28 Nisan 2026

dünün en beğenilen entry'leri

46 entry

🧠 günün özeti

bugün debe'de melankoli, toplumsal öfke ve derin analizler hakim. bir yandan y kuşağının yaşadığı rekabet sancıları ve ekonomik imkansızlıklar (bkz: kaymak tabaka) konuşulurken, diğer yandan tarihin vahşetiyle kıyaslanan günümüz konforu ve yaşlanmanın getirdiği huzur (bkz: zamanın ruhu) arasında gidip gelmişiz. siyaset ve dünya gündeminde abd-iran gerilimi ile derin devlet komploları (bkz: derin devlet) ön plana çıkarken, spor tarafında alperen şengün'ün liderliği ve galatasaray'ın ligdeki hakimiyeti (bkz: gs ligi) pozitif bir hava estirmiş. sanat ve kültür tarafında ise jekyll and hyde müzikaline gelen sert eleştirilerle (bkz: karakter komedisi) hayal kırıklığı yaşanırken, miyamoto musashi'nin zihin yönetimi stratejileri (bkz: stratejik düşünme) ve şebnem ferah'ın diva duruşu takdir toplamış. genel olarak zakkumun ölümcül güzelliği (bkz: zehir zıkkım) gibi, hayatın tezatlıklarının ve sistemle olan kavgaların yoğun hissedildiği, oldukça zengin içerikli bir gün olmuş.

500 bin sosyal konut negatif

AI Özet: yazar, hayatı boyunca devletten hiçbir destek görmediğini, aksine sürekli vergi ve borç ödeyerek sistemi sırtladığını söylüyor. sosyal konut kurasına başvurmuş ama yine öncelikli olmayanlar kategorisine düşmüş. (bkz: şanssızlık) kendi deyimiyle diğer kategorisindeki vatandaşların; eyt'lilerin, toprak ağalarının ve vergi kaçıranların yükünü çektiğinden şikayetçi. sonunda 55 metrekarelik bir ev alma ihtimalinin çok düşük olduğunu belirterek isyan ediyor.

şu yaşıma kadar devletten ne bi kere burs alabildim ne de katıldığım kuralarda adıma bir sey cikti. cocukken bi kac defa hastaneye gitmişimdir onun dışında sgkya yük olmayi geç sadece prim ve bor...

orijinal entry → eksisozluk.com

26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı pozitif

AI Özet: yazar gs'nin avrupa başarısının fark yarattığını, kadro kalitesinin (bkz: noa lang) fb'den üstün olduğunu ve bu siklet farkının skora yansıdığını iddia ediyor.

gs'nin şampiyonlar liginde ilk 24'e girip sonra 1 tur geçip son 16'ya kalmasının önemi bence yeterince anlaşılmıyor...

orijinal entry → eksisozluk.com

110 madencinin gözaltına alınması negatif

AI Özet: yazar, madencilerin hak arayışının görmezden gelinmesine isyan ediyor. zor şartlarda çalışıp maaş alamayan insanların gözaltına alınmasını yakıyor, toplumun bu duruma karşıki (bkz: duyarsızlık) halini çok saçma buluyor. adaletsizliğe karşı bayağı dertli bir modda takılıyor.

kimsenin umrunda olmaması daha üzücü. sosyal medyada sol sayfaları dışında hiç kimse mücadelelerini paylaşmıyor. bakıyorum kuş uçsa sosyal medyada paylaşım yapan insanlardan hiç kimsede çıt yok. ...

orijinal entry → eksisozluk.com

27 nisan 2026 konyaspor trabzonspor maçı pozitif

AI Özet: yazar, konyaspor'un bu sezon beşiktaş dışında ligin ilk 5'indeki 4 takımı yendiğini ve kupada da beşiktaş'la oynayacağını belirtiyor. anadolu takımlarından beklenen mücadeleyi sahaya yansıttığını düşünen yazar, lige daha fazla anadolu takımı gerektiğini vurguluyor.

konyaspor hakikaten baş belası. herifler bu sezon resmi maçlarda beşiktaş hariç ligin ilk 5’ind...

orijinal entry → eksisozluk.com

sadettin saran negatif

AI Özet: yazar, sadettin saran'ın sürekli anlattığı başarı hikayelerine pek inanmıyor. adamın aile geçmişi zaten çok sağlamken kendini sıfırdan gelmiş gibi pazarlamasını (bkz: narsisizm) garip buluyor. dursun özbek ile kıyaslayıp gerçek başarıyla şov yapmak arasındaki farkı anlatıyor. spor ve vücut geliştirmenin getirdiği özgüven patlamasına da bağlamış işi.

bu adamin sporu overken, spor sayesinde is adami oldum diye bir tiradi var. birkac farkli yerde denk geldim. hep ayni hikayeyi anlatiyor. orta sinif cocugu olarak is adami olabildim diye bir basa...

orijinal entry → eksisozluk.com

insider negatif

AI Özet: yazar, turquality sürecinde big four danışmanlarıyla yaşadığı travmaları anlatıyor. scrum, agile gibi kavramlarla hayatlarını optimize etmeye çalışanların aslında sadece daha fazla toplantı ve jargon getirdiğini belirtiyor. özellikle lse mezunu, süslü kelimelerle basit şeyleri pazarlayan tiplerden ve onların yönetim katındaki etkisinden dert yanıyor. (bkz: kurumsal hayat) gece yarısı gelen neşeli maillerle sinir krizi geçirdiğini, bu sistemin insanı stockholm sendromuna sürüklediğini söylüyor. özetle bu tarz şirketlerin yanından bile geçmemeyi tavsiye ediyor.

yıllar önce turquality sürecinde, big four’dan birine “gelin bizi kurtarın” dedik, adamlar geldi direkt yatak odasına kadar girdiler. üç beş tane work-life balance kasan danışman, hayatımızı opti...

