AI Özet: yazar, savunma sanayiindeki büyüme iddialarının gerçeklerle uyuşmadığını savunuyor. linkedin üzerindeki iş ilanlarını kanıt göstererek, türkiye'nin diğer ülkelere kıyasla çok sönük kaldığını belirtiyor. rakamlar üzerinden bir analiz yapan arkadaşa göre, dünya savunma ihracatındaki payımız binde bir gibi komik bir seviyede ve ilk 10'un yanından bile geçemiyoruz. (bkz: hayaller vs gerçekler) ürettiklerimizi kendimiz kullanıyoruz tezi de yazar tarafından çürütülüyor; çünkü savunma harcamalarının gsyh oranına bakıldığında 2002 sonrası rakamların oldukça düşük seyrettiğini söylüyor. hem ihracat düşük hem ithalat düşük hem de harcamalar düşükse, ortada uçan kaçan bir sanayi olmadığını iddia ediyor. son olarak f16 alımları üzerinden bir kıyaslama yaparak, eskiden yapılan toplu alımların bugün olsa yer yerinden oynardı diyerek durumu özetliyor. kısacası yazar, anlatılanlarla rakamların birbirini tutmadığını düşünüyor.
gelin sizle renkli bir analiz yapalım.laflar değil rakamlar konuşsun.bir sektör gerçekten büyük ise neye bakılır?doğru cevap iş ilanları. şirket varsa, fabrika varsa, sürekli üretim varsa, iş güc...
AI Özet: yazar (bkz: şimdi reklamlar) demiş.
AI Özet: yazar, paylaşılan görüntülerin kalitesizliğine takılmamak gerektiğini, askeri cihazların ultra hd görüntüden ziyade hız, ısı ve mesafe gibi verilere odaklandığını söylüyor. yani görüntü bulanık diye hemen (bkz: komplo teorisi) deyip geçmemek lazım diyor. asıl bombayı ise termal kameralar üzerinden patlatıyor; bu nesnelerin kamerada aşırı soğuk görünmesinin çok enteresan olduğunu ve bunun askeri personelce teyit edildiğini belirtiyor. her ne kadar gündem değiştirme çabaları olsa da enteresan bir dönemden geçtiğimizi düşünüyor. ayrıca rüzgar türbinleri arasında süzülen videolara bakılmasını öneriyor. başlıkta boş yapanları engellemekten keyif almış, ciddi bilgi verenleri bekliyor. (bkz: uap) mevzusu iyice ısınmış.
bu tarz görseller, özellikle askeri araçların çektiği görseller tehdit unsurlarını tespit etme amaçlı, çözünürlükten öte nesnenin mesafesi, ısısı ve hızı öncelikli cihazlar. bir düşman uçağıyla/f...
AI Özet: yazar diyor ki yürümekle sapıklık arasındaki fark tamamen karşı tarafın keyfine ve tipine bakıyor. yakışıklıysa direkt dalış yapsa da olur, vasatsa kahve teklifi bile (bkz: taciz) sayılıyor. yani olay tamamen görselle alakalı.
erkekler için söylüyorum, bu çizgi tamamen kadının elindedir ve aşırı derecede muğlaktır. sadece basit bir kahve içme teklifi mesajı attığı ve başkaca hiç bir ısr...
AI Özet: yazar, yağız kaan'ın performansıyla gurur duyduğunu ve çıtayı çok yukarı taşıdığını söylüyor. eski bir milli sporcu olarak kendi dönemleriyle şimdikiler arasında dağlar kadar fark olduğunu, eskiden sadece avrupa şampiyonası hayali kurduklarını belirtiyor. dünyanın en iyisine karşı kafa tutan gencin başarısının herkesi heyecanlandırdığını, (bkz: satranç) dünyasında önünün çok açık olduğunu ve keyfini çıkarması gerektiğini ekliyor.
sevgili yağız kaan kardeşim, bugün elinden gelenin çok daha fazlasını yaptığını ülkecek biliyoruz. bugün olmadı ama satrancı az çok takip eden herkesin bildiği gibi o gün gelecek ve belli ki çok ...
AI Özet: yazar diyor ki gelecekteki nüfus dertleri yüzünden çocuk yapmaya zorlanmak çok saçma, (bkz: boş vermişlik) zirve.
kendi hayatından vazgeçmiş bir insanı 'bak çocuk yapmazsan 50 sene sonra ülkende azınlık olursu...
AI Özet: yazar, izleyecek bir şey bulamayanlar için ortaya karışık bir liste sergilemiş. ilk olarak mud filmiyle başlıyor; matthew mcconaughey'in kariyerindeki o büyük sıçramanın habercisi olan bu yapımı, interstellar öncesi bir ön hazırlık gibi görüyor. (bkz: stand by me) tadında olan filmde iki çocukla bir kaçağın tehlikeli ilişkisi anlatılıyormuş. ardından alien sevenleri hedef alan life filmini öneriyor. mars'tan gelen bir numunenin uzay istasyonunda çıkardığı kaosla ilgilenenler için başlangıcı ve sonuyla dikkat çeken bir iş olduğunu belirtiyor. güney kore sinemasına geçtiğinde ise a bittersweet life ile john wick'e hafiften gönderme yapıyor. intikam peşindeki bir fedainin geri dönüşsüz yolculuğunu anlatan filmi, temposuyla beğendiğini ama bazı sahnelerde zorlandığını söylüyor. kısa filmlere gelince, steven yeon'un oynadığı crash site'ın 15 dakikada büyük heyecan yaşattığını ve hemen izlenebileceğini vurguluyor. son olarak oscar ödüllü i'm not a robot ile captcha testleri üzerinden varoluşsal bir krize giriş yapıyor. post truth devrini sorgulatan bu hollanda yapımı filmin radiohead'in creep şarkısıyla olan uyumuna bayılmış. 다만 flemenkçe olduğu için ingilizce altyazı gerektiğini hatırlatıyor.
izleyecek bir şey bulamıyorum diyenler, arşivindeki filmleri tüketenler ve yenilik arayanlar için, bu kez iki kısa filmi de içeren bir listem var.1. mud: bu film, "christopher nolan interstellar ...
