AI Özet: yazar diyor ki aşk meşk, kelebekler falan tamamen biyolojik birer kandırmaca, sadece başlangıç yakıtı. asıl mevzu hormonlar çekilince geriye ne kaldığı. ona göre kritik nokta kriz anlarındaki refleks uyumu. yani kombi patladığında veya uçak kaçtığında birbirine girmek yerine (bkz: takım ruhu) ile soruna odaklanmak lazım. bir diğer mevzu ise karşı tarafı restorasyon projesi gibi görüp değiştirmeye çalışmak. bu kibirle yola çıkanların sonu genelde hüsranla bitiyor. insanı olduğu gibi kabul etmek şart, yoksa ilişki değil ego savaşı olur. özetle dışarısı zaten yeterince yorucu, eve gelince insanın gardını indirebileceği bir sığınak bulması her türlü romantik klişeden daha değerliymiş.
kesinlikle aşk, tutku veya midede uçuşan kelebekler falan değildir. bunlar biyolojinin bize oynadığı küçük bir oyun, ilişkinin ilk bir iki senesini götürecek olan başlangıç yakıtıdır sadece. o il...
AI Özet: yazar, cevizin birçok tatlıya yakıştığını belirtiyor. (bkz: tahinli kabak tatlısı) gibi örnekler verip, yakışmadığını düşünenlere yememelerini öneriyor.
tahinli kabak tatlısı, elmalı kurabiye, cevizli baklava… daha çok var. şerbetli tatlıların çoğu...
AI Özet: yazara göre, "2026-2035'in aile ve nüfus 10 yılı ilan edilmesi" gibi kararlar, sosyolojik ve ekonomik gerçekleri genelgelerle değiştirilebileceğini düşünenlerin vizyonsuzluğunu gösteriyor. türkiye'de doğurganlık hızının düşmesinin sebebi, insanların aile kurumuna düşman olması değil; barınma krizi, güvencesizlik ve enflasyon gibi sorunlar. 1+1 ev kirasının asgari ücretle yarıştığı, bebek bezi ve mamanın lüks sayıldığı bir ortamda, insanlardan aile kurmalarını beklemek anlamsız. gelişmiş ülkeler bile benzer krizleri aşmak için sosyal yardımlar, ücretsiz kreşler, esnek çalışma saatleri ve uzun ebeveyn izinleri gibi destekler sağlarken zorlanıyor. bizde ise sıfır bütçe ve sıfır reformla sadece yıl ilan edilerek insanların üremesi bekleniyor. biyolojinin ve ekonominin kanunları siyasi propagandayı dinlemiyor. insanlar, yavrularını hayatta tutabilecekleri güvenli bir ortam bulamadıklarında üremeyi durduruyor. ekonomi, hukuk ve eğitim sistemi bilimsel standartlara çekilmeden bu durumun değişmeyeceğini belirtiyor.
sosyolojik ve ekonomik gerçeklerin genelgelerle ve sloganlarla değiştirilebileceğini zannedenlerin son vizyonsuzluk örneği.türkiye'de doğurganlık hızının 1.5 seviyelerine inmesinin nedeni insanla...
AI Özet: yazar, oytun isimli şahsın bira yasaklanmalı çıkışını bilimsel soslu bir şekilde tiye alıyor. biranın aslında sıvı ekmek olduğunu ve genetik kodlarımızda mayalı içeceklere yer olduğunu savunuyor. yazara göre bu yasak girişimi dopamin devrelerini küstürür, beyne error verdirir. özellikle almanyadaki gurbetçiler ve pilsner tutkunu almanlar üzerinden durumu anlatıp, bu fikrin çayı yasaklamak kadar absürt olduğunu belirtiyor. (bkz: bilimsel çalışma) adı altında buz gibi bir bira içip stres atmayı önererek, oytun'un sadece dikkat çekmeye çalıştığını söylüyor. (bkz: dopamin)
valla bizim oytun yine genetik -deney faresi ekseninden çıkıp memleket meselelerine burnunu sokmaya başlamış.bak oytun'cuğum...şimdi sana işin nörobiyolojisini anlatayım. bir kere bira dediğin şe...
AI Özet: yazar, sanal kumar bağımlılığının bilimsel temellerle çözülmesi gerektiğini savunuyor ve kumarbazların düştüğü psikolojik tuzakları tek tek sıralıyor. öncelikle (bkz: expected value) kavramıyla, uzun vadede kasanın her zaman kazanacağını, oyuncunun ise elindekini kaybedeceğini belirtiyor. (bkz: büyük sayılar kanunu) ile de sitelerin ara ara para dağıtmasının aslında büyük resimde kazananın yine kasa olduğu gerçeğini değiştirmediğini anlatıyor. yazarın dikkat çektiği en tehlikeli durumlardan biri (bkz: recency bias) yani yakın zamanda kazanmış olmanın verdiği sahte güven duygusu. buna ek olarak (bkz: anchoring) ile eski bakiyelere takılıp kalmanın insanı daha büyük uçurumlara sürüklediğini söylüyor. (bkz: sunk cost fallacy) veya (bkz: concorde yanılgısı) ile de kaybedilen parayı geri alma hırsının aslında batık maliyeti daha da derinleştirdiğini vurguluyor. (bkz: gambler's fallacy) üzerinden, üst üste gelen sonuçların bir sonrakini etkilemediğini, yani beş kere kırmızı geldi diye siyah gelme ihtimalinin artmadığını hatırlatıyor. (bkz: dunning-kruger etkisi) ile şans eseri kazananların işi çözdüğünü sanmasını, (bkz: loss aversion) ile kaybı kabul edememe halini, (bkz: outcome bias) ile sadece şanslı sonuçlara bakarak yanlış çıkarımlar yapmayı anlatıyor. son olarak (bkz: hot hand fallacy) ile dokunduğu her şeyin altın olduğunu sananların aslında sadece daha büyük bir riske girdiğini belirterek konuyu bağlıyor.
dostlar, her şey gibi bunu da bilimsiz çözemezsiniz. o yüzden bu illete düşmüş veya düşmek üzere olan kişilerin belli başlı kavramları bilmesi gerekir. hem bkz. vererek hem kısacık açıklayarak ih...