orijinal entry → eksisozluk.com

şevket çoruh negatif

AI Özet: yazar, şevket çoruh'un küfür etmesini değil, hedefinin ali sami yen olmasıyla ilgileniyor. fenerlilerin konuyu saptırmasına sinir olmuş, onlara (bkz: beddua) yağdırıp kulüplerinin durumuna dair sitem ediyor.

adamın küfür edip etmemesi hiç problem değil. problem ali sami yen'e küfür etmiş olması. yoksa stada gidip de küfür etmemek diye bir şey olabilir mi?bir d...

orijinal entry → eksisozluk.com

y kuşağı negatif

AI Özet: yazar diyor ki y kuşağı aslında çok büyük bir illüzyonun içinde büyümüş. olay tamamen matematik ve kaynak yönetimi meselesi. boomerlar öyle bir döneme denk gelmiş ki dünya kaynakları bol, kapital artıyor, teknoloji yeni yeni açılıyor; yani bildiğin (bkz: kaymak tabaka) dönemini yaşamışlar. bu yüzden "nasıl olsa rızık var" diyerek çocukları arka arkaya yapmışlar ama ortaya çıkan devasa nüfusun yaratacağı rekabeti hiç hesaplamamışlar. yazarın anlatımına göre, biz büyürken sınıflar 60 kişiye çıkmış, özel okullar mantar gibi türemiş ama aslında bu durum bir bolluk değil, devletin yetemediği bir kaosmuş. sınav sonuçları üzerinden durumu çok iyi özetlemiş; eskiden düşük netlerle girilen okullar, nüfus patlamasıyla beraber ulaşılmaz hale gelmiş. televizyonlarda "genç ve dinamik nüfus" diye övülen şey, aslında sahada hayvani bir rekabet ve imkansızlıklar silsilesiymiş. yazar müzik piyasasından da bir örnek veriyor; eskiden birkaç barla ünlü olunabilirken, 2000'lerde her sokakta bar olmasına rağmen sahne almak imkansızlaşmış. çünkü artık herkes bir şeyler yapmak istiyor ve piyasada çok fazla insan var. kısacası yazar, y kuşağının hayallerinin yıkılma sebebinin sadece şanssızlık değil, tamamen "sizden çok var" gerçeği olduğunu belirtiyor.

çok kritik bir faktörün farkında olmadan yaşamış, hayallerini, mutluluğu kovalamış ve şimdi hayalleri kadar büyük bir mutsuzluğun ortasında kalmış nesildir.o faktör neydi diye sorarsanız: sayıca ...

orijinal entry → eksisozluk.com

domenico tedesco negatif

AI Özet: yazar, takımın her bir oyuncusunun ayrı bir dram olduğunu anlatıyor. talisca'nın mental çöküşünden kerem'in gereksiz çalımlarına, nene'nin kolay devrilmesinden ederson'un etkisizliğine kadar herkesi tek tek gömmüş. (bkz: kaos) kadro planlamasının berbat olduğunu ve taraftarın da oyuncuları darladığını belirterek, bu şartlarda şampiyonluk yarışının nasıl sürdüğüne şaşırıyor.

ulan adam gol atamadigi zaman, penalti kazandigi zaman mentali 0'lanan ve oyundan cikana kadar takimi 1 kisi eksik oynatan, isabetli pas bile atamayan talisca ilehala rakibin icinden gecerek cali...

orijinal entry → eksisozluk.com

tarihin en kötü devrinde yaşıyor olmamız negatif

AI Özet: yazar, tarihin en kötü döneminde yaşadığımızı sananlara karşı sağlam bir gerçeklik tokadı atıyor. eskiden ortalama ömrün 35 olduğu, kadınların doğumda, çocukların ise basit şeker hastalıklarında can verdiği (bkz: vahşet) bir dünya olduğunu hatırlatıyor. mikrop kavramının olmadığı, insanların banyo yapmaktan korktuğu ve at dışkılarının sokakları sardığı dönemleri anlatırken aslında ne kadar şanslı olduğumuzu vurguluyor. radyumlu su içen saf amerikalılardan bahsedip, kast sisteminin getirdiği kısıtlamaları hatırlatarak günümüzdeki ekonomik sıkıntıların eski dünyanın sefaleti yanında hafif kaldığını savunuyor.

19. yy'ın ortalarına kadar bilinen ve varlığı teyit edilebilen 300000 yıllık homo sapiens tarihi boyunca ortalama insan ömrü 35 yıl.30 yaşını aşkın kadınlar doğum esnasında yüzde 80 ölüyor.büyük ...

orijinal entry → eksisozluk.com

yapay zekanın beleş olma sebebi negatif

AI Özet: yazar diyor ki yapay zeka şirketleri önce bizi bedava ya da ucuz paketlerle tavlayıp bağımlı yapıyorlar. özellikle yazılımcılar artık kod yazmayı unutup (bkz: ai) kölesi olma yolunda ilerliyor. işler iyice sarınca ve rate limitlerle canımız sıkılınca mecburen daha pahalı paketlere geçeceğiz. yani olay tamamen stratejik bir yatırım; önce alışkanlık yaratıp sonra cüzdanları boşaltmak. yazarın gözlemlerine göre beyaz yakalılar yakında maaşlarının büyük kısmını bu platformlara bayılacak. kısacası kaz gelecek yerden tavuk esirgemiyorlar, bizi yavaş yavaş hamur gibi yoğurup bağımlı hale getiriyorlar.