AI Özet: yazar diyor ki artık devir değişmiş, kadınlar sosyal medya sayesinde ilgi yağmuruna tutulduğu için bir çeşit seçici illüzyona kapılmışlar. erkekler de haliyle bu yoğun ilgiyle şımarmış profillerle uğraşmak istemiyor. flört dünyasının resmen kurumsal bir iş mülakatına döndüğünü, erkekten beklenen standartların (bkz: imkansız görevler) artık çok yorucu olduğunu belirtiyor. mekan seçimi, hesap ödeme ve sürekli eğlendirme gibi eforların sonunda genellikle ghosting veya modern bahanelerle karşılaşıldığını savunuyor. özellikle bazı kadınların ödül gibi davranması, olgun erkekler için itici gelmiş. adamcağız işten gelince kafa dağıtmak, oyun oynamak istiyor; birinin egosunu tatmin etmekle uğraşacak hali kalmamış. avcı doğasıyla ilgili klişelere değinip, avcının da aptal olmadığını, karşılığını alamadığı bir kovalamacayı bırakıp köşesine çekildiğini söylüyor. sonuçta herkes birbirini beklerken ortaya çıkan tek şey (bkz: yalnızlık) olmuş.
eskiden bir kadının etrafında onunla ilgilenen az sayıda insan olurdu. şimdi ise ortalama güzellikteki bir kadının mesaj kutusu bile dünyanın her yerinden gelen iltifatlarla ve alev emojileriyle ...
AI Özet: yazar fenerbahçe'nin galibiyetiyle trollerin boşa çıktığını söylüyor, moderasyonun (bkz: debe) olaylarına takılmış. takımın tecrübesine güveniyor ve mutluluktan uçuyor diyebiliriz.
fenerbahçemiz galip gelip f4'e kalınca, kalitesiz trollerin “save” ettiği iğrenç entryler de çöp oldu.neyse, yarın moderasyon, fenerb...
AI Özet: yazar, alperen şengün'ün nba'de jokic sonrası en çok çift sıkıştırma yiyen oyuncu olduğunu ve aslında çok değerli olduğunu savunuyor. playofflarda kötü performans sergilediğini söyleyenlere karşı çıkıp istatistiklerin daha iyi olduğunu, lakers'ı tek başına darmadağın ettiğini belirtiyor. adamın 22 yaşında bu kadar etkili olmasını hazmedemeyenlere ve (bkz: overrated) diyenlere hafiften sallıyor. amerikalıların basketbol bilgisini sorgulayıp, fiziksel üstünlüğün zekanın önüne geçtiğini iddia ederek alperen'in farkını ortaya koyuyor. kısacası çocuk uçuyor, siz hala konuşun diyor.
nbade, jokicten sonra en fazla double team yani 2li sıkıştırma yiyen oyuncusu. o kadar over rated buluyorlar ki, her pozisyonda adama 2li, 3lü sıkıştırma geliyor.burda sayfa sayfa kötüleyen , pla...
AI Özet: yazar, iyi niyetli olmanın ödülünün neden hep yorgunluk olduğunu sorguluyor. insanlara değer verip alttan almanın sonunda insanın kendi içini harap etmesinden dert yanıyor. aslında tek istediğinin biraz huzur ve (bkz: anlaşılmak) olduğunu, ama hayatın ona hep yeni yükler eklediğini belirtiyor. insanların birbirini neden bu kadar kolay kırdığına anlam veremiyor. zamanla alışmadığını, sadece susmayı ve daha az güvenmeyi öğrendiğini söylüyor. kısaca hayatın ağırlığına bir de insanların eklediği dertler binince, yazarın kafasında kocaman bir neden sorusu oluşmuş.
neden insan en çok iyi niyetiyle sınanıyor, bunu hiç anlayamadım. birine gerçekten değer verdiğinde, elinden geldiğince kırmamaya çalıştığında, her şeyi içinde tutup alttan aldığında sanki hayat ...
AI Özet: yazar, deniz bağdaş üzerinden erkeklerin soyunu sürdürme maliyetinin uçtuğunu söylüyor (bkz: ekonomik kriz)
bu hanımefendiyi gördükçe günümüzde erkeklerin neslini devam ettirebilme maliyetinin çok astron...
AI Özet: yazar, ruhi çenet'in tehlikeli bir virüs riskine rağmen düğünlerde takılmasını büyük bir sorumsuzluk ve halk sağlığına saygısızlık olarak görüyor. sağlık bakanlığının bu duruma sessiz kalmasını da eleştiriyor. diğer ülkelerin (bkz: karantina) önlemleri alırken bizimkilerin rahatlığına şaşırıyor.
hanta virüsü gibi bir belanın tespit edildiği gemiden inip hiçbir şey olmamış gibi düğüne gidip milletle göbek atan ruhi çenet'in yaptığı sadece sorumsuzluk değildir, halk sağlığına alenen ihanet...
