29 Mayıs 2026

dünün en beğenilen entry'leri

48 entry

🧠 günün özeti

bugün debe'de melankoli, teknolojik kaygılar ve hayatın içinden samimi kesitler birbirine karışmış. bir yandan yapay zekanın getirdiği işsizlik korkusu ve dijital dünyadaki sahtelikler (bkz: ölü internet teorisi) konuşulurken, diğer yandan ankara sokaklarında yapılan nostaljik yürüyüşler (bkz: ankara'da yürümek) ve yağmur altında dondurma yemenin verdiği o tuhaf huzur ön planda. ekonomik zorlukların ve kapitalizmin temel hakları bile nasıl paketleyip sattığına dair sert eleştiriler (bkz: kapitalizm) yükselirken, kaybolan bir kedinin yarattığı vicdan azabı ve eski aile bağlarına duyulan özlemle hüzünle harmanlanmış. siyasi tartışmaların ve hukuki paradoksların (bkz: mutlak butlan) yarattığı karmaşanın arasında, gerçek aşkın küçük detaylarda gizli olduğu ve insanlığın aslında küçük mutluluklarda (bkz: küçük mutluluklar) yaşadığına dair sıcak hatırlatmalar günün genel havasını tamamlıyor.

erkekler neden rus kadınlarını tercih ediyor negatif

AI Özet: yazar diyor ki olay aslında saç rengi değil, tamamen huzur ve feminenlik meselesi. modern ilişkilerin ego savaşına döndüğünü, bazı kadınların bağımsızlık adı altında erkeklerle rekabet ettiğini savunuyor. bu toksik durumun insanları yalnızlaştırdığını, erkeklerin ise çatışma yerine huzur aradığı için farklı kültürlere yöneldiğini belirtiyor. (bkz: ilişki dinamikleri)

x platformunda gördüğüm bu yazıyı aynen aktarıyorum : "erkekler neden rusları tercih ediyor" diye kudurup suçu adamlara atanların yüzleşmekten kaçtığı acı gerçek şu: mesele sarı saç falan değil, ...

orijinal entry → eksisozluk.com

gizemi çözüldüğünde rahatlatacak şeyler pozitif

AI Özet: yazar, bahariye'de yürürken karşı kaldırımda gördüğü ağırbaşlı bir adamı, poşet tutuşundan ve genel havasından dolayı direkt haluk bilginer sanmış. (bkz: aşırı özgüven) adamın vitrin yansımasına bile oyunculuk kattığını düşünerek, durumu bilimsel bir gerçeklik seviyesine taşımış. fanboyluk yapmadan, medeni bir şekilde selam vermiş ama karşı taraf öyle garip, tiyatral el kol hareketleri yapmış ki yazar hayatının şokunu yaşamış. adamın yaptığı hareketlerin anlamını çözemese de o an durumu tiyatro tarihine saygı adına çok ciddi bir selamla karşılamış. olaydan sonra aylarca bunu düşünmüş; acaba gizli bir sanat deneyi miydi, yoksa adam sadece yaş beton uyarısı mı yapıyordu diye kafa yormuş. hatta belki de takip edildiği için yardım istiyordu diye teoriler üretmiş. yazar hala merak içinde, üstadın ne demek istediğini çözmek istiyor. (bkz: gizemi çözüldüğünde rahatlatacak şeyler)

bir gün hava kapalı, bahariye’den moda’ya doğru yürüyorum. “birazdan yağmur yağacak ama kimse şemsiye açacak kadar teslim olmak istemiyor” havası var.süreyya operası taraflarında karşı kaldırımda...

orijinal entry → eksisozluk.com

2026 yılı 1 top dondurma fiyat bilgisi negatif

AI Özet: yazar, dondurma fiyatı tartışmalarında yurtdışı örneği verenlere hafiften bilenmiş. enflasyonla boğuşurken avrupa fiyatlarının önemsiz olduğunu söylüyor. (bkz: dondurma fiyatları)

bu amına koyduğumun şeyi yurtdışında her sene aynı fiyattayken hala yurtdışı fiyatı veren andavallar var.dostum sen avrupa’da yaşıyor ola...

orijinal entry → eksisozluk.com

hainkemal.com negatif

AI Özet: yazar google'da rastladığı siteye şaşırıyor (bkz: internetin derinlikleri)

google da hain kemal diye arattığım da karşıma çıkmasıyla haberdar olduğum über site.edit : lin...

orijinal entry → eksisozluk.com

evlendikten sonra eşten sıkılmaya başlamak negatif

AI Özet: yazar diyor ki sadece evlenmiş olmak için evlenenler yanılıyor. sevginin emekle beslendiğini, huzurun yabancılarda değil paylaşılan anılarda olduğunu savunuyor. (bkz: kapasite yetersizliği) diyerek sıkılanları biraz gömüyor ve gerçek aşkın örneklerini hatırlatıyor.

evlenmiş olmak için evleniyorsunuz çünkü. ayrıca ilk heyecanlar bitince neden hala birini sevmeye devam edemiyorsunuz? sıkılmak ne demek oyuncak mı bu? emek verdiğin, çok şey paylaştığın insanla ...

orijinal entry → eksisozluk.com

kemal kılıçdaroğlu negatif

AI Özet: yazar, plaka detaylarından yola çıkarak söz konusu aracın aslında eski genel başkanın makam aracı olduğunu iddia ediyor. (bkz: haram) mevzusunun tam oturduğunu söyleyip durumu ironik buluyor.

