25 Nisan 2026

dünün en beğenilen entry'leri

48 entry

🧠 günün özeti

bugün debe'de entelektüel tartışmalar, nostaljik itiraflar ve sert sistem eleştirileri oldukça yoğun yaşanmış. bir yandan alex de souza'nın futbol zekası (bkz: skor katkısı) ve john cassavetes'in sinemadaki dürüst kaosuna dair övgüler yükselirken, diğer yandan tübitak'ın hibe projeleri ve arjantin ekonomisindeki talep çöküşü (bkz: talep çöküşü) gibi konular ciddi tepkiler toplamış. kişisel dramlar ve mutfak faciaları (bkz: mutfak faciaları) arasından süzülen romantik kankalık hikayeleri, ikinci dünya savaşı'nın otomotiv sektörüne etkisi ve plinius'un tuhaf çelişkileri gibi bilgi dolu içeriklerle harmanlanmış. günün genelinde ise yapay zeka ile yazılan entrylere duyulan öfke (bkz: ekşi sözlük yazar maaşı nasıl alınıyor sorunsalı) ve modern dizilerin özensizliği (bkz: the boys) üzerine kurulan karamsar bir hava hakim olmuş.

tübitak'ın 3 milyon tl hibe ettiği proje negatif

AI Özet: yazar, tübitak'ın yağmur dualarının eko-teolojik analizine milyonlarca lira hibe vermesine bayağı şaşırmış. kurumun daha önce desteklediği garip projeleri hatırlatıp bu durumu sorguluyor. genel olarak bütçenin yönetilme şekline ve (bkz: haram olsun) tadında tepki gösteriyor.

(bkz: haram olsun)x"islam tarihinde katılımlı dua örneği olarak yağmur dualarının eko-teolojik analizi""tübitak, yağmur dualarını tarihsel olarak araştırarak çevre sorunlarına manevi destek çözüm...

orijinal entry → eksisozluk.com

hayrettin ile kaos show negatif

AI Özet: yazar, programın etik dışı olduğunu ve savunmasız insanlarla prim yapıldığını söylüyor. toplumun bu durumdan keyif almasını (bkz: trajedi) olarak görüyor, izleyenleri ise pek onaylamıyor.

mide bulandırıcı bir program. instagram'da videoları önüme düşüyor. kendini ifade etmekte zorlanan, farkındalığı olmayan ya da zayıf, fiziksel y...

orijinal entry → eksisozluk.com

neandertal yok olduysa maymun neden yok olmadı negatif

AI Özet: yazar, neandertallerin yok olmasıyla maymunların neden hala burada olduğunu soranların taksonomi bilgisinin yerlerde olduğunu belirtiyor. maymunun tek bir tür değil koca bir takım olduğunu, neandertallerin de zaten bu grubun bir parçası olduğunu anlatıyor. (bkz: evrim teorisi) konusundaki cehalete vurgu yapıp, aslında birçok maymun türünün çoktan yok olduğunu söylüyor. yani kısaca, biyoloji bilmeden teori çürütmeye çalışanlarla hafiften dalga geçiyor.

neandertal dediğin, homo cinsinin bir alt sınıfıdır. ikili adlandırması homo neanderthalensis'tir. yani bizim gibi bir insan türüdür. ancak maymun dediğin, primates adı verilen koca bir takımdır....

orijinal entry → eksisozluk.com

erkeklerin flört sinyali kafa karışıklığı negatif

AI Özet: yazar, erkeklerin flört sinyallerinin aşırı belirsizliğinden dert yanıyor. her hareketin iki farklı yorumu olduğunu, (bkz: friendzone) riskine karşı tek çözümün karşı tarafa yemin ettirmek olduğunu savunuyor. adamcağız resmen çıkmaza girmiş.

referans olarak şu entry'i aldım : (bkz: #183362840)ben şunu anladım, saçıyla oynayınca flört olabilirmiş ama sadece saçını da düzeltiyor olabilirmiş. tatlı dil, güler yüz flört olab...

orijinal entry → eksisozluk.com

insider negatif

AI Özet: yazar, firmanın global görünmek için türkiye ofislerini sona sakladığını ve sitede türkçe seçeneği bile olmadığını söyleyerek şirketin yerli kimliğini gizlediğini iddia ediyor (bkz: kurumsal imaj)

firmanın sitesine girdim. about us ve contact us sayfalarında our locations yani ofislerimiz bölümü var. burada 30 tane o...

orijinal entry → eksisozluk.com

the boys (dizi) negatif

AI Özet: yazar diyor ki artık dizi ve film sektöründe genel bir isteksizlik, bir özen eksikliği var. sadece oyuncular değil, senaristler ve yönetmenler de işini sallamaya başlamış. (bkz: the boys) üzerinden örneklendirerek anlatıyor; artık kamera arkasındaki ekip hikaye tutarlılığını falan tamamen boşvermiş, 2-3 sezon öncesiyle çelişen şeyler yapıyorlar. yazara göre asıl mevzu bu dizilerin çekim takvimindeki saçmalıklar. eskiden diziler düzenli çıkardı, şimdi bir sezon çekiyorlar sonra 2-3 sene ara veriyorlar. (bkz: stranger things) örneğini veriyor; 10 senede anca 5 sezon çekebildiler, şaka gibi. senede 8 bölüm çekip ara verince hem izleyici hem oyuncu hem de yazar her şeyi unutuyor haliyle. (bkz: supernatural) ile kıyaslıyor, adamlar 15 yıl boyunca tek bir sene bile ara vermeden, senede 24 bölümden toplam 327 bölüm çekmişler. evet orada da tutarsızlıklar olmuş ama süreklilik olduğu için hemen toparlıyorlardı. şimdiki sektörde ise oyuncuların götü kalkmış durumda, başrol oyuncusu diziyi bekletip gidip başka filmlerde oynuyor. eski dönemlerin o disiplinli ve tutarlı yapısı gitmiş, yerine aşırı yavaş ilerleyen ve özensiz işler gelmiş. kısacası sektörün tadı tuzu kaçmış, herkes keyfine bakıyor.

