AI Özet: yazar kararı çok yerinde bulmuş. kısa süren evlilikler sonrası ömür boyu nafaka ödemenin saçmalığından dert yanıyor, eski eşlerin durumuyla dalga geçiyor. çocuk varsa iştirak nafakası şart ama yoksa bu yükün kalkması gerektiğini savunuyor. (bkz: süresiz nafaka) yüzünden evlilikten soğuyan erkekler için bu durumun ilaç olduğunu belirtiyor.
isabetli karar. 3-4 ay evli kalıp ömür boyu nafaka verenler var. gönderdiği nafakayla eski karısının ve yeni sevgilisinin tatil yaptığını gören eski kocalar var. nafaka iptali için dava açtığınız...
AI Özet: yazar, belediyelere kayyım atanması ve yetkilerin kısıtlanması gibi olaylara rağmen tepki oluşmamasını garipsiyor. (bkz: sabır taşı) hükümetin chp'yi iyice sıkıştırdığını, bu durumun bir noktada patlayacağını ve yapılan provokasyonların artık dozunu aştığını savunuyor.
belediye başkanları teker teker gözaltına alınıyor, tutuklanıyor; bir tepki olmasını istemiyorsun.belediyelerin yetkileri kısıtlanıyor, varlıkları ellerinden alınıyor; bir tepki görmek istemiyors...
AI Özet: yazar (bkz: eşcinsellik) imasında bulunuyor.
AI Özet: yazar diyor ki kadınlar aslında öyle bir anda gitmiyor, içeride biriken bir (bkz: hayal kırıklığı) listesi var. yetersizliklerden, iletişim kopukluklarına kadar her şeyi not ediyorlar ve karar verdiklerinde kapı kapanıyor. sonraki aşamada ne kadar yalvarırsan yalvar, değişme sözleri versen de nafile. çünkü o noktada zaten seninle ilgili tüm analizlerini bitirmiş oluyorlar. yani özetle; giden kadın dönmez, boşuna uğraşma.
kadınlar erken boşalan adamları, istekliyken karşılık bulamadığı adamları, ağlayan adamları ,bir problemi kendiliğinden ve kadına hissettirmeden çözemeyen adamları, başarısız adamları, ailesine f...
AI Özet: yazar, mourinho'nun tff'nin taraflı davrandığını ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığını düşünerek konuyu aihm'ye taşıdığını söylüyor. (bkz: adaletin bu mu be mou) tam bir kaos ortamı.
https://www.ntv.com.tr/…kiyeyi-sikayet-etti-1727101--- spoiler ---mourinho'nun türkiye'yi şikayet gerekçeleri:• kasım 2024'te tr...
AI Özet: yazar, kılıçdaroğlu'nun aslında planlı bir şekilde görevlendirildiğini ve seçmenlerin kandırıldığını savunuyor. adama güvenmenin hata olduğunu, geçmişteki kumpaslarla ve sarayla olan gizli bağlarıyla hareket ettiğini iddia ediyor. yazara göre kendisi, yargılanma korkusuyla talimatları uygulayan bir figürden ibaret. imamoğlu ve yavaş gibi isimlerin de bu süreçte bilinçli olarak itibarsızlaştırıldığını öne sürüyor. (bkz: görevli personel) gibi bir durum olduğunu söyleyip, insanların aynı algı oyunlarına gelmemesi gerektiğini, yoksa yine hüsranla karşılaşacaklarını belirtiyor.
arkadaslar kendinizi kandırmayın yok söyle hırslı yok şöyle pişkin diye. evet gittik verdik oyu inanıp, yıllardır kandırıldıgımızı kabul etmek çok zor evet, aptal gibi hissetmemek için hala adamı...
AI Özet: yazar renkli saçlı ve yırtık ayakkabılı tipten bahsediyor (bkz: rockçı)
saçının bir kısmı yeşil, mor yahut mavidir.yırtık ve kirli converse giyer.üzerinde magnet bulun...
AI Özet: yazar, yedi numara'daki recep'in mezar taşına yazdırdığı absürt sözü anlatıyor (bkz: komedi)
(bkz: yedi numara)öleceğini zanneden recep mezartaşını önceden almak ister. bunun için dükkan s...
AI Özet: yazar diyor ki sıtma yüzünden afrika'ya girememişler, (bkz: kıyı şeridi) dışında hakimiyet kurmak imkansızmış.
sıtma ilacı *olmadan afrika'da kara egemenliği kurmanın imkansız olmasındandır. avrupanın sömür...