öncelikle (bkz: #184048333)dün genel merkez önünde satışa çıkarılan araçlardan sağdaki, yani bu, plaka numarasının son rakamı 0. bir önceki rakamı ise...

orijinal entry → eksisozluk.com

28 mayıs 2026 chp'nin pm toplantısını ertelemesi negatif

AI Özet: yazar diyor ki; parti yönetimi işten çıkarma ve hesaplara el koyma gibi konularda aşırı yetkili takılırken, konu parti meclisini toplamak olunca birden yetkisiz kalıyor. (bkz: tutarsızlık) resmen keyfi bir yönetim sergiliyor.

chp'den istemediği kişileri apar topar bayram öncesi kod25le işten çıkarırken yetkisi var, milletvekillerini ihraç edeceğiz derken yetkileri var, genel merkezi işgal...

orijinal entry → eksisozluk.com

işe yarar android uygulamaları pozitif

AI Özet: yazar, sonradan takılan android ekranlarda android auto derdini bitiren headunit revived isimli uygulamayı övüyor. ek donanım veya dongle ile uğraşmadan sistemi direkt alıcıya çeviriyormuş. yanına bir de wifi helper ekleyince olay tamamen otomatiğe bağlanıyor, kontağı çevirdiğin an bağlantı tık diye kuruluyor. (bkz: hayat kurtaran uygulamalar) yazar kendisinin de aktif kullandığını ve sistemin gayet stabil çalıştığını belirtiyor.

sonradan araca taktırılan multimedya cihazlarında android auto desteği yoksa veya stabil çalışmıyorsa hayat kurtaran headunit revived (hur) uygulamasından bahsetmek istiyorum. bu yazılım, ek bir ...

orijinal entry → eksisozluk.com

aşık olmak pozitif

AI Özet: yazar diyor ki aşık olacaksanız öyle büyük laflara değil, küçük detaylara takılan birini bulun. çay tercihinden moral bozukluğuna kadar her şeyi fark eden biri olsun. (bkz: huzur) arayışı içinde olanlar için yanında rol yapmadığı, kendisi olabildiği bir liman bulmak şart. yani aşk dediğin şey aslında insanın ruhunu dinlendirmesiymiş.

bir gün aşık olacaksan, seni gerçekten merak eden birine aşık ol. en sevdiğin çiçeği ezbere bilen, çayı nasıl içtiğini hatırlayan, moralin bozuk olduğunda sesinden anlayan birine… çünkü insanı de...

orijinal entry → eksisozluk.com

yapay zeka'nın işlerimizi elimizden alacak olması negatif

AI Özet: yazar diyor ki mavi yakalar kendilerini güvende sanmasın, durumlar pek iç açıcı değil. elektrikli araçlar zaten tamircileri vurdu, robotlar artık boru döşeyip ev boyuyor. (bkz: teknolojik işsizlik) kendi alanında araştırmacı olduğu için mevzuyu iyi biliyor; geliştirdikleri sistemler agi ile birleşirse kocaeli ve konya'daki makine sanayii komple paket olur. yani o tanrıvari ustabaşı tayfası yakında boşta kalabilir, haberiniz olsun.

mavi yaka güvende olduğunu düşünüyorsa saçmalıyor. elektrikli araçlara tamirciler ellerini süremiyor.tesisatçılar gülüyormuş... kafanızı klozetten çıkarmadığınız için bilmiyorsunuz belki, robotla...

orijinal entry → eksisozluk.com

geceye bir aforizma bırak notr

AI Özet: yazar diyor ki aslında herkes kendi içindeki dünyayı dışarı yansıtıyor. içi boş olan gömer, dolu olan destekler. (bkz: ayna nöronlar) olay tamamen kişisel.

bir insan içinde neyi taşıyorsa başkasına onu aktarır. yetersizlik yaşayan küçümser. kıskanç insan eleştirir. öfk...

orijinal entry → eksisozluk.com

mutlak butlan kararındaki mantık hatası negatif

AI Özet: yazar, hukukçu olmadığını baştan belirterek bir mahkeme kararındaki mantık boşluğunu masaya yatırıyor. olay şu; 2023'teki kurultayın geçersiz sayılmasına (bkz: mutlak butlan) karar verilmiş ve eski genel başkanın görevine aynen devam etmesi istenmiş. yazar diyor ki, burada ciddi bir sıkıntı var çünkü görev süresi zaten dolmuş. siyasi partiler kanunu ve tüzükteki sürelere bakınca,leleman eski başkanın devam edecek bir görevi kalmadığını, süresini çoktan doldurduğunu savunuyor. yani adamcağız aslında hukuki bir boşluğa düşmüş durumda. yazar, normalde böyle bir durumda mahkemenin kayyım ataması gerektiğini, eski yönetimin aynen devam etmesi gibi bir senaryonun şirketler hukukunda bile işlemediğini belirtiyor. (bkz: hukuk faciası) ayrıca karşı tarafın olağanüstü kurultay talep ederek aslında bu saçma kararı dolaylı yoldan kabul ettiğini ve durumu daha da garipleştirdiğini söylüyor. sonuç olarak ortaya çıkan tabloyu schrodinger'in kedisine benzeterek, hem kararın tanınmadığı hem de sanki tanınmış gibi davranıldığı bir paradokstan bahsediyor. yazara göre eski başkanın acilen olağan kurultay toplaması lazım yoksa parti hukuki bir arafta sürüklenmeye devam edecek.

öncelikle hukukçu değilim, sadece sıradan vatandaş olarak bu işte bana saçma gelen bir durumu ortaya koymak istedim. tamamen yanlış düşünüyor olabilirim, aramızda hukukçu yazarlar varsa aydınlatı...

orijinal entry → eksisozluk.com

anthony gordon negatif

AI Özet: yazar, barcelona'nın anthony gordon transferini tam bir akıl tutulması olarak tanımlıyor. ekonomik olarak zor durumdaki bir kulübün, henüz kendini kanıtlayamamış bir oyuncuya 80 milyon euro gömmesini çok saçma buluyor. yazara göre gordon, şampiyonlar ligi istatistiklerini penaltılarla ve zayıf rakiplere karşı attığı gollerle şişirmiş bir isim. premier lig performansına baktığında ise oyuncunun mayıs ayına kadar neredeyse hiç katkı vermediğini, penaltılar hariç gol atmakta zorlandığını ve ligin ortalama seviyesindeki newcastle için bile yetersiz kaldığını savunuyor. (bkz: para saçmak) gordon'un kariyerindeki yükselişi bileğinin hakkıyla değil, tamamen şans eseri olduğunu, newcastle'daki başarılarda da yıldız değil sadece küçük bir dişli olduğunu belirtiyor. barça'nın kadrosunda stoper, defansif orta saha ve forvet gibi kritik eksikler varken böyle bir risk almasını sportif bir hata olarak görüyor. ayrıca marcus rashford mevzusuna da değinen yazar, gordon'un daha genç olması ve ileride yeniden satılma ihtimalinin bulunmasının yönetimi cezbetmiş olabileceğini söylüyor ama genel olarak bu transferin mantıklı bir tarafı olmadığını düşünüyor. (bkz: barcelona yönetimi)