22 nisan 2026 debe'sine giren entry #183325708aslında sıkı dizi takipçileri bu tarz değişimleri böyle fark edebiliyor işte. ama sorun sadece bu dizide değil. komple film ve dizi sektöründe bir ga...

orijinal entry → eksisozluk.com

kitap okuyarak hayatının değişeceğini sanmak negatif

AI Özet: yazar, kitap okumanın banka hesabını aniden dolduran bir sihirli değnek olmadığını, ancak insanın zihinsel kapasitesini kökten değiştiren bir süreç olduğunu savunuyor. okumayanların bu durumu basit bir girdi-çıktı işlemi sanıp dalga geçmesini sığlık olarak nitelendiriyor. yazara göre kitaplar önce zihinsel işletim sistemini güncelliyor; kelime haznesi genişledikçe insan hislerini tanımlayabiliyor ve sorun çözme yeteneği artıyor (bkz: dilin sınırları dünyamın sınırlarıdır). ayrıca okumanın, başkalarının bilincini hacklemek gibi olduğunu ve kişiye muazzam bir empati ile insan sarraflığı kattığını belirtiyor. hayatı sadece yaşayarak öğrendiğini iddia edenlerin aslında bir illüzyon içinde olduğunu, gerçek derinliğin kahvehanelerde değil analiz yeteneği kazanarak oluştuğunu söylüyor (bkz: cehalet mutluluktur). sonuç olarak kitapların anlık bir değişim yaratmadığını ama zamanla kişiyi öyle bir donanıma ulaştırdığını, eski sorunların artık önemsiz kaldığını anlatıyor.

hayatı değiştirmeyi; banka hesabının aniden kabarması, gökten inen bir aydınlanma veya sihirli bir değnek dokunuşu sanan vizyonsuz kitlenin en sevdiği alay konusudur.okumayan güruhun en büyük yan...

orijinal entry → eksisozluk.com

okunan kitaptan alıntılar negatif

AI Özet: yazar, amin maalouf'un kitabından yola çıkarak insanların özgürlüklerine gelen kısıtlamalara karşı artık çok daha tepkisiz olduğunu söylüyor. eskiden olsa kıyamet kopacak olan gözetleme ve güvenlik aramaları gibi mevzular artık (bkz: kanıksamak) durumu yüzünden kimsenin umurunda değilmiş. yazar bunu biyolojik bir benzetmeyle anlatıp antikorların bloke olduğunu belirtiyor. ayrıca amerika'nın itibar kaybı, avrupa birliği'nin sallantıda olması ve küresel güç savaşları derken insanlığın pusulasını kaybettiğini savunuyor. teknolojik şovların arkasında iklim felaketleri ve bitmeyen etnik kavgaların döndüğünü iddia ediyor.

bugün içinde yaşadıklarımızdan farklı koşullarda, özgürlüklerimize getirilecek en ufak bir engelleme bizde bir öfke patlamasına yol açardı. bizi dinlemeleri, filme çekmeleri, gidiş gelişlerimizi ...

orijinal entry → eksisozluk.com

hyeon-gyu oh negatif

AI Özet: yazar, adamın performansını övüp hemen sözleşme imzalatmak istiyor; lukaku'yu bile yedekler (bkz: forvet) diye şaka yapıyor.

üstteki yazar arkadaş iyi demiş bence de yıllığı 10 milyondan bize 4 yillik sözleşme sokacak bi...

orijinal entry → eksisozluk.com

sımsıkı sarılmak pozitif

AI Özet: yazar, sımsıkı sarılmanın aslında bir güç verme ve destekleme biçimi olduğunu söylüyor. kendi babasının vefatı sırasında yöneticisinin ona tokalaşmak yerine sıkıca sarılmasından çok etkilenmiş ve bu durumun ona babasını hatırlattığını belirtiyor. o günden beri cenazelerde klasik el sıkışma faslını bırakıp direkt sarılma yoluna gittiğini anlatıyor. (bkz: empati) sırt sıvazlamanın yalnızlık hissini yok ettiğini ve insanı güçlendirdiğini savunuyor.

sarılmak güçlü olmaktan geliyor.sarılınan kişi ise destek olunan gibi düşünüyorum.sarılmak ile ilgili herkesin bildiği sığ yorum dışında farklı bir şey keşfettim bundan 5 sene önce ve o günden be...

orijinal entry → eksisozluk.com

alex de souza fenerbahçe efsanesi değildir pozitif

AI Özet: yazar, başlığın aksine alex'in fenerbahçe için gerçek bir efsane olduğunu savunuyor. adamın sadece oyun kurucu değil, aynı zamanda ölümcül bir bitirici olduğunu, istatistiklerinin (bkz: skor katkısı) modern futbolda görülmeyecek seviyede olduğunu belirtiyor. üç şampiyonluk ve şampiyonlar ligi asist krallığı gibi başarılarla rakamsal olarak zirvede olduğunu söylüyor. yazarın en çok dikkat çektiği nokta ise alex'in entelektüel tarafı; adamın sürekli kitap okuması ve sahada fiziksel güçten ziyade matematiksel bir zekayla hareket etmesi onu farklı kılmış. semih şentürk'ü bile yıldızlaştıran paslarının bir mühendislik harikası olduğunu iddia ediyor. özellikle ezeli rakiplere karşı deplasmanlarda kurduğu psikolojik üstünlüğe ve evrensel kalitesine vurgu yapıyor. son olarak, alex'in sadece bir futbolcu değil, kulübün kültürel mirası olduğunu ve gerçek bir milat olduğunu savunarak noktayı koyuyor.

alex, sadece bir oyun kurucu değil, aynı zamanda elit bir bitiriciydi. fenerbahçe formasıyla çıktığı 344 maçta 171 gol ve 147 asist gibi, modern futbolda eşine az rastlanır bir skor katkısı ürett...

orijinal entry → eksisozluk.com

oğuz atay'dan kesitler negatif

AI Özet: yazar, bazıları hiçbir çaba sarf etmezken kendisinin eridiğini söylüyor (bkz: hüzünlü mod)

"bir gülümseme yaratmak için, ne uzun yollardan geçiyorsun. kendinden veriyorsun ve durmadan ek...

