AI Özet: yazar (bkz: saçmalamak) diyor.
yok 39n 35e civarında yaşayan halkların ordusu amına koyayım.
AI Özet: yazar, doğum sürecindeki tüm o kaotik anlara şahit olmanın eşine olan sevgisini artırdığını söylüyor. anneliği dünyanın en kutsal şeyi olarak görüyor ve böyle bir fedakarlık yapan eşini aldatmayı (bkz: iğrenç) buluyor. böyle bir şeye kalkışanların direkt emekli olması gerektiğini belirtiyor.
eşimin 2. doğumuna da girdim. yurt dışında hemen hemen standart bu zaten. doğum sırasında öksürme, kaka, kusma ve bilumum adını dahi bilmediğim bir sürü sıvı çıkışına şahit oldum. bırak soğumayı,...
AI Özet: yazar, 24 yıldır iktidarda olup hala vaat vermeyi (bkz: şaka gibi) buluyor, hayret ediyor.
24 yıldır iktidarda ve vaat veriyor. bak şunu 6 yıllık bir iktidarın üyesi söylese garipsenmez....
AI Özet: yazar, trump'ın bir gün önce savaş bitti deyip ertesi gün tehditler savurmasıyla dalga geçiyor. adama göre bu durum ya tam bir delilik ya da kurnazca bir siyasi oyun. yazar, trump'ın amerikan halkına savaşın bittiği yalanını sattığını çünkü günde 2 milyar dolar yakan bu savaşın maliyeti ve artan benzin fiyatları yüzünden halkın tepkili olduğunu belirtiyor. (bkz: midterm elections) mevzuyu sadece siyasi değil, matematiksel olarak da ele alıyor; iran'ın 20 bin dolarlık ucuz dronelar attığını, amerika'nın ise bunları milyon dolarlık füzelerle düşürdüğünü, yani ekonomik olarak ciddi bir dengesizlik olduğunu söylüyor. iran'ın donanması yok diye dalga geçenlere, ucuz oyuncaklarla trilyonluk sistemleri erittiklerini hatırlatıyor. asıl bomba ise savaşın nükleer program bahanesiyle çıkarılması. yazar, hem tulsi gabbard'ın hem de iaea'nın nükleer silah olmadığını söylediğini, hatta umman dışişleri bakanının her şeyin anlaşıldığını belirttiği gün saldırının geldiğini vurguluyor. kısacası yazar, tüm bu sürecinle beraber nükleer bahanesinin tamamen uydurma olduğunu ve ortada çok garip bir durum olduğunu savunuyor. (bkz: 5d satranç)
trump dün gece çıktı "beyler! iyi haber! savaş bitmek üzere. maksimum iki üç hafta, taş çatlasın bir ay falan kaldı hallediyorum" diyerek ulusa seslendi. aynı trump bugün truth social'da "open th...
AI Özet: yazar, internetin derinliklerinde kalmış ve gerçekten işe yarayan üç siteyi önermiş. ilk olarak kurgu yazmayı sevenler için campfirewriting'den bahsetmiş; karakter analizlerinden zaman çizelgesine kadar her şeyi düzenleyebileceğiniz bir (bkz: worldbuilding) cennetiymiş burası. ardından yapay zeka modellerini körlemesine kapıştıran chat.lmsys.org'u anlatmış. modellerin isimlerini görmeden cevapları kıyaslayıp oy verdiğiniz, markaların pazarlama balonlarını patlatan bir yer olduğunu belirtiyor. son olarak oyun severlere howlongtobeat'i önermiş. devasa bir oyuna dalmadan önce ne kadar vaktinizi çalacağını görmenizi sağlayan bir zaman yönetimi aracıymış. yazar, standart ve herkesin bildiği linklerden sıkıldığını söyleyerek bu spesifik araçların hayat kurtardığını iddia ediyor.
şimdi o her "faydalı siteler" başlığında ısıtılıp önümüze konan, herkesin çoktan yer imlerine eklediği standart linkleri bir kenara bırakın. internetin arka sokaklarında kalmış, çok spesifik ihti...
AI Özet: yazar, yaşlı ve eklem rahatsızlığı nedeniyle yürüyemeyen kedisi için yaşadığı mucizevi süreci anlatıyor. ağır ilaçların ve kortizonun çare olmadığı noktada, bir veterinerin önerdiği bitkisel karışımın kedisini tekrar yürütmüş olduğunu belirtiyor. sonradan bu karışımın ana maddesinin spirulina olduğunu öğrenmiş ve kendi uygulama yöntemini geliştirmiş. yazar diyor ki, bu yosun takviyesi sayesinde kedisi şu an 15 yaşında ve gayet mutlu. kendi hazırladığı tarifte organik spirulina tozunu suyla karıştırıp şırınga yardımıyla verdiğini, ancak tadı kötü olduğu için kedinin bunu kendi isteğiyle içmediğini söylüyor. karışımın çabuk bozulduğunu, bu yüzden buzdolabında saklanması gerektiğini ve dozajın çok kritik olduğunu vurguluyor (bkz: doz aşımı). veteriner olmadığını belirterek herkesin kendi doktoruna danışması gerektiğini ekliyor ama çaresiz kalan hayvan sahipleri için bu deneyimini paylaşmak istemiş. özetle, (bkz: spirulina) sayesinde kedisinin hayat kalitesinin arttığını ve yürüyebildiğini anlatıyor.
yürüme zorluğu yaşayan yaşlı evcil hayvan sahipleri için çok farklı bir tecrübe aktaracağım;bunu ben veteriner önerisiyle yürüme zorluğu yaşayan yaşlı kedim için kullanıyorum. artrit rahatsızlığı...