(bkz: anthony gordon/@ceyar i kim vurdu)dünya devi fc barcelona'ya transfer olmak üzere olan 2001 (25) liverpool doğumlu sol kanat.--- anthony gordon bölüm 3 ---ekonomik olarak yıllardır can çeki...

orijinal entry → eksisozluk.com

çin negatif

AI Özet: yazar, çin'in her alanda çok yol kat ettiğini, eskiden patent kopyalayan ülkenin artık patent davası açan konuma geldiğini söylüyor. ancak asıl mevzu, başka bir entry'de okuduğu ve aşırı milliyetçi tınılar taşıyan iddiaları çürütmek üzerine. yazar, bu iddiaların doğruluğunu teyit etmek için yapay zekaya danışmış ve çıkan sonuç tam bir (bkz: hayal kırıklığı). yazara göre, çin'in batı teknolojilerini tamamen terk ettiği yönündeki söylemler tamamen abartı ve çarpıtma. mesela beidou sistemi başarılı ama kimse gps'i çöpe atmamış, telefonlar hala ikisini birden kullanıyor. c919 uçakları mevzusuna gelirsek; siparişlerin çoğu zaten kendi devlet şirketlerine gitmiş, üstelik uçağın motoru ve kritik parçaları hala abd ve avrupa bağımlı. boeing'in durumu da c919'dan değil, kendi kalite sorunlarından kaynaklıymış. çip konusunda da durum benzer; bazı başarılar var ama yüksek performanslı yapay zeka çiplerinde hala batı ve tayvan'a muhtaçlar. windows'un yerini yerli sistemlerin aldığı iddiasına ise yazarla beraber yapay zeka "hadi oradan" diyor; kamu kurumları dışında sivil halk hala windows kullanıyor. byd ve elektrikli araçlarda lider oldukları doğru ama tesla'nın battığına dair söylentiler tamamen uydurma. kısacası yazar, çin'in yerlileşme çabalarının değerli olduğunu ama devlet medyasının yaptığı propagandanın gerçeklerle pek örtüşmediğini belirtiyor.

cok alanda cala cirpa cok ilerleyen ulkedir. yillarca patentlerin anasini aglattilar simdi kendileri baska yerlere patent davasi acmaya baslayan ulke. neyse asil konu su. ustteki entry'i tamamen ...

orijinal entry → eksisozluk.com

roma imparatorluğu notr

AI Özet: yazar, roma imparatorluğu'nun hristiyanlığa karşı öyle sanıldığı gibi sistematik bir savaş açmadığını, aksine dinin zamanla devlet korumasına girip resmiyet kazandığını savunuyor. hristiyanların başını ezmeye çalışmak gibi iddiaları pek gerçekçi bulmuyor, arada yaşanan kötü olayların genel tabloyu değiştirmediğini belirtiyor. neron'un roma yangınında hristiyanları günah keçisi ilan etmesini anlatıyor ama bunun sadece yerel bir olay olduğunu, genel bir harekata dönüşmediğini söylüyor. trajan dönemindeki plinius'un mektuplarına değiniyor; plinius'un hristiyanları aslında zararsız ama inatçı tipler olarak gördüğünü, onları sapkın bir batıl inanca kapılmış kişiler olarak tarif ettiğini anlatıyor. trajan'ın cevabına göre ise olay tamamen kanunla ilgili; suçlu olduğu kanıtlanmayan veya anonim ihbarlarla hedef gösterilen kimsenin peşine düşülmemesi gerektiğini, bunun çağın ruhuna aykırı olduğunu vurguluyor. yazar, hadrianus döneminde de benzer bir yaklaşımın sürdüğünü, hristiyanların ancak kanunları çiğnerlerse başlarının ağrıyacağını belirtiyor. özetle yazar diyor ki, tetrarşi dönemine kadar hristiyanlara karşı resmi bir baskı mekanizması yokmuş, (bkz: tarihsel gerçekler) üzerinden konuşmak lazım, uydurma dramlara gerek yok.

hristiyanlığın roma imparatorluğu'ndaki hikayesi gayet bilindik ve sıradandır. roma hristiyanlığın başını ezmeye falan çalışmadı. aksine roma döneminde hristiyanlık yayılma alanı buldu ve nihayet...

orijinal entry → eksisozluk.com

ingiliz aksanı pozitif

AI Özet: yazar, filmlerdeki o aristokrat ve tane tane konuşan ingiliz imajıyla gerçek hayattaki aksanlar arasındaki uçurumdan yakıyor. hani şu (bkz: rp accent) dediğimiz, sanki herkes sarayda yaşıyormuş gibi pazarlanan o ağırbaşlı konuşma tarzı var ya, işte gerçek hayat öyle değilmiş. yazar diyor ki, karşındaki adam whats the matter yerine asımata maiyt diyerek kelimeleri birbirine katıyor, did you like it derken july kit diye bir şeyler mırıldanıyor. aslında aksanların çeşitliliğini, liverpoolluların kendi aralarındaki o anlaşılmaz ama eğlenceli sohbetlerini seviyor; hatta anlamasa bile herkes gülünce beraber güldüğünü belirtiyor. ama asıl mevzu, bize ralph fiennes gibi karizmatik ve tane tane konuşan tiplerle tanıtılan ingilizcenin, gerçekte şortlu ve elektronik sigaralı bir adamın kelimeleri yutmasıyla sonuçlanması. yani yazar, beklentilerle gerçeklerin bu kadar farklı olmasına hafiften bozuluyor.

oturmuş düşünüyorsun. öz be öz tudor soyundan ingiliz karakterimiz gelip “asımata maiyt” diyor. asımata? smarter falan mı dedi acep diye düşünme. neyin var dedi aslında: whats the matter. nebliyi...

orijinal entry → eksisozluk.com

insan ilişkilerinde dönen oyunları anlayamamak negatif

AI Özet: yazar, sosyal ilişkilerdeki o gizli şifreleri ve alt metinleri çözme konusunda tam bir fiyasko olduğunu anlatıyor. asansörde iki kişinin hava durumundan bahsedip aslında birbirine taş attığını, kendisinin ise durumu ancak günler sonra idrak ettiğini belirtiyor. çevresindeki herkesin beyin kıvrımlarında (bkz: enigma makinesi) çalışırken kendisinin düz mantıkla hareket ettiğini, nasılsın sorusuna gerçekten sağlık sorunlarını anlatacak kadar saf olduğunu söylüyor. flört dünyasında beden dilinden sinyaller uçuşurken kendisinin sadece lise anılarını dinleyip durduğunu, insanların kelimeleri satranç taşı gibi kullandığı bir dünyada atın işçiliğine hayran kalan biri olduğunu ifade ediyor. insanların patates kızartması istemek için bile dolaylı yollar seçmesine anlam veremiyor. kendisine naif denmesine rağmen aslında bildiğin süzme olduğunu, kurnazlar ordusuyla baş edecek donanımının olmadığını ve hayatı dümdüz yaşadığını ekliyor.