AI Özet: yazar, üzerinde yaşadığımız bu kaya parçasının aslında evrenin en garip anomalilerinden biri olduğunu savunuyor. mavi gezegen diye romantize ettiğimiz yer, yazara göre astrofiziksel ve biyolojik açıdan tam bir kural yıkıcı. mesela bugün soluduğumuz oksijenin aslında zamanında (bkz: the great oxidation event) yaşanmış devasa bir biyolojik kitle imha silahı olduğunu, siyanobakterilerin saldığı bu zehirli gaz yüzünden eski yaşamın %99'unun yok olduğunu ve dünyanın buzdan bir topa döndüğünü anlatıyor. yani hayat kaynağımız dediğimiz şey aslında ilk kıyametin sebebiymiş, tam bir paradoks. fiziksel kısımlara gelince, genel görelilikle beraber dünyanın merkezinin yüzeyden 2.5 yıl daha genç olduğuyla ilgili beyin yakan bir bilgi paylaşıyor; kütleçekimi yüzünden zaman merkezde daha yavaş akıyormuş. son olarak da derin biyosfer mevzusuna giriyor. ayaklarımızın kilometrelerce altında, hücre bölünmesi on binlerce yıl süren, resmen zombi gibi yaşayan organizmalar olduğunu belirtiyor. biz uzayda hayat arayalım ama kendi gezegenimizin altındaki (bkz: intraterrestrials) tayfasını henüz yeni yeni çözüyoruz diyor. kısacası dünya, sandığımız kadar huzurlu bir yer değil, bildiğin agresif bir tuhaflıklar silsilesiymiş.
evrenin neresinden bakarsanız bakın, üzerinde yaşadığımız bu kaya parçası tam bir anomalidir. bize o kadar sıradan geliyor ki, her gün üzerinde yürürken aslında nasıl bir termodinamik mucizenin v...
AI Özet: yazar diyor ki imamoğlu, akın gürlek'e sağlam bir giriş yapmış. savcının hem konuşmak istemeyip hem de detayları anlatmasındaki çelişkiyi ve şafak operasyonlarının siyasi olduğunu vurguluyor. hukuksuzlukların arttığını ama sonunda sandıkta hesaplaşmanın geleceğini belirtiyor. (bkz: siyasi operasyon) resmen "öyle de gideceksiniz böyle de" diye noktayı koymuş.
akın gürlek’e bir kelimesi bile eğri olmayan şu sözleri yazmış:“savcı bakan akşam açıklama yapıyor. “bu konuda konuşmak istemiyorum, yargı süreci devam ediyor.” diyor ama sonra tüm detayları kend...
AI Özet: yazar, ruhi su'nun trajik ve bir o kadar da etkileyici hayat hikayesini anlatıyor. adamın hayatı zaten en başından beri dram; van'da doğmuş, ailesini kaybetmiş, kimliği bile belirsiz bir çocuk. hatta oğlu, babasının ermeni olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. adana'da yabancı bir ailenin yanında büyümüş, çocukluğunu oyunla değil, yoklukla geçirmiş. sesinin güzelliği sayesinde fark edilmiş ama hayatı boyunca hep bir mücadele vermiş. istanbul'a giderken isimlerini daha kibar hale getirmeleri gerektiğini söyleyen doktorlar yüzünden mehmet ruhi olmuş. okul yıllarında keman çalarken komutanın kemanı kırmasıyla başlayan talihsizlikler silsilesi, konservatuvar ve opera eğitimiyle devam etmiş. ancak siyasi görüşleri nedeniyle (bkz: türkiye komünist partisi davası) hapis hayatıyla tanışmış. cezaevinde yazdığı mahpus türküleri, yaşadığı tüm o acıların bir dışavurumu olmuş. dışarı çıktığında ise kapılar yüzüne kapanmış, radyolar onu istememiş. yazar, ahmet kaya ile olan o meşhur gerginliğine de değiniyor; ahmet kaya'nın mahsus mahal türküsünü çok sert yorumlaması üzerine ruhi su'nun bağlamanın okşanması gerektiğini söyleyip adamı fırçaladığını anlatıyor. (bkz: bağlama böyle de çalınır) albüm ismi bile buradan çıkmış. kısacası yazar, ruhi su'yu sadece bir sanatçı değil, hayatı boyunca sürgünlerle ve yasaklarla savaşmış bir figür olarak tanımlıyor.
ruhi su, yani doğduğu adıyla mehmet 1915'in ortasında kaybolmuş bir çocuktur. “birinci dünya savaşı'nın ortada bıraktığı çocuklardan biriydim.” van'da doğuyor. ailesini kaybediyor. geriye kim kal...
AI Özet: yazar, ninenin hastalığının ömere özel olduğunu diyor (bkz: seçici alzheimer)
sönmez ninenin alzheimer hastalığı sadece ömer'in bunlar için aldıkları ve yaptıkları söz konus...
ufo
pozitif
AI Özet: yazar, ufo belgelerinin yayınlanma sürecini heyecanla bekliyor ve ilk etapta kurum içi yazışmaların geleceğini tahmin ediyor. david grusch ve dan farah gibi isimlerin iddialarına değinerek, farklı türlerle iletişimde olduğumuz ve sürecin hızlanacağı yönündeki görüşleri paylaşıyor. mevzudaki psionik durumların aslında bilinmeyen bir teknoloji olabileceğini belirten yazar, resmi açıklamalardan sonra (bkz: stigma) olayının biteceğini ve akademinin konuya daha rahat gireceğini savunuyor. kısacası resmi ifşaatla beraber bilimsel çalışmaların önü açılacak diyor.
- ufo belgelerinin ilk kısmının bugün türkiye saatiyle 15:00 gibi yayınlanması bekleniyor. muhtemelen aliens.gov üzerinden yayınlanacak. anna paulina luna daha önce istedikleri 46 olaya ilişkin f...
