AI Özet: yazar diyor ki, zenginliğin ve güce ulaşmanın anlamı yok, çünkü her şey birinin iki dudağı arasında, (bkz: arap prensleri) gibi örnekler veriyor.
dünyanın en varlıklı adamısın, ama mal varlığının tamamı dünyanın öbür ucundaki bir delinin iki dudağı arasında.kendine bir kül...
AI Özet: yazar diyor ki aleyna kalaycıoğlu ilgisizlikten besleniyormuş, relationship'leri max 8 ay sürüyormuş, şimdi de birinin ölümünden sonra eve gidip uyumuş, yazara göre bu olayda ilgiyi çok sevdiği belli oluyor (bkz: ilgi bağımlısı)
olayda ambulansı aramıyor, eve gidip ilaç alıp uyuyor. ölen çocuğun arkasından ayakçı diyor ama yakınlarmış. bu olayın nedeni de tamame...
AI Özet: yazar diyor ki, kuzenleri gibi düzgün ailelerden çıkan bazı kızlar, iyi erkeklere değil de saldırgan tiplere aşık oluyor, sonra da pişman oluyorlar. yazar belirtiyor, bu tercihleri yaparken kızlar çok genç ve deneyimsiz oluyor, saldırganlık ile özgüven arasındaki farkı anlayamıyorlar, saldırgan erkeği güçlü zannediyorlar, ama sonra gerçek yüzünü görüyorlar, ömürleri geçiyor (bkz: deneyimsizlik)
akrabalar içinde gayet düzgün ailelerde yetişmiş bazı kuzenlerim de eli ayağı düzgün tipleri itinayla reddettikten sonra böyle abuk sabuk tipleri tercih ettiler ve evlendiler. devamında sosyal ha...
AI Özet: yazar diyor ki larry fink ve bill gates gibi isimlerin sulak araziler, akarsu havzaları ve tarımsal olarak verimli alanları alma işine girdiğini belirtiyor. özellikle küresel ısınma ve buzulların erimesi nedeniyle dünya ortalamasının üzerinde rakımdaki tarım alanlarına ilgi duyduklarını söylüyor. yazar, türkiye'nin 2000'lerin başından bu yana küresel sermayeye karşı "görevini" yerine getirdiğini, 5403 sayılı toprak koruma ve arazi kullanımı kanunu ve 6292 sayılı kanun üzerinde yapılan değişikliklerle tarım arazilerinin el değiştirmesine izin verdiğini iddia ediyor. örneğin eskişehir'de cargill'in arazi topladığına dair söylentilere dikkat çekiyor. yazar, tarım alanlarının tarım alanı vasfından çıkarılarak inşaata açılmasına ve scorched earth taktiğinin uygulanmasına karşı çıkıyor. bursa ovası, kanal istanbul projesi ve arnavutköy gibi örnekleri veriyor. ayrıca, zeytin ve fındık tarlaları, pancar ekimi ve şeker fabrikaları hakkındaki kararların herkesin malumu olduğunu, ama nedenlerini sesli konuşamadıklarını söylüyor. yazar, arapların karadeniz bölgesindeki yaylalara olan ilgisini amerikalıların iştahından bağımsız düşünmenin saflık olacağını belirtiyor.
özet geç piç: önümüzdeki 1 yıl içerisinde toprak koruma ve arazi kullanımı kanunu, imar kanunu ve köy kanunu üzerinde büyük değişiklikler olacağına işarettir.- larry fink ve bill gates dünya üzer...
AI Özet: yazar diyor ki barış manço'nun 1981 tarihli şarkısı "arkadaşım eşşek" trt ile olan sürecini paylaşıyor. o zamanlar şarkılar bir kuruldan geçermiş ve denetimi geçmiş. ama şarkı bir anda kayboluyor. trt yetkilisi barış manço'ya "arkadaşım kuzu" desen daha güzel olmaz mı diye öneride bulunuyor. barış manço'ya göre eşek halk kültüründe sabrın simgesidir. cumhuriyet gazetesine gönderilmiş bir mektupta "gezelim görelim" programında adıyaman besni'ye bağlı kızılın köyü anlatılırken "arkadaşım eşek" müziği eşlik ediyormuş. izleyici buna çok şaşırmış. yazar ayrıca 1971 yılında ispanya'nın katalonya bölgesinin rumba pop kralı peret'in "borriquito" adlı şarkısını da bahsediyor. bu şarkıda eşek biraz snop bir karakterdi. salim dündar da bu şarkıyı 1983'te trt'de yorumlamış ve eşeğin küçük düşürülmesinin nedenini anlayamadığını söylemiş. barış manço da 1984'te gökhan akçura'ya eşeğin halk kültüründe önemli bir yeri olduğunu söylüyor. yazar diyor ki barış manço'nun şarkısı aslında eşeğin önemini vurguluyor. trt'nin şarkıyı yasaklaması da ilginç bir hikaye. yazar ayrıca peret'in şarkısının da eşekle ilgili olduğunu ve eşeğin kültürel önemini vurguladığını söylüyor. bkz: peret, salim dündar, barış manço gibi isimler bu hikayede önemli bir yer tutuyor. yazar diyor ki eşeğin kültürel önemini anlamak için bu hikayeyi okumak gerekiyor.
barış manço'nun 1981 tarihli sözüm meclisten dışarı albümünde yer alan, eşi lale manço'nun da ismi geçen şarkısıdır. belki yazılmıştır şarkının süreci, okuduğum şahane bir kitap var, orada denk g...
AI Özet: yazar diyor ki ilyas kadınların zannettiği gibi düzgün bir adam değil, karısını ve çocuğunu bırakıp gitti, dövdü, aldattı, her şeyi yaptı.
ilyas kadınların düzeltirim zannettiği adam. başlıkta bile hala ilyas'a gitse belki ilyas olgunlaşmıştı ve düzelirdi...
AI Özet: yazar diyor ki kekeme biri ile konuşurken cümlelerini tamamlamayın, bırakın kendisi söylesin, özgüvenini zedelemeyin (bkz: kekeme olmanın zorluğu)
çocukluğunda ve ergenliğinde eski bir kekeme olarak konuşma bozukluğu olan biri ile konuşurken kel...