AI Özet: yazar, üsküdar belediyesi'ndeki eski ekibin tff'ye topluca transfer olduğunu söyleyerek durumun (bkz: rant) koktuğunu belirtiyor. başkan yardımcılarının federasyonda kritik koltuklara kapak attığını anlatıp, bu kadrolaşma varken muhaliflerin teknik detaylarla hedef alınmasını oldukça saçma buluyor. tam bir (bkz: torpil) şöleni diyor.
üsküdar belediyesi'nin akp için nasıl rant yeri olduğunu, akp'nin üsküdar'ı kaybettikten sonra tff'de işe alınanlardan anlayabilirsiniz:- ibrahim hacıosmanoğlu'nun yeğeni abdullah ayaz federasyon...
AI Özet: yazar kadınların seçimleri hep hatalı diyor (bkz: talihsizlik)
hep yanlış seçim yaptıkları için şarabı da yanlış seçeceklerdir.
AI Özet: yazar, domenico tedesco'nun fenerbahçe'deki talihsiz sürecini anlatıyor. adam resmen ateşten gömleği giymiş, mourinho sonrası fiziksel olarak bitik bir kadroyu devralmış. yazar diyor ki, hoca daha yeni gelmişken başına gelmeyen kalmamış. önce son dakika golleri, sonra kulüpteki başkanlık seçimi kaosu derken ortalık karışmış. oyuncuların sahada maçtan çok seçimi takip etmesi ve maaş endişeleri yüzünden kavgalar çıkması tam bir (bkz: fenerbahçe) klasiği olmuş. üstelik hoca daha 15 gün bile olmadan, bazı sosyal medya fenomenleri ve etkileşim peşindeki gazeteciler yüzünden taraftar tarafından istifaya davet edilmiş. buna rağmen adam dişini sıkıp takımı toparlamış. santrafor eksikliği konusunda yönetime sinyal vermiş ama karşılığında tecrübesiz bir isim gelmiş, buna rağmen şikayet etmemiş. trabzonspor maçındaki taktiksel başarısıyla camiaya umut vermiş ama uçaktaki prim kavgaları yüzünden her şey altüst olmuş. üstüne zatürre olmuş, kilit oyuncular sakatlanmış, deplasman tribünleri boş kalmış. yazarın iddiasına göre başkan, kendi transfer ve yönetim hatalarını örtbas etmek için günah keçisi olarak tedescoyu göndermiş. hoca resmen kaosun ortasında tek başına kalmış.
yaz kamp dönemi geçirmeden gelen mourinhonun takımı fiziksel olarak yeterince yüklemediğini bildiğimiz bir kadroyu sezon ortasında devralan teknik adam. başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelm...
AI Özet: yazar, trt yayın haklarını almışken maçların neden paralı platformlarda olduğunu sorguluyor. vergilerle halledilebilirdi diyor, yaşlıların dijital platformlarla arasının olmadığını belirterek (bkz: yayıncılık dramı) durumdan yakınıyor.
arkadaş dünya kadar vergi verirken, şl ligi yayın haklarını trt almışken, ben bu maçı neden tüm dünya ile aynın anda tv den izleyemiyorum da ne olduğu belli olmayan bir platformdan...
AI Özet: yazar, lucescu'nun vefatına çok üzülmüş. hakan çalhanoğlu ile olan vedasını duygusal buluyor, (bkz: yas) moduna girmiş resmen.
rumen teknik direktörün vefatı.çok üzgünüm. son maçına türkiye'de hem de bjk stadında çıktı. he...
AI Özet: yazar diyor ki mevzu aslında toprak aşkı falan değil, tamamen siyasi bir kurnazlık. olay şu; yıllarca tarım arazilerine kafasına göre yapı yapanlara, belediyeler iktidar partisinin elindeyken göz yumulmuş. (bkz: görmezden gelmek) şimdi ise belediyelerin çoğu muhalefete geçince, bakanlık "hadi bakalım, şimdi bunları yıkın" diye baskı kurmaya başlamış. yazarın belirttiğine göre yeni yönetmelikle belediyelere resmen şantaj yapılıyor; eğer belediye yıkımı gerçekleştirmezse bakanlık kendisi yıkıp faturayı belediyeye kesecek, üstelik masrafları da %100 fazlasıyla tahsil edecek. ödenmezse de iller bankasındaki paylarından kesilecek. yani belediyenin asfalt dökeceği para, yıkım masraflarına gidecek. yazar buna bayağı gülüyor, çünkü amaç belediyeleri halkla karşı karşıya getirip "bakın cehape gelince evlerinizi yıktı" imajı yaratmak. (bkz: siyasi manevra) 2005'ten beri kanun varmış ama uygulama keyfiymiş. şimdi ise zamanında görmezden gelinen tüm o kaçak yapılar, muhalefet belediyelerinin sırtına yük olarak bindiriliyor. özetle yazar, bu durumun tarımı korumakla değil, belediyeleri zor durumda bırakıp seçim malzemesi çıkarmakla ilgili olduğunu savunuyor. (bkz: kurnazlık)
"kim veriyor eağbi akp'ye bu oyları o zaman?"size anlatayım:yönetmelik'in en altında bir şey yazıyor dikkat ettiyseniz. şöyle diyor: "9/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı resmî gazete’de yayımlanan ...
AI Özet: yazar, saldırganların yanlış yere çöktüğünü söylüyor. oranın aslında konsolosluk değil, protestoların güvenle yapılması için kurulmuş bir (bkz: göz boyama) alanı olduğunu belirtiyor.
konsolosluğun o binada olmadığını, oranın sadece konsolosluğun rahat etmesi için konsolosluk gibi korunaklı gösterilen, prote...
