AI Özet: yazar dikili'de dürüm fiyatlarını görünce masadan kalkıp garsonu şoka soktuğunu anlatıyor. yan masadakilerin de katılmasıyla küçük bir isyan başlatmış. (bkz: soygun düzeni) karşısında sessiz kalmamak gerektiğini, yoksa dürüm için kredi çekeceğimiz günlerin yakın olduğunu belirtiyor.
dün dikili’de oğlumla birlikte gerçekleştirdiğimiz ve bir dürümcüyü derin bir varoluşsal krize sokan eylemdir. porsiyona 700, dürüme 480 tl fiyat çekilen masadan "bu bize pahalı" diyerek kalktık....
AI Özet: yazar, eski valinin sosyal medyadaki birine takılıp adamı evinden aldırıp darp ettirmesini anlatıyor. durumu (bkz: hukuk devleti) ile bağdaştıramıyor, koskoca valinin bu işlerle uğraşmasını ise tam bir rezalet buluyor.
6 yıldır kendisinden haber alınamayan gülistan doku soruşturmasının kilit isimlerinden olan eski tunceli valisi tuncay sonel'e ait skandaldır. valinin cep tel...
AI Özet: yazar, mevcut iktidarın seçim başarısızlıklarına ve şaibeli süreçlere dikkat çekiyor. imamoğlunun galibiyetlerini hatırlatarak adil bir seçim ortamı istendiğini belirtiyor. kayyum atamaları ve baskılara rağmen demokratik süreçlerin işletilmesi gerektiğini savunuyor. bazı kişilerin ülke karışır korkusuna ise (bkz: saçmalama) diyerek karşılık veriyor; devletin tek bir kişiye bağlı olmadığını, sistemin her türlü ayakta kalacağını söylüyor. trollerin devleti aciz gösterdiğini iddia ediyor.
aktrollere yanıt verelim, bu adamı "yaşarken" belediye seçimlerinde ve kendisi bizzat sahaya inmişken ekrem imamoğlu 3 kez yendi. geçmişe dönelim, 2015 haziranda seçimini kazanamadı. gizli akp aj...
AI Özet: yazar, cucurella'nın saçlarını otizmli oğlu tanısın diye uzattığını söyleyip (bkz: adamın dibi) diyor.
bugün hakkında şu bilgiyi öğrendim.uzun kıvırcık saçlarıyla sahada hepimizin dikkatini çeken bu...
AI Özet: yazar, bazı taraftarların geçmişe dair uydurduğu hikayelerden ve gerçekleri çarpıtmasından dert yanıyor. özellikle yabancı kuralı mevzusunda dönen muhabbetlere sinir olmuş durumda. yazara göre, bazı kişilerle beraber kurulan bir troll ağı var ve insanları kısa sürede her şeye inandırabiliyorlar. (bkz: yabancı kuralı) konusundaki iddiaları tek tek çürütmek için kronolojik bir döküm yapıyor. fatih terim ve ünal aysal dönemindeki kural değişikliklerini, şampiyonlukları ve oyuncu transferlerini anlatarak aslında kimin ne zaman ne istediğini kanıtlamaya çalışıyor. özellikle beşiktaş'ın mağdur edildiği yönündeki söylemlerle dalga geçiyor ve gerçekte durumun öyle olmadığını, tff'nin kararlarının ve tarihlerin farklı olduğunu belirtiyor. hatta fatih terim'in getirdiği bazı kuralların aslında beşiktaş'ın en başarılı dönemine zemin hazırladığını savunuyor. yazar, bazı isimlerin insanları yanlış bilgilerle zehirlediğini, avrupa maçları ve deplasman takvimi gibi konularda da tamamen hayal ürünü anlatıların gerçekmiş gibi pazarlandığını söylüyor. özetle yazar, karşı tarafın hafızasının sorunlu olduğunu ve olayları kendi çıkarlarına göre yeniden yazdıklarını iddia ediyor. (bkz: tarih çarpıtmak)
önceden aylık yazıyordum bu kuşdaşların geçmişe dönük uydurduğu hikayelerin gerçeklerini. artık o kadar çok yalandan hikaye uydurmaya başladılar ki ben bile yetişemiyorum yalanlarına.geçen sezon ...
AI Özet: yazar, gökhan özoğuz'un deprem sonrası bağış yapmadığını ve çevresini uyardığını belirterek durumun trajikomik olduğunu söylüyor. zenginlerin halkı sömürüp şov yaptığını düşünüyor. (bkz: vicdan azabı) tam bir hayal kırıklığı.
6 şubat 2023 depremi sonrası bağış çağrısında bulunduğu derneğe 5 kuruş vermediğini açıklamış olan şarkıcı. daha da kötüsü varlıklı “yakın çevresini” haluk leven...
AI Özet: yazar aşırı romantik ve biraz da dramatik bir şiirle karşımızda. sevdiği kişiye olan tutkusunu doğa betimlemeleriyle anlatmış, resmen (bkz: aşk acısı) çekiyor. sonunda teşekkür ederek duygusal bir kapanış yapmış.
hani bir çınarın dalı ahşap duvara vurur,vurduğu yerde belli belirsiz izi çıkar yagönlüme de o narin ellerin vurdu!seviyorum seni...hani canı burnunda bir kısrağın,a...
AI Özet: yazar, bazı maddelerin devlet kontrolünde eczanelerde satılması gerektiğini savunuyor. böylece (bkz: illegalite) biter, polis de rahat eder diyor.
dayı evi kolombiya yaylalarına döndürmüş maşallah. sigara bile içmiyorum ama kişisel fikrim bu meretin dünyada...
AI Özet: yazar diyor ki finansal gücü elinde tutan bazı kadınlar bunu sevgi yerine baskı kurmak için kullanıyor. ilişkiyi resmen şirket yönetimine çevirip erkeği rakip gibi gördüklerini iddia ediyor. (bkz: ego savaşı) buna rağmen yürüyen ilişkilerde erkeğin kendini sıfırlaması gerektiğini, onurlu birinin bu tavırlara gelemeyeceğini belirtiyor.
türkiye'de finansal bağımsızlığını kazanan kadınlar bu gücü bir güvence olarak değil, partnerine karşı bir üstünlük aracı olarak kullaniyor. ilişkiyi, sevgi ve paylaşım ekseninden çıkarip bir oto...
