28 Haziran 2026

dünün en beğenilen entry'leri

50 entry

‹ önceki 2026-06-28
🧠 günün özeti

bugün debe'de sınıfsal adaletsizliklerden kurumsal hayatın bürokrasisine kadar uzanan, oldukça geniş ve heterojen bir yelpaze hakim. bir yandan devlet hastanelerindeki sistem sorunları ve sağlıkta sınıfsal fark (bkz: sağlıkta sınıfsal fark) üzerinden derin bir huzursuzluk yaşanırken, diğer yanda it dünyasının jira ve ticket döngüleri (bkz: kurumsal hayat) ile ingiltere'deki kredi kartı ve lounge stratejileri gibi daha pragmatik konular konuşulmuş. siyasi analizlerin ve tarihi kıyaslamaların ön planda olduğu günleyle, machiavelli ve kutadgu bilig arasındaki zıtlıklar (bkz: zıt kutupların savaşı) ile ibn-i haldun'un sosyolojik derinliği (bkz: sosyoloji) entelektüel bir tartışma ortamı yaratmış. tüm bunlara rağmen kedi videolarıyla kafa dağıtanlar (bkz: bloomscrolling), haydn'ın müzik tarihindeki etkisini tartışanlar (bkz: müzikoloji kasmak) ve sinema filmlerindeki siyah bantların matematiğini çözenler (bkz: letterbox) sayesinde günün genel havası hem melankolik hem de meraklı bir tonda seyretmiş.

devlet hastanelerinde insan muamelesi görememek negatif

AI Özet: yazar, babasının kanser teşhisi sonrası devlet hastanesinde yaşadığı talihsiz süreçleri anlatıyor. mevzu şöyle; önce çok güvendikleri bir doktorun ameliyat yapacağı söylenmiş ama gel görsen ameliyata bambaşka biri girmiş. yazar burada (bkz: dürüstlük) eksikliğine vurgu yapıyor, yani "belki olmaz" demek varken neden kesin söz verildiğini sorguluyor. hastane sürecindeki hemşirelerin ilgisizliği ve empati yoksunluğu da cabası, sanki iyilik yapıyorlarmış gibi davranmaları yazarı bayağı germiş. asıl bomba ise babası ağrılardan kıvranırken doktorun "valla allah'ın takdiri, ben de ölebilirim" şeklindeki aşırı rahat ve duyarsız cevabı olmuş. yazar bu noktada artık pes edip babasını özel hastaneye taşımış. aynı hastalık ve aynı ülke olmasına rağmen özelde gördükleri ilgi ve hızla devlet hastanesindeki durumu kıyaslayınca, (bkz: sağlıkta sınıfsal fark) durumu iyice fark etmiş. tabii yazar burada sadece sağlık çalışanlarını hedef almıyor, sistemin hem personeli hem de hastayı mağdur eden yapısına dikkat çekiyor. yani olay bireysel kavgalardan ziyade tamamen sistemsel bir sorun. parası olmayanların daha az insanca muamele görmesinin büyük bir adaletsizlik olduğunu savunuyor.

yaklaşık 4 ay önce babama kanser teşhisi konuldu. aileden kimsenin şehir içinde olmadığı bir dönemde babam gece şiddetli karın ağrısıyla 112'yi aradı ve bir devlet hastanesine sevk edildi. daha s...

orijinal entry → eksisozluk.com

deniz göktaş pozitif

AI Özet: yazar, deniz göktaş'ın cesaretine ve zekasına bayılmış durumda. adamın geçmişteki kritik olaylara ve isimlere değinerek yaptığı siyasi hicvin, piyasadaki diğer komedyenleri açık ara solladığını savunuyor. bazı izleyicilerin şakaları yanlış anlayıp milliyetçilikten dem vurmasını ise (bkz: cehalet) örneği olarak gösterip hafiften tiye alıyor. göktaş'ın sadece güldürmek için değil, bilgiyle ve dozunda yaptığı tespitlerle fark yarattığını belirtiyor. yazara göre adam bildiğin stand-up dersi vermiş, diğerleri ise ancak (bkz: survivor) izleyicisi seviyesinde kalmış. kısacası yazar, göktaş'ı siyasi söylem ve derinlik açısından zirveye koymuş.

adam 1998 yılında ahmet burak erdoğan'ın trafik kazasında öldürdüğü sevim tanürek'i kast ederek "bizim cinayetten kurtaracak babamız yok" dedi. birileri burada "siyasi hiciv pek göremedim" yazmış...

orijinal entry → eksisozluk.com

27 haziran 2026 hakan çalhanoğlu'nun açıklaması negatif

AI Özet: yazar, hakan çalhanoğlu'nun yayınladığı özür mesajını oldukça yüzeysel ve samimiyetsiz buluyor. adamcağız amerika'dayken farklı konuşup ülkeye dönünce böyle bir metinle gelmiş ama yazar diyor ki bu kuru özürle iş geçmez. kaptanlık hatalarından, kadroya müdahaleden veya disiplinsizlikten bahsetmeyen bir metinle kimseyi kandıramazsınız. (bkz: samimiyetsizlik) bence adamın tek derdi bodrum'da keyif yaparken kimse ona sataşmasın. yazar, net bir hesap verme ve hatta kaptanlığı bırakma hamlesi bekliyor ama durum hala aynı kafa.

evet ülkeye dönünce özür mesajı gelmiş. amerikadayken üstten üstten konuş buralara biz getirdik diye, eşin millete ayar versin, ülkeye gelince özür. ama bu özür mesajı bom boş bir özür mesajı. sa...

orijinal entry → eksisozluk.com

deniz göktaş'a erişim engeli getirilmesi negatif

AI Özet: yazar diyor ki mevcut yönetim artık çoktan yolun sonuna gelmiş, sadece korkuyla ayakta kalıyorlar. z kuşağının yükselişiyle birlikte kaçışları yok, durumu (bkz: batista) örneğiyle açıklayıp artık her şeyin bittiğini ve kaybedeceklerini belirtiyor.

ne yaparsanız yapın kaybedeceksiniz.tavsiye edilen tüketim tarihiniz çoktan geçti. en büyük şakçakçılarınız gittiğiniz an çiftetelli oynayacak. o yanınızda saf duranlar artık saygı duy...

orijinal entry → eksisozluk.com

cüneyt özdemir negatif

AI Özet: yazar, cüneyt özdemir'in dünya kupası'ndaki aşırı sevincini oldukça yapmacık buluyor. futbol bilgisi düşük bir rakibe karşı son dakikada gelen golle coşmasını saçma bulurken, kendisini eleştirenlere yönelik kullandığı suçlayıcı ifadeleri de yadırgıyor. (bkz: cüneyt özdemir) analiz yapmak yerine tepki gösterenleri hedef almasını eleştiriyor.