AI Özet: yazar öncelikle kendi hayatından örnek vererek mevzuya giriyor; 13 yıllık evliliğin ardından gelen boşanma süreciyle beraber olaylara daha sağlıklı baktığını söylüyor. ilişkilerin insanı tanıma süreci olduğunu ve deneye yanıla ilerlemenin normal olduğunu belirtiyor. toplumun boşanma veya ayrılık üzerindeki baskılarına kulak asmamak gerektiğini savunuyor. yazara göre mutluluk sıralaması şöyle: mutlu evlilik, bekarlık ve en sonda mutsuz evlilik. yani mutsuz bir evlilikte sürünmektense bekarlığın çok daha mantıklı olduğunu vurguluyor. asıl sorunun evlilik kurumunda değil, (bkz: ortadoğu kafası) dediği o dogmatik bakış açısında olduğunu düşünüyor. kısacası mesele evlenmek değil, bitmiş ilişkileri sırf el alem ne der diye sürdürmekmiş.
bir zamanlar canımdan bezince benim de kurduğum bir cümleydi bu.1,5 yıl süren bir flörtün ardından 13 yıl evli kaldım. boşanalı da 1,5 yıl oldu. bugün geçmişime daha sağlıklı bakabildiğimi düşünü...
AI Özet: yazar diyor ki biz insanlar dünyayı çözmek için her şeye bir isim takma peşindeyiz. aslında bu basit işlem, zihnimizin karmaşadan kaçıp düzen kurma çabası. bir şeye isim verdiğimizde onu kutucuklara ayırıp rahatlıyoruz ama hayat öyle (bkz: siyah beyaz) değil, her şey gri tonlarda. yazar belirtiyor ki asıl sıkıntı, artık ortak kelimelerin anlamlarının kaymış olması. dürüstlük ya da onur dediğimizde herkes farklı bir şeyi kastediyor, yani kelimeler aynı ama içerikleri bambaşka. bazıları bunu özgürlük sanıyor ama yazara göre bu durum sadece insanlar arasında derin bir kopuş ve mesafe yaratıyor. zihin doğası gereği netlik ararken bu belirsizlik bizi huzursuz ediyor. sonuç olarak yazar, kullandığımız kelimelerin anlamlarını yeniden ciddiye almamız gerektiğini, yoksa sadece kavga etmeyeceğimizi aynı zamanda anlamı tamamen kaybedeceğimizi savunuyor. kısaca kelimelerle aramızı düzeltmezsek (bkz: iletişim kazaları) içinde yüzeceğimiz tek şey koca bir boşluk olacak.
insan dünyayı anlamak için ona isim verir. bu basit gibi görünen şey aslında bütün düşünme biçimimizin temelidir. bir şeye isim koyduğumuz anda onu yakalar, yerli yerine koyar ve diğerlerinden ay...
AI Özet: yazar, xbox bahar indirimlerinin başladığını ve bazı oyunların hep aynı döngüde indirime girdiğini söylüyor. bu senenin yeni oyunlarının henüz indirime girmediğini, onları yaz indirimlerinde beklememiz gerektiğini belirtiyor. özellikle 100 tl altı oyunlarda çok sağlam fırsatlar yakaladığını, türlerine göre ayırdığı bir liste hazırladığını anlatıyor. 15 nisan'da bitecek olan bu indirimlerde resident evil, gears, witcher ve metro gibi serileri kaçırmamamız gerektiğini, çünkü fiyat güncellemeleriyle bu ucuzlukların bitebileceğini hatırlatıyor. (bkz: xbox series x/#180739926) referansıyla eski listesine de göz atmamızı öneriyor. dedektiflik tarafında la noire'in yüz animasyonlarını övürken, sherlock holmes'un temposunu emekli maaşına benzetmiş. kona serisinde atmosferin iyi olduğunu ama kitlesinin dar olduğunu söylüyor. korku tarafında resident evil serisine geniş yer ayırmış; re0'ı envanter yönetimi simülatörü olarak tanımlarken, code veronica'nın kontrollerini taş devriyle kıyaslamış ama hikayesini sevmiş. alan wake serisini ise sanat filmi havasında bulmuş ve kesinlikle alınmasını öneriyor. mortal kombat xl'i de resmen kemik kırma simülasyonu olarak tanımlayıp fiyatının çok uygun olduğunu belirtiyor.
xbox bahar indirimleri geçen günlerde başladı. genel olarak indirimler hep aynı döngüde oluyor, bazı oyunlar sürekli indirime girip girip çıkıyor. bu yıl çıkan oyunlarda indirime giren yok, yaz i...
AI Özet: yazar, babasından miras kalan western tutkusunun aslında modern hayatın monotonluğuna bir başkaldırı olduğunu söylüyor. her gün aynı saatte uyanıp aynı anlamsız işleri yapmaktan, şehir hayatının konforlu ama ruhsuz döngüsünden bıkmış durumda. (bkz: plaza hayatı) şöyle bir hayal kuruyor; toprakla uğraşmak, plansızca yollara düşmek, ıssız bir kulübede soğuğu hissetmek ve doğanın ortasında tek başına kalmak istiyor. aslında aradığı şey tam bir (bkz: kaçış planı). kızılınderili dostlarla ateş başında sohbet etmeyi, atını meksika sınırına sürmeyi ve kimsenin ona ne yapacağını söylemediği bir dünyada kaybolmayı özlüyor. din adamlarından veya şehirli kurallardan uzaklaşıp kendi günahlarıyla hesaplaşmak, hatta bir kovboy gibi çocukların hayranlıkla baktığı o gizemli figüre dönüşmek istiyor. kısacası yazar, betonlar arasında sıkışmış ruhunu vahşi batının o özgür ve tehlikeli atmosferiyle iyileştirmeye çalışıyor.
bu basliga ilk kez yazdigimda babam hayattaymis, artik degil. onun biraktigi western tutkusu bende devam ediyor. benim bir zamanlar babamin bu filmlerde ne buldugunu anlamadigim gibi simdi de kiz...