AI Özet: yazar diyor ki her türlü pişman olacağız, olay hangi pişmanlığı seçeceğimiz. (bkz: romantize etmek) boşuna kafa yormayın yani.
kierkegaard'ın şu sözünü aklıma getirdi: "neyi seçersen seç pişman olursun. çünkü sorun tercihl...
AI Özet: yazar, kılıçdaroğlu'nun üç yıl daha bekleme mevzusuna takılmış durumda. adamın yaşını ve eski vaatlerini hatırlatarak koltuk sevdasını eleştiriyor. (bkz: emeklilik hayalleri) kuran hayallere inanmıyor, seçimi kazansa bile bırakmayacağını iddia ediyor.
ali tarakci'nin soyledigine gore “3 yıl bekledik, partimizi geri aldık. 3 yıl daha bekleriz, bölünen oylarımızı geri alırız.” demis. https://x.com/…itarakcii/status/2080047587986461052kilicda...
AI Özet: yazar, didem madak'ın erken yaşta aramızdan ayrılışının derin üzüntüsünü yaşıyor ve onu renklerin şairi olarak tanımlıyor. yazara göre madak, mutfak detaylarından çamaşır asmaya kadar en sıradan ev işlerini bile şiirle harmanlayıp acıyı renklerle anlatabilmiş biri. 13 yaşında annesini kaybettiği için şiirlerinde hep o büyümeyen, yaralı kız çocuğu dolaşıyor; annesine, kız kardeşine ve kızına duyduğu özlem satırlardan taşıyor. yazar, onu okumanın divanın altına saklanıp yalnızlığa ortak olmak gibi olduğunu söylüyor. (bkz: ah'lar ağacı) kitabının, şiire uzak olanları bile sarsacak kadar güçlü bir iç ses barındırdığını belirtiyor. hayatı bir mutsuzluk inşaatı gibi görse de küçük detaylarda umudu aramış. en trajik olanı ise, annesiz büyümenin acısını yaşayan şairin, kendi kızı füsun'u da küçük yaşta annesiz bırakmış olması. yazar, kızına yazdığı mektuptaki hüzne değinerek şairin geride bıraktığı (bkz: müsveddeler) ve bitmek bilmeyen ah'larla bizi baş başa bıraktığını anlatıyor.
24 temmuz 2011'de, henüz 41 yaşındayken kolon kanseri nedeniyle hayatını kaybeden canım kadın.şiirin mor kadını derdim hep. sadece mor değilmiş ki.. mavisi var, kırmızısı var, yeşili de var. vişn...
AI Özet: yazar, ibn-i haldun'un yüzyıllar öncesinden yaptığı tespitlerin bugün hala tıkır tıkır çalıştığını söylüyor. özellikle asabiyet ve vergi mevzularına takılmış durumda. yazara göre asabiyet dediğimiz şey toplumun çimentosu, yani o güçlü aidiyet hissi. bunu günümüze uyarlarsa, abd ve avrupa'nın refah içinde yüzmekten gevşediğini, eski gücünü kaybettiğini ve artık sadece geçmişin mirasını yediklerini belirtiyor. (bkz: batı'nın çöküşü) abd'nin iran karşısındaki hantal hali ve avrupa'nın yaşlı kıta moduna girmesiyle bu durumun iyice belli olduğunu savunuyor. öte yandan türkiye tarafında ise durumlar farklı; devletin aşırı vergi yüklediğini, bunun da piyasayı kuruttuğunu iddia ediyor. yazar, esnafın ve şirketlerin bu baskı yüzünden etik değerleri bir kenara bırakıp hayatta kalma moduna girdiğini, yani sistemin insanları istemeden de olsa (bkz: fırsatçılık) yoluna ittiğini anlatıyor. ekonomi yönetiminin bunu bildiğini ama siyasi kaygılarla hareket ettiğini ekleyerek durumu özetliyor.
her seferinde haklı çıkan büyük düşünür.çağlar ötesinden bize ışık tutmaya devam ediyor.elbette pek çok konu üzerinde düşünmüş ve fikir serdetmiş, ama iki tane tezi var ki, hayranlık uyandırıcı. ...
AI Özet: yazar diyor ki 2026 dünya kupası tam bir fiyasko olmuş. hafızası silinmeden notlar düşmek istemiş çünkü turnuvanın genel havası oldukça kasvetliymiş. yazara göre asıl sorun abd'nin hem kibirli hem de misafirperverlikten uzak tavırlarıymış. turnuva kağıt üstünde üç ülkeye yayılsa da aslında tamamen abd'nin kontrolünde geçmiş; kanada ve meksika'ya sadece başlangıç maçlarını vermişler, sonrasında onları devre dışı bırakmışlar. (bkz: amerikan rüyası)
yazar, fifa başkanı infantino'nun abd yönetimiyle fazla içli dışlı olduğunu ve futbolun ruhunu sattığını belirtiyor. vize krizleri yüzünden birçok hakem ve delegasyonun ülkeye alınmadığını, hatta bazı ülkelerin milli takımlarına resmen vize işkencesi yapıldığını anlatıyor. en absürt kısım ise donald trump'ın turnuvaya müdahale edip kendi yıldız oyuncusunun kırmızı kart cezasını erteletmesiymiş.
futbol kalitesi konusunda da dertli yazar. takım sayısının 48'e çıkarılmasıyla grup maçlarının (bkz: hazırlık maçı) tadına geldiğini, rekabetin öldüğünü savunuyor. ayrıca fifa'nın para hırsıyla maçları reklam aralarıyla bölüp amerikan tarzı bir şova çevirmesine, 15 dakikalık devre arasını çöpe atıp yerine 30 dakikalık tuhaf bir halftime show koymalarına bayağı sinir olmuş. kısacası yazar için bu turnuva futboldan ziyade bir reklam panosuna dönüşmüş.
dikkat: uzun inceleme.(bkz: 2026 abd kanada meksika dünya kupası/@ceyar i kim vurdu)önsöz: turnuva taze bittiği için olanları net hatırlıyoruz. ancak bir 5-10-20 yıl geçtikten sonra olanlar aklım...
AI Özet: yazar djalo'nun olaitan'dan daha teknik olduğunu savunup yönetimle dalga geçiyor, (bkz: futbol dehaları) diyor.
djalo'nun teknik kapasitesi olaitan'dan daha yüksek. yani stoperimiz on numaramızdan daha yeten...
AI Özet: yazarın balkonundaki eski dolaba bir güvercinin yuva yapmasıyla dünyalar onun olmuş. kuşun yumurtalarıyla ilgilenirken önce biraz korkutup kaçırmış ama sonra aralarında tatlı bir bağ kurulmuş. (bkz: kuşlar) hayvanın ürkek hallerine bayılan yazar, şimdi sabırsızlıkla yavruların çıkmasını bekliyor. kısaca güvercinle duygusal bir bağ kurmuş ve hayatının anlamını bu minnoş kuşta bulmuş.
minnoş bir güvercin.dairemin yan balkonunda kullanılmayan bir dolap var. üst taraftaki küçük bir açıklıktan içeri giren bir güvercin, ince ağaç dallarından minicik bir yuva yapmış. şimdi de orada...
AI Özet: yazar, bilgisayardan hiç anlamasa bile yapay zeka sayesinde bilgisayarını uçurduğunu, evdeki bozuk aletleri sanki diplomalı elektrikçiymiş gibi tamir ettiğini anlatıyor. sanayiye gitmeden önce arızayı şak diye tespit edip ustaya karşı (bkz: kazıklanma) riskini sıfıra indirmesi tam bir hayat kurtarıcı. felsefi tartışmalardan absürt fizik sorularına kadar her şeyi sorup ciddi cevaplar alarak hayal gücünü yeniden canlandırdığını belirtiyor. bedava kullandığı için çok mutlu, veri eğitiyorsun diyenleri ise şimdiden susturmuş. özellikle eğitimde fırsat eşitliği yarattığını, interneti olan her çocuğun artık her şeyi öğrenebileceğini, matematik anlamıyorum demenin artık bahane olduğunu söylüyor. kısaca yapay zekaya aşık olmuş durumda.
bilgisayar sistemlerine dair neredeyse hiçbir şey bilmiyorum fakat yapay zeka sayesinde bilgisayarımı yükseltiyorum, hızlandırıyorum. evde bir elektronik eşya bozuluyor yapay zeka sayesinde sanki...
AI Özet: yazar, bahçesinde geceleri gürültü yapan iki tane kirpiyle tanıştığını anlatıyor. biri yaşlı ve yorgun, diğeri ise genç ve deli doluymuş; hayvanların yaşlandıkça bakışlarının değiştiğini fark etmiş. bu tatlı serserilerin aslında kene ve böcek yiyen çok faydalı canlılar olduğunu, hatta yılanlara bile kafa tutabildiklerini belirtiyor. (bkz: doğanın gizli kahramanları)lekin burada bir uyarıda bulunuyor: kirpilere kedi maması vermek ekosistemi bozuyor, hayvanları tembelleştiriyor ve avcılık reflekslerini köreltiyormuş. asıl katilin ise kullandığımız böcek ilaçları olduğunu söylüyor. kışın donmuş gibi duran kirpileri ölü sanıp çöpe atmamamız gerektiğini, sadece güvenli bir yere taşımamızın yettiğini ekliyor. özetle kirpilerle aranızı iyi tutun, onlar zararsız ve efendi hayvanlar diyor.
kaç gecedir bahçeden sesler gelmekteydi. el ayak çekilince önce yavaş yavaş ve tedirgin sonra daha gelişigüzel ve kontrolsüz sesler sarıyor bahçeyi.aslında tahmin ediyordum kirpi olduğunu. zira p...
AI Özet: yazar, matt damon ile jimmy kimmel arasındaki o efsanevi ve yıllardır süren tatlı çekişmeyi anlatıyor. olay tamamen kimmel'ın program sonunda damon konuk olmamasına rağmen zamanları yetmediği için ona özür dilediği bir şakayla başlamış. yazar diyor ki, bu durum zamanla öyle bir noktaya gelmiş ki ikili resmen oyunculuğu set dışına taşımış. damon'ın programa çıkmaya çalıştığı ama her seferinde sürenin bitmesiyle kovulduğu, kimmel'ın ise bourne filmleriyle dalga geçtiği dönemlerden bahsetmiş. işler iyice kızışınca damon'ın sarah silverman ile beraber kimmel'a karşı şarkı yapması, kimmel'ın da buna karşılık ben affleck'i devreye sokup karşı atak yapması tam bir (bkz: kaos) örneği olmuş. yazar'a göre damon, handsome men's club kurarak kimmel'ı kulüpten attıracak kadar ileri gitmiş, hatta bir ara programı tamamen ele geçirip kimmel'ı bağlamış. emmy ve oscar törenlerinde bile birbirlerini darlamayı ihmal etmediklerini, hatta işin içine sahte atların ve çift terapisinin bile girdiğini belirtiyor. sonuç olarak yazar, tüm bu durumun aslında reytingleri artırmak için kurgulanmış, birbirlerini destekleyen iki ismin şovundan ibaret olduğunu söylüyor.
jimmy kimmel ile başlayan ve yıllardır devam eden tatlı rekabeti ile oyunculuğun sadece sette yapılmadığını gösteren oyuncudur.her şey 2005 yılında, jimmy kimmel'in program sonunda söylediği "apo...
AI Özet: yazar, hikaye anlatırken gereksiz ayrıntılara boğan insanlardan ciddi anlamda darlandığını söylüyor. mevzu moda sahilde takılmaksa bunu iki cümlede bitirmek gerektiğini, yoksa dinleyenin (bkz: odak kaybı) yaşayacağını belirtiyor. kitap okurken sıkılınca sayfayı kapatmak kolay ama karşındaki insanı kapatamıyorsun, bu yüzden durum daha trajik. hatta annesiyle olan telefon görüşmelerini bile bu detay deryasında boğulmamak için kısıtlıyormuş. kısacası yazar için hayat, tanımadığı kişilerin akrabalarının sağlık sorunlarını dinlemek için çok kısa.
oturmuşuz deniz kenarına, güneş damlıyor içimize. hararetli hararetli bir şey anlatırken aynı anda bir dolu lüzumsuz ayrıntı aktarıyor yanımdaki. “o gün kafan nasıldı”, “hatun kişi ne içiyordu”, ...
AI Özet: yazar, manifest grubunun çocukların ahlakını bozduğu yönündeki tartışmalara farklı bir pencereden bakıyor. mevzuya göre grup aslında standart bir pop grubu ama işin içine tolga akış girince işler karışmış. yazar diyor ki, adam grubu piyasaya sürerken öyle bir strateji izledi ki, youtube yarışmalarıyla kızların arkadaşlıklarını, hayallerini ön plana çıkarıp onları genç kızlar için birer rol model haline getirdi. hatta burs fonu kurup çocuklara örnek olduklarını savunarak hedef kitleyi iyice genişletti. ancak iş sahnedeki iddialı danslara ve görsellere gelince, birden bu kişilerin yetişkin olduğu ve çocuk grubu olmadıkları söylenmeye başlanmış. yazara göre burada temel sıkıntı kadınların ne giydiği veya nasıl dans ettiği değil, tamamen tutarsız pazarlama stratejisi. yani işe yaradığında (bkz: rol model) çocuklara örnek gösterip, eleştiri gelince yetişkinler grubu diyerek sıyrılmaya çalışmak dürüstçe değilmiş. kısacası yazar, hem çocukları çekip hem de sorumluluktan kaçma çabasını saçma buluyor.
manifest pop müzik yapan popüler bir kız grubudur, bunu cebe koyalım.şarkılarında çocuklar için öğretici, geliştirici herhangi bir öge yoktur. daha çok kolay ezberlenen sözler, tekrar eden nakara...
AI Özet: yazar, hesap ödemenin basit bir jest olduğunu ve kimin ödeyeceğinin kişilerin kendi arasında halledilecek bir mevzu olduğunu söylüyor. davet eden veya durumu daha iyi olan ödesin diyor ama bunu bir güç savaşına çevirenlere gıcık oluyor. özellikle hesabı ödemeyi yiğitlik sanan ve bunu kapitalizmin kadınlara tanıdığı bir ayrıcalık gibi sunan tipleri (bkz: manosphere) yerden yere vuruyor. bu tarz argümanların kadınların verdiği gerçek mücadelelerle alakası olmadığını, bu kafa yapısının ancak kurtlar vadisi müziği eşliğinde hayal kurulacak kadar sığ olduğunu belirtiyor. eğer her şey kapitalizmin işine geldiği için olsaydı, şu an hepimizin tarlada kırbaçlandığını savunmak gerekirdi diyor. özetle, hesabı ödemeyi bir egemenlik kurma aracı olarak gören ruh hastalarından uzak durulması gerektiğini savunuyor.
hesap ödemek basit bir jesttir.davet eden öder, erkek öder, kadın öder, hüsamettin cindoruk öder... bu tamamen yemeğe çıkan insanların kendi aralarında karar vereceği bir konu. bence de davet ede...
AI Özet: yazar, ingilizcedeki "there is no god but god" cümlesindeki büyük harf mevzusunun aslında monoteist bir vurgu olduğunu anlatıyor. yani rastgele bir tanrı kavramıyla, tek ve gerçek olan tanrı arasındaki farkın dilsel araçlarla, mesela "the" artikeliyle çözüldüğünü belirtiyor. (bkz: allah'tan başka ilah yoktur) mevzusunun da aslında aynı kapıya çıktığını, arapçadaki "el" takısının benzer bir işlev gördüğünü söylüyor. yazara göre monoteizm gibi devrimsel fikirler aslında bir nevi dilsel icatlar. işin sonunda kelimelerin yetersiz kaldığı bir noktaya geliyoruz; çünkü aşkın varlık tanımlanamaz. (bkz: lao tzu) üzerinden giderek, dil ile ifade ettiğimiz şeyin gerçek tanrı değil, sadece dilin kurguladığı bir versiyon olduğunu iddia ediyor. yani özetle, dilin sınırları aslında inancın sınırları haline geliyor.
there is no god but god'ın ikinci god'ının g'si büyük yazılır ki böylece kastedilenin, paganist/panteist/politesit vb. binbir kılıkla zuhûr eden mitolojik tanrıdan (god) ziyade monoteizmin o tek ...
AI Özet: yazar, çocuğunun kendisine ettiği aşırı tatlı ve masum iltifatları anlatıyor. küçükle beraber (bkz: şekerleme) tadında bir sohbet dönmüş, yazar da şaşırmış.
+ anne,cok tatliysin, cok iyisinn ve dee cok guselsin ve deee bastonsussun ve deeee yasli degilsiiin ve deeee yob...
AI Özet: yazar, vincenzo italiano'nun kısa sürede takıma enerji verdiğini ve agresif oyun tarzını çok sevdiğini söylüyor. şampiyonluktan ziyade sahada savaşan bir ekip görmek istediğini belirtiyor. rakiplerle arada uçurum olsa da (bkz: vura vura oynamak) mevzusuyla hoca puan toplamış. eski kadronun aslında daha iyi olduğunu ama hocanın bunu çıkardığını düşünüyor.
konuşmak için tabiki çok erken ama hocayı çok begendim. inşallah devamı da böyle gelir. sadece 1 aydır bizimle ama hemen takıma dokunmuş. ki takımdaki baba oyuncuların çoğu 15 gün önce takıma kat...
AI Özet: yazar texas'ta yaşıyor, maddi durumu oldukça iyi olduğu için olaylara biraz tepeden bakıyor diyebiliriz. türkiye'ye geldiğinde gördüğü manzara karşısında canı sıkılıyor; özellikle sağlık sistemindeki adaletsizliğe ve insanların statü kazandığı an altındakileri ezme huyuna (bkz: ego tatmini) bayağı takılmış. ülkedeki genel gerginliğin temel sebebinin fakirlik olduğunu, insanların geçim derdi yüzünden tetikte ve sinirli gezdiğini savunuyor. gücü elinde tutanların bunu kötüye kullandığını belirterek gençlere tek tavsiyesi: arkanıza bakmadan kaçın. aile ve arkadaş özlemi gibi duygusal bağların, huzurlu bir hayat ve alım gücü karşısında önemsiz olduğunu söylüyor. dunya türkiye'den ibaret değilmiş, gitmek isteyenlere engel olmaya çalışanların sözlerine kulak asmamak gerektiğini vurguluyor. kısacası yazar diyor ki; burada harcanacağınıza gidin, hobilerinize vakit ayırın ve daha kaliteli bir yaşam sürün. (bkz: yurt dışına taşınmak)
bu başlıkta oldukca yaziyi debeye soktum. ebeveynler california, ben de texas'ta yaşıyorum. amerika'da "rich" sinifina girecek kadar cash ve de bazi mülklerim var. simdi insanlar zannediyor ki bu...
AI Özet: yazar, iktidarın bazı kesimlerin tenceresini dolu tutarak onları kendine bağladığını savunuyor. akp'yi klasik bir siyasi parti gibi görmeyip bir nevi (bkz: saadet zinciri) olarak tanımlıyor. yardımlarla geçinenlerin veya usulsüz atamalarla kamuya yerleşenlerin, mevcut düzen bozulursa hayatlarının kararacağı korkusuyla hareket ettiğini belirtiyor. yani mevzu sadece siyaset değil, tamamen hayatta kalma meselesi. yazar diyor ki, tencerede sadece makarna olsa bile insanlar karnı doyduğu için bu sistemi ölümüne savunmaya devam ediyor.
çok doğru bir söylem. o nedenle akp belli bir kesimin tenceresini hiç boş tutmuyor.arkadaşlar, akp'yi bir siyasi parti olarak değerlendirirseniz açığa düşersiniz. zaten muhalif kitle bu hataya dü...
AI Özet: yazar, özellikle yazlıklarda nakit paranın çok döndüğünü ve bu yüzden banknotların çabuk eskidiğini söylüyor. her işin nakitle halledildiği yerlerde atm'lerin sürekli boş kaldığını, insanların para arayışıyla gezdiğini belirtiyor (bkz: nakit para krizi).
nedenini hepimiz biliyoruz. bak ben şimdi yazliktayim, burada her şey nakit ile dönüyor. alışverişini pazardan yapıyorsun. işlerini siteye gelen gezen esnaf ile hallediyorsun. her şey naki...
AI Özet: yazar, groundhog day'in basit bir komedi değil, aslında sağlam bir kişisel gelişim hikayesi olduğunu söylüyor. phil'in aynı günü yaşayıp durmasını önce bir nimet sanıp sonra (bkz: bıkkınlık) evresine geçişini anlatmış. adam önce bencilce takılıyor, sonra hazcılıkta tıkanıp depresyona giriyor ama en sonunda başkalarına fayda sağlayınca olayı çözüyor. yazara göre film, gerçek özgürlüğün dış dünyayı değil kendi içini değiştirmekle ilgili olduğunu savunuyor. bazı şeylerin asla değişmeyeceği gerçeğiyle yüzleşip yine de gelişmeye çalışmak ana tema. yani olay zaman döngüsünü kırmak değil, insanın kendi versiyonunu güncellemesi.
groundhog day, yüzeyde bir komedi filmi gibi görünse de aslında insanın değişim sürecini, anlam arayışını ve kendini aşma yolculuğunu anlatan güzel bir hikaye sunuyor.--- spoiler ---phil connors’...
AI Özet: yazar diyor ki apokalips aslında öteki dünyadan gelen bir vahiy literatürü. apokaliptizm ise bu mevzuyu alıp güncel siyasi ve dini olaylara yediriyor. geçmiş ve gelecekteki kötüleri belirleyip ütopik bir düzen kurmaya çalışıyor. yani yazara göre bu iş aslında bir nevi (bkz: siyaset felsefesi) yapma yöntemi. bayağı derin mevzu yani.
"bir vahyin, insan alıcıya, öteki dünyaya ait bir varlık aracılığıyla iletildiği; eskatolojik kurtuluşu öngörmesi bakımından zamansal, doğaüstü başka bir dünyayı kapsaması bakımından ise mekansal...
AI Özet: yazar, haluk levent'in ahbap üzerinden dönen para mevzularına dair yaptığı açıklamaları pek inandırıcı bulmuyor. adamın "parayı çalmadım ama kişisel borçlarım için derneği finans kurumu gibi kullandım, tam öderken yakalandım" şeklindeki savunmasını oldukça sorunlu buluyor. yazara göre bu durum, suçun niteliğini değiştirmeye çalışmak gibi bir şey. mevzuyu bir cinayet örneğiyle açıklıyor; tasarlayarak öldürmekle meşru müdafaa arasındaki fark gibi, haluk levent'in de yaptığı işi "planlı değil, anlık gelişti" şeklinde pazarlamaya çalıştığını söylüyor. (bkz: kılıf uydurmak)
yazar, "haluk levent dediği için doğrudur" diyecek halimiz yok diyerek, bu iddiaların somut kanıtlarla ortaya konması gerektiğini savunuyor. derneği en başından beri kendine bir maddi veya itibar sigortası olarak görüp görmediğini sorguluyor. ister %1 ister %100 olsun, yardım parasının tek bir kuruşuna bile dokunmanın hem hukuken hem de ahlaken kabul edilemez olduğunu belirtiyor. özellikle kamuoyu nezdinde "altı üstü birkaç milyon, ne olacak" diye bir durumun olamayacağını, bu güven kırıklığının bağış sistemini bitireceğini vurguluyor. özetle yazar, kumar bağımlılığı veya kişisel borçlar gibi sebeplerin, emanet parayı kullanmayı meşrulaştırmayacağını ve bu açıklamanın sadece bir sıyrılma çabası olduğunu düşünüyor.
daha önce "hakkındaki iddialar ve karar vermek için erken" demiştim. açıklamasıyla, sağolsun, bizi pek uğraştırıp bekletmemiş. kısacası "ben ahbap'ın parasını zimmetime geçirmedim, yani çalmadım....
AI Özet: yazar, özlem tekin'in müziği bırakma sebebinin ülkedeki tüketim hızı ve vefasızlık olduğunu savunuyor. kadının bir anda gitmediğini, aslında kimsenin son dönemlerini pek önemsemediğini belirtiyor. eğer geri dönerse bunun tek sebebinin para olacağını, başlangıçta büyük bir (bkz: pr) çalışmasıyla ortalık yıkılacak ama sonra yine unutulacağını iddia ediyor. bizlerin her şeyi çok çabuk tüketip sonra da "keşke dönmeseydi" diyeceği bir döngüde olduğumuzu söylüyor. yazar'a göre ya parayı alıp karanlığa gömülür ya da bu saçma döngüye girmeyip kendi huzurunu seçer. umarım kafası rahat eder diyor.
kadın tam da bu yüzden bıraktı müziği bence. en son özlem tekin konseri olduğunda ne zaman bunu önemseyecek kadar meselesini yaptı bu ülke? kadının son albüm turnesi nasıldı, kaç bilet sattı, ne ...
AI Özet: yazar, michelin yıldızının şefe değil direkt restorana verildiğini anlatıyor. yani olay sadece yemek değil, ambiyans ve servis gibi tüm deneyimle alakalı. şef gitse bile yıldız mekanda kalıyor, (bkz: michelin rehberi) gizli denetimlerle kaliteyi kontrol edip gerekirse yıldızı geri alıyor. medyada dönen şahsi yıldız mevzularının tamamen yanlış olduğunu belirtiyor.
sanılanın aksine michelin yıldızı şefin şahsına değil doğrudan restorana verilir. yani michelin rehberinin işi tabaktaki yemekten servise kadar hatta ambiyanstan restorandaki ekibin genel uyumuna...
AI Özet: yazar, gibi dizisindeki o meşhur vatka sahnesini analiz etmiş. herkesin sandığının aksine yılmaz'ın "yılgın bir hoşgörüyle benimsemek" sözünün bir reddediş değil, aslında samimi bir destek talebi olduğunu savunuyor. yani olay (bkz: trip atmak) değil, canıgönülden bir arkadaşlık istemekmiş. güzel yakalamış.
gibi dizisinin ikonik bölümlerinden olan "vatka"da yılmaz karakteri tarafından söylenmiş ve kulaklara pelesenk olmuş harika kalıp. yalnız burada yanlış anlaşılan bir husus olduğunu düşünüyorum on...
e
pozitif
AI Özet: yazar, e sayısının pi kadar popüler olmadığını ama aslında evrenin büyüme kodu olduğunu söylüyor. olay sadece rakamlar değil, doğadaki o pürüzsüz değişimin matematiksel haliymiş. bernoulli'nin para kazanma hırsıyla, yani sürekli bileşik faizle keşfedilen bu sayının, limit sınırında takılıp kalması işin başlangıcıymış. yazar özellikle e^x fonksiyonunun türevinin ve integralinin yine kendisine eşit olmasına bayılmış; yani büyüme hızıyla büyüklüğü aynıymış. nüfus artışından radyoaktif bozunmaya kadar her şeyde bu sayı varmış. ayrıca euler özdeşliği ile matematikteki en önemli sabitleri tek bir denklemde topladığını, bunun da (bkz: leonhard euler) imzalı bir şaheser olduğunu belirtiyor. kısaca pi şekli anlatırken, e'nin zamanı ve dinamizmi anlattığını savunuyor.
matematiğin ve doğanın en zarif gizemlerinden biri. yaklaşık değeri 2.71828... olan bu irrasyonel sayı, sadece soyut bir matematik sabiti değil, evrenin büyüme kodudur.popüler kültürde sürekli pi...
AI Özet: yazar pizzanın fiyatını malzemenin değil, ismindeki harf sayısının belirlediğini iddia ediyor. (bkz: kapitalizm) resmen kelime oyunuyla soygun.
pizza: 300 tlpizzeria: 450 tlpizzeria napolitano: 600 tlpizza il forno siciliano: 850 tlpizza di gorgo...
AI Özet: yazar, dizinin kendisi için çok özel olduğunu belirterek söze giriyor. ölümün sadece sonda gelen bir şey değil, aslında her gün yaşadığımız küçük vedalar olduğunu savunuyor. nate'in o meşhur repliği üzerinden anı yaşamanın önemine değiniyor. genel olarak her şeyin biterken bile bitmesini kabul edemediğimizi söylüyor. (bkz: six feet under) dizisinin büyüklüğünü ise hayatın geçip gitme halini çok iyi işlemesine bağlıyor.
yeri benim için her daim ayrı olan dizi.“you can’t take a picture of this. ıt’s already gone.” diyo nate malum bölümde…ölüm, hayatın sonunda gelen bir olay değil. her gün, fark etmeden sayısız kü...
AI Özet: yazar, suat derviş'in ölüm yıl dönümünde onu eski bir röportaj üzerinden anıyor. yazara göre suat derviş, döneminin şartlarında kadın bir yazar ve gazeteci olmanın zorluklarını bizzat yaşamış, oldukça dirayetli bir isim. röportajda suat hanım, edebiyat dünyasındaki kadın temsilinin azlığından ve halkın okuma isteğine rağmen kitap satın alma alışkanlığının düşüklüğünden dert yanıyor. (bkz: telif hakları) mevzusu burada devreye giriyor; yazar, almanya'da yazdığı büyük bir romandan 7000 lira kazandığını ama türkiye'deki eserlerinden benzer bir gelir elde edemediğini anlatıyor. hatta yazarlığın karnını doyurmaya yetmediğini, fabrikada mütercimlik yaparak hayatını idame ettirdiğini açık yüreklilikle belirtiyor. en dikkat çekici kısmı ise hırsı ve vizyonu; kendisine en sevdiği eserini sorduklarında, henüz yazmadığı eserlerini sevdiğini söylüyor. çünkü mevcut işlerinin kendi potansiyelinin zirvesi olmadığını, daha iyilerini yazabileceğine inandığını ifade ediyor. yani kadın diye küçümsenen ya da sadece duygusallıkla ilişkilendirilen kalıpları yıkan, işine aşık ve sürekli gelişmeyi hedefleyen bir profil çiziyor. (bkz: suat derviş) gerçekten takdire şayan bir özgüven ve çalışma azmi olduğunu yazar da vurgulamış oluyor.
54 yıl önce bugün aramızdan ayrılan yazar, gazeteci. daha önce bu iki entrymde #160901414, #122606914 çeşitli bilgiler vermiştim. bugün de kendisiyle yapılan bir röportaj ile anmak istiyorum:"sua...
AI Özet: yazar, ingiltere'nin neoliberal politikalar yüzünden resmen ponzi şemasına döndüğünü söylüyor. thatcher sonrası sanayinin çöktüğünü, borçların arttığını ve ülkenin sadece finansla ayakta kaldığını belirtiyor. temel hizmetlerin özelleştirme yüzünden yerlerde süründüğünü, işçi haklarının bittiğini ve servetin küçük bir grupta toplandığını savunuyor. (bkz: neoliberalizm) yüzünden ülkenin artık sadece sıcak parayla dönen büyük bir karayip adası gibi olduğunu, gerçek sorunların mülteciler üzerinden örtbas edildiğini iddia ediyor.
neoliberalizmin ekonomisini ponziye cevirdigi ciddi hicbir uretimi olmayan devlettir.liboslar ve libertadlar bos bos konusurlar ama su ulkeyi thatcher dan sonra oturup inceleseler aslinda biraz a...
AI Özet: yazar, olayların yönetim kurulu istifası değil futbol a.ş. mevzusu olduğunu söylüyor. aziz yıldırım'ın kendi ekibini kuracağını belirtiyor. ayrıca maruf güneş olayındaki gizemli takılmalara ve bilgilerin saklanmasına (bkz: şaşırtıcı) diyerek tepki gösteriyor, mevzunun üstünün örtüldüğünü iddia ediyor.
yönetim kurulu istifaları değildir, futbol a.ş. istifalarıdır. aziz yıldırım başkan seçildikten sonra geçici olarak atanan yöneticilerle beraber sadettin saran döneminde seçilen futbol a.ş. yönet...
AI Özet: yazar, afişte he-man yerine kainatın hakimleri yazılmasına takılmış. kimsenin bu ismi bilmeyeceğini, he-man'in çok daha popüler olduğunu söylüyor. (bkz: pazarlama hatası) diyerek durumu özetliyor, donla gezen kaslı abi her zaman kazanır diyor.
bugün sokakta bir afişini gördüm. afişin tasarımı gayet klasik; yukarıda elinde kılıcıyla esas oğlan ortada, arkasında diğer yan karakterler duruyor. alt tarafa da yazmışlar kocaman "kaina...
AI Özet: yazar, istanbulkart mobil uygulamasının tam bir kaos olduğunu anlatıyor. qr kodla uğraşmaktan bıkıp fiziki kart almış ama macera orada bitmemiş. karta para yüklemesine rağmen yetersiz bakiye uyarısı alınca şaşkına dönmüş. meğer kartı aktifleştirmek için önce marketten su alıp alışveriş yapmak gerekiyormuş, bunu da kimse söylememiş (bkz: gizli görev). uygulama sürekli oturum kapatıyor, nfc ve parmak izi gibi özellikler düzgün çalışmıyor. şifre girerken hata verince qr'a geçmeye çalışıyor ama orada da kodların tükendiğiyle ilgili garip mesajlar çıkıyormuş. yazara göre milyonlarca kişinin kullandığı sistemin bu kadar temel işlerde çuvallaması kabul edilemez. basit bir işlemin bu kadar karmaşık hale getirilmesini ya yetkinlik eksikliğine ya da planlama hatasına bağlıyor.
istanbulkart uygulaması her adımda sorun çıkardığı, en basit okutma işleminde bile şifre isteyip qr'ı okumadığı için fiziki kart almaya karar verdim. istanbulkart plus adında bir kart aldım, eve ...
AI Özet: yazar, metin ve kemal kahraman kardeşlerin sadece iyi müzik yapan isimler değil, aynı zamanda derin birer ozan olduğunu savunuyor. ikilinin kendilerine has, özgün bir müzik dili kurduğunu; ancak asıl başarının dersim'in kaybolan hafızasını kayıt altına almalarıyla geldiğini belirtiyor. metin kahraman'ın grup yorum'un kuruluşundaki rolüne ve o dönemden gelen protest damarın bugünkü işlerine yansıdığını söylüyor. kemal kahraman cephesinde ise cezaevi ve berlin sürgünü gibi zorlu süreçlerin olduğunu, ancak bu uzaklığın onu memleketine daha çok yaklaştırdığını anlatıyor. yazarla göre iki kardeş, biri berlin'de diğeri dersim köylerinde kayıtlar yaparak adeta bir halkın sözlü tarihini, ağıtlarını ve dualarını derlemişler. yaptıkları işin sadece müzik değil, aynı zamanda bir tarihçilik ve unutulmaya karşı nöbet tutmak olduğunu vurguluyor. (bkz: dersim) ve zazaca üzerinden folklorik bir süsleme yapmadan, acıyı politik bir malzeme olarak tüketmeden üretim yapmalarını çok kıymetli buluyor. ayrıca her iki kardeşin de kanserle mücadele edip bunu atlatmış olmalarının, onları yeniden aynı sahnede görmenin insanı hayatın geçiciliği üzerine düşündürdüğünü ekliyor. özellikle ey kör eserindeki yorumlarının, yaşadıkları tüm acılarla birleşince çok daha ağır ve etkileyici bir hal aldığını ifade ediyor.
iyi müzik yapıyorlar denilerek geçilemeyecek kadar derin ve nitelikli iki ozan, iki kardeştir.deniz koydum adını ve renklerde yaşamak ile başlayan; ferfecir, sürela, meyman, çevere hazaru, sae mo...