AI Özet: yazar diyor ki; işsizlik, minik evler ve aile baskısı yüzünden milletle baş başa kalacak yer kalmamış. tek çare starbucks olmuş. (bkz: üçüncü mekan) mevzusu resmen hayatta kalma mücadelesine dönmüş, herkes orada sığınıyor.
işsizlik, 3. mekanların yok oluşu, hem türk aile yapısı hem de artan kiralar sebebiyle insanların kendi evlerine çıkamaması, insanlar kendi evlerine çıksa bile c.k kadar sadece...
AI Özet: yazar'a göre önce aşk sonra uyku gidiyor (bkz: dram)
"önce sevdiğiniz terk eder sizi, ardından uykunuz. sonra ne sevdiğiniz geri gelir ne de uykunuz...
AI Özet: yazar hayatındaki tüm krizleri tek başına göğüsleyip çözmüş, artık kendi başının çaresine bakma konusunda uzmanlaşmış. (bkz: self-made) kendi kendine teşekkür etme evresine geçmiş.
yolda kaldım, hallettim. kapıda kaldım, hallettim. hasta oldum, hallettim. param bitti, hallettim. çok üzüldüm, yine hallettim....
AI Özet: yazar, the devil wears prada 2'de oyuncuların karizmasına bayılmış, özellikle anne hathaway'in hiç yaşlanmadığını düşünüyor. ilk filmle kıyaslayınca bunun daha güncel ve karmaşık olduğunu, değişen dünyayı iyi anlattığını söylüyor. (bkz: meryl streep) diyerek filmi beğendiğini ve izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
2006 tarihli the devil wears prada filminin devam filmi.merly streep karizması ve oyunculuğuyla , anne hathaway güzelliği ve aurasıyla , emily blunt çekiciliğiyle büyülüyor.yıllar anne'den* nered...
AI Özet: yazar, imamoğlu'nun sabrına ve cesaretine hayran kalmış. zor şartlarda istanbul'u iki kez kazanmasını, muhalefetteki değişim sürecindeki etkisini ve halka verdiği morali övüyor. bizler sadece izlerken adamın tek başına neler başardığını anlatıp, seçmenlerin pasifliğine hafiften sitem ediyor. (bkz: ekrem imamoğlu) resmen tek başına takılıyor.
bu adamdaki cesaret ve sabır hiçbirimize yok.taş olsa 1 sene içeride kaldıkça kendi seçmenine, dostuna, vatandaşına kırgınlık yaşardı.düşünsenize yıkık dökük bir muhalefet ve kılıçdaroğlu gibi yı...
AI Özet: yazar, yeni biriyle sabaha kadar mesajlaşmanın verdiği o eşsiz heyecanın tadını çıkarmak gerektiğini söylüyor. (bkz: uykusuzluk) tam bir kaos.
birini tanımanın heyecanıyla uyuyamadığın o gece, çok büyük ihtimalle bir daha hissetmeyeceğin ve h...
AI Özet: yazar, oğuzhan uğur'un yaptığı programın çok tırt olduğunu ve davetli listesinin yetersizliğini anlatıyor. mustafa sandal'ın yanına yakışan isimlerin gelmediğini, programın kalitesizliğinden yakınıyor. (bkz: fiyasko) tam bir hayal kırıklığı diyor.
oğuzhan uğur adlı şahsın hayatımıza soktuğu biri. zaten oğuzhan nerede rezillik varsa hayatımıza sokmakla ünlüdür. mustafa sandal'a saygı gecesi yapmış, mustafa sandal'ın 90'lar yaşantıs...
AI Özet: yazar, almanya'nın silahlanma mevzusuna bakmış ve orada öyle panik bir hava olmadığını, harcamalar artsa da bunun daha çok mevcut altyapıyı optimize etmekle ilgili olduğunu söylüyor. asıl mevzu ise savunma sanayii startupları. yazar diyor ki, ukrayna savaşı sürerken zaman kazanıp bu şirketlerdeki teknoloji seviyesini artırmaya çalışıyorlar. özellikle dronlar ve ucuz füze teknolojileri üzerine odaklanmışlar. burada olay uçan kaçan bir şeyler yapmaktan ziyade, alt sistemleri tek tek iyileştirip (bkz: incremental innovation) maliyeti düşük tutmak. yazarın dikkatini çeken kısım ise organizasyon yapısı; mühendisleri tekil disiplinlere ayırarak kimseyi vazgeçilmez yapmamışlar, böylece maaşlar da düşük kalıyor. bir de bu şirketlerin neredeyse tamamı munih'te toplanmış. yazar burada ince bir noktaya değiniyor; hem altyapı orada hem de yüksek kiralar ve vergilerle insanların para biriktirmesinin önüne geçiliyor. ayrıca bu startuplar büyük şirketlerin fonlarıyla kurulduğu için sıkı bir denetim varmış. maaşlar öyle bir seviyeye çekilmiyor ki kıdemli mühendisler ana şirketlerini bırakıp startuplara kaçsın. yani sistem, (bkz: kapitalizm) kuralları gereği hem teknoloji geliştirip hem de piyasa dengesini bozmadan insan kaynağını kontrol altında tutmak üzerine kurulu.
silahlanma stratejisinde herhangi bir olaganustu durum olmayan ulkedir. bir suredir ciddi sekilde silahlanma harcamalari artmistir fakat bu artista herhangi bir panik modu soz konusu degildir. ya...