AI Özet: yazar diyor ki özkan yalım gibi chp'liler tasfiye edilmeli. cahil ve utanmaz biriymiş, belediyede işe aldığı kadınla ankara'da basılmış. yazar, atanamadığı için intihar eden öğretmenleri, ölen çocukları ve işsizleri anıyor. özkan yalım'ın belediye uckuru için kadın işe aldığını ve bunların maaş aldığını söylüyor. yazar, bu insanların şerefsizliğini eleştiriyor ve özel hayat diye bu konuları geçiştirmeye çalışanlarla da mücadele edeceğini belirtiyor. yazar, ayrıca özkan yalım'ın yakın arkadaşı halil arslan'ın gözaltında olduğunu ve yıllar önce zenginleştiğini söylüyor. yazar, bu konularda mücadele etmeye devam edeceğini vurguluyor.
tüprag'tan aldığı hibe kamyonlar, kamyon filosunun tüprag altın madeni işlerini yaptığı iddia edilen çevreci belediye başkanı. tabii bu alt perde...öyle ki özkan yalım gibiler chp'den tasfiye edi...
AI Özet: yazar diyor ki chp'nin mitingine giden onbinlerce insanın kararlılığı başka, çeşitli kanallardan canlı dinleyenlerin hisleri de bambaşka, özellikle emekliler gibi zor hayatı idame ettirenler dinliyormuş
bu mitingler ile dalga geçenler var. ben sadece birine gittim oraya emek verip zahmet edip giden onbinlerce insanı...
AI Özet: yazar diyor ki david lynch tam bir kahve bağımlısıymış, öyle ki balzac'a bile rakipti. kahve lynch için yalnızca bir içecek değil, bir ruh hali, ritüel ve yaratıcı düşüncenin kapısını aralayan küçük bir anahtardı. günde yirmi fincan kahve içiyormuş, sonra bu sayıyı on fincana düşürmüş. lynch'in dünyasında kahve sisli kasabaların, karanlık sırların ve aydınlanmaların eşlikçisiymiş. twin peaks dizisinde kahveye olan bağlılığıyla ünlü olan dale cooper karakteri, lynch evreninde bu mevzu hakkında küçük bir ipucu gibidir. lynch kahveyi bir sembol olarak kullanıyormuş, karakterin sevdiği içecek değil, uyanış anının sembolüymüş. dedektiflik sezgisinin yakıtıymış kahve, blue velvet'te dedektif williams'ın kahvesini yudumlarken olayları analiz etmesi de bunu gösteriyormuş. lynch'in yaratıcı dünyasında kahvenin önemli bir rolü vardı, bu tutku sonunda lynch'i kendi kahve markasını üretmeye kadar götürmüştü. lynch birçok kahveyi kör tadım testleriyle denemiş ve sonunda kendi damak zevkine uygun bir karışım oluşturmuş. lynch için kahve yaratıcı düşüncenin mazotuydu, düşünmenin, sezmenin ve hayal kurmanın sıcak eşlikçisiydi, yazar belirtiyor ki lynch'in kendi sözüyle bitirelim "sanırım ben her zaman sadece sanatla iç içe bir hayat yaşamak istedim ve benim için sanat hayatı kahve ve sigara içmek demekti" diyor. bu da lynch'in kahve bağımlılığına güzel bir örnek oluyor, bkz david lynch'in kahve tutkusu.
merhum david lynch tam bir kahve bağımlısıydı. öyle ki bu konuda balzac’a rakipti. “honore de balzac, kahveyi sadece içmezdi, kahveyle anlaşması vardı” derler. öyle sıradan bir anlaşma da değilmi...
AI Özet: yazar diyor ki idrarımızdaki moleküller mikroskop altında güzel kristallere dönüşüyor, (bkz: youtube) linkinden videosunu izleyebilirsiniz
görsel 1görsel 2görsel 3bunlar mikroskop altında üre co(nh²)² kristalleri. her gün idrarla attığımız bir molekül aslında k...
AI Özet: yazar diyor ki yunanistan'ın geçmişteki hareketleri hala devam ediyor. her yıl coşkuyla kutladıkları etkinliklerde türk askerlerine hakaretler ediyorlar, eoka bayrakları açıyorlar ve halk bunları alkışlıyor. ege'de kıta sahanlığını genişletmek istiyorlar, bu da türk gemilerine kapanması demek ve savaş nedeni. doğu akdeniz'deki ekonomik bölgelere çökmeye çalışıyorlar, lozan ve paris anlaşmalarına uymuyorlar. kıbrıs'taki türklerin haklarını yok sayıyorlar, türk askerine işgalci diyorlar. uluslararası sularda balıkçılarımıza ateş açıyorlar. yazar göre yunan halkı milliyetçi ve türkleri sevmiyorlar, sadece güçlerinin yetmediği için öldürmuyorlar. yazar, yunanistan'ın geçmişteki katliamlarını ve bugünkü hareketlerini hatırlatıyor, bazı vatandaşların cahil ve bihaber olduğunu söylüyor. (bkz: lozan anlaşması) ve (bkz: paris anlaşması) gibi referanslar vererek konuya açıklık getiriyor. yazar diyor ki yunanistan'a karşı dikkatli olunmalı, yoksa aynı katliamlara maruz kalınabilir.
geçmişte ne olduysa oldu mu?adamlar o geçmişi her yıl coşkuyla kutluyorlar.yaptıkları resmi geçitlerdr türk askerlerine hakaretler ediliyor, eoka bayrakları açılıyor, halk bunları ayakta alkışlıy...
AI Özet: yazar diyor ki ekonomi kötü zaten, ama sebze fiyatları gerçekten dayak gibi, 1 kilo domatesin 150 lira olabilmesi falan imkansız, denetim ve güven ortamı lazım diyor, yoksa bu fiyatlar saçma (bkz: enflasyon)
geçen gün bir araştırma görmüştüm, halkın çok büyük kısmı önümüzdeki 6 ay ekonomi daha kötüye gidecek diyordu. bu algı oturduysa eğer, döşemeciler hemen meydana çıkarlar. bir çay için 300 lira is...
AI Özet: yazar diyor ki, mustafa kemal atatürk ve ekibi 31 ağustos 1919'da erzincan'dan sivas'a gitmeye karar veriyor. yolda jandarma subayıyla karşılaşıp silahlı çetelerin boğazı kapattığını öğrenince, atatürk acele olduğunu söyleyip yola devam etmeye karar veriyor. osman bey ve birkaç arkadaşına mitralyözleri hazır tutmasını söylüyor, etraftan gelecek ateşleri önemsemeyerek hızlarını kesmeden ilerlemelerini istiyor. eğer yol kapatılmışsa, arabalardan atlayıp mevzi alıp karşı ateşe başlayacaklar, çatışma sonunda ya yolu açacaklar ya da ölürler diyor. yazar belirtiyor ki, arabalara binip dikkatlice yoldan geçiyorlar ve refahiye'ye ulaşıp belediye başkanı sağıroğlu halet'in evinde yemek yiyorlar, bkz: atatürk'ün sivas kongresi yolculuğu.
31 ağustos 1919'da gazi paşa ve yanındakiler erzincan'dan sivas'a hareket eder.sabah kentten ayrıldıktan bir saat sonra erzincan boğazına girmek üzereyken, uzaktan bazılarının işaretler ettiğini ...
AI Özet: yazar diyor ki, onlyfans sitesi kızlara evlerinde porno çekme fırsatı sunuyor, yani metalaşma fırsatı diyor. örnek vermek gerekirse, bazı onlyfans içerikleri gerçekten skandal, mesela anne kızlı porno içerikleri var, ama yazar diyor ki, ahlaksızlığı onlyfans mı bozuyor, yoksa başka şeyler mi. yazar, ahlaksızlığın tek sebebinin onlyfans olmadığını, tinder gibi uygulamalar, eşcinselliğin normalize edilmesi, fahişeliğin normalize edilmesi gibi şeylerin de ahlaksızlığa yol açtığını söylüyor.
yazar, onlyfans'ın korkunç kısmının, ekonomik sorunlarla boğuşan kızların evlerinde porno çekerek para kazanmaya çalışması olduğunu söylüyor. ve bu sistemin arkasında malum ırkın olduğunu ve bununla övündüklerini söylüyor. yazar, onlyfans'da sadece en çok izlenen %0.1'lik kısım para kazandığını, çoğunluğun ayda 150-180 usd arasında az para kazandığını söylüyor. ve yazar, kurucusunun aipac'a 11 milyon usd bağışladığını söylüyor, ve bu durumun ilginç olduğunu düşünüyor. yazar, ırkçı olmayın diyenlerin, aslında parayı ırkdaşlarına saçtığını söylüyor.
bu sitenin yaptığı şu: kızlara evinin rahatlığında porno çekip kişiye özel "içerik" (pozisyonda sevişmek vs. üretmesi) yani kızlara/kadınlara metalaşma fırsatını evinin rahatlığında sunması.örnek...
5g
negatif
AI Özet: yazar diyor ki, telefonunda 5g yazıyor diye kendini tony stark sanma, çünkü o işaret orada durabilir ama sen hala 4g+ hızlarında geziniyor olabilirsin. yazar, 5g'nin tek bir teknoloji olmadığını, bir frekans büfesi olduğunu söylüyor. bu büfede herkes aynı tabaktan yemiyor, en altta 700 mhz var, bu duvar deler, dağ aşar, ama hız konusunda "ehh" der, 4g'den dramatik bir fark hissetmezsin.
yazar, operatörlerin 5g'ye milyarlarca dolar yatırım yapmasının sebebini de açıklıyor, kendileri için yapıyorlar, çünkü tek bir yeni nesil radyo ile hem 2g, hem 3g, hem lte, hem 5g yayını yapabiliyorlar, eskiden her nesil için ayrı donanım, ayrı anten, ayrı elektrik faturası vardı, şimdi tek kutu, dört nesil. yazar, dynamic spectrum sharing (dss) diye bir teknolojinin de olduğunu söylüyor, aynı frekansı lte ile 5g arasında anlık olarak paylaştırıyor, kulağa harika geliyor ama pratikte olan şey, pasta aynı, dilim sayısı arttı, herkesin payı küçüldü.
yazar, standalone vs non-standalone meselesine de değiniyor, çoğu operatör "non-standalone" 5g kullanıyor, 5g sinyali var ama arka planda hala 4g altyapısı çalışıyor, kontrol sinyalleri 4g üzerinden gidiyor, yani 5g bir nevi 4g'nin üstüne giydirilmiş bir palto. standalone 5g'de ise her şey sıfırdan 5g, core network dahil, düşük gecikme, network slicing gibi asıl devrimci özellikler buradan gelecek. yazar, network slicing'i de açıklıyor, aynı fiziksel ağı sanal olarak dilimliyorsun, bir dilim ambulans için, ultra düşük gecikme, bir dilim fabrika robotları için, ultra güvenilir, bir dilim senin için, netflix.
telefonunuzun sağ üst köşesinde “5g” yazıyor diye kendinizi tony stark sanmayın. o işaret orada durabilir, ama siz hala 4g+ hızlarında geziniyor olabilirsiniz.neden mi? anlatayım.5g dediğin şey t...
AI Özet: yazar diyor ki lionel messi'nin otizm spektrumunda olduğu düşünüyor. aynı yaşta birine benzetiyor, messi'nin röportajlarını izleyince hep aynı şeyi söylediğini, ana dili dışında başka dil öğrenemediğini belirtiyor. yazar, messi'nin futbol dışında sosyal becerisinin sıfır olduğunu, ama futbola kanalize olmuş bir beyne sahip olduğunu söylüyor. messi'nin başarısının bu beceri sayesinde olduğunu düşünüyor, yazar diyor ki futbolcu olmasa belki çöp karıştırıcı biri olacaktı ama şimdi gelmiş geçmiş en iyi futbolcu olarak biliniyor, bkz: messi'nin röportajları
4-5 sene önce bla bla ile izmir'e gidiyorum. şöför denizli'den de yolcu alacağım dedi. böyle eski püskü bir mahalleye girdik muhtemelen denizli'nin en eski yerleşim alanı olabilir. mahalle arasın...
AI Özet: yazar diyor ki bir çiftin boşanacağı belli oluyor, örneğin karşılıklı saygı kalmamışsa, birbirimize yardım etmiyorsak, birbirimizi görmeye bile dayanamıyorsak, o zaman boşanmak en iyisi, hayat çok uzun değil, nefes almak için huzur dolu olmak için bitirin diyor.
karşılıklı saygı bittiyse;'' karşınızdaki insan, sizi neyin üzeceğini bildiği halde onu yapmaya devam ediyorsa bunun adı hata değildir. düpedüz sizi gözden çıkarmıştır....
AI Özet: yazar diyor ki, olimpiyat komitesi trans kadın sporculara engel oluştururken bazı önemli noktaları göz ardı ediyor. kadın sporcuların sporda var olabilmesi için verdiği mücadele sonucu kazanılan haklar bir yana, adil rekabet ilkesi içinde yarışabilmek için bile zorlanıyorlar. bazı branşlarda kadın sporcuların olimpiyat derecesi fırsatları elinden alınmış, bazıları sorunlarını dile getiremeyecek kadar baskıya maruz kalmış ve spor kariyerlerini sonlandırmak zorunda kalmışlar. yazar, bu sorunların sorumlusunun feministler ya da kadınlar olmadığını, aksine sorumsuzluk ve kapsayıcılık eksikliğinin faturasının yine kadınlara kesileceğini belirtiyor, (bkz: patriyarkanın sebep olduğu adaletsizlikler) gibi konularda da benzer sorunların yaşandığını söylüyor.
iyi, peki, güzel de, şunları da bir deyiverseymiş ya olimpiyat komitesi:—zaten kadınların sporda var olabilmesi için verilen mücadelenin sonucu olarak kazanılmış bir hak olan “kadınlar” kategoris...
AI Özet: yazar diyor ki, eski türklerde yönler renklerle ifade ediliyormuş, kuzey siyah, güney kırmızı, batı beyaz, doğu mavi imiş. türkler asya'nın batısına hükmetince denizlere yönlerine göre isim vermişler, kuzeydekine karadeniz, güneydekine kızıldeniz, batıdakine akdeniz demişler. avrupalılar da bu isimleri kendi dillerine çevirmiş. (bkz: qinghai gölü) çin'de mavi göl anlamında bir göl varmış, moğollar da buna mavi göl diyorlarmış.
eski türklerde yönler renklerle ifade edilirdi. kuzey siyah, güney kırmızı, batı beyaz, doğu ise maviydi.türkler asya'nın batısına hükmetmesiyle beraber denizlere yönlerine göre isim verdiler. ku...
AI Özet: yazar diyor ki medet sözcüğü yalnızca yardım istemek anlamına gelmez, daha derin bir anlam taşıyor. medet, insanı hakikatten kopmamak için bir dayanak araması, doğru olana yönelmesi ve yolunu yitirmemesi için söyleniyor. "medet ya ali" denildiğinde, ali tarihsel bir kişilik olmanın ötesinde adaletin, yiğitliğin, ilmin, irfanın ve hakikate sadakatin simgesidir. bu sesleniş, doğru olana, eğrilmemeye, yolunu yitirmemeye yönelir. yazar, medet'in güçlü olmasının sebebini, panik yerine bilinçli bir yönelişte buluyor. insan "medet" derken dışarıya sesleniyor gibi görünür, ama aslında kendine sesleniyor ve içinde küllenmiş olanı, üstü örtülmüş olanı uyandırmak istiyor. medet, dua ile karar arasında bir yerde duruyor, hem yakarış hem de söz veriştir. yazar, medet istemek kolay bir iş olmadığını, bir yol talep ettiğini ve bu yolun insandan özünü istediğini belirtiyor. medet, masum bir yardım çağrısı olmanın ötesine geçer, insanın kendi varlığıyla yaptığı ciddi bir konuşmaya dönüşür. yazar, imdat ile medet arasındaki farkı, imdatın dışarıdaki tehlikeye karşı verilen ani bir tepki, medet'in ise içeride dağılmamak için edilen bilinçli bir çağrı olarak görüyor. yazar, medet sözcüğünün her zaman daha derin, daha çetin ve daha sahici geldiğini söylüyor, çünkü insan bazen felaketten değil, bizzat kendisinden medet umar.
bazı sözcükler yalnızca anlam değil, beraberlerinde koskoca bir dünyayı da taşırlar. “medet” de benim için tam olarak böyle bir sözcük. ilk bakışta yardım istemek gibi görünür ama biraz durup içi...
AI Özet: yazar diyor ki, bir müzik çalışması yapmış, sözleri de var, örneğin another night, i see your face gibi, eski günler, kalbimde bir yara falan diyor.
yazın beni de. hele yaz gelsin bitsin şu sömestr asıl o zaman görün. sözleri bana ait olan bir çalışmam. sö...
AI Özet: yazar diyor ki savaş aslında bir yerleri işgal etmek değil, yokluğu yerleştirme eylemiymiş. her kurşun, bomba ve patlama dünyaya yeni bir boşluk açarmış, tıpkı bir taşın bırakılması gibi o boşluk da bulunduğu yeri ağırlaştırmış. bu da insanın kendini ve ötekini yok ederek varlığını kanıtlama çabasına dönüşürmüş, yazar da çok sıkıcı bir canlı olduğumuzu söylüyor, aynı şeyleri binlerce yıldır yaşadığımızı belirtiyor, (bkz: tarihte aynı şeyler)
elinize bir taş aldığınızı ve onu herhangi bir noktaya bıraktığınızı düşünün. yalnızca bir nesneyi yerleştirmiş olmazsınız, oraya yeni bir yer eklersiniz. taş düştüğü yerde basitçe durmaz , orada...
AI Özet: yazar diyor ki babasının intihar ettiği gün babası ona akıllı ol demiş, yazar da hala babasının döneceğini bekliyor, 17 sene oldu ama hala özgürleşmesini istiyor (bkz: babalar)
babam intihar ettiği sabah. uyandım benden önce uyanmış duşa girmişti. çıkmasını bekledim çıktı hazırlandım ben de. istanbula gidecekti arkadaşıyla. bana dedi ki oğlum kusura bakm...
AI Özet: yazar diyor ki kızılay eskiden her kesime hitap eden mekanlarıyla zengin bir yerdi, yazar bir hatunla orada buluşup evlenmiş ama bir daha oraya gitmemiş.
dil tarih'ten çıkıp, güvenlik yurdundan gelen hatunla tam orta yerde buluşmaktı.kızılay zaten şimdiki gibi d...
AI Özet: yazar diyor ki, vav tv'nin bir teaser'ında bir beyefendi "affedilmeyeceğini düşünmek kibirdir" diyor ve bu ifade kulağını tırmalıyor. yazar, mükemmeliyetçilik baskısı yüksek toplumlarda bir insanın allah tarafından affedilmeyeceğini düşünmesinin fabrika ayarı olarak gelen bir özellik olduğuna inanmıyor. çocukların allah'la korkutulması, dayak yiyerek büyütülmesi, tacizi bile suçlanacağından anlatamaması gibi durumlar affedilmeyeceğini düşünmelerine yol açıyor. yazar, bir yazar hanımın "ben çocuğuma allah'ı nasıl sevdirebilirim" başlığını çalışmasını da eleştiri ediyor, allah'ın normal gidişatta sevilmeyecek bir varlık gibi gösterildiğini söylüyor. toplumun kainatın yaratıcısının affediciliğine inanmakta zorlanmasının nedenlerini açıklamaya çalışıyor. yazar, kendi deneyimlerinden de bahsederek, kibirlilikle ilgili olarak bazı şeyleri sorguladığını ve değiştirdiğini söylüyor, örneğin "anladın mı" gibi sorular sormayı bıraktığını ve göz teması kurma konusunda daha dikkatli olduğunu belirtiyor. yazar, kibirle ilgili olarak toplumun ve bireyin kendisinin daha fazla farkında olması gerektiğini düşünüyor. (bkz: kibir, mükemmeliyetçilik, allah)
vav tv'nin, kanalın program tanıtımları için sık sık kullandığı bir teaser var. her programdan ufak ufak alıntılar. programlardan birinde bir beyefendi diyor ki, "affedilmeyeceğini düşünmek kibir...
AI Özet: yazar diyor ki fallout oyun serisi gelecekle ilgili ilginç tahminler içeriyor. çin ve amerika'yı iki güçlü ülke olarak gösteriyor ve enerji kıtlığını ana sorun olarak ele alıyor. yazar, bu evrende ab ile arap ülkeleri arasında 2052 yılında başlayan savaşın, avrupa topluluğunun ve birleşmiş milletlerin işlevsizleşmesinin sonucu olduğunu belirtiyor. aynı zamanda oyunun, israil'in başkenti konusunda da öngörülü olduğunu söylüyor. daha sonra çin ve abd arasındaki çekişme hız kazanıyor ve 2072 yılında abd, çin'in alaska'yı işgaline karşılık en büyük kara harekatını başlatıyor. yazar, oyunun teknolojik üstünlüğü abd'ye vererek hata yaptığını düşünüyor ancak çin'in de teknolojik gelişimler konusunda bir buff aldığını belirtiyor. yazar, oyunun politik kurgusunun gerçekçi olduğunu ve rusya'nın pasifizasyonu, çin'in ve abd'nin iki güçlü ülke olacağını tahmin ettiğini söylüyor. ayrıca, yazar bu evrenin esin kaynağı olan leibowitz için bir ilahi kitabını da okumanızı öneriyor. bu kitap, teknolojiye olası bir gelecekte bakışı özetlemesi bakımından önemli bir eser olarak görülüyor. yazar, bu kitabı teknoloji nedir, ne olabilir, bugünün teknolojisi yarının sihri midir gibi sorulara cevap olması bakımından herkes okumalıdır diyor. yazar, bethesda'nın elinde olan bu oyunun daha iyi yönetilebileceğini düşünüyor.
gelecekle ilgili tahminleri ilginç tutarlılkklar içeren oyun serisi.fallout yükselen iki güç olarak çin ve amerika 'yı esas alır. bu evrende de enerji kıtlılğı ana sorundur. bu noktada biraz bizi...
AI Özet: yazar diyor ki, acun'un nisanur-serenay kavgasını adaletsizce yorumladığına inanılıyor. nisanur'a yumruk yiyen taraf olmasına rağmen suçlu gibi gösterilmesi ve cezanın hafifletilmesi için çabalar yapılması tuhaf bulunuyor. serenay'ın direkt diskalifiye olması lazım ama yazar, ceza dağıtımlarında tutarlılık olmadığını düşünüyor, önceki sezonlardaki diskalifiye cezaları ile bu sezonki cezalar arasında fark olduğunu belirtiyor. yazar, insanlara "aynı şeyi senin anana/bacına/eşine/çocuğuna yapsalar ne yaparsın?" diye sormak gerektiğini düşünüyor, böylece daha adil ve empati dolu bir toplum olabiliriz diyor. (bkz: empati)
acun’un bugünkü nisanur-serenay kavgasında en hafif tabirle ayıp ettiği yarışmadırkavga sonrası yumruk yiyen nisanur’u adeta suçlu çıkartması adalet değil, reytinge hizmet ettiğinin bir gösterges...
AI Özet: yazar diyor ki, jo nesbø'nun harry hole karakteri çok başarılı bir dedektif ama özel hayatında tam bir felaket. yıllardır beklenen bir televizyon uyarlaması geldi ve bu kez başarılı olmuş. tobias santelmann'in canlandırdığı harry hole karakteri gerçekten isabetli, işinde çok iyi ama özel hayatında zorlanıyor. hikâye, bir banka soygunu ve oslo'da çıkan bir seri katille başlıyor, zamanla bu iki olay birbirine bağlanıyor. dizi, gerilimini organize suç ve şiddet ile yalnız bir zihin arasında kuruyor. yazar belirtiyor ki, oslo şehri adeta bir karakter gibi gösteriliyor, sakin mahalleleri ile karanlık sokakları arasında bir atmosfer yaratılmış. bu, iskandinav polisiye tarzına uygun bir zemin hazırlamış. (bkz: harry hole) yazar, bu uyarlamanın bazı önemli çekinceleri olsa da başarılı olduğunu düşünüyor.
eğer jo nesbø'nun bir kitabını okuduysanız, harry hole'un unutulması zor dedektiflerden biri olduğunu zaten biliyorsunuzdur. oslo'da görev yapan bu polis memuru, cinayetleri çözmede son derece ba...
AI Özet: yazar diyor ki, ingiltere'nin rusya'nın gölge filosunu durdurma kararı, klasik yaptırım politikasından çıkıp askeri caydırıcılık alanına geçişin ilanıdır. bu, denizde fiili müdahaleye dönüşen ekonomik baskının bir parçasıdır. yazar belirtiyor, londra'nın ukrayna savaşına yaptığı yatırımın savunmasıdır bu hamle. enerji krizinin rusya'ya finansal alan açması, ingiltere açısından kabul edilebilir değil. yazar göre, mesele artık ticaret değil, ticaret yolları üzerinden yürüyen güç mücadelesidir. kuzey denizi, baltık hattı ve kuzey atlantik de bu gerilimin temas noktalarıdır. yazar diyor ki, kararın rusya ile çatışma riskini barındırmasının nedeni, uygulama biçimidir. bir ingiliz savaş gemisinin rus tankerini durdurmaya çalışması, anında iki ülkenin donanmalarını karşı karşıya getirir. küçük temaslarla büyük savaşlar başladığını da tarih göstermiştir, diyor yazar.
cuma günü aldığı "rusya’nın gölge filosunu durdurma ve el koyma" kararı, klasik yaptırım politikasından çıkıp doğrudan askeri caydırıcılık alanına geçişin ilanıdır. bu hamle, kağıt üzerindeki eko...
AI Özet: yazar diyor ki gurbetin mahpusluk gibi olduğunu düşünüyor, memleketine döneceğine yemin ediyor, ne zaman döneceğini bilmiyor ama döneceğine emin, (bkz: erhan güleryüz) şiirinde mooie bir şekilde anlatıyor
yaz henüz gelmişti ben ayrıldığımda,kaç vakit oldu, kaç ay, kaç yıl, kaç asır evimden ayrı...a benim ruhumun teri memleketim;dünyayı verseler değişmem çayırındaki bir çiğ ...
AI Özet: yazar diyor ki lezbiyenlerin tarihi çok eskiye dayanıyor, ama erkekler tarihe hükmettikleri için bu ilişkiler genellikle göz ardı edilmiş veya örtbas edilmiş. antik dönemdeki sappho'nun şiirlerinde kadınların birbirlerine duyduğu aşk açıkça hissediliyormuş, ama sonraki yüzyıllarda bu tür ilişkiler ya mitolojik hikayelere itilmiş ya da suç sayılmış. 19. yüzyılda lezbiyenlik bir kimlik olarak tanımlanmaya başlanmış, 20. yüzyılda ise artık görünür olmak ve yargılanmamak matteredir. günümüzde lezbiyen ilişkileri genellikle porno endüstrisi tarafından erkekler için bir fantezi olarak gösteriliyormuş, oysa ki sanat bu mesafeyi daha zarif temsil etmeye çalışıyormuş. yazar, lezbiyen çiftlerin tasvir edildiği birçok sanat eserinden bahsediyor, örneğin attic red-figured ceramic kylix, indian bundi school erotic rajasthani painting, gerda wegener'in les délassements d'éros gibi eserlerden. yazar göre lezbiyenlerin varlığı ve görünür olması önemli, ama aynı zamanda gerçeklik ile fantezi arasındaki mesafenin kapanması da gerekiyor. bkz: sappho, les délassements d'eros, indian bundi school erotic rajasthani painting gibi eserler, lezbiyen ilişkilerini daha zarif bir şekilde temsil ediyor.
“yedi lesboslu kadın vereceğim elleri her işe yatan,akhilleus lesbos'u aldığında ayırmıştım kendimegüzellikte üstündürler öbür kadınlardan.”(iliada, ix: 127-129)seksi yengesi paris'e kaçınca orta...
AI Özet: yazar diyor ki etrafında bazı insanlardan ayrıştığını fark etti. birincisi duygusal kontrolü yüksek olduğu için yadırganıyor, stresli mesleği ve hayatındaki majör olaylara rağmen öfkesini kontrol edebiliyor. bu yüzden bazıları ondan öfke bekliyor ama yazar öfkeyi yönetebiliyor. bir diğer konu eğitimli insanların bile bazen küf kokulu şemalar kullanması, değer yargılarının basic seviyede kalması. yazarın bir diğer kızdığı şey ise saygısızlık, insanlara verdiğimiz değer bir nişandır ve geri alınabilir. son olarak yazar rumidenin sözünü geçiriyor, "hiç pişmişin halinden anlar mı ham" diyor, yani experiencia sahibi olmadan bir şeyleri anlamak zor.
çok güvendiğim bir kaç yazarın yazdığını görünce benim de yazasım geldi. bir de tabi ki kendi yarınıma bir belge kalmasını istediğim için. ve hayır bir kişiye göndermeli bir entry değil tabi ki, ...
AI Özet: yazar diyor ki japonca'da kanjiler için bir kodlama sistemi var, köşelere göre 0-9 arası rakam atanıp 4 veya 5 haneli bir kod oluşuyor. bu kod sayesinde zor kanjileri sözlükte arayabiliyorsun. yazar belirtiyor ki bu sistem klasik sözlüklerde hâlâ bulunuyor, dört köşe indeksi diye geçiyor. köşelerdeki şekiller 10 temel kategoriye ayrılıp 0-9 arası rakam alıyormuş, sonra bu rakamlar birleştirilip kod oluşuyormuş. yazar örnek veriyor, mesela 6000 gibi bir kod oluşabiliyormuş, aynı kod çıkan kanjileri ayırmak için ekstra bir rakam ekleniyormuş, böylece 5 haneli kod oluşuyormuş. yazar diyor ki köşeler sol üst, sağ üst, sol alt, sağ alt sırasıyla okunuyormuş, eğer bir köşede birden fazla şekil varsa üstte olanı veya baskın olanı alınıyormuş. yazar ayrıca kaisho stil farklarının önemli olduğunu söylüyor, örnekler veriyor, mesela sol üst köşede kare varsa 6 alıyor, diğer köşeler aynı kareyi kapsadığı için 6000 oluyor. yazar 4090, 6010, 44710 gibi örnekler veriyor, bu kodlama sistemi japonca öğrenirken faydalı olabilirmiş.
kanjide sol üst, sağ üst, sol alt ve sağ alt köşelerindeki şekillere göre 0-9 arası rakamlar atayarak 4 haneli nadiren de 5 haneli bir kod oluşturma sistemi vardır. bu kod sayesinde okurigana vey...
AI Özet: yazar diyor ki, türkiye'den göçmenin nedenlerinden biri stabilite. yarın ne olacağı belli olmuyor, markete gittiğinde bir şeyin fiyatını bile bilemezsin. yazar, küçük şeyler birleşip mutluluğu bozabiliyor diyor, türkiye'de de her an bir şey olabilir, bir sabah uyanırsın ve her şey değişmiş olur diyor, (bkz: türkiye'nin garip halleri) gibi şeyler yaşanıyor diyor.
ara sıra canlanan başlık. okumayı seviyorum farklı perspektifler verdiği için. bir tane de benden olsun bugün.bir sürü nedenden göçülür tabi ancak benim için en önemli olanlardan biri stabilite. ...
AI Özet: yazar diyor ki pinhani dinlemek biraz da her şeyin yolunda olmadığının kabulü gibi, ama dünyanın sonu değil, insan yaşlandıkça melodinin yanı sıra sözleri de yaşamış olduğunu anlıyor, türkiyede bozulmadan kalan nadir gruplardan biri diyor.
dün ankara konserine gittik. kötü geçen bir günün üstüne, sinan kaynakçı’nın sahnede sürekli eski zamanlardan ve yılların geçmesinden bahsetmesi ...
AI Özet: yazar diyor ki telegram grubu kurup kız düşürmeye çalışan arkadaşlara gönderme yapmış
üstteki entry görünce aklıma şu geldi görseledit:ekran görüntüsünü almadım mesajı silmiş arkada...
AI Özet: yazar diyor ki filipinler 39 gün sürecek akaryakit stoğu kaldı ve bu durumun böyle gitmesiyle 20 ve 21. yüzyılda ilk kez bir ülkenin yakıtı tamamen bitecek. yazar göre bu durumun sebebi dünyanın bazı gerici insanların geleceği düşünme şekilleri. yazar ayrıca filipinlerin keşfedildiği zaman milletin daha ilkel bir dönemde olduğunu ve ingilizlerin onlara gemi verdiklerini belirtiyor. bu gemiyi alan klan diğerine savaş açıp yendi ve yenilenleri yedi. yazarın dediğine göre bu olaylar 200 sene önce oldu ve yazar insanlığın gerçekten aptal bir tür olduğunu düşünüyor. yazar ayrıca filipinlerin ispanya adına keşfedilmesini portekizli magellan'ın yaptığını ve ülkenin isminin ispanya kralı 2. felipe'den geldiğini belirtiyor. yazarın dediğine göre filipinlerin yakıtının bitmesi ve insanların göç etmesi en iyisi olacak gibi görünüyor. yazar diyor ki insan gerçekten aptal bir tür ve sonu öyle gelsin diyor. bkz filipinler ve bkz magellan da bu konuda bilgi sahibi olmak mümkün.
bugun itibariyle 39 gunluk akaryakit stogu kalan ulke. boyle giderse ilk kez 20. ve 21. yuzyilda bir ulkenin yakiti tamamen bitmis olacak ki filipinler 115 milyon nufuslu bir ulke."kadin boksuna ...
AI Özet: yazar diyor ki matrix ile dune serileri arasında somut bir bağlantı var ve paul atreides'e yapılan bilinçli bir gönderme bu. ikisi de monomit modelini izlediğinden benzerlikler normal ama seçilmiş kişi konsepti, kehanet, görü, insanlar ile makineler arasındaki savaş gibi benzerlikler daha belirgin. dune'de makineler ile insanlar arasındaki savaş insanlar kazanıyor, matrix'te ise makineler. iki seride de sonunda birlikte var olma yolu aranıyor. 'kör mesih' sıfatının agent smith tarafından kullanılması boşuna değil, neo'nun iktidarını kaybettiğini düşünüyor ama kör de olsa mesih mesihtir ve farklı şekillerde görüş elde edebilir, uzlaşma yapabilir, vaiz rolü üstlenebilir, bkz: dune ve matrix arasındaki benzerlikler.
ön not: aşağısı dune ve matrix’e dair spoiler içermektedir.bu replik, sanırım matrix ile dune serileri arasındaki en somut bağlantı oluyor. paul atreides’e yapılan bilinçli bir gönderme olduğunu ...
AI Özet: yazar diyor ki o zamanlar mtv izlemek ayrı bir heyecandı, sevdiğin klipleri beklemek en güzel yanıydı, şimdi her şey kolay ulaşılabilir ama aynı etki yok diye düşünüyor
o zamanlar bilgisayar ve internet herkesin elinin altında değildi, müzik klibine anında ulaşmak diye bir şey yoktu. k...
AI Özet: yazar diyor ki, carmela'nın yemekleri aslında bir tür metafor gibi, kendisi "biri beni yesin"le "tony'den ayrılamam" arasındaki dilemmayı yaşayan carmela, yemeklerini imkansız kişilere yedirmeye çalışıyor. tony, peder, furio gibi adamlara yemek yedirmeye çalışırken, aslında kendisinin doyum ihtiyaçlarının karşılanamayışının hüznünü yaşıyor. yazar, carmela'nın yemeklerini anaçlığının bir sonucu olarak değil, bu dilemmadan kaynaklı olarak görüyor. ayrıca, yetişkin olduktan sonra yemekle ilgili birçok şey cinsel manalar kazanabiliyor, belki de anaçlık gerisinde anaç olmaktan başka çaresi kalmama halini ifade ediyor. carmela'nın yemekleri, yazarın düşüncesine göre, carmela'nın imkansız arayışının, arada kalmışlığının ve çıkamıyor oluşunun metaforları gibi görünüyor. carmela, tony'den ayrılamadığı için, yemeklerini başkalarına yedirmeye çalışırken, aslında kendi doyum ihtiyacını karşılayamamanın hüznünü yaşıyor. bu durum, yazarın görüşüne göre, carmela'nın karakterinin derinliğini ve karmaşıklığını gösteriyor. yazar, bu durumu, carmela'nın yemek metaforuyla birlikte, dizinin en önemli temalarından biri olarak görüyor.
başlıklara biraz göz attığımda bana ilginç gelen şeyin yazılmadığını (belki de yazılanı okumadığımı) farkettim, aslında bir tür metafor gibi de farkettiğim şey, önce kendimdeki bir ayrıntıyı düşü...
AI Özet: yazar diyor ki, yaprak dökümü dizisinde karakterleri en sevmediğinden en sevdiğime sıralamak istemiş. şevket, yazarın en sevmediği karaktermiş, çünkü sürekli babasına kötü evlat olduğunu düşünüp gereksiz mahcubiyet duyması sebebiyle yanlışlardan yanlışlara sürüklenen biriymiş. bankayı dolandırmış, inşaat işine girmiş ve her şeyi berbat etmiş. yazar, şevket'in salaklığını son ana kadar hissettirdiğini söylüyor.
ikinci sıradaki karakter hayriyeymiş, ferhunde'den daha kötü bir karakter olarak tanımlanıyor. çocukları arasında ayrım yapan, parası olanı kayıran bir anneymiş. son sezonda oğuz'un sus payını verip kocasını bakım evine göndertmiş.
leyla da yazarın sevmediği karakterlerdenmiş, çünkü para ve koca delisiymiş, parasızlıktan ve kocasızlıktan delirip daha da yanlış kararlar vermiş. adı dizide 4 erkekle geçmiş, 3'ü evli veya sevgilisi varmış.
sedef de yazarın sevmediği karakterlerdenmiş, çünkü platonik aşkın, vazgeçemediğini söyleyip evli adamın karısını rahatsız edecek şekilde 7/24 dikizlemiş, aşkını adama itiraf etmiş.
oğuz da pür kötü bir karaktermiş, buna rağmen listede 5. sırada yer almış. ali rıza da yazarın sevmediği karakterlerdenmiş, çünkü çocuklarına yaptığı baskıyı azaltmamış, gereksiz leyla seviciliği yapmış.
ferhunde listede sondan 3. sırada yer almış, kötü bir karakter tabii ki ama kesinlikle üsttekilerden daha iyiymiş. şevket'i sevdiğine inanılıyor, onunla sadece kaymakam oğlu, parası vardır diye evlenmediği söyleniyor. en büyük hatası, şevket'e en başından çok güvenip evlendikten sonra işi bırakmasıymış.
yazar, karakterlerin hepsinin bir şekilde hatalı olduğunu söylüyor, ama bazılarının diğerlerinden daha az sevimsiz olduğunu belirtiyor. bkz: yaprak dökümü dizisi, karakter analizleri
arka fonda izlemesi aşırı keyifli dizi. sevmediğim ev işlerini yaparken çok ideal. yakın zamanda tekrar bitirmiş biri olarak, karakterleri en sevmediğimden en sevdiğime sıralamak istedim.--- spoi...
AI Özet: yazar diyor ki, thomas bernhard'ın kitabı "ein kind"i okurken, yazarın çocukluğunu ve gençliğini anlatan bir otobiyografisiyle karşılaştı. yazar, bernhard'ın ailesinin ve çevresinin tuhaflığını, annesinin şiddetine ve babasının başarısızlığına maruz kalmasını anlatıyor. yazar, bernhard'ın okulu ve toplumla olan ilişkilerini de ele alıyor ve yazarın nasıl bir yabancı olarak hissettiğini vurguluyor. yazar, bernhard'ın orta sınıfa karşı öfkesini de eleştiriyor ve bu öfkenin michael haneke'yi hatırlattığını söylüyor. yazar, avusturya'nın lanetli mirasını devralan bu iki adamı düşünürken, orta sınıfta yetişen bir çocuk bu kine karşı nasıl bir tutum takınabileceğini merak ediyor. yazar, bernhard'ın yaşamının nasıl bir delilik ve intiharlarla dolu olduğunu da anlatıyor ve ikinci dünya savaşı kuzey avrupa'da aklı yerinde kimse bırakmamış gibi bir izlenim ediniyor. yazar, bu insanların çocuklarının delirmemek veya intihar etmemek için kendilerini yazmaya vurduklarından bahsetmeye de değiniyor. yazar, bernhard'ın kitabının nasıl bir bisiklet yolculuğuyla başladığını ve yazarın nasıl bir cesaretle komşu kasabaya gitmeye karar verdiğini de anlatıyor. yazar, kitabın nasıl bir heyecanlı ve eğlenceli bir şekilde ilerlediğini de vurguluyor. bkz: thomas bernhard, michael haneke, avusturya, ikinci dünya savaşı, orta sınıf.
her şey bir meydan okumayla başladı. hayır hayır. önce, benimkine aldığım bütün kitaplar esrarengiz bir şekilde kayboldu. okuma saatini pas geçmeye de gönlü hiç elvermiyordu ama elden ne gelirdi?...
AI Özet: yazar diyor ki eskiden yerli malı haftasında sigara böreği yemeyi çok severdi. arkadaşlarından otlanırdı, karşılığında yaş pasta verirdi. yazar yaş pastayı sevmez, eğitim sisteminin kötü olması sebebiyle bu pastanın popüler olduğunu düşünüyor. yazarın çocukluğu plastik tabakta yaş pasta yiyerek geçti ama konumuz bu değil. yazar sigara böreklerini çok sever, velilerle ve öğrencilerle paylaşmak zorunda kalmaktan hoşlanmıyor. şimdi öğretmen olan yazar, adaleti sağlamak için sınıfta sigara böreği paylaşımlarına özen gösteriyor, 100 adet börek varsa herkes birer tane yer, gerisini yazar自分 alıyor, böylece makam ve mevki kavramlarının sigara böreğiyle doğru orantılı olduğunu düşünüyor.
yerli malı haftası olurdu. ben elimde bi tane hazır kekle gider, öylece beklerdim.şiirler, konuşmalar falan derken sıra nihayet yeme kısmına gelince cigara böreğine dikilirdi bakışlarım.otlanırdı...
AI Özet: yazar diyor ki ilia malinin 3. kez dünya şampiyonu oldu, 2026 olimpiyatlarında lanetini kırdı, kusursuz serbest program yaptı, birincilik kazandı, adamın iradesi gerçekten güçlü, umarım 2030'da quintuple axel denen şeyi de deneyecek diyor.
3. kez dünya şampiyonu olup, 2026 olimpiyatlarındaki laneti üstünden atmış, bu sefer aynı serbest programı kusursuzca tamamlayıp, birinciliğe ulaşmıştır. ters tak...
AI Özet: yazar diyor ki fenerbahçe'nin gidişatı hem iyi hem kötü. kötü taraftan başlarsak, mağlubiyet serisi devam ediyor ve takım prensiplerine uymadığında ligdeki en kötü hücum eden takımlardan biri oluyor. sakatlık ve yoğun maç programı da en çok defans üzerine kurulan takımları vuruyor. iyi taraftan bakarsak, yazar mağlubiyetlere ihtiyacın olduğunu söylemişti ve bu mağlubiyetler yazarın beklentisinden fazla geldi. ancak yazar bu mağlubiyetlerin oyuncuların ayaklarının yere sağlam basması için hala hayırlı olduğunu düşünüyor. ayrıca yazar pana ile eşleşmek istemiyordu, çünkü onların bu formuyla play-off'tan çıkacaklarını düşünüyor. yazarın en temel meselesi, formda olmamız gereken zamanın playoffların başlangıcı olması ve melli'nin sağlıklı dönmesi gerektiği. bkz: fenerbahçe'nin playoff şansı
valla gidisat hem iyi hem kotu. kotuden baslayalim;1)maglubiyet serisi devam ediyor2)takim tum prensipler calismadiginda ligin en kotu hucum eden takimlarindan birine donusuyor3)sakatlık ve yoğun...
AI Özet: yazar diyor ki kimi antonelli yetenekli ve sevimli bir pilot, şampiyonluk için henüz erken ama mercedes tempoda ilerlerse ciddî bir aday olabilecek.
gümbür gümbür gelmiş olan toto wolff projesi yetenekli, sevimli bir çocukcağız.şampiyonlara yaraşan agresifliği henüz edinmiş değil. geçen yıl ufaktan belirt...