AI Özet: yazar diyor ki erdoğan, israil'de yatırımları olan blackrock kurucusu larry fink ile görüşmüş, abd büyükelçisi tom barrack'ın dediklerini doğruluyor (bkz: göstermelik kavga)
erdoğan'ın israil'de aktif şekilde yatırımları olan blackrockşirketinin kurucusuyla görüşmesidir. kendisinin yahudi...
AI Özet: yazar diyor ki brüksel'de türk dönercisine girdi, ama dönerci mesai bitti dedi, yazar şaşırıyor, (bkz: tuhaf davranış)
brüksel'i geziyorken bir tane türk dönercisi gördüm.canım çekti, merak edip yemek istedim, saat...
AI Özet: yazar diyor ki, herkes hile yapabilir, yolsuzluk yapabilir, sonra gözaltına alınabilir ama melih gokcek'in gezdiği bir ülkede bu operasyonların siyasi olmadığını kimse söyleyemez, akıllı insanlar bunları desteklememeli diyor.
parti fark etmeksizin herkes hile yapabilir, pislige bulasabilir, yolsuzluk ve haksizlik yapmis olabilir. sonuc olarak hakkinda islem ...
AI Özet: yazar diyor ki devlet sebze fiyatlarındaki patlamadan sorumludur, ülke dışa bağımlı hale gelmiş, çiftçiyi tüccarın insafına bırakmış, bkz: su yönetimi ve tarım politikaları
tamam esnafın, halcinin, marketin vs görgüsüzlüğü vardır ama bunun yegane sorumlusu devlettir. lütfen dikkatlari dağıtıp sor...
AI Özet: yazar diyor ki, chp'li başkanın otel odasında rüşvet operasyonu yapması kabul edilemez, hiyerarşik olarak altında olan biri ile ilişkiye girmesi wrong, (bkz: yolsuzluk) varsa varsa her yerde vardır, azı çoku olmaz diyor.
şu başlıkta istediği ile sevişir diyenler hangi kafayı yaşıyor? istediği ile sevişebilir ama belediye çalışanı ile sevişemez kardeşim. hiyerarşik olarak altında olan bir insanla sevişemez. şaka m...
AI Özet: yazar diyor ki abd ve israil'in iran'la savaşında aslında diplomatik değil askeri bir hesap var. abd'nin hava savunma ve saldırı mühimmatı bitmek üzereymiş. savaşın başından beri abd'nin en büyük handikabı reputasyon maliyeti ve mühimmat üretimiymiş, şimdi de bu gerçek ortaya çıkmış. abd ve israil'in füze stokları neredeyse bitmiş, iran ise hala ciddi bir füze stoğuna sahip. abd'nin thaad füzeleri bitti ya da çok az kaldı, demir kubbe füzeleri de kısa menzilli roketlere karşı etkili olsa da balistik füzeler karşısında çaresizler. israil'in de patriot stoklarının yarısından fazlası erimiş, kalan mühimmat da suudi arabistan'da husi tehdidi nedeniyle rezerve edilmiş. yazar göre lojistik imkanları tükenen taraf masaya oturmaya zorlanır, iran ise stratejik üstünlüğünü koruyarak baskısını sürdürürse kazanımlarını tescilleyebilir. yazar diyor ki abd ve israil ile savaşan kazanır, barış masasına onlar istiyor diye oturan ise kaybeder, iran'ın kritik hamleleri henüz yapılmamış, savaşın nasıl olacağını hep beraber görecekler. (bkz: amerika iran savaşı)
abd, israil - iran savaşında ateşkes ve müzakere seslerinin artmasının arkasında diplomatik bir nezaketten ziyade, sert bir askeri matematik var. o da şu; abd ve israil'in hava savunma ve saldırı...
AI Özet: yazar diyor ki blip diye bir site var, mac, windows, linux, ios ve android'de çalışan bir dosya transfer uygulaması, cloud'a upload olmadan direkt cihazdan cihaza dosya göndermeye olanak sağlıyor, yazar 1 aydır kullanıyor ve çok memnun, tekil kullanıcılar için ücretsiz, şirketler için yıllık 300 dolarlık bir ücreti var, yazar bunu makul buluyor, (bkz: wetransfer) gibi sitelere gerek kalmadan dosya transferi yapılabiliyor
blip onlardan biri olsa gerek. ne yapar; mac, windows, linux, ios ve android uzerinde calisan, her boyutta dosyayi kalitesinden odun vermeden dogrudan cihazdan cihaza gondermeyi basaran, cloud'a ...
AI Özet: yazar diyor ki, sebze ve meyve fiyatları yüksekken uzak durmak lazım, çünkü üreticiler ürünlerini korumak için çok ilaçlama yapıyorlar. fiyatlar düştükten sonra, ilaçların etkileri geçtikten sonra alım yapmak daha iyiymiş, öyle diyor yazar, (bkz: sebze ve meyve tüketimi)
domates, biber, patlıcan fiyatları çıldırmışken çok önemli bir bilgi paylaşmak istedim sizinle. geçen sene salatalık fiyatı 5-10 liraya kadar düştüğünde seracılık yapan arkadaşıma "bunlarda ilaç ...
AI Özet: yazar diyor ki ibrahim hacıosmanoğlu türk milli takımının karakterli olduğunu söyleyince adama sormazlar mı ne diyorsun ulan sen diye eleştiriyor, tff başkanının bu sözlerine karşı çıkıyor ve karakter analizi yapma hakkının olmadığını söylüyor, (bkz: tff) ve politikacıların kuklası gibi davranmalarını eleştiriyor
milli takım maç kazanmış.çıkmış diyor ki "tarihin en karakterli kadrosu"adama sormazlar mı ne diyorsun ulan sen?türk milli takımı 100 yıldır maç yapıyor.100 yıldır binlerce futbolcu milli takı...