çok uygun fiyatlarla başlamış olmasalardı, bu kadar bağımlı hale gelmezdik. insan önce beleş versiyonunu deniyor. gerçek anlamda faydalanmaya başladığını farkettiği zaman uygun fiyatlı abonelik p...

orijinal entry → eksisozluk.com

mine g. kırıkkanat negatif

AI Özet: yazar, mine g. kırıkkanat'ın kemal kılıçdaroğlu için kullandığı o malum ifadeye ve sonrasındaki özür metnine sağlam bir girişmiş. yazar diyor ki, hem alevilik üzerine kitaplar yazıp makaleler kaleme alan birinin, kullandığı kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyor olması tam bir fiyasko. (bkz: vizyonsuzluk) ayrıca türkiye'nin bir ad hominem çöplüğüne döndüğünü, insanların meseleleri tartışmak yerine sürekli kimlikler üzerinden saldırdığını belirtiyor. siyasetçiden akademisyene kadar herkesin bu kısır döngüye girdiğini, mine ablamızın da bu "yarı aydın" sınıfının zirvesinde yer aldığını savunuyor. yazarın asıl takıldığı nokta ise özür metnindeki o üstten bakan tavır. "en yakın akrabalarım alevidir" diyerek yaptığı savunmayı, sanki aleviler kendisi tarafından onaylanmayı bekliyormuş gibi bir kibirle sunduğunu söylüyor. ayrıca bu akrabalık mevzusunun mantığını sorguluyor; aleviliğin bir dernek üyeliği olmadığını, insanların bir gecede karar verip geçemeyeceğini, bu tarz ifadelerin samimiyetsiz olduğunu vurguluyor. kılıçdaroğlu gibi eleştirilecek çok yönü olan bir siyasetçiye karşı bile kimlik üzerinden nefret söylemine başvurulmasını çok absürt buluyor. özetle yazar, 2026 yılına gelinmişken hala farklı kimlikleri "makul bulmakla" övünen, nazi subayı kıvamındaki yarı aydınların vaazlarını dinlemekten bıkmış durumda. (bkz: nefret söylemi)

kemal kılıçdaroğlu için "kılıç artığı" demiş. ama asıl fecaat, paylaştığı özür metninde... özür metninde şöyle buyurmuş hazret:"alevilik, türk toplum yapısında en saygı duyduğum inanç ve kültür k...

orijinal entry → eksisozluk.com

fakat müzeyyen bu derin bir tutku pozitif

AI Özet: yazar, ilhami algör'ün aynı isimli romanı ve filmi üzerine düşüncelerini paylaşmış. hikayenin merkezinde, duygularını tam tanımlayamayan ama müzeyyen'e fena tutulmuş arif isimli bir yazar var. yazar diyor ki, arif abimiz gerçekten çok çabalamış, değer vermiş ama karşı taraf pek aynı frekansta değilmiş. olaylar şöyle gelişiyor; arif'in tek taraflı aşkı, müzeyyen'in yavaş yavaş uzaklaşmasıyla sonuçlanıyor ve finalde bizimkini sadece bir yazı parçasıyla terk ediyorlar. (bkz: ghosting) yazar bu noktada arif'in tarafını tutuyor, bir insanın böyle kestirip atılmasını haksız buluyor. yine de arif'in küllerinden doğup yazarlığında başarılı olması hoşuna gitmiş. yapımın en can alıcı noktası ise diyaloglar; yazar, hayatın içinden gelen o doğal konuşmaları çok sevdiğini, bu yüzden eseri (bkz: before üçlemesi) tadında bulduğunu belirtiyor. genel olarak aşkın karşılıksız olduğunda koca bir sıfıra dönüştüğünü, ne kadar seversen sev karşılık yoksa anlamı kalmadığını savunuyor. ayrıca terk eden kişinin sonradan geri dönme ihtimaline karşı arif'in dik duruşunu takdir ediyor, ikinci şans verme mevzusuna kesinlikle karşı çıkıyor. kısacası yazar için bu eser, ilişkilerin karmaşıklığını ve tek taraflı tutkunun ağırlığını anlatan başarılı bir örnek.

ilhami algör tarafından kaleme alınan bir roman. hem filmini izledim hem kitabını okudum; cidden bende yeri çok ayrı olan bir seri. ilişkilere dair çok güzel diyalogların olduğu, hayatın içinden ...

orijinal entry → eksisozluk.com

alperen şengün pozitif

AI Özet: yazar, alperen şengün'ün takım içindeki liderliğine ve karizmasına hayran kalmış durumda. takım arkadaşı thompson'ın bahsettiği motivasyon konuşmasıyla alpi'nin koçtan bile daha etkili olduğunu savunuyor. (bkz: liderlik vasıfları) durant ve koç udoka ile olan gerginliklere değinip, durant'ın takım kimyasını bozduğunu iddia ediyor. alperen'in saflığının suistimal edildiğini düşünse de gencin takım arkadaşlarıyla olan bağına vurgu yapıyor. eğer seriyi alırlarsa bunun nba tarihine geçecek devasa bir olay olacağını belirtiyor.

maç sonu amen thompsonla ropörtaj yapılıyor.nasıl kazandınız diye soruluyor.cevabı: "alpi gave us a motivational speech this morning. we took that and ran with it."linki: https://x.com/jtgatlin/s...

orijinal entry → eksisozluk.com

2026 ekonomik krizi negatif

AI Özet: yazar diyor ki 2026 diye özel bir tarih beklemenize gerek yok çünkü bu kadar uzun süren bir kriz olmaz. adamcağız endonezya bali'den bildirdiğiyle, oradaki et ve yemek fiyatlarının ne kadar ucuz olduğunu detaylıca anlatmış. süpermarket fiyatlarından restoranlara kadar vermiş örneklerle aslında temel gıdaya erişimin orada nasıl olduğunu gösteriyor. yazara göre bizde yaşanan durum bir kriz değil, artık bir normalleşme ve kanıksama süreci. (bkz: brezilyalaşma) mevzusu burada devreye giriyor. türkiye'nin dünya ekonomisindeki yeri yüksek olsa da servetin çok küçük bir azınlığın elinde toplandığını belirtiyor. nüfusun büyük çoğunluğu pahalılık ve vergiler yüzünden temel ihtiyaçlara erişemezken, tepedeki %20'lik kesimin tüm lüksleri karşılayacak güce sahip olduğunu söylüyor. halkın fiyatlar düşecek diye bekleyerek mental mastürbasyon yaptığını, ancak gerçeklerin çok farklı olduğunu savunuyor. seçmen ve temsilciler arasındaki ilişkiye dair oldukça iğneleyici bir dil kullanmış, durumu genel bir sistem sorunu olarak görüyor. yani özetle yazar; fiyatların kendiliğinden düşmeyeceğini, zenginle fakir arasındaki uçurumun derinleştiğini ve bunun artık yeni normalimiz olduğunu iddia ediyor. (bkz: ekonomik kriz) diye bekleyenlere pek umut vermiyor.