AI Özet: yazar, ölen birini özlemenin yaşayan birini özlemekten çok farklı olduğunu söylüyor. yaşayan birini görünce değişimine şahit olursun ama ölen kişi zihninde olduğu gibi donup kalır, (bkz: zamanın durması) durumu yaşanır. aslında kişi gitmez, ruhunda bir dövme gibi iz bırakır diyor. asıl özlemin, o kişinin değişmeye devam etmesine ve yeni anılar biriktirmeye duyulan bir istek olduğunu belirtiyor. zamanla bu durum kanıksanıyor ve özlem, zihinde hiç sönmeyen sıcak bir ışıltıya dönüşüyor. yani mevzu sadece yokluk değil, tamamlanmış bir yaşamla beraber yürümek.
yaşayan kişiyi özlemekle aynı değil. mesela özlediğin ve yaşayan birini gördüğünde "ee ne yaptın? neler oldu?" diye sorarsın. değişimine tanıklık edersin. saçını değiştirmiştir, belki kilo almışt...
AI Özet: yazar için satrapi denince akla direkt (bkz: persepolis) geliyor ama kadın sadece çizgi roman çizmiş değil, resmen iran'daki baskıyı ve kadınların dramını içeriden bir gözle dünyaya anlatmış. batılıların klişe bakış açısını çöpe atıp gerçekleri siyah beyaz çizgilerle yüzümüze çarpmış. sanatın neden diktatörleri korkuttuğunu kanıtlayan, cesur ve sahici bir ruh olduğunu belirtiyor. son olarak da satrapi'nin kaybına değinip, hayatının aşkı mattias ripa'nın ardından kederden gitmiş olmasını hüzünlü bir kavuşma olarak yorumluyor. (bkz: sanatın gücü)
çoğumuz gibi, benim için de satrapi'nin adı geçtiğinde ilk olarak aklıma elbette persepolis gelir. ama aslında sadece bir çizgi roman yazarı değildi o. iran devrimi'ni, sürgünlüğü, kadınların yaş...
AI Özet: yazar, doğan grubunun medya gücüyle şebnem ferah'ı piyasada tek başına bıraktığını, rakiplerini nasıl etkisiz hale getirdiğini anlatıyor. özellikle özlem kargalar'ın kalitesine dikkat çekip şebnem'in tarzını (bkz: arabesk) olarak nitelendiriyor. dönemin medya tekelleşmesinin müzik piyasasını nasıl şekillendirdiğini iddia ederken, diğer sanatçıların nasıl sistem dışına itildiğini biraz da dert yanarak belirtiyor.
akp'yi parlatıp seçim kazandıran, tüm rakiplerini dağıtıp tek başına iktidar olmasını sağlayan doğan grubu'nun şebnem'e bunu yapamayacağını düşünenleri görüyorum hala. 2000'lerin başından bahsedi...
AI Özet: yazar diyor ki rus edebiyatı aslında bildiğin aynı şablonların tekrar ettiği dev bir döngüymüş. adamlar öyle bir yapmış ki, okuyucu bir noktadan sonra bu tekrarlarda huzur bulup konfor alanına çekiliyormuş. mevzu önce isimlerle başlıyormuş; karakter bir bakıyorsun rodion, iki satır sonra rodya, annesi seslenince rodenka oluveriyor. yazar, okuyucunun elinde kalem kağıtla akrabalık tablosu çıkarmaya çalıştığını, mitya ile dmitri'nin aynı kişi olduğunu ancak yüzlerce sayfa sonra tesadüfen anladığını anlatıyor. (bkz: rusça isimler) sonra paket programdaki hastalık meselesine giriyor; karakterler hayatı sorgulayacaksa önce mutlaka ateşler içinde yatağa düşüp sayıklamaları gerekiyormuş. bedenin iflas etmeden ruhsal yükseliş olmuyor gibi bir kural varmış. bir de şu bitmek bilmeyen çile sevdası var; yazarın gözlemlerine göre karakterin arınması için önce kumarda batırıp sokak ortasında rezil olması lazımmış. ne kadar sürünürsen o kadar derin bir ruhun olur mantığı hakim. ayrıca topluma yenilmiş ama özü temiz kadın figürü olmazsa olmazmış, bunlar genelde günahkar erkekleri kurtaran melek görevini görüyorlarmış. son olarak yemek masaları tam bir kaosmuş; sıradan bir yemek yerken birinin aniden kalkıp tanrının varlığı üzerine yirmi sayfalık nutuk çekmesi işin standart prosedürüymüş.
dostoyevski, tolstoy, gogol derken külliyatın derinliklerine daldıkça bir noktada gerçeği fark ediyorsun. bu kitaplar aslında bariz şekilde birbirini tekrar ediyor. üstelik bunu gizli saklı ya da...
