26 Nisan 2026

dünün en beğenilen entry'leri

48 entry

🧠 günün özeti

bugün debe'de kültürel derinlik ve günlük hayatın absürtlüğü arasında gidip gelen renkli bir hava hakim. bir yandan ömer lütfi akad'ın sinemasındaki toplumsal gerçekçilik (bkz: yönetmen sineması) ve drakula'nın yerelleştirilmiş haliyle nostalji rüzgarları eserken, diğer yandan portakallı kekin etimolojisinden (bkz: etimoloji) çocuklarla girilen komik diyaloglara kadar hayatın küçük detayları konuşulmuş. sanat dünyasındaki melankolik şiirler ve liedlerin karanlık atmosferi (bkz: romantizm) ruhu dinlendirirken, lebron james'in zamanı büken kariyeri ve kurtlar vadisi'ndeki devlet tiyatrosu ekolü (bkz: kurtlar konseyi) spor ve dizi tutkunlarını bir araya getirmiş. ancak maden işçilerinin yaşadığı sömürü (bkz: modern kölelik), internetteki kimlik zorunluluğu tartışmaları ve bazı çeviri fiyaskoları (bkz: fiyasko) günün daha karanlık ve tepkili yüzünü oluşturmuş. tüm bu karmaşanın ortasında ev huzuru ve küçük mutluluklar (bkz: küçük mutluluklar) ile nefes alan yazarlar, günün genel tablosunu oldukça zengin ve kontrastlı bir hale getirmiş.

24 nisan 2026 putin'in ermeni soykırımı mesajı negatif

AI Özet: yazar, putin'in mesajına bayağı sinirlenmiş ve adamın tarih bilgisini sorguluyor. rusya'nın kendi subaylarının raporlarıyla durumu anlatmaya çalışarak aslında madalyonun diğer yüzünü göstermek istiyor. yazar diyor ki; general mayewski'nin raporlarına bakarsanız ermeni çetelerinin müslüman halka yaptığı korkunç saldırıları, hatta çocuklara kadar uzanan vahşetleri görebilirsiniz. ayrıca yarbay tverdohlebov'un erzurum notlarından bahsediyor, adam rus ordusu geri çekilirken gördüğü katliamları tek tek yazmış, (bkz: gördüklerim yaşadıklarım) kitabı üzerinden sivil halkın nasıl paramparça edildiğini anlatıyor. yazar'a göre general bolhovitinov da ermeni birliklerinin disiplinsizliğini ve sivil halka uyguladığı şiddeti rus genelkurmayına raporlamış. hatta diplomat boryan'ın çalışmalarına değinerek taşnak partisinin bölgedeki yıkıcı etkilerini ve insanlık dışı eylemlerini vurguluyor. özetle yazar, birçok rus subayının günlüklerinde ve genelkurmay atase daire başkanlığı yayınlarında bu gerçeklerin olduğunu, putin'in bunları görmezden geldiğini savunuyor. ekşi sözlük'te bu kaynakların başlıklarının olmamasından da dert yanıyor, (bkz: #63145366) numaralı entry'sine de selam çakıyor.

putin sen tam bir eşşek oğlu eşşeksin. tarihinden ve tarihten bi habersin ya da kasti olarak yapıyorsun. ama ben sana okuduğum ve aklımda kalan kaynaklarıyla dönemin rus subaylarının asıl ermenil...

orijinal entry → eksisozluk.com

kurtlar vadisi'nin en iyi oyuncusu pozitif

AI Özet: yazar, kurtlar vadisi'nin 1-97 bölümlerini bir başyapıt olarak görüyor. ona göre, (bkz: kurtlar konseyi) üyeleri, gerçek hayatta devlet tiyatroları sanatçıları ve hatta (bkz: osman wöber) bile ankara devlet tiyatrosu müdürüymüş. mehmet karahanlı'dan testere necmi'ye, laz ziya'dan nizamettin güvenç'e kadar birçok karakterin devlet tiyatrosu kökenli olduğunu belirtiyor. aslan akbey ve duran emmi'nin de devlet tiyatrosu sanatçısı olduğunu ekliyor. hatta sekiz dakikalık ekran süresi olan cerrahpaşalı kahveci torbacı cemal ağa'nın bile yirmi üç yıldır fenomen olduğunu söylüyor. abuzer kömürcü ve oğluna, savcı karakterine, seyfo dayı'ya, pala ve ekibine, cerrahpaşalı kardeşlere hiç girmiyor bile. rus konseyi'nde de devlet tiyatroları sanatçılarının olduğunu vurguluyor. bu eserin eşsiz ve yeri doldurulamaz olduğunu düşünüyor. yazar, dizide sanatçı kökenli olmayan tek iki kişinin (bkz: polat) ve (bkz: abdülhey) olduğunu, onların da no name oldukları için başrole geldiklerini belirtiyor. bu fenomeni bize armağan eden yönetmen, yapımcı ve vefat eden oyunculara rahmet diliyor ve türk milletinin bu eseri her zaman el üstünde tutacağını düşünüyor.

kurtlar vadisi adlı fenomen 1-97 arası eserdir.“kurtlar vadisi çok büyük eserdi polaat..”kurtlar konseyi olarak oluşturulan tüm karakterler gerçek hayatta devlet tiyatroları sanatçılarıdır hatta ...

orijinal entry → eksisozluk.com

karısının doğumuna giren adamın dramı negatif

AI Özet: yazar diyor ki, adamcağız doğum anındaki görüntüleri bahane ederek aldatma mevzusuna kılıf uydurmaya çalışıyor ama ikinci hamilelik tüm yalanlarını ortaya çıkarmış. sorumluluktan kaçan, bilgisayar başında vakit öldüren bir tip olduğunu belirtiyor. ayrıca doğum anında orada olmayı sevgi göstergesi sananlara karşı çıkıyor; hijyen ve mide bulantısı mevzularını anlatıp (bkz: travma) yaşamasına gerek olmadığını savunuyor.

herif, karısını aldatmasını haklı çıkarmak ve karşısındakini aşağılayıp yaralamak için bir sürü alçakça şey söylemiş. bu deneyim adamda gerçekten tiksinti yaratmış ve adamı bir süreliğine cinsell...