(bkz: cüneyt özdemir'in dünya kupası gol sevinci)türkiye’nin bug’ını bulmuş yandaş gazeteci. şimdi de kendisini eleştirenlere fetöcü diyor. yahu insanlar senin o anlamsız sevincini eleştirince fe...

orijinal entry → eksisozluk.com

eril erkek kalmaması negatif

AI Özet: yazar eril kelimesinden pek haz etmiyor, robert de niro üzerinden gerçek adamlığın (bkz: aile babası) olmak ve sevilmek olduğunu, kabadayılığın ise boş işler olduğunu söylüyor.

şu "eril" kelimesini görünce midem bulanıyor. ekrandan ucuz şeker kokulu parfüm geliyor.a bronx tale çok güzel bir sahne vardı....

orijinal entry → eksisozluk.com

fernando muslera negatif

AI Özet: yazar, bielsa'nın muslera'yı performans yüzünden geç değiştirdiğini ve artık çok geç olduğunu belirtiyor (bkz: tren kaçtı)

bielsa geç olsun güç olmasın dedi ve grup maçlarında son 45 dakika için kaleci değişikliği yapt...

orijinal entry → eksisozluk.com

her 3 kadından 1'inin bedava yemek için buluşması negatif

AI Özet: yazar, buluşmada karşı tarafı beğenmeyip yine de tüm menüyü sömürenlere gıcık olmuş. durumu (bkz: bedava yemek) avcılığı olarak görüyor ve dürüstçe kalkıp gitmek gerektiğini, böyle davranmanın ayıp olduğunu belirtiyor.

--- spoiler ---#184699841"beyler, buluştuğunuz kadının sizi beğenmediğini anlamıyor musunuz? yoksa anlamazlıktan mı geliyorsunuz?... "--- spoiler --- diyen ablaya;...

orijinal entry → eksisozluk.com

almanya negatif

AI Özet: yazar diyor ki almanya dışarıya karşı tıkır tıkır işleyen saat imajı çizse de içeride durumlar vahim. o meşhur bürokrasi artık ülkenin ayağına dolanan bir prangaya dönüşmüş. iki saniyede dijitalle çözülecek işler için haftalarca posta kutusu beklemekten, kimsenin inisiyatif almadığı kurumlar arasında mekik dokumaktan bahsetmiş. (bkz: bürokrasi canavarı) sosyal devlet kavramının da göz göre göre eridiğini, eski kalitesini kaybettiğini belirtiyor. özellikle enflasyon mevzusuna değinmiş; rakamlar kağıt üstünde makul görünse de maaşlara yansımadığı için milletin sinsice fakirleştiğini savunuyor. emeklilik sistemini resmen titanik hikayesine benzetmiş, maaşların ancak bir oda kirasına yettiğini söylüyor. aile sigortasındaki kısıtlamalar ve minijob karmaşasıyla can sıkıcı bir tablo çizmiş. en çok da okul refakatçilerinin bütçelerinin tırpanlanmasına, engelli çocukların desteklerinin kesilmesine isyan etmiş. bir de yeşil enerji diye karbon vergisi kitleyip, hastanelerde ve okullarda klima bulundurmamaları tam bir vizyonsuzluk örneğiymiş. binaların ısıyı tutma özelliği yüzünden insanların sıcaktan eridiğini, yoğun bakımların fırına döndüğünü anlatmış. özetle yazar, ekonomik güvencesizlik arttıkça toplumda ciddi bir öfke biriktiğini vurguluyor.

yıllarca dışarıya "tıkır tıkır işleyen saat gibi ülke" imajı satıp, içeride en ufak bir krizde sistemi tamamen felç olan ülke. hani o her şeyin bir kuralı, her kuralın bir bürokrasisi vardı ya; i...

orijinal entry → eksisozluk.com

dışlanmaya alışkın olmanın avantajları negatif

AI Özet: yazar, durduk yere dışlanmanın aslında insanı toksik tiplerden koruyan bir kalkan olduğunu söylüyor. (bkz: bağışıklık kazanmak) gibi, çekilen dertlerin kişiyi daha dayanıklı yaptığını belirtiyor. descartes'a atıfla, yenilmişlik hissi yoksa yalnızlığın aslında huzurlu bir liman olduğunu savunuyor.

"yalnızlığın sizi zehirli insanlara götürmesine asla izin vermeyin."`güne bir söz bırak` başlığında yer alan bu cümleyi görünce aklıma geldi de...kimsenin tavuğuna kışt demediğiniz halde dışlanıp...

orijinal entry → eksisozluk.com

ölü deniz (deniz göktaş stand up'ı) negatif

AI Özet: yazar, deniz göktaş'ın şakasını çok beğenmiş ve mevcut iktidarın geçmişindeki karanlık noktaların hatırlatılmasının önemli olduğunu savunuyor. muhalefetin bu konuları yeterince işlemediğini düşünüyor ve burak erdoğan'ın ortalıkta görünmemesini sorguluyor. (bkz: siyasi mizah) ve (bkz: hafıza kaybı).

benim babam rte kadar iyi bir baba değil espirisine şahsen çok güldüm. bu kadar eski bir mevzuya dokunması harika. tapındıkları adamın geçmişte ne kadar karanlık işler yaptığını bütün ülkenin yüz...