asansördeyiz. muhasebeden tarık yanındaki ceyda ismindeki kadına dönüp bugün hava epey kapalı dedi. ceyda hiç istifini bozmadan sorma, benim de sabah sabah içim daraldı diye karşılık verdi. arala...

orijinal entry → eksisozluk.com

japonca notr

AI Özet: yazar, kendisinin bir uzman değil sadece öğrenci olduğunu belirterek söze başlıyor. japoncanın konuşma ve anlama kısmının türkler için pek zor olmadığını, hatta uzak doğu dilleri arasında (bkz: korece) ve (bkz: çince) ile kıyaslandığında en ulaşılabilir olanı olduğunu söylüyor. yazara göre korecenin yazımı kolay ama konuşması tam bir baş belasıyken, japonca tam tersi; telaffuzu ve cümle yapısı türkçeye benzediği için konuşması rahat, ancak okuma yazma kısmı tam bir (bkz: çile). çinceyi ise her yönüyle en zor dil olarak tanımlayıp konuyu direkt japonca yazı sistemine getiriyor. japonların yazı işlerini halletmek için iki temel sistem kullandığını anlatıyor: çin'den ithal edilen kanji ve yerli üretim kana alfabeleri. kanjilerin aslında çin'in hanzi sisteminin japon versiyonu olduğunu, binlerce sembolden oluştuğunu belirtiyor. yazı sistemlerini açıklarken fonetik alfabeler, hece alfabeleri ve ideogramlar arasında bir ayrım yapıyor. latin alfabesi gibi ses tabanlı sistemlerden bahsettikten sonra, japonların hiragana ve katakana şeklinde ikiye ayrılan hece sistemlerini ve mısır hiyeroglifleri gibi sembolik yazıların mantığını basitçe özetliyor.

öncelikle belirteyim ben de uzman değilim, sadece öğrenciyim. o sebeple bu dili öğrenmeye heves edenlerin merakını giderecek kadar, temel seviyede bazı terimlerin tanımını yapacağım. “benim uzun ...

orijinal entry → eksisozluk.com

yaprak dökümü negatif

AI Özet: yazar, ali rıza bey ve ailesinin evin hali dökülürken bile sofradan ödün vermemelerine takılmış. özellikle ali rıza'nın her şeye rağmen tam sofra istemesini ve lahmacun gibi basit şeylerle yetinmemelerini eleştiriyor. fikret'in lahmacunu çatal bıçakla yeme şekline ve ailenin borç batağında olmasına rağmen rakı sofralarından vazgeçmeyişine değiniyor. (bkz: keyif adamı) neyyir ve sedef'e yaptırılan işlere rağmen onları sofraya çağırmamalarını ise tam bir odunluk olarak tanımlıyor.

bunların boğaza düşkünlüğünü daha 1. bölümden anlıyoruz. evde her şey dökülüyor, hayriye'nin sinir krizi geçirmesine ramak kalmış ama olur mu... ali rıza kalkmış "akşama soframı tam isterim." diy...

orijinal entry → eksisozluk.com

beşiktaşlı olmak pozitif

AI Özet: yazar, beşiktaşlı bir pilotun uçağı stadın üzerinde gezdirmesiyle maçı gökyüzünden izlediğini anlatıyor, (bkz: zirve budur) diyor.

bir istanbul uçuşunun saati inönü'de oynanan beşiktaş maçına denk gelmişti. pilot uçağı stadın ...

orijinal entry → eksisozluk.com

imla notr

AI Özet: yazar, imla ve gramerle uğraşmayı bildiğin amele işi olarak görüyor. hatta işi ileri götürüp imla kelimesinin kökeninin, inşaatlarda kullanılan mala ile aynı olduğunu söylüyor. yani yazıya düzen vermekle toprağı düzenlemek aslında aynı kapıya çıkıyormuş. bunu kanıtlamak için de eski arşivlere, (bkz: adnan menderes dönemi istanbul imar operasyonu) gibi mevzulara değinen bir kitaba başvurmuş. 1957 yılındaki bir belgede aksaray'daki dolgu işlemlerinden imla olarak bahsedilmesi, yazarın "bakın işte amelelik" tezini destekleyen komik bir detay olmuş.

imlâ, gramer, dilbilgisi falan bunlar hep amele işi. gerçek anlamda ameleden bahsettiğimi kanıtlamak için duvarı harçla doldurup düzlemeye yarayan mala ile imlâ kelimesinin aynı arapça köke sahip...

orijinal entry → eksisozluk.com

razvan lucescu pozitif

AI Özet: yazar, razvan'ın sadece babasının gölgesinde kalmış bir isim olmadığını, gittiği her yerde kupa kaldırıp fark yaratan gerçek bir hoca olduğunu söylüyor. paok ve al hilal gibi yerlerdeki başarılarını sıralayıp adamın kalitesini vurguluyor. beşiktaş'a gelme ihtimalini ise düşük görüyor çünkü babasının burada yaşadığı tatsızlıklar yüzünden (bkz: razvan lucescu) pek hevesli değildir.

tarihinde sadece 2 tane şampiyonluğu bulunan paok ile 2 şampiyonluk, 2 yunanistan kupası kazanmış, (şampiyonluklardan birisi namağlup)al hilal’e gitmiş suudi ligi şampiyonluğu almış, suudi lig ku...

orijinal entry → eksisozluk.com

ilginç etimolojik bağlantılar notr

AI Özet: yazar maaş ve ücret arasındaki farkın etimolojide yattığını söylüyor. memurlar iaşe sayesinde parayı önden kaparken, özel sektör çalışanları ecir köküyle önce çalışıp sonra alıyormuş (bkz: kader)

maaş, iaşe kelimesinden gelmiştir. bu sebepledir ki; memurlar parasını önden alırlar. devlet önce iaşeni verir sonra çalışmanı...