AI Özet: yazar, namus ve ahlak konularının cinsellikten bağımsız olmadığını, hatta cinselliğin yaşamın merkezinde olduğunu belirtiyor. ona göre, bu kavramlar erkek egemenler tarafından bir sosyal kontrol mekanizması olarak kullanılmış. yazar, cinayet işlememek veya hırsızlık yapmamak gibi eylemlerin insanı ahlaklı yapmadığını, çünkü bunların zaten suç olduğunu söylüyor. gıybet yapmamak veya haset etmemek gibi şeylerin de ahlaksızlığı tanımlamak için yeterli olmadığını düşünüyor.
yazar, cinsel perhizin ahlak ve namusla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. namusun "iki bacak arasında olmadığı" söylemine karşı çıkarak, namus ve ahlakın güçten ve mülkiyetten geldiğini, bedenin ise zorunlu mülkiyetin başlangıcı olduğunu iddia ediyor. bu bağlamda, cinselliğin namus ve ahlak için net bir gösterge olduğunu belirtiyor.
son yüzyılda yaşanan cinsel serbestleşmenin ahlakın binlerce yıllık kodlarını hiçe saydığını düşünen yazar, ahlakın toplumsal olduğunu ve bireysel tercihlere bırakılamayacağını ifade ediyor. ahlakı sahiplenmeye gerek olmadığını, hatta felsefi bir bilinçle reddetmenin kişiyi kötü yapmayacağını savunuyor. ahlakın bireysel olamayacağını, bireysel olursa adının ahlak olmayacağını belirtiyor.
yazar, ahlakın kısıtlayıcı ve talepkar olduğunu, kişisel negatif özgürlüğü daralttığını söylüyor. ahlakın iyi ve kötü olarak tanımladığı şeylerin mutlaklığını vaaz ettiğini ve egemen olduğunu ekliyor. nietzsche'nin efendi-köle diyalektiği ile açıkladığı gibi, ahlakın egemenlerle ezilenler arasındaki bir soyut iktidar paylaşımı ve dizginleme anlaşması olduğunu belirtiyor.
yazar, bekaret kavramının nasıl aşıldığını örnek göstererek, namus, iffet ve ahlakın da aşılması gerektiğini ima ediyor. bekaretin önce "beyindedir" diye revize edildiğini, sonra ataerkil bir ezber olarak tamamen iptal edildiğini hatırlatıyor. şu sıralar sadakat kavramının da benzer bir süreçten geçtiğini, "sadakat sadece cinsellikten ibaret değildir" gibi söylemlerle duygusal ve ruhsal sadakatten bahsedildiğini ve yakında sadakatin de aşılacağını öngörüyor. yazar, tek tek uğraşmak yerine ahlakın tamamen kaldırılmasının daha kolay olacağını düşünüyor.
son olarak, yazar, bazı kişilerin kendi davranışlarına rağmen ahlak nasihati vermesini eleştiriyor ve namus tanımının rahat bırakılması gerektiğini vurguluyor.
bu çiğ muhabbetten de açıkçası çok sıkıldım. her zaman birileri namus ve ahlak konusu geçince bu kavramların cinsellikten ibaret olmadığını söyleyip başka şeylere dikkat çekip veya gündeme getiri...
AI Özet: yazar modlu kamera kullandığını (bkz: teknoloji) diyor.
sensoru kizilotesi spektrum icin modlanmis kamera ile cekildiler, fotomanipulasyon degil.görsel...
AI Özet: yazar, nikbin kelimesinin anlamından girip mevzuyu yapay zekalı şarkılara getiriyor. asıl sıkıntının ai kullanmak değil, bunu gizleyip insanları kandırmaya çalışmak olduğunu söylüyor. (bkz: dürüstlük) makine halısını el halısı diye satmaya çalışanlar gibi, ai şarkıyı canlı performansla yutturmaya çalışmak saçma geliyor. yani resmen dalga geçiyorlar.
nikbin: farsça kökenli "nik" (iyi) ve "bin" (gören) kelimelerinden türemiş, iyimser, her şeyi iyi tarafından gören, geleceğe umutla bakan kişi veya bakış açısı anlamına gelen bir sıfat.biz bu sun...
AI Özet: yazar, 1945 yılında ulus'ta gerçekleşen ve hala gizemini koruyan ankara cinayeti mevzusuna girmiş. olayda casusluk, iktidar ve cinayet gibi (bkz: ilgi çekici) unsurlar olduğu için konunun şu sıralar tekrar popüler olduğunu, hatta çizgi roman ve sergi gibi etkinliklere konu olduğunu belirtiyor. ancak yazarın asıl kafasını kurcalayan şey, 2006 yılında çekilen ve başrollerinde tarık akan, zuhal olcay gibi isimlerin olduğu aynı isimli film. adam diyor ki bu filmle ilgili hiçbir izlelemişe veya yoruma rastlamadım, fragmanı yok, afişi yok; hatta imdb'de afiş yerine bir roman kapağı kullanılmış. yazar, çağdaş sanatlar merkezi'ndeki bir sergide bu filmin afişini görünce mevzuya daha çok merak salmış. üstelik araştırmacı uğur kavas'ın, filmin oyuncularından ahmet mümtaz taylan'a ulaştığını ama oyuncunun film hakkında konuşmak istemediğini öğrendiğini anlatıyor. yazara göre burada iki ihtimal var: ya film çekildi ama bir şekilde vizyona girmedi ya da çekimler yarıda kaldı. sonuç olarak yazar, hem gerçek cinayetin hem de filmin bu kadar sırlarla dolu olmasına şaşırıyor ve "bu iş ne ayak" diyerek durumu sorguluyor. (bkz: gizemli olaylar)
"16 ekim 1945 salı günü akşam saat 7 civarında, ulus anafartalar caddesi'nde işlenen bu cinayetin etrafında, işlendiği günden bu yana devam eden ve hatta bugün bile halen süren garip bir gizem va...
AI Özet: yazar, ahmet hamdi tanpınar'ın kayıp bir hikayesinin bulunduğu haberlerini görünce önce heyecanlanmış ama sonra işin aslına bakmış. meğer bu bu her akşam böyledir isimli metin daha önce kitap-lık dergisinde falan yayınlanmış, yani öyle tamamen gizemli bir olay yokmuş. necati tonga'nın gözünden kaçmış olabilir diyor. yine de yazar, (bkz: edebiyat) dünyasında böyle şeylerin yeniden konuşulmasını değerli buluyor. sonuçta bir metnin tekrar hatırlanması bile güzel bir şey. olay biraz (bkz: fiyasko) gibi görünse de tanpınar'ın izinde olmak her zaman keyifliymiş.
ahmet hamdi tanpınar'ın kayıp hikayesi bulundu diye gazete haberleri okuduk. bir yazar da paylaşmıştı zaten. görselokuyunca sevindim tabii. ahmet hamdi tanpınar olunca merak da uyandırıyor. haber...
AI Özet: yazar, blizzard entertainment üzerinden dönen mevzuları anlatırken aslında nasıl bir kaos yaşandığını detaylandırıyor. olay şöyle başlıyor; woke kültürünün tavan yaptığı dönemde şirkete karşı taciz ve cinsiyetçilik gibi çok ağır suçlamalar içeren bir dava açılıyor. basına yansıyan haberler tam bir felaket, tecavüzden intihara kadar korkunç iddialar havada uçuşuyor. haliyle herkes blizzard'ı linçlemeye başlıyor, hisseler resmen çakılıyor. ancak yazar diyor ki, dosyanın detaylarına inen çok az kişi var ve aslında ortada somut bir delil yok. dfeh denen kurumun yetkilerini aşarak kafasına göre takıldığına dikkat çekiyor. sonra devreye microsoft giriyor ve hisseler düşükken şirketi kapmaya çalışıyor. (bkz: fırsatçılık) bu süreçte davayı yürüten savcılar görevden alınıyor, hatta istifa mektuplarında valiliğin işe karıştığına dair itiraflar geliyor. işin içine federal kurum eeoc de girince mevzu tam bir (bkz: shit show) haline dönüşüyor. bürokrasi savaşı yüzünden asıl iddialar ve kanıtlar unutuluyor, her şey birbirine giriyor. sonuçta kamuoyu sadece başlangıçtaki skandalları biliyor, arka plandaki bu hukuk saçmalıkları hasır altı ediliyor ve şirket cüzi bir tazminatla işin içinden sıyrılıyor.
bundan dört yıl kadar önce, woke kültürü'nün doruk noktasında, dünyanın en büyük ve en başarılı oyun firması blizzard entertainment hakkında muazzam bir taciz ve "frat boy culture" davası açıldı;...
AI Özet: yazar, bosch'un anneler günü reklamını bildiğin toplum mühendisliği olarak görüyor. reklamın değer yargılarıyla oynadığını ve insanların algısını bozduğunu savunuyor. eskiden hayvan beslemenin normal olduğunu ama şimdilerde köpek anneliği gibi durumların gerçek annelikle bir tutulmasının saçma olduğunu belirtiyor. (bkz: değerlerin yitirilmesi) hayvanların çocuklardan daha değerli hale getirildiğini iddia ederek bu duruma karşı çıkması gerektiğini söylüyor. kısaca reklamı hiç sevmemiş.
toplum mühendisliği ve beşinci kol faaliyeti olan, saçma sapan bir reklamdır.bazı kendini bilmezler de bu tip reklamların ipliğini pazara çıkaran halkı kendince küçük görüyor, aşağılıyor. elbette...
AI Özet: yazar, insanın kendi meselelerinde objektif olamadığını ve zihninin içinde hapsolduğunu söylüyor. çözüm olarak da çok enteresan bir yöntem denemiş; telefonun ön kamerasını açıp kendisiyle dertleştiği bir video çekmiş. (bkz: kendiyle konuşmak) diyebiliriz burada. videoyu izlerken sanki dışarıdan bir gözlemciymiş gibi olaylara bakınca, aslında çözümün burnunun ucunda olduğunu fark etmiş. yani kendi iç gürültüsü yüzünden göremediği gerçekler, kendini izleyince netleşmiş. özetle, insanın kendine fazla yakın olmasının bir çeşit körlük yarattığını ve bazen kendini dışarıdan izlemenin şart olduğunu belirtiyor.
benim hayatta kendi adıma en çok farkındalık yaşadığım olaydır.ne yazık ki insan kendi tarafı olduğu için objektif olamıyor. hani bir mesele olur ya, içinden çıkamazsın… ne kadar düşünsen de, ne ...
AI Özet: yazar, ak parti'nin belediye seçimlerini kaybetmesinin temel nedenini, sigorta girişi 1999 sonrası olup (bkz: eytden yararlanamayan) ve yaşı ile primi yüksek olanların tepki oyları olduğunu belirtiyor. yazar, 1998 ve 2000 girişli iki kişinin emeklilik durumlarını karşılaştırarak bu durumu bir haksızlık olarak görüyor ve kademeli emeklilik sisteminin gündeme alınmamasının iktidarda kalmayı veya iktidara gelmeyi imkansız kılacağını düşünüyor.
ak parti'nin birçok belediyeyi kaybetmesinin ana sebebi; yaşı ve primi yüksek olup sigorta girişi 99 sonrası olan eytden yararlanamayanların tepki oylarıdır. chp bi...
