması ve kimseyi rahat bırakmaması, bu yüzden bazıları ona bayılırken bazıları nefret ediyor. (bkz: cem yılmaz) benzetmesiyle, adamın kimseyi esirgemediğini belirtiyor. ırk, sınıf ve polis şiddeti gibi ağır konuları ders verir gibi değil de hikaye anlatarak yüzümüze vuruyor. kısacası adam kontrolü tamamen elinde tutan bir güç oyunu kurmuş, izleyiciyi hem güldürüp hem sorgulatıyor.
dave chappelle ilgili yazılacak en doğru şey bence şu olur. komedi yapan biri değil de komediyi bir düşünme biçimine çeviren bir adam var karşımızda.bu adamın olayı sadece espri yapmak değil. ins...
AI Özet: yazar, volkan ögenin belirsizlik'teki köpek havlaması taklidinin hayatındaki en iyi tespit olduğunu söylüyor. sayende uyuz olduğum sanrısından kurtuldum diye (bkz: şükranlarını) sunuyor.
koskoca bir belirsizlik'te geçen yaptığı "gecenin köründe gelen bir köpek havlaması" taklidi, son 10-12 senedir duyduğum en iyi tespit...
AI Özet: yazar, aşk-ı memnu'nun gerçek kazananlarını listelemiş. katya'nın vatandaşlık ve evlilikle hayatını kurtarmasını, çetin özder'in firdevs'ten son anda sıyrılmasını ve cemile'nin beşir gibi birinden kurtulmasını başarı sayıyor. matmazel'in sessizce ön plana çıkışını takdir ederken, adnan bey'in de mal varlığını koruyup (bkz: nafaka) kurtulmasıyla durumu toparladığını belirtiyor. tam bir strateji analizi yapmış.
dizinin kazananlarını tam kadro listelersek:1-katya: dizinin en tutarlı karakteri bence. yaşamak için gerçekten savaştı, vatandaşlık aldı, yakışıklı bir adamla evlendi ve kızını da türkiye’ye get...
AI Özet: yazar, karacaoğlan'ın türk halk kültüründeki yerini ve aşkla olan derin bağını anlatıyor. ozanın sazıyla diyar diyar gezip pek çok gönül fethettiğini, sözlerinin sadece saraylarda değil samanlıklarda bile yankılandığını belirtiyor. günümüz dünyasının ruhsal karanlığına üzülürken aşkın hala temiz aktığına inanmak istediğini söylüyor. konuyu hasan hüseyin'in şiiriyle bağlayarak karacaoğlan'a olan hem hayranlığını hem de tatlı bir kızgınlığını dile getiriyor. (bkz: hasan hüseyin korkmazgil) şiirdeki sitemkar ama saygılı havayı vurgulayan yazar, karacaoğlan'ın her kadının kokusunda, her aşkın izinde olduğunu hissettiriyor. ozanın aşkı öyle bir domine ettiğini söylüyor ki, modern zaman ozanları bile artık biraz nefes almak, yanaklara dokunmak istiyor. yani özetle yazar, karacaoğlan'ın aşk dünyasındaki mutlak hakimiyetini ve bıraktığı derin izleri biraz da mizahi bir dille (bkz: ulanı da karacaoğlan ulanı) aktarıyor.
elinde sazı, diyar diyar gezerken nice ceylan gözlünün hem gönlüne hem koynuna girmiştir o.kaç kuşağın aşkına dil olmuştur. türk halk kültürünün pırıl pırıl akan coşkun bir suyudur karacoğlan. on...
AI Özet: yazar, blake lively ve eşinin yaptıklarıyla resmen rezil olduğunu söylüyor. sahte iddialarla birinin kariyerini bitirmeye çalıştıklarını, sonra da (bkz: tutarsızlık) içinde yüzdüklerini belirterek durumu bayağına eleştiriyor.
amber heard ile karşılaştırılmaması gereken ruh hastası. çünkü en azından o davada johny depp de haksızdı. bu antipatik karı koca (ryan & blake) hem adamın fil...
AI Özet: yazar diyor ki geç kalınmış pişmanlıklar (bkz: yalan)
“sonradan bilinen kıymetin, kaybettikten sonra farkına varılan değerin, birde kaçırılan hevesin...