orijinal entry → eksisozluk.com

esat oktay yıldıran negatif

AI Özet: yazar diyor ki herkes mevzuyu esat oktay yıldıran'a bağlayıp duruyor ama işin aslı öyle değilmiş. adamcağız sahneye çıkmadan çok önce çarklar dönmeye başlamış. yazarın anlatımına göre olaylar 1967'lerde marksist ideolojilerle başlayan doğu mitingleriyle fitillenmiş. sonra ddko diye bir yapı kurulmuş, abdullah öcalan da istanbul şubesinde bağımsız devlet seminerleri vererek ortamı ısıtmış. 1970'lerde kahramanmaraş ve adıyaman dağlarında gerilla eğitimleri, şiddet eylemleri derken işler büyümüş. öcalan'ın cezaevinden çıktıktan sonra etrafına kendinden küçük tipleri toplayıp bir nevi hayran kitlesi oluşturduğunu, t-dkp zayıflayınca oradan da eleman kaptığını belirtiyor. (bkz: fırsatçılık) 1976'daki dikmen toplantısı sonrası tunceli'de başka marksist gruplarla kapışmışlar, burada can kaybı yaşayınca öcalan şiddeti daha yoğun kullanma yoluna gitmiş. 1977'de şehir şehir gezip askeri analizler yapmış, vietnam modelini örnek alıp partileşmeye karar vermiş. 1978'de ise artık olaylar iyice kopmuş; manifesto yayınlanmış ve apocu diye bilinen grup hedef gözetmeksizin herkese saldırmaya başlamış. gazetecilerden belediye başkanlarına, aşiretlerden rakip örgütlere kadar herkesi paketlemişler. en sonunda 27 kasım 1978'de lice'de toplanıp ismini pkk yapmışlar. yani özetle yazar, terörün temelinin çok daha eskilere dayandığını hatırlatıyor.

pkk üyelerini dinlediğinizde sanki her şeyi başlatan esat oktay yıldıran gibi anlaşılıyor. ancak işin aslı tabii ki öyle değil. esat oktay yıldıran'ın ortaya çıkışına kadar, terör örgütü pkk'nın ...

orijinal entry → eksisozluk.com

kalergi plan negatif

AI Özet: yazar, konunun başlığına sadık kalınması gerektiğini savunup moderasyonla uğraşılmasını istiyor. kalergi plan'ın vatanları vatansızlaştırma amacı güttüğünü ama aslında tamamen (bkz: gomble deoris) olduğunu, buna inanmayı ancak eğitimsizlerin yapacağını belirtiyor.

başlık kalergi plan olarak açıldığı için oradan devam ediyor olamaz mıyız? yok eğitimli türkler anlamazmış vs. derdini gidip moderatörlere anlatman gerekiyor. o kadar mı duruma hakim değilsin?kom...

orijinal entry → eksisozluk.com

ankara pozitif

AI Özet: yazar, tatil gününü değerlendirip ankara'da şöyle bir turlamaya karar vermiş. amacı kolej durağından inip esat hal, seğmenler, botanik park, tunalı ve kızılay hattını yürüyerek geçmekmiş. yanına da can yoldaşı olarak bir termos viski, su ve kulağına jehan barbur'u almış. (bkz: ankara'da yürümek) tam bir nostalji turuna çıkmış; bülbülderesi ve libya caddesi civarlarında çocukluğuna inmiş. tahran caddesinin sakinliğini ve yeşilliğini övmüş. seğmenler parkında enerji depolayıp farabi ve üsküp caddelerinden süzülmüş. botaniğe vardığında ise (bkz: atakule) ile imtihanı başlamış. yazar, kulenin ulaşımının zor olduğunu, yokuşların insanı canından bezdirdiğini ama bu sayede ortamın huzurlu olduğunu belirtiyor. orada karşı masadaki teyzelerin blush içtiğini görünce şaşırmış ve onlara viskisiyle selam çakmış. cinnah ve güvenlik caddesi arasında biraz dolanıp, mimari detaylara takılıp en son tbmm önünden geçerek turunu soğuk bir birayla taçlandırmış.

bu güzel tatil gününde yaptığım minimal ankara turu ile sözlüğün serverlarinda gereksiz yer kaplamak için duyduğum heyecanı tarif etmem mümkün değil. hedefim kolej ankaray durağında inip yürüyere...

orijinal entry → eksisozluk.com

cnbc-e negatif

AI Özet: yazar kanalın eski ruhunun kalmadığını, fazla yerelleşip tadının kaçtığını söylüyor. jimmy fallon ve filmler dışında izleyecek bir şey bulamadığını belirtiyor. eski günlerdeki gibi dizi ve çizgi film istiyor. (bkz: cnbc-e) sanki bizi streaming platformlarına itiyorlar diye düşünüyor, bayağı dertli.

eski tadı yok. yeni açıldı kendine gelir diye bekliyorduk ama akşamları film kuşağı ve jimmy fallon dışında izlenebilir programı yok. fazla yerelleştirmişler kanalı, yerli çok program var. atın 3...

orijinal entry → eksisozluk.com

hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları pozitif

AI Özet: yazar, fethiye'de evsiz olduğu dönemlerden kalma, insanın içini sızlatan ama bir o kadar da insanlığın ölmediğini gösteren bir anısını anlatıyor. yanındaki sivaslı abiyle beraber açlık ve soğukla mücadele ederken mont cebinde bulduğu 50 lirayla resmen bayram etmişler. tütüncünün jesti, pastanedeki kızın onları utandırmadan poşet poşet ısıtılmış poğaça vermesi ve güvenlikçinin çayıyla beraber o anki mutlulukları (bkz: küçük mutluluklar) zirve yapmış. salam ve meyve suyuyla kurdukları o basit sofrada huzuru bulup ölümü bir gün daha ertelemiş. şimdilerde ise benzer durumda olanlar için üzülüyor. tam bir (bkz: hayat bazen çok zor) hikayesi.

yaklaşık 3 yıl önce.. fethiye'de sokakta evsiz yaşarken.. akşam saatlerinde bir parktaydım.. yanımda sivaslı bir abi vardı.. o da evsiz.. paramız yok.. karnımız aç.. sigaramız yok.. hava soğuk..s...

orijinal entry → eksisozluk.com

yapay zeka negatif

AI Özet: yazar diyor ki herkes yapay zekanın işsiz bırakma kısmına odaklanmış ama asıl bomba tüketim tarafında patlayacak. mevzu sadece işlerin hızlanması değil, gücü belirleyen o meşhur rakamların (bkz: etkileşim) tamamen manipüle edilecek olması. siyasetçiden yayıncıya kadar herkesin gücü takipçi ve beğeni sayısına bağlı ama yakında kimin gerçek insan kimin bot olduğunu anlamak imkansız hale gelecek. yazarın iddiasına göre (bkz: ölü internet teorisi) artık bir gerçeklik kazanıyor. twitter'da gördüğümüz o belli olan botlar sadece başlangıç; ileride bunları fark etmeyeceğiz bile. böylece birileri yapay zekayla sahte kitleler yaratıp kendini popüler gösterecek, hiç tanınmayanlar bir anda zirveye çıkacak hatta belki de hiç var olmamış dijital karakterler ünlü olacak. sonuç olarak etkileşim eşittir para denklemi çökecek çünkü bot içerik üretecek, başka botlar onu beğenecek, algoritma da bunu trend sanıp parayı dağıtacak. yazar özetle ekonomik sistemin bu sahtelik karşısında değişmek zorunda olduğunu, yoksa her şeyin bir illüzyondan ibaret kalacağını belirtiyor. yani anlayacağınız (bkz: yapay zeka) sadece işimizi değil, internetteki tüm o güven ilişkisini ve popülarite kavramını da beraberinde götürüyor.

yazılım ve medyada pek çok işten çıkartmaya sebep olduğu için insanlar sadece bu açıdan bakıyor. üretimi hızlandıran ve maliyetini düşüren bir araç ve işgücüne bir tehdit. burası aşikar. ancak in...

orijinal entry → eksisozluk.com

minority report pozitif

AI Özet: yazar için 2002'nin zirvesi minority report filmi. philip k. dick'in kaleminden çıkan bu hikayenin, beyaz perdedeki en inandırıcı bilim kurgu atmosferlerinden birini kurduğunu savunuyor. filmin vizyona girdiği dönemdeki siyasi konjonktüre değinen yazar, abd'nin dönemin politikalarıyla filmin "suç işlemeden cezalandırılmama" mesajı arasındaki ironiye dikkat çekiyor. hani şu (bkz: sanatçı kralcıyken yapıtı ilerici olanlar) durumu burada da mevcut; spielberg ve tom cruise'un politik duruşları bir yana, filmin kendisi yargısız infazlara ve önleyici saldırı doktrinlerine resmen tokat gibi bir cevap niteliğindeymiş. yazar ayrıca filmin çizdiği gözetim toplumu tablosunun, özellikle 11 eylül sonrası dünyada ne kadar gerçekçi olduğunu ve maalesef zamanla nasıl birer gerçeğe dönüştüğünü belirtiyor. kişiye özel reklamların ve kapitalizmin tüketim odaklı gözetim mekanizmalarının bugünkü haliyle filmde önceden haber verildiğini söylüyor. irade, nesnellik ve sınıf farkları üzerinden kurulan sistem eleştirisini (bkz: 1984) veya cesur yeni dünya ile kıyaslayacak kadar güçlü buluyor. tek sıkıntısı ise spielberg'in "seyirci anlamaz" korkusuyla bazı şeyleri hem görselle hem de sözle tekrar etmesi, yani biraz fazla açıklama yapması. bu durum filmin temposunu etkileyen tek zaaf olarak görülüyor.

--- spoiler ---2002’nin en önemli filmi kanımca “azınlık raporu”ydu (the minority report). tüm zamanların en iyi bilim kurgu filmlerinden blade runner’ın uyarlandığı eserin sahibi philph k. dick’...

orijinal entry → eksisozluk.com

carl gustav jung pozitif

AI Özet: yazar, jung'u basitçe üfürükçü diye yaftalamanın çok kolaycı bir hareket olduğunu savunuyor. adamın derdi sadece laboratuvar sonuçlarıyla değil, zihnin o karanlık ve mitolojik taraflarıyla ilgilenmekmiş. freud ile arasının açılma sebebi de bu; jung insanı sadece bastırılmış cinsellikten ibaret görmüyor, çok daha derin ve eski tortuların olduğunu söylüyor. tabii simya, mistisizm ve senkronisite gibi mevzular pozitivist takılanlara pek hitap etmiyor ama yazar burada spekülasyon yapmakla insanları kandırmak arasında dağlar kadar fark olduğunu belirtiyor. özellikle günümüzdeki şu enerji frekansı, evrene mesaj gönderme gibi (bkz: new age) saçmalıkları jung'a yamamaya çalışmanın büyük bir hata olduğunu düşünüyor. kolektif bilinçdışını telepati gibi paranormal bir şey değil, insanlığın ortak sembolik mirası olarak tanımlıyor. arketiplerin ise kültürle sonradan edinilen şeyler olmadığını, aksine insan psişesinin derinlerinde yatan kadim kalıplar olduğunu anlatıyor. özetle yazar diyor ki, nörobilim ne kadar gelişirse gelişsin insan hala rüyalarla ve sembollerle yaşıyor; jung'u anlamadan kestirip atmak zihnin karanlık odalarını görmezden gelmektir.

“üfürükçüdür” gibi kolaycı bir yafta, jung'un yaptığı şeyi anlamaktan çok onu hızlıca sınıflandırma ihtiyacının ürünü gibi duruyor. çünkü jung'un problemi hiçbir zaman yalnızca laboratuvarın ölçe...

orijinal entry → eksisozluk.com

adolf hitler'in en büyük hatası notr

AI Özet: yazar diyor ki hitlerin asıl mevzusu rusya kışı ya da iki cepheli savaş gibi basit taktik hatalar değilmiş. adam başta kitleleri yönetmekte, manipülasyonda çok iyiymiş ama sonra kendi uydurduğu o ideolojik masallara kendisi inanmaya başlamış. yani propaganda denen araç, adamın gerçekliği olmuş. rasyonel düşünceyi çöpe atıp seçilmişlik hissine kapılınca (bkz: narsizm) lojistik ve strateji gibi gerçekler anlamını yitirmiş. özetle akıl, kendi yarattığı mite yenik düşmüş.