AI Özet: yazar 5 yıl önce tanıştığı laden çiçeğine bayağı bağlanmış. ege-akdeniz taraflarında yetişen bu narin bitkinin (bkz: yeniden doğuş) sembolü olduğunu anlatıyor.
laden…kaya gülü anlamına gelen bu çiçekle tanıştım 5 yıl önce. aramızda garip bir bağ oldu, ya da ben öyle hissettim.ça...
AI Özet: yazar, türk voleybol federasyonunun bilet fiyatlarını uçurduğu için tribünlerin boş kalacağını ve rezil olacağımızı söylüyor. voleybol ülkesiyiz diye geziyoruz ama dünyanın en iyileri üç beş kişinin önünde maç yapıyor diyor. yazarın gözünde federasyon tam bir (bkz: öngörüsüzlük) örneği sergiliyor. yoldan geçenleri bile içeri alsalar yeridir diye ekliyor. ayrıca spor kültürümüzün sadece futbola sıkıştığını, bu kafayla olimpiyat oyunlarını hayal etmenin boş olduğunu belirtiyor. kısaca federasyonun fiyat politikası yüzünden maçın tadı kaçmış durumda.
organizasyonun ev sahibi türk voleybol federasyonunun saçma sapan fiyat politikası yüzünden ve öngörüsüzlüğüyle boş tribünler önünde oynanacak, dünyaya rezil olacağımız maçtır. yok voleybol ülkes...
AI Özet: yazar, pazar günü için reds filmini önerirken konuyu biraz dağıtıp warren beatty ve robert redford arasındaki o meşhur rekabete getirmiş. 70'lerin hollywood'unda bu iki ismin hem para hem de kadınlar konusunda birbirleriyle kapıştığını, durumun bizim yeşilçam'daki (bkz: cüneyt arkın) ve ediz hun kıyaslamalarına benzediğini söylüyor. redford'un yakışıklılığına diyelemiş ama beatty'nin bambaşka bir çekiciliği olduğunu savunuyor. adamın evlenene kadar binlerce kadınla ilişki yaşadığına dair iddiaları paylaşan yazar, beatty'yi sonunda dize getiren kişinin annette bening olduğunu belirtiyor. bening'in güzelliği bir michelle pfeiffer seviyesinde olmayabilir ama zekası ve yeteneğiyle zirvede olduğunu, özellikle nyad filmindeki performansıyla (bkz: oscar) hak ettiği ödülü alamadığını düşünüyor. hem dört çocuk büyütüp hem de böyle bir kariyer yapabilen kadınlara şapka çıkaran yazar, beatty ve ablası shirley maclaine'in yaşlılıklarını aileleriyle huzurlu geçirmelerine değiniyor. son olarak beatty'yi sadece filmleriyle değil, oscar töreninde o meşhur yanlış zarfı okuduğu anla hatırladığını söyleyerek noktayı koymuş. kısacası film önerisiyle başlayıp hollywood tarihine dair bir (bkz: nostalji) yolculuğuna çıkmış.
reds (1981)--------------------ufku ikiye katlamayan günlerden bir gün, yazar yine eski film yıldızlarıyla ilgili hobisine zaman ayırmışken sözlük'te robert redford kadar ilgi çekmeyen ama bir şe...
AI Özet: yazar, maç bitmeden şampiyonluk kutlamalarına girmeyi ve yapılan şovları hiç sevmiyor. rehavete kapılmak yerine işi garantiye almayı öneriyor, (bkz: erken sevinme) durumu.
matematiksel olarak bir şeyleri garanti etmeden şampiyon olmuş gibi davranmaktan ve maç daha bitmemişken tribünlerin oley çekme...
AI Özet: yazar diyor ki çin sonunda dişlerini göstermeye karar vermiş ve abd'nin yaptırım oyunlarını bozmuş. mevzu aslında iran üzerinden dönen bir petrol kavgası. trump ve ekibi, iran'ın petrol üretimini kalıcı olarak sakatlayıp çin'in ucuz yakıt damarını kesmeye çalışmışlar. çünkü çin, üretim canavarını beslemek için petrolün büyük kısmını dışarıdan alıyor ve iran'ın ucuz petrolü onlara resmen can suyu oluyor. (bkz: ucuz petrol) abd, doğrudan devlete saldırmak yerine hengli gibi özel rafinerileri hedef alarak "bakın, böyle devam ederseniz canınız yanar" mesajı vermiş. amacı da xi jinping ile yapacağı zirve öncesi çin'i köşeye sıkıştırıp geri adım attırmakmış. ama yazarın belirttiğine göre çin, 1985'te japonya'nın yaptığı gibi teslim olmak yerine 2021'den beri rafta beklettiği yaptırımlara karşı yasayı devreye sokmuş. yani "siz bizim şirketlerimize dokunursanız biz de sizin yaptırımlarınızı tanımayız" diyerek rest çekmiş. yazara göre bu hamleyle çin, abd'nin baskı mekanizmasını etkisiz hale getirmeyi hedefliyor ve artık oyunun kurallarını kendisi belirlemek istiyor. kısacası abd'nin kurduğu stratejik tuzak, çin'in yasal kalkanına çarpmış durumda. (bkz: ticaret savaşları)
çin bu sabah japonya'nın 1985'te yapamadığı şeyi yaptı.çin 2021'de çıkardığı ama bugüne dek hiç işletmediği yasayı sahaya sürdü ve abd yaptırımlarını tanımayacağını resmen ilan etti.40 yıl önce j...
AI Özet: yazar, çocukla beraber izlediği bu çizgi filmin absürtlüğüne bayıldığını ve o günleri çok özlediğini söylüyor. (bkz: nostalji) yapmış, beraber gülmenin paha biçilemez olduğunu belirtiyor.
oğlum küçükken birlikte izlemekten en keyif aldığımız çizgi filmdi. çılgın korsan jack' in absürdlükleri ve lapacınin saflığı çok güld...
aşk
pozitif
AI Özet: yazar aşkın sadece biyolojik bir mevzu ya da ten uyumu olmadığını, asıl olayın savunmasız kalmak olduğunu söylüyor. ona göre gerçek bağ, insanın tüm gardını indirip kırılganlığını karşı tarafa teslim etmesiyle kuruluyor. (bkz: milan kundera) tarzı bir derinlikle yüzeyselliğe savaş açmış.
aşk, bedensel hazdan çok, insanın en savunmasız halini bir başkasıyla paylaşabilmesidir. gerçek bağ, kişinin tüm savunmalarını bırakıp kırılganlığını teslim ettiği anda kurulur. gerçek aşk, yalnı...
AI Özet: yazar, teletekstin analog tv sinyallerindeki o görünmez boşluklara sokuşturulmuş bir veri sistemi olduğunu anlatıyor. ekranın tepesindeki o gıcık beyaz çizgilerin aslında veri akışı olduğunu belirtiyor. 70'lerin mühendisliğine bayılmış, 24 satır ve 40 karakterlik yapıyı piksel sanatının ninesi olarak tanımlamış. sayfaların carousel mantığıyla döndüğünü, bu yüzden istediğin sayfa gelene kadar ekrana bakıp beklediğini, hatta bbc'de bazı sayfaları açmanın meditasyona dönüştüğünü söylüyor. bant genişliğinin çok düşük olduğunu, türkiye'de ise işin sadece temel seviyede kaldığını eklemiş. özetle, internet yokken boş satırlara metin basma fikrinin zamanına göre dahice olduğunu düşünüyor. (bkz: nostalji) (bkz: analog tv)
analog tv sinyalinin dikey karartma aralığında (vbi) taşınan veri yayın sistemi. yani tv ekranı yukarıdan aşağıya taranırken elektron ışını geri gedliği o birkaç satırda, sen hiçbir şey görmezsin...
AI Özet: yazar, üç dev kulübün tebriklerini tamamen siyasi bir dayatma olarak görüyor; takımı spor değil kavga odağı buluyor ve (bkz: yukarıdan gelen emir) olduğunu iddia ediyor.
bu takım bir spor organizasyonu değil. gittikleri her deplasman provakasyon, kavga dövüş. onlarca kulüp ceza aldı, almaya da de...
AI Özet: yazar fenerin boş tribünde iyi oynayıp puan kaybettiğini, gs'nin de hak etmediğini ama fenerin şampiyonluğu tekmelediğini diyor (bkz: şanssızlık)
boş tribünlere oynadılar. ha, iyi oynadılar açıkçası ama bizi küstürdüler. seviyemizin çok altı...
AI Özet: yazar, kleopatra'nın vergi muafiyeti istediğini diyor (bkz: antikmısır)
görselel yazisi. yunanca "gerceklestirin / yururluge koyun" yazmis vergi muafiyetiyle ilgili bi...
AI Özet: yazar diyor ki sscb'de herkesin sandığı gibi her şey ortak değilmiş, özel mülkiyet yok ama kişisel mülkiyet diye bir mevzu varmış. hatta anayasalarda konut hakkı ve miras bile tanımlanmış. ama işin aslı şu ki sosyalist mülkiyet her zaman daha üstteymiş. yazarın anlattığına göre 1918'den sonra uplotneniye denilen bir sıkıştırma politikası başlamış. eski zenginlerin kocaman evlerine çökmüşler ve her odaya ayrı bir aile yerleştirmişler. böylece ortaya şu meşhur (bkz: kommunalka) düzeni çıkmış. mutfak ve banyo ortak, mahremiyet sıfır. yazar, insanların elinde klozet kapağıyla sıra beklediği, babuşkaların doğal muhbirliğe soyunduğu absürt bir ortamdan bahsediyor. ortak mutfaktaki tek bir ampul faturası için çıkan kavgalar, çamaşır suyu hırsızlıkları falan derken hayat tam bir mikro savaş alanına dönmüş. işin hukuki kısmında ise (bkz: razdel) denilen paylı mülkiyeti bitirme davaları varmış. yani bizim izale-i şüyu olayının sovyet versiyonu. ancak yazar burada ince bir noktaya değiniyor; mahkemeden hak kazansan bile devletin elinde boş ev olmadığı için yerel sovyet seni yıllarca bekletiyormuş. sonuç olarak yazar, sscb'de bu davaların mülkiyeti değil, sadece sırayı böldüğünü ve insanları bir ortaklıktan başka bir ortaklığa taşıdığını belirtiyor.
izale'nin, şüyu'sunu farz kılan devlet (bkz: kommunalka).sovyet pratiğinde yoldaşın hiçbir şeye sahip olmadığı sanılır. oysa mesele sahiplik değil, rant yasağıdır. sscb'de özel mülkiyet yoktur am...
AI Özet: yazar, bulgaristan'daki türkçe isim örneklerinin oldukça tutarsız olduğunu ve (bkz: deliorman) gibi çeviri isimlerin türkçe kullanım kanıtı sayılamayacağını savunuyor. türk oylarının bittiği iddialarına da karşı çıkıp, aslında oyların dağıldığını ve seçmenin artık etnik kimlikten ziyade ekonomiye ve işsizliğe baktığını belirtiyor. siyasi kaosun hakim olduğu ülkede durumun sanıldığı kadar sığ olmadığını anlatmaya çalışıyor.
deliorman’ın birebir bulgarca çevirisinin kullanılarak açılan futbol takımının nasıl türkçe isim kullanımına örnek olarak gösterildiğini anlayamadım. çeviri yapınca türkçe olmaktan çıkıyor basbay...