2026 yılına özel bir durum yok zannımca. çünkü bu kadar uzun süren kriz olmaz.ister hindistanlaşma, ister brezilyalaşma deyin;bu kriz değil, normalleşmedir. kanıksamadır.endonezya bali'den bildir...

orijinal entry → eksisozluk.com

still loving you negatif

AI Özet: yazar, walkman dönemindeki lise yıllarına gidip scorpions'ın şu meşhur şarkısını nasıl anlamlandırdığını anlatıyor. mevzu sadece aşk acısı değilmiş; olay tamamen almanların (bkz: sehnsucht) dediği o derin, karanlık ve imkansız özlemle alakalıymış. kesin dönüş yapan gurbetçi arkadaşları sayesinde şarkının altındaki o melankoliyi keşfetmiş. dışarıdan disiplinli ve soğuk görünen almanların aslında sanatlarında ve edebiyatlarında büyük bir hüzün sakladığını belirtiyor. şarkıdaki "still" kelimesinin ağırlığına vurgu yaparak, geri gelmeyeceğini bile bile isteme halini analiz etmiş. yani yazara göre still loving you sadece bir balad değil, ulaşılamayacak olana duyulan ağır bir hasretin marşıymış.

gençlik yıllarımız… walkman'larımız kulaklarımızda… almanya, 80'lerin ortasında meşhur rückkehrhilfegesetz yasasını geçirmişti. pek çok türk vatandaşı şişirilmiş emekli ikramiyesini alıp anavatan...

orijinal entry → eksisozluk.com

anlaşılmamak negatif

AI Özet: yazar diyor ki asıl yalnızlık konuşamamak değil, anlattıklarının karşı tarafta yankı bulmamasıymış. insan anlaşılamadıkça yavaş yavaş kabuğuna çekiliyor, bir noktadan sonra da (bkz: sessizlik) moduna girip gölgeye dönüşüyormuş. yazmanın veya bir şeyler bırakmanın aslında ben de buradayım deme çabası olduğunu belirtiyor. yani olay sadece anlaşılmak değil, biraz da hatırlanmakla ilgiliymiş. sonuçta insan en çok anlatamadıklarıyla yaşıyormuş.

insan en çok anlaşılmadığında yalnızdır. aslında çoğu zaman sorun konuşmamak değildir; konuştuğunun karşı tarafta yer bulmamasıdır. söylediklerin vardır ama geçmez, dinlenmişsindir ama anlaşılmam...

orijinal entry → eksisozluk.com

bir fotoğraf bir şiir notr

AI Özet: yazar yaşlanmanın aslında bir eksilme değil, fazlalıklardan kurtulma süreci olduğunu söylüyor. eskiden zamanla yarışan insanın artık yavaşlamanın da bir varış olduğunu anladığını belirtiyor. yaş aldıkça anlamaya razı gelmenin huzuruna değinen yazar, hep beraber toprağa kök salan ağaçlar olduğumuzu iddia ediyor. (bkz: zamanın ruhu) tam bir melankoli hali.

görselyaşlanıyoruz…zaman, avucumun içindedeğil artık…eskiden kovalamaya çalıştığım günlerartık yanıma oturmuşcevap bekler gibi benden…o bekledikçeben susuyorum…sessizliğinde bir cevabı varbiliyor...

orijinal entry → eksisozluk.com

sergen yalçın negatif

AI Özet: yazar, sergen yalçın'ın yorumcu koltuğunda olsa mevcut teknik direktörü yerden yere vuracağını, ancak işin başında kendisi varken aynı etkisizliği yaşadıklarını savunuyor. sergen'in "ben olsam o topu oynatırdım" tarzındaki özgüvenli çıkışlarının aslında içi boş olduğunu, takıma etkisinin sıfır olduğunu iddia ediyor. yani adam yorumculukta (bkz: aslan payı) alır ama hocalıkta sınıfta kalmış diyor. kısacası yazar, sergen'in kendi standartlarıyla yönetse bile başarısız olduğu bir tablo çizmiş, durumu tam bir (bkz: hayal kırıklığı) olarak nitelendiriyor.

rolleri değiştirelim. beşiktaş'ın başında ali veli konya olsun, beşiktaş lig sonuncusuna gol atamayıp 2 puan kaybetsin. sergen'de candaş'la program yapıyor olsun.diyeceklerini şurada tekrarlıyoru...

orijinal entry → eksisozluk.com

hiç evlenmeden ölen insan notr

AI Özet: yazar dostoyevski üzerinden takılarak, bekar ölmenin aslında gayet onurlu bir durum olduğunu savunuyor. ona göre sahte bir evlilikle ruhunu teslim etmektense, tek başına varoluşsal sancılar çekmek çok daha gerçekçi. evlenme baskısını bildiğimiz (bkz: sürü psikolojisi) olarak tanımlıyor ve insanın asıl savaşının kendi içinde olduğunu belirtiyor. özellikle bizim ülkelerdeki ilişki saplantısına sallıyor; önce kendimizi tamamlamamız gerektiğini, içimizdeki boşluğu başkasıyla doldurmaya çalışmanın kalıcı olmayacağını söylüyor. tabii ki evlenmeye karşı değil ama şartlandırmadan, en rezil halini gören biriyle olmak gerektiğini ekliyor. kısaca bekar ölmek bir yenilgi değil, ruhun değerini koruma savaşıymış.