orijinal entry → eksisozluk.com

insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders notr

AI Özet: yazar diyor ki herkesin derdi ve dünyası farklı, başkasının yaşadığı korkuları veya sevinçleri sahiplenmek tamamen vakit kaybı. kendi hikayene odaklanman gerektiğini, başkalarını taklit ederek sanal dertler edinmenin (bkz: boş işler) olduğunu belirtiyor. kısaca başkasının aslanı senin karıncan olabilir, boşuna kasmaya gerek yok.

ceylan aslandan korkar, karınca tavuklardan. karınca için aslan bir şey ifade etmez. çiçekler rüzgarı sevmez ama yağmuru sever, kelebekler ikisini de sevmez. güneş tüm canlılara can verir ama ken...

orijinal entry → eksisozluk.com

umut negatif

AI Özet: yazar, insanın sadece birini değil, bazen sadece bir ihtimali kaybetmesinin verdiği o ağır hissi anlatıyor. düzelecek sandığı ilişkilerin veya değişecek diye beklediği insanların yarattığı hayal kırıklığını, görünmez bir yas süreci olarak tanımlıyor. aslında bizi birine bağlayan şeyin o kişi değil, kafamızdaki (bkz: belki) kelimesi olduğunu belirtiyor. yazara göre gerçek iyileşme, birine kavuşmakla değil, artık olmayacak olanı kabullenip terk etmekle başlıyor. acının dibine kadar batıp gerçekleri gördüğümüzde, yani artık hiçbir boş umuda tutunmadığımızda yeniden doğabileceğimizi söylüyor. kısacası, yerini kabul et ya da göç et diyor.

umudunun yasını tutmak, bilir misiniz? bazen insan birini kaybetmez. bir ihtimali kaybeder. düzelecek sandığın bir ilişkiyi, bir gün anlaşılacak olmayı, gelecek o özrü, değişecek sandığın o insan...

orijinal entry → eksisozluk.com

karasu plajında alkol içenlere ceza kesilmesi negatif

AI Özet: yazar, sahillerin işletmelerce gasp edilmesinden ve fahiş fiyatlardan dert yanıyor. (bkz: halk plajı) kavramının kalmadığını, denetimlerin yetersizliğini belirtip yunan adalarını alternatif görüyor.

kamunun ortak kullanım alanı olmasına rağmen bir çok sahil ve deniz kenarı fiilen işgal edilmiş durumda. giriş ücreti, zorunlu harcama limiti var...

orijinal entry → eksisozluk.com

hiç yaşanmamış gibi unutulan olaylar negatif

AI Özet: yazar, soma faciasının toplum tarafından çok çabuk unutulmasına isyan ediyor. ihmaller zincirinin ve insan hayatına verilen değerin düşüklüğünün altını çiziyor. olayların sadece sayısal verilerle geçiştirilmesini ve sorumluların aranmamasını eleştiriyor. (bkz: toplumsal hafıza kaybı) üzücü bir durum.

soma faciasını nasıl unuttu bu millet. 301 insan öldü. hala "kader", "fıtrat", "olur böyle şeyler" diyebilen varsa, vicdanını çoktan emekliye ayırmış demektir.soma, bu ülkenin hafızasına kazınmış...

orijinal entry → eksisozluk.com

galatasaray negatif

AI Özet: yazar, fanatik fenerli kuzeninin yıllarca galatasaray vergi ödemiyor diye sallayıp durduğunu, kendisinin ise bu yalanları tek tek çürüttüğünü anlatıyor. kuzeninin kamu yöneticisi olmasına rağmen konu fenerbahçe olunca şuurunu kaybettiğini belirterek (bkz: futbol fanatizmi) durumun absürtlüğüne değiniyor. ali koç başkan seçilince ortaya çıkan borçlar ve tefeci mevzularıyla kuzeninin tüm iddialarının aslında kendi takımına döndüğünü söylüyor. ayrıca dursun özbekin vergi dökümlerini paylaşma teklifine fenerbahçeli yöneticilerin ticari sır diyerek ters yapmasıyla dalga geçiyor. tff'nin üç maymunu oynadığını, harcama limitlerinin aşılmasına rağmen kimsenin ses çıkarmadığını ve tff başkanı adaylarının hep fenerli olduğunu iddia ederek durumu özetliyor. yazara göre galatasaray her şeyi ayarlarken bir yandan da vergi ödemiyor diye yaftalanmak tam bir komedi.

sene 2018, daha önce burada yazdığım bir kuzenim var fanatik fenerli. bir cenazemiz için istanbul'a geldiler o zaman.kendisi kamu kurumunda yönetici ve gayet aklı başında bir insan. ama “fenerbah...

orijinal entry → eksisozluk.com

her şey sınıfsaldır negatif

AI Özet: yazar, sınıfsal farkların aslında tamamen kafada biten psikolojik bariyerler olduğunu savunuyor. stirner'ın itaatle ilgili sözlerinden yola çıkarak, insanların kendi kendilerini köleleştirdiğini söylüyor. exterminating angels filmi üzerinden, yüksek sosyetenin görünmez duvarlar karşısında nasıl hızla ilkelleştiğini anlatıp durumun trajikomikliğine değiniyor. hani şu köpeklerin görünmez cam sanıp geçmediği videolar vardır ya, insanın da benzer bir yanılgı içinde olduğunu belirtiyor. asıl sinir olduğunu söylediği nokta ise alt tabakanın bu düzene olan romantik bağlılığı ve ekmek veren eli öpme mevzusu. (bkz: stokholm sendromu) zenginlere atfedilen hayali özelliklerden ve boyun eğme kültüründen rahatsız olduğunu, dwight schrute'un gülümsemeyi bir teslimiyet işareti olarak görmesiyle paralel bir bakış açısına sahip olduğunu ifade ediyor. sonuç olarak, kolektif bir uyanış için hipnik sıçrama noktasına kadar beklenmesi gerektiğini düşünüyor.

mesela max stirner şöyle der: "itaat sona ererse efendilik de sona erer. büyükler neden büyüktür bilir misiniz? biz dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. artık kalkalım!"ama bu sınıfsallığı düşü...