AI Özet: yazar, izlediği iki doktorun videosu üzerinden kalbin aslında sadece kan pompalayan bir et parçası olmadığını anlatıyor. mevzuya göre 1991'de bilim insanları kalpte yaklaşık 40 bin tane nöron keşfetmiş. yani kalbin kendi başına düşünüp, hissedip, hatırlayabilen bildiğin bir sinir ağı varmış. yazar diyor ki, yaşadığımız travmalar sadece beyne değil, kalbe de işliyor. terapiste gidip saatlerce konuşsak bile beyin sürekli yargıladığı, (bkz: ego) üzerinden olayları doğru-yanlış diye ayırdığı için iyileşme zor oluyor. ama kalbin böyle bir kutuplaşması yokmuş; olayları yargısızca deneyimleyince iyileşme başlıyormuş. yazar bu bilimsel veriyi alınca kafasında şimşekler çakmış ve bunu inancıyla bağdaştırmış. özellikle kur'an'daki kalple düşünme meselesinin, tıp dünyasının keşfettiği bu special cells sayesinde anlam kazandığını belirtiyor. yani "kalbiyle düşünemeyenler" ifadesinin aslında biyolojik bir karşılığı olduğunu savunuyor. sonuç olarak, çocukluk travması olan birine sadece "pozitif düşün" diyerek yardım edilemeyeceğini, çünkü travmanın kalpteki o bağımsız sistemde kilitli kaldığını söylüyor. (bkz: kalp-beyin uyumu) tekniklerinin önemine değinerek konuyu bağlıyor.
geçenlerde iki video izledim; iki doktor kalp ve travma üzerine harika bir konuşma yapıyordu.onları paylaşıyorum:----konu, 1991 yılında bilim insanlarının insan kalbinde yaklaşık 40.000 özelleşmi...
AI Özet: yazar, y kuşağının siyasi değişimlerin ortasında kalıp nihilist bir boşluğa düştüğünü söylüyor. geçmişe özlemle gelecek kaygısı arasında sıkışıp kalmış, şimdiki zamanı ıskalamış bir kitle olduklarını belirtiyor. her şeyi gördükleri halde hiçbir şeyi değiştiremedikleri için kendilerini (bkz: duygusal felç) olarak tanımlıyor. kısaca tarihle arası bozuk, varoluşsal bir enkaz halinde yaşayanların dramını anlatmış. tam bir (bkz: araf) durumu yani.
akepe öncesi ve akepe dönemini fiilen yaşamasının getirdiği nihilist boşlukta bocalayan kuşak, kuşağım. sert geçişin getirdiği bolluk ve boşluğun yarattığı zamansal kopuklukla ve geçmişe duyulan ...
AI Özet: yazar arkadaşa göre mantı aslında tabağa konmuş mutluluk ve düzene karşı sessiz bir isyan. et yeme yasağına tepki olarak doğduğunu iddia ederek işi tamamen kendi uydurduğu bir tarihçeye bağlıyor. (bkz: saçmalamak) şimdilerde ise dine değil, diyete karşı verilen savaşın simgesi olduğunu söylüyor. kısacası mantı yemek, içimizdeki asi ruhu doyuruyormuş.
keyfim yerinde olduğu için saçmalamak istiyorum. lütfen mantık aramayın zira mantık mutlu etmez. ama mantı mutluluğun tabağa konmuş halidir.hiçbir araştırma yapmadan edindiğim derin bilgilere gör...
AI Özet: yazar, evliliğin o ilk bakışta sıkıcı gelen rutinlerinin aslında ne kadar huzurlu olduğunu anlatıyor. işten gelip çocukla parkta takılmak, yemekten sonra kimin banyo yaptıracağı üzerine pazarlıklar yapmak ve evin içindeki o tatlı kaosla uğraşmak ona iyi gelmiş. eşinin çocuğa one piece anlatmasıyla animeye giriş yapmış, akşamları beraberce şarjlarını dolduruyorlar. eskiden olsa bu hayat tarzı ona çok monoton gelirdi ama şimdi birbirlerini özleyip arayacak kadar seviyorlar. (bkz: aile huzuru) kısacası yazar için evlilik, akşam eve koşma sebebine dönüşmüş.
işten geliyoruz, havalar güzelleşti artık çocuğu bakıcıdan alıp koştur koştur parka gidiyoruz. park da kahve içerken büyüyen oğlumuzun peşinde iki üç sohbet ediyoruz yüzyüze. eve geliyoruz, yemek...
AI Özet: yazar, şenay gürler ve semih saygıner'in (bkz: doğru zaman) buluşmasına imrendiğini, yaş aldıkça gelen bu aşka bayıldığını söylüyor.
semih saygıner ile olan ilişkisine imrendiğim kadın.kadın mı şanslı, adam mı, aşk mı şanslı olan. g...
AI Özet: yazar, meriç tipini kadınlara yakınlaşmak için diğer erkekleri gömen ve onları aşağılayan kişiler olarak tanımlıyor. hemcinslerini yererek prim yapan bu tiplere (bkz: kıdemli kademeli meriç) diyor.
tekrar hatırlatalım. kadınlara yanlayan, işinde gücünde adamlar meriç değildir ( ekmeği için mücadele eden emekçiler onlar ) ; meriç dediğimiz kişi ...
AI Özet: yazar, gülben ergen'in yaptığı iyiliklere rağmen insanların hala onu yerden yere vurmasına çok sinir olmuş. sosyal medyadaki linç kültürüne ve insanların vefasızlığına isyan ediyor. bir yandan kadın haklarını savunup okul yaptıran birine saldıranları (bkz: klavye şövalyeleri) amip ve tek hücreli olarak tanımlıyor. genel olarak toplumun vicdan yoksunluğundan dert yanıyor ve doğayı katledenlerle aynı havayı solumanın ceza olduğunu belirtiyor.
bu ülkede yaşayanlar ham gerizekalı ham kötü.olağanüstü kötü.x'te şöyle bir paylaşım gördüm.“kadın tek başına narin güran'ın, rojin kabaiş'in, fatmanur çelik'in ve daha adını bilmediğimiz insanla...