orijinal entry → eksisozluk.com

110 madencinin gözaltına alınması negatif

AI Özet: yazar, gözaltındaki madencilerin ailelerinin durumuna üzülmüş. kadınların ve çocukların samimi isyanı onu etkilemiş. belediyenin otel teklifini reddedenlerin onuruna vurgu yapıp (bkz: adalet) beklediğini ve gün gelecek devranın döneceğini söylüyor.

izlediğim bir videoda iki madencinin eşleri destek için gelmiş ve birinin eylemdeki eşi kansermiş. namuslu insan oldukları her hallerinden belli olan bu kadınlar samimi ola...

orijinal entry → eksisozluk.com

25 nisan 2026 macron'un açıklaması negatif

AI Özet: yazar diyor ki avrupa'nın türkiye-yunanistan mevzusunda hep yunanistan'ı tutması jeopolitik sebeplerden değil, tamamen "hristiyan-müslüman" ayrımından kaynaklanıyor. (bkz: batı merkezli bakış açısı) adamlar sadece uygarlık beşiği mevzusuna takılmışlar, geri kalan detaylar onları hiç ilgilendirmiyor. aynı durum ermenistan için de geçerliymiş. yazar, hükümetin bazı hataları olsa da asıl sorunun yunanistan'ın lozan'a aykırı hareketleri olduğunu belirtiyor. macron ve ekibini de bu detayları görmezden gelmekle ve korkaklıkla suçlayıp (bkz: macron) hafiften gömüyor.

fransa, almanya gibi ülkelerin yunanistan-türkiye çekişmelerinde daima yunanistan tarafını tutmaları mevcut jeopolitik gerçeklerle, çatışmaların bağlamıyla falan değil, yalnızca ve yalnızca “avru...

orijinal entry → eksisozluk.com

az kişi tarafından bilinen şaheser filmler pozitif

AI Özet: yazar, 2000 sonrası çekilmiş ama hak ettiği popülerliğe ulaşamamış, kıyıda köşede kalmış film önerileriyle gelmiş. listeye italyan yapımı la meglio gioventu ile başlıyor; 6 saatlik uzunluğuna rağmen insanı hiç sıkmayan, italya'nın toplumsal değişimini iki kardeş üzerinden anlatan epik bir iş olduğunu söylüyor. (bkz: sabır taşı) sonra ukrayna'dan u are the universe'e geçiyor, uzayda yalnızlık temalı minimal bir bilim kurgu olduğunu, potansiyeli tam kullanamasa da izlenmeye değer olduğunu belirtiyor. avusturya'dan revanche ile vicdan ve kader temasını ön plana çıkarıyor, filmin sessizliğiyle insanı kemirdiğini anlatıyor. arjantin'den medianeras'ı önerirken modern şehir hayatındaki yalnızlığı çok samimi ve yumuşak bir dille işlediğini, izleyince insanı pamuklara sarılmış gibi hissettirdiğini söylüyor. ispanya'dan as bestas ile şehirli-köylü çatışmasını ve insanın karanlık yüzünü sert bir gerilimle verdiğini, o sıkışmışlık hissinin çok gerçekçi olduğunu ekliyor. son olarak güney kore'den gokseong'u öneriyor; yerel inançlar ve doğaüstü olaylarla dolu, izleyicinin huzurunu kaçıran ve sürekli soru sorduran katmanlı bir film olduğunu belirtiyor. genel olarak yazar, büyük iddiaları olmayan ama iz bırakan işlerin peşinde.

hepsi 2000 sonrası çekilmiş; şaheser olma dertleri olmasa da tadı damakta, kalpte, zihinde kalarak -bence- bu mertebeye ulaşmış, nispeten kıyıda köşede kalmış filmlerdir. imdb puanlarına göre* sı...

orijinal entry → eksisozluk.com

dünyanın en kötü tatlısı negatif

AI Özet: yazar, klasik tatlılara sallayanların marjinal görünme çabasına gülümsüyor. annesinin yaptığı tatlıların gayet iyi olduğunu, misafirlerin de onayladığını söylüyor. ona göre türkiye'nin en anlamsız tatlısı (bkz: bici bici) ama dünyada daha beteri kesin vardır diyor. tam bir mutfak tartışması.

dünyanın en kötü tatlısı başlığına yazılanlara bak. sütlaç, kabak tatlısı, ayva tatlısı, kemalpaşa, şekerpare. şu tatlılarının hemen hepsi ortalama türk ailesini annesinin her zaman yaptığı tatlı...

orijinal entry → eksisozluk.com

hyeon-gyu oh pozitif

AI Özet: yazar, hyeon-gyu oh'un bitiriciliğinin (bkz: xg) uçuşta olduğunu, fiziksel gücüyle rakipleri sürüklediğini söylüyor. bu performans sürerse dev kulüpler sıraya girer diyor, eleştirenlere de sallıyor.

8 gol atan oyuncu, bunu toplam 3.92xg' den çıkardı gol/xg oranı 2.04 yapıyor ki örnek olsun bu sene bu oran harry kane için 1.38, osimhen iç...

orijinal entry → eksisozluk.com

gelin düğün diyet notr

AI Özet: yazar diyor ki türkiye'nin modernleşme sürecini anlamak istiyorsan 1950 ve 60'lardaki köyden kente göç mevzusuna iyi bakman lazım. bu olay toplumun her hücresini etkilediği için sinemanın buna kayıtsız kalması imkansızdı zaten. (bkz: toplumsal gerçekçilik) akımıyla beraber halit refiğ, duygu sağıroğlu ve tunç okan gibi isimler bu konuyu işleyip aslında tarihe bir nevi belgesel bırakmışlar. ama yazarın asıl odaklandığı nokta ömer lütfi akad'ın gelin, düğün ve diyet üçlemesi. yazara göre bu filmler sadece birer hikaye değil, bugünün sosyologları için dijital dünya öncesi aile yapısını ve kentleşmenin geleneksel hayatı nasıl hırpaladığını anlamak adına altın değerinde kaynaklar. akad'ı öyle bir yere koyuyor ki, derviş zaim'in benzetmesiyle türk sineması resmen bu adamın paltosundan çıkmış. (bkz: yönetmen sineması) kavramının kurucusu sayılan akad, ticari yeşilçam kıskacında bile kendi dilini korumayı başarmış bir usta. göç konusuna olan takıntısı öyle değil; önce orhan kemal ile çalışmış ama içine sinmediği için projeyi rafa kaldırmış (bu arada o metin sonra roman olmuş). ardından selim ileri ile denemiş ama orada da yöntemler uyuşmamış. yani akad, bu üçlemeyi yapana kadar bayağı bir sancı çekmiş ve ustalığının zirvesindeyken piyasaya küsüp sinemayı bırakmış.