normal bir insandır. ecinniler romanında varvara petrovna stavrogina'da stepan trofimoviç ile evlenmez. dostoyevski'ye göre bir insanın tek başına kendi olarak ölmesi sahte bir uyum içinde ruhunu...

orijinal entry → eksisozluk.com

avrupa yakası negatif

AI Özet: yazar, avrupa yakası'nın burhan altıntop sonrası bambaşka bir şeye dönüştüğünü söylüyor. ilk bölümlerdeki o doğal sitcom havasını, friends tadındaki kaliteli esprileri özlemiş. sonradan işin içine giren bağırtılı şiveler ve abartılı kostümler yüzünden diziden soğuduğunu belirtiyor. (bkz: karakter komedisi) tuzağına düşülen diğer işleri de pek sevmemiş ama aile arasında'yı sıcak bulmuş. son sezonlara gülenlerle arası pek iyi değil yani.

burhan altıntop karakteri gelene kadar olan başka bir dizi, sonrası başka bir dizidir. hele o şahika'ları gaffur'ları falan konu bile etmiyorum. öncesi bölümlerde klasik bir sitcom yapısı var. ka...

orijinal entry → eksisozluk.com

tarsus'taki esrarengiz kazı negatif

AI Özet: yazar diyor ki olay aslında basit bir takas hikayesi, (bkz: nasrettin hoca) mantığıyla yürütülmüş. mevzu şöyle; 2011'de bir kadın haritayla gelip definecileri peşine takmış, ev falan kiralanmış, ortalık karışmış. işin içine sızan polis mithat erdal ise çıkan değerli eşyaları görmüş ama sonra şüpheli şekilde öldürülmüş. yazar burada (bkz: fetö) bağlantılı isimlerin olayı örtbas ettiğini savunuyor. kazı sırasında mahalledeki evler çatlamış, yeraltı şehri ve eski incil metinleri gibi olaylar dönmüş. sonra 2016'da her yer kapatılmış, sonuçlar gizlenmiş. yazarın iddiasına göre bu gizemli kazılardan çıkan manevi ve maddi değerler vatikan'a verilmiş, karşılığında da ayasofya'nın camiye dönüştürülmesi için yeşil ışık yakılmış. yani olay tamamen stratejik bir pazarlığa dayanıyor. son olarak o meşhur kırmızı evin yıkılıp yerine benzinlik yapılmasıyla da konu kapanmış. (bkz: derin devlet) tadında bir özet.

nasrettin hoca'nın yorgan gitti kavga bitti hikayesinin aynısı olmuş. bizimki kazıda ortaya çıkan yeraltı şehrinden çıkartılan başta manevi ondan sonra maddi olarak çok değerli eşyaları papa'ya v...

orijinal entry → eksisozluk.com

ederson santana de moraes negatif

AI Özet: yazar, galatasaray yönetiminin transfer stratejisini pek beğenmemiş, resmen amatörce davrandıklarını söylüyor. donnaruma hayaliyle işleri son ana bırakıp risk aldıklarını belirtiyor. taraftarın ederson diye tutturmasını ve uğurcan'a karşı takınılan tavrı da eleştirmiş. genel olarak kulüplerin veteran oyuncular için (bkz: maaş enflasyonu) yaratıp ülkeyi suudi arabistan'a çevirmesine kızmış.

galatasaray edersonu yem yaptı gibi yorumlar görüyorum. ersin düzenin demesine göre de donnarumayı almak için yaptığı numaraymış.galatasaralı olarak söylüyorum, ahmak bir transfer yönetimimiz var...

orijinal entry → eksisozluk.com

zakkum negatif

AI Özet: yazar zakkumun hem çok güzel hem de aşırı tehlikeli olan o tezat yapısını anlatıyor. bitkinin isminden başlayıp mitolojiye, dini metinlere ve tarihe kadar uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi. yazar diyor ki bu ağaç öyle bir koruma kalkanı kurmuş ki sadece insanları değil, börtü böceği bile yanına yaklaştırmıyor, herkes ondan kaçıyor. (bkz: zehir zıkkım) kur'an'daki cehennem tasvirlerinden tut, hero ile leander'ın kavuşamayan aşkına kadar her yerde bu bitkinin hüzünlü ve karanlık bir tarafı var. hatta napolyon'un askerlerinin et pişirmek için zakkum dalı kullanıp zehirlenmelerine kadar değinmiş, yani "güzelliğine aldanıp dokunmayın" mesajı veriyor. işin içine bir de türkiye'nin o garip gerçekliği girince olay iyice absürtleşiyor. yazar, 1988 yılında ziya özel isimli bir şahsın zakkumla kanser tedavisi iddiasıyla ortalığı karıştırdığını belirtiyor. milletin "şeker attım bir şey olmaz" diyerek zakkum kaynatıp içtiği, kimisinin öldüğü, kimisinin komaya girdiği o kaotik dönemi anlatıyor. (bkz: zakkumcu ziya) sonuç olarak yazar, ilhan berk'ten alıntılarla zakkumun o muazzam akdeniz yeşiline ve görkemine hayran kalırken, aslında onun ne kadar acımasız ve affetmez bir doğası olduğunu vurguluyor. kısacası güzel ama ölümcül bir bitkiyle karşı karşıyayız diyor.

bir zakkumun yolculuğu..zakkum.. ağu ağacı, zokum, zıkkım.adı bile acı, kendisi daha da acı. acıymış yani.. tarihte, mitolojide, kuran'da.. bir de bizim memlekette. kansere çare diye umutlanan in...