orijinal entry → eksisozluk.com

kademeli emeklilik sistemi negatif

AI Özet: yazar, kademeli emeklilik mevzusundan ziyade 45 yaş üstü insanların yaşadığı istihdam krizine dikkat çekiyor. piyasada 35 yaş sınırıyla karşılaşıldığını, tecrübeli insanların resmen dışlandığını söylüyor. devletin bir yandan emekli etmeyip diğer yandan iş bulma imkanı tanımamasını saçma buluyor. (bkz: arafta kalmak) gibi bir durum oluştuğunu, acilen sgk prim teşviki gibi çözümler gerektiğini belirtiyor. yoksa ev geçindiren koca bir neslin mağduriyetinin sosyal patlamaya yol açabileceği konusunda uyarıyor.

kademeli emeklilik gelir mi gelmez mi, gelse de kimleri kapsar orası meclis'in ve ekonomi yönetiminin paşa keyfine kalmış bir durum ama ülkenin tam şu saniye görmezden gelinen çok daha devasa bir...

orijinal entry → eksisozluk.com

kemal kılıçdaroğlu pozitif

AI Özet: yazar diyor ki adam kaybetme konusunda dünya markası, girdiği her seçimi istikrarlı şekilde kaybettiği için aslında çok başarılı. (bkz: ters psikoloji) rakipleriyle dalga geçiyor.

yıllardır boşuna hakkını yemişiz. türkiye’nin en başarılı siyasetçisi olabilir, erdoğan da dahil.kılıçdaroğlu kaybetme hedefiyle ...

orijinal entry → eksisozluk.com

bloomscrolling pozitif

AI Özet: yazar bloomscrolling'i (bkz: kedi videoları) ile kafa dağıtmak diyor.

doomscrolling'in tersi. mutlu içerik, kedi videoları vesaire izlemek suretiyle insanın ruh hali...

orijinal entry → eksisozluk.com

hastası olunan sözler negatif

AI Özet: yazar, evcil hayvanının kendini terk edilmiş hissetmemesi için cenazesine getirilmesini istediğini diyor. (bkz: duygusal anlar)

yabancı bir forumda gördüğüm;"ölürsem kedimi/köpeğimi yanıma getirin ve benim cansız bedenimi m...

orijinal entry → eksisozluk.com

ingiltere notr

AI Özet: yazar, havalimanlarındaki o meşhur meal deal paketlerinden bıkmış, daha konforlu takılmak için lounge peşine düşmüş. ingiltere'deki kredi kartı dünyasına dalmış; faizlerin yüksekliği konusunda uyarırken purchase ve balance transfer gibi sistemlerin nasıl çalıştığını, borçların nasıl çevrildiğini anlatmış. asıl derdi olan reward kartlar kısmında ise seçenekleri tek tek incelemiş. sonunda lloyds bank world elite mastercard'a çökmüş çünkü aylık 15 pound gibi cüzi bir rakama priority pass ile dünya turu atmak mümkünmüş. üstelik ek kullanıcıyla beraber lounge keyfini katlamak ve yurt dışı harcamalarında ekstra ücret ödememek büyük artıymış. hsbc premier world elite'e de bakmış ama yıllık 290 poundluk ücreti ve avios puanları ona pek cazip gelmemiş. revolut ultra seçeneği ise tam bir abonelik cennetiymiş; lounge ve sigortanın yanına tinder, nordvpn, perplexity gibi şeyler eklemişler ama aylık 55 poundluk maliyeti var. amex tarafında ise british airways kartıyla güney amerika biletini bedavadan biraz pahalıya getirecek kadar puan toplamış ama kartın her yerde geçmemesi (bkz: stres) onu biraz germiş. genel olarak kredi kartı harcamalarına alışamadığını ama lounge konforu için bu yollara girdiğini belirtiyor.

havalimanlarinda meal deal yapmaktan sıkılmış biri olarak, lounglelara nasil ucuza girerim diye bakindim ve bazi kredi kartlariyla lounglara ucretsiz girilebildigini ogrendim. en iyisi hangisi di...

orijinal entry → eksisozluk.com

letterbox notr

AI Özet: yazar, film izlerken karşımıza çıkan o sinir bozucu siyah bantların aslında bizi kazıklamak için orada olmadığını anlatıyor. özellikle yeni televizyon almışken ekranın üstünde ve altında boşluk görmek insana "ben bunu neden aldım" dedirtiyor, telefonda ise zoom yapınca görüntünün yanlardan gittiğini fark ediyoruz. yazara göre olay tamamen matematik; televizyonlar genelde 16:9 oranındayken sinema filmleri çok daha geniş kadrajlarla çekiliyor. işte bu uyumsuzluk yüzünden ya görüntüyü olduğu gibi koruyup siyah bantlarla yaşayacağız ya da görüntüyü sündürüp insanları garip hale getireceğiz. (bkz: letterbox) dediğimiz olay aslında filmi kesmeden izlemenin tek yolu. yazar, eski televizyonlardaki pan and scan yöntemini hatırlatarak, ekranı doldurma merakının aslında filmin orijinal kadrajını çöpe atmak olduğunu belirtiyor. yani tam ekran yapmak, daha çok film izlemek değil, aksine daha az filmi daha büyük görmek demekmiş. kadrajdaki boşlukların, karakterlerin konumunun ve manzaranın genişliğinin yönetmenin bilinçli tercihi olduğunu, siyah bantları yok ederken aslında hikayenin bir kısmını da sildiğimizi söylüyor. özetle yazar diyor ki, o siyah boşluklara alışın çünkü onlar filmin ruhunu koruyor.

film izlerken siyah bant görmek insana ilk anda biraz kazıklanmış gibi hissettirir.televizyon büyük, görüntü kaliteli, film güzel. ama ekranın üstünde ve altında iki kalın siyah boşluk durur. öze...