AI Özet: yazar, notebooklm'i hem eğlenceli hem de faydalı bulduğunu söylüyor ama bazı kullanıcıların bu aracın asla hata yapmayacağını sanmasına hafiften takılmış. mevzuyu anlatmak için (bkz: analoji) yöntemine başvurup durumu iki farklı karaktere benzetiyor. ilk karakter cahit hoca; kendisi bildiğiniz klasik llm modellerini temsil ediyor. her şeyi okumuş, bilgili ama bazen nereden duyduğunu unutup çok emin bir şekilde sallayan, güncel bilgileri kaçıran bir tip. yani cahit hoca güzel konuşuyor diye ona her zaman güvenilmez, çünkü halüsinasyon görmeye meyilli. diğer yanda ise notebooklm'i temsil eden nazım var. nazım daha çok hevesli bir araştırma görevlisi gibi takılıyor. önüne koyduğun pdf'leri, notları ve makaleleri didikleyip oradan cevap çıkarıyor. "ben bunu senin verdiğin dosyada gördüm" diyerek kaynak gösterdiği için insana daha güvenilir geliyor. ancak yazar burada önemli bir uyarı yapıyor; nazım'ın elinde belge olması onu hatasız yapmıyor. nazım da bazen yanlış sayfayı açabiliyor, gelirle karı karıştırabiliyor ya da makaledeki basit bir ilişkiyi sanki kesin bir sebep-sonuç ilişkisiymiş gibi fazla iddialı özetleyebiliyor. özetle yazar diyor ki, kaynak göstermesi işi kolaylaştırsa da yine de gözü dört açık olmak lazım.
baya faydalı ve aynı zamanda eğlenceli bulduğum google'ın bir yapay zeka ürünü. yazılan entrylerden birkaç yazar arkadaşın notebooklm'in halüsinasyon yapamayacağını düşündüğünü farkettim. ufak bi...
AI Özet: yazar, beşiktaş'ın vizyonsuz yönetiminden ve teknik direktörün futbol dünyasından kopuk hallerinden dert yanıyor. hocanın oyuncu izlemeyi fedakarlık sanması ve yönetimin buna göz yummasıyla başarıya ulaşmanın imkansız olduğunu savunuyor. (bkz: vizyonsuzluk) tam bir kaos ortamı olduğunu söylüyor.
saha kenarında sanki oraya zorla konmuş gibi davranan, ligde kaybedince şampiyonluk mu kaybettik diyen, tek hedefimiz dediği kupada elenince ilk defa mı elendik diyen, boştayken bile avrupa ligle...
AI Özet: yazar, mario puzo'nun sanat aşkıyla değil, tamamen kumar borçlarını kapatma telaşıyla the godfather'ı yazdığını anlatıyor. adamın alacaklılar kapıya dayanmışken son çare daktiloya sarıldığını, hatta kitabı bitirmeden taslağı paramount'a okutup hızlıca para kaptığını belirtiyor. puzo reyiz parayı cebe indirip rahatlamış ama kitap çıkınca ortalık yıkılmış, eser (bkz: modern destan) kıvamına gelmiş. yazarın dediğine göre puzo, taslağı ucuza verdiğine sonradan bayağı yanmış. filmin çekim sürecinde de büyük yönetmenlerin mafya mevzusundan kaçtığını, sonunda işin puzo gibi borç içinde yüzen genç coppola'ya kaldığını söylüyor. iki batık adamın birleşip ortaya bir şaheser çıkardığını, gerçek mafyaların set basıp tehditler savurduğu krizleri bile puzo'nun soğukkanlılıkla yönettiğini vurguluyor. brando ve pacino detaylarıyla beraber, borç ödeme planı olarak başlayan sürecin sinema tarihini değiştirdiğini ifade ediyor. en sonda da puzo'nun oscar sonrası senaryo tekniği öğrenmek için kitap aldığını, ancak kitabın örnek olarak kendi eserini gösterdiğini görünce kitabı kapatıp rafa kaldırdığını anlatarak, adamın farkında olmadan kuralları kendisinin koyduğunu belirtiyor.
sanat için değil, gırtlağına kadar battığı kumar borçlarını ödemek için yazdığı eserle dünya edebiyat ve sinema tarihini değiştiren adam.bu adam öyle sanat yapayım, topluma mesaj vereyim derdiyle...
AI Özet: yazar üsküdar'da (bkz: huzur) bulmuş.
üsküdar'da solurken, bütün saâdetler mümkünmüş gibi gelir.görsel
AI Özet: yazar biletlerin 5 dakikada bitmesine anlam veremiyor, organizatörlerin pek iyi niyetli olmadığını düşünüyor. bilet alma sürecindeki kaosu (bkz: türkiye) genel bir düzensizliğe benzetip durumu oldukça sert eleştiriyor.
artık art niyet arıyorum. organizatör ve bileti satanlar iyi niyetli değil. 34.000 bilet 5 dakika içinde tükenemez. metallica bile satamaz. bu sıra sistemi mesela ...
AI Özet: yazar, real madrid'in şu an tam bir kaos yuvasına döndüğünü, futboldan ziyade kimin kimi daha çok ittiği bir ego savaşı yaşandığını anlatıyor. kulübün bu durumu çözmek için mourinho'yu düşünmesi yazarın nazarında tam bir fiyasko; zira zidane gibi kupa canavarı bir seçenek varken mourinho'ya yönelmek (bkz: akıl tutulması) gibi bir şey. hatta mourinho gelirse arda güler'in hemen kaçması gerektiğini, yoksa adamın egosuna kurban gideceğini söylüyor. takımdaki olaylar ise tam bir pembe dizi; valverde ile tchouameni birbirine girmiş, rüdiger birine tokat atmış, ceballos ise otoriteyi sarstı diye kadro dışı kalmış. mbappe'nin durumu ise ayrı bir komedi; antrenörlere uygunsuz konuşup sadece kendi milliyetindeki arkadaşlarla takılıyormuş, hatta halk arasında (bkz: mbappe out) kampanyası başlamış. rodrygo yedek kaldığı için trip atıyor, bellingham ise vinicius ve mbappe'ye yer açmak için neredeyse defansa çekilmiş, tadı iyice kaçmış. yazarca kulüp resmen bir nefret arenasına dönüşmüş durumda.
toplanın kulüp skandallarını anlatıyorum, olaylar olaylar...takımı değil nefret arenası sanki. işler kötüye gittiğinde içeride genelde sıkıntı olur da bunlarınki baya baya kim kimi tutarsaya dönm...