AI Özet: yazar ayşe hatun önal'ın döneceğini ve (bkz: pop müzik) piyasasını sallayacağını söylüyor.
müjdeyi vereyim, müziğe geri dönüyormuş. nisan ayının son haftası yeni bir single çıkaracağı ko...
AI Özet: yazar, gerçek kapitalizm bu değil diye gezenlerin somut cevaplar veremediğini savunarak söze giriyor. sscb'nin uzay yarışındaki başarılarını sıralayıp, ilk uydu, ilk insan ve ilk uzay istasyonu gibi olayların sosyalizmin meyvesi olduğunu iddia ediyor. yani yazara göre, eğer sosyalizm insanlara kaliteli boş zaman ve imkan sunmasaydı, uzay çağı böyle başlamazdı. sadece uzayla da kalmamış; ilk organ nakli, yapay kalp ve nükleer santral gibi teknik başarıları da (bkz: sscb) üzerinden hatırlatarak, sistemin bireyi kısıtladığı yönündeki iddiaları çürütmeye çalışıyor. rusya'nın tarım toplumundan çıkıp bilimde ve sanayide devleşmesinin, insanların geçim derdinden kurtulup yeteneklerine odaklanabilmesi sayesinde olduğunu belirtiyor. ekonomik kıyaslamaya gelince; 1980'lerdeki sscb'nin brüt ulusal gelirinin, bugünün parasıyla hesaplandığında günümüz kapitalist rusya'sından çok daha yüksek olduğunu savunuyor. üstelik kapitalist dönemde gelir adaletsizliğinin uçuruma dönüştüğünü, sosyalist dönemde ise herkesin evinin, işinin olduğunu ve temel giderlerin maaştan küçük bir kesintiyle halledildiğini anlatıyor. özetle yazar, sosyalizmin hem teknolojik hem de refah anlamında kapitalizmden daha başarılı olduğunu iddia ediyor.
gerçek kapitalizm bu değilciler "inatla tek tek cevap vereceğim" diyip ölçülmesi mümkün olmayan argümanlar öne sürüyor ancak bunlarla hiçbir somut yanıt üretemedikleri gibi daha önce de cevap ola...
AI Özet: yazar gözde'yi anlatıyor (bkz: gibi)
“gözde, saddam'ın bayan muhafızlarından biriydi.”
AI Özet: yazar, sektörün bittiğine dair söylenenlerin tamamen boş muhabbet olduğunu ve insanların genel bir bilgi kirliliği içinde olduğunu savunuyor. ona göre işten çıkarmaların sebebi yapay zeka değil, pandemi döneminde hiçbir şey bilmeden sektöre dalanların (bkz: balon) patlaması. mimar arkadaşının frontend deneyimini örnek vererek, kalitesiz iş gücünün temizlendiğini belirtiyor. yazara göre sektör daralmıyor, sadece ekipler küçülüyor. artık beş kişinin yaptığı işi, ai destekli iki senior halledecek. bu durum da işini bilen senior'ların değerini (bkz: kaşıkçı elması) iyice artıracak. sonuç olarak yazılımın bitmediğini, aksine paranın hala aktığı ve büyüyeceği yüksek katma değerli bir alan olduğunu, sadece giriş bariyerinin tekrar yükseldiğini söylüyor.
başlıkta o kadar fazla ezber var ki, ekşi sözlük kahvehanesi gibi bir ortam adeta. kimsenin sektör hakkında bir şey bildiği yok. dönen para hakkında bilgileri sıfır. zaten çoğu kişi sektörün nere...
AI Özet: yazar acun'un adalet anlayışına bayağı kurulmuş, kırmızıların oyunu kazanıp barakalarının yıkılmasına anlam veremiyor. ayrıca birleşme partilerinin artık eski tadı vermediğini, her şeyin birbirinin aynısı olduğunu söylüyor. eski sezonlardaki o kaos ve heyecanı özlemiş. (bkz: survivor) resmen programın ruhu kaçmış diyor.
acunun adaletini s.......kırmızılar oyun kazanmasına rağmen barakaları neden yıkılıyor? eğer barakalar yıkılacaksa oyun oynatmadan da yıkabilirsin. adamlar kazandığına sevinemiyorlar. bir de birl...
AI Özet: yazar diyor ki kaçış dediğin olay aslında kurtuluş değil, insanın kendi varoluşundan yavaş yavaş vazgeçmesiymiş. gerçeklerden kaçarken boşlukları kurgularla doldurduğumuzu, sonunda da kendi yarattığımız yalanlar labirentinde kaybolduğumuzu belirtiyor. (bkz: irade kaybı) mevzusu burada devreye giriyor; gerçekle temas kesildikçe insanın seçme yetisi köreliyormuş. yazar bunu içsel bir kültür endüstrisine benzetmiş, yani kişi kendine sahte hikayeler pazarlayıp kendi gerçekliğini sansürlüyormuş. haliyle duygularla ve diğer insanlarla bağlar kopuyor, ilişkiler mekanik bir hal alıyor. karşısındaki kişi gerçeği hatırlatıyorsa tehdit, yalanına ortaksa araç olarak görülüyormuş. zaman kavramı da burada patlıyor; geçmiş yeniden yazılıyor, şimdiki zaman geçiştiriliyor, gelecek ise korkulu bir rüyaya dönüşüyor. özetle yazar, gerçekliğin iptal edilemeyeceğini, sadece ertelenebileceğini ve bu ertelemenin bedelinin çok ağır olduğunu savunuyor. bugün çözülecek küçük bir mesele, kaçış yüzünden ileride devasa bir krize dönüşebiliyormuş. (bkz: gerçeklerle yüzleşmek)
kaçış, ilk bakışta bir kurtuluş hamlesi gibi görünse de aslında öznenin kendi varoluşundan feragat ettiği sessiz bir çözülme sürecidir. bir gerçekten kaçmak, sadece o gerçeği yok saymak değil, on...