orijinal entry → eksisozluk.com

ispanya negatif

AI Özet: yazar, sözlükte ispanya ve rusya gibi ülkeler hakkında gpt ile yazılmış benzer şablonlardaki entrylerin peşine düşmüş. arkadaşın bu işi resmen meslek edindiğini, her gün farklı bir ülkeyi yapay zekaya yazdırıp paylaştığını söylüyor. yazarın kafasındaki asıl soru şu; bu kadar emeğin karşılığında ne alıyor? (bkz: ekşi sözlük yazar maaşı nasıl alınıyor sorunsalı) çünkü ortada ne bir para var ne de influencer tarzı bir getiri. yazar, durumu analiz ederken (bkz: why mr. anderson) moduna girmiş ve bunun bir algı yatırımı olduğunu savunuyor. yani önce genel kültürle, wiki tadında içeriklerle hesabı şişirip rep ve takipçi kasmak, sonra da uygun zamanda belli bir siyasi ajandayı yürütmek için zemin hazırlamak gibi bir plan olduğunu düşünüyor. hatta daha önce böyle yapıp sonra belli bir siyasi görüşü agresifçe savunan örnekler olduğunu hatırlatıyor. şahıs profilinde içeriklerini olgunlaştırdığını falan yazmış ama yazar buna hiç inanmamış, o savunma metnini bile yapay zekaya yazdırmış diyerek dalga geçiyor. kısacası yazar, bu sistematik üretimin masum bir hobi olamayacağını, arkasında kesin bir hedef olduğunu belirtiyor.

dün rusya hakkında yazılan gpt çıktısını okuyunca şaşırmıştım lakin bu entry ile işin rengi değişti. paşam bu işi bayağı meslek haline getirmiş. çünkü mesele artık yapay zeka kullanmayı geçmiş. h...

orijinal entry → eksisozluk.com

gazi tren istasyonu pozitif

AI Özet: yazar, gazi tren istasyonunun cumhuriyet döneminden kalma çok şık bir yapı olduğunu ama merkeze uzak olduğu için pek bilinmediğini söylüyor. insanların burayı genelde kokoreç yemek için ziyaret ettiğini belirterek durumla hafiften dalga geçiyor. ayrıca paylaştığı eski fotoğrafta (bkz: sabahattin ali) ve orhan veli gibi isimlerin olduğunu, idil biret'in hocasının da orada olduğunu ekliyor.

ankara'da erken cumhuriyet döneminin nispeten en iyi korunmuş yapılarından olan gazi tren istasyonu -ekşi'de bir tane entrysi olmasından da anlaşılacağı üzere- pek bilinmez. çünkü merkeze uzak. i...

orijinal entry → eksisozluk.com

ayrılık negatif

AI Özet: yazar diyor ki ayrılık sadece birinin gitmesi değil, aslında koca bir düzenin yıkılmasıymış. insan sevdiğini hayatının her köşesine öyle bir yediriyor ki, gidişle beraber alışkanlıklar ve dertleşme alanları da beraberinde uçup gidiyor. yani olay sadece (bkz: eski sevgili) meselesi değil, oluşan o devasa boşluğa alışma sancısı. tam bir (bkz: duygusal çöküş) durumu.

insan en çok ayrılıkta zorlanıyor galiba. çünkü kimseyi sadece bir şey olarak sevmiyorsun. zamanla o insan hayatının içine karışıyor; konuştuğun kişi oluyor, dert anlattığın kişi oluyor, bazen en...

orijinal entry → eksisozluk.com

javier milei negatif

AI Özet: yazar, milei'nin enflasyonu düşürme başarısı olarak pazarlanan rakamların aslında büyük bir illüzyon olduğunu savunuyor. liberteryenlerin tek bir grafiğe odaklanıp zafer çığlıkları atmasını, gerçekleri gizlemek için kullanılan bir propaganda taktiği olarak görüyor. yazara göre enflasyonun düşmesi, ekonominin düzeldiğinden değil, halkın cebinde para kalmadığı için hiçbir şey satın alamamasından kaynaklanıyor. yani ortada bir istikrar değil, bildiğin talep çöküşü var. (bkz: talep çöküşü) yazar bunu çok sert bir benzetmeyle anlatmış; hastayı öldürünce ateşinin düşmesini tıbbi bir mucize değil, adli bir vaka olarak tanımlıyor. can çınar'ın makalesine referans vererek, fiyatların yavaşlamasının sebebinin insanların markete gidemeyecek kadar fakirleşmesi olduğunu belirtiyor. liberteryenlerin yoksulluk oranlarını, çocuk yoksulluğunun yüzde 70'e dayandığını ve aşevi kuyruklarını sakladığını iddia ediyor. milei'nin meşhur elektrikli testeresinin bürokrasiyi değil, halkın satın alma gücünü kestiğini söylüyor. yazara göre sanayi çökmüş, fabrikalar susmuş ve kamu yatırımları sıfırlanmışken gelen bu düşüş, bir başarı hikayesi değil; faturanın tamamen emekçiye ve çocuklara kesildiği toplumsal bir felaket. (bkz: arjantin ekonomisi)

enflasyon yüzde 211'den yüzde 31'e düştü. liberteryenler aylardır bu tek rakamın etrafında dini bir ritüel yapıyor. burada, twitter'da, youtube'da, podcast'lerde aynı grafik dolaşıyor. aynı yüzde...

orijinal entry → eksisozluk.com

almanya negatif

AI Özet: yazar, başlık altındaki bazı kişilerin tavırlarına bayağı sinirlenmiş durumda. özellikle afd destekçisi olduğunu düşündüğü ve kendisini aşırı almanlaştırmaya çalışan gurbetçilerin, türkiye'deki üniversiteleri küçümsemesine ve yeni gelen nitelikli göçmenlere karşı takındıkları üstenci tavra isyan ediyor. yazara göre, türkiye'den yüksek standartlarda yaşamı ve kariyeri bırakıp gelen mühendis, doktor veya üst düzey yöneticilerin amacı sadece üç kuruş fazla kazanmak değil; daha çok huzur, medeni bir çevre ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmak. (bkz: beyin göçü) yazar, almanya'da işlerin her zaman toz pembe olmadığını da ekliyor. kurumsal hayatta ne kadar donanımlı olursan ol, sadece pasaportu veya kimliği nedeniyle daha az yetkin bir avrupalının önceliklendirilebildiğini, yani cam tavanların gerçek olduğunu belirtiyor. ayrıca çocukların yaşadığı sosyal zorluklar gibi madalyonun öteki yüzüne de dikkat çekiyor. özetle yazar diyor ki; herkesin deneyimi farklıdır, elli yıldır orada yaşıyor olmak kimseye diğerlerinin yaşadıklarını inkar etme veya onları aşağılama hakkı vermez. (bkz: almanya hayalleri) kendi işini çözmeyi öğrenmek güzel ama potansiyelinin tıkandığı yerde kalmak da mantıklı değilmiş.

yine afd'li, çakma germen neferleri başlığın altında bitivermiş. neymiş, yok çemişgezer spor süper lige çıkıyormuş, yok boğaziçi, odtü kalitesi almanya’nın herhangi bir tasra okulundan daha vasat...

orijinal entry → eksisozluk.com

kız arkadaşına yemek yapan erkek notr

AI Özet: yazar on yaşlarındayken platonik olduğu kıza kalp şeklinde patates kızartmaya çalışmış ama sonuçlar pek iç açıcı olmamış. (bkz: mutfak faciaları) kalpler pişince şekli şemali kaybolmuş, ortaya daha çok iç organ temalı bir yemek çıkmış. yine de kızın bu çabaya gülümsemesiyle ortam yumuşamış ve beraber bu garip patatesleri yemişler. yazara göre bu olay romantik bir başlangıçtan ziyade onları çok iyi iki arkadaş yapmış. sonunda aşk kankalığa evrilmiş ve yazar şu an yalnızlığa mahkum kalmış. her şey o kahrolası patates kalpleri yüzünden olmuş, tam bir dram.

on yaşında varım yoğum. bir kız var hem arkadaşım hem de geceleri yatağa kafayı koyduğumda kurduğum hayallerde okulu basan teröristlerden ilk onu kurtarıyorum. yemek yapabiliyorum o yaşlarda. yan...

orijinal entry → eksisozluk.com

nikol paşinyan negatif

AI Özet: yazar, paşinyan'ın 24 nisan konuşmasını masaya yatırmış. adam diyor ki; 1915'teki olaylar bizim için en büyük trajedi, her yıl anıtlarına yürüyüp yas tutuyoruz ama artık bu mevzuyu uluslararası arenada bir koz veya araç olarak kullanmaktan vazgeçmeliyiz. yazara göre paşinyan, ermeni halkının geçmişte dış güçlerin entrikalarına kapıldığını ve bunun sonucunda bu acıların yaşandığını savunuyor. asıl bomba kısım ise şurası; paşinyan artık dışarıda, mevcut sınırların ötesinde vatan aramayı bırakmaları gerektiğini söylüyor. (bkz: gerçekçilik) mevcut toprakların aslında yeterince büyük olduğunu, singapur örneğini vererek eğitim ve barışa odaklanırlarsa milyonlarca kişiye ev sahipliği yapabileceklerini iddia ediyor. yani özetle yazar, paşinyan'ın diaspora mantığını çöpe atıp, uluslararası tanınmış sınırlarla yetinme ve komşularla barış içinde yaşama peşinde olduğunu belirtiyor. adam resmen "toprak peşinde koşmayı bırakalım, elimizdekini düzgün yönetelim" moduna girmiş. yazarın aktardığına göre paşinyan, güvenliğin ve kimliğin ancak mevcut devlet sınırları içinde ve barışla mümkün olacağını savunarak yeni bir ideoloji çizmeye çalışıyor.

bu yılki 24 nisan vesilesiyle şu konuşmayı yapmıştır:"değerli halkım, ermenistan cumhuriyeti’nin değerli vatandaşları,bugün 1915 ermeni soykırımı’nın – mets yeghern’in (büyük felaket) – kurbanlar...

orijinal entry → eksisozluk.com

doruk madencilik negatif

AI Özet: yazar, maaşını alamayan işçilerin durumuna ve polisin tutumuna isyan ediyor, sendikaların yokluğuna (bkz: şaşırmamak) şeklinde takılıyor.

12 ayda 2 kere maaş alan işçiler açlık grevinin 5. gününde enerji bakanlığı önüne yürüme kararı...

orijinal entry → eksisozluk.com

bulgaristan negatif

AI Özet: yazar, bulgaristan'ı küçümseyenlere bayağı sallıyor. ülkenin standartları yüksek olmasa bile insanların temel ihtiyaçlar ve huzur için oraya gitmek isteyeceğini, yereldeki durumun vahametini hatırlatıyor. (bkz: gerçekler) diyerek boş konuşanları hafiften tiye alıyor.

küçümseyenelere götümle güldüğüm ülke. hayır bulgarları eleştiren adamlar avrupa'da abd.de falan yaşasa anlarım da. senin ülkende insanlar artık nefes alamıyor kardeş anlamıyor musun? isterse alt...

orijinal entry → eksisozluk.com

büyük gs için şampiyon cimbom için çalışacağız negatif

AI Özet: yazar, gs'nin devlet desteği olmadan adım atamadığını ve kante olayındaki telefon trafiğinin üstünün örtülmeye çalışıldığını söylüyor. bazıların bunu normal karşılamasına ise bayağı sinirlenmiş. (bkz: yüzsüzlük) diyerek, yaşananların ve istifaların görmezden gelindiğini belirtiyor.

zamanında kante transferinde çıkan pürüzü gidermek için (para desteği falan değil yapılan şerefsizliğin engellenmesi için) cumhurbaşkanı telefon açmış diye ortalığı yerle bir edip yaygara koparan...

orijinal entry → eksisozluk.com

ingiltere pozitif

AI Özet: yazar, ingiltere'de global talent vizesiyle kalıcı oturum (ilr) alma sürecini anlatıyor. skilled worker vizesine kıyasla en büyük artısının, kalıcı oturuma 5 yıl yerine 3 yılda hak kazanmak olduğunu belirtiyor. ayrıca iş yeri sponsorluğuna bağımlı kalmamak, yani kovulma korkusu olmadan ülkede yaşayabilmek gibi (bkz: özgürlük) bir avantajdan bahsediyor. bu vizeye geçmek için alanında yetkin olduğunu kanıtlayan bir kurumdan endorsement almak gerektiğini, kendisinin bunu british academy üzerinden hallettiğini söylüyor. ancak madalyonun bir de maddi kısmı var; yazar, fast track başvuru ücretlerinin global talent sahipleri için daha tuzlu olduğunu ve kendisinin "nasılsa standart başvuru, hızlıca onaylanır" diyerek cimrilik yaptığını itiraf ediyor. sonuç ise tam bir fiyasko; normalde hızlıca biten süreç, fast track seçmedikleri için tam altı ay sürmüş. bu bekleme süresinde pasaportun içeride kalması ve ülkeden çıkamama stresiyle (bkz: yusuf yusuf olmak) ciddi bir gerginlik yaşadıklarını anlatıyor. özetle, sistemin "para vermeyeni bekletiriz" mantığıyla çalıştığını vurguluyor. son olarak, kalıcı oturum süresinin 10 yıla çıkarılmasına dair dedikoduların ve yasal tartışmaların da kendisini stresli tuttuğunu belirtiyor.

kalıcı oturum (ilr - indefinite leave to remain) alma sürecini bir "global talent" vizeli olarak tamamladığım ülke."skilled worker" vizesinin aksine global talent sahipleri kalıcı oturuma başvurm...