göç olgusu türkiye moderleşme tarihini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. yakın dönem türkiye tarihini, 1950’lerin başında başlayıp 1960’larda yoğunlaşarak devam eden köyden kente göç olgus...

orijinal entry → eksisozluk.com

alperen şengün negatif

AI Özet: yazar, alperen'in kariyer zirvesindeki maçlardan birini oynadığını ama takım arkadaşlarının (bkz: beyin bedava) modunda takılması yüzünden mağlup olduklarını söylüyor. adam 47 dakikada ortalığı yıkmış, ayton'ı resmen paketlemiş ama son saniyelerdeki saçma sapan hatalar yüzünden maç uzatmalara gitmiş ve kaybedilmiş. yazara göre takımın bu kadar patlaması üzücü olsa da alperen gibi bir (bkz: franchise player)le yola devam etmek büyük şans. stan van gundy bile çocuğa hayran kalmış. yazar, alperen'in önünün açık olmasını diliyor ama bu travmatik maçın ona bazı şeyler öğretmiş olabileceğini belirtiyor.

belki de kariyerinin en efektif maçını oynadı ama takımdaki diğer oyuncuların yaşadığı manasız bir akıl tutulmasıyla damga vurduğu maçtan galibiyetle ayrılamadı. 30 saniye varken jabari kendi sah...

orijinal entry → eksisozluk.com

çocuklarla girilen komik diyaloglar pozitif

AI Özet: yazar, yeğeniyle yıldızları izlerken sokaktaki bir çiftin tutkulu öpüşmesine denk geldiğini anlatıyor. küçük çocuğun durumu fark edip gençlere show başlasın diye bağırmasıyla olay komik bir hal almış. yazar da bu absürt anı unutamamış, on yıl sonra hala bu cümleyi slogan olarak kullanıyormuş. (bkz: çocukların filtresizliği)

6 yaşındaki erkek yeğenim ile gece balkondayız..gökyüzü yıldız kaynıyor..soruları üzerinden yıldızlar hakkında bilgi veriyorum falan.. o sırada 20 li yaşlarda bir genç kız ile bir erkek evin önün...

orijinal entry → eksisozluk.com

yazarların bugünkü mutluluk sebebi pozitif

AI Özet: yazar raporlu olmanın tadını çıkarırken evinin huzuruna ve emeğine odaklanmış. oğluyla beraber geçirdiği sabahın ve kendi kurduğu düzenin verdiği keyfi anlatıyor. evine olan düşkünlüğü ve orada hissettiği güven duygusu onu bayağı mutlu etmiş. (bkz: ev huzuru) genel olarak hayatın koşturmacası arasında yakaladığı bu küçük anların kıymetini biliyor ve sonunda gerçekten mutlu olduğunu fark ediyor. (bkz: küçük mutluluklar)

bugün raporumun ikinci günü an itibarı ile. uzun zamandır kendimi yorgun hissediyordum ki, ilaç gibi geldi hastalık izni. neyse konumuz bu değil ki, biz yaşını başını almış kadınlar, bismillah de...

orijinal entry → eksisozluk.com

erkeklerin flört sinyali kafa karışıklığı negatif

AI Özet: yazar diyor ki erkeklerin flört sinyallerini anlamayıp şaşırması aslında kadınların bilinçli olarak yarattığı bir gri alan yüzünden. kadınların bu belirsizliği stratejik kullandığını, işlerine gelince flört, gelmeyince ise yanlış anlamışsın diyerek durumu çevirdiklerini belirtiyor. (bkz: manipülasyon) bu durumun tecrübesiz erkekleri şapşala çevirdiğini ama zamanla bu oyunu çözenlerin kalbinin katılaştığını veya kuralları öğrendiğini savunuyor. gençlere tavsiyesi ise kendilerini beğendirmek için uğraşmamaları yönünde. çünkü beğenenin her haliyle, beğenmeyenin ise kuş tutsanız beğenmeyeceğini iddia ediyor. özü sözü; kendinize yatırım yapın, kendiniz olun ve sizi olduğunuz gibi seven gelsin diyor. son olarak cesare pavese'den alıntılarla kadınların güce ve duruşa verdiği tepkilerin farklılığını vurgulayıp noktayı koyuyor.

konu çok zor değil: aslında bu kafa karışıklığını bilerek ve isteyerek kadınlar yaratıyor. zira bu flu durumu işlerine geldiği gibi veya o anın gidişine göre değiştirerek kullanma özgürlükleri ol...

orijinal entry → eksisozluk.com

24 nisan 2026 zohran mamdani'nin küstah açıklaması negatif

AI Özet: yazar, monşer diye küçümsenen eski diplomatların aslında lobicilikte usta olduğunu, onları dışlayınca dış dünyada yalnız kaldığımızı söylüyor. (bkz: kendilemiş)

erdoğan zamanında monşerler için bir şeyler söylemişti.(bkz: monşerler bize diplomatik ilişki öğretmesin)öncesinde de demişti k...

orijinal entry → eksisozluk.com

sözlük yazarlarından aforizmalar notr

AI Özet: yazar hayatın matematiğini üçerli gruplarla çözmüş; zaman, onur ve sevgi gibi mevzuları sıralayıp (bkz: derin mevzular) özet geçiyor.