AI Özet: yazar, kampanya danışmanı önder ince'nin isyanını aktarıyor. olay şu; ortada 950 bin euro gibi bir rakam dönüyor ama seçim süreci tam bir (bkz: fakirlik) hikayesiymiş. yazar diyor ki; ne koordinasyon merkezi varmış ne de düzgün bir araç. herkes kendi cebinden harcamış, benzin parasını bile kendileri ödemişler. genel başkan özgür özel üzerinden dönen tartışmaları da oldukça sorunlu buluyor. tam bir kaos ortamı.
ferdi zeyrek'in kampanya danışmanıönder ince:"ferdi başkanın seçim kampanyasını ben yaptım.madem bu kadar para verilmiş;biz neden seçim koordinasyon merkezi (skm) dahi olmadan kampanya yaptık! bü...
AI Özet: yazar diyor ki sevmek kolay, olay kimi sevdiğinde bitiyor. kıymet sevgiliden belli olur (bkz: doğru insan)
"eylemez her kim ayâr-ı hüsne rağbet nâilikadrî âşık dilberisi mimberinden bellidir"sevmek hüne...
AI Özet: yazar, söz konusu şahsın kumpasların merkezinde olduğunu ve her şeyi onun yönettiğini iddia ediyor. savcılığa verilen yanlış bilgilerin, saçma sapan iftiraların ve düşük iq'lu yalanların hepsinin aynı elden çıktığını belirtiyor. (bkz: kumpas) baykal olayındaki yöntemlerin benzerliğine dikkat çeken yazar, özel'in artık durumu kabul edip her şeyi anlatması gerektiğini savunuyor. kısacası adamın tüm bu süreçteki rolü bayağı belirgin diyor.
son yayınında “silivri'deki bir başkana gidip itirafçı ol davayı büyüt dedi” diyor kk için. bu maddi delil kısmı. ama öncesinde de zaten işaretler vardı. savcılığa gidip ibb belediyeler ve kayyum...
AI Özet: yazar fırtınadayım'a bayılmış, klipte olmak istiyor.
fırtınadayım.buna nasıl klip çekmezsin mabel? çekersen beni oynat.''gözümün gördüğü göğsümün bi...
AI Özet: yazar, neandertallerin keşif sürecini ve sonrasında uğradıkları haksızlığı anlatıyor. mevzu 1856'da düsseldorf tarafında bir mağarada başlıyor; madenciler bazı kemikler buluyor. aslında daha önce de benzer şeyler çıkmış ama dönemin "bilmiş" tayfası bunları modern insanın bozuk versiyonları diyerek geçiştirmiş. sonra fuhlrott isimli bir hoca devreye giriyor ve karşımızdakinin bambaşka bir tür olduğunu fark ediyor. ancak yazar diyor ki, isimlendirmek yetmemiş; victoria dönemi avrupası'nın o meşhur kibri devreye girince neandertaller resmen karalanmış. evrimi beyaz adama çıkan düz bir merdiven sananlar, soyu tükenmiş olan bu türü "başarısız, kaba ve maymunsu" ilan etmişler. (bkz: ön yargı) özellikle marcellin boule isimli tipin, eklemleri iltihaplı yaşlı bir iskelete bakıp "bakın bunlar goril gibi eğik yürüyordu" diye çizimler yapması, kafalara o mağara adamı klişesini kazımış. yazar burada ince bir noktaya değiniyor; aslında kendi vahşetimizi örtmek için onları vahşileştirdiğimizi söylüyor. neyse ki 1950'lerde işler değişmiş. straus ve cave isimli uzmanlar, o meşhur iskeleti tekrar inceleyince adamın sadece yaşlı ve hasta olduğunu, aslında gayet dik yürüdüklerini kanıtlamışlar. hatta yazarın aktardığına göre, bir neandertali tıraş edip takım elbise giydirseniz new york metrosunda kimse dönüp bakmazmış.
1856 ağustosuydu. düsseldorf yakınlerındaki derin ve kayalık neander vadisi’nin içlerindeki bir kireç taşı mağarasını temizleyen madencilerin kazmasına, garip insansı kemikler takıldı. aslında to...