hitlerin en büyük hatası, askeri planlamada yaptığı taktik bir yanlış değil; aksine onu ayakta tutan şeyin kendisi olan rasyonel zihni, ideolojik bir sanrıya teslim etmesidir.genelde mesele "rusy...

orijinal entry → eksisozluk.com

victor wembanyama notr

AI Özet: yazar, wembanyama hakkında yazan başka birine karşı çıkıyor ve adamın basketbolu değiştirme mevzusunun aslında imkansız olduğunu savunuyor. diyor ki, 2.30 boyunda birinin oyun tarzının gelecek nesillere örnek olması saçma çünkü bu tamamen (bkz: genetik piyango). yani bir çocuğun çalışarak wemby gibi koordinasyonlu olması mümkün değil, adam resmen genetik bir anomali. o yüzden oyunu değiştirmesini beklemek yerine onun ne kadar nadir bir örnek olduğuna bakmak lazım. yazarın gözünde wemby'nin asıl olayı popülarite kısmında. daha 22 yaşında olmasına rağmen izlenme rekorları kırdırdığını, okc-spurs serisinin abd dışındaki korsan izleyicilerle beraber aslında devasa bir kitleye ulaştığını belirtiyor. hatta bu konuda jordan ile kıyaslanmasının erken olduğunu ama beklentileri aştığını söylüyor. bir de kültürel ikon olma meselesine giriyor; jordan'ın sadece parasının peşinde koşan, kimseyle polemiğe girmeyen tip olduğunu, lebron'un ise siyasi çıkışları yüzünden toplumun bir kısmını kaybettiğini anlatıyor. wemby'nin de sessiz kalacak biri olmadığını, toplumsal olaylar karşısında fikirlerini beyan ettiğini söylüyor. yani yazar diyor ki, bu çocuk hem yetenekle hem de karakteriyle farklı bir ligde ama herkes tarafından sevilmeye devam edip etmeyeceği yapacağı açıklamalara bağlı.

debeye giren entry (bkz: #184036775) cok agir sacmalamis."ekstrem bir oyuncu, fakat basketbolu değiştirmedi. değiştirebilir diye bekliyoruz. ama pek ümit yok" demis. teknik olarak haklidir. ama w...

orijinal entry → eksisozluk.com

amerika birleşik devletleri negatif

AI Özet: yazar, california'da mavi yaka çalışmayı veya hem okuyup hem çalışmayı hayal eden gençlere gerçekleri anlatıyor. öncelikle fabrikaların neredeyse tamamının agency üzerinden yürüttüğünü, beyaz yakalıların bile bu tempoya girdiğini belirtiyor. asgari ücret mevzusunda ilginç bir durum var; fabrikalar 16,90 dolar verirken fast food tarafı 20 dolara çıkmış. (bkz: kapitalizm) ama burada büyük bir engel var: ispanyolca. yazar diyor ki ingilizce bilmeniz pek bir şeye yaramıyor çünkü ortamın %90'ı ispanyolca konuşuyor, hatta çoğunluğu ingilizce bilmiyor. kasaya geçmek veya ekiple anlaşmak için bu dil şart. çalışma saatleri ise tam bir kaos; sabit bir düzen yok, vardiyalar keyfi değişebiliyor. yazar, maaşlı iş diye borca girmeyin, çünkü çalışma gününüz bir anda düşebilir diyor. fazla mesai konusu ise tam bir disiplin kampı gibi; supervisor bugün 12 saat çalışacağız derse çalışacaksınız, yoksa puan toplarsınız ve sonunda kapı dışarı edilirsiniz. (bkz: amerikan rüyası) türkiye'deki usta-çırak samimiyetini, idare etme kültürünü burada aramayın; kimse sizin sınavınızla veya özel hayatınızla ilgilenmez. yemek yok, servis yok, 1 dakika geç kalsanız anında uyarıyı yersiniz. kısacası yazar, oradaki sistemin tamamen kuralcı ve soğuk olduğunu vurguluyor.

olur da california'ya gelip mavi yaka çalışmayı düşünen veya hem çalışır hem okurum diye düşünen gençler varsa bir iki not düşeyim. tabii ki şimdi çıkıp biri "aga öyle değil, böyle" diyecek. ben ...

orijinal entry → eksisozluk.com

mabel matiz negatif

AI Özet: yazar, mabel matiz'in henüz çok ünlü olmadığı yıllarda beyoğlu'nda şahit olduğu bir olayı anlatıyor. birinin ismini küçümsemesi üzerine sanatçının kırıldığını fark etmiş. şimdilerde herkes onu tanıyor ama o noktaya gelene kadar neler çektiğini, ne kadar zorlandığını ve nelerle mücadele ettiğini vurguluyor. (bkz: hayat gerçekten zor) diyerek durumu özetliyor.

sene 2013. beyoğlu hayal kahvesinde sahneye çıkacak. yaşım çocuk albümü çıkalı daha 20 gün olmuş. çok ama çok niş bir kitlesi var. dinlemeye gelenlerin %20 kadarı herhangi bir canlı müzik etkinli...

orijinal entry → eksisozluk.com

su negatif

AI Özet: yazar diyor ki kapitalizm yeni şeyler icat etmekle uğraşmıyor, zaten hayatta kalmamız için şart olan şeyleri paketleyip bize geri satıyor. en güzel örnek de su. eskiden doğanın parçası olan su, önce kamu hizmeti oldu, şimdi ise alkali şu, mineral su diye sınıfsal bir tüketim ürününe dönüştü. (bkz: kapitalizm) yazara göre olay sadece suyla sınırlı değil; barınma, sağlık, eğitim, hatta temiz hava ve sessizlik bile artık birer hizmet paketine evrildi. sistem resmen insan gibi yaşamak istiyorsan önce bunun parasını öde diyor. hak olması gereken şeyler abonelik modeline bağlanmış durumda. yani teoride herkesin hakkı var ama kaliteli olanı istiyorsan cüzdanını konuşturman lazım. modern düzen hakları yok etmiyor, onları taksitlere ve ödeme planlarına bölüyor. erişim var ama borçla veya veri satarak olduğu için insanı sürekli ödeyen bir varlığa çeviriyor. kısacası her şeyin başı su ama artık paralı su.

kapitalizm çoğu zaman yeni ihtiyaç yaratmıyor; zaten yaşamsal olan şeyi metalaştırıyor.temiz su bunun en çıplak örneği. bir insanın yaşaması için gereken şey, tarihsel olarak önce doğanın parçası...