üç şey asla geri gelmez: zaman, söz, fırsat.üç şey kaybedilmemelidir: sakinlik, umut, onur.bir ins...

orijinal entry → eksisozluk.com

sözlükçülerin favori müzik albümleri notr

AI Özet: yazar, iki aydır halk müziği ve aşık kültürü dinlemekten iyice sıkıldığını, bu yüzden de (bkz: çubuğu tersine bükmek) taktiğiyle tamamen zıt bir yöne, yani lied dünyasına daldığını anlatıyor. liedlerin ne olduğunu, piyano veya orkestra eşliğinde söylenen almanca şarkılar olduğunu, bunun bir formdan ziyade bir janr olduğunu belirtiyor. italyan sanat müziğinin o sıcak ve süslü havasının aksine, liedlerin daha köşeli, kasvetli ve karanlık bir yapısı olduğunu söylüyor. bu işin babası olarak schubert'i gösteriyor ve özellikle winterreise albümünün insanlığın yarattığı en güzel şeylerden biri olduğunu, mutlaka dinlenmesi gerektiğini savunuyor. kayıtlar konusuna gelince, meşhur dietrich fischer-dieskau ismini gündeme getiriyor. her ne kadar bazıları onu yapay bulsa da yazar adamın büyüklüğünü kabul ediyor ama kendi tercihinin hans hotter'dan yana olduğunu ekliyor. son olarak kuzeyin schubert'i denilen ama hak ettiği popülerliği yakalayamayıp kanonun dışında kalan carl loewe'den bahsederek bu gizli cevheri de listesine ekliyor. özetle yazar, halk müziği detoksuna girip kendini avrupa sanat müziğinin karanlık ve derin sularına bırakmış.

[çeyiz -1][çeyiz -2][çeyiz -3][çeyiz -4], orta asya müziği /1[çeyiz -5], orta asya müziği /2[çeyiz -6][çeyiz -7][çeyiz-8][çeyiz-9][çeyiz-10] aşık kültürü /1[çeyiz-11] aşık kültürü /2[davut sulari...

orijinal entry → eksisozluk.com

doruk madencilik negatif

AI Özet: yazar, doruk madencilik'in işçileri resmen sömürdüğünü, adamların yıl boyunca çalışıp sadece iki ay maaş alabildiğini anlatıyor. durumu tam bir (bkz: modern kölelik) olarak tanımlıyor. emeğin bu kadar ucuzlamasına ve polislerin işçiye değil de patrona kalkan olmasına bayağı kurmuş. yazara göre bu düzenle hukuktan bahsetmek imkansız. tek çözümün ise tüm emekçilerin el birliğiyle bu tarz yerlere yaptırım uygulaması olduğunu savunuyor, yani olay tamamen (bkz: emek hırsızlığı) mevzusu.

insanın etiyle kemiğiyle ucuzlaştırıldığı, yok sayıldığı başka bir şirket. madenci babaların 12 ayda sadece 2 ay maaş alabildikleri kara bir düzen. artık neden bunları yaşıyoruz kısmını geçmek is...

orijinal entry → eksisozluk.com

geceye az kişinin bildiği güzel bir film bırak negatif

AI Özet: yazar, xavier dolan imzalı juste la fin du monde filmini öneriyor. ölümcül hasta bir adamın ailesine veda etmeye çalışmasını anlatan dramatik bir iş olduğunu söylüyor. oyuncu kadrosu şampiyonlar ligi gibi (bkz: marion cotillard). gaspard ulliel'in trajik kaybı ise filme ayrı bir hüzün katıyor, izleyin derken gözyaşı döküyor.

juste la fin du monde (alt tarafı dünyanın sonu)xavier dolan tarafından yazılan, yönetilen ve kurgulanan 2016 yapımı bir drama filmidir. film, jean-luc lagarce'ın 1990 tarihli oyunundan uyarlanmı...

orijinal entry → eksisozluk.com

yerel tv kanalları pozitif

AI Özet: yazar, türksat üzerindeki yerel kanalları zaplamayı tuhaf bir hobiye dönüştürmüş. bu kanalların telif haklarını pek takmadığını, ya public domain filmleri ya da bildiğin korsan yayınları döndürdüğünü belirtiyor. internette her şeye ulaşabiliyoruz ama yazar için olay tamamen rastlantısal karşılaşmaların büyüsü. kanal 15'te klasik savaş filmleri, deniz postası tv'de hitchcock, kanal 28'de ise westernler takılıyor. (bkz: kitch) kanalların logoları paint ile yapılmış kadar amatör, ama yazar bu salaşlığı çekici buluyor. filmin en dramatik yerinde ekranda beliren hayırlı cumalar yazısı veya sünnet organizasyonu reklamı gibi absürtlükler, sinema tarihinin ciddiyetini hafifçe yamultuyor. görüntülerin soluk, seslerin yankılı olması sanki filmler eski vhs kasetlerden sızmış hissi veriyor. robin williams'ı güner ümit'ten dinlemek gibi nostaljik detaylar da cabası. yazar, netflix gibi steril algoritmaların dayattığı içerikler yerine bu pervasız kaos alanını tercih ediyor. özellikle depresif dönemlerinde bu kanalları izleyerek, aynı sahnenin bir berberde veya kahvehanede de izlendiğini bilmenin verdiği ortaklık hissiyle yalnızlığını gidermiş. tam bir dijital göç ve sinemanın yeraltı dolaşımı hikayesi anlatıyor.

türksat uydusu üzerinde yayın yapan bir sürü yerel tv kanalı var. bunları gün içinde zaplamak en tuhaf hobilerimden biri. can sıkıntısı içinde debelenirken acayip oyalıyor, çünkü bu kanalların ba...

orijinal entry → eksisozluk.com

lotus ayak negatif

AI Özet: yazar, çin'deki eski ve oldukça sancılı lotus ayak geleneğinden bahsediyor. olay tamamen kadınların ayaklarını küçültüp zarif gösterme çabasıyla başlamış, hatta mevzu 10. yüzyıldaki bir saray dansçısının ayaklarını bağlayıp lotus çiçeği üzerinde dans etmesine kadar uzanıyormuş. zamanla bu durum bir statü sembolü haline gelmiş, (bkz: sınıfsal farklar) iyice belirginleşmiş. yazarın anlattığına göre 4-9 yaş arası çocukların ayaklarını resmen deforme ederek 8-10 santime düşürmeye çalışmışlar. altın lotus dediğimiz o ideal boyuta ulaşmak için çekilen acılar gerçekten dehşet verici. kadınlar evlenmek ve toplumda kabul görmek için ömür boyu sürecek sağlık sorunlarını göze almışlar. 1912'de yasaklansa da etkisi uzun sürmüş. yazara göre bu durum, kadınlar üzerindeki toplumsal baskının en uç örneği.

çin’de yaklaşık bin yıl boyunca süren ayak bağlama geleneği, kadınların ayaklarını küçük ve zarif göstermek amacıyla yapılan oldukça acı verici bir uygulamaymış. “lotus ayağı” adı verilen bu gele...

orijinal entry → eksisozluk.com

7 ocak 2026 gümrüksüz yurtdışı alışverişin bitmesi negatif

AI Özet: yazar, basit bir yedek parçayı bile yurt içinde bulamadığını, tek çarenin temu olduğunu söylüyor. gümrük mevzuatı yüzünden 1.5 euroluk parça için ağlamalı bir tablo çizmiş. (bkz: şanssızlık)

çim biçme makinam var. geçen gün metal başlığıyla bahçedeki çimleri biçerken taşa vurdurdum ve plastik kafa kısmı sıyırdı, artık k...

orijinal entry → eksisozluk.com

küba negatif

AI Özet: yazar, küba'nın özellikle türk solcular için bir çeşit kutsal mekan haline geldiğini, rasyonel bakış açısının tamamen terk edildiğini söylüyor. ona göre sol camia, küba'yı bir başarı hikayesi olarak pazarlamaya çalışıyor ama aslında ortada kocaman bir başarısızlık var. yazarın en çok takıldığı nokta ise her şeyin (bkz: abd ambargosu) ile açıklanması. küba'daki teknolojik geri kalmışlığın, fakirliğin ve beceriksizliklerin üstünün bu ambargo hikayesiyle örtüldüğünü iddia ediyor. özellikle kanser aşısı mevzusuna girmiş; insanların bunu sanki her şeyi çözen bir mucizeymiş gibi anlattığını, bilimsel gerçekleri görmezden gelip meseleyi bir (bkz: mesih) hikayesine çevirdiklerini belirtiyor. yazar diyor ki; sovyetler dağıldı, çin kapitalist oldu, kuzey kore zaten felaket durumda; geriye solun vitrinine koyabileceği tek biblo küba kaldı. eğer küba'nın da aslında işlemediği ortaya çıkarsa ideolojik dünyalarının çökeceğini, bu yüzden de küba'yı savunmanın bir nevi sadakat testine dönüştüğünü savunuyor. kısacası yazar, küba konusunun artık siyasi bir tartışma değil, körü körüne bağlı kalınan bir inanç meselesi haline geldiğini düşünüyor.

dünya komünistlerinin kabe'si, türk solunun ise helvadan putudur. üstelik, tapındıktan sonra sadece kendileri yemezler, gönlü bol insanlar oldukları için size de ikram ederler. çünkü bugün dünya'...

orijinal entry → eksisozluk.com

ekşi sözlük yazarlarının en sevdiği şiirler pozitif

AI Özet: yazar, teoman'ın şarkı sözü sandığı dizelerin aslında bir şiirden derleme olduğunu fark edince dünyası değişmiş. (bkz: teoman) bir başka yazarın paylaşımıyla tanıştığı bu şiirin etkisinden uzun süre çıkamadığını, hatta üzerine uzunca konuştuklarını anlatıyor. şiiri öyle bir sevmiş ki direkt favori listesine eklemiş. yazarın paylaştığı metne bakılırsa şiir; yalnızlık, ölüm, yaşam ve bitmek bilmeyen sorular üzerine kurulu, oldukça melankolik bir havada geçiyor. hani şu gece yarısı trenle gitmek, acıları ödünç almak gibi derin mevzular var ya, tam öyle bir mod. yazar özellikle sevgiyi, kaybı ve dünyanın geçiciliğini anlatan kısımlardan etkilenmiş. şiirin sonunda yer alan ve her kelimenin başına gül eklenen o romantik kısımlar, yazarın kalbini çalmış diyebiliriz. (bkz: romantizm) genel olarak yazar, şiirin ruhundaki o hüzünlü ama bir o kadar da naif atmosferin kendisini çok sarstığını belirtiyor. okumak isteyenlere seslendirme ve şarkı önerileriyle beraber yolu göstermiş, resmen bizi de bu melankoliye ortak etmiş. kısacası yazar diyor ki; bazı şeyler şarkıyla başlar ama şiirle tamamlanır.

bu şiirle, bir dizesini paylaşan @bessehir aracılığıyla tanışmıştım. yahu bu dizeleri biliyorum ben dedim. teoman şarkısı olarak bildiğim bu sözler meğer bu şiirden derlemeymiş.şiiri okur okumaz ...

orijinal entry → eksisozluk.com

sosyal medyada kimlik zorunluluğu getirilmesi negatif

AI Özet: yazar, internette anonim kalmanın temel bir hak olduğunu savunuyor. kafeye girerken kimlik göstermiyorsak burada da gerek yok diyor. veri sızıntılarını hatırlatarak kişisel bilgilerin güvenliğine güvenmediğini belirtiyor. asıl amacın suçluları bulmak değil, insanları (bkz: fişlemek) olduğunu ve özgürlüğün kısıtlanacağını düşünüyor.

internet anonimliği hakkımızdır. her nasıl fiziki bir sosyal ortamda kişisel bilgilerimizi önceden belirtme zorunluluğumuz yoksa burada da olmamalıdır. bir kafede arkadaşlarım ile otururken kafe ...

orijinal entry → eksisozluk.com

hayrettin ile kaos show negatif

AI Özet: yazar, hayrettin'in youtube programındaki kişilerin zaten sosyal medyada aktif olduğunu ve kendi kitlelerine sahip olduklarını söylüyor. yani ortada yeni bir kaos yok, sadece mevcut fenomenler bir araya getirilmiş. izleyicilerin bu durumu freak show gibi görüp rahatsız olmasına anlam veremiyor; çünkü bu tipler program olmasa da orada. (bkz: internet dünyası) kısacası yazar diyor ki, sevmiyorsan izleme ama kapatmaya çalışma, adamlar ekmeğini orada kazanıyor.