AI Özet: yazar, iktidarın iletişim stratejisinin tamamen çöktüğünü ve artık hiçbir fren mekanizmasının kalmadığını söylüyor. hukuk adı altında yapılan hamlelerin siyasi kaza değil, artık kötü bir alışkanlık olduğunu belirtiyor. ekrem imamoğlu'nun istanbul'u kazanmasıyla birlikte akp için düşüş döneminin başladığını, diğer siyasi oluşumların da bu kırılma noktasından sonra şekillendiğini iddia ediyor. (bkz: akp) yönetiminin bir kurtarıcıya değil, aslında psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu savunuyor. halkın artık yorgun bir izleyiciye dönüştüğünü, vatandaşın mutluluk duyduğu her şeye vergi getirme veya kapatma refleksinin itici olduğunu vurguluyor. yönetimi, sınıfta sürekli sorun çıkaran ve rehberliğe gönderilen hırçın bir çocuğa benzeterek, demokrasi kavramının partiden çok daha büyük olduğunu fark etmeleri gerektiğini ekliyor. kısacası yazar, mevcut yönetim tarzının sürdürülemez olduğunu düşünüyor.
(bkz: 7 nisan 2026 üsküdar belediyesi operasyonu)"sinem dedetaş'ın kamusal görünürlüğü çok profesyonel ve sıcak kanlı. heralde bu yüzden buraya dokunmuyorlar." diyordum. akp de kitle iletişimi ol...
x
negatif
AI Özet: yazar androidcilerin yokluğunu (bkz: iphone) ile fark etmiş.
androidlerde an itibariyle çalışmayan zımbırtı.sözlükteki herkesin iphone kullandığı ortaya çık...
AI Özet: yazar, elindeki 400 bin karakterlik türkçe romanı sesli kitaba çevirme macerasını anlatıyor. önce (bkz: google cloud) ve gemini gibi ücretsiz ya da ucuz yolları denemiş ama türkçedeki apostrof işaretleri ve karmaşık token hesapları yüzünden hayal kırıklığına uğramış. sonunda (bkz: elevenlabs) v3 alpha modeline çökmüş. maliyet iki katına çıksa da doğal vurgular ve diyaloglardaki kalite için 77 doları gözden çıkarmış. teknik kısımda metni temizleyip parçalara bölerek ilerlemiş, burada da (bkz: claude code) ile kanka olup kodlama kısmını halletmiş. özellikle türkçe karakterlerdeki bozulmaları önlemek için lambda kullanma taktiğiyle işi çözmüş. sonuçta ortaya çıkan 8,5 saatlik mp3 dosyasıyla mutlu ayrılmış. yani özetle; para verince gerçekten insan gibi konuşan bir yapay zeka bulmuş, (bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler) listesine bir madde daha eklemiş.
(bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler)gene bunlardan birisiyle sizleyim. levenlabs v3 ile türkçe sesli kitap mümkün mü? evet :) ama doğal bir insan gibi seslendirme ile? ona da evet...
AI Özet: yazar, yüksel aksu'nun yönettiği ve cem yılmaz ile berat efe parlar'ın oynadığı iftarlık gazoz filminden bahsediyor. olaylar 70'lerin ege kasabasında geçiyormuş. hikaye, ilkokulu bitirip cibar kemal'in yanına çırak giren küçük adem'in etrafında dönüyor. adem, hem hocanın etkisinde kalıp hem de hoşlandığı berna'ya özenip oruç tutmaya karar veriyor. sıcaklar, karpuzlar, etler derken çocuk büyük bir azimle dayanıyor ama iftara saniyeler kala bir anlık dalgınlıkla gazozu kafaya dikip orucunu bozuyor. (bkz: trajikomik) burada asıl olay, hocanın "bozan 61 gün kefaret tutar" uyarısının çocuğun kafasına kazınması. yazar diyor ki; film burada çok sert bir geçiş yapıyor. yıllar sonra adem, siyasi bir mahkum olarak cezaevine düşüyor ve ölüm orucu tutmaya başlıyor. çocukkenki o 61 gün meselesi, hayatının sonunda 61 günlük bir açlık direnişine ve trajik bir sona dönüşüyor. yani film, dini bir vecibe ile siyasi bir eylem arasında sembolik bir bağ kurmuş. ayrıca yazar, filmdeki detaylara da değinmiş; 1974 dünya kupası finali, eski usta-çırak ilişkileri ve gerçek vintage gazoz şişelerinin kullanılması gibi. cem yılmaz'ın canlandırdığı cibar kemal karakterinin de tamamen hayal ürünü olmadığını, yönetmenin kendi çocukluk anılarından beslendiğini belirtiyor.
yönetmenliğini ve senaristliğini yüksel aksu'nun üstlendiği, başrollerinde cem yılmaz ve berat efe parlar'ın yer aldığı, 2015 senesinde çekilip 29 ocak 2016'da yayımlanan, 1970'li yıllarda bir eg...