AI Özet: yazar, eski bir yemek programı konuğunun şimdiki siyasi konumuna (bkz: ironi) diyerek şaşırıyor.
fetö kanalı samanyolu tv'de "oktay usta ile yeşil elma" yemek programında yemek yapanlardan bir...
AI Özet: yazar'a göre seks sırasında yaşanabilecek en büyük facialar vajinal kilitlenme, partnerin aniden vefat etmesi ve penis kırılması. diğer ufak tefek aksilikleri (bkz: am fortlaması) ise dert etmemek gerektiğini savunuyor.
birinci en kötüsü kesinlikle vajinanın penisi kilitlemesidir.düşünsene ölsen bile böyle bir rezillik yok.olduğunuz gibi hastaneye gitmek zorundasınız.düşman götüne.ikincisi p...
AI Özet: yazar ön yargıyla gittiği konserde mabel matiz'in canlı performansıyla mest olmuş. kitlenin efendiliğine ve farklı kesimlerin ortak beğenisine şaşırmış. (bkz: ön yargı) sanatçının her kesime hitap etme gücünün, karalama kampanyalarını boşa çıkardığını ve gerçek hazinenin bu olduğunu belirtiyor.
bugün cermodern'de bülbül gibi öttüren, kömür gözlü, nakış gömlekli abimiz.benim çok tarzım değil. konsere de gönülsüz gittim. fakat 6-7 parça öyle göt etti ki. canlı dinlemenin bünyede başka bir...
AI Özet: yazar diyor ki dışarıdan gelenler beklentiyi çok yükseltiyor ama asıl olay huzur. büyükşehir kaosuyla muhafazakar baskı arasında kalmayan (bkz: güvenli liman) gibi bir yer olduğunu belirtiyor. yürüme mesafesindeki düzeni ve insanı yormayan yaşam tarzını sevmiş. kısaca şehrin ruhu yeterli diyor.
bu şehrin beklentisini yabancılar, yine yabancılar için yükseltiyor arkadaşlar. biz yerliler için olay; ne barlar sokağı’ndaki gürültü, ne porsuk kenarındaki o turist kalabalığı, ne de eğlenilece...
AI Özet: yazar, müge anlı'nın ciddi bir kayıp vakasını anlatırken birden biber ekimine geçiş yapmasındaki absürtlüğe değiniyor. kadının artık iyice koptuğunu ve megalomanlaştığını düşünen yazar, programın kriminal ciddiyetten uzaklaşıp bir nevi hobi bahçesi muhabbetine döndüğünü savunuyor. (bkz: müge anlı ile kelebekler alemi) tadında bir şeye evrilmiş diyor ve artık emekli olup gitmesinin vaktinin geldiğini belirtiyor.
ısparta'da kayıp olarak aranan mehmet'in kafatası bulunmuş. arkada kırmızı fonlarla son dakika geçilmiş, dehşet olayla ilgili açıklama yaparken aniden dönüp neşeli neşeli biber ekiminden bahsetti...
AI Özet: yazar, sosyal medyadaki finlandiya masallarına karnının tok olduğunu söylüyor. endişe saati gibi uydurmalara inanmamak gerektiğini, asıl mevzunun bireysel alan, doğa sevgisi ve karanlık depresyonuyla baş etmek olduğunu belirtiyor. ekonominin ve sosyal devletin durumuna değinirken (bkz: gerçekler) diyerek ciddi bir orduları olduğunu ve berbat bir havayolu şirketleri olduğunu ekliyor.
(bkz: yalanciyi sikmiyorlar)finlandiya'da endise saati diye bir sey yoktur. kimse de cocuklarina boyle bir egitim vermez. instagramdan gordugunuz sacmaliklari saga sola yazmayi birakin komik oluy...
AI Özet: yazar, peygamberin hayatı üzerine yazılan kitaplardaki hurafelerden ve onu yüceltmek adına uydurulan yalanlardan dert yanıyor. bence yazarın derdi şu; adamın kendi ahlakı ve kuran zaten yeterli, neden ekstradan hikayeler uydurulsun ki? (bkz: dürüstlük) mesela tebbet suresindeki ebu leheb olayını örnek veriyor; eğer peygamber yalan söylüyor olsaydı, ebu leheb çıkıp müslüman oldum derdi ve ortalık karışırdı ama adam inatla karşı çıkmış, bu da durumun gerçekliğini kanıtlıyor diyor. yazar, peygamberin insanlığa kattığı değerleri tek tek sıralıyor. kediye eziyet eden kadının cehennemdeki halini anlatarak hayvan sevgisini, misvakla diş temizliğini önererek hijyeni ön plana çıkardığını belirtiyor. ayrıca günümüzdeki tesettür anlayışına dair uyarıları ve komşusu açken tok yatanın dışlanması gibi toplumsal dayanışma vurgularını hatırlatıyor. annelerin kıymetini bilen, yetimlerin halinden anlayan ve kız çocuklarını gömen vahşi bir toplumu ağlatacak kadar etkileyen bir ahlaka sahip olduğunu savunuyor. namazın maneviyatı ve allah sevgisi üzerine kurulan bu bakış açısıyla, asıl meselenin süslü hikayeler değil, bu güzel ahlakı yaşamak olduğunu anlatmaya çalışıyor.