AI Özet: yazar, mevcut eğitim bakanının getirdiği maarif modelinin çocukları akademik olarak geriye götürdüğünü savunuyor. derslerin içi boş etkinliklerle doldurulduğunu, sınav sisteminin değiştiğini ve öğrencilerin test çözme yeteneğinin köreltildiğini belirtiyor. yazara göre bu durum, özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarını üniversite kapısından uzaklaştıran bir (bkz: fırsat eşitsizliği) yaratıyor. zengin aileler özel derslerle bu açığı kapatırken, devlet okullarındaki öğrenciler başarısızlığa itiliyor. yazar, velilere seslenerek çocuklarını bu sisteme teslim etmemelerini, okulda düşük not alsalar bile evde bol bol test çözmelerini tavsiye ediyor. özetle eğitim sisteminin hard kapitalizme döndüğünü ve sadece imkanı olanların kazandığı bir yapıya evrildiğini iddia ediyor. bilinçli veli olmanın önemine değinerek, çocukların geleceğinin heba olmaması için bireysel çabanın şart olduğunu söylüyor.
maarif modeli diye diye kafa sikerek, 8. sınıfa kadar çocuklara bolca akp propagandası kokan videolar izleterek, derslerde içi boş etkinlikler ve oyunlar oynatarak, sınavlarda çoktan seçmeli soru...
AI Özet: yazar, türk edebiyatının dünya çapında aslında çok değerli olduğunu, yaşar kemal veya tanpınar gibi isimlerin globalde çok daha fazla tanınması gerektiğini söyleyerek söze giriyor. yakup kadri'yi de bu ligin önemli oyuncularından biri olarak görüyor. asıl mevzuya gelirsek, yaban romanının temel derdinin türk aydını ile anadolu köylüsü arasındaki o uçurum olduğunu belirtiyor. (bkz: aydın karşıtlığı) olaylar kurtuluş savaşı döneminde geçiyor; başkarakter ahmet celal, istanbul'un işgalinden kaçıp eski emir erinin köyüne sığınıyor ama orada tam bir şok yaşıyor. adam milliyetçi duygular ve ortak bir ruh beklerken, köylülerin ona "yaban" demesiyle karşılaşıyor. yazarın analizine göre ahmet celal köylüleri cahil ve ruhsuz bulurken, köylüler de onu kendilerinden tamamen ayrı, yabancı biri olarak görüyor. burada asıl can alıcı soru şu: gerçek yaban kim? cehaleti sorgulamayan köylü mü, yoksa halktan kopuk, onlara yukarıdan bakan eğitimli aydın mı? yazar, bu yabancılaşma meselesinin bugün bile hala güncel olduğunu savunuyor. ayrıca yakup kadri'nin kendi gözlemlerini kitaba çok iyi yedirdiğini, savaşın yıkımını gerçekçi anlattığını ekliyor. romanın yayımlandığı dönemde köylü tasviri yüzünden çok tartışıldığını da not düşmüş.
bir yakup kadri karaosmanoğlu eseri. türk edebiyatının erken cumhuriyet döneminde yazılmış en önemli romanlarından biridir. hep söylerim; türk edebiyatının dünya edebiyatındaki yeri yıldızlı peki...
AI Özet: yazar, sosyal biri olmasına ve dil hakimiyetine güvenmesine rağmen son yıllarda insanlarla iletişim kurmanın imkansız hale geldiğini söylüyor. milletin ya söylediklerini inkar etmesinden ya da plan yapıp son anda geri vites yapmasından bıkmış durumda. kendi net tavrına rağmen karşısındakilerin sürekli şaka sandığını veya yanlış anladığını belirtiyor. durumu öyle bir noktaya getirmiş ki, (bkz: toplumsal cinnet) durumunda herkesin değil de sadece kendisinin kafayı yemiş olma ihtimalini daha makul buluyor. internetteki absürt diyaloglardan, alakasız cevaplardan ve insanların sadece duymak istediklerini duymasından dert yanıyor. artık kimseyle muhatap olmamaya çalışıp toksik pozitiflik moduna geçtiğini anlatıyor. tek isteğinin, ne dendiğini anlayan ve dediğini yapan düz bir insan bulmak olduğunu, standartlarının yerle bir olduğunu söylüyor. genel olarak insanlığın devrelerinin yandığını ve sağlıklı iletişimin öldüğünü düşünüyor.
sosyal biriyimdir, dilimize de hakimiyetim iyidir. buna ragmen son 5 6 senedir ben ciddi anlamda insanlari anlayamiyorum.biriyle bir sey konusuyoruz mesela "yok ben oyle demedim ki" diyor. baska ...
AI Özet: yazar, ukrayna'daki son gelişmeleri anlatarak ülkedeki demokratik reflekslerin hala diri olduğunu belirtiyor. mevzu şu; teknoloji meraklısı fedorov ile gelenekselci syrskyi arasında ciddi bir kavga çıkmış, zelensky önce fedorov'u gönderince milleti ayakta kalmış. (bkz: ukrayna halkı) savaşın ortasında binlerce kişi sokağa dökülüp tepki gösterince, zelensky geri adım atıp genelkurmay başkanını da değiştirmiş. yazar diyor ki, savaş halindeyken bile halkın sesini dinletip üst düzey komutanı değiştirmesi büyük olay. bunu rusya'daki mevcut yönetimle kıyaslıyor ve orada böyle bir hesap verebilirliğin hayal olduğunu, itiraz edenlerin direkt paketlendiğini savunuyor. kısacası ukrayna'nın modernleşme ve demokrasi sancıları çektiğini ama bunun rusya'nın katı yapısına karşı psikolojik bir üstünlük sağladığını vurguluyor.
hakkında yorumlar yapılan ülkedir.-- alıntı --son bir hafta içinde ukrayna’da yaşananlar:bakan-genelkurmay gerilimi, demokrasi testi, ukrayna ve rusya farkı. eski savunma bakanı mykhailo fedorov ...