AI Özet: yazar, garibanlık kavramının bile sınıfsal olduğunu, kiminin barda hesap ödeyememesini kiminin ekmek bulamamasını anlattığını söylüyor. aslında çoğu durumun (bkz: plansızlık) olduğunu belirtiyor. üniversite yıllarındaki arkadaş çevresinden absürt örnekler veriyor; mesela yurttan çıkmayıp abur cuburla beslenenler veya sigarayı üç parçaya bölüp nikotini ziyan etmemek için nefesini tutanlar varmış. kyk fişleriyle ticaret yapanlar ve yol parası yokluğundan bayramı gurbette geçirenler de cabası. ancak yazar asıl mevzunun bu anılar değil, sürekli yokluk çekme kaygısı olduğunu vurguluyor. gerçek yokluğu bilenlerin hayat boyu süren bir hesap kitap refleksi geliştirdiğini, ileride paraları olsa bile o eski korkuların peşlerini bırakmadığını ve tadını çıkaramadıklarını anlatıyor.
garibanlık algısının bile sınıfsal olduğunu gördüğümüz anılardır. başlık altında barda hesabı ödeyemediği hikayesini anlatan da var ekmek alacak parayı bulamayan da. çoğu hikayenin kesişiminde is...
AI Özet: yazar, metallica'nın 2008'de piyasaya sürdüğü death magnetic albümünü masaya yatırmış. st. anger faciası, napster mevzuları ve grup içi kavgaların ardından gelen bir toparlanma çabası olduğunu belirtiyor. robert trujillo'nun gruba katılmasıyla beraber köklere dönüş yapmaya çalıştıklarını, rick rubin ile çalışarak eski metallica ruhunu yakalamayı hedeflediklerini söylüyor. yazara göre albüm genel anlamda baya iyi, hatta şarkı kompozisyonları (bkz: black album) ile yarışacak seviyede. robert'in gruba çok yakıştığını, basçı olarak jason'dan daha başarılı olduğunu düşünüyor. james hetfield'ın her zamanki gibi canavar gibi olduğunu söylese de kirk hammett'ın sololarındaki özensizliğin ilk sinyallerinin burada verildiğini, lars ulrich'in ise iyice tekdüzeleştiğini iddia ediyor. şarkıların uzun olması normalde dert olurmuş ama kompozisyonlar sağlam olduğu için burada sorun yaratmıyormuş. ancak yazarın asıl patladığı nokta prodüksiyon. albümün miksajının berbat olduğunu, st. anger'ın bile prodüksiyon anlamında daha masum kaldığını savunuyor. james'in sesinin mix altında ezildiğini, lars'ın china zillere her vurduğunda kulağının kanadığını ve gitarların çok gürültülü olduğunu belirterek albümü prodüksiyon yüzünden alt sıralara itiyor.
öncelikle tanım: metallica'nın 2008 yılında çıkardığı 9. stüdyo albümü.napster davası, st. anger'ın çıkışı, jason newsted'in ayrılığı gibi birçok olaydan sonra grup st. anger'ı çıkarmanın ve some...
AI Özet: yazar, lucescu'nun vefatına üzüldüğünü belirtiyor. son dönemde eleştirse de kendisinin mütevazı ve gösterişsiz bir beyefendi olduğunu, türk sporuna katkılarıyla saygıyı hak ettiğini söylüyor. (bkz: mircea lucescu) için mekanı cennet olsun demiş, huzurla uyusun.
toprağı bol olsun. çok sevildiği bir ülkede, hatta çok sevildiği bir stadda, çok sevdiği bir rakibe karşı ve de çok sevdiği ülkesinin milli takımının başında son maçına çıkmış oldu sahi. yani sö...
AI Özet: yazar, udoka'nın alperen'e karşı olan tavrına fena kurulmuş. çocuk boş kalmış şut çekmiş, koç ise buna rağmen mola alıp fırça atıp kenara çekince yazarın sinirleri zıplamış. koçun yetenekli takımları harcadığını ve (bkz: ego) peşinde koştuğunu savunuyor. alperen'in franchise oyuncusu olduğunu ve maçı kazandıran basketi atarak durumu toparladığını belirterek koçun kovulmasını istiyor.
o udoka'yı ben koç yapanın kafasına tüküreyim ya. hıyar. alperen üçlükte bomboş kalmış, beklemiş başına adam da gelmemiş, sallamış üçlük atmış, dönüşünde alperen'le alakası olmayan bir üçlük yemi...
AI Özet: yazar, izmir büyükşehir belediyesinin meslek fabrikası binası üzerinden dönen mevzuyu anlatıyor. vakıflar genel müdürlüğü aracılığıyla binaya el konulmaya çalışıldığını, polisin devreye girip ortalığı karıştırdığını belirtiyor. belediye başkanı cemil tugay'ın yurt dışı işlerini bırakıp nöbete geldiğini, halkın ise biber gazıyla karşılandığını söylüyor. bu durumun gündemde olmamasına şaşırıp (bkz: vandallık) uyarısı yapıyor ve herkesi çarşamba günkü eyleme çağırıyor.
birkaç gündür en önemli gündemi izmir büyükşehir belediyesi meslek fabrikası olan şehirdir.akp iktidarı, vakıflar genel müdürlüğü eliyle yıllardır belediyenin meslek fabrikası olarak hizmete sund...
AI Özet: yazar, avvakum petroviç diye bir adamın hayat hikayesini anlatıyor. bu arkadaş eski inananlar hareketinin başrol oyuncularından biriymiş ama hayatı tam bir (bkz: kaos). adam önce rahip olmuş, sonra yerel yöneticilerle ve cemaatiyle papaz olup moskova'ya kaçmış. yazarın anlattığına göre avvakum, gittiği her yerde ortalığı karıştırmayı başaran, dindarlık konusunda çok katı ve tavizsiz bir tipmiş. öyle ki, yuryevets-povolskiy'e gidince orada da halkla ruhban sınıfını karşısına almış, hatta adamlar tarafından bayağı bir dövülmüş. (bkz: dayak yiyerek yükselmek)
patrik nikon'un reformlarına karşı çıkan muhalefetin başına geçmiş, çar aleksey mihayloviç'e dilekçeler vermiş ama sonunda işler sarpa sarmış. yazar belirtiyor ki, avvakum önce tutuklanmış, zincire vurulup yeraltı hücresine atılmış, aç bırakılmış. tam ruhbanlıktan atılacakken çar devreye girmiş ama bu kurtuluş sadece sürgünle sonuçlanmış. önce tobolsk'a, sonra yakutsk'a, en son da dauriya'ya doğru bir yolculuğa çıkmış. yazarın aktardığına göre adam sürgündeyken bile rahat durmamış, beş kez ihbar edilmiş ve sürekli birileriyle çatışmış. kısacası avvakum, inandığı şeyler uğruna hayatı boyunca sürgünlerle ve dayağıyla uğraşmış, yerinde duramayan bir başrahipmiş.