orijinal entry → eksisozluk.com

hemen bir jira açalım negatif

AI Özet: yazar, it dünyasının vazgeçilmezi olan ticketing sistemlerinin aslında bir nevi taksimetre görevi gördüğünü anlatıyor. dışarıdan bakınca gereksiz bir bürokrasi gibi duran bu durumun, aslında kurumsal karmaşayı önleyen ve işlerin takibini sağlayan bir can kurtaran olduğunu belirtiyor. yazara göre ticket açmak, it çalışanının kendini koruma kalkanı; çünkü sözlü talepler uçup gidiyor, unutuluyor ya da "ben öyle dememiştim" kavgalarına dönüyor. (bkz: kurumsal hayat) özellikle kullanıcıların kendi çözebileceği basit hatalar için müdürleri cc'leyerek it ekibini suçlama potansiyeline karşı, yazılı kayıt tutmanın hayat kurtardığını savunuyor. ayrıca bu sistem sayesinde hangi departmanın ne kadar vakit çaldığının raporlanabildiğini, böylece ekibin büyümesi veya kaynak yönetimi için veri toplandığını söylüyor. yazar diyor ki, eğer bir çalışan aynı şeyi on kere soruyorsa, bu durumun bir performans göstergesi olarak yöneticiye raporlanabileceğini hatırlatıyor. özetle, kafeteryada karşılaştığında ya da teams üzerinden darlamak yerine, usulünce bir jira açılmasını ve sıranın gelmesini beklemen gerektiğini kibarca (ya da pek kibar olmadan) ifade ediyor. (bkz: hemen bir jira açalım)

kademeli kıdemli it başçavuşu olarak haydarı kaptım geldim. sıraya geçin, çok sayın andavallar, anlatıyorum. ticketing uygulamaları bizim taksimetremizdir. "buna bir ticket açar mısın?" it'nin "m...

orijinal entry → eksisozluk.com

popeyes'ın tavuğundan kurt çıkması notr

AI Özet: yazar, olaylar netleşmeden hemen yargılamamak gerektiğini söylüyor. (bkz: istanbul'da midye ve kumpirden zehirlenen aile) örneğiyle, insanların nasıl hemen taraf seçtiğini anlatmış. sosyal medyadaki haberlere hemen inanıp linç kültürüne girmeyelim, biraz sorgulayalım diyor.

gerçekse rezalet ama henüz hiçbir şey net değilken aşırı net konuşan insanlara şu başlığı hatırlatmak istiyorum (bkz: istanbul'da midye ve kumpirden zehirlenen aile). bir ailenin zehirlenmesi son...

orijinal entry → eksisozluk.com

sözlükçülerin favori müzik albümleri notr

AI Özet: yazar, sözlükçülerin müzik zevkini anlatırken mevzuyu bir anda klasik müziğin derinliklerine, özellikle de yaylı çalgılar dörtlüsüne çekmiş. adam resmen müzik tarihi dersi veriyor. önce canzona'lardan başlayıp trio sonat'lara, oradan da oda müziğinin nasıl şekillendiğine dair bir yolculuğa çıkarıyor bizi. özellikle viyola ile ilgili kısımlar çok eğlenceli; enstrümanın eskiden nasıl dışlandığını, beceriksizlerin ellerine kaldığını (bkz: fasulyeden çalgı) ve ancak telemann ile biraz olsun haysiyet kazandığını anlatıyor. ama asıl kırılma noktası haydn'da olmuş. yazar diyor ki haydn, viyolayı dublörlükten kurtarıp merkeze koyarak orkestraya bambaşka bir hava katmış. eskiden kemanların tek başına şov yaptığı, diğerlerinin sadece eşlik ettiği o sıkıcı yapı gitmiş, yerine karşılıklı sohbet eden enstrümanlar gelmiş. sonat formunun nasıl evrildiğini, haydn'ın temaları nasıl zerreciklerine ayırıp yeniden birleştirdiğini ve araya menuet ekleyerek geçişleri yumuşattığını detaylandırıyor. özetle yazar, haydn'ın op. 54 ve op. 76 gibi eserlerinin hala taş gibi olduğunu, o akışkan ve beklenmedik yapısıyla insanı yakaladığını belirtiyor. (bkz: müzikoloji kasmak)

çeyiz -1çeyiz -2çeyiz -3çeyiz -4, orta asya müziği /1çeyiz -5, orta asya müziği /2çeyiz -6çeyiz -7çeyiz -8çeyiz -9çeyiz -10 aşık kültürü /1çeyiz -11 aşık kültürü /2davut sulari - aşık kültürü /3ç...

orijinal entry → eksisozluk.com

ibn-i haldun pozitif

AI Özet: yazar, bir arkadaşıyla yaptığı uzun sohbetler sonrası ibn-i haldun ve meşhur eseri mukaddime'ye yeniden şans verdiğini anlatıyor. eskiden yüzeysel okuduğu için adamın kurduğu o muazzam sistemi pek anlamamış ama kadir canatan ve süleyman uludağ gibi isimlerin analizleriyle taşlar yerine oturmuş. yazarın gözünde bu adam sadece tozlu raflarda kalacak bir isim değil, bildiğiniz sosyal bilimlerin babası, yeni bir ilmin kurucusu. (bkz: sosyoloji) adamın hayatına gelirsek; 1332'de tunus'ta doğmuş. ailesi hadramut'tan endülüs'e, oradan mağrib'e uzanan köklü bir geçmişe sahipmiş. hatta soy ağacı sahabeye kadar dayandığı iddia edilse de yazar, ibn-i haldun'un kendi teorileriyle bu tip iddiaları sorgulayacak kadar rasyonel olduğunu belirtiyor. çocukluğu tam bir eğitim kampı gibi geçmiş; babası da alim olduğu için daha küçük yaşta kur'an, hadis, fıkıh ve edebiyatla yoğrulmuş. sonra mantık, felsefe ve matematik gibi ağır toplara girmiş. özellikle iki hocasının üzerindeki emeğini hayatı boyunca unutmamış. tam her şey yolundayken 18 yaşında hayatına iki büyük darbe inmiş. biri o meşhur veba salgını; yazar bunu ocak söndüren bir felaket olarak tanımlıyor çünkü adam annesini, babasını ve hocalarını kaybetmiş. diğeri ise eğitim ortamının çökmesi; alimler mısır ve fas'a kaçınca tunus'ta okuyacak adam kalmamış. yani özetle yazar, ibn-i haldun'un hem akademik derinliğini hem de yaşadığı trajedilerin onu nasıl şekillendirdiğini vurguluyor.