AI Özet: yazar diyor ki, bir arkadaşının markette bir pazarlamacı kızın yorgun ve üzgün halini görünce merhamet duygusuyla allah'a dua etmesi güzel bir davranışmış. yazar, merhamet ve şefkat göstermenin önemli olduğunu söylüyor, ancak bunun dengesini korumak gerektiğini belirtiyor. çünkü aşırı merhamet ve şefkat, insanı farklı sapmalara sürükleyebilir. yazar, allah'ın sonsuz merhameti ve şefkati yanında insanların merhametinin anlamının olmadığını söylüyor. ayrıca, merhamet ve şefkat duygusunu yerli yerince kullanmayı bilmeyenlerin inkara düşebileceğini, veya taş kalpli olarak acıdan kurtulmaya çalıştıklarını belirtiyor. yazar, şefkat ve merhamet duygusunun sırat köprüsü gibi olduğunu, burada ifrat ve tefrit kutuplarına kayan kimselerin cehenneme yuvarlanacağını söylüyor. ifrat, allah'tan daha merhametli olduğunu iddia etmek, tefrit ise kimseye merhamet göstermemek olarak tanımlanıyor. yazar, orta yol ve itidali savunuyor, allah'ın kullarına ve mahlukatına şefkat ve merhamet beslemenin, ancak bunun dengesini korumak gerektiğini söylüyor. yazar, allah'a dua ediyoruz, ancak mahlukatın sahibi değiliz, diyor ve her şeyi allah'a havale etmeyi öneriyor. yazar, merhamet ve şefkat duygusunu dengeli kullanmak gerektiğini, aksi takdirde insanı farklı sapmalara sürükleyeceğini söylüyor. yazar, allah'ı bilmeyenlerin kalplerinin katılaşacağını ve firavun gibi olacağını belirtiyor. yazar, merhamet ve şefkat duygusunu doğru kullanmak için allah'a iltica etmeyi bilmemiz gerektiğini söylüyor.
bir arkadaşım üç harfli marketlerin birinde müşterileri darlayarak alışveriş kartı satmaya çalışan pazarlamacılara denk gelmiş. bunları zor güç başından def ettikten sonra alışverişine devam etmi...
AI Özet: yazar diyor ki bazı yerlerde zaman yavaşlıyor ve oralardan birkaç anı kaydetmiş
görselgörselbazı yerlerde zaman yavaşlar, işte oralardan bikaç anı
AI Özet: yazar diyor ki almanya'da türkiye'dekine benzer bir bireysel emeklilik sistemi çıkacak. altersvorsorgedepot adlı bu sistemde normal yatırım hesabı gibi fonlara, hisselere yatırım yapıyorsunuz. yıllık 360 euro'ya kadar %50, 360-1800 euro arası %25 devlet katkısı var, toplam 540 euro max devlet katkısı oluyor. brütten ödendiği için öderken vergi avantajı var, yıllık 500 euro civarı. ürün masrafları en fazla %1 olacak, muhtemelen neobroker'lar daha iyi teklifler yapacaktır. çocuk sayısı kadar yıllık 300 euro devlet katkısı da var. devlet katkısı 1800 euro yatırımla tavana gelmesine rağmen 6840 euro'ya kadar yıllık yatırım yapabiliyorsunuz. emeklilik döneminde bu hesaptan edinilecek gelir üzerinden daha düşük vergiler ödüyorsunuz, %30 civarı. 65 yaşından önce çıkarsanız katkılar kesiliyor. yazar 35 yaşında, %6 yıllık fon getirisi, 57000 euro yıllık brüt maaş varsayarak hesaplamış, 1800 euro yatırım yaparsanız emekli maaşı dönemi 250 euro avantaj oluyor. yeni sistem ile aylık net 1200 euro, düz broker hesabı ile 950 euro. yazar 1800 euro yatırımın mantıklı olduğunu düşünüyor, yıllık maliyeti 1300 euro oluyor. kalan yatırımı aynen neobroker üzerinden devam ettirmek öneriliyor.
türkiye'dekine benzer ama farkları olan bir bireysel emeklilik sistemi (altersvorsorgedepot) çıkartacak ülke. bildiğimiz kadarıyla detaylar şimdilik şöyle:- 1 ocak 2027 için planlanıyor.- normal ...
AI Özet: yazar diyor ki, bazı eleştirilerin samimiyetini ölçmek için zamanlamasına bakmak yeterliymiş. mesela "belediyeler sadece altyapı ve üstyapı yapmalıdır" cümlesi, eğer gerçekten içselleştirilmiş bir yönetim felsefesiyse, neden önce türgev'e, tügva'ya ve diğer tarikatlara yapılan bağışlar eleştirilmedi diye soruyor. yazar, bu eleştirilerin yüzeyden bakıldığında makul göründüğünü, ama aslında bir ayağı havada sallandığını söylüyor. çünkü türkiye'de merkezi idarenin gençlik hizmetlerini, kütüphane altyapısını, emekli refahını yeterince karşıladığı bir paralel evren yokmuş.
yazar, aktrollerin "bu çocukların gidebileceği üniversite ve devlet kütüphanesi yok mu" diye sorduğunu, ama aslında ankara'nın kaç mahallesinde ulaşabileceğin, içinde kliması çalışan, interneti olan, akşam sekize kadar açık bir devlet kütüphanesi olduğunu sordu. yazar, belediyelerin açtığı etüt merkezlerinde "üç çocuk oturuyor" diye fotoğraf analizi yapmak, derdinin çözüm olmadığının, derdinin o çözümü kimin sunduğunun itirafıdır diyor.
yazar, "saçma sapan paralar harcanıyor" tezini de eleştiriyor. belediyelerin gençlik merkezi açması, emekliler lokali kurması, halka açık sosyal tesisler inşa etmesi dünyanın her yerinde sosyal belediyeciliğin en temel refleksiymiş. ama türkiye'de bu evrensel ilke, ancak iktidara muhalif belediye başkanları söz konusu olduğunda bir "israf" olarak keşfediliyor. yazar, aynı kalem, bir akp belediyesinin açtığı "millet bahçesi"nin, "millet kıraathanesi"nin veya sosyal tesislerinin altına "dev atılım" yazarken titremiyordu, o zaman altyapı fetişizmi nereye gidiyormuş.
yazar, buradaki aktroll dostumun öfkesinin gerçek kaynağı, basketbol potasının üç güne kırılacak olması ya da belpa'daki kahvecinin maaşı
#182721724görselbir eleştirinin samimiyetini ölçmenin en kestirme yolu, o eleştirinin zamanlamasına bakmaktır. çünkü ilkeler zamansızdır, ama propaganda her zaman bir takvime bağlıdır. "belediyel...
AI Özet: yazar diyor ki galatasaray 25 ağustos 2000'de dünyanın 1 numaralı futbol kulübü olmuş. bu olayı yaşayanlar bile unutmaya başlamışlar, yeni neslin bunun ne anlama geldiğini bilmediğini düşünüyor. o zamanlar şampiyonlar ligi şampiyonu real madrid ile uefa kupası şampiyonu galatasaray karşılaştı ve galatasaray 2-1 kazandı, böylece resmen dünyanın en iyi takımı oldu. yazar, real madrid'in o zamanki kadrosuna bakıldığında, galatasaray'ın ne büyük bir başarı elde ettiğini söylüyor. galatasaray'ın seviyesini aşabilecek takım sayısı çok az, özellikle türk takımlarının bu seviyeye ulaşması zor. yazar, rakip dostlarına galatasaray'ı aşağı çekmek yerine, onun seviyesine çıkmaya çalışmayı öneriyor. bkz: uefa kupası, şampiyonlar ligi, real madrid, galatasaray. yazar, galatasaray'ın başarılarını unutanları hatırlatmak istiyor ve saygılar sevgiler diliyor.
tam olarak 25 ağustos 2000 tarihinde saat 23:45’te dünyanın 1 numaralı futbol kulübü olmuş takımdır.üzerinden 26 yıl geçtiği için o tarihte buna tanıklık edenler bile unutmaya yüz tuttu. o yüzden...
AI Özet: yazar diyor ki insan ilişkilerinde kendini ifade etmek yerine dinlemeyi tercih etmeye başladı. bir akşam karşılaştığı biri ile sohbet ederken hep aynı şeyleri yaşadığını fark etti, ama karşı tarafın already emin oluşu yüzünden kendini ifade edemedi. yazar, iş yerinde de çok az konuştuğunu, sadece dinleyip birkaç kelimeden öteye gitmediğini söylüyor, belki bıkmış ya da konuşmanın bir şeyi değiştirmediğine kanaat getirmiş, ya da sadece kendisine özgü bir durum olabilir diyor.
benim bu şahsiyet. geçen gün yeni biriyle buluştum, biraz da alkol aldık açıkçası. akşamın ilerleyen saatlerinde o anlattı, ben dinledim; o anlattı, ben dinledim… sonra fark ettim ki aslında hepi...
AI Özet: yazar diyor ki devletin vatandaşa saygı duymadığını düşünüyor. trafikte polis aracının önünü kestiği için azarlandığını söylüyor. yazar göre artık herkes iltimaslı ve devlet memurları bile vatandaşlara kötü davranıyor. vergi alıyor ama saygı göstermiyor. yazar bunu anlamlandıramıyor ve sinirleniyor. yazar türkiye'den gitmek istiyor. yazar göre devletin vatandaşına yaptığı muamele kabul edilemez. (bkz: devletin vatandaşa saygısı)
bugün debeye giren entry olayı çok güzel özetlemiş. vatandaşa devlet saygı duymuyor. bak bu kadar basit. belki sizin yetiştirilme tarzınız öyledir bilemem. baba ne derse haklıdır, size saygı duym...
AI Özet: yazar diyor ki bir sene önce birisi türkiye'nin dünya kupasına katılması için elemelerde romanya ve kosova ile oynayacağını ve gruplarda abd, paraguay ve avustralya olacağını söyleseydi herkes gülerdi ama şimdi kura bu. kosova maçı zor gibi görünüyor. yazar ayrıca bu maçın deplasmanda oynanmasını beğenmeyenleri uyarmakta, c patikasının kurası sayesinde bu maçlar oynanacakmış. yazar diyor ki türkiye için en kolay kura çekildi, hem elemeler hem gruplar kolaymış. bunun sebebi de uluslar ligini 2. bitirmiş olmaktan kaynaklanıyormuş. yazar ayrıca türkiye'nin bu kurulardan şanslı çıktığını, daha zor durumda olan ülkelerin bile playofflara katıldığını belirtiyor. yazar diyor ki pastane türkiye'ye güzel bir pasta çıkarmış ama bazıları neden çilek yok diye dert yanıyor.
valla birisi bir sene önce türkiye'nin dünya kupasına katılması için elemelerde romanya ve kosova ile oynayacağını, gruplarda da kurasının abd paraguay ve avustralya olacağını söyleseydi herkes "...
AI Özet: yazar diyor ki yılmaz özdil, muhalefetin momentum kazandığı her an olaya dahil olarak muhalefeti yavaşlatan, muhalefetin prangası gibi davranıyor. özdil, 27 nisan 2007 genelkurmay basın açıklaması'ndan iki gün sonra yazılarında akp'nin dayattığı şeyin cumhurbaşkanlığı seçim yasası uyarınca meclisteki çoğunluklarıyla başörtülü eşi olan birisini cumhurbaşkanı seçmek olduğunu belirtiyor. yazar, özdil'in bu görüşünün başörtülülerin eşit yurttaş olmamasını talep etmek gibi bir şey olduğunu düşünüyor.
yazar, özdil'in 7 haziran 2015 genel seçimleri öncesi chp-hdp yakınlaşmasını baltalamak için yazdığı kalaşnikofa şarjör olmayın yazısının da etkili olmadığını, ancak özdil'in muhalefeti nasıl kürt nefreti merkezli bir milliyetçilik içine hapsettiğinin güzel bir örneği olduğunu söylüyor.
yazar, özdil'in 1 kasım 2015 türkiye erken genel seçimi sonrası yazdığı elitist zırvalarından da bahsediyor. yazar, özdil'in seçmeni anlamak yerine küçümsediği, tiyatro, resim sergisi, şampanya gibi alakasız kavramları doldurduğu bu yazıdan bahsediyor.
yazar, özdil'in bu görüşlerinin muhafazakar orta sınıfın bir kısmını akp'de konsolide etmesine, bir kısmınınsa chp'ye kaymasını engellemesine yol açtığını düşünüyor. yazar, özdil'in ve özdilgillerin muhalefeti nasıl kürt nefreti merkezli bir milliyetçilik içine hapsettiğinin güzel bir örneği olarak meral akşener'in siyasi kariyerini gösteriyor.
yazar, özdil'in görüşlerinin 2007 yılında kendisi, eşi ya da annesi başörtülü birisinin neler hissettiğini düşünmeye çalışırken, bu seçmenin "benden, ben olduğum için nefret ediyorlar" diye düşünmesinin çok saçma olmadığını söylüyor. yazar, o sırada nispeten genç olduğu için özdil'in de öncüsü olduğu sürü
muhalefetin momentum kazandığı her an olaya dahil olarak muhalefeti yavaşlatan, muhalefetin prangası gazeteci.debedeki giri (#182736044) ekşide okuduğum en güzel girilerden birisi. 80 sonrası siy...
AI Özet: yazar diyor ki bir wordpress sitesini optimize ettik, 7 dilde ve 2000'den fazla sayfası vardı. sayfa yükleme süresi 2.2 saniyeydi, 8 saat çalışıp 27 milisaniyeye düşürdük, yani neredeyse %99 iyileşme oldu. yazar komik bulduğunu söylüyor, php opcache kurulu değildi, her istekte binlerce php dosyası derleniyormuş. error log'da 729 bin tane deprecation notice vardı, sayfayı açınca arka planda 729 bin satır log yazıyormuş. cloudflare'dan büyük kazanım geldi, ücretsiz planda html cache'lemiyormuş, ama bir kural yazınca origin sunucuya giden trafik sıfırlanıyor. ayrıca 42 tane seo düzeltmesi yapıldı, heading hiyerarşisi, kırık linkler, wpml'in 302 redirect sorunu gibi. claude code cli ile paralel subagent'lar açarak 8 günlük işi 8 saate sığdırdılar, ek maliyet 0 dolar oldu. yazar diyor ki döküman linkini sonra ekleyecek.
bir wordpress sitesini optimize ettik. 7 dilde, 2000+ sayfası olan bir site. ortalama sayfa yükleme süresi 2.2 saniyeydi. 8 saat çalışıp 27 milisaniyeye düşürdük. yani %99 iyileşme.en komik bulgu...
AI Özet: yazar diyor ki yunanistan'a turist olarak gittiğinde dayak yemiyor veya kötü sözler duymuyor diye dost olduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. yazar belirtiyor ki yunanistan devleti ve toplumu ağır bir türkiye kompleksi ile yaşıyor. yazar göre yunanistan'a karşı gösterilen sabır ve sebat rağmen, yunanistan'ın tansiyonu yükselten taraf olduğu söyleniyor. yazar diyor ki yunanistan hala istanbul'a yunan bayrağı çekme, kıbrıs'ı yunanistan'a bağlama gibi hayallerle yaşıyor. yazar göre yunanistan'ın düşmanlığı artık türk toplumunda karşılık buluyor ama yunanistan'ın savaşma gücünü unutuyor. bkz: yunanistan-türkiye ilişkileri, kıbrıs sorunu, enosis gibi konular writer diyor ki türkler artık yunanistan'ın düşmanlığına karşılık veriyor.
bitmedi şu bir ülkeye turist olarak gidip nefret/sevgi analizi yapmanız. arkadaşım, sen turistsin. yürüyen cüzdan demeksin, kim senden niye nefret edecek? yunanistan devleti ve yunan toplumu ekse...
AI Özet: yazar diyor ki ahmet hamdi tanpınar'ın şiirleri çok güzeldir, özellikle "eşik" şiiri roman gibi diye tanımlanıyor. bu şiir, yazarın kendi eşiğini arayan bir şiir, insan kendine denk geldiği yer değil mi? üstat diliyle söyleyeyim, ne tam içindesin ne dışında, bir eşik hali işte. yazar, ahmet kutsi tecer'e yazdığı mektupta "eşik"in sürecini anlatırken, peyami safa'nın bazı mısraları yayımladığını söyleyerek "evvela yanlış, sonra da doğru neşretti, bilmem nasıl buldun?" der. şiirde geçen güllerin kanayan bekâretinde mısraının, yayımlanmamış "melek" şiirindeki mısraların beyaz bekâretinde mısraından geldiğini yazmış. bu mısra üzerinde farklı şekiller denemiş, "mısraların ürkek bekâretinde" gibi değişiklikler önerir. yazar, kendi metnine de mesafe koyarak "ikinci kıta dolmadır, ne sen, ne ben, ne dostlar yutar, yalnız birinci mısraı seviyorum" diyor. "görüyorsun, tam bir çıkmaz içindeyim, ne halt edeceğimi bilmiyorum" ifadesini kullanarak yazma sürecini anlatıyor. "kari ona sen acı, kutsi bana sen acı" diye yazıyor. ahmet hamdi tanpınar'ın kendi sözlerinden de anlaşıldığı gibi, bu şiir bitmiş bir metinden çok, yazılırken kendini arayan bir eşik hâlidir. belki de bu yüzden "eşik". yazıldıkça değişen, değiştirilen bir yolculuk gibi. şairin iki ayrı eşik şiiri vardır, bu, uzun ve daha derin olanıdır. bu yekpare akış, durgun, derinden, her aynada yalnız kendi görünen, bu yüz ve şifasız hüznü, eşyanın kendi cevherinde mahpus bir anında, ağzıttığı dünya hep yaprak yaprak, dalgın, unutulmuş sesleri uzak, bir
romanları vardır bende. ama şiirleri bambaşka bir yerdedir. kitap gibi. (bkz: zaman kırıntıları)'nı daha önce paylaşmıştım. çok severim. (bkz: #181566986)eşik şiiri vardır ki roman gibi diyebilir...
AI Özet: yazar diyor ki, müge anlı ile tatlı sert programında kaçak göçmenler oldukça özgüvenli bir şekilde kimlik sorunlarını paylaşabiliyor, bu durum ise oldukça ilginç ve gerçeküstü bir şekilde sunuluyor, (bkz: surealizm) gibi geliyor yazara göre.
kaçak göçmenlerin gayet ozguvenli sekilde ekrana çıkıp " benim kimliğim yok, sınır dışı edllebilirim" diyebildiği yüksek reytinge sahip tv programı . üstelik kacak göç...
AI Özet: yazar diyor ki, erkekler karıya kıza doymuş değil, aynı şeyleri tekrar tekrar yaşayıp sıkılmışlar, artık huzur ve sadelik arıyorlar.
öyle “çok yaşamış” olduğu için değil, aynı şeyleri defalarca yaşayıp artık anlamını yitirdiği için durulmuş erkektir. bir noktadan s...
AI Özet: yazar diyor ki konstantinos kavafis'in şiiri "şehir"de geçen bir kısım, cemil meriç'in "bu ülke" kitabındaki bir pasaja benzettiriyor. rahmetli meriç, her kitabın özel bir saray gibi olduğunu, sadece bazılarına kapılarını açtığını söylüyor. yazar, tezer özlü'nün benzer bir sözünü de aktarıyor, insanın başkalarına söylediklerinin aslında kendi duymak istedikleri olduğunu belirtiyor. ayrıca sehl-i mümteni bir aşığı olan şah hatayi'nin "eksiklik kendi özümde" sözünü de örnek gösteriyor. yazar, insanın dışavurumunun aslında kendi arzularının, eksikliklerinin ve onaylanma ihtiyacının tamamlanma çabasından başka bir şey olmadığını söylüyor, biri karşınıza çıkıp bir şeyleri kanıtlamaya çalışıyorsa, aslında kendisiyle savaşıyordur diyor. bkz: konstantinos kavafis, cemil meriç, tezer özlü, şah hatayi, sehl-i mümteni
akdeniz'in yunanca fısıltısı."yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.bu şehir arkandan gelecektir.sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,aynı mahallede kocayacaksın;aynı evlerde kır ...
AI Özet: yazar diyor ki harry potter dizisinin fragmanından umutlu, film versiyonları seriyi tam olarak yansıtamamış. özellikle üçüncü filmi çok seviyor ve dizi versiyonunun daha iyi olabileceğini düşünüyor. ancak snape'in oyuncusunun seçimi writerı hayal kırıklığına uğratmış, kitaplarda vampirimsi bir karakter olarak tanımlanan snape'in siyahi bir oyuncuya oynatılmasının mantıklı bir sebebi yok. writer ayrıca hagrid'in yeni versiyonunu da beğenmemiş, daha çok bir start up sahibi gibi görünüyor. buna rağmen çocuk oyuncuları writera göre çok başarılı, özellikle harry'i oynayan çocuk harry'nin iyi tabiatını ve mütevazılığını çok iyi yansıtmış. writer diziyi izlemeye devam edecek, çünkü harry potter evrenini çok seviyor.
mükemmel iyinin düşmanıdır demiş voltaire. ben bu açıdan baktım ve hayalimdeki mükemmelle uyuşmasa da izlediğim fragmandan umudum var. harry potter filmleştirmeye uygun bir seri değildi. özellikl...
AI Özet: yazar diyor ki, 14 mayıs 2028'de cumhurbaşkanlığı seçimleri olmayacak. akep'in oyları %30'a sıkışmış ve iç anadolu'ya sıkışmış durumda, tayyar oylarını ekleseniz bile fazla bir şey değişmez. yazar, akep'in temas ettiği kitle her geçen gün azaldığını ve ekonomiyi düzeltemeyeceklerini söylüyor, çünkü ekonomi düzelince oyları artsın diye değil, zaten ekonomi düzeltemeyecekler. yazar, 1 yıl önce kendisi ve kabinenin üst üste konup elek edildiğini ve en büyük rakibin 2500 yılla yargılandığını hatırlatıyor, bu şekilde iktidarı devam ettiremeyeceklerini düşünüyor, bkz: ekonomik krizin etkileri
bu tarihte olmayacağı kesindir.gelelim bot gibi gidip gelip"kimse akepeden vazgeçmedi" diyenlere. %30'a sıkışan akepeye, %5'de tayyar oylarını eklerseniz, akepe o kadardır ve iç anadolu'ya sıkışm...
AI Özet: yazar diyor ki inkar aşamasında, gerçeği biliyor ama adını koyamıyor, çünkü her şey çökecekmiş gibi geliyor. yazar kaybettiklerini söylüyor, savaşmadığını da diyemiyor, çünkü paramparça olana kadar direndi, umut, sabır, inanç gibi her şeyi harcadı. yazar yenildiğini söylüyor, ama bu bir yenilgi değil, sadece içerde yavaş yavaş çürüyen bir kabulleniş var. yazar yaşadığını da diyemiyor, çünkü içerdeki hayat çoktan çekildi, nefes almak bir şey ifade etmiyor, kalp atıyor ama hissetmiyor. yazar ölmeyi bile beceremediğini söylüyor, her şey bulanık, keşke net olsaydı, ama bu daha ağır, her gün biraz daha eksilerek var olmak. yazar umut etmek bile yoruyor, çünkü umut sonunda yine yıkılmak demek, ve yazar bir kez daha yıkılacak gücü bile kendinde bulamıyor. yazar direnmek için mücadele etti, uğraştı, didindi, yoruldu, çaba gösterdi, ama olmadı, bazen olmaz, bazen düşersin, bazen kaybedersin, bazen vazgeçersin, hayatın doğal akışıdır bu. yazar diyor ki ben bu savaşı kaybetmedim, ben kendimden vazgeçtiğim an yok oldum, ve şimdi ayağa kalkacak gücü veya tamamen düşecek cesareti yok. yazar hayata kırgın, ve bu kırgınlık gerçekten ölünce son bulacak, diyor. (bkz: hayata küsmek)
inkar aşamasındayım..ama bu öyle basit bir inkar değil;gerçeği biliyorum, her hücremle hissediyorum,yine de adını koyarsam her şey çökecekmiş gibi susuyorum.kaybettim.bunu içimde bin kere söyledi...
AI Özet: yazar diyor ki kadınlardan beklentiler yüksek, içinden geldiği gibi seven, tutarlı ve olgun bi ilişki istiyor (bkz: gerçek aşk)
çok şey bekliyoruz ama bir tanesi çok içimden geldi, dua niyetine içimden geldiği gibi yazacağı...
AI Özet: yazara göre arda güler'in vizyonu dünya standartlarında, ferdi'ye attığı muhteşem pasla golü atmış ve milli takımın en fazla asist yapan oyuncusu olmuş, yazara göre fenerbahçe bu dahiyi sattığı için yanılıyor.
maçın 53. dakikasında sağ iç kulvarda topla buluştuğunda, kalabalık romanya savunmasının arasından ferdi kadıoğlu’nu gören muazzam bir derin pas gönderdi. bu öyle bi...
AI Özet: yazar diyor ki amerika birleşik devletleri'nde 70'ler ve 80'lerde fabrika işleri çin ve vietnam gibi ülkelere kaymaya başladı, amerikalı işçiler işten çıkartıldı çünkü çinliler aynı işi çok daha ucuza yapıyordu. sonra amerikalılar beyaz yaka olabilmek için üniversitelere koştu, doksanlarda ve 2000'lerin başında beyaz yaka meslekleri patladı ama şimdi hindistanlı ve pakistanlı beyaz yakalılar amerikalıların işini tehdit ediyor, yapay zeka da devreye girecek, önümüzdeki 20 yılda beyaz yaka işleri de kaybolabilir diyor, sonra da amerikalılar uber sürücüsü, youtuber veya sağlık sektöründe çalışacak diyor, yazar böyle bir gelecek öngörüyor (bkz: amerika birleşik devletleri)
1970'ler ve 1980'lerde bu ülkedeki mavi yaka ve fabrika üretim işleri yavaş yavaş çin, vietnam ve kamboçya gibi ülkelere kaptırılmaya başlandı. ülkedeki binlerce fabrika kapandı ve işçiler topluc...
AI Özet: yazar diyor ki, 2002 dünya kupası'nda çok ilginç anılar var, mesela o ünlü reklam ve saçma saatlerde oynanan maçlar, ümit davala'nın mohikan saçları, rüştü'nün kara kalem gözaltları ve ilhan mansiz'ın prime halleri, ayrıca güney kore'lilerin sürekli türk maçlarına gelip destek vermeleri de akıllarda kalanlar arasında (bkz: 2002 dünya kupası)
bir reklam vardı. insanlardan el sallama efekti yapılmış, milli takımın uçağı havadayken el sallıyorlardı.gündüz saçma sapan saatlerde olan m...
AI Özet: yazar diyor ki ahmet hamdi tanpınar'ın "huzur" romanındaki mümtaz gibi adamlar her kadının sığınacağı liman gibidir, inceliği ve derinliği bir araya getiren bir karakterdir.
ahmet hamdi tampınar'ın "huzur" adlı romanındaki "mümtaz"dır.her kadın yaşadığı kaosda sığınacağı bir...
AI Özet: yazar diyor ki amazon.com.tr'de her şey kötü gidiyor, prime siparişler ertesi gün teslim edilmiyor, müşteri temsilcileri sadece "üzgünüm" diyor, hiçbir çözüm yok, ürünler de dağılmış halde geliyor, yazar çok rahatsız (bkz: amazon.com.tr)
türkiye'ye uyum süreci tamamlanmış durumda, hiçbir ertesi gün prime sipariş ertesi gün teslim edilmiyor, müşteri memnuniyeti tavan olan şirket müşteri umursamaz hale geldi, satıcısı ve dağıtıcısı...
AI Özet: yazar diyor ki besim tibuk birkaç yıllık videolarından birini yayınlamış ve gündem olmuş, rus kadın getirtme projesi gibi laflarıyla dikkati çekiyor, yazar belirtiyor ki bu adamın huyu böyledir, makara yaparken ciddi hava estirir, yazar kendinden ve ailesinden örnek vererek bu tarz insanların nasıl konuştuğunu anlattığından besim tibuk'un rus kadın meselesinin de geyik olduğunu söylüyor, yazar göre bütün bunlar geyik ama insanlar gerçek sanmış, ayrıca ofsaytı kaldıracağı da şehir efsanesiymiş, besim tibuk'un dünya görüşü devletlerin spora karışmaması üzerineymiş, kişisel olarak ofsaytı saçma bulduğu için fifa'ya dilekçe yazmış, bkz: besim tibuk'un gerçek yüzü
yine birileri birkaç yıllık videolarından birini yayınlamış ve yine birkaç yıl sonra bir sözünden dolayı gündem olmuş zat-ı muhteremdir.daha önce "sen kürt müsün?" olayında da olduğu gibi 5 milyo...
AI Özet: yazar diyor ki, 14 ağustos 2005'te helios airways'in 522 numaralı uçuşu atina'ya ve ardından prag'a doğru yola çıktı. kabin basınç sistemi arızalanınca her şey karıştı. pilotlar ve yolcular oksijen yetersizliğinden bilinçsizliğe doğru kaymaya başladı. boeing 737 otomatik pilotta uçmaya devam etti. yunan f-16 savaş uçakları önleme için havalandı ve tüyler ürpertici bir manzara gördü. kabin görevlisi andreas prodromou kokpite girdi ve kaptan koltuğuna oturdu. andreas ticari pilot lisansı vardı ama 737 tipi uçağı uçurmak için yeterliliğe sahip değildi. baygın haldeki pilotları hayata döndürmek için çabaladı ve acil yardım çağrıları yaptı. savaş uçaklarına el salladı ve uçağı atina'nın yoğun nüfuslu şehrinden uzaklaştırıp açık kırsal alana doğru yönlendirmeyi başardı. uçaktaki 121 kişinin tamamı hayatını kaybetti. andreas'ın eğitimsiz bir adamın yapabileceği her şeyi yaptığını gösteren soruşturma, genç kabin görevlisinin yerleşim yerlerinden uzak tutarak yüzlerce insanın hayatını kurtarmış olabileceğini gösterdi. yazar belirtiyor ki, andreas o durumun mücadele etmeden sona ermesine izin vermeyi reddetti. bkz: andreas prodromou, helios airways 522, atina uçak kazası
14 ağustos 2005'te helios airways'in 522 numaralı uçuşu, kıbrıs'ın larnaka kentinden atina'ya ve ardından prag'a doğru yola çıktı.kabin basınç sistemi arızalanana kadar her şey rutin görünüyordu....
AI Özet: yazar diyor ki, kadıköy'de yaşayan 35 yaşındaki bir adam 50 yaş üstü evli kadın arıyor, ölçüsünü de 17,5 cm olarak belirtmiş, yazar bu durumdan oldukça memnun görünüyor
--- spoiler ---35e kadıköy/istanbul 92 kg 17,5//189 cm dış görünüş, kör buluşmada gelen umarım budur diyebileceğiniz bir tip. aranan cinsiyet,...
AI Özet: yazar diyor ki pyrrhos'un hayatı gerçekten de bir krala yaraşır şekilde geçti, hep savaşmak ve ordan oraya gitmek ile geçti. pyrrhos mö 318'de doğdu, epir bölgesinde, babası sürgün cezasına çarptırılmış olan aiakidas idi. çocukluğunu ilirya kralının yanında geçirdi, daha sonra demetrios poliorketes'in yanına gitti. büyük iskender yeni ölmüştü ve diadoklar savaşı yapılmakta idi. pyrrhos 301'de ipsos savaşı'nda demetrios'un yanında savaştı, karşılarında lysimakhos ve seleukos nikator koalisyonu vardı. savaşı koalisyon ordusu kazandı, lakin bir başka iskenderin generali olan birinci ptolemy pyrrhos'un epir'e dönmesini sağladı. 297'de epire dönen pyrrhos krallığı bir süre neoptolemos ile yönetti, ancak onu zehirledi. daha sonra romalılar ile tarantolular arasında anlaşmazlık yaşandı, tarantolular pyrrhos'tan yardım istediler. pyrrhos bunu bir fırsat olarak gördü, krallığı hala kendisine göre küçüktü. 281 yılında tarentum kentine geldi, bir dizi kural koydu, şehir halkına ağır geldi, ama savaş durumunda zorunluluk idi. şehirdeki halk ziyafetleri, toplantılar ve eğlenceler yasaklandı, silahlı talimler yapılacağı ve kaçan olursa ölüm cezasına çarptırılacakları söylendi. bu sert yasaklara alışık olmayan şehir halkı çareyi kaçmakta buldular, kaçanlar şehrin dışına, tarlalara doğru kaçtılar. pyrrhos şehrin kapılarını kapattı, kaçanlar ise kısa sürede hatalarını anladılar. bir yıl sonra pyrrhos'un ordusunda yirmi beş bin asker ve fil, romalılar ise başlarında publius valerius laevinus olduğu halde herakleia denen yerde savaşa tutuştular, savaşın yapıldığı yer kırmızı işaret ile gösterilen yer. bu zor ve çetin geçen savaşı pyrrhos kazanmıştı, ama ordusu
epirli pyrrhos'un yaşamı gerçekten de bir krala yaraşır şekilde oldu. hemen hemen hayatının tümü savaşmak ve ordan oraya gitmek ile geçti. bu savaşçı ve yiğit kral bir yunan olan epir bölgesinde ...
AI Özet: yazar diyor ki italya ekonomik olarak zor bir ülke, abd'nin demokrasi getirdiği ülkelerden biri ve gençleri yurt dışına göç ediyor. italya'da yaşaması keyifli ama yeni bir şeyler yaratmak isteyenler için uygun değil, çünkü o ilham verici kültürel altyapı ayaklarınızı bağlar ve sizi geçmişe hapsetmeye başlar. yazar roma ve milano'da yıllarca yaşamış ve böyle düşünüyor, bkz: italya'nın altın çağı geride kalmış gibi görünüyor
sanılanın aksine yaşaması ekonomik olarak çok zor olan ve ikinci dünya savaşı sonrası marshall yardımlarıyla altın çağını yaşamış ve çoktan tüketmiş bir ülkedir italya. çok dillendirilmeyen bir m...
AI Özet: yazar diyor ki sedef'in kafa hareketi sinir bozucu, 5 yıl boyunca aynı şekilde oyunculuk yapıyor, bedia ile birlikte (bkz: yetenek)
sedef 1. bölümden son bölüme kadar arabalara takılan köpek süsleri gibi kafa hareketinden asla vazgeçmiyor. zaten diziden çıkıp oyuncu olam...
AI Özet: yazar diyor ki bihter behlül'den vazgeçebilirdi ama nihal'in varlığı her şeyi değiştirdi, rekabete dönüştürdü. bihter'in içindeki eksiklik ve sahip olma duygusu tetiklendi, artık mesele behlül'ü sevmek değil, onu nihal'e karşı kaybetmemek oldu. bihter geri adım atmak yerine bu duygusal savaşta kalmayı seçti, kendi huzurunu ve benliğini riske attı, nihal olmasaydı belki de hikaye böyle olmazdı, bihter güvenli düzeninde kalırdı (bkz: aşk-ı memnu)
bihter aslında behlül'den vazgeçebilecek bir eşiğe gelmişti; yaşadığı şeyin geçici bir tutku olduğunu fark edebilecek kadar aklı başındaydı, fakat nihal'in varlığı bu ilişkiyi basit bir yasaktan ...
AI Özet: yazar diyor ki hubble uzay teleskobu 35 yıldır uzayı gözlemliyor ve jwst'nin öncüsüymüş. bir kuyruklu yıldızı parçalanırken fotoğraflamış, adeta bingo demişler. bilim insanları başka bir kuyruklu yıldıza bakarken teknik kısıtlar nedeniyle k1 kuyruklu yıldızına odaklamışlar ve şans eseri olarak k1'in parçalanmasını yakalamışlar. k1 november 2025'te güneş'e çok yaklaşmış ve ısınmış, hubble da tam o sırada görüntülemiş. bilim ekibi daha önce hiçbir kuyruklu yıldızı bu kadar yakın yakalamamış ve görüntülememişmiş, bu da kozmik bir tesadüfymüş. yapılan analizlere göre kuyruklu yıldız parçalanmadan önce sönükmüş, sonra parlaklığı artmış, bu da yıldızın iç kısmındaki taze buzun açığa çıkmasıyla olmuş. k1'in kimyasal yapısı da diğer kuyruklu yıldızlara kıyasla düşük karbon seviyelerine sahipmiş. hubble hala bilim dünyasına hizmet etmeye devam ediyor ve en güzel keşiflerin bazen tesadüfen gerçekleşeceğini gösteriyor. yazar belirtiyor ki kasım 2025'te çekilen fotoğrafların mart 2026'da haberleştirilmesinin nedeni, kuyruklu yıldız hakkındaki bilimsel analizin ancak şubat ayında yayınlanmasından kaynaklanıyormuş. bkz: oort bulutu, edwin hubble, jwst, kuyruklu yıldız, güneş sistemi.
35 yıldır tepemizde gözlem yapan, jwst'nin öncülü hubble uzay teleskobu, tamamen şans eseri bir kuyruklu yıldızı parçalanırken fotoğraflamış.gülümseyin çekiyorum; görselolay nasıl gerçekleşmiş me...
AI Özet: yazar diyor ki, bir kız arkadaşıyla konuşurken, insanların yüz hatları ve bakışlarının aslında gerçekleri yansıttığını söylüyordu. kız arkadaşı da "the eyes, chico... they never lie" demiş, yani gözler yalan söylemez, diyor. yazar, bu kızı hayatının zor dönemlerinde kaybettiğini ve onun benzersiz bir ruh olduğunu söylüyor. yazar, çok insanla karşılaştığını ama bu kızın benzerinin dünyada çok az olduğunu düşünüyor. yazar, bu kızın bilinçli ve farkında olan bir ruh olduğunu ve ölümün kaçınılmazlığını kabul ettiğini söylüyor. yazar, sonuç olarak, gözlerin yalan söylemediğini ve bu kızın sözlerinin doğru olduğunu söylüyor, bkz: hayatın gerçeklerisometimes insana çok cosas söyleniyor, ama yazar diyor ki, bu kızın sözleri farklı, çünkü o, gerçek bir ruha sahipti.
bir gün bir kız arkadaşımla konuşurken ona; insanların yüz hatlarının, ses tonundaki titremelerin ve bakışlarının aslında sessiz birer itirafçı olduğunu söylüyordum. beni dinledi, durdu ve o meşh...
AI Özet: yazar diyor ki tiyatro insanların her gece saat dokuzda dünyanın dört bir yanında kendi dünyalarını ve sorunlarını izledikleri bir mecra, insanlar tiyatroda kendi hayatlarına dairthings gördükleri için oyalanıyor, eğleniyor, heyecanlanıyor, düşünüyor, bilinçleniyor. yazar belirtiyor ki tiyatroda oyuncularla seyirciler arasında bir alışveriş var ve bu tiyatroya özel bir toplumsal yaşantı niteliği kazandırıyor. yazar diyor ki insanoğlu yüzyıllardır tiyatroda acılarını, sevinçlerini, düşüncelerini somutlaştırıp dile getirmiş ve tiyatronun varlığı boşuna değil. yazar göre tiyatro insandan ayrı düşünülemez bir gereksinme, tiyatro sürüyorsa her devirde bir işlevi olduğundan, tiyatro olmasa insanoğlu çok eksik kalırdı, her gece saat dokuzda tiyatrocular sahneden salona coşkuyu estirirler, yazar haldun taner bu görüşleri 1979 yılında dünya tiyatro günü münasebetiyle kaleme aldığı ulusal bildirisinde dile getirmiş.
1979 yılında dünya tiyatro günü münasebetiyle kaleme aldığı ulusal bildiri:"her gece saat dokuzda dünyanın dört bir bucağında binlerce perde açılıyor. her gece saat dokuzda milyonlarca insan ışık...
AI Özet: yazar diyor ki linux'u yıllardır kullanıyor ve internette bahsetilen sorunların çoğunu yaşamadı. ubuntu ve fedora kullanıyor, kurup güncelliyor, sorun yaşamıyor. yazar linux sistem yöneticiliği yapmış bir bilgisayar mühendisiymiş, terminal görünce korkmuyor. yazarın dikkatine göre linux çok sorunlu diyenlerin çoğu, windows 10 bile açınca zorlanan, eski, hasta cihazlara linux kurup sorun yaşanıyor. yazar diyor ki bu cihazlar zaten hurda, linux değil makinelerin suçu. düzgün donanımda ve mantıklı beklentilerle kullanıldığında linux gayet iyi çalışıyor, hatta daha öngörülebilir ve temiz bir deneyim sunuyor. yazar linux'u suçlamak yerine makinelerin durumuna bakılması gerektiğini söylüyor. (bkz: linux mağduriyetleri)
şahsen yıllardır çeşitli cihazlarda linux (gnu/linux dağıtımı aslında neticede kernel kullanımıyoruz doğrudan ama o tartışmalara girersek çıkamayız şimdi müesses nizamda devam edelim.) kullanan b...
AI Özet: yazar diyor ki bu şarkıyı gördükçe skib bıraktı olayını hatırlıyor ve bilinçaltı zor durumda diyor
bu güzel şarkıyı her gördüğümde, kendimi skib bıraktı olayıyla başbaşa buluyorum. bilinçaltım z...
AI Özet: yazar diyor ki, matter'ın zigbee'ye göre bir avantajı var, yüksek frekanslı iletişimde wi-fi ile rekabet etmiyor, direkt evdeki wi-fi sistemini kullanıyor. bu sayede çakışmalar ve sürtünmeler olmuyor. ama bu, daha komplike bir ağ tasarımı anlamına geliyor. matter'da cihazların nerelerde durduğunu takip etmek ve ideal ağ tasarımı için kafa patlatmak gerekiyor. örneğin, ikea zigbee'yi bırakıp matter'a yöneliyor (bkz: ikea matter). yazar belirtiyor, matter daha üstün bir tasarım sunuyor, ama daha karmaşık bir sistem gerekiyor.
matter'ın zigbee üzerine bir avantajı da yüksek frekanslı iletişimde zigbee gibi wi-fi ile rekabet etmeyip doğrudan evdeki wi-fi sistemini kullanıyor olması. zigbee ise 2.4ghz bandında kendi prot...
AI Özet: yazar diyor ki metal müziğin ruhsal yapıyı bozabileceği yazısından etkilenip sepultura dinlemiş, himselfe gelmiş
(bkz: metal müziğin insanın ruhsal yapısını bozması)şu başlık yüzünden bugün eskileri dinledim ...
AI Özet: yazar diyor ki sinan yılmaz gibi biri olmadan çarşı gibi bir oluşumun içine girmek mümkün değil. yazar belirtiyor ki sinan yılmazın sözlerine değer verip açıklama yapanlar var, bu da yazarın çok gülünç bulduğu bir durum. yazar göre sinan yılmaz gibi biri olmadan bu oluşumda söz söyleyemezsin, o yüzden de sinan yılmaz gibi biri olmanız lazım. yazar ayrıca sinan yılmazın eleştirilerini ve yorumlarını da paylaşıyor, mesela sinan yılmazın dar kadro tercihini eleştiriyor, aynı zamanda kendi isteğiyle program yapıyor ve part time'a geçiyor. yazar diyor ki bu da çok enteresan bir durum, aynı zamanda sinan yılmazın özgüvenine de dikkat çekiyor.
çarşı parayla çalışan bir otomattır..parayı verirsen ne istersen onu söyler..“aralık ayında lige havlu atmayacağız” diyerek 120 milyon para harcayıp aralık ayında lige havlu atan yönetime tabiki ...