AI Özet: yazar, yusuf reis'in dar gelirli babaları kurtardığını ve proteini ulaşılabilir kıldığını söyleyip adamı (bkz: vatansever) ilan etmiş.
normal bir restorana,esini, coluk cocugunu asla yemege goturemeyecek derecede dar gelirli kac m...
AI Özet: yazar, siyasetçilerin maddi çıkar veya şantaj yüzünden saf değiştirmesine gıcık oluyor. özellikle eski partilerini kötüleyerek gitmelerini tam bir (bkz: siyasi etik) yoksunluğu olarak görüyor. emek verdim diyerek yapılan açıklamaları da tamamen masal olarak nitelendirip durumun kokuşmuşluğunu anlatıyor.
bu akp'ye geçme işlerindeki en sinir bozucu nokta da şu; bunlar ya siyasi şantaj ile ya da maddi çıkar sağlamak için parti değiştiriyorlar. ve bunu yaparken de eski partileri olan chp'ye çamur at...
AI Özet: yazar (bkz: ibn-i sina)yı seviyor.
ibn-i sina (bkz: #182080996)
AI Özet: yazar, adamın dansları ve klipleri hakkında resmen tez yazmış, hala savunmaya devam ediyor. michael jackson'ın aslında kimlerden etkilendiğini anlatıyor; james brown, bob fosse ve fred astaire gibi isimlerin (bkz: ilham kaynağı) olduğunu söylüyor. özellikle billie jean ve smooth criminal gibi işlerin eski filmlerden ve dansçılardan esinlendiğini, bunu michael'ın bizzat kendisinin dile getirdiğini belirtiyor. yani her şey ortada, gizli saklı bir durum yok.
kendisine yaklaşık 12 sayfalık research paper yazmış olmam yetmedi, tekrar defansa koşmam gerekti;michael jackson zaten röportajlarında, kliplerin çocukluğunda çok sevdiği filmlerin yeniden bir c...
AI Özet: yazar, sergen yalçın'ın etrafındaki medya lobisinin onu korumak için neler yaptığını anlatıyor. bazı gazetecilerin, oyuncuların özel hayatları üzerinden yalan haberler yayarak hocayı aklamaya çalıştığını, hatta eski futbolculara destek tweetleri organize ettirdiklerini iddia ediyor. yazara göre sergen'in lobisi o kadar güçlü ki taraftar normalde göstermeyeceği sabrı bu adama göstermiş ama artık bardak taşmış. yazar, hocanın gelmeden önce yüksek piyasalı oyunculara sallayıp gelince onlarlaye ara bulamadığını, hatta bazı oyunculara mobbing uyguladığını belirtiyor. (bkz: mobbing) scouting departmanını basının önünde küçük düşürmesi ve hata yapan futbolcuları kenardan gülerek aşağılaması da yazarın canını sıkmış. transfer sürecindeki tutarsızlıklara, kankasını yanına alıp taktik tahtası yerine tesbih sallamalarına ve sadece tanıdık menajerlerin oyuncularını almaya çalışmasına değiniyor. yüksek bütçeye rağmen verim alınamadığını, antrenman ve taktik hataları yüzünden performanslı oyuncuların düştüğünü savunuyor. ayrıca foma adaletsizliği ve bazı oyunculara şans vermemesiyle (bkz: haksızlık) durumu iyice kötüleştirdiğini, galatasaray maçlarındaki etkisizliğini ve genel başarısızlığını vurguluyor.
bugun fallafos gazetecilerin tamami sergen’ı gorevde tutmak icin kicini yirtiyor. cerny’e aylardir “ailesiyle sorunu var” diye haber yapiyorlardi, cocuk bugun cikip yalanladi – belli ki tek derdi...
AI Özet: yazar belgeselin 10 mayısta geleceğini diyor (bkz: bekleyiş)
10 mayıs'ta belgeseli yayınlanacakmış:https://www.youtube.com/watch?v=wacxuliq844
AI Özet: yazar, finkelstein'ın kitabını bitirmiş ve genel olarak içeriği sağlam bulmuş ama üslup konusunda biraz dertli. kitaptaki sürekli kavga halini, sanki ekşi sözlükte birbirine giren iki yazarın entrylerini okumaya benzetmiş; kiminle kapıştığını bilmeyince olaylar biraz karışıyor diyor. yazara göre kitap, önce tanımlar ve kişilerle başlasaydı daha anlaşılır olurdu, şu anki haliyle biraz uzun bir köşe yazısını andırıyor. asıl mevzuya gelirsek, yazar finkelstein'ın holokost'un abd dış politikasına göre bir araç gibi kullanıldığına dair hipotezini ön plana çıkarıyor. özellikle 1967 sonrası israil ile ilişkiler güçlenince, bazı eylemlere kılıf uydurmak için konunun (bkz: kutsallaştırılması) ve tartışmaya kapatılması sürecini anlatıyor. lobilerin para kazanma kısımlarını pek sevmemiş ama buna rağmen kitabı herkese tavsiye ediyor. (bkz: akademik polemik)
taze bitirdiğim kitap.kitapla ilgili bence en güzel eleştiriyi, finkelstein'in de kitapta sık sık övdüğü raul hilberg yapmış:--- spoiler ---today [finkelstein] is rather unpopular and his book wi...