orijinal entry → eksisozluk.com

detay pozitif

AI Özet: yazar detayların gizli güzellikleri ortaya çıkardığını söylüyor (bkz: makro çekim)

gizli güzelliklerin farkına varılmasını sağlar. örneğin uzaktan bakınca sıradan gözüken bir ağa...

orijinal entry → eksisozluk.com

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler pozitif

AI Özet: yazar, 1645'te ölmüş bir samuray olan miyamoto musashi'nin fikirlerinin günümüzde neden hala popüler olduğunu sorgulayarak başlıyor. adam ne bir ordu yönetmiş ne de imparatorluk kurmuş ama bıraktığı birkaç sayfalık notlar bugün silicon valley ceo'larından elit askerlere kadar herkesin başucuna yerleşmiş. yazara göre bunun sebebi musashi'nin sadece kılıç sallamayı değil, zihni yönetmeyi ve strateji kurmayı öğretmesi. yani kılıç sadece bir araç, asıl mevzu zihin yapısı. (bkz: stratejik düşünme) yazar, musashi'nin hayat hikayesine girip adamın on üç yaşında deneyimli bir samurayı tahta sopayla paketlemesiyle başladığını anlatıyor. sonraki on beş yıl boyunca japonya'yı gezip 61 düelloya girmiş ve hepsini kazanmış. yazar burada dikkat çekiyor; 61 kez kazanmak sadece yetenek değil, her seferinde doğru kararı verme becerisi demek. musashi'nin çocukken yaşadığı yalnızlık ve bağımsızlık sürecinin, ileride yazdığı dokkodo isimli bildirgeye temel oluşturduğunu belirtiyor. savaş stratejilerinin bugün rekabet analizine, disiplininin ise derin çalışmaya evrildiğini savunuyor. kısacası yazar, yüzyıllar öncesinin savaşçı ruhunun modern iş dünyası ve kişisel gelişimle nasıl örtüştüğünü anlatmaya çalışıyor. (bkz: miyamoto musashi)

miyamoto musashi: kılıcın ardındaki zihin1645'te ölen bir adamın fikirleri nasıl oluyor da günümüzde dahi geçerliliğini koruyor?tarihin olağan akışı içinde insanların ezici çoğunluğu şüphesiz sil...

orijinal entry → eksisozluk.com

amerika iran savaşı negatif

AI Özet: yazar, amerika ve iran arasındaki gerilimin aslında çok daha derin ve sistemik bir dönüşüme işaret ettiğini savunuyor. israil tarafının ateşkesi sadece taktiksel bir mola olarak gördüğünü, hedeflerine ulaşamadığı için hala saldırgan bir tutum sergilediğini belirtiyor. netanyahu ve ekibinin hala savaş yanlısı olduğunu ama trump'ın tam ölçekli bir çatışmaya girmekten pek istekli olmadığını söylüyor. asıl bombayı ise abd içindeki durumla ilgili patlatıyor; yıllardır dokunulmaz olan israil lobisinin artık ciddi bir meşruiyet krizi yaşadığını, (bkz: aipac) gibi yapıların yabancı ajan yasası üzerinden soruşturmalara uğradığını anlatıyor. eskiden siyasetçilerin havada kaptığı o lobilerin paralarının artık korkulu rüya haline geldiğini, kongre üyelerinin bu isimlerle görüşmekten bile çekindiğini iddia ediyor. yazarın gözlemlerine göre abd halkı ve özellikle demokratlar arasında israil karşıtlığı artık bir tabu olmaktan çıkmış, anketlerdeki oranlar uçmuş durumda. hatta standupçuların bile bu konuya girmeye başladığını söyleyerek durumun vahametini özetliyor. sonuç olarak abd'nin siyonist prangalarından kurtulduğunu ve orada türkiye'deki fetö sürecine benzer bir temizlik döneminin başlayabileceğini öngörüyor.

büyük bir dönüşüme gebe olan savaş. kapalı kapılar ardında sansasyonel olaylar dönüyor.israil, ateşkesi taktiksel bir mola olarak görüyor ve belirlediği hedeflere ulaşamadığı için ikinci bir sald...

orijinal entry → eksisozluk.com

sibel edmonds notr

AI Özet: yazar, sibel edmonds'ın serdar akinan'a verdiği röportajın bayağı sarsıcı olduğunu söylüyor. sibel hanımın konuşma tarzı o kadar ağır ve eski kelimelerle doluymuş ki, serdar akinan'ın türkçesi bile istem dışı gelişmiş. asıl mevzuya gelirsek; yazar diyor ki sibel hanım, türkiye'nin 2000'lerin başından beri atom bombası yapabilecek kapasitede uranyuma sahip olduğunu iddia ediyor. ayrıca kürtlerin israil ile olan ilişkileri ve türkiye'ye gönderilen abd elçilerinin şüpheli profilleri üzerine kafa yormuş. trump'ın da sağlık veya başka sebeplerle koltuğu bırakacağını öngörüyor. aradaki (bkz: butler nation) gibi terimlerle beraber hakan fidan'ın konuşması üzerinden dönen muhabbetler ve serdar beyin telaffuz hataları yazarın gözünden oldukça eğlenceli bir hal almış.

serdar akinan’a bir ropörtaj vermiş. ropörtaj bomba. sibel hanım gülgün feyman gibi konuşuyor, öyle ki serdar akinan’ın programda kullandığı türkçe refleksif olarak zenginleşti. normalde kullanma...

orijinal entry → eksisozluk.com

galatasaray pozitif

AI Özet: yazar, rafa silva'nın gs'ye gitmemesinin büyük şans olduğunu ama gitseydi gs'nin durdurulamaz olacağını söylüyor. rakiplerin kadro kalitesi düşük kaldığı için (bkz: gs ligi) dönemi başladık diyor, favori net gs.

