AI Özet: yazar sürekli operasyon haberlerinden bıkmış, hükümetin baskı kurduğunu ve ünlülerin kaçtığını söylüyor (bkz: kaos)
olm biz niye hergun tutuklama, operasyon vs haberi ile uyanıyoruz nasıl bir ülke olduk la, ünlü...
AI Özet: yazar, emekli asker yüksel ışık'ın cilo dağlarında kaybolduğunu ve durumun oldukça kritik olduğunu anlatıyor. bürokrasinin yavaşlığına ve afad'ın koordinasyon eksikliğine sitem ediyor. helikopterlerin hemen kaldırılması ve zirve taraması yapılması gerektiğini savunuyor. sivil dağcıların yardım isteğinin valilikle olan izin süreçleri yüzünden takıldığına değiniyor. (bkz: bürokrasi) yazar, dağcılığın bu şahsın hayatının bir parçası olduğunu belirterek destek isteyenleri çağırıyor.
emekli asker yüksel ışık, 13.07 pazartesi gününden beri haber alınamıyor.şuan sosyal medyanın gücüne ihtiyacımız var.ailesi elinden geleni yapmaya çalışıyor, her kuruma müracaat ediliyor, fakat b...
AI Özet: yazar, antik eserlerin modern politik ajandalar uğruna değiştirilmesini sanatsal yorum değil, resmen içerik işgali olarak görüyor. homeros'un helen betimlemelerini örnek verip, hollywood'un diversity adı altında yaptığı bu hamlelerin aslında fon baskıları ve esg kriterlarıyla ilgili olduğunu savunuyor. (bkz: diversity) karakterlerin bugünün los angeles demografisine göre yeniden yaratılmasını tarihsel mirasa saygısızlık buluyor. yazara göre eğer farklı kültürlerden kahramanlar görmek istiyorsak, batı'nınkileri modifiye etmek yerine kendi zengin mitolojilerine yönelmeliyiz. kısacası bu durumu temsil değil, sömürü ve sanat değil, vandalizm olarak tanımlıyor. (bkz: kültürel miras)
bir toplumun binlerce yıllık kültürel ve edebi mirasını alıp, modern dönemin politik ve ideolojik ajandalarına göre kökten değiştirmek, sanatsal bir yorumdan ziyade kültürel kisve altında bir day...
AI Özet: yazar diyor ki sigara çekicilik katmaz, boş işler. (bkz: sağlığa zararlı) dumanla etkilenen zaten başka kapıya bakar.
kesinlikle yanlış önerme.yapmayın etmeyin düşmeyin şu illete. hiç kimseye bir faydası yok, kims...
AI Özet: yazar türkiye'deki kolaların asitsizliğinden dert yanıyor, resmen şekerli su içtiğini söylüyor. yurt dışındaki versiyonların çok daha iyi olduğunu, gürcistan'da bile daha kaliteli kola bulduğunu belirtiyor. (bkz: asitsiz kola) durumu tam bir hayal kırıklığı olarak tanımlıyor.
turkiye icin gecerli durum.ya vallahi rezillik kepazelik baska bir sey degil. asitli icecek icin bakkal bakkal, market market dolasiyorum. sallanir gazi kacar diye uyuyan bebegi tasir gibi eve ge...
AI Özet: yazar, salah'ın artık tamamen bittiğini ve fiziksel olarak çöktüğünü savunuyor. adamın performansının sadece düşmediğini, direkt yerin dibine girdiğini söylüyor. (bkz: premier league) tecrübesiyle konuşan arkadaşa göre adam şu haliyle suudi arabistan liginde bile zorlanır. drogba veya tadic gibi isimlerle kıyaslanmasını saçma buluyor çünkü onlarda hala bir dinamizm vardı. yetenek olsa da fizik bitince sahada hayalet gibi gezdiğini belirtiyor. ayrıca "rashica mı salah mı" diye soranlara da kızıyor, ikisini de istemediğini açıkça söylüyor. 34 yaşındaki adama milyonlar gömmek yerine genç ve aç bir kanat alınması gerektiğini düşünüyor. kısacası taraftarın derdinin başarı değil, ortamda hava atmak olduğunu iddia ediyor.
gecen sezon 5 tane macini izleyen bir futbolsever bu adami takimina istemez. bunu super lig macindan cok premier league izleyen 40 yasinda besiktasli bir abiniz, kardesiniz, dostunuz olarak soylu...
