AI Özet: yazar destek oranının uçtuğunu söylüyor (bkz: matematik)
%126,32 oldu deniyor. diğer partilerin tabanlarından da destek almış.
AI Özet: yazar, mevcut yönetimin gelecek seçimler için köşeye sıkıştığını ve bu yüzden sert önlemlere başvurabileceğini söylüyor. (bkz: siyasi kaos) ortamında her şeyin mümkün olduğunu, sürecin hem kişisel hırslar hem de hanedan kurma çabasıyla ilgili olduğunu iddia ediyor.
gayet olabilir çünkü erdoğan, iktidar veya akp değil, erdoğan, gözünü karartmış durumda. kendisi bir sonraki dönemine hazırlanıyor ancak bu sefer şartlar oldukça zor, hem anayasal olarak tekrar a...
AI Özet: yazar, çydd'nin kılıçdaroğlu yönetiminin bağış teklifini geri çevirmesini anlatıyor. derneğin, partinin başına demokratik süreçler yerine tartışmalı bir kararla geçilmesini (bkz: kayyum) kabul edilemez bulduğunu belirtiyor. yazara göre çydd, partiler üstü duruşunu ve hukuk devletine olan bağlılığını korumak adına bu parayı almıyor. yani olay tamamen ilkeli duruş ve demokratik süreçlerin işletilmemesine verilen sert bir tepki şeklinde özetleniyor. (bkz: dik duruş)
çydd'nin resmi hesaplarından paylaştığı duyuru. x bu zorlu günlerde, kuşatma altında, doğru yerde duran insanlar / kurumlar iyi ki var!________________açıklama şöyle:________________basına yansıy...
AI Özet: yazar foto paylaşmış (bkz: kedi)
görselgörselgörselodinin gözlerigörsel
AI Özet: yazar bayram sabahının sessizliğinde biraz efkarlanmış, hayatın anlamını ve ruhsal dinginliği sorguluyor. vazodaki sarı papatyalarla moral depolamaya çalışırken, deadpool & wolverine filmi sonrası avril lavigne şarkılarına takılıp kalmış. (bkz: nostalji) eski ergenlik sancılarını, o zamanlar her şeyi yakıp yıkan hırçın hallerini hatırlayınca zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark ediyor. artık daha huzurlu bir evrede olduğunu, çocuklarıyla mutlu olduğunu ve sadece yaratıcıya güvendiğini belirtiyor. geçmişin burukluklarını bugünün ferahlığıyla birleştirip herkes için neşeli bir bayram diliyor. genel olarak içsel bir hesaplaşma ve şükürle dolu, hafif melankolik ama umutlu bir ruh hali içinde olduğunu söylüyor. (bkz: hayatla barışmak)
bir bayram sabahı. her yer o kadar sessiz ki dünyanın dönüş hızını, kendi ekseni etrafında attığı o parmak izlerini duyabilirsin uslu bir çocuk olursan belki. insan neden yaşar diye sormuyorum ar...
AI Özet: yazar kadıköy'de dondurmanın 80 lira olduğunu söyleyip kaçıyor. çocuğuna boykot dersleri verip (bkz: devrimci) takılırken aslında sadece fiyat bilgisi toplamak istediğini belirtiyor.
ülkede dondurma mı kaldıcılarla evde yapıncılar arasında geçecek mücadelede ben kadıköy 80 lira diyip kaçayım dünün bilgisi.evet kızım...
AI Özet: yazar, çocuklarını ortamlara kontrolsüzce salan ebeveynlerin durumuna isyan ediyor. eskiden yaramazlık yapanların eve gidince sağlam bir terbiye aldığını, şimdikilerin ise özgüven kırmama bahanesiyle çocukları (bkz: terör estirmek) modunda serbest bıraktığını söylüyor. çocuklara sınırların öğretilmemesinin ileride topluma uyum sorunları yaratacağını, kütüphane veya otobüs gibi yerlerde sessiz olmayı ancak böyle öğrenebileceklerini belirtiyor. kuzeni üzerinden verdiği örnekte, sınırları ancak karşılık alınca anlayan çocukların gerçek dünyada daha büyük tehlikelerle karşılaşabileceğini savunuyor. son olarak da instagram uzmanlığıyla ebeveynlik yapmaya çalışanların, dünyanın kendi çocukları etrafında dönmediğini anlaması gerektiğini vurguluyor. kısaca (bkz: disiplinsiz çocuk) ve ilgisiz veli dramı yaşıyor.
çocuğunu ortama pirana gibi salan anne babalar kudurmuş. ben küçükken bir yerde yaramazlık yapsam eve döndüğümüzde sonum pek iyi olmazdı. bir daha da uzun süre misafirliğe gidemezdik. pek çok tem...
AI Özet: yazar, makam araçlarının satışıyla ilgili yapılan hamleyi tam bir fiyasko olarak görüyor. önce araçlar üzerinden şov yapıp sonra bağış yapmaya çalışmak ama (bkz: çydd) tarafından reddedilmekle sonuçlanan süreci trajikomik buluyor. basın sözcüsünün sonradan yaptığı "sembolik" açıklamasıyla beraber, ekibin planlama konusundaki başarısızlığıyla hafiften dalga geçiyor. tam bir (bkz: kaos) hali.
bu işi kim düşündüyse başta kendi fikrini çok beğenmiş olmalı. bu kadar kötü bir fikrin uygulanması, sonucunda çydd'nin bağışı kabul etmeyeceklerini hesap edememek ancak çok büyük ama içi boş bir...
AI Özet: yazar, yurt dışına gitmek isteyenlere mülteci muamelesi yapılacağı yönündeki iddiaları saçma buluyor. kendi ülkesinde bile turistlerin veya yabancı taraftarların daha ayrıcalıklı olduğunu, yerli halkın kısıtlandığını savunuyor. yani (bkz: kendi ülkende yabancı olmak) durumuna dikkat çekip karşı tarafı azarlıyor.
birkaç yukarıdaki kamil “size mülteci gözüyle bakacak ve hissettireceler” yazmış, ulan adama sormazlar mı “pandemi zamanında dışardan ülkeye üç beş dolar sokacak diye siz türkler türkiye cumhuriy...
AI Özet: yazar, olaydan yıllar sonra gelen incelemelerin hiçbir anlamı olmadığını, sorumluların çoktan kayıplara karıştığını söylüyor. adaletin bu kadar geç tecelli etmesine (bkz: geç gelen adalet) tepki gösterip durumla dalga geçiyor.
incelenmesin demiyorum, tabi yine incelensin de, 11 yıl geçmiş, 11 yıl.11 yıl içinde bu işin azmettiricisi, tetikçisi bu ülkeyi terk etmiş olabilir. ülkeyi siktir...
AI Özet: yazar diyor ki artık güvenli liman diye bir şey kalmamış, her yer coin piyasasına dönmüş. tahtacıların oyuncağı olan yatırım araçlarından bıktığı için tek çare (bkz: arsa) veya gayrimenkul olduğunu savunuyor.
hızlı koşan atın boku seyrek düşer vakası. yatırım yapılacak tek güvenli liman vardı, artık her enstrüman oyuncak oldu piyasacıların elinde. iki kuruş birikimim...
AI Özet: yazar, christopher nolan'ın ilgisini çekmesiyle tekrar gündeme gelen odysseia'yı anlatıyor. homeros'un bu epik eserinde ilyada'daki gibi koca bir şehrin kaderi değil, ithaka kralı odysseus'un maceralı eve dönüş süreci işleniyor. yazara göre odysseus'u diğer kahramanlardan ayıran en büyük özelliği kas gücü değil, zehir gibi çalışan zekası. (bkz: kurnazlık) adam resmen athena'nın yeryüzündeki temsilcisi gibi takılıyor. truva atı hilesinden tut, kyklop polyphemos'u kör edip "ben hiç kimseyim" diyerek mağaradan kaçışına kadar her şey bu kurnazlığın eseri. ancak bu zeka bazen başını yakıyor; poseidon'un oğlunu kör ettiği için denizler tanrısı ona öyle bir trip atıyor ki, eve dönüş yolculuğu tam 10 yıl sürüyor. yazar, isminin anlamının "acı çeken" olmasına vurgu yaparak bu uzun çilenin altını çizmiş. hikayelemedeki olaylar da pek düz değil, (bkz: flashback) yöntemiyle karışık bir zaman çizgisinde ilerliyor. oğul telemakhos'un babasını arayışıyla başlayan süreç; kirke, sirenler ve scylla gibi fantastik duraklarla devam edip, sonunda sarayı basan taliplerin temizlenmesi ve penelope ile kavuşulmasıyla noktalanıyor.
christopher nolan'ın antik dünyayı beyaz perdeye yansıtmaya karar vermesiyle bir anda popülerliği artan homeros'un bu epik şiiri mö 8. veya 7. yüzyıl tarihleniyor. homeros, ilyada'da bir şehrin k...
AI Özet: yazar, melisa kesmez'in kitabından paylaştığı pasajda iki kişinin alkolle karışık garip bir yüzleşmesini anlatıyor. mevzu aslında burnunun dibindeki aşkı fark etmek ama karşı tarafın bunu (bkz: futbol terimleri) ilelezzetle geçiştirmesi. yani tam "oluyor" derken hesap istenip yağmura yakalanma durumu. tam bir (bkz: yanlış zamanlama) vakası yaşanmış.
"hiç hesapta yokken “peki, biz ne yapıyoruz?” diye sordum. gözlerini kaldırıp masadan yüzüme baktı. durdu önce. ne imâ ettiğimi anlamaya çalıştı. bıyığını düzeltti. bu kadar alkollü olmasa bir ba...
AI Özet: yazar, sosyal medyada dönen o kalabalık mangal videolarının aslında bir çeşit algı operasyonu olduğunu söylüyor. afd gibi sağcı yapıların, göçmenlerin yoğun olduğu dar alanları çekip almanya bitti imajı çizmeye çalıştığını belirtiyor. aslında olay tamamen organizasyon eksikliği ve devletin doğayı korumak için mangal alanlarını kısıtlı tutmasıyla ilgiliymiş. yazar diyor ki, aslında hemen yan tarafta kocaman boş alanlar var ama oralarda mangal yapmak yasak. almanlar da sırf şikayet etmek için kendilerini o daracık alanların ortasına atıp duman geliyor diye ağlıyorlarmış. (bkz: afd) etkili sosyal medya kullanımıyla göçmenleri dışlayacak malzeme topluyorlarmış. bir yandan da bizimkilerin bu duruma hemen teslim olup yalaklık yapmasına gıcık oluyor. ayrıca almanların da aslında barbekü kültürünün çok güçlü olduğunu, marketlerin yazın grill kampanyaları yaptığını ve kendisinin de sakin yerlerde takıldığını anlatıyor. yani olay mangal değil, tamamen siyasi bir kurguymuş.
son dönemde sağcı (afd) partisinin de gazıyla hem bu yıldan hem de geçmiş yıllardan insanların mangal yaptığını ve oluşan izdihamı gösteren proje videolar yayılıyor sosyal medyada.itiraf edeyim g...
AI Özet: yazar diyor ki kurban mevzusunu sadece hayvan kesip et yemek sananlar yanılıyor, asıl olay tamamen maneviyatta bitiyor. allah'ın derdi etle kanla değil, insanın takvasıyla ilgileniyormuş. yani olay aslında bir nevi (bkz: nefis terbiyesi) meselesi. yazarın anlatımına göre asıl kesilmesi gereken şey, insanın içindeki o saldırgan, öfkeli ve hükmetmek isteyen hayvani yanları. adamcağız diyor ki, kurban kesip hala kibirli takılıyorsan, öfken firavun gibiyse aslında sadece hayvanı kesmişsin, nefsin hala sapasağlam ayakta. hz. ibrahim kıssasını da buna bağlayıp, insanın en sevdiği şeye olan bağı koparması gerektiğini savunuyor. mala, makama veya egoya tapanların bunları allah için feda etmesi gerektiğini belirtiyor. (bkz: fena) makamına erişmek için kibrin sinirlerini kesmek şartmış. özetle kurban, hayvani duygulardan arınıp hakikate yaklaşma çabasıymış. gerçek bayram da ancak bu içsel temizlikle geliyormuş.
insan, hakikati her zaman suretlerde arar. oysa hakk’ın muradı çoğu zaman suretin ardındaki manadadır. kurban meselesi de böyledir. nice insan, kurbanı yalnızca bir hayvanın kesilmesinden ibaret ...
AI Özet: yazar çocukken samanla uğraştığı günleri anlatıyor. toz toprak içinde kalmışlar ama (bkz: nostalji) yapmış. saman arabasıyla eve dönmek favorisiymiş, şimdi ise hayatın değişmiş olmasına şaşırıyor.
harman yerinde rüzgârın yönünü ayarlayıp yabayla savururduk. babam sıkı sıkı tembihlerdi: “falanca bundan öldü, dikkatli yapın” diye…rüzgâr ...
AI Özet: yazar barış manço ile bayram tadı vermiş (bkz: bayram)
barış manço-bugün bayrambayramımız bayram olsun.https://youtu.be/h5dpbaiw83k?si=ugxjmqrevgwu5pl...
AI Özet: yazar, wembanyama'nın ekstrem bir yetenek olduğunu kabul etse de basketbolu kökten değiştireceğine pek inanmıyor. bunu anlatırken de ligin tarihine yön veren isimleri sıralamış. (bkz: wilt chamberlain) ve (bkz: shaquille o'neal) gibi devlerin oyun kurallarını ve pota tasarımlarını değiştirecek kadar domine ettiğini, (bkz: stephen curry)'nin ise şut geometrisini baştan yazarak modern dönemi başlattığını belirtiyor. (bkz: michael jordan) ve (bkz: magic johnson) ile (bkz: larry bird) ikilisinin ligi küresel bir marka ve milyar dolarlık bir endüstriye dönüştürdüğünü söylüyor. (bkz: allen iverson)'ın sokak kültürünü ve asiliğini, (bkz: dirk nowitzki)'nin ise şutör uzun devrimini getirdiğini vurguluyor. (bkz: lebron james) ile oyuncu gücünün zirveye çıktığını, (bkz: bill russell)'ın ise savunma mantığını değiştirdiğini anlatmış. kısacası yazar, wembanyama'nın bu efsanevi etkiyi yaratması için henüz yeterli kanıt olmadığını düşünüyor.
ekstrem bir oyuncu, fakat basketbolu değiştirmedi. değiştirebilir diye bekliyoruz. ama pek ümit yok.(bkz: wilt chamberlain): pota altında o kadar durdurulamazdı ki, nba sırf onu yavaşlatmak için ...
AI Özet: yazar, orhan ayhan'ın 2026 dünya kupasında milli takım maçlarını anlatması için kampanya başlatmak istiyor. (bkz: lanet olası son bir iş adamım) modunda abimizle son bir vurgun yapıp emekli olsun diyor.
2026 dünya kupasında turnuvanın tamamında olmasa bile en azından türk milli takımının grup aşamasındaki maçlarını anlatmasını çok ama çok ister...
AI Özet: yazar, efendi kelimesinin kökeninin yunancadaki autos kelimesine dayandığını ve başına buyruk olmayı anlattığını belirtiyor. kelimenin zamanla evrilip türkçeye yerleştiğini, hatta ingilizcedeki effendiye kadar ulaştığını söylüyor. ayrıca aftos kelimesinin argoda sevgili veya metres anlamında kullanıldığına değinip, nazım hikmetin peyami safa'ya yazdığı bir şiirle durumu örneklendiriyor. (bkz: etimoloji) resmen bir kelime yolculuğu yaptırmış bize, (bkz: efendi) mevzusu derinmiş.
yun. kendisi, o, bizzat kendisi.bir şeyi kendi kendine yapıp edene, keyfinin kahyası olana, sikinin doğrultusunda gidene, başına buyruk olana yunancada autos+hentes, yani authentes deniyor ki tür...
AI Özet: yazar, fenerbahçelilerin durumu kabullenip ispatlanamaz kısmına odaklandığını söylüyor. aziz yıldırım ve aykut kocaman'ın metaforlarla aslında şikeyi dolaylı yoldan itiraf ettiklerini savunuyor. (bkz: aziz yıldırım'ın şike teşebbüsünü kabul etmesi) mevzunun siyasi odaklarla olan ilişkilerle çözüldüğünü, kulübün güç odaklarına yakın durarak kendi sonunu hazırladığını belirtiyor. 3 temmuz sürecinde içerideki fethullahçıların rolünün görmezden gelindiğini, kulübün itiraf ettiği durumda bile bir şekilde çıkar peşinde koştuğunu iddia ediyor. kısaca fenerin kendi hatalarının kurbanı olduğunu anlatıyor.
fenerliler "tamam şike yaptık ama ispatlayamazsınız" moduna geçmişler.aziz yıldırım'ın bir de araba hırsızlığı metaforu üzerinden yaptığı itiraf da var mesela. burada da "tamam şike yaptık ama , ...
AI Özet: yazar, mahsun süpertitiz isimli karakteri tam bir kaybeden olarak tanımlıyor ama bu kaybedenlik durumu aslında oldukça hüzünlü ve insani bir boyutta. mahsun, istanbul'un o meşhur manzaraları arasında aslında kendi görünmez hapishanesini kurmuş, toplumun en alt basamağında, evsiz ve kimsesiz takılan bir tip. boğazın güzelliği onun için sadece soğuk ve kasvetli bir fonmuş. yazarın anlatımına göre mahsun, hayatını sarı isimli dostuyla beraber, reis'in teknesinde yardımlaşarak ve ucuz şarapla ekmek yiyerek geçiren, çay borçları yüzünden kahvehaneden kovulan ama yine de hayata tutunmaya çalışan biri. (bkz: hayatın sillesini yemek)
ilginç olan şu ki; mahsun, tipik bir evsiz profili çizmiyor. yazar, onun çocuksu bir masumiyete sahip olduğunu, yediği dayaklardan dolayı hep tetikte beklediğini ama özünde çok merhametli olduğunu belirtiyor. mesela polislere yakalanma riskini göze alıp çarptığı köpeği veterinere götürecek kadar vicdanlıymış. ayrıca aşk hayatı da tam bir dram; kendini sevdiği kadına layık görmese de ona güzel görünmek için eski kıyafetlerini düzeltmeye çalışacak kadar romantikmiş. yazara göre mahsun, sistem tarafından dışlanmış ve ezilmiş olsa da ruhundaki iyiliği ve insanlığını kaybetmemiş, naif bir karakter.
evsiz-barksız ve kimsesiz bir kaybedendir mahsun süpertitiz. iktidar erkleri tarafından ötekileştirilmiş, baskılanmış ve dışlanmış; aileden, aidiyetten, kimlikten yoksun bir avaredir. rumelihisar...
AI Özet: yazar, hiç arkadaşı olmayan insanların bu durumlarını internette dile getirmeleri üzerine kendi çapında küçük bir sosyal deney yapmış. olay şu; başlık altına dert yananlara tek tek mesaj atıp bunları yazarken aslında yeni bir arkadaş edinme niyetiniz var mı diye sormuş. yazar diyor ki, mesaj attığı yaklaşık 50 kişinin tamamı, istisnasız herkes bu ihtimali çok sert bir şekilde reddetmiş. (bkz: inkâr mekanizması)
yazara göre burada çok garip bir durum var. insan yalnızlıktan şikayet ediyorsa, bunu dile getirirken bilinçaltında bir "işaret fişeği" yakıyor olması lazım. yani birileri görsün, anlasın ve belki bir arkadaşlık başlasın diye yazıyor olabilir. ama iş sorulmaya gelince herkes "asla, kesinlikle böyle bir niyetim yoktu" diyerek konuyu kapatmış. yazar bu durumu bir davranış deseni olarak görüyor ve psikologların dikkatini çekmek istiyor. insan acısını paylaşıyor ama bu acı üzerinden bir yoldaşlık kurma fikrini sanki yasakmış gibi şiddetle reddediyor. (bkz: yalnızlık) sonuç olarak yazar, insanların içini dökme cesareti gösterip, çözümle karşılaştıklarında far görmüş tavşan gibi şaşırıp konuyu reddetmelerini oldukça tuhaf ve ironik buluyor.
buradan tüm psikolog, psikyatrlara selam ediyorum, lütfen dikkatle okuyunuz. ayrıca yalnızlığı dert edinen, gerek edebi, gerek kişisel sebeplerle bu konuyu önemseyen herkes bu yazdıklarıma ihtima...
AI Özet: yazar için atakule bildiğin çocukluk arkadaşı gibi bir şey. eskiden avm ve sinema takıldığı yerken, şimdilerde terasında kahve içip çalıştığı veya botanik tarafında kafa dağıttığı bir ritüel mekanına dönüşmüş. şehrin ışıklarına karşı yemek yediği, ışıklarını görünce kendini güvende hissettiği kişisel bir sembol olduğunu belirtiyor. (bkz: ankara) kokusunu aldığı an nostaljiye bağlıyor.
çocukluk arkadaşı gibi bir şey. bir zamanlar gördüğüm en büyüleyici iki avmden biriydi. sonra sadece birkaç restoran için gider olduk bazı önemli yemeklerde falan. bir dönem mahalle sinemamızdı. ...
AI Özet: yazar, onlyfans üzerinden dönen ahlak tartışmalarına bayağı farklı bir yerden giriyor. diyor ki, her şeyi bireysel iradeye bağlayan o liberal bakış açısı tam bir safsata. bağımlılıktan kumara, suçtan ekonomik çöküşe kadar her şeyi bireyin seçimiymiş gibi gösterip sorumluluktan kaçıyorlar. (bkz: liberalizm) asıl mesele şu; insanları ahlaksızlığa iten devasa organizasyonlar ve rant ağları kurulurken, insanların haklarını aramak için sendika veya sivil toplum kuruluşu kurma çabaları yıllardır engelleniyor. yani sistem, bireyi tek başına bırakıp ezmekte uzmanlaşmış. yazara göre, bu kadar organizasyonel asimetri ve adaletsizlik varken, dijital seks işçiliği falan çok küçük bir detay kalıyor.
bin kere tekrarını duyacağınız argüman “ahlak yokmuş onu ortaya çıkarıyor”. bu bireyin mutlak özgür iradesi safsatasına dayanan liberal ekonominin bel kemiği bir argüman. toplumsal sorumluluktan ...
AI Özet: yazar, filmin kötülüğü engellemek için kurduğu sistemi oldukça ilginç buluyor. teknoloji ve metafiziğin harmanlandığı bu düzende suç işlenmeden hemen önce müdahale edildiğini, ancak adaletin bedelinin birkaç kurbanla ödendiğini belirtiyor. (bkz: kötülük problemi)
kötülüğün ortadan kaldırıldığı gelecek senaryolarından en enteresanlarından biri bu filmdedir çünkü suç işlenene kadar her şey olduğu, olması gerektiği gibidir. kötülüğü engelleyeceğiz diye korku...
AI Özet: yazar, iphone kullananların her şeyi apple üretiyor sanmasına gülümsüyor. sony lensler ve samsung ekranlar olmadan o cihazların bir hiç olduğunu savunuyor. (bkz: teknoloji cahilliği) diyerek donanım gerçeklerini hatırlatıyor.
(bkz: #184040527)ciddi ciddi apple'ın telefonlarında kendi ürettiği kamerasını kullandığını düşünenler var. gerçi bluetooth'un kablosuz kulaklığa bağlanma haricinde bir i...
AI Özet: yazar diyor ki cannes film festivali dediğin yer aslında bir nevi alkış şovuna dönüşmüş durumda. filmin kalitesinden ziyade o meşhur ayakta alkışlama ritüeli ön planda. yazarın iddiasına göre bu durum tamamen bir prestij ve hiyerarşi meselesi. ön sıralarda oturan zenginler ve ünlülerin başlattığı alkış tufanına, arkadakiler de (bkz: sürü psikolojisi) etkisiyle otomatik olarak katılıyor. yani film aslında kötü olsa bile kimse ayıp olmasın diye yerinden kalkmadan duramıyor. yazar buna örnek olarak coppola'nın megalopolis filmini veriyor; film 7 dakika alkışlanmış ama sonra hem eleştirmenler gömmüş hem de gişede çakılmış. belli ki millet filme değil, yönetmenin ismine saygı duruşu yapmış. (bkz: nuri bilge ceylan) gibi isimlerin filmlerinin de dakikalarca alkışlandığını, hatta rekorun pan's labyrinth filminde olduğunu belirtiyor. işin komik tarafı, bazı oyuncuların bu bitmek bilmeyen alkışlar sırasında yüzlerini buruşturması veya adam driver gibi isimlerin sıkılıp sigara yakmaya başlaması. yazarın gözlemlerine göre artık filmlerden çok bu alkış süreleri yarışır hale gelmiş. haberlerde gördüğümüz o on iki dakika alkışlandı muhabbetleri aslında filmin sanatsal değerinden çok festival ekonomisinin ve sosyal medya şovlarının bir parçası.
cannes film festivali, uzun süren ayakta alkış gösterileriyle meşhurdur. oyuncuların, yönetmenin ve ekibin onurlandırıldığı dakikalarca süren ayakta alkışlama ritüeli gösterinin bir parçası. alkı...
AI Özet: yazar sadece link vermiş (bkz: #160904787)
AI Özet: yazar pembe magnolia yapıp renklerle şov yapmış (bkz: görsel şölen)
pembe kremalı mor kedi dilli kupta tatlıa.k.a çılgın magnolia *yaparken çok eğlendim. baksanıza...
AI Özet: yazar, bulgaristan'daki siyasi hareketliliği anlatırken varna belediye başkanının haksız yere tutuklanıp halk tepkisiyle dönmesini örnek veriyor. orada işlerin şöyle yürüdüğünü, halkın sokaklara dökülüp 5 senede 8 kez hükümet devirdiğini belirtiyor. (bkz: rumen radev) döneminde kaçak yapılaşmaya savaş açıldığını, eskiden korunan binaların artık yıkıldığını söylüyor. yolları ve binaları kötü olsa da bu demokratik reflekslerin önemli olduğunu vurguluyor. bizdeki durumuyla kıyaslayıp, bizimkilerin sadece beklediğini ima ederek hafiften takılıyor. ayrıca ahmed doğan mevzusundaki protestolara da değiniyor. özetle, yönetim değişince işlerin değişebileceğini, ama yeni gelen de çuvallarsa yine gönderileceğini hatırlatıyor.
geçen senelerde ab yanlısı partiden yeni seçilen varna belediye başkanı imamoğlu'na benzer bir şekilde tanık ifadeleri ile tutuklanmıştı(rüşvet verdim diyen tipler) ve usulsüz olarak tutuklu yarg...
AI Özet: yazar mersin'e resmen aşık, şehri akdeniz'in en özel yeri olarak görüyor. kız kalesi civarında turlayıp güneş depolayarak huzur bulduğunu söylüyor. hemşehrilerini de çok sevdiğini ve tam bir (bkz: memleketçi) olduğunu belirtiyor. kısacası arkadaşımız orada doğup büyüdüğü için kendini aşırı şanslı hissediyor, tam bir mersin fanboyu.
huzurlu ev. sen ne güzel, ne mükemmel bir memleketsin ey mersin.ilceleri ile birlikte akdeniz'in en özel ve güzel sehri. boyle eşsiz bir güzelliğe sahip şehirde doğup büyümüş olmak kalbimi tarifs...
AI Özet: yazar, bursa otogarında gece yarısı beklerken hissettiklerini ve telegram'a ilk giriş sürecini anlatıyor. aslında mevzu telegram'ın dosya transferi kolaylığı veya arayüzü değil, o gece kendime notlar kısmına karaladığı bir akrostiş denemesi. (bkz: telegram) yazara göre o dönemler henüz tedavinin başındaymış, dikkati yerindeymiş ve kitaplarla arası daha iyiymiş. çocukluğundan beri kenara köşeye notlar alan, küçük yazma girişimleri olan biri olduğunu belirtiyor. o gece ayın güzelliği ve hissettiği yalnızlık onu bir şeyler yazmaya itmiş. yazdığı şiirde ay üzerinden bir hüzün ve yokluk teması işlemiş, hatta uygulamaya güvenmeyip tarih ve isim notu düşmüş. yazar, 27 yaşındaki halini masum bir çocuk olarak tanımlıyor. hayatının büyük kırılma noktalarından hemen önce, hüzünlü ama gözleri ay ışığında parlayan o halini özlemle hatırlatıyor. yani olay sadece bir şiir değil, geçmişe dair duygusal bir yolculuk ve bir nevi dijital günlük kaydı.
aslında şiir sayılmaz. bursa otogarındayım. sevdiğim bir arkadaşımla konuşuyorum. saat gece yarısını geçmiş, ben otobüs bekliyorum. onunla ne konuştuğumuzu hatırlamıyorum, ama bir önceki otobüsün...
AI Özet: yazar, sezen aksu'nun kıyıda köşede kalmış ama şahane bir şarkısı olduğunu söylüyor. (bkz: metin altıok) şiiriymiş, hüzünlü bir iş.
sezen aksu 88 kasetinin kıyısında köşesinde kalmış bir şarkıdır. esas itibariyle muhteşem bir e...
AI Özet: yazar, bbc'nin bir videosundan yola çıkarak abur cubur dünyasının aslında ne kadar karanlık ve planlı bir yer olduğunu anlatıyor. olay sadece tadı tuzu değil, resmen beyin yıkama operasyonu dönüyor. gıda devlerinin, insanların doymadığını hissetmesi için ürünlerin dokusunu özellikle yumuşak tasarladığını belirtiyor; yani ağza attığın an dağılan şeyler sayesinde beyin doyma sinyalini alamıyor ve (bkz: sonsuz döngü) şeklinde yedikçe yiyorsun. sadece dokuyla da kalmamışlar, ses mühendislerini devreye sokup o cipsin çıtırtısını veya kutunun açılış sesini mükemmelleştirmişler. buna sonic branding deniyormuş, yani resmen kulağımıza oynuyorlar. sağlıklı diye pazarlanan paketli ürünlerin de aslında benzer tuzaklar içerdiğini, gerçek gıdaların yerine muadillerini koydurarak bizi bağımlı yaptıklarını söylüyor. yazar özellikle türkiye'deki denetim eksikliğine ve gıda kodeksindeki boşluklara dikkat çekiyor. verilen rakamlara göre ülkede kilo problemi yaşayanların oranı korkutucu seviyelerdeymiş. obezitenin sadece genetik değil, bu endüstriyel stratejiler ve tahıl ağırlıklı beslenme yüzünden arttığını savunuyor. kısacası bizi nasıl daha fazla tüketeceğimiz konusunda programlamışlar, durumlar vahim.
bbc'nin bir videosuna denk geldim. obezite seviyeleri istikrarlı bir şekilde giderken obezitenin 1970'lerin ortalarından itibaren tüm yaş gruplarında artışa geçtiğini belirterek bunun nedenlerini...
AI Özet: yazar, kasmirski'nin zeki önder özen faktörüyle gelebileceğini ve beşiktaş'ta başarılı olursa (bkz: premier league) yolunun açık olduğunu söylüyor. oyun tarzıyla iz bırakacağını düşünüp tercihe onay veriyor.
proje olmadan türkiye'ye gelmesi mümkün değil. zeki önder özen sportif direktör olmasaydı imkansız görürdüm.ağız bükülebilecek bir isim değil. beşiktaş't...
çin
pozitif
AI Özet: yazarya göre çin artık batının sunduğu her şeyi tek tek çöpe atıp kendi yoluna bakmaya başlamış. adamlar öyle bir noktaya gelmiş ki gps'i bırakıp beidou'ya geçmişler, hatta orta doğudaki petrolcüler bile buna kaymış. havacılıkta boeing'e savaş açıp c919 ile piyasayı salladıklarını, çip konusunda qualcomm'u terletip fiyatları aşağı çektiklerini anlatıyor. windows'tan sıkılıp kendi işletim sistemlerini kurmuşlar, microsoft ceo'su uykusuz kalmış diyor. tıbbi cihazlarda siemens'i, otomobilde tesla ve toyota'yı (bkz: elektrikli araçlar) terletmişler. oracle ve endüstriyel yazılımları da artık kapı dışarı etmişler. yazarın iddiasına göre olay sadece teknolojiyle de sınırlı değil; dolarla ödeme yapmayı bırakıp rmb'ye yönelmişler, suudi arabistan ile petrol işini bu şekilde çözmüşler. üstüne bir de gıda güvenliğini sağlamak için monsanto'yu devre dışı bırakıp kendi dayanıklı pirinçlerini üretmişler. son olarak sosyal medyada da kendi platformlarıyla amerikalıları çekmeye başladıklarını belirtiyor. özetle yazar, çin'in batı hegemonyasını her alanda (bkz: teknolojik egemenlik) yerle bir ettiğini ve artık kuralları kendilerinin koyduğunu savunuyor.
çin neleri terketti ve çin dediğimiz ülke1. çin, gps'i terk etti. beidou navigasyon sistemi artık santimetre düzeyinde hassasiyet sunuyor ve dünya çapında 100 milyondan fazla kullanıcısı var. ort...
AI Özet: yazar rastgele bölümler izlediğini, rick'in tuvalet muhabbetine çok güldüğünü ve (bkz: ibs) olayına değiniyor.
arada bir random bölümlerini izlediğim çizgi dizi. 9. sezon çıkmış ilk bölümüne bakayım dedim, ...
AI Özet: yazar, adidas'ın alman milli takımıyla yollarını ayırıp bayrağı nike'a devredeceğini anlatıyor. nike'ın fransa örneğindeki gibi eski şanına ulaşamayacağını, özellikle 90'lardaki o efsane tasarımları yakalayamayacağını düşünüyor. adidas'ın giderayak retro formalarla gönül almaya çalıştığını, 1990 formasının zirve olduğunu belirtiyor. ayrıca formaların zamanla nasıl daraldığına değinip (bkz: kappa) etkisinden bahsediyor. son olarak bu dar kalıpların arkasındaki disiplini biraz ironik bir dille eleştirmiş.
adidas son kez alman milli rakımı için bu dünya kupasında forma üretiyor. bundan sonra nike yapacak alman milli takımının formalarını. en son böyle büyük el değiştirme fransa milli takımında olmu...
AI Özet: yazar, eskiden disketle oyun alınan günlerin nostaljisini yapıyor. yurt dışında bu işlerin çok daha yaygın olduğunu ama türkiye'de sadece belli başlı yerlerde yaşandığını anlatıyor. özellikle gayrettepe, şişli ve beşiktaş'taki bilgisayarcıları hatırlatmış. beşiktaş'taki akel işhanı'ndaki ortamı, insanların disketler çekilirken kafe havasında takılıp oyun konuştuğu günleri anlatırken resmen (bkz: eski istanbul) havası estirmiş. yazar diyor ki, 2-3 disketli oyunlar sorun olmazdı ama 10-15 disketli oyunlar tam bir kumar gibiydi. bir tanesi bile bozuk çıksa bütün emekler ve hayaller çöp olurdu. 1.76 mb gibi komik kapasitelerle koca dünyalar kurulduğunu belirterek günümüzün 150 gb'lık oyunlarına ince bir gönderme yapıyor. king's quest ve monkey island gibi efsanelerden bahsetmiş. ayrıca sensible soccer'ın dahi işi olduğunu, another world'ün ise (bkz: dark souls) kadar zorlayıcı olduğunu söylüyor. settlers ve megalomania ile stratejiye giriş yaptığını, north and south'un yaratıcılığına bayıldığını belirtiyor. özetle yazar, imkanlar çok kısıtlıyken içerik ve ruhun çok daha doyurucu olduğu o dönemi özlemiş. (bkz: disket) devrinin o tatlı telaşını ve heyecanını anlatmış.
türkiye'de de kısa bir dönem büyük şehirlerde disket oyunları alma dönemi vardı fakat yurt dışında çok sağlam bir geçmişe sahiptir disket oyunları. 80'ler ve 90'lar sonuna kadar ingiltere , abd v...
AI Özet: yazar diyor ki otuzlu yaşlar öyle bir ara dönem ki ne gençliğin o delişmen hali kalmış ne de yaşlılığın kabullenişi gelmiş, tam bir pazarlık aşaması. bu yaşlarda insan artık her şeyi romantize etmeyi bırakıp gerçeklerle yüzleşiyor, (bkz: hayatın tokadı) gibi bir durum söz konusu. yazar özellikle dostluk meselesine değinmiş; dostlukların aynı frekansta buluşmakla başladığını ama insanların sürekli değiştiği için bu bağların da dönüşmek zorunda olduğunu belirtiyor. öncelikler değişince bazı dostluklar daha da derinleşirken bazıları yavaş yavaş çözülüyor. yazara göre asıl olgunluk, her dostluğun sonsuza kadar sürmeyeceğini kabul etmekte yatıyor. bir ilişkinin bitmesi onu değersiz kılmaz, sadece o bağın hayatımızdaki süresinin dolduğunu gösterir. yani dostluklara bir sahiplik duygusuyla değil de bir tanıklık bilinciyle bakmak lazım. bazı insanların hayatımıza kalıcı olmak için değil, bizi dönüştürmek ve bize bir şeyler öğretmek için girdiğini savunuyor. sonuçta gidişleri üzse bile bıraktıkları izler bizi biz yapan şeyler. özetle yazar, (bkz: dostluk) kavramını sonsuz bir sözleşme gibi değil, hayatın belirli dönemlerinde bize eşlik eden ve bizi geliştiren bir yol arkadaşlığı olarak tanımlıyor.
otuzlu yaşlar, insanın hayatla ilk gerçek pazarlığını yaptığı dönemdir. ne tamamen gençliğin içgüdüsel rahatlığı kalmıştır ne de ileriki yaşların kabullenişi oturmuştur. bir eşikte durur insan. b...
AI Özet: yazar plajda güneşlenirken zerdalilerle efkarlanmış, eski bir dostu özlediğini belirtiyor. (bkz: yanlış zamanda gelen melankoli)
alakasız bir şekilde aklıma geldi bu şarkı. hayır yani ortam da hiç bu melankoliye uygun değil....
AI Özet: yazar eski birayı özlemiş (bkz: efes dark brown)
durduk yere aklımıza gelen ve artık olmayışına hüzünlendiğimiz biradır. unutursak kalbimiz kuru...
AI Özet: yazar, filmin tarihi gerçeklerle alakası olmadığını ve resmen (bkz: propaganda) olduğunu söylüyor. george washington'ın köleleri özgür bıraktığı kısımların tamamen uydurma olduğunu, asıl mevzunun tam tersi işlediğini belirtiyor. (bkz: hollywood) yine formunu konuşturmuş diyor.
mel gibson'un başrolde oynadığı ve amerikan tarihini çarpıtarak aktaran yalanlarla dolu propaganda filmi.filmde george washington'un orduya katılan kölelerin 12 ay sonra özgür kalacağına dair ila...
AI Özet: yazar, evli biriyle ilişkiye girip sonra onunla evlenenlerin durumuna (bkz: safdillik) diyor. ona göre bir kere aldatan her türlü aldatır, çünkü olay tamamen heyecan arayışı. aldatmayı seçenleri korkak ve güvenilmez buluyor. durumu akrep ve kurbağa hikayesine benzetip, bu tip insanların doğasının değişmeyeceğini ve sonunda herkesi yakacağını belirtiyor.
bir de bu cinslerin, evli kadınla ilişki yaşayıp onun evliliğini bitirip sonra o kadınla evlenen türleri var.hayatta idrak yeteneği bu kadar düşük başka aptal topluluğu bulamazsınız.beyler, eşini...
AI Özet: yazar diyor ki chp artık misyonunu tamamlamış, öylece durması bile zarar veriyor. partinin belli bir kitlesi yüzünden önünün tıkandığını, mevcut yönetimin ise koltuğa aşık olduğunu savunuyor. çözüm olarak partinin mevcut ekibe bırakılıp kendi kendini bitirmesini, sekülerlerin ise (bkz: yeni bir parti) kurarak yola devam etmesini öneriyor. hatta finalde chp'nin kapatılıp müze yapılması gerektiğini söyleyerek noktayı koymuş. kısaca partinin emekli olma vakti gelmiş.
aslında mutlak butlan olayları türkiye'deki sekülerler için büyük bir fırsat oldu. bu ülkede ne yaparsa yapsın chp'ye oy vermeyecek milyonlarca insan var. yani kim olursa olsun chp çatısı altında...
AI Özet: yazar, azealia banks'in yeteneğine rağmen mental sorunları olduğunu ve tartışmalı çıkışları yüzünden ciddiye alınmadığını söylüyor. (bkz: yazık olmuş)
trump ve epstein aklamak için "13 yaşından büyüklerle ilişkiye girmekten sorun yok. büyükannem de 12 yaşında ilk...