ibn-i haldun hayranı, doktorasını bitiren bir arkadaşımla saatlerce konuşmuştuk. uzun süre önce mukaddime eserine bakmıştım. öyle yüzeysel bir bakış değildi; ama itiraf etmeliyim ki, o zamanlar h...

orijinal entry → eksisozluk.com

emel sayın pozitif

AI Özet: yazar kıbrıs'ta emel sayın'la karşılaşmış ve kadının zarafetine bayılmış. aura denilen şeyin gerçek karşılığını gördüğünü, hanımefendinin duruşunun bile insanı otomatikman kibarlaştırdığını söylüyor. (bkz: asalet) resmen büyülenmiş, iyi dileklerini iletmiş.

dün kuzey kıbrıs'ta rastladım kendisine. cilalı taşlardan medet uman beyaz yakalı teyzelerin "aura aura enerci enerci" diye diye içini boşalttığı kelimenin anlamını tam olarak hissettim onu gör...

orijinal entry → eksisozluk.com

niccolo machiavelli notr

AI Özet: yazar, machiavelli'nin prensi ile yusuf has hacib'in kutadgu bilig'ini karşı karşıya getirip sağlam bir kıyaslama yapmış. yazara göre bu iki eser, devlet yönetimi konusunda tamamen zıt kutupları temsil ediyor. machiavelli tarafında olaylar tamamen pragmatizm ve dünyevi güç üzerine kurulu. yazar diyor ki, prens'te siyaset ahlaktan ve dinden tamamen kopuk bir alan. burada amaç devletin bekası olduğu için hile, şiddet ve kurnazlık gibi yöntemler mubah görülüyor. hükümdarın hem aslan gibi güçlü hem de tilki gibi sinsi olması gerektiğini, sevilmekten ziyade korkulmanın daha garanti olduğunu belirtiyor. (bkz: makyavelizm) diğer yanda ise kutadgu bilig'in getirdiği adalet ve erdem anlayışı var. yazara göre burada güç, ancak ahlaki bir amaca hizmet ederse meşru oluyor. ideal hükümdar kurnazlıkla değil, akıl ve şefkatle yönetmeli. machiavelli'de kaderi (fortuna) zapt etmek için bireysel beceri ve irade (virtu) ön plandayken, yusuf has hacib'de devletin sürekliliği kut ve töreye olan sadakatle açıklanıyor. özetle yazar, bir yanda insanın bencil doğasını yönetmeye çalışan sert bir mekanizma, diğer yanda ise iki cihan saadetini hedefleyen adil bir yönetim modeli olduğunu vurguluyor. tam bir (bkz: zıt kutupların savaşı) durumu söz konusu.

niccolò machiavelli’nin prens (il principe) eseri ile ondan 444 yıl önce kaleme alınmış olan, yusuf has hâcib’in kutadgu bilig’i, farklı dönem ve coğrafyalarda kaleme alınmış iki büyük "siyasetna...

orijinal entry → eksisozluk.com

müge anlı ile tatlı sert negatif

AI Özet: yazar programın artık eski tadının kalmadığını, kalitenin düştüğünü söylüyor. eskiden daha sarsıcı olaylar varken şimdi daha yüzeysel mevzulara döndüğünü belirtiyor. sistemdeki sorunlar ortaya çıkınca içeriğin değiştiğini düşünüyor. (bkz: müge anlı) izleyiciye artık sadece aile içi kaoslar izletiliyor diyor.

gerçekten en kötü sezonunu yaşamış programdır.kıyma makinesi, palu gibi olaylar tabii ki bitmedi arkadaşlar. artık televizyonda yer almıyor sadece.o hap yüzünden birbirine giren baba oğulu hatırl...

orijinal entry → eksisozluk.com

limonata pozitif

AI Özet: yazar, piyasadaki binbir çeşit varyasyona rağmen asıl olayla o eski usul pastane limonatası olduğunu savunuyor. kahveci muzaffer amca ekolünden gelen tarifine göre olay tamamen kabukların aromasını şekerle mıncıklayıp çıkarmakta bitiyor. limon ve portakalları rendeleyip şekerle harmanladıktan sonra sularını ekleyip dolapta bekleterek konsantre bir karışım hazırlıyor. sonra bunu suyla seyrelterek o özlenen tada ulaşıyor. (bkz: eski usul limonata) yazar, posaları kaynar suyla demleme gibi ufak hilelerle aromayı zirveye taşıyabileceğimizi belirtiyor. asıl bomba ise finalde geliyor; eğer işi başka bir boyuta taşımak istiyorsanız içine biraz kavun suyu eklemenizi öneriyor. (bkz: kavunlu limonata) böylece evde profesyonel bir büfe performansı yakalayabileceğimizi iddia ediyor. kısacası yazar, doğru teknikle herkesin kendi mutfağında efsanevi bir içecek hazırlayabileceğini anlatıyor.

zibilyon tane versiyonu ya da varyasyonu olsa da aslında burada hepimizin aşık olduğu övgüler dizdiği klasik kahveci, büfeci ya da pastaneci cinsi olandır. hiç abartısız 90'lı yıllardan beri evim...

orijinal entry → eksisozluk.com

mustafa kemal atatürk pozitif

AI Özet: yazar, enver paşa'nın atatürk hakkındaki o meşhur hırs iddiasının aslında tamamen boş bir sallama olduğunu savunuyor. diyor ki; adam istese tüm dünyayı dize getirmişken padişah ya da halife olup tek başına takılabilirdi ama öyle bir şeye hiç tenezzül etmedi. gücü eline geçirdiği an (bkz: hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir diyerek) her şeyi meclise devretti. yani enver paşa aslında kendi komplekslerini atatürk üzerinden anlatmış, kendi hayallerini yansıtmış. kısacası yazar, bu tarz iddiaları ciddiye alanlara hafiften ayar verip gerçekleri hatırlatıyor.