AI Özet: yazar, iron maiden'ın yeni belgeselini yurt dışında izlemiş ve genel bir değerlendirme yapmış. belgeselin bruce'un kapsayıcı sözleriyle başladığını, grubun beyin takımındaki steve harris'in patron rolünün iyice vurgulandığını belirtiyor. röportaj veren ünlülerin maiden tişörtleri giymesi hoşuna gitmiş. lars ulrich'ten ziyade javier bardem'in ön planda olması ve (bkz: the cure) gibi metal dışı gruplardan isimlerin yer alması yazar için sürpriz olmuş. paul di'anno dönemindeki karışıklıklar ve steve'in telaşları sonrası bruce'un gruba dahil oluşunu, belgeselin asıl kırılma noktası olarak görüyor; hatta bu geçişi beatles'ın amerika macerasına benzetmişler. grubun aşk veya uyuşturucu gibi klişe metal temaları yerine daha farklı konulara odaklanması, özellikle rime of the ancient mariner ve alexander the great gibi işlerin ön plana çıkması yazarın radarında. ayrıca polonya'daki demir perde konserlerinin görüntülerini etkileyici bulmuş. en can alıcı nokta ise grubun sadece müzik değil, hayat kurtaran bir güç olması; lübnan'dan kosova'ya, 11 eylül travmasından savaş bölgelerine kadar insanların maiden ile nasıl ayakta kaldığını anlatan kısımlar yazar için oldukça anlamlıymış. kısaca yazar, belgeselin grubun ruhunu iyi yansıttığını düşünüyor.
grubun yeni çıkan belgeselini, türkiyede vizyona girmesinden bir gün önce izledim yurt dışında. belgesel hakkındaki görüşlerimi belirteceğim aşağıdaki paragraflarda herhangi bir spoiler uyarısı v...
AI Özet: yazar, şampiyonlar liginin ne kadar yıpratıcı olduğunu kimsenin anlamadığını, takımın çok yüksek kalitede maçlar oynayıp yorulduğunu söylüyor. rakipler düşük kalibreli takımlarla uğraşırken galatasarayın yeni formatla beraber daha fazla maça çıktığını belirtiyor. eski günleri hatırlatarak, dörtleme sonrası kurulan o efsane kadronun avrupa maçları yüzünden lig şampiyonluğunu kaybettiğini, fenerbahçelerin o dönem bu durumu hiç konuşmadığını iddia ediyor. yazara göre eşit şartlarda o takım ligi domine ederdi. özetle, şampiyonlar liginde ilerlemekle lig şampiyonluğu arasında ince bir çizgi olduğunu, (bkz: sportif gerçeklik) gereği mevcut seviyede maksimumun bu olduğunu savunuyor.
şampiyonlar liginin nasıl yıpratıcı bir lig olduğunu çok da fazla düşünmeden eleştiriliyor takım. 12 tane hayvan gibi yüksek kalitede maç oynadı bu takım bu sene. önündeki arkasındaki maç sayısın...
AI Özet: yazar diyor ki tony robbins'in olayı aslında olayların kendisi değil, bizim onlara ne anlam yüklediğimizle alakalı. adamın sistemi tamamen kafa yapısını değiştirmek, korkuları kırmak ve insanı pasiflikten kurtarıp aksiyona geçirmek üzerine kurulu. yazara göre çoğu insan karar vermiyor, sadece (bkz: umut tacirliği) yapar gibi bir gün şöyle olurum diye bekliyor. gerçek karar dediği şey, geri dönüşü olmayan ve net olan karar. kaliteli sorular sorarak hayat kalitesini artırmayı öneriyor. kimlik meselesine çok takılmış; eğer kendinizi disiplinsiz olarak kodladıysanız, bilinçaltınız sizi orada tutar diyor. bu yüzden seminerlerdeki o yüksek enerji, bağırmalar ve fiziksel hareketler aslında ruh halini değiştirip davranışı dönüştürmek için. başarıyı bir mucize değil, modellenebilir bir bilim olarak görüyor; başarılıların standartlarını kopyalayarak ilerlenebileceğini savunuyor. işin psikolojik kısmında ise insanı acıdan kaçma ve hazza yönelme dürtülerinin yönettiğini belirtiyor. değişim için mevcut durumun acısını, değişimin getireceği hazzı ön plana çıkararak bilinçaltını manipüle ediyor. özetle yazar, düşük enerjinin düşük hayat getirdiğini ve teknikten ziyade enerjinin önemli olduğunu vurguluyor.
tony robbins'in bütün sistemi aslında tek bir temel fikrin etrafında döner:“insanların hayatını olaylar değil, olaylara yükledikleri anlam değiştirir.”onun seminerlerinde insanlar genelde “motiva...
AI Özet: yazar, ilhan kaya isimli şahsın suç dosyası kabarık bir tip olduğunu ve terörle bağlantılı birçok kayıtının bulunduğunu belirtiyor. böyle tiplerin dışarıda gezmesini ve hatta meclis gibi yerlere davet edilmesini büyük bir hata olarak görüyor. (bkz: adaletin yerini bulması) durumu genel olarak ülkenin bir ayıbı şeklinde özetliyor.
ters kelepçeyi çekirdek gibi çitler diyen biri vardı, bol bol çitliyordur şimdi.türk bayrağı açan öğrencilere saldıran ilhan kaya'nın:— silahlı terör örgütüne üye olma— terör örgütü propagandası ...