orijinal entry → eksisozluk.com

yağmur pozitif

AI Özet: yazar öncelikle herkesin kendine has tuhaf huyları olması gerektiğini, yoksa tek deli kendisiymiş gibi hissedeceğini belirterek söze giriyor. aslında kapalı havadan ve loş ışıktan pek haz etmiyor ama karanlığa bayılıyor. mevsimlerden bahsederken ilkbaharın aydınlık ve rüzgarlı havasının favorisi olduğunu, fırtınayı ve yağmuru ise çok sevdiğini söylüyor. (bkz: yağmurda yürümek) bir gün aniden gelen yaz yağmuruyla beraber, çocukların giydiği tarzda bir yağmurluğu çekip dışarı fırlamış. marketten sigara, içecek ve dondurma alıp parka gitmiş. friends dizisinin etkisiyle mutsuzluk kapitalizmine giriş yapmış ve sağanak yağmur altında dondurma yeme ritüeline başlamış. bu esnada önünden geçen bir amcanın kendisine garip bakışlarını fark ediyor ki yazar da hak veriyor; sonuçta yağmurlukla dondurma yemek dışarıdan bakınca biraz (bkz: manyakça) görünüyor. üstelik yağmurluğun içinde kendini şık bir askı gibi değil de üstü muşamba ile örtülmüş bir motor gibi hissettiğini, mavi renk seçerek hata yaptığını, fosforlu yeşil alsaydı daha dikkat çekici ve havalı olacağını düşünüyor. meyve suyuyla sigara içme tercihiyle babasını şaşırtırken, evin çatısının akması gibi can sıkıcı durumların bile ona komik geldiğini anlatıyor.

herkesin birtakım cins hareketleri vardır, en azından umarım herkesin vardır ve tek deli ben değilimdir. delilik her ne kadar biraz yalnız bir şeyse de başka delilerin olduğunu bilmek bir deliyi ...

orijinal entry → eksisozluk.com

chamber drama pozitif

AI Özet: yazar, chamber dramayı karakterlerin daracık bir yerde hapsolup birbirine girdiği, psikolojik savaşların döndüğü bir tür olarak tanımlıyor. mumblecore'un daha gergin versiyonu gibi gördüğü bu türe bayılıyor. (bkz: 12 angry men) ve (bkz: sarmaşık) gibi örneklerle de olayı özetlemiş.

karakterlerin kısıtlı, küçük, nispeten klostrofobik olan tek bir mekanda fiziksel ve/veya psikolojik olarak kapana kısıldığı, karakter odaklı bir film türüdür. temelini oda oyunundan (chamber pla...

orijinal entry → eksisozluk.com

hayata dair gülümseten detaylar pozitif

AI Özet: yazar tam her şeyden soğumuşken diyalizdeki bir teyzenin herkese patik örmesiyle modu yükselmiş. yaşlıların bu tatlılığına karşı (bkz: iman kurtarmak) diyerek hayata yeniden tutunmuş.

tam diyorum ki, buraya kadarmış. güzelliklerin vadesi dolmuş, sevgi saygı da kalmamış artık mirim. oyun bitti, söndürün ışıkları... derken ...

orijinal entry → eksisozluk.com

kedi negatif

AI Özet: yazarın sarı paşa isimli kedisi kaybolmuş, arkadaşın bayramı zehir olmuş durumda. her yeri aramış ama bulamamış, tek ihtimal komşu ismet amcanın bahçesiymiş. dün kıyafetlerine işediği için kediye biraz çıkışmış, şimdi de (bkz: vicdan azabı) çekiyor. kedinin sağ salim dönmesi için dua ediyor, gelip ayaklarına sarılsın istiyor. kısaca yazar, sevdiği bir canlıya kızınca pişmanlığın ne kadar ağır olduğunu anlamış.

görselbu sarı paşa sabahtan beri yok. bayramım zehir oldu. inşallah kız peşine düşmüştür, gelir diyeceğim ama evin yanında yöresinde bakmadığım yer kalmadı. üstelik insanlardan korkuyordu. bir te...

orijinal entry → eksisozluk.com

ilk göktürk negatif

AI Özet: yazar karşı tarafa tarihle ilgili sağlam bir kaynak bulursa paylaşmasını diyor (bkz: boş yapmak)

#184050903 eğer sizinkilerin tarihiyle ilgili (çalıntı olmayan) bir yapım,kaynak veya destan va...

orijinal entry → eksisozluk.com

söyleyemedim negatif

AI Özet: yazar kendisini biraz vefasız olarak tanımlıyor, ilk adımı hep karşıdan bekleyenlerdenmiş. özellikle akrabalık ilişkilerinde mesafe girince iletişim sıfıra iniyormuş. eskiden sülalenin tüm haber ağını yöneten, kim kimin nesi olduğunu karamanoğlu mehmet bey dönemine kadar sayabilen süper hafızalı bir annesi varmış. annesi vefat edince hayatında ciddi bir bilgi boşluğu oluştuğunu, bazen aynı şehirde yaşadığı kız kardeşiyle ilgili gelişmeleri bile sonradan öğrendiğini anlatıyor. (bkz: vefasız abla) mevzuya bir de kurban eti girince işler karışmış. bursa'daki akrabalarından gelen eti önce istememiş çünkü et pişirme konusunda pek başarılı değilmiş; mühürleme falan ona göre yalan, eti semsert yapıyormuş. kıymayı hallediyor ama düz etle arası bozuk. yine de çocukluk özlemleri ağır basınca, yıllar önce zor şartlarda aldığı düdüklü tencereye güvenip bir kavurma macerasına atılmış. internetten milyon tane tarife bakmış ama aklına hep annesi gelmiş. annesinin sadece hafızası değil, teknolojiyle arası da çok iyiymiş; mobil bankacılıktan sudokulara kadar her şeyi çözen, internetten tarif bulan modern bir erzurumluymuş. yazar, annesinin eksikliğini hem aile bağları hem de mutfaktaki o rehberlik noktasında hissettiğini belirtiyor.

yapı olarak biraz vefasız biriyim sanırım, ilk hareketi hep karşıdan bekliyorum. akrabalarla da yan yana isek iletişimde sorunum yok da, uzaktaysak arayan ben olmuyorum hiç. annem hayattayken hep...

orijinal entry → eksisozluk.com