AI Özet: yazar dondurma fiyatlarının soygun olduğunu ve (bkz: fahiş fiyat) durumuna çıktığını söylüyor.
bunun kaliteyle, zenginlikle, lüksle alakası olamaz. bu düpedüz dolandırıcılıktır. bu fiyata bu...
AI Özet: yazar, deniz göktaş üzerinden hukuksuzluklara değiniyor; tutukluluğun anlamsız olduğunu (bkz: hukuk katliamı) şeklinde özetlemiş.
hani bir soruşturma dosyasında neden tutuklama olmaz olamaz dediğinde kendisinin durumu gösteri...
AI Özet: yazar melankoliye bağlamış, (bkz: lana del rey) önermiş.
güneş batarken camdan dışarı bakıp, hayatında eksik olan şeyin ne olduğunu bilmeden özlemek gib...
AI Özet: yazar diyor ki eskiden klose, maradona ve pele gibi isimlerin elinde olan tüm dünya kupası rekorlarını messi tek başına toplamış. adam resmen diğer tüm efsaneleri (bkz: silindir gibi) geçmiş, her şeyi tek başına domine etmiş. artık istatistiklerde sadece messi'nin adı yazıyor, diğerleri ancak izler. tam bir istatistik canavarı olmuş.
lionel messi'den önce dünya kupası rekorlarının sahipleri:• en fazla gol — miroslav klose• en fazla asist — diego maradona• en fazla gol katkısı — pelé• en fazla başarılı çalım — diego maradona• ...
AI Özet: yazar dalga geçiyor (bkz: ironi)
AI Özet: yazar anylang.net ile dil öğrenmeyi öneriyor (bkz: faydalı)
https://anylang.net/pek çok dilde kitap, makale, video gibi içeriklerle istediğiniz dili öğrenm...
AI Özet: yazar, hüseyin ve ali rıza albayrak'ın yorumuyla şah ismail'in sözlerinden oluşan bir türküyü önermiş. (bkz: hüseyin ve ali rıza albayrak) dostluğun ve kıymet bilmemenin işlendiği bu parçanın erkan oğur bestesi olduğunu belirtip herkesi dinlemeye davet ediyor.
hüseyin ve ali rıza albayrak'ın sesinden dinleyebilirseniz dinlemenizi tavsiye ediyorum.(bkz: hüseyin ve ali rıza albayrak)https://www.youtube.com/watch?v=wtqnhjlq9ioezel bahar olmayıncaezel baha...
AI Özet: yazar diyor ki sadece küçük balıklar yakalanıyor, (bkz: adaletsizlik)
her yerde temiz eller operasyonu var. ama kast sisteminin en altına. kastın en üstündekiler rah...
AI Özet: yazar diyor ki erkek tek başına yıkıcı bir enerjiye sahip, onu ancak kadının su gibi sakinleştirici enerjisi dengeler. yani olay tamamen bir enerji alışverişi; erkek kadından yaratıcı güç alıyor, kadın da erkekten canlılık kazanıyor. böylece ortaya faydalı işler ve başarılar çıkıyor. ancak burada devreye giren (bkz: ego) bütün düzeni bozuyor. yazara göre günümüzde kadınları erkekle güç yarışına sokan bazı karanlık yapılar var ve bu durum fıtrata aykırı. eğer kadın baskın olmaya çalışırsa enerji akışı kesiliyor, evde iki tane tanrılık taslayan insan olduğunda da huzur kalmıyor. özetle yazar, başarının sırrını bu eril ve dişil dengesine bağlıyor; ego devreye girerse sonucun mutsuzluk ve huzursuzluk olacağını belirtiyor.
kadınsız erkek neredeyse bir hiçtir.evet eril enerji dinamiktir, ateş tabiatlıdır, iş ve eylem olarak tezahür etmeye meyyaldir. ancak onun su tabiatlı dişil enerji ile dengelenmesi ve ılıtılması ...