AI Özet: yazar şebnem ferah'ı sevse de konser etrafında dönen şu (bkz: popülizm) rüzgarından fenatenten sıkılmış. özellikle sosyal medyada sanki dünyayı kurtaran bir olay varmış gibi davranan, 19 saat sıra bekledim diye hava atan tayfaya bayağı kurulmuş. gerçek hayranlara saygısı var ama ilgi budalası kitle yüzünden mevzunun abartılmasına sinir olmuş. kısaca diyor ki; alt tarafı konser, amma kopardınız be.
öncelikle kendisi sevdiğim bir sanatçıdır ve bu konsere gidecek arkadaşlara iyi eğlenceler diler, gitmek isteyip de gidemeyen arkadaşların da umarım başka bir zaman gitmesini temenni ederim.şimdi...
AI Özet: yazar, d vitamininin aslında bir hormon olduğunu ve eksikliğinin ciddi sorunlar çıkardığını anlatıyor. canan karatay gibi isimlerin bu konuda çok kafa karıştırdığını ima ederken, mevsimsel geçişlerin değerleri etkilediğini, bu yüzden sonbaharda bir doktora görünmenin mantıklı olduğunu belirtiyor. yazara göre olay tamamen abartılmış durumda; çoğu insan aslında takviyeye ihtiyaç duymazken bir şekilde yönlendiriliyor. çözüm olarak (bkz: sağlıklı beslenme) öneriyor. özellikle kışın rakı mezesi olmaktan çıkaran balığı, uskumru, somonu haftada bir iki kez yemenin yeterli olduğunu, yoğurt ve sebzeyi de ihmal etmemek gerektiğini söylüyor. ayrıca dışarı çıkıp güneşlenmenin, kollar bacaklar açık şekilde 30 dakika yürümenin depoları doldurmaya yettiğini savunuyor. kısacası takviye haplarına sarılmadan önce kendi koşullarını değerlendirmemiz gerektiğini, hem cebimizi hem sağlığımızı korumanın yolunun basit yaşam değişikliklerinden geçtiğini hatırlatıyor. (bkz: d vitamini eksikliği) olanların önce bir yürüyüş yapması gerektiğini düşünüyor.
hakkında canan karatay dahil bir sürü doktorun garip şeyler söylediği önemli bir hormondur. isminin d vitamini olması vücutta olmadığında dışarıdan alınması gerekliliğinden ve yokluğunun vücutta ...
AI Özet: yazar lise yıllarından beri draconian dinliyormuş. özellikle she dies şarkısının insanı içine çeken o ağır havasına bayılıyor. müziklerin sadece kulağa değil, ruhun yorgun yanına hitap ettiğini, yalnızlığa eşlik ettiğini belirtiyor. tam bir (bkz: melankoli) hali yani, bayağı çökmüş.
lise yıllarımdan beri o kasvetli melodileri, ağır temposu ve insanın içine işleyen vokalleriyle hep başka bir yerde durdu bende. hele "she dies" şarkısı yok mu...şarkılarında sıradan bir hüzün yo...
AI Özet: yazar yaz geldi diyor (bkz: sıcaklar)
AI Özet: yazar, nietzsche ismini yazmaya çalışırken yaşadığı o kaotik süreci anlatıyor. ismin okunuşu basit olsa da yazılışındaki o harf yığını onu ciddi strese sokmuş. (bkz: tzsch) kısmını sanki tc kimlik numarası ezberliyormuş gibi parçalara ayırarak çözmeye çalışmış ama yine de klavyede o harfleri dizerken daraldığını belirtiyor. yazım sürecini neredeyse bir hayatta kalma mücadelesine çevirmiş; harflerle boğuşurken resmen ağlama noktasına gelmiş. sonunda durumu (bkz: beni öldürmeyen şey güçlendirir) mottosuyla bağlayıp konuyu kapatmış. yani adamcağız sadece isim yazarken bile filozofun ağırlığını hissetmiş.
nietzsche ile pek küçük yaşlarımda tanıştım. dil sürçmesinden oluşmuş gibi duran ve kütüphanelerde bol bol yeri olan bir isimdi. adının “niçe” diye okunduğunu öğrenir öğrenmez, ben de herkes gibi...
AI Özet: yazar, annelik kavramının toplumda aşırı kutsallaştırılmasının yarattığı sorunlara değiniyor. ona göre sadece anne olmak, otomatik olarak saygı görmeyi gerektirmiyor. narsist annelerin, çocuklarını bağımsız bir birey olarak görmek yerine onları kontrol etmeye çalıştığını ve tartışmalarda mantıklı argümanlar yerine vicdan azabı ve duygusal manipülasyonu silah olarak kullandığını belirtiyor. (bkz: gaslighting) yazarın gözlemlerine göre bu kişiler eleştiriye kapalı, sürekli onay bekleyen ve kontrolcü tipler. özellikle özel alan ihlali ve sürekli tetikte olma hali gibi yıpratıcı döngülerin yaşandığını anlatıyor. kavga, hakaret ve ardından gelen mağdur rolüyle tekrar iletişime geçme sürecinin bir kısır döngü olduğunu söylüyor. bu durumla başa çıkmak için en etkili yöntemin tepkisizlik olduğunu ve net sınırlar çizmenin önemini vurguluyor. yaşadığı bu süreçlerin kendisinde bıraktığı izleri anlamlandırmaya çalıştığını belirten yazar, aslında temel amacın karşı tarafı suçlu hissettirip kendi isteklerini yaptırmak olduğunu savunuyor. (bkz: toksik aile)
bir anne, sadece anne olduğu için otomatik olarak saygıyı hak etmez; hak etmemelidir de. fakat bizim gibi toplumlarda aile kavramı ve özellikle 'anne' figürü öyle kutsallaştırılır ki, çoğumuz en ...