öncelikle ulusal kanalda değil, youtube üzerinde bir kanalda yayınlanan programdır. katılan insanlar da bu programda yaptıklarını zaten 7/24 çeşitli sosyal medya platformunda yapan insanlar. yani...

orijinal entry → eksisozluk.com

recep tayyip erdoğan negatif

AI Özet: yazar, bahçeli'nin erdoğan'a yaptığı (bkz: kapak) cevabı hatırlatıyor.

devlet bahçeli "kızım başörtüsü yasağı yüzünden abd'de okumak zorunda kaldı" diyen erdoğan'a "o...

orijinal entry → eksisozluk.com

sagalassos pozitif

AI Özet: yazar antalya dönüşü yol üstü diye sapmış, kendini dağın tepesinde bulmuş. bu kadar yüksekte nasıl şehir kurduklarına, insanların nasıl beslendiğine ve ticaretin nasıl döndüğüne bayağı şaşırmış. (bkz: büyük iskender) bile buraya ordu çıkarmış diye hayret ediyor ama korunaklı olması bunu açıklıyor. çeşmesi ve tiyatrosu falan bayağı etkileyiciymiş. müze kartı olanlara şiddetle öneriyor ama güneşten yanmamak için şemsiye şart diyor.

2023 antalya tatili dönüşü hazır vaktimizde var, yolumuzun üzeri diyerek anayoldan sapıp tırmanmaya başladım. tırman tırman sonunda dağın tepesinde kurulan şehre geldik. ulan insan bu dağın başın...

orijinal entry → eksisozluk.com

lebron james pozitif

AI Özet: yazar, lebron'un kariyerindeki zaman bükülmesine şaşırıyor. hidayet türkoğlu döneminden alperen şengün dönemine kadar geçen sürede adamın hala sahada olup maç çözmesi ona gerçek dışı geliyor. 41 yaşında hala play-offlarda domine etmesini, birçok hall of famer'ın prime döneminde bile yapamadığı işleri başarmasını takdir ediyor. adam artık yorulsa da bu durumun hayatın gerçeği olduğunu söylüyor. bıraktığında sporda (bkz: derin bir boşluk) oluşacağını, sanki çocukluktan beri tanıdığın mahalle bakkalının gitmesi gibi hissettireceğini belirtiyor ve legrandpa'ya selam gönderiyor.

yaşımız daha 15 iken 2009 play-off'larında (bkz: hidayet türkoğlu) üzerinden üçlük atıp maç almıştı, bugün hido 47 yaşında basketbolu bırakalı 11 sene oldu. bir başka türk oyuncu, 23 yaşındaki (b...

orijinal entry → eksisozluk.com

asım can gündüz pozitif

AI Özet: yazar, asım can gündüz'ün fırtına gibi estiği dönemlerde harbiye açık hava'da yaşadığı absürt bir anısını anlatıyor. yağmurdan dolayı konserin iptal olduğu bir günde, arkadaşıyla birlikte gizlice içeri süzüldüklerini belirtiyor. sahneye baktıklarında asım can'ın boş tribünlere karşı (bkz: smoke on the water) çaldığını ve kendilerini görünce hiç bozmadan "konser iptal, içelim" diyerek takıldığına değiniyor. resmen bedavaya özel resital izlemişler. yazar, planlı programlı etkinliklerden ziyade rock'n roll'un bu tarz plansız ve samimi anlarının çok daha unutulmaz olduğunu savunuyor. tam bir (bkz: şanslı günüm) hikayesi.

asım can gündüz'ün istanbul'a fırtına gibi döndüğü, "boku yedi" ve "kalbimi çıkardım" ile ortalığı kasıp kavurduğu o efsanevi seneydi. açık hava tiyatrosu'nda konseri vardı ve biz heyecanla o gün...

orijinal entry → eksisozluk.com

disk negatif

AI Özet: yazar, maden işçilerini görmezden gelip 1 mayıs yapanların samimiyetsizliğini anlatıyor. (bkz: sarı sendika) takılanların hak mücadelesi demesine bayağı sinir olmuş.

190 km yol yürüyerek bakanlığın önüne gelen, günlerdir genel merkezlerinin dibinde eylemde olan ve iki kez biber gazı ku...

orijinal entry → eksisozluk.com

drakula istanbul'da pozitif

AI Özet: yazar, ali rıza seyfi'nin 1928'de yazdığı romanın bram stoker'ın drakulasını resmen yerelleştirdiğini söylüyor. adam öyle bir uyanıklık yapmış ki, transilvanya mevzusunu osmanlı toprakları üzerinden kazıklı voyvoda olayına bağlamış. (bkz: yerli ve milli drakula) 1953 yapımı filmdeki sarımsaklı imambayıldı muhabbetine ve esas oğlanın kürekle canavar avladığı sahnelere bayılmış. bülent oran'ın gençlik hallerini izlediğimiz bu yapımın, yeşilçam'daki korku filmi kıtlığının öncüsü olduğunu belirtiyor. yazarın teorisine göre, halk zaten cin ve karabasan mevzularıyla yeterince haşır neşir olduğu için ekstra korku filmi izleme isteği duymamış. ayrıca sinemanın ilk korku filmi olan çığlık'ın çoktan yok olduğunu ve istanbul'da geçen yabancı karakterli filmlerin modasını bu yapımın başlattığını iddia ediyor.

ali rıza seyfi'nin 1928 tarihli romanı, irlandalı bram stoker'in draculasının serbest çeviri halini de aşan şekilde, neredeyse yeniden yazılmışı gibidir. rıza seyfi'nin olayı uyanıklığıdır. ulan ...