orijinal entry → eksisozluk.com

ilginç etimolojik bağlantılar pozitif

AI Özet: yazar diyor ki türkçe aslında öylece konuşulan bir dil değil, bildiğin matematiksel bir mühendislik harikası. özellikle kur- kökü üzerinden öyle bir analiz yapmış ki, adamcağız her şeyi dairesel bir hareketle açıklıyor. yazara göre bu kökün temel olayı, dağınık şeyleri merkeze doğru büzmek, çevrelemek ve bir düzene sokmak. mesela uçkurdan kursağa, kuşaktan kurultaya kadar her şeyde bu dairesel sarmal mantığı varmış. (bkz: etimoloji) yazarın iddiasına göre kurultay dediğimiz şey, aslında beylerin ve boyların bir halka oluşturup merkezdeki otorite etrafında toplanmasıyla oluşuyor. kurum ve kurul kelimeleri de yine bu dağınık unsurları bir nizam halkasında toplama mevzusuna dayanıyormuş. kurgu yapmayı ise fikirleri bir merkezde büzüp tutarlı bir hale getirmek olarak tanımlıyor. hatta kuşatmayı bile mekanla ilgili bir sarmal işlem, saat kurmayı ise enerjiyi dairesel bir hat üzerinde büzmek olarak görüyor. kısacası yazar, türkçedeki birçok kavramın aslında evrenin fiziksel yasalarıyla ve geometriyle paralel gittiğini, her şeyin bir çember mantığına dayandığını savunuyor. (bkz: dil bilim)

türkçe, kavram kökleri doğanın matematiğine dayanan, kendi içinde kusursuz bir mühendislik tasarımına sahip olan bir "akıl dili"dir. bu yapıda her kök, evrenin bir yasasını veya fiziksel bir hare...

orijinal entry → eksisozluk.com

arkadaşlık negatif

AI Özet: yazar diyor ki arkadaşlık aslında resmiyette hiç yok, sistem tarafından resmen görmezden geliniyor. aile veya iş ilişkileri gibi tanımlı bir statüsü yok, hatta (bkz: kankalık) mevzusu kurumlarda pek sevilmiyor. yani arkadaşlık, kurulu düzene ve hiyerarşiye ters düşen bir durummuş.

resmi olarak hiçbir karşılığı olmayan ilişki türü. hiçbir organizasyonda arkadaşlık diye bir ilişki tanımlı değildir. hatta iş yerlerinde kankilik pek hoş karşılanmaz. okullarda da kankaları aynı...

orijinal entry → eksisozluk.com

yaşlı plinius notr

AI Özet: yazar, yaşlı plinius'un naturalis historiae isimli eserindeki tuhaf çelişkileri masaya yatırıyor. mevzu şu; plinius, roma'nın eski konsüllerinden mucianus'a sık sık atıf yapıyor. yazar diyor ki, plinius aslında oldukça seçici ve eleştirel bir tip. mesela mucianus, sarpedon'un papirüs üzerine yazdığı bir mektubu bulduğunu iddia edince, plinius hemen atlayıp o dönemde papirüsün olmadığını, insanların kurşun veya ketene yazdığını söyleyerek adamı (bkz: fena) bozuyor. yani burada tam bir mantık canavarı gibi takılıyor. ancak konu mısır kralı amasis'in ünlü zırh gömleğine gelince plinius'un şalterleri atıyor. herodotos'un anlattığı, binlerce iplikten oluşan o meşhur gömleği mucianus'un inceleyip doğruladığını görünce, plinius hiçbir soru sormadan, "evet kardeşim, doğrudur" moduna giriyor. yazar burada haklı olarak soruyor; hani nerede o eleştirel ruh? adam daha önce papirüs mevzusunda bu kadar titizken, yüzyıllar önce korsanlar tarafından kaçırıldığı söylenen bir gömleğin ipliklerini tek tek sayan mucianus'a neden bu kadar kolay inanmış? işin daha da absürtleştiği nokta ise mucianus'un fillerin yazı yazabildiğine dair iddiaları. yazar, plinius'un bazı konularda aşırı sorgulayıcıyken bazı konularda mucianus'a körü körüne güvendiğini belirterek bu tutarsızlığa dikkat çekiyor.

milattan sonra birinci yüzyılda yaşamış doğa bilimcisi. bugün plinius'un naturalis historiae'sına göz atarken bazı ilginç yaklaşımlar dikkatimi çekti. daha doğrusu, plinius'un bazı tutarsız yakla...

orijinal entry → eksisozluk.com

quentin tarantino negatif

AI Özet: yazar, tarantino'nun kill bill'de başka bir filmden sahneleri resmen kopyalayıp sonra da izlemedim diye yalan söylemesine bayağı sinirlenmiş. adamın hem truffaut gibi isimlere ağır konuştuğunu hem de onlardan beslendiğini belirterek bu duruma isyan ediyor. (bkz: yüzsüzlük) ayrıca tarantino'nun yeni versiyon filmleri izleme konusundaki tavrını samimiyetsiz buluyor. yazara göre yönetmen, kitap okumadığı için uyarlama yapmıyor ve genel olarak fazla öz güvenli ama bir o kadar da bilgisiz takılıyor. kısaca tarantino'yu biraz mankafa ve şarlatan buluyor.

ben bu sahtekâr adamın, kill bill’i çevirmeden önce la mariee etait en noir filmini izlemediğini iddia ettiğini yeni öğreniyorum. hadi konunun aynı olmasını geçtim; yahu bazı sahneleri bire bir k...

orijinal entry → eksisozluk.com

annenin payına düşen mirası hacılayan dayı negatif

AI Özet: yazar, ailesinin tüm mal varlığını, tarlaları ve hatta anne evini kumar borçları uğruna tüketmiş olan dayısını anlatıyor. adam tam bir (bkz: fırsatçı) örneği; annesini perişan etmiş, kardeşlerinin ve yeğenlerinin hakkını yemiş. yazarın annesi hiçbir şey alamayınca dayıyla bağlarını koparmış. adam zamanında çırağan sarayı gibi yerlerde takılıp hayatını yaşamış ama sonunda her şeyi batırmış. yine de ölürken şanslıymış ki huzurlu gitmiş.

dayım için başlık açmışlar*şu an kanal istanbul olarak belirlenen bölgede eskiden köy şimdi mahalle olarak adlandırılan memleketim olan yerde kaç tarlayı, başka bir şehirde denize yakın bir arsay...

orijinal entry → eksisozluk.com

atla gel şaban notr

AI Özet: yazar, atla gel şaban filmindeki kaset mevzusuna açıklık getiriyor. şiki şiki baba kasedinin aslında hep orada olduğunu, niyazi'nin isteğiyle çalmaya başladığını söylüyor. (bkz: natuk baytan) yönetmenin bu detayla resmen izleyiciye oyun oynadığını iddia ediyor.

evvelsi gün debe'ye giren entryde bahsedildiği gibi “şiki şiki baba” kasedini bulamama gibi bir durum söz konusu değil, zira başından beri kaset ellerinin altında zaten. niyazi'yi yakalayıp ilk k...

orijinal entry → eksisozluk.com

john cassavetes pozitif

AI Özet: yazar, john cassavetes'in modern amerikan sinemasını resmen temelinden sarstığını ama etkisinin genelde perde arkasında kaldığını söylüyor. adamın öyle bir ağırlığı var ki, scorsese gibi devleri bile etkilemiş. yazarın anlattığına göre scorsese, cassavetes'in dürüst ve sert eleştirileri sayesinde vizyonunu değiştirmiş, (bkz: martin scorsese) sayesinde sinemada nelerin mümkün olduğunu görmüş. sadece scorsese değil, jarmusch'tan pta'ya kadar birçok yönetmen bu adamın izlerini taşıyormuş. yazar, cassavetes'in asıl olayının hollywood'ün o takıntılı olduğu kusursuzluk ve teknik mükemmeliyetçilikle dalga geçmesi olduğunu belirtiyor. düşük bütçe ve tam bir kaosla gelip ortalığı dağıtmış. filmleri izlerken sahne her an çökecekmiş gibi hissettiriyormuş; herkesin aynı anda konuştuğu, tartışmaların uzadığı, duyguların birbirine girdiği o dağınık hava aslında hayatın ta kendisiymiş. yazar, yönetmenin özellikle yüzlere yaptığı yakın çekimlerle seyirciyi iyice sıkıştırdığını, bunu da tamamen canı istediği için yaptığını ekliyor. oyuncularla olan ilişkisi ise bambaşka bir seviyede; "iyi oyunculuk" diye bir şeyi takmayan, aksine hataları, duraksamaları ve insanların beceriksizliklerini ön plana çıkaran bir tarzı varmış. yazar özellikle gena rowlands'ın performanslarının sinema tarihine geçtiğini, gerçek insan hallerinin bu dağınıklıkla daha görünür kılındığını vurguluyor.

modern amerikan sinemasının seyrini değiştiren isimlerden biri, belki de en mühimi olmasına rağmen etkisi çoğu zaman dolaylı biçimde hissedilen bir yönetmendir. bu dolaylı etkinin iki yönü var. b...

orijinal entry → eksisozluk.com

meriç entry'leri ifşa platformu negatif

AI Özet: yazar, bahsi geçen kişinin profilini aşırı kasmış olduğunu ve beyaz yakalıları avlamaya çalıştığını söylüyor. adamın bu hallerini (bkz: kronik abazanlık) olarak tanımlayıp, dürüstçe niyetini belirtmek yerine felsefe yapmasına takılmış. kısaca arkadaşın durumu bayağı vahim diyor.

(bkz: #183347652) çok meriç gördüm ama bu açık ara gördüğüm en felaket meriç. tüm profili belki düşer diye özene bezene ayarlamış. filozof atakan mısın be dedem. buna düşen üçüncü sınıf kadın da ...

orijinal entry → eksisozluk.com

geceye bir türkü bırak negatif

AI Özet: yazar sabahat akkiraz'dan bir türkü bırakmış, sözlerin maneviyatına ve nakarattaki isyan havasına bayılmış. nostalji rüzgarları estirirken (bkz: efkar) mevlamın verdiği dertlerle başa çıkmaya çalışan birinin hikayesini paylaşıp herkesi hüzünle baş başa bırakmış.

bahçenize bir taş attım vişneyefantastik sözlere sahip eseri manevi anacığım sabahat akkirazdan birakiyorum. nakaratı ise apayrı bir güzellik ve isyan içerir.şu nostaljiye bakar mısınız?___...

orijinal entry → eksisozluk.com

şükür pozitif

AI Özet: yazar için şükür demek kızıyla eş değer. kızının varlığıyla dünyasının renklendiğini ve tüm yorgunluğunu unuttuğunu söylüyor (bkz: baba şefkati)

ömrünüzü süslemiş bir hayalin gerçeğe dönüşmesidir.şükür, uyurken elma şekeri yanaklarına ve uz...

orijinal entry → eksisozluk.com

iki satır kod yazdı diye binlerce lira maaş almak pozitif

AI Özet: yazar, yazılımcıların iki satır kodla çok para kazandığına dair ön yargıları kırıyor. bir yıldır sektörde olduğunu belirterek, işin aslında tek bir virgül yüzünden insanı delirtecek kadar stresli olduğunu söylüyor. yapay zeka kod yazsa da onu okuyup düzeltecek (bkz: tecrübe) sahibi ustalara ihtiyaç olduğunu savunuyor. herkes şoför olabilir ama f1 pilotu olmak farklı bir seviye diyerek maaşların az bile kaldığını iddia ediyor.

sadece bir senedir aralarındayım, ve şunu söyleyebilirim: az bile alıyorlar.ejderha eğitmeni gibiler. ellerinde muazzam bir güç var ve onu hatasız eğitmeliler. salak bir hatanın yerini aramaktan,...

orijinal entry → eksisozluk.com

gelecekteki sevgiliye mektup pozitif

AI Özet: yazar, son zamanlarda biraz hırpalandığını ve hayal kırıklıklarıyla boğuştuğunu anlatıyor. öyle bir noktaya gelmiş ki, kafasını toplamak için önce dolap temizliğine girişmiş. (bkz: temizlik terapisi) temizlik yaparken bir yandan da storytel üzerinden bahar tezcan'ın kitabını dinlemiş. kitapla beraber hem evi hem de zihnini süpürürken bayağı bir duygusal gelgitler yaşamış, ağlamış, gülmüş; yani genel bir detoks sürecine girmiş. asıl mevzu ise burada başlıyor; yazar, henüz tanışmadığı gelecekteki sevgilisine bir mesaj bırakıyor. yazara göre ideal ilişki, eksikliklerin tamamlanması üzerine değil, iki olgun bireyin birbirine eşlik etmesi üzerine kurulmalı. (bkz: sağlıklı ilişki) kimsenin kimsenin ebeveyni ya da doktoru olmaması gerektiğini, herkesin kendi ayakları üzerinde durabilen otantik bireyler olması gerektiğini savunuyor. karşılıklı saygı, eşitlik ve sınırların korunması onun için kırmızı çizgi. kimsenin geçmişten getirdiği öfkeyi veya travmaları partneri üzerinde denememesi gerektiğini, ilişkinin bir intikam alanı değil, birlikte zenginleşme süreci olması gerektiğini belirtiyor. kısacası yazar, karşılıklı gelişime açık, tacizden ve ihmalden uzak, yetişkin bir yol arkadaşlığı hayal ediyor.