bizim rafa silva'yı aldığımız sene galatasaray'da ilgileniyordu ama şansımıza hüseyin yücel gibi bir adam vardı da rafa'yı beşiktaş'a getirmişti ve derbilerde fb yi v...

orijinal entry → eksisozluk.com

scibriefs pozitif

AI Özet: yazar yaklaşık bir yıldır mikroskopla molekül kristallerini çekme işine kafa yormuş, sonunda kendini bu konuda kalfa ilan etmiş. aspirin kristalleriyle yaptığı çalışmayı paylaşırken, mükemmeliyetçilik takıntısını bir kenara bırakıp hatalarını ve sürecini herkesle paylaşmanın verdiği huzuru anlatıyor. (bkz: hata yapma izni) iphone 16 pro ile çektiği, dijital efekt içermeyen ama renkleri şahane olan videonun mutfağında 200 gb veri ve saatlerce süren kurgu emeği var. müzikleri bile yapay zekayla halletmiş. kısaca scibriefs projesiyle beraber gelişimin tadını çıkarıyor ve herkese selam gönderiyor.

sanırım bir yıldır mikroskop altında moleküllerin kristal yapılarını kaydetmek için çekim tekniğimi optimize ediyorum. her videoda ufak tefek tonla şey öğrendim ve geliştirdim. artık eli yüz düzg...

orijinal entry → eksisozluk.com

iran negatif

AI Özet: yazar, iran'daki durumun sosyal medyadaki yüzeysel tartışmalardan çok daha vahim olduğunu, bizzat oradan gelen eğitimli kesimle (bkz: beyin göçü) yaptığı sohbetler üzerinden anlatıyor. adamlar resmen pres makinesinde ezilmiş gibi bir ruh hali içindeymiş. yazara göre, bu insanların yaşadığı çaresizlik öyle bir boyutta ki, rejimin yol açtığı yozlaşma, adaletsizlik ve baskılar yüzünden artık hiçbir şeye güvenleri kalmamış. halkın yoksullukla boğuştuğu, gençlerin geleceğinin çalındığı ve en ufak bir itirazın ağır bedellerle sonuçlandığı bir ortamdan bahsediyor. özellikle son dönemdeki şiddet olayları, kayıplar ve zindanlardaki durumlar insanları tamamen umutsuzluğa sürüklemiş. yazar, bu insanların yaşadığı travmayı anlatırken, dışarıdan sadece slogan atanların veya durumu basite indirgeyenlerin yarattığı o absürt tabloya da dikkat çekiyor. mesela 17 yaşındaki birinin tiktok üzerinden akıl vermesi veya rejimin baskıcı tutumlarını görmezden gelmesi, gerçekleri yaşayanlar için tam bir (bkz: sinir krizi) sebebiymiş. kısacası yazar, komşu coğrafyada dönen dolapların ve yaşanan dramın, klavye başında konuşanların sandığından çok daha karanlık olduğunu belirtiyor.

yaklasmakta olan firtinayi bir yili geciyor buracikta ayitmaya calistiydim:(bkz: #171871694)cevremizde, ceperimizde iranli gocmenlerden haberler aliyoruz. bunlarin sozleri, nedense, turkiye'de so...

orijinal entry → eksisozluk.com

köfteci yusuf pozitif

AI Özet: yazar, köfteleri vasat bulup yol üstü karnını doyurmalık diye nitelendirmiş ama asıl mevzu şarküteri ürünleriymiş. fiyat performans olayına bayılmış, dana sosisini ve kanadını denemiş, market ürünlerinden daha iyi olduğunu savunuyor. genel olarak esnafın üçkağıtçı olduğu ön yargısını kırmış, uygun fiyata kaliteli ürün bulmanın mutluluğunu yaşıyor. (bkz: fiyat performans) kuzu pirzolayı da orta şekerli bulmuş. şehrin en pahalı kasabıyla kıyaslayıp adamı gömmemek gerektiğini, bu ekonomik ortamda uygun fiyatlı ürün satanların kıymet bilinmesi gerektiğini söylüyor.

önceden birkaç kez yol üstünde denk gelip köftesini yedim ve vasat geldi açıkçası, hiç yenmeyecek köfte değil ama köfte gurmeleri bilir ki bu köfte iyi bir köfte değil, sıradan bir köfte. ne bile...

orijinal entry → eksisozluk.com

az kişinin bildiği muhteşem web siteleri negatif

AI Özet: yazar playimdb'nin imdb ile alakası olmadığını, rus menşeili ve pek güven vermeyen bir yer olduğunu söylüyor. (bkz: veri hırsızlığı) riskine karşı uyarıyor.

#183396844debe'ye giren bu entry'de bahsedilen playimdb olayının imdb ile bir bağlantısı yok. öyleymiş gibi yorumla...

orijinal entry → eksisozluk.com

kedi pozitif

AI Özet: yazar kedisine aşırı trip atıyor ama aslında çok seviyor (bkz: kedi)

görseleve girdiğimde “nerdeydin zalımın kızı” diyen şu ifadeyle beni karşılayan oluşum, canlı v...

orijinal entry → eksisozluk.com

doruk madencilik negatif

AI Özet: yazar, maaşların düzensiz yattığı dönemlerde insanların çaresizlikten işe tutunduğunu anlatıyor. kendi deneyimlerinden yola çıkarak, işçilerin bir umutla beklediğini ama artık durumun dayanılmaz hale geldiğini belirtiyor. (bkz: doruk madencilik) olaylarının canan kaya tarafından programa taşınmasını ise yerinde bir hareket olarak görüyor.