AI Özet: yazar, vizontele filminde yılmaz erdoğan'ın güzel bir danimarkalı kızla öpüşme sahnesine takılmış, adamın kendi karakterlerini öptürdüğünü savunuyor. (bkz: kompleks) mevzusuna girip, kendisinin de danimarka bağı olduğu için uçakta karşılaştığında tedirgin olduğunu söylüyor. filmi ise aşırı overrated ve yapmacık bulmuş; cem yılmaz olmasa hatırlanmazdı diye ekleyip noktayı koymuş.
izledigim tek yilmaz erdogan yapimi vizontele'ydi ve soyle bir dusundum de... evet yine opusmus. hem de hakkari'nin bir beldesine gezmeye gelen danimarkali bir kizla. filmden hatirladigim kadariy...
AI Özet: yazar, nolan'ın teknik detaylara ve imax takıntısına fazla daldığını, bu durumun artık bir çeşit fetişe dönüştüğünü savunuyor. adamın vizyonunu dünyada sadece 40 salonun tam anlamıyla yansıtabilmesi, geri kalan herkesin filmi eksik izlemesi yazarın canını sıkmış. devasa kameralarla uğraşıp motor sesi için özel kasa yaptırmasını falan da (bkz: boş bakkal) tadında bir komedi olarak görüyor. ona göre gerçek sinema, milyon dolarlık setler yıkmak değil, lubezki veya inarritu gibi kısıtlı imkanlarla, doğal ışıkla mucizeler yaratmak. (bkz: the revenant) örneğiyle doğal ışığın ve doğru planlamanın önemini vurguluyor. ayrıca (bkz: 1917) ve (bkz: victoria) gibi filmlerdeki plan sekans başarısını, nolan'ın teknik şovlarına tercih ediyor. kısacası yazar diyor ki; kamera büyüdükçe yönetmen büyümüyor, önemli olan eldeki imkanla imkansızı başarmak.
sikko sikko detaylarda boğulan yönetmen. kafayı imax'e bozdu son 2-3 filmdir. dünyada çektiği filmi 1.90:1 gösterecek salon sayısı 40 adet var yok. evet 40 adet. izlemek istersen kesik yemeden iz...
AI Özet: yazar, hocasının zekasıyla beraber nezaket ve mütevazılığının harika bir kombinasyon olduğunu söylüyor. kadının hem mesafesini koruyup hem de net konuşması, boş muhabbetten uzak durması yazara göre asıl çekicilik burada başlıyor. özellikle bilimsel konulardaki tutkusu ve emeği (bkz: vizyon) yazarın çok ilgisini çekmiş. kısaca yazar, böyle donanımlı birine hayran olduğunu belirtiyor.
bir tane hocamız var. inanılmaz zeki bir kadın. gerçi profesörlerin çoğu zeki ama onu farklı yapan şey sadece zekası değil. çok kibar, çok nazik, çok bilgili ve bir o kadar da mütevazı. ne zaman ...
AI Özet: yazar, orta çağ avrupası'nın sanıldığı kadar pis olmadığını ama günümüz standartlarında pek hijyenik sayılmayacağını anlatıyor. mevzu şu; roma çökmüş, hamamlar yıkılmış, ekonomi bitik olduğu için kimse o devasa banyo komplekslerine bakmaya yanaşmamış. (bkz: batı roma imparatorluğu) cermenler zaten akarsuda yıkanmaya alışık olduğu için hamamlarla pek ilgilenmemişler. haliyle bu işler sadece zenginlerin ve papaların özel keyfi haline gelmiş. yazar, doğu tarafında durumun daha stabil olduğunu, anadolu'daki roma hamamlarının ayakta kaldığını ve türklerin de bu kültürü kaptığını belirtiyor. batı avrupa'da ise işler biraz zahmetliymiş; tahta küvetlere su taşıyıp ısıtmak gerekiyormuş. çıplak şekilde nehirde takılmak da pek hoş karşılanmadığı için insanlar bu zahmete girip daha seyrek yıkanıyormuş. yine de tamamen boş vermiş değiller; kokulu otlarla güzel kokmaya çalışıyorlar, yemekten önce ellerini yıkıyorlar. sabun mevzusu ise sonradan endülüs emevileri üzerinden arap dünyasından gelmiş. yazarın iddiasına göre, 11. yüzyıldan sonra haçlı seferleri sayesinde avrupalılar doğudaki hamam kültürünü tekrar keşfetmiş ve şehirlere yeniden umumi hamamlar yapılmaya başlanmış. yani özetle, temizlikten kopmamışlar ama imkanlar kısıtlıymış.
orta çağ avrupası'nda insanlar aşırı hijyenik, temiz olmamakla birlikte düşünüldüğü kadar da pis değildirler.antik roma şüphesiz insanların düzenli olarak topluca yıkandığı hamamlarıyla meşhurdur...
AI Özet: yazar, john williams'ın 94 yaşında hala üretmesi karşısında şapka çıkarıyor. spielberg'in ısrarıyla zorla da olsa bestelediği son eserindeki tutkuyu övüyor. adam oturarak orkestra yönetmiş, (bkz: azim) diye bağırıyor resmen.
94 yaşında hala müziğe zor da olsa güç bulmasına şapka çıkarmak lazım. kaç zamandır son eseri olan disclosure day filminin müziklerini dinliyorum. bu filmin proje aşamasın...
AI Özet: yazar, insanın kendini hiçbir yere ait hissetmediği o garip boşluk halini hiçlik olarak tanımlıyor. başta korkutucu gelse de aslında bu durumun bir tür özgürleşme olduğunu savunuyor. mevzuyu sadece kendi hisleriyle bırakmıyor, işin içine (bkz: parmenides) ve heidegger gibi isimleri katarak felsefi bir derinlik katıyor. heidegger'e göre her şeyi kaybettiğimizde aslında neye sahip olduğumuzu anlıyormuşuz. sartre tarafında ise bu boşluğun bizi sürekli yeniden kuran bir özgürlük alanı olduğu vurgulanıyor. yazar ayrıca doğu düşüncesine ve tasavvufa da selam çakmış; tekerleğin ortasındaki boşluğun işlevselliği ve yunus emre'nin benlik kavramı üzerinden konuyu işliyor. yani olay sadece yokluk değil, kibirden ve sahte kimliklerden arınma meselesi. nietzsche'nin uçurum mevzusunu da karamsar değil, insanın kendinden kaçamayacağı bir yüzleşme olarak okuyor. özetle yazar diyor ki, eski haritaların çöktüğü o hiçlik noktası, aslında insanın kendi gerçek sesini duyduğu ve yeni bir sayfa açtığı en bereketli yerdir.
insan hayatında öyle zamanlar vardır ki, kendini ne başladığı yere ait hisseder ne de varacağı yere. sanki bütün yollar silinmiş, bütün sesler susmuş, bütün tanımlar elinden alınmıştır. işte ben ...
AI Özet: yazar, gülten akın'ın dizelerinin insanı derin düşüncelere daldırdığını söylüyor. herkesin gizli kalan kelimeleri olduğu vurgusunu yapmış. şairin ustalığına ve etkileyici anlatımına değinmiş. (bkz: şiirle terapi) tadında bir yazı.
(bkz: akan suyu yakalayıp durdurmaktır meal)kimse tanımasın için onlarışairler kimi sözcüklerini yok ettilerbütün öyküleri yazıp tükettibir kendi öyküsü kaldı dışardakuş...
AI Özet: yazar, masterchef türkiye'yi youtube üzerinden takip ederken ciddi bir hijyen faciasına denk geldiğini anlatıyor. yarışmacıların çiğ tavuk doğradıkları tahtada salata hazırlamasına rağmen jürinin buna hiç ses çıkarmaması onu bayağı sinirlendirmiş. (bkz: çapraz bulaşma) mevzusunun görmezden gelinmesini, şeflerin sadece imaj için hijyenden bahsetmesi olarak yorumluyor. tabağa iki kere dokunulunca yemeği çöpe atan ama temel gıda güvenliği kurallarını yırtan bu sisteme hafiften sallıyor. mutfağın önce güvenlik olduğunu, bunun en temel kural olduğunu belirterek şeflerin profesyonelliğini sorguluyor.
youtube’dan geriden gelerek izliyorum. genelde çalışırken kenarda açık duruyor, kulağıma ses oluyor. birkaç gün önce yayınlanan bölümlerden birini yeni izledim. aslında yarışmayla ilgili uzun uzu...
AI Özet: yazar diyor ki flu tv artık eski tadı vermiyor, kanalda ciddi bir yetersizlik problemi var. konular ve konuklar hala kaliteli ama moderatörler sınıfta kalıyor. ilker hoca dışında kimse sohbeti derinleştiremiyor, konuğun verdiği cevabı yakalayıp üstüne gidecek biri yok. yaren, kemal, nehir ve buğra gibi isimler sanki sadece orada boşluk doldurmak için oturuyorlarmış gibi hissettiriyor. hazırlanan soruları sırayla okumakla yayıncılık olmaz, konuğu dinlemek ve tartışmayı yönetmek lazım ama ekipte bu vizyon eksik. (bkz: amatörlük) bazıları bilgisizliğini sevimli görünmeye çalışarak kapatıyor ama izleyiciye geçmiyor. sonuçta ortaya kaliteli konuğun kendi kendine konuştuğu videolar çıkıyor. yazar, kanalın tek bir kişiye bu kadar bağımlı olmasının ve ekibin meraksızlığının kaliteyi düşürdüğünü belirtiyor.
kadrosundaki bazı isimlerin ekrandaki yetersizliği yüzünden artık kaybedecek kanı kalmayan kanal. hâlâ oldukça güzel konular seçiliyor, nitelikli konuklar ağırlanıyor; fakat ilker hoca dışında ve...
AI Özet: yazar diyor ki asıl gurbet memleketten uzak kalmak değil, insanı gerçekten anlayacak birinden uzak yaşamakmış. kalabalıklar içinde, sofralarda, arkadaş ortamlarında olsan bile içini açamadığında o yalnızlık hissi çökmeye başlıyor. buna bildiğimiz yalnızlık değil de daha çok bir yarım kalmışlık durumu diyor. sanki dünyaya gelirken bir parçamız geride kalmış da ömür boyu onu arıyormuşuz gibi bir vibe veriyor. (bkz: ruh eşi) mevzusu aslında sadece benzer bir yüz bulmak değil, kendini açıklamak zorunda kalmadığın birine rastlamakmış. yanında yorulmadığın, sustuğunda neden sustun diye sorulmayan, anlatamadıklarının bile duyulduğu o kişi işte aranan kanmış. yazar burada ruh eşini bir insandan ziyade eve dönme hissine benzetiyor. güçlü görünmeye çalışmaktan, yanlış anlaşılmamak için kasmaktan yorulan insan için bu his altın değerinde. bazı insanların yanında misafir gibi hissederken, bazılarının yanında ayakkabılarını çıkarır gibi tüm yüklerini bıraktığını belirtiyor. yani mesele sadece el ele tutuşup aşk yaşamak değil, asıl mesele anlaşılmakmış. sevilsen bile anlaşılamadığında o içindeki oda boş kalmaya devam ediyormuş. sonuç olarak ruh eşi, bir yere değil de birine ait olma arzusuymuş.
insanın bu dünyadaki gurbeti ağırdır. öyle böyle değil, hem de...insan bazen memleketinden uzakta kalır, bazen çocukluğundan, bazen eski günlerinden. ama en ağır gurbet, galiba kendisini anlayaca...
AI Özet: yazar, kemoterapiye başlayacağını söylediğinde babasının "ama o zaman saçların dökülür" dediğini aktarıyor. yazarın annesinin ameliyat olduğu gün kendisinin de kanser olduğunu öğrendiğini ve babasına bu haberi verdiğinde babasının bu cümleyi kurduğunu belirtiyor. yazar, halil cibran'dan alıntı yaparak hatırlamanın bir buluşma biçimi olduğunu söylese de kendisi hatırlamayı gözüne toz kaçmasına benzetiyor.
6 ekim 2023''ee ama o zaman saçların dökülür sadeli…''baba, ben kemoterapiye başlayacağım, dediğimde verdiği cevaptı. kanserim diyememiştim, böyle haber vermek daha mantıklı gibi gelmişti. insan,...
AI Özet: yazar diyor ki insan dediğin sadece et ve kemik yığını değil, aslında hayatı boyunca biriktirdiği hislerin toplamıdır. proust'u asıl büyük yapan şeyin de betimlemeleri değil, bizi hatıralardan oluşan bir varlık olduğumuza ikna etmesi olduğunu belirtiyor. (bkz: tanpınar) ile benzer bir noktada duran yazar, sevdiklerimiz gitse bile onlardan kalan duyguların bizi ayakta tuttuğunu savunuyor. kısaca madlen adamın olayını özetlemiş.
insan nedir, iki yüz bilmem kaç kemik, dört litre kan, kalp, beyin, ciğer, böbrek, dalak mıdır insan. insan doğumundan itibaren hayatta topladığı hislerin bütünüdür. o hisler ne anne-babaya, ne a...
AI Özet: yazar, suç ve ceza'nın filminin çekilmemesini aslında kitabın kusursuzluğuna bağlıyor. hitchcock'un fikirlerine dayanarak, başyapıtların sinemaya aktarılırken genellikle heba edildiğini ve yazarların emeğinin görmezden gelindiğini belirtiyor. dostoyevski'nin her kelimesinin bir anlamı olduğunu, bunu beyaz perdeye taşımak için 10 saatlik bir film gerektiğini savunuyor. yani özetle, (bkz: edebiyat uyarlamaları) faciasına düşmemek için bazı eserlerin kitap olarak kalması gerektiğini söylüyor.
diğer açıdan bakıldığında, zaten yeterince iyi olduğu için de çekilmiyor olabilir.yani en azından alfred hitchcock öyle diyor.başlık espri amaçlı açılmış tabii ama ister istemez aşağıdaki pasaj a...
AI Özet: yazar 20 yıldır aynı numarayı kullandığını, bu istikrarın düzgün insan olduğunu kanıtladığını söylüyor. (bkz: sadakat) ödül bile bekliyor valla.
benimkisi 20 yıl oldu mu bilmiyorum ama 20 yıla yaklaşmıştır.bu arada gurur duyulacak bir şey mi bilmiy...
AI Özet: yazar, gençlik yıllarında çok sevdiği ve hatta resmini çizip hediye ettiği kişiye karşı zamanla büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını belirtiyor. ona göre haluk levent, insanların çaresizlik anında tutunduğu bir figür haline gelmiş. yazarın asıl siniri, adamın arka planını bilip hala yanında poz veren sözde büyüklere. müzikal başarısını ve konser rekorlarını takdir etse de, kişinin yanlış tercihler yaptığını ve dürüst olmadığını savunuyor. kısacası yazar için kendisi (bkz: hayal kırıklığı) sebebiyle artık dinlenmez bir isim ve güvenilmez biri.
hiçbir zaman dürüst, düzgün ve ahlaklı bir insan olmamış kişi.14-18 yaşlarım arasında koyu bir hayranıydım. yaklaşık 25 sene öncesine tekabül ediyor. çok sayıda konserine gittim. resmini yapıp he...
AI Özet: yazar, filmin etkisinden uzun süre çıkamadığını ve hayata bakışını değiştirdiğini söylüyor. küçük bir ada kasabasındaki karakterler üzerinden insanların dünyayı algılayışındaki farkların çok güzel işlendiğini belirtiyor. irlanda'nın o gri gökyüzü, yemyeşil doğası ve karakterlerin yerel aksanları filmin atmosferini çok daha inandırıcı kılmış, (bkz: atmosfer) tam yerinde olmuş diyor. hayvanların da hikayeye çok doğal entegre edildiğini, özellikle minyatür eşek jenny'nin ölüm sahnesinin insanı darmadağın ettiğini düşünüyor.
yazara göre padraic'in yaşadığı yalnızlık ve çaresizlik gerçekten yürek burkan cinsten. adamın tek istediği en yakın dostu colm ile takılmakken, bir sabah uyanıp artık sevilmediğini öğrenmesi tam bir yıkım. küçük bir yerde herkes birbirini tanırken böyle bir reddedilmenin ağırlığı daha da artıyor. yazar, colm'ın parmaklarını kaybetmesine rağmen padraic'e üzülmeye devam etmiş. aslında mesele sadece müzik veya basitlik değil, colm'ın yaşadığı varoluşsal kriz ve arkasında iz bırakma hırsının, padraic'in kaygısız dünyasıyla çatışması olduğunu savunuyor. dostluğun yerini alan bu derin boşluk ve ayrılık süreci, filmi izleyici için oldukça sarsıcı kılmış.
bazı filmler vardır, etkisi uzun süre geçmez. hatta insanın hayata bakışında küçük değişimlere vesile olur. işte bu film de onlardan biri benim için.dünyayı algılama biçimimiz ve hayata tutunma n...
AI Özet: yazar, hikayede geçmişe dönük sahneler yoksa filmin eksik kaldığını savunuyor (bkz: boşluk).
aralarda "çık gel hocaefendi bitsin bu hasret" dönemlerine flashback yapıyor mu diye merak etti...
AI Özet: yazar, yanis varoufakis okuyup gelmiş ama ekşi sözlükte konunun pek konuşulmamasından dolayı hafiften sitemli takılıyor. mevzuya gelirsek, yazar diyor ki bu teknofeodalizm işi aslında corona döneminde basılan o kontrolsüz paralarla başladı. normalde ucuz kredi alan şirketler yatırım yapıp istihdam yaratır ama bu sefer olay öyle olmamış. parayı alanlar tüketimin düşeceğini bildiği için yatırım yapmak yerine parayı finans sektörüne gömmüşler. (bkz: katar) örneğiyle de durumu pekiştiriyor; gelen paraların reel ekonomiye değil, sadece finansal piyasalara gittiğini, bu yüzden de hayatların iyileşmediğini belirtiyor. bir de işin içine bitcoin ve borsa mevzusu giriyor. yazar, insanların evlere kapandığı dönemde finansal araçlara yönlendirildiğini, borsanın karmaşıklığı yüzünden coinlerin daha cazip geldiğini söylüyor. kendisi eski bir borsa yatırımcısı olduğu için coinlere mesafeli durmuş ama çevresindekilerin bu trene bindiğini anlatıyor. buradaki asıl amacın, tıpkı eski dot com balonu gibi, büyük bir balon yaratarak teknofeodalizmin altyapısı için gereken devasa sermayeyi toplamak olduğunu savunuyor. yani balon patlasa bile geriye kalan altyapı sistemi ayakta tutuyor. son olarak bu mantığın günümüzdeki yapay zeka furyasını da açıkladığını düşünüyor.
(bkz: yanis varoufakis) in kitabını okudum ve buraya geldim, bu konuda ufuk açacak bir şeyler bulurum diye ama ekşi yine şaşırtmadı. kaldı ki 49w gibi popüler bir kanal dahi bu konuda program yap...
AI Özet: yazar, dovetail kelimesinin sadece marangozlukla ilgili olmadığını, asıl olayının parçaların birbirine kusursuzca oturması olduğunu anlatıyor. özellikle senaryo tekniğindeki kullanımına değinip (bkz: larry david) ve (bkz: pulp fiction) üzerinden örnekler vermiş. alakasız gibi duran olayların sonda şak diye birleşmesini çok sevmiş. yani olay tamamen farklı iplerin tek bir düğümde buluşmasıyla alakalı, tam bir (bkz: puzzle) durumu.
kelime anlamı: kırlangıç kuyruğu (marangozlukta)görselhayret ki çok daha yaygın kullanılan mecazi anlamı hiç yazılmamış: ing. tam uyum sağlamak, kusursuzca örtüşmek, mükemmel şekilde birbirini ta...
AI Özet: yazar, levent üzümcüye sebepsiz yere antipatik diyenlerin vizyonsuz olduğunu savunuyor. bu kadar büyük bir platformda sadece sevmedim demekle uğraşmayı (bkz: ferrari ile uber yapmak) gibi saçma buluyor. adamın ev hapsi tercihini bile takdir edilesi bir durum olarak görüyor.
adamin ozgurlugu ortada dogru durust hicbir sey yokken antipatik oldugunu yazmak tam 90'lar sonu annemin yasli gun arkadaslari vibe'i. biri hastalanmis o yuzden gelememistir mesela, kadinlar gecm...
AI Özet: yazar, ercüment bey'in çankaya köşkü'ndeki genel sekreterlik günlerini anlatıyor. fikriye hanım'ın resmi evraklara burnunu sokma çabalarıyla ercüment bey arasında bir kapışma yaşanmış. hanımefendi durumu şakaya vurup latife yaptığını söyleyince, bizimki de (bkz: hazırcevaplık) konuşturup latife'nin latif olması gerektiğini söyleyerek noktayı koymuş. sonra zaten erkenden paket olup gitmiş.
1924 yılının çankaya köşkü'nde cumhurbaşkanı* ile first lady* arasında fikriye hanım gerilimi tüm hararetiyle sürerken ercüment bey, cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği görevini yürütmekteydi. ri...
AI Özet: yazar norveç'te inekleriyle kafa dinlemek istiyor, (bkz: türkiye) çok yormuş.
norveç'in bir köyünde siyasetten, gündemden uzak ineklerimle, köpeğimle mutlu, stressiz bir hay...
AI Özet: yazar konsere bayılmış ama kitlenin kötülüğü ve damon albarn'ın aşırı alkollü/dağınık hali canını sıkmış. adamın ayakta duramayacak kadar (bkz: kopuk) olduğunu söyleyip hayal kırıklığını belirtiyor ama yine de genel olarak keyif almış, teşekkürlerini iletiyor.
kendi adıma çok güzel geçmiş konserdir. ama biraz eleştirim olacak. bir kitle çok ama çok kötüydü. geçen haftaki the offspring konserinde kitle ne kadar iyiyse bunda da o kadar kötüydü. damon alb...
AI Özet: yazar, kendini yanlış trende giden bir kaçak yolcu gibi hissettiğini söylüyor. herkesin bir şekilde kök salıp mutlu olduğu o ışıklı evlere özense de içindeki güvensizlik yüzünden (bkz: konfor alanı) karanlıkