‹ 2026-07-20 debe listesi

kalktı göç eyledi avşar elleri

AI Özet: yazar, yaşar kemal'in "binboğalar efsanesi" kitabının melih cevdet anday'ın "yörük mezarlığı" şiiriyle başladığını belirtiyor ve bu kitabın kendisini çok etkilediğini söylüyor. yaşar kemal'in, eşkıyaların saklandığı yerleri, üzüm bağlarını, sakin denizleri, mor yarpuzlu bataklıkları, alaçamlı dağları, ceylanları, dağ kekiklerini, su terelerini, çaşır otlarını, oğlak geçitlerini, boğaz havalarını, basma entarili kadınların yamaçlarda yankılanan seslerini, kirpi oku gibi kirpikli yörük çocuklarının yanaklarında parlayan ülker yıldızlarını, kazayağı nakışlı sofraları çok güzel anlattığını, ama aynı zamanda köklerimizi ve atalarımızı, dağ başlarında süngülenip mezarsız bırakılan göçerlerin "iskân" uğruna obalarından edilişini de anlattığını ifade ediyor. yazar, yaşar kemal'in kitapta "fırka-ı ıslahiye"yi anlattığını ve 1876'da türkmenlerle osmanlı arasında çukurova'da bir savaş yaşandığını, osmanlı'nın türkmenleri yerleştirmek, vergi almak ve asker yapmak istediğini, türkmenlerin ise buna karşı koyduğunu ve savaşta yenilerek iskân edildiğini aktarıyor. bu yenilginin ve iskânın acısının türkmenlerin yüreğinden hiç çıkmadığını, ancak bazı türkmenlerin iskândan kaçarak eski göçebe yaşamlarını sürdürdüğünü, ancak yörüklüğün zamanla zorlaştığını ve günümüzde çekilmez bir hal aldığını belirtiyor. yazar, tarih kitaplarında "ıslahat" olarak geçen bu olayın, dadaloğlu'nun sazında "yurt sökümü" olarak adlandırıldığını ve bu zulmün, hayatta kalan yiğitler sayesinde kulaktan kulağa aktarılarak anadolu'da muharrem ertaş'ın sesiyle son şeklini aldığını söylüyor. dadaloğlu'nun bu koçaklamayı nasıl okuduğunu bilmediğini ancak muharrem ertaş'ın okuduğu biçime itiraz edeceğini sanmadığını ekliyor. yazar, 2009 veya 2010 yıllarında ege üniversitesi'nde öğrenciyken konservatuvardan birçok arkadaşı olduğunu ve sazendeliği mühendisliğe hala tercih ettiğini belirtiyor. o dönemde konservatuvarda "etüham" adında bir halk müziği topluluğu olduğunu ve bu sayede birçok ustayla tanışma fırsatı bulduğunu anlatıyor. o dönemde konservatuvar müdürünün gani pekşen olduğunu, zeynel demir hocayla yeşil köşk'te bira içtikleri eski güzel günlerden bahsediyor. bir gün arif sağ ve erdal erzincan'ın söyleşi ve konser vereceğini öğrendiklerini, gani hocanın arif sağ'ı bizzat tanıdığı için davet ettiğini ve arif sağ'ın erdal erzincan'la birlikte söyleşi sonrası mötbe'de konser vereceğini öğrenmişler.
İşte tarih kitaplarında ıslahat; Dadaloğlu'nun sazının avazında ise yurt sökümü sayılacak bu mezalim.

"ağlar bu mezarlıkta yörükler her gecebıkıp iri yıldızları davar sanmaktandüşünür eski günleri... iskândan öncegeride kalmanın hüznü yamanmış yaman."melih cevdet andayyaşar kemal'in "binboğalar efsanesi" kitabı, melih cevdet anday'ın "yörük mezarlığı" şiirinin bu dizeleriyle başlar. hayatımda, okurken ağırlığının altında ezilerek, soluklanıp dinlenmek zorunda kaldığım birkaç kitaptan biridir bu metin.yaşar kemal'in; eşkiyaların gizlendiği koyakları, üzüm teveklerini, karıncanın su içtiği dingin denizleri, mor yarpuzlu muarları, alaçamlı dağları, cerenleri, dağ kekiklerini, su terelerini, çaşır otlarını, oğlak gedeylerini, boğaz havalarını, basma entarili bibilerin belen diplerinde yankı...

okumaya eksisozluk.com'da devam et ↗
#iskân #Yörük #Yaşar Kemal #göç #Türkmen

AI araçları

⚠️ AI tarafından üretilen içerikler tamamen otomatiktir, eksidebe.com'un veya orijinal yazarların görüşlerini yansıtmaz. bu araçlar yalnızca eğlence ve araştırma amaçlıdır.

farklı anlatılırsa

🎭 ruh haline göre yaz

bu entry'i farklı bir ruh halinde okumak istersen, nasıl hissettiğini yaz (ör: kızgın, taraflı, diktatör vb.)

⚔️ kapışmalı rewrite

iki stil seç, yan yana gör, hangisi daha iyi oy ver

karşıt görüş

💬 tartışma modu

bu içerik eksisozluk.com'da yayınlanan orijinal entry'nin AI tarafından üretilmiş özetidir. tam metin için orijinal kaynağı ziyaret edin.

orijinal entry → eksisozluk.com

benzer entry'ler

ra***'in diğer debe'leri

bunu da beğenebilirsin