(#183432313) entry'de niye calisitiniz diyen arkadasa cevap vermek isterim. benim de ilk calistigim firmada maaslar gunu gunune yatmazdi. ben en iyi zamaninda calismis olmama ragmen maaslar en er...

orijinal entry → eksisozluk.com

jekyll and hyde negatif

AI Özet: yazar, "jekyll and hyde" müzikaline gitmiş ve genel olarak pek memnun kalmamış gibi görünüyor. müzikali adeta bir "müsamere" olarak nitelendiriyor ve neden beğenmediğini maddeler halinde sıralıyor. ilk olarak, seyircilerin hayko'nun her "gık" sesine bile alkış vermesine şaşırıyor. alkışların oyunun akışını bozduğunu, sahne geçişlerini yavaşlattığını ve sanatçıların beklemek zorunda kaldığını belirtiyor. bu durumun izleyicinin hikayeye dahil olmasını engellediğini düşünüyor. ikinci olarak, müzikalde playback kullanılmasından rahatsızlık duyuyor. hayko ve birkaç yan oyuncu dışında herkesin, özellikle kalabalık koroların tamamının playback yaptığını, hatta pelin akil'in bile bir performansını playback'le gerçekleştirdiğini söylüyor. müziklerin de cd'den çaldığını, yani oyunun "half-playback" olduğunu vurguluyor ve izmit şehir tiyatrosunda bile müzikallerin canlı orkestrayla yapıldığını örnek veriyor. üçüncü olarak, ses sorunlarına değiniyor. müzikalin asıl amacının hikaye anlatmak olduğunu, repliklerin müzikle verilmesi gerektiğini belirtiyor. ancak hayko dahil kimsenin şarkı sözlerini anlamadıklarını, hatta beş kişilik gruplarının tamamının bu konuda sıkıntı yaşadığını ifade ediyor. bir müzikalde sözlerin anlaşılmamasını "rezalet" olarak görüyor ve oyuncuların mikrofon seslerinin genellikle geç açıldığını, kelimelerin başlarının duyulmadığını ekliyor. dördüncü olarak, bu yapımın bir müzikal mi yoksa bir "müsamere" mi olduğu sorusunu ortaya atıyor. müzikallerde hikayenin akması ve rol oynanması gerektiğini, ancak bu oyunda oyuncuların sahnenin önüne gelip yaşanan olay hakkında şarkı söylediklerini, bu sırada arkada dekor değişimi için siyah bir perdenin kapandığını belirtiyor. oyuncuların seyirciye bakarak şarkı söylemesinin, oyundan çok bir konsere benzediğini ve dekor değiştirmek için şarkılarla zaman kazanıldığını ifade ediyor. son olarak, kendisinin ve grubunun oyundan sonra dönüşümlü olarak uyuduklarını itiraf ediyor. arkasında da benzer şekilde "hooflayan pooflayan" insanlar olduğunu ekliyor. bu deneyimin "garip ve yersiz" olduğunu düşünen yazar, uzun zamandır özel tiyatroyu bıraktığını ancak bu oyunun kendisine tekrar bir ders olduğunu söylüyor.

inanamıyorum gerçekten. şu müzikale (!) gidip de beğenen hatta yol boyunca sevgilisiyle şahaneydi diye diye evine giden insanlar varmış. abi siz hiç mi müzikale gitmediniz?ben de broadway müzikal...

orijinal entry → eksisozluk.com

şebnem ferah pozitif

AI Özet: yazar, şebnem ferah'ın uzun süre albüm çıkarmasa da dinlenme sayılarıyla (bkz: diva) olduğunu ve gerçek bir efsane olduğunu söylüyor.

son albümünü 8 sene önce yayınlamış birinin spotifyda aylık 4 milyon dinlenmesi nerden baksan d...

orijinal entry → eksisozluk.com

peter jackson pozitif

AI Özet: yazar, peter jackson'a minnettar olduğunu söylüyor. günümüzün (bkz: pc kültürü) etkisiz olduğu dönemde şaheserler yarattığını ve kimsenin bunları geçemeyeceğini belirtiyor.

kendisine büyük bir minnet borcumuzun bulunduğu yüce insan.düşünsenize o filmlerin şu an yapıldığını. temsiliyet fikfiki ile ...

orijinal entry → eksisozluk.com

tamer karadağlı negatif

AI Özet: yazar, şahsın devlet kademelerine gelmesini ülkenin genel durumuna bağlayıp eleştiriyor. geçmişteki özel hayat krizlerini hatırlatıp (bkz: hafıza kaybı) olan biteni ikiyüzlülük olarak görüyor.

bu adamın devlette bir konuma gelmesi tam ülkeyi özetliyor.kariyerinin zirvesinde, televizyonda en çok izlenen dizinin başrolüyken karısını...

orijinal entry → eksisozluk.com

elektrikli araçların alınırlığı notr

AI Özet: yazar, elektrikli araçların radyasyon yaydığına dair korkuların tamamen yersiz olduğunu söylüyor. bazı insanların iyonlaştırıcı radyasyonla elektromanyetik alanı (emf) karıştırdığını belirterek, araçlarda dna bozan nükleer bir süreç olmadığını anlatıyor. yazara göre, bu araçların yaydığı emf seviyeleri evdeki saç kurutma makinesi veya elektrikli battaniyeden bile daha düşük. hatta içten yanmalı araçların da statik elektrik ve ateşleme sistemleri yüzünden benzer alanlar yaydığını iddia ediyor. (bkz: teknoloji korkusu) yaşayanların koltuk ısıtma pedlerinden daha fazla emf aldığını, her şeyin yasal sınırların altında olduğunu savunuyor. kısacası yazar diyor ki, radyasyon diye bir dert yok, sadece kaynağın yeri değişiyor.

ahahaha ''radyasyon meselesi netleşmeden almam aldırmam.'' birisi böyle demiş. bu araçlar iyonlaştırıcı radyasyon (x-ışınları veya nükleer radyasyon gibi dna bozan türler) değil, elektromanyetik ...

orijinal entry → eksisozluk.com