orijinal entry → eksisozluk.com

muhammed kerem aktürkoğlu negatif

AI Özet: yazar, kerem aktürkoğlunun eski takımına karşı çıkacak olması üzerine konuşuyor. taraftarın ona özel bir ilgi göstermemesini, diğer fenerbahçeliler gibi görmezden gelinmesini istiyor. kerem'in gs döneminde hiçbir zaman gerçek bir yıldız veya taraftarın gözdesi olmadığını, hatta birçok kişinin ondan hoşlanmadığını savunuyor. (bkz: yerli kontenjanı) mevzusuna değinerek oyuncunun sadece işlevsel olduğunu belirtiyor. yazara göre kerem'e yapılacak herhangi bir özel protesto veya ilgi, adamın kendini önemli hissetmesine yol açar. kısacası yazar, kerem'in (bkz: önemsiz) olduğunu ve kimsenin duygusallaşmaması gerektiğini söylüyor.

yarın ali sami yen'e ilk kez rakip olarak çıkacak. umarım galatasaray tribünleri kendisini ciddiye alıp buna özel muamele yapmaz. diğer fenerbahçeli oyunculara ne yapıyorsak buna da aynısını yapa...

orijinal entry → eksisozluk.com

müge anlı ile tatlı sert negatif

AI Özet: yazar, tacizci bir şahsın 14 yaşındaki kız tarafından bıçaklandığını anlatıyor. suçlunun hak ettiği sonu bulduğunu söylese de adaletin geç kalmasına ve yaşanan travmalara (bkz: çok üzücü) yanıyor.

(bkz: #172541656)az önce şans eseri gördüm, burada adı geçen o malum pis eleman cin ali denilen herifi 14 yaşındaki kızı bıçaklamış.kolayca tahm...

orijinal entry → eksisozluk.com

kevin durant negatif

AI Özet: yazar, durant'in sezon boyu oynayıp play-off zamanı sakatlık bahanesiyle kenara çekilmesine gıcık olmuş. adamı takıma niye aldıklarını, twitter'da takılıp takım ruhunu bozduğunu sorguluyor. rafael stone'un akıllıca davranıp takımı temizlemesini istiyor ama bir yandan da hayallerini süslemiş. (bkz: hayal dünyası) alperen şengün'ü giannis ile, amen thompson'u da embiid ile takaslayıp şöyle şampiyonluk kokan bir houston rockets izlemek istiyor. kısacası yazar, durant'in performansından ziyade mentalite ve takas stratejileri üzerine kafa yormuş.

neredeyse tüm sezon maçlarını oynayıp play-off'larda "aga benim bel iptal" diyen eleman.kevin durant'i niye aldılar abi?washington wizards'ın bomboş sahasında 5-6 jumpshot ve 2-3 tane de üçlük sa...

orijinal entry → eksisozluk.com

hikmet kıvılcımlı negatif

AI Özet: yazar, hikmet kıvılcımlı'nın marx'ın kapital eserini ve lenin'in bu eserden yaptığı alıntıları türkçeye çevirirken resmen çuvalladığını söylüyor. adamcağızın almancası yarım yamalak olduğu için metinlerin anlamını kaydırdığını, marks'ın fikirlerini baltaladığını iddia ediyor. yazarın iddiasına göre kıvılcımlı, orijinal metindeki "sosyal istihsal prosesi" gibi kritik kavramları yanlış çevirerek işin mantığını bozmuş. özellikle büyük sanayinin aile yapısı ve kadın-erkek ilişkileri üzerindeki etkisini anlatan kısımlarda, orijinal metinle çeviri arasında dağlar kadar fark olduğunu savunuyor. yazar, kıvılcımlı'nın çevirileri yüzünden anlamın tamamen saptığını, kelimelerin yerli yerinde olmadığını ve ortaya çıkan sonucun orijinal eserle hiçbir alakası kalmadığını belirtiyor. yani özetle yazar, kıvılcımlı'nın çeviri yeteneğini (bkz: fiyasko) olarak nitelendiriyor ve eğer marx bugün yaşasaydı, eserinin böyle bir tercüme sürecinden geçtiğini görse herhalde çok üzülürdü diyor. çeviri hatalarının sadece basit kelime yanlışları değil, sistemin temel mantığını etkileyen ciddi hatalar olduğunu örneklerle anlatmaya çalışmış.

marx, «kapital»ın rusça tercümesi basılınca çok sevinmiş ve rusya gibi geri bir ülkede ilmî sosyalizm fikirlerini anlayıp yayabilecek insanların yetiştiğini görmekle büyük bahtiyarlık duymuştu.öl...

orijinal entry → eksisozluk.com

adana negatif

AI Özet: yazar adana'daki toplu taşıma zamlarına ve araçların rezalet durumuna isyan ediyor. şoförlerin agresifliği ve konforsuzluktan şikayetçi. yetkililerin halkın çektiği çileyi bilmediğini düşünüyor. (bkz: adana belediyesi) ve kaos.

türkiye'nin en ucuz suyu derlerdi şimdi de en ucuz toplu taşıması derler. evet zam gelmiş. mitinglerde boşuna insanları bedava taşımadılar. kooperatifler büyükşehiri kuc...

orijinal entry → eksisozluk.com

ankara koşması pozitif

AI Özet: yazar, halk arasında yürü dilber yürü diye bilinen ankara koşması'nın teknik detaylarına girmiş. udi nevres bey'in derlediği bu parçanın hem hicaz hem uşşak makamında çalınabildiğini, bu yüzden hem ağır hem de kıpır kıpır versiyonlarının olduğunu anlatıyor. (bkz: müzikoloji) eski taş plak kayıtlarına denk gelmiş; bir yanda daruttalim-i musikî cemiyeti'nin daha vakur tavrı, diğer yanda luiza hanım'ın silah sesleri ve naralarla süslediği aşırı enerjik yorumu var. yazarın dikkatini çeken asıl mevzu ise sözlerin zamanla değişmiş olması. günümüzdeki versiyonla eski kayıtların güfteleri farklıymış. ayrıca luiza hanım'ın, 50'lerin müzikallerinden tanıdığımız eleni/luiza nor olup olmadığını merak etmiş. kısaca eserle ilgili derin bir arşiv çalışması yapmış diyebiliriz.

ilk dizesinden ötürü "yürü dilber yürü" adıyla popülerleşen ankara koşması, udi nevres bey (1873-1937) tarafından derlenenen hicaz makamında anonim bir türkü olmakla birlikte uşşak makamında da ç...