"en kolay hikmet susmak ve güzel ahlaktır" buyurur resûlullah(s.a.v.)peygamberin hayatı üzerine binlerce kitap yazılmıştır. hurafelerle dolu binlerce hikâye de anlatılmaktadır elbet. resûlullah'ı...
AI Özet: yazar uykusuzken loop'a aldığı bu parçanın hem hüzünlü hem umutlu hissettirdiğini söylüyor. moduna göre insanı uçuran ya da yıkan türünün tek örneği bir iş olduğunu belirtiyor. (bkz: daft punk)
uyku tutmamış halde yatakta tavanı izlerken yine loop'a alıp dinlediğim müzik. diğer daft punk şarkılarındaki gibi aynı ritim bunda da durmaksızın d...
AI Özet: yazar simyayı sadece metalleri altına çevirme hobisi olarak görenlere hafiften ayar veriyor, mevzunun aslında tamamen ruhsal gelişim ve kendini gerçekleştirme ile alakalı olduğunu anlatıyor. (bkz: felsefe taşı) olarak bildiğimiz lapis philosophorum meselesine giriyor; bunun aslında "filozofların taşı" olduğunu ve olayın sadece altın yapmak değil, madde üzerinde tanrısal bir hakimiyet kurmak, yani arzularını gerçekleştirecek algoritmaya hükmetmek olduğunu belirtiyor. yazar diyor ki, buradaki taş metaforu aslında insanın ölümlü bedeninden sıyrılıp asla ölmeyecek olan özünü, yani mühürlenmiş bilgiyi bulması demek. işin teknik kısmına geçerken (bkz: prima materia) kavramını ortaya atıyor. bunu ruhun en ham, işlenmemiş hali olarak tanımlıyor. ruhun şifalanması tıpkı tıp gibi farklı dallara ayrıldığı için simya metinlerindeki sembollerin neyi temsil ettiğine dikkat çekmek gerektiğini söylüyor. son olarak solve et coagula yani çöz ve birleştir mevzusuna değiniyor. yazarın anlatımına göre, o meşhur taşa ulaşmak için önce mevcut formları yok edip her şeyi kaotik bir ilk hale döndürmek gerekiyormuş. yani önce bir yıkım, sonra yeniden inşa süreci söz konusu.
bu entry de simyaya özgü dönüşüm aşamalarının, sembolik olarak ruhsal gelişimde hangi anlamlara tekabül ettiğini konuşacağız. yani "kişi, kendini nasıl gerçekleştirir?" sorusunun cevabını inceley...
AI Özet: yazar, ithaki'nin çeviri ve yazım hatalarıyla imtihanına değiniyor. özellikle bilimkurgu serisindeki hatalara ve sitedeki stokda ibaresine takılmış; (bkz: dikkatsizlik) yüzünden şaşkın olduğunu belirtiyor.
ne yapıp edip çeviri ve yazım hataları ile ilgili sıkıntıları çözmesi gereken yayınevi. ithaki bilimkurgu klasikleri dizisindeki yazım hataları herkesi...
AI Özet: yazar diyor ki dikili'ye gidecek olanlar arabalarını yanına alırken iki kez düşünsün çünkü yollar resmen savaş alanı gibi. adam çandarlı'dan dikili'ye gitmiş, gördüğü manzaradan şok olmuş. ilçe merkezi dahil her yer derin çukurlarla doluymuş, birinden kaçarken diğerine giriyormuşsun. altyapı çalışmaları yüzünden yollar oluk gibi olmuş, birinci viteste kaplumbağa hızıyla ilerlemekten başka çare kalmamış. (bkz: slalom yapmak) sanayi tarafına sapmaya çalışmış ama oradaki çukurları meteor krateri sanmış, korkup geri dönmüş. kendi yaşadığı çandarlı'nın yollarından şikayetçiymiş ama dikili'yi görünce şaşkınlıktan küçük dilini yutmuş. yazarın gözünde bölge resmen kaderine terk edilmiş. yerel yöneticilere hafiften gönderme yaparak, eğer yollar düzelirse onları tebrik edeceğini söylüyor ama pek umudu yok gibi. son olarak da hayırlısı diyerek konuyu kapatmış. (bkz: alt takımnağıt)
yaz mevsimine sayılı günler kala deyim yerindeyse can çekişen ilçe. sözlük ahalisinden yolu bu yaz dikili'ye düşecek olan varsa şimdiden uyarayım; otomobiliniz büyük risk altında. dün bir işimi h...
AI Özet: yazara göre kevin durant, nba şampiyonluğu görmüş ve yaşça olgunlaşmış bir oyuncu. bu noktadan sonra tek derdi all-time scorer listesinde yükselmek gibi duruyor. bu yüzden suns'taki (bkz: devin booker) ile yaşadığı sorunlardan kaçıp, kendisine sürekli asist sağlayacak bir takım olan rockets'ı seçmiş. bu sayede bu sezon (bkz: michael jordan)'ı geçmeyi başarmış. bu hedefe ulaştıktan sonra da sakatlanmamak ve (bkz: lebron james)'a karşı kaybetme ihtimali yüzünden playoff maçlarına pek çıkmamış. yazar, durant'in (bkz: russell westbrook)'un triple double bağımlılığı gibi +30 sayı bağımlısı olduğunu düşünüyor. takımın liderliği, şampiyonluk gibi dertleri yokmuş. tek isteği basketbolu bırakana kadar tek skor odağı olmak ve listede yukarı çıkmakmış, takımın galibiyetleri umrunda değilmiş.
kevin durant nba şampiyonluğu yaşamış, belli bir yaşa gelmiş bir oyuncu. bana kalirsa bu noktadan sonra tek odağı all time scorer listesinde yükselmek gibi görünüyor. bunun için de suns’ta görece...