canım sevgilim,bir süredir kitap okuyamıyordum. biraz hızlı, yorucu, bol hayal kırıklığı dolu birkaç hafta geçirdim son dönemde.hatta düşmedim daha demek isterdim sana ama bu sefer biraz sağlam d...

orijinal entry → eksisozluk.com

çiğ köfte pozitif

AI Özet: yazar, meclisin tozlu raflarından çıkan ve okurken kendisini bayağı eğlendirdiği bir çiğ köfte vakasını anlatıyor. olay 1992 yılında, bütçe görüşmeleri ve somali-bosna asker gönderme mevzularının döndüğü bir akşam dyp grup salonunda patlak vermiş. şanlıurfa milletvekilinin çağırdığı ustalar orada köfteleri yoğurmaya başlayınca mevzu bir anda (bkz: meclis gazeteciliği) malzemesine dönüşmüş. yazar, dönemin gazetelerinin bu durumu nasıl manşetlere taşıdığına değiniyor; özellikle köftenin kıvamını anlamak için tavana fırlatılması ve köftelerin orada asılı kalması detayı onu bayağı güldürmüş. sabah gazetesinin resmen yemek tarifi verir gibi detay vermesi de işin tuzu biberi olmuş. yazarın anlattıklarına göre, dönemin başbakanı süleyman demirel bu köftelere hiç dokunmamış ama ertesi gün meclis gündemi tamamen çiğ köfteye dönmüş. dyp'nin adı bir ara çiğ köfte partisi'ne çıkmış. yazara göre, dönemin yazarları ve sanatçıları da konuya girmiş; kimisi yemeği savunmuş, kimisi siyasi göndermeler yapmış, kimisi ise çiğ köftenin sağlıkla alakası olmadığını iddia etmiş. hatta bir okuyucunun, çiğ köfteyi sadece züğürt ağa filminden tanıyanlara karşı çıkması da hikayenin komik yanlarından biriymiş. yazar, şimdiki siyasi atmosfere kıyasla o zamanların diyaloglarının çok daha renkli ve eğlenceli olduğunu belirtiyor.

bir gün meclis'te çiğ köfte partisi yapılmış.. sonra olanlar olmuş.çiğ köfte hikayesi öyle bildiğimiz gibi değil. ben okurken epey eğlendim. bir çiğ köfteden nerelere, ne nanelere..meclis'in o dö...

orijinal entry → eksisozluk.com

heat pozitif

AI Özet: yazar, babaeski'de askerlik yaparken cine5'te rastladığı heat filminin onu nasıl hipnotize ettiğini anlatıyor. kışladaki gürültüye rağmen filmin içine öyle bir girmiş ki, tüm askerler ve hatta başçavuş bile içtimayı boşverip ekran başına kilitlenmiş. (bkz: askeri disiplin) filmdeki çatışma sahneleri ortamı öyle bir ısıtmış ki, teğmenin gönderdiği askerler bile görmezden gelinmiş. sonunda film bitince herkesle beraber içtimaya gitmiş, yani heat resmen emirlere galip gelmiş.

1998'in son günleri, yer babaeski. istihkam savaş taburunda acemilik. 2.mekanize tugayın kışlasındayız. haftasonu eğitim yok, yemin etmediğimiz için çarşıya da çıkamıyoruz.büyük gazinoda cine5 va...

orijinal entry → eksisozluk.com

nejat işler kaan tangöze ve teoman'la eve çıkmak negatif

AI Özet: yazar, nejat işler, kaan tangöze ve teoman'ın çat kapı evine yerleşmesiyle başlayan bir kaos sürecini anlatıyor. başlangıçta sanatçılarla takılmanın havasına girse de durum kısa sürede (bkz: rezalet) boyutuna ulaşıyor. ev bildiğin bira ve izmarit kokan bir yere dönüşmüş, bizimkiler de tuvalet kavramını tamamen unutmuşlar. yazar gece su içmeye kalktığında şişelere takılıp düşerken, bir yandan teoman'ın varoluşsal sancıları, diğer yandan kaan'ın distortion'lı ağlamaları ve nejat'ın mutfaktaki fenerbahçe marşları arasında kalmış. tam bir kakofoni hakim. üstüne bir de cihangir'in bohem tayfası eve akın edince, yazar kendi evinde mutfak tezgahında sığıntı konumuna düşmüş. kiraya, faturaya karışmayan bu ekibin yarattığı gürültü ve kirlilik artık bardağı taşıran son damla olmuş. yazar bir noktada şalterleri indirip gitarları ve şişeleri kafalarda patlatarak bu üçlüyü evden kovmuş. işin en absürt kısmı ise burada başlıyor; evdeki cihangir kızları, yazarın bu kontrolsüz öfkesini çok tutkulu ve maskesiz bulup ona hayran kalmışlar. sonuç olarak sahte rock yıldızları kapı önünde kalırken, yazar evde bir düzine bohem kızla baş başa kalmış. (bkz: kaosun ödülü)

gece vakti telefon çalıyor, arayan numarayı tanımıyorum. telefonu açıyorum, karşıdan boğuk ve sigaradan çatallanmış bir ses twist abi sen kral adamsın, biz senin yanına geliyoruz diyor. arkadan d...

orijinal entry → eksisozluk.com

ikinci dünya savaşı notr

AI Özet: yazar, ikinci dünya savaşı döneminde otomobil fabrikalarının nasıl birer savaş makinesine dönüştüğünü anlatıyor. mevzu şöyle; almanya'da aslında halk için ucuz bir araba (bkz: volkswagen) hayali varken, savaş çıkınca işler değişmiş. porsche'nin tasarladığı o meşhur vosvos formu, bir anda siperlerde kullanılan kübelwagen ve schwimmwagen gibi askeri araçlara evrilmiş. yani insanları birleştirecek olan rüya, savaşın tekerleği olmuş. öte yandan abd tarafında durumlar biraz daha farklıymış. adamlar hala atla keşif yapmaya çalışırken roosevelt bir ihale açmış. detroit'teki devler süreyi imkansız bulurken, bantam diye küçük bir firma işi kapmış ama seri üretimde tıkanmışlar. haliyle tasarım willys ve ford'a geçmiş, ortaya efsanevi jeep çıkmış. yazarın altını çizdiği asıl nokta ise otomotiv sektörünün savaşın kaderini belirlemesi. abd'de endüstri, toplam mühimmat üretiminin yüzde 20'sini sırtlamış. ford uçak, gm kamyon ve tank, chrysler ise binlerce tank basmış. sadece abd değil; almanya'da daimler benz motor üretmiş, ingiltere'de vauxhall lojistik omurgayı kurmuş, sovyetler ise gaz fabrikalarıyla kamyon ve tank yağdırmış. kısacası otomobiller sadece ulaşım aracı değil, savaşın gerçek motorları olmuş.

abd'den mühimmat hamlesi: otomotiv devlerinin silah üretimi masada1930'ların ekonomik buhranında almanya'da ucuz ve güvenilir bir "volks wagen" (halkın arabası) fikri filizleniyordu. 1933'te şans...

orijinal entry → eksisozluk.com

sosyal medya kullanımına 15 yaş sınırı getirilmesi negatif

AI Özet: yazar, 15 yaş sınırının aslında anonimliği bitirmek için bir kılıf olduğunu savunuyor. tc kimlik zorunluluğu gelirse (bkz: ekşi sözlük) tarihe karışır diyor, herkesi uyanmaya çağırıyor.

lan oğlum şimdi benim anonim hesap bilinci ile girdiğim 3000 entry, favorilediğim binlerce entry direkt benim tc kimliğimle ilişkili hale mi gelec...

orijinal entry → eksisozluk.com

bim negatif

AI Özet: yazar, bim'in sapan satmasına bayağı kurulmuş. çocukların şiddete yönelmesi ve hayvanların zarar görmesi konusunda şirketi sorumsuz buluyor. (bkz: akıl tutulması) yaşadığını belirterek ürünlerin kaldırılmasını ve cimer'e şikayet edilmesini öneriyor, resmen isyan bayrağını çekmiş.

bugun sapan satisina baslayan sorumsuz sirket. cocuklarin siddete ozendirilmesinin en agir sonuclarini yasadigimiz, tartistigimiz su gundemde sapan satmak nedir? kus, hayvan katliami; hatta cocuk...

orijinal entry → eksisozluk.com

supernatural pozitif

AI Özet: yazar yıllar sonra diziyi tekrar izlemeye başlamış, dean'i hala favorisi olarak görürken sam'in aşırı itici ve yapmacık olduğunu savunuyor. crowley'e ise resmen aşık, adamın sempatikliğine bayılıyor. meleklerin kötü, iblislerin eğlenceli olduğu bir evrende (bkz: tanrı)leleçlerin dünyayı boşverdiği bir ortam var. klasik araba yolculukları ve dizideki klişe polis/adli tıp diyalogları yazarın dikkatini çekmiş. sezonları yayarak izleyip bu macereyi uzatmak istiyor.

yıllar sonra tüm sezonları tekrar izleyeyim dedim. çoğunu unuttuğum için ilk defa izlemiş gibi olmak güzel. dean dizideki gibi en iyi karakter, sam ise en mal karakter. üstüne itici ve sevimsiz. ...

orijinal entry → eksisozluk.com

said alpsoy negatif

AI Özet: yazar, söz konusu şahsın tarihçi yetiştirme programı açmasına bayağına şaşırmış, bu özgüven nereden geliyor diye sorguluyor. adamın yapay zekayla hazırlattığı video kapaklarına bakarak aslında tarihle değil, algı yönetimiyle ilgilendiğini iddia ediyor. özellikle görsellerdeki hataların ve gerçek dışı kurguların (bkz: tarihsel hata) zirve yaptığını,leke sürme çabalarının olduğu görsellerle kitleleri yanılttığını savunuyor. yazarın gözünde bu tarz işler yapan birinin tarihçi sıfatını kullanması tam bir komedi. cahil kesimin bu tarz siyah beyaz efektli yalanlara inanacağını bildikleri için böyle yöntemlere başvurduklarını belirtiyor. kısaca yazar diyor ki; bu kadar hata ve manipülasyon varken bu kişiden tarih öğrenilmez, (bkz: fiyasko).

tarihçi yetiştirme programına başlayan şahıs... yani bu şahıs ''tarihçi' bide eğitimle falan yeni tarihçiler yetişterecek? cürete bak?https://x.com/…lpsoysaid/status/2046968893155999837katılımcı ...

orijinal entry → eksisozluk.com

günay güvenç negatif

AI Özet: yazar, taraftarların futbolcuları ıslıklama hakkı olduğunu, tepki göstermenin en doğal yolunun bu olduğunu savunuyor. günay'ın performansını ve mental durumunu pek beğenmiyor; eğer baskıyı kaldıramıyorsa kupa maçlarında ısrar etmek yerine yedek kulübesinde takılmasının daha mantıklı olduğunu belirtiyor. (bkz: ego) yazarın gözünde günay, kupa maçlarında sergilediği performansla sınıfta kalmış ve özellikle monaco maçındaki hataları kabul edilemez seviyede. ayrıca uğurcan ile olan ilişkisine değinip, arkadaşının yaşadığı zorluklar karşısında yeterince destekleyici olmadığını ima ederek hafiften dalga geçiyor. okan buruk'un sezon başındaki kaleci transferi konusundaki çekimser tavırlarını, sanki günay'dan izin alması gerekiyormuş gibi gördüğünü söylüyor. özetle yazar, günay'ın kalecilikten ziyade soyunma odasında abilik yapması gerektiğini, uğurcan'ın varlığının takımı kurtardığını ve günay'ın performansının tam bir (bkz: fiyasko) olduğunu iddia ediyor. genel olarak oyuncunun yetersizliği ve tavırları üzerinden sağlam bir sitemye girişmiş durumda.

mevzu biraz soğuduğuna göre birkaç şey de ben yazayım.öncelikle ben bu "taraftar futbolcuyu ıslıklamamalı" mevzusuna çok kılım. ya abi ben taraftarım, beğenmediğim şeyler hakkında ben tepkimi nas...

orijinal entry → eksisozluk.com