orijinal entry → eksisozluk.com

portakallı kek pozitif

AI Özet: yazar, portakallı kekin çayla ve özellikle zeytinle olan uyumuna bayılıyor. kendisi tatlı ve tuzluyu beraber götürmeyi sevenlerden, (bkz: reçel peynir) ikilisi gibi. eve sıcaklık katan iki temel şeyin portakallı kek ve halı olduğunu iddia ediyor. kekin dişlerin arkasına yapışma mevzusuna değinip, misafirlikteki o gizli temizleme çabalarının trajikomikliğine gülüyor. yemek adabı konusuna girip eski bayat poğaçalarla imtihanlarını anlatıyor. sonra konu bir anda (bkz: etimoloji) dersine dönüyor; portakal kelimesinin portekiz'den geldiğini, hindinin isimlendirme sürecine benzer bir durum olduğunu açıklıyor. osmanlı döneminde ekşi portakala narenç dendiğini, üçüncü ahmed'in ekşi olanı pek sevmediğini anlatıyor. kekin aslında ingilizce cake kelimesinden geldiğini, osmanlıda bugünkü gibi kekler olmasa da meyveli tatlıların olduğunu belirtiyor. eskiden etli yemeklerde meyve kullanma geleneğinin olduğunu ama bizim artık sadece tuz ve şeker odaklı bir damak tadına evrildiğimizi söylüyor. meyve cenneti olmamıza rağmen meyveye erişimin zorlaşmasıyla ekonomik durumlar arasında bağ kuruyor.

şimdi bu portakallı kek güzel mi? güzel.çay ile güzel gidiyor mu?evet.bir de zeytin varsa yanında her şey tamam mı?tamam.ne fark ediyoruz peki?ben tatlı - tuzlu bazı besinleri birlikte tüketmeyi ...

orijinal entry → eksisozluk.com

wristcutters a love story notr

AI Özet: yazar, wristcutters a love story filminin intihar sonrası hayatın devam ettiği absürt ve melankolik bir evrende geçtiğini söylüyor. klasik romantik filmleri boşverin, burada kara mizahla harmanlanmış bir yol hikayesi var. ana karakter zia, sevgilisi tarafından terk edilince kendini gönderiyor ama gittiği yer bildiğimiz dünyadan daha soluk ve anlamsız bir yer. yazarın deyimiyle "yanlış kapıyı seçmiş" çünkü burası da en az dünya kadar sıkıcı. zia, eski sevgilisinin de oraya geldiğini öğrenince yanına eugene ve mikal gibi tuhaf tipleri alıp yola çıkıyor. yazar, filmin intiharı romantize etmediğini, aksine "ölünce bile kurtuluş yok" mesajı verdiğini belirtiyor. görsel olarak kasıtlı bir donukluk varmış, güneş ısıtmıyor, insanlar bağ kurmuyor. (bkz: gogol bordello) müzikleriyle filmin ruhunu tamamladığını ekliyor. yazara göre film, aşkın bir kurtuluş değil ama dayanma sebebi olduğunu anlatıyor. özetle, ölerek kaçışın olmadığını, asıl meselenin yaşamayı öğrenmek olduğunu vurguluyor.

bilek kesenler:bir aşk hikayesi"intihar ettikten sonra bile hayatın devam ettiği bir evrende geçen, absürt ama garip şekilde iç ısıtan bir aşk hikayesi."klasik romantik film değil. hatta romantik...

orijinal entry → eksisozluk.com

ibrahim erkal negatif

AI Özet: yazar, ibrahim erkal'ın sadece bir şarkıcı değil, gerçek acıları ve sevinçleri tatmış bir duygu ustası olduğunu söylüyor. popüler kültürün hızına kapılmadan, yürekten gelen besteler yaptığını belirtiyor. sanatçının hem yokluğu hem varlığı bilmesi şarkılarına derinlik katmış. (bkz: gerçek sanatçı) kaybından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirip dualarını gönderiyor. kısaca adamın ruhuna dokunan tarzına bayılmış.

ibrahim erkal şu fani hayatta en sevdiğim sanatçıdır. hani her gün bir şarkı çıkar popüler olur o hızla da kaybolur. işte ibrahim erkal saniyelere asırlar geçiren duygu yoğunluğunun bestekarıdır....

orijinal entry → eksisozluk.com

utku ögetürk negatif

AI Özet: yazar, filmloverss hesabı üzerinden tanıdığı utku ögetürk ile olan deneyimlerini anlatıyor. başlangıçta online film okumalarını keyifli bulduğunu ve şahsın kendini ifade yeteneğinin iyi olduğunu belirtiyor. ancak olaylar, utku'nun 10'lu paketler şeklinde uygun fiyatlı etkinlik satma fikrini danışmasıyla değişiyor. yazar, bu durumun riskli olduğunu, toplu para alma isteğinin ileride iade sorunlarına yol açabileceğini ve geçmişteki durumların tekrar gündeme gelebileceğini söyleyerek uyarmış. (bkz: uyarıyı dinlememek) yazara göre utku, aslında fikir almaya değil, insanların güvenini kazanmaya çalışmış. sonrasında işi büyütüp senaryo yazarlığı atölyesi açmış ve klasik biz bir aileyiz edebiyatıyla insanları toplamış. tabii sonra süreç tıkanmış, dersler yapılmamaya başlamış. yardımcısı olan öğrenci arkadaş ise annesinin rahatsızlığı gibi bahanelerle zaman kazanmaya çalışmış. (bkz: klasik bahaneler) sonunda millet paralarını geri isteyince ortalık karışmış. sadece atölye ücretleri değil, şahsi borç meseleleri de dökülmeye başlamış. yazar, utku'nun geri dönüp ödeme yapacağını söylemesine rağmen verdiği tarihlere uymadığını, bazılarına ödeme yapıp bazılarını mağdur ettiğini iddia ediyor. en sonunda grup kapatılıp yenisi açılmış ama yazarın tanıdığı bazı kişiler hala paralarını alamamış. (bkz: güven kaybı)

filmloverss hesabını da yönetiyordu instagram'da. hesabın reklamı önüme düştü film okuması diye vs. ben de katıldım, kendisini bu vesile ile tanıdım. online film okumaları bence güzeldi, keyifliy...

orijinal entry → eksisozluk.com