enver paşa; "mustafa kemal'i paşa yapsanız padişah, padişah yapsanız tanrı olmak ister!"birçok atatürk düşmanın, ateşili topluluklarda ağızların tükürük saçarak savunduğu sözdür. evet enver paşa ...

orijinal entry → eksisozluk.com

persona negatif

AI Özet: yazar, jung'ın persona kavramı üzerinden kendi içsel hesaplaşmasını anlatıyor. yıllarca taktığı maskelerin, yani dış dünyaya gösterdiği yapay kişiliğin bedelini huzursuzluk ve mutsuzlukla ödediğini fark etmiş. gerçek benliğini saklamanın yarattığı o boşluk hissi artık canına tak etmiş. (bkz: kimlik bunalımı) yaşıyor resmen. maskeler yüzüne öyle bir yapışmış ki artık gerçekte kim olduğunu şaşırmış durumda.

"hiç kimse bedelini ödemeden yapay bir kişiliğe bürünemez." demiş carl gustav jungşunu biliyorsun artık yıllardır peşinden gelen bütün bu huzursuzluk, bitmeyen can sıkıntısı, bir tür hayata karış...

orijinal entry → eksisozluk.com

fosforlu cevriyem pozitif

AI Özet: yazar, ibrahim tatlıses'in albüm kapağındaki kopyala yapıştır olayını bütçesizlik değil, (bkz: imç) tarzı bir sanat anlayışı ve toplumsal tek tipleştirmeye verilmiş avangart bir cevap olarak görüyor. ayrıca şarkıdaki saz girişinin etkileyiciliğini, sol şeridi kapatan bir arabaya benzeterek övüyor. tam bir klasik olduğunu belirtiyor.

yapay zeka daha portakalda vitaminken ve photoshop'un esamesi okunmazken, muhtemelen unkapanı'nda (bkz: imç) kaset arkası kartonet tasarımları yapan bir grafikerin ilkel matbaa teknikleri kullana...

orijinal entry → eksisozluk.com

manuel arabayı tercih etme nedeni pozitif

AI Özet: yazar manuel vitesle arası çok iyi olduğunu, otomatiği aratmadığını söylüyor. bunu hamallık görenlere ise hafiften trip atıp (bkz: herkes istediğini kullansın) modunda takılıyor.

hani izlediğin bir filmle ilgili olası bir durumda altyazılı mı dublajlı mı diye düşünürde bir an hatırlayamazsın ya; hah, manuel araç...

orijinal entry → eksisozluk.com

zeki önder özen negatif

AI Özet: yazar, zeki önder özen'i genel olarak sevdiğini ve başarılı bulduğunu belirtiyor. özellikle daha yeni göreve gelmiş birine karşı yapılan haksız eleştirilere ve sabırsızlığa tepki gösteriyor. taraftarların bu yamyamca tavırlarının kulübe zarar verdiğini, sürekli değişimlerin kurumsallığı bozduğunu söylüyor. (bkz: sabırsız taraftar) profiline bakınca başarılı olacağını umuyor ama asıl mevzunun bu toksik kültürden kurtulmak olduğunu savunuyor. kısaca adamın arkasında duruyor.

hiç adetim değil ama bu tarz yamyam, vampir taraftarlardan kurtulmamız gerektiğini düşündüğüm için direk bir üstteki yazara cevaben yazıyorum.ben önder özen'i genel itibariyle severim, ilk dönemi...

orijinal entry → eksisozluk.com

sarı sardunyalar pozitif

AI Özet: yazar emek verdiği şarkısını paylaşmış (bkz: dinleyin)

üzerine uzun süre çalıştığım canım şarkım. aşağıdaki linke tıklayıp dinleyebilirsiniz.https://w...

orijinal entry → eksisozluk.com

uğurcan çakır negatif

AI Özet: yazar, uğurcan'ın milli takımda neden böyle dağıldığını anlamaya çalışıyor. kulüpteki (bkz: canavar) haliyle milli maçlardaki performansı arasında dağlar kadar fark olduğunu, durumun psikolojik veya fiziksel olduğunu düşünüyor. (bkz: kafa karışıklığı)

milli takım performansını etkileyen bir şeyler olduğundan emin olduğum kaleci. geçen sezon boyunca tüm şampiyonlar liginde sadece galatasaray adına değil sahadaki tüm futbolcular içinde...

orijinal entry → eksisozluk.com

star city notr

AI Özet: yazar, apple tv'nin star city dizisinde rusça konuşulmaması üzerinden dönen tartışmaları oldukça absürt buluyor. adamların temel amacı cupertino'da üretilen cihazları kullanan, cold brew içen batılı orta sınıfa içerik satmak olduğu için neden rusça dizi çeksinler diye soruyor. bunu starbucks'a gidip semaver istemeye benzetiyor. (bkz: kapitalizm) eğer dizi tamamen rusça olsaydı, şu an şikayet edenlerin çoğunun ikinci bölümde sıkılıp bırakacağını, sonra da temponun düşüklüğünden yakacağını iddia ediyor. ayrıca herkesin rus aksanıyla ingilizce konuşması durumunda işin rocky 4 veya red alert 2 parodisine döneceğini, her yerin votka ve kgb klişeleriyle dolacağını belirtiyor. chernobyl dizisinin bunu başarabilmesinin sebebinin ise atmosfer ve oyunculuk kalitesi olduğunu söylüyor. yazara göre asıl sorun dil değil, oyuncuların sovyet insanı gibi değil de sovyet kostümü giymiş batılılar gibi durması. bir de dizinin çekildiği doğu avrupa mekanlarındaki mimari detaylara takılıyor. 1960'ların prestijli binaları yerine bugünün döküntü panel bloklarını ve hatta yer yer görünen pimapenleri görünce atmosferden koptuğunu, içinden balkonu eve katmış kurnaz yoldaşlarla ilgili espriler geçtiğini anlatıyor.