avvakum petroviç, nijniy novgorod uyezdine bağlı zakudemski stanındaki grigorovo köyünde doğmuş, görevden alınmış bir başrahip (protopop) olup erken dönem eski inananlar hareketinin en büyük figü...
AI Özet: yazarın can dostu kediye kanser teşhisi konulmuş ve hastalık maalesef vücuda hızla yayılmış. veterinerle ve internetle yaptığı araştırmalar sonrası sürecin çok zor geçeceği belliymiş. yazar, kedisinin ne kadar mazlum, uslu ve kibar bir canlı olduğunu anlatırken aslında ona olan derin bağını ortaya koyuyor. hayvanın özellikle son zamanlarda yanına gelip uyuması, vaktinin geldiğini hissetmesiyle ilgili olabilirmiş. şu an tek amacı, kedisinin son günlerini ağrı kesicilerle ve sevdiği şeyleri yiyerek olabildiğince huzurlu geçirmesini sağlamak. (bkz: kedi kaybı) yazar, ona yeterince iyi bakıp bakamadığına dair ciddi bir vicdan azabı çekiyor ve başka bir hayatta daha şanslı olması için temennilerde bulunuyor. gerçekten çok hüzünlü bir durum, okurken insanın içi parçalanıyor.
bu olaydan 8 ay sonra bugün veteriner kontrolü sonrası korktuğum başıma geldi. bir hafta önce öksürmeye başlamıştı ve veterinerimiz bronşit olabileceğini değerlendirmişti. öksürüğü geçmeyince tek...
AI Özet: yazar, münir derman'ın gizemli tavırlarından ve abdest ile gece namazı konusundaki ısrarlarından bahsediyor. sesi etkileyiciymiş, (bkz: sır küpü) gibi takılıp insanı meraklandırıyormuş.
çoğu sohbetinde- söyletmezler oğlum söyletmezler - bundan ötesini sen düşün, sen aklet- daha fazlasını konuşmaya izin yok- ötesini sö...
AI Özet: yazar, insanın içinde sürekli kapışan iki ayrı ruh olduğunu söylüyor. biri oyuncu diğeri seyirci gibi, yani bilinç ve bilinçdışı arasında bitmek bilmeyen bir savaş var. (bkz: içsel çatışma) buna göre biz aslında tek bir kişi değiliz, içimizde birbirine düşman iki farklı fail yaşıyor. bilinç her şeyi yanlış anlarken, bilinçdışı buz dağının altındaki asıl güç olarak kontrolü ele alıyor. yazar rüyaların da bir gerçekliği olduğunu, sahte olsa bile yaşandığını savunuyor. kısaca insanı, kendi içindeki bu karmaşanın ve çekişmenin bir ürünü olarak tanımlıyor.
“…korkunç bir düşünceye kapıldım: 'insan çifttir' diyordum kendi kendime. 'iki kişi duyumsuyordum içimde' diye yazmıştı bir kilise büyüğü. iki ruh yarışıyor gövdemizde, bütün organlarımızda üreti...
AI Özet: yazar aşkın zor yanlarından dert yanıp efkarlı bir şarkı bırakmış, (bkz: geceye bir şarkı bırak) modunda.
https://youtu.be/1pjdp6_zaoa?si=zka7cujnbidevw_nkalbim de biliyor ödünç alınmaz aşk neden hep z...
AI Özet: yazar, yıllar önce küçük bir şehirde izlediği grubun konserindeki anılarını anlatıyor. ortamın sakin olmasını (bkz: kalabalık olmayan konser) kendi lehine yorumlamış, alkolün de etkisiyle iyice dağıtmış. murat bey ile yaşadığı diyaloğu ve en sevdiği şarkıyla nasıl ağladığını paylaşıyor. sonrasında sanatçıyla dertleşip sarıldığını ve beraber fotoğraf çekildiklerini belirtiyor. adsız özlem şarkısıyla geçmişe kısa bir yolculuk yapmış.
yıllar önce küçük bir şehirde, bir hanın içerisinde konser vermişlerdi, gittiğimde içerinin pek kalabalık olmayışı epey şaşırtmış olsa da, iyi dedim ne kadar az salak tip o kadar iyi. zaten önces...
AI Özet: yazar diyor ki trump'ın iran'daki yer altı tesislerini patlatmak için atom bombası lazım ama onda o cesaret yok. adamın ancak sığınak delici füzelerle gövde gösterisi yapabileceğini, su ve elektrik hatlarını vurup hava atacağını düşünüyor. (bkz: kaos) iranı hafife almanın büyük hata olduğunu, işin sonunda herkesin başının yanacağını belirtiyor. dünya artık bu kişiye sırtını dönmüş, piyasalar da tepkisiz kalmış. yazarca ya gece çok uzun sürecek ya da adam tarihe ciddiyetsiz biri olarak geçecek.
iran'ın yer altında nükleer tesislerini imha etmesi için atom bombası atmaktan başka şansı yok. ama bu delinin onu yapacak götü de yok. ufak bir nükleer başlıklı füzeler kullanabilir ama bu yer a...