AI Özet: yazar, nevşin mengü'ye saldıranların durumuyla dalga geçiyor. kadının aslında atatürk'ün vizyonunu savunduğunu ve gereksiz agresif söylemlerin (bkz: abd'yi vurmak) kimseye faydası olmadığını anlattığını belirtiyor. okuduğunu anlamayanların hemen etiket yapıştırmasına sinir olmuş, resmen (bkz: idrak sorunu) diyor.
yine mal oğlu mallar doluşmuş, kadının sözlerinden tek kelime anlamamış ve 3 paragraf yazı yazmış.öncelikle yayınları izledim.nevşin dedi ki, ilk gördüğümde, atatürk'ün imzasını görünce bi kötü h...
AI Özet: yazar hindistan'daki abazalık seviyesinin uç noktalarda olduğunu, türk kadınlarının orada doğmadığı için şanslı olduğunu ve türkiye'nin aslında fena yer olmadığını diyor. (bkz: beterin beteri)
ülkeyi tek tweetle özetlemek gerekirse şöyle bir şey. görselmetroda iki kadının arasına oturmak her hindistanlının hayal...
AI Özet: yazar, mbappe'ye karşı duyulan nefretin boyutlarını anlatırken 49 milyon imza olayına değinip işe başlıyor. yazara göre adam kağıt üstünde canavar gibi görünse de aslında aşırı bencil bir tip. pas verse gol olacak pozisyonlarda bile tek başına takılmaya çalıştığı için takımın gol fırsatlarını baltaladığını söylüyor. real madrid taraftarı da artık bu durumu fark etmiş, üstelik adam geldiğinden beri kupa da gelmiyor. (bkz: şanssızlık) barcelona'nın santrforu olmasa bile ligi domine etmesi, madridlileri iyice sinirlendirmiş. yazar burada ilginç bir detay yakalıyor; psg'nin mbappe gittikten sonra şampiyonlar liginde daha başarılı olması, taraftarların sorun tamamen bu adamda demesine yol açmış. ayrıca luis enrique ve thierry henry gibi isimlerin adamın oyun tarzını ve takımsızlığını eleştirmesi, taraftar için altın değerinde kanıtlar olmuş. yazar sadece sahadaki performansa değil, karakterine de takılıyor. kante gibi mütevazı birine karşı yaptığı saygısızlıklar ve kaptanlık pazubendi mevzuları adamın imajını iyice çizmiş. en beteri de yazarın iddiasına göre, mbappe'nin istemediği her şeyin veya herkesin bir şekilde tasfiye edilmesi. alaba, lenglet ve vini jr. gibi isimlerin yaşadığı talihsizliklerin arkasında mbappe'nin nüfuzu olduğunu ima ediyor. kısacası yazar, adamın hem sahada hem de soyunma odasında toksik bir hava yaydığını belirtiyor.
bunun real madrid'den yollanması için toplanan imza sayısı anlık 49 milyonu geçti.peki neden insanlar mbappe'ye bu kadar tepkili derseniz, bunun birkaç nedeni var:- mbappe, kağıt üzerinde şu anda...
AI Özet: yazar, almanya'nın dünya kupası öncesi arda güler'i ön plana çıkararak aslında gizli bir operasyon çektiğini savunuyor. kenan yıldız'la beraber sempatik görünen gençlerin, ileride yaşanabilecek olası toksik kutlamalarla bağının kesilmek istendiğini düşünüyor. (bkz: gizli ırkçılık) mevzusuna girip, suç oranları düşük olsa bile türklerin hedef gösterilmesinden dert yanmış. italyanlara veya ingilizlere karşı takınılan rahat tavrın bizde olmadığını iddia ediyor.
yaklasan dünya kupası nedeniyle ortam hazirlama maksadıyla buyuk ihtimalle en bilinen futbolcu olduğu için arda haberleri yapan ülke. yani buyuk ihtimalle. çünkü kenan yari alman. arda simdiden y...
AI Özet: yazar kanada'nın coğrafyasına, göllerine ve okyanus kıyılarına resmen bayılmış. özellikle şehirlerin içindeki yeşillik ve park mevzusuna takık; toronto, montreal, vancouver gibi yerlerin hem büyük olup hem de doğayla iç içe olmasını çok beğeniyor. müstakil evlerin yarattığı o düzenli atmosferi de oldukça tatlı bulmuş. soğuk mevzusuna gelince, yazar burada biraz sitemkar. kanada'ya gidip soğuk diye şikayet etmeyi, erzurum'a gidip neden soğuk diye sormakla veya istanbul'da sakinlik aramakla bir tutuyor. yani (bkz: coğrafya) gerçeğini kabul etmek gerektiğini savunuyor. türkiye'deki büyük şehirlerle kıyasladığında ise durum biraz üzücü. istanbul, ankara ve izmir'i bildiğin beton yığını olarak tanımlıyor ve bizde yeşillik yerine blok blok bina yapma zihniyetinin hakim olduğunu belirtiyor. kanada'daki bisiklet kültürünü ve kuralların işlemesini takdir ediyor. çok kültürlü yapıya değinip her tipte insana rastlandığını söylüyor ancak kuzey amerika'daki uyuşturucu problemini hiç sevmediğini ekliyor. genel olarak özgürlüğe, modern mimariye ve doğaya hayran. son olarak, kanada'nın çöktüğünü iddia edenlere karşı çıkıyor ve bu tarz yorumları (bkz: alman gurbetçisi) tarzı abartılı yaklaşımlar olarak görüyor.
çok güzel coğrafyaya sahip, dünyanın en büyük yüz ölçümüne sahip ülkelerinden, çok fazla göle sahip, üç farklı okyanusa kıyısı olan gelişmiş bir ülke. buradaki şehirler genel olarak çok fazla yeş...