bugün amerikan bayrağından sonra insanların görür görmez amerika ve kapitalizmi tanıdığı bir kaç marka var. eskiden ford, coca cola, mcdonald's vs. idi. bugün ise apple bu misyonu tek başına sırt...

orijinal entry → eksisozluk.com

ankara negatif

AI Özet: yazar diyor ki ankara'daki trafik ve park mevzusu kalabalıktan değil, tamamen insanların tembelliğinden ve saygısızlığından kaynaklı. (bkz: ankara insanı) suçlu hep başkası ama asıl mesele herkesin keyfi keyfine başkasının hakkını yemesi. yani sorun şehirde değil, direkt şoförlerin kafasında.

bu şehrin trafik sorunu asla bitmeyecek. instagramda bir paylaşım gördüm. kadının biri “ankara çok kabalık oldu gelmeyin, insanlar yer bulamadığı için turan güneşte 2-3 sıra park yapmışlar diyord...

orijinal entry → eksisozluk.com

aşk-ı memnu notr

AI Özet: yazar diyor ki aşk-ı memnu sadece yasak aşk değil, bildiğin travma deposu bir dizi. behlül'den beşir'e, matmazel'den nihal'e kadar herkesin ailesiyle arası bozuk ya da yetim kalmış. firdevs hanım'ın bıraktığı hasarlar zaten (bkz: malum). yazara göre karakterlerin bu eksiklikleri hayatlarını şekillendirmiş. yani olay sadece aldatma değil, derin bir (bkz: aile dramı) mevzusu.

bu dizide dikkatimi çeken bir şey oldu. karakterlere yakından baktığımızda, dizideki pek çok kişinin aile geçmişinde ciddi eksiklikler ve travmalar olduğu görülüyor. behlül anne ve babasını küçük...

orijinal entry → eksisozluk.com

amazon.com.tr negatif

AI Özet: yazar, amazon türkiye'nin son zamanlarda kalite olarak çakıldığını söylüyor. özellikle satıcısı amazon olmayan ürünlerde büyük sıkıntılar yaşandığını belirtiyor. adamcağız bir valiz seti almış ama kargo firması kapıya uğramadan "müşteri yoktu" deyip ürünü iade etmiş. (bkz: kargo şakaları) müşteri hizmetleriyle uğraşmış, önce "yarın gelir" demişler sonra "paranı iade ettik tekrar al" demişler ama ürün fiyatı uçmuş, stoklar bitmiş. sonuçta hiçbir çözüm bulamayınca sinirleri bozulmuş ve (bkz: jeff bezos)a kadar mail atmış. artık oradan alışveriş yapmayı düşünmüyormuş.

son aylarda kalitesi acayip düşmüştür.özellikle göndericisi amazon olan ama satıcısı amazon olmayan bir ürünü buradan satın alırsanız geçmiş olsun. amazonun deposundan gelir zaten satıcının kim o...

orijinal entry → eksisozluk.com

cem yılmaz vs deniz göktaş negatif

AI Özet: yazar, cem yılmaz'ın tamamen konfor ve para odaklı olduğunu, mizahında politikadan kaçındığını söylüyor. adamın önceliği lüks arabalar ve tablolar; işi ticarete dökmekte üstüne yok diyor. öte yandan deniz göktaş'ın daha politik ve gözü kara olduğunu belirtiyor. ikisini de sevse de yeni neslin değerleri yüzünden göktaş'ın ileride çok farklı yerlere gelebileceğini düşünüyor (bkz: vizyon farkı).

olumsuz eleştiri olarak değil gözlem olarak yazıyorum; cem yılmaz her zaman paragöz ve konformist bir figür oldu benim için. (#50990836) bunu saklamadı da zaten, mizahı hiçbir zaman politik olmad...

orijinal entry → eksisozluk.com

muharrem ince negatif

AI Özet: yazar, muharrem ince'nin mevcut siyasi stratejisini tam bir fiyasko olarak görüyor. arkadaşımız diğer muhalif isimlerin saf dışı kalmasıyla önünün açılacağını sanıyor ama yazar diyor ki yanılıyorsun maaremcigim. muhalif seçmenin belli bir akışı olduğunu, isimlerden ziyade bu genel eğilimin önemli olduğunu belirtiyor. ince'nin hitabeti ve pratik zekası yerinde olsa da hayatının dönüm noktalarında hep yanlış kararlar verdiğini savunuyor. (bkz: siyasi intihar) partide kalıp içeriden manevra yapma planının seçmen nezdinde karşılığı olmayacağını, aksine yıkım sürecine ortak olduğu şeklinde algılanacağını düşünüyor. kısacası yazar, ince'nin durumu yanlış analiz ettiğini ve seçmenin bu tarz oyunları yemeyeceğini söyleyerek kendisini (bkz: siyasi mefta) olma yolunda ilerlediği konusunda uyarıyor.

aklınca selden kütük çalıyor. hesabı şu; ekrem i betona gömdüler, özgür ü tutuklayacaklar, kilicdaroglu zaten bitik diyor. ulan bize fırsat doğar mı diyor. böyle bir uyaniklik peşinde ama içine g...

orijinal entry → eksisozluk.com

sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı notr

AI Özet: yazar diyor ki olay aslında sigarayla değil, beynin stres anında hızlıca dopamin arayışıyla ilgili. sigara içenler nikotine yönelirken, içmeyenler şekerli gıdalar, reels izlemek veya spor yapmak gibi farklı alışkanlıklara sığınıyormuş. yani herkes beyninin kodladığı en kestirme ödül yolunu seçiyor (bkz: dopamin). ayrıca yazar, eski sevgiliden gelen mesajların derin anlamlar taşımadığını, sadece anlık dopamin ihtiyacı olduğunu belirterek bizi uyarmış. kısacası mesele tamamen beyin kimyasıyla alakalı.

olayın aslında sigarayla doğrudan bir alakası yok. mesele, beynin stres, üzüntü veya kaygı anlarında en hızlı şekilde ödül sistemini çalıştırıp dopamin salgılatacak bir davranış araması.sigara iç...

orijinal entry → eksisozluk.com