AI Özet: yazar, wemby'ye gösterilen müsamahanın alperen'e gösterilmediğini savunuyor. wemby hata yapsa kimse tınlamıyor ama alperen yapsa ortalık yıkılıyor diyor. (bkz: çifte standart) yanına düzgün şutörler ve egosu düşük bir koç gelse ligi domine eder, asist kralı olurmuş. kısacası alperen'in hakkının yendiğini ve daha iyi bir sisteme ihtiyacı olduğunu belirtiyor.
new york san antonio 1. maçı az önce izledim.wembyi seviyorum. yüreğiyle oynuyor ama şu maçtaki top kayıplarını, air ballları, adam kaçırmaları, geriye koşamamayı, 9 tane üçlük deneyip 2 tane ata...
AI Özet: yazar, doğada ölmekten daha beter senaryolar olduğunu anlatırken sahneye zümrüt eşek arısını çıkarıyor. bu arkadaş dışarıdan bakınca minyatür bir mücevher gibi şirin dursa da aslında tam bir sinir bilimi uzmanıymış. hedefinde ise herkesin bildiği o ölümsüz hamamböcekleri var. yazarın anlattığına göre arı, kurbanını kaba kuvvetle değil, resmen beynini hackleyerek alt ediyor. önce göğüs bölgesine bir iğne çakıp ön bacakları geçici olarak devre dışı bırakıyor, sonra asıl bombayı patlatıp doğrudan beyin merkezine, yani subözofageal gangliyona hassas bir operasyon gerçekleştiriyor. işin en korkunç kısmı şu; böcek felç olmuyor, kasları tıkır tıkır çalışıyor ama (bkz: irade kaybı) yaşıyor. yani hayvanın fiziksel kapasitesi yerinde olmasına rağmen beynindeki kaçma refleksi ve hayatta kalma isteği tamamen siliniyor. yazar, bu durumu hollywood zombi filmlerinden daha ağır bir kabus olarak tanımlıyor. böcek artık kendi vücudunun içinde hapsolmuş, sadece dışarıdan komut bekleyen uysal bir robota dönüşmüş durumda. kısacası yazar diyor ki, bedenin sapasağlamken iradenin elinden alınması, ölmekten çok daha tekinsiz bir durum. doğanın bu acımasız mühendisliği karşısında insanın ufku gerçekten iki katına çıkıyor.
doğada ölmekten çok daha korkunç kaderler vardır; mesela hayatta kalıp kendi bedeninin kontrolünü, daha da beteri kaçıp kurtulma isteğini tamamen kaybetmek gibi. zümrüt eşek arısı, ya da biyoloji...
AI Özet: yazar, acun'a beraat verilip saran'ın ceza almasını (bkz: adaletsizlik) olarak görüyor.
aynı gerekçelerle ile acun yargılanınca, "kasıtlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar...
AI Özet: yazar, adamın avrupa'da rahatken niye denizli'ye geldiğini sorguluyor. (bkz: vizyonsuzluk) gurbetçi kafasına hafiften takılıyor.
lan avrupa'da keyfin yerinde. kurdugun platformdan da hem vatandasin duasini aliyor hem de para...
AI Özet: yazar, isviçre'nin referandum kültürünü ve halkın bilinç düzeyini anlatmış. özellikle nüfus artışını sınırlama isteği ve geçmişteki oylamalar üzerinden bir analiz kasıyor. adamların emekli maaşına 13. ay eklenmesine veya şirketlerin vergilendirilmesine evet dediklerini ama iş bedava paraya gelince kestirip attıklarını belirtiyor. yazar diyor ki, 2016'da halka çalışsan da çalışmasan da ayda 2500 frank verilsin mi diye sormuşlar, bizimkiler olsa sandıkları parçalardı ama isviçreliler %76.9 ile hayır demiş. (bkz: isviçre) halkın kamu bütçesini kendi cebinden çıkan para gibi gördüğünü, bu yüzden de ekonomik yük getirecek işlere karşı çıktıklarını söylüyor. yazara göre orada referandumlar iktidarın keyfini onaylatmak için değil, gerçekten teknik ve toplumsal sorunları çözmek için kullanılıyor. eğitim sisteminin ve toplumsal hafızanın bireyleri bu kadar bilinçli kıldığını vurguluyor. kısacası adamların demokratik mekanizmaları gerçekten işlettiğini ve halkın popülizme kapılmadan, uzun vadeli çıkarları gözeterek karar verdiğini anlatmış. bizim buralardaki referandum anlayışıyla kıyaslayınca durumun ne kadar farklı olduğu ortaya çıkıyor.
(bkz: #184174352)lise mezunu birinin oy kitlesini artıma amaçlı en az onyüzbinmilyon çocuk projesine karşı müthiş bir referandum: şu anki isviçre nüfusu yaklaşık 9.1 milyon seviyesinde iken, 2050...
AI Özet: yazar enpara'nın yatırım işlerini midas gibi kolaylaştırdığını ve masrafsız olduğunu söylüyor, diğer bankaların (bkz: soygun) yöntemlerine sallıyor.
aferin lan enpara. yatırım hizmetlerini midas gibi yaptın.aracı kurum falan hikaye, sıfır komisyonla ...
AI Özet: yazar, mahmut orhan'ın köye gidip etkinlik yapmasını çok kral bir hareket olarak görüyor. adam hem köklerini unutmamış hem de turizme katkı sağlamış. (bkz: vefa) annesinin sarmalarıyla ortamı şenlendirmiş diyor.
kendi annesi babasının yaşadığı ata toprağı köyde bir etkinlik düzenlemiş koca yürekli insan.bununla da kalmamış hem annesi hem babası ve hem de tüm tanıdı...
AI Özet: yazar, amerika'nın o eski birey hakları ve özgürlükçü ruhunun nasıl yerle bir olduğunu anlatıyor. adamcağız resmen isyan etmiş; diyor ki serbest piyasa olsun tamam ama bir yerde durun, kişi başı servete bir limit getirin, yoksa bu iş böyle yürümez. (bkz: kapitalizm) özellikle politikacıların, senatörlerin ve onların çocuklarının (nepo-baby'ler) durumu canını sıkmış. devlet memuru olup da kraldan daha zengin ve nüfuzlu hale gelenlerin, içeriden hisse alıp satarak köşeyi dönenlerin durumuna bayağı sinirlenmiş. yazarın teorisine göre, biz orta sınıf olarak yıllarca "aman canım o kadar da olmaz, sistem kendini düzeltir" diye naif bir şekilde bekledik ama önce türkiye konusunda, şimdi de modern dünya ve amerika konusunda kırmızı hapı yutmuşuz. yani gerçeklerle yüzleşmiş. yönetici kadrosundaki nepotizm bebeklerinin ve hayatın gerçeklerinden kopuk, sadece finansal verilere odaklanmış tiplerin dünyayı k-shape ekonomiye sürüklediğini savunuyor. zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu bu düzende, beyaz yakalıların da "vizyonerlik" adı altında bu şarlatanlara eşlik etmesine gıcık olmuş. sonuç olarak altyapıların çöktüğünü, eğitimin ve sağlığın yerlerde süründüğünü belirterek durumu özetliyor.
(bkz: #183735756) ' den devam edelim "neyse eved." iste buradayiz, diyerek bitirmistim. amerika ozelinde - orta avrupa'nin yaratmis oldugu "birey haklari" ve magna carta'dan ote gelen, dur lan bi...
AI Özet: yazar, günümüzdeki kıskançlığın artık bir şeylere sahip olamamaktan değil, sahip olunanların kalitesindeki farktan kaynaklandığını söylüyor. eskiden yoksunluk vardı, şimdi ise varlığın eşitsizliği var diyor. yani olay artık bende yok diye üzülmek değil, onda benden daha iyisi olmasın kafasına girmiş. yazar buna gelişmiş kıskançlık adını takmış. (bkz: gelişmiş yoksulluk) durumu şöyle özetliyor: bende de olsun ama onunkinden daha kötü veya eşit olsun. bu durumu berber muhabbetlerinden akraba ilişkilerine kadar her yerde gördüğünü, özellikle mercedes alanla opel alan arasındaki o ince tonlama farkının insanı rahatsız ettiğini belirtiyor. dost görünümlü insanların bile bu sinsi rekabet içinde olması yazarı hayrete düşürüyor. herkesin en iyisine sahip olmasını isteyecek kadar geniş bir kalbi olduğunu ama insan türünün bu hırsları yüzünden bazen kendi içine sığındığını anlatıyor.
pbkc'nin entrysinde verdiği bakınız ile derinsular'in şu entrysini gördüm:(bkz: #34383141)kelimelerin bazılarına yabancıyız tabi. ancak bu bana başka bir şey düşündürdü:günümüzde varlık ve yokluk...
AI Özet: yazar, 27 yıllık sadık bir müşteri olmasına rağmen turkcell'in sunduğu yeni tarifeleri görünce şoka girmiş. diğer operatörlerde çok daha ucuza, kat kat fazla internet olduğunu fark edince müşteri hizmetlerini aramış ama karşıdan gelen cevaplar tam bir fiyasko. (bkz: müşteri memnuniyetsizliği) adamcağız ikna edilmeyi beklerken standart cevaplarla geçiştirilmiş. piyasada denetim yok diye keyiflerine baktıklarını düşünen yazar, artık operatörle vedalaşma vaktinin geldiğini belirtiyor.
27 yıldır kullanılan ve faturası bir gün dahi gecikmemiş düzenli hatta sahibim, 21 gün sonra taahhütüm bitiyor, merak ettim diğer operatörlere baktım, varolan paketimin iki üç katı fazla internet...
AI Özet: yazar, beşiktaş'ın avrupa'da çok geride kaldığını ve acil bir çıkışa ihtiyaç duyduğunu söylüyor. vincenzo'nun hücumcu tarzının ligdeki kapalı savunmaları açacağını ve iç sahada domine edeceklerini düşünüyor. transferlerde önceliğin stoper, kaleci ve orta sahada olduğunu belirtiyor. (bkz: hayırlı olsun) diyerek kartal için sürecin olumlu geçmesini temenni ediyor.
avrupa karnesi umut verici, lig önemli ama beşiktaş avrupa'da son 6-7 sezondur aşırı geride kaldı, kulüp puanı da dibi gördü. iyi bir avrupa sezonu şart, avrupa ligi elemelerinde en az 1 tur geçi...
AI Özet: yazar, sevdiği kişiye yazdığı oldukça romantik ve melankolik bir mektupta aşkın aslında bir eksilme ve teslimiyet olduğunu anlatıyor. ona göre sevmek, sadece karşıdakini değil, kendi varlığını da onun içinde bulmak demekmiş. defne ağacı ve merih yıldızı üzerinden derin metaforlar kurarak, sevgisinin görünmeyen kısmının çok daha derin olduğunu, kelimelerin bu duyguları anlatmakta yetersiz kaldığını belirtiyor. (bkz: edebiyat parçalamak) diyebileceğimiz bir tarzla, sevginin artık basit bir duygu olmaktan çıkıp hayatının merkezine yerleştiğini, geleceğinin haritası haline geldiğini söylüyor.
yazara göre daha önce yaşadığı yıllar sadece vakit kaybıymış, gerçek hayatı ancak sevdiği kişinin sesinde kendini bulunca anlamış. sevginin aynı zamanda ağır bir sorumluluk olduğunu, zihninin artık sadece bu kişiyle çalıştığını ifade ediyor. en büyük hayali ise gürültülü dünyadan kaçıp sevdiğiyle yan yana sessizce oturabilmek, omzuna başını yaslayıp içindeki yalnızlığı paylaşmakmış. (bkz: huzur arayışı) aynı kitapları okuyup aynı cümleler üzerine saatlerce konuşma isteğiyle, entelektüel bir paylaşımın romantizmle birleştiği bir ilişki hayal ediyor. kısaca yazar, aşkı hem bir sığınak hem de sonu olmayan bir yolculuk olarak tanımlıyor.
merhaba sevgilim,insan bazen kendi kalbini bir başkasında bulur; işte o zaman sevmenin ne olduğunu değil, kaybetmenin ne kadar mümkün olduğunu öğrenir. ben seni sevdikçe kendimi çoğaltmıyorum, ak...
AI Özet: yazar, operatörlerin hotspot kotasını delmek için tailscale kullanmayı öneriyor. telefonda exit node özelliğini açıp bilgisayarı buna bağlayınca trafik telefon üzerinden akıyormuş, böylece operatör durumu çakmıyormuş. ios tarafında hız biraz düşük kalabiliyormuş ama (bkz: yokluk) durumunda gayet işe yarayan bir yöntem olduğunu belirtiyor. kısaca interneti bedavaya getirme peşinde koşanlar için güzel bir taktik vermiş.
turkiye'de malum operatorlerin sinirsiz 5g tarifelerinde hotspot kotasi var. bunu bypass etmek icin ios veya android cihazinizi tailscale exit node olarak ayarlayabilirsiniz.soyle ki:telefon ayar...
AI Özet: yazar, konser sırasında telefonla kayıt yapmak yerine anın tadını çıkarmayı seçmiş. etraftaki herkes video çekme derdindeyken o sadece dinlemiş ve sonunda kaydetmediği o beş dakikanın hafızasında en canlı kalan anı olduğunu fark etmiş. yani (bkz: anı yaşamak) mevzusunun dijital arşivden daha etkili olduğunu söylüyor.
bununla ilgili çok sevdiğim bir anım var.geçen haftalarda bir düş sokağı sakinleri konserine gitmiştik. yanımdaki arkadaşıma, "bir şarkı bekliyorum. o şarkı çıktığında telefonu bırakıp sadece din...
AI Özet: yazar, istiklal marşında türk kelimesinin geçmediğini ama diğer bazı ülkelerin marşlarında bu kelimeye rastlandığını söylüyor. özellikle yunanistan ve kıbrıs tarafında durumlar pek iç açıcı değil, daha çok (bkz: korkutucu) ifadeler varmış. bir de osmanlı'nın marşı olmadığı için törenlerde ay dede şarkısının çalındığına dair trajikomik bir hikaye anlatıyor. yani olay tamamen kimin kimi nasıl anlattığına dönmüş.
istiklal marşında türk kelimesi geçmez ama başka 4 milli marşta geçermiş. macaristan türkmenistan yunanistan güney kıbrıssadece türkmenistan marşında olumlu anlamda geçip diğerlerinde korkutucu v...
AI Özet: yazar, rilke'nin bir sözünden yola çıkarak güzelliğin aslında göründüğü kadar masum olmadığını, hatta katlanılabilir bir dehşetin başlangıcı olduğunu söylüyor. ona göre güzellik bizi öyle bir eşiğe getiriyor ki ya içeri dalıyoruz ya da kaçıyoruz. (bkz: varoluşsal sancılar) güzelliğin geçiciliği ve beraberinde getirdiği o ağır his, insanı hem çekiyor hem itiyor. sevdiğine şiirler yollayıp romantik takılsa da içten içe bu durumun hüznünü yaşıyor. kısaca güzelliğin ağırlığını fark eden birinin artık eskisi gibi hafif yürüyemeyeceğini, aşkın körlüğüyle bu riski göze aldığını belirtiyor.
“güzellik, katlanabileceğimiz dehşetin başlangıcıdır.” bu, insanı şiirleriyle kendi içsel dünyasıyla yüzleşmeye davet eden rainer maria rilke’nin bir sözü… üzerinde çok kapı bulunan, çok odaya aç...
AI Özet: yazar arnavutluk'un adasını korumasını övüp bizdekileri (bkz: koltuk sevdası) yüzünden eleştiriyor.
ufacık ülke bir tane ufacık adasını trump’a yedirmemek için ayağa kalktı. bizde koltukları için...
AI Özet: yazar avax ile önceden güzel kazandığını, şimdi ise 6 haziran 2026'ya kadar bekleyip düşük kaldıraçla %200 kar hedeflediğini söylüyor. (bkz: avax baharı) gelince kasaları dolduracağız diyor, şüphelenene de eski başarılarını gösteriyor.
kripto piyasasında insanlara tekne aldırıp, 2026 yılında yıllık kütük kirasını çıkartmayı bile başaramamış proje. yaklaşık 3 ay önce 7.50 usdt hedefi vermişim ve geldi. #18246135...
AI Özet: yazar diyor ki yanındakini gazla bayıltmak doğru kişinin kanıtı değil, aksine tam tersi. sevdiğin kişiye karşı edepyle davranmak gerektiğini savunuyor. (bkz: nezaket) yani karşı tarafı böyle harcamayın, biraz saygı lütfen.
#171985955“yanında gönül rahatlığıyla osurabiliyorsanız o doğru insandır.” denmiş ( çok af edersiniz) yanlış. doğru insan yanında bu eylemi gerçekleştirmekten imtina edec...
AI Özet: yazar, nevşin mengü'nün özgür özel'in siyasete giriş sürecini anlatarak fetö iddialarını çürüttüğünü söylüyor. bazı sözde muhaliflerin ise bu durumu görmezden geldiğini belirterek (bkz: tutarsızlık) imasında bulunuyor.
özgür özel'e yüklenmeye çalışılacak fetö iddialarını boşa düşürecek çok önemli bir bilgiyi yayınında söyleyen gazeteci. özetle dedi ki “ben özgür beyin siyase...
AI Özet: yazar, amazon'un stargate projesini saçma sapan bir bahaneyle iptal etmesine bilenmiş. bu vizyonsuzluk yüzünden üyeliğini iptal etmiş, (bkz: netflix) gibi yerlere prim vermemeye yemin etmiş durumda.
on gelistirme asamasinda olan, genel senaryolari uzerinde calisilmis yeni stargate dizisini sirf 'genele hitap etmiyor, hayranlar icin bu proje' diyerek duyu...
AI Özet: yazar, şebnem ferah konserini izleyince eski günlere dönmüş ve bayağı duygulanmış. hayatındaki kayıplarla ve geçen yıllarla hesaplaşırken, konseri eleştirenlere inat bunun aslında eski bir dostla buluşmak gibi olduğunu söylüyor. ama her şeyin eskisi gibi olmadığını, (bkz: zaman) faktörünün her şeyi yıprattığını belirtiyor.
6 yılda çok şey değişti. annem, babam gitti.. onlar gidince sanki herkese olan hasretim bitti. konsere gidenlerden değilim, hayatım boyunca sevenlerinden oldum ama.. videoların birazını gördüm. o...
AI Özet: yazar diyor ki italya resmen sanat deposu, her köşesinden bir eser fışkırıyor. en ücra şehirde bile (bkz: barok mimari) şaheserler varmış ama halk artık buna alışmış, pek takılmıyor. doğası da şahane ama hırsızlık ve bakımsızlık gibi can sıkan mevzular var. yine de yazar tüm bu eksilere rağmen buranın bambaşka bir yer olduğunu belirtiyor.
gezmek için muhteşem bir ülke. rönesans'ın, antik roma'nın, barok mimarinin, operanın, sanatın büyük bölümünün doğduğu ülke. her şehrinde kesinlikle görülmesi gereken önemli bir yapısı var. ülked...
AI Özet: yazar, zamanın nasıl akıp gittiğine dair hafif melankolik bir giriş yaptıktan sonra 3 kasım 2002 seçimleri üzerinden bir yaş karşılaştırması yapıyor. aslında temel derdi, o dönemki siyasi aktörlerin yaşlarıyla bugünkülerin yaşlarını kıyaslayıp durumun absürtlüğünü göstermek. yazar diyor ki, 2002'de başa gelen ekibin yaşları (48-52-54) bugünün genç siyasetçileriyle hemen hemen aynı seviyelerdeydi. (bkz: zaman makinesi)
yazarın analizine göre, o dönemde artık eskidiği söylenen erbakan'ın yaşı, bugünün kılıçdaroğlu veya bahçeli gibi isimleriyle neredeyse aynı. baykal'ın yaşlandığı dönemdeki yaşıyla bugünkü erdoğan'ın yaşını kıyaslayarak siyasetin nasıl bir döngüye girdiğine dikkat çekiyor. ecevit'in 2002'de yorgun ve yaşlı olduğu söylenen yaşının, bugünün ana aktörlerinin yaşıyla örtüşmesi yazarın oldukça ilgisini çekmiş.
özetle yazar, 2002'de "yaşlı" veya "bitmiş" denilen figürlerin yaşlarına bugün gelindiğinde hala aktif siyaset yapıldığını belirterek mevcut jenerasyonun artık son demlerinde olduğunu savunuyor. siyasetin yaşlanma sürecini ve koltuk tutkusunu, rakamlar üzerinden ironik bir şekilde anlatıyor. (bkz: siyasetin yaşlılığı)
zaman durdurulamiyor; herkes icin her gun bir onceki gunle ayni hizda geciyor; yarin da bugun gibi bitecek.zaman akip geciyor, bildigimiz tek bir sey var ki, nasil bugun bittip yarin basliyorsa; ...
AI Özet: yazar, garsonların dans şovlarını rezillik olarak görüp turizmin bittiğini söylüyor. sadece fiyatlar değil; yozlaşma, çevre kirliliği ve kötü yönetim yüzünden tatilin tadı kaçmış. millet bu yüzden (bkz: yunan adaları) tercih ediyor, rant yüzünden her şey mahvolmuş diyor.
rezillikten başka birşey değil. turizmi bile mahvettiler. olay sadece pahalılık sorunu değil. güney şehirlerini esir alan yozlaşmış gruplar, kara para aklayan suç örgütleri, kazıkçılık, kötü bele...
AI Özet: yazar divxplanet'i çok özlemiş, ortamın kalitesinin (bkz: rakipsiz) olduğunu söylüyor.
forumu zaman zaman öyle özletiyor ki kendini yaşadığım özleme inanamıyorum. çok zaman geçirdim ...
AI Özet: yazar, süflâ kelimesinin arapça sefil kökünden gelip aşağı anlamı taşıdığını ve genelde yer isimlerinde kullanıldığını anlatıyor. birçok köy örneğiyle durumu açıklayıp, bu yerlerin bir de (bkz: ülyâ) yani yukarı versiyonlarının olduğunu belirtiyor. tam bir etimoloji dersi gibi.
aşağıda, alçakta gibi anlamları olan arapça sfl/sefil kökünden türeyen süflânın en yaygın kullanımı, tıpkı aşağı ayrancı, aşağı eğlence, aşağı dudullu örneklerinde olduğu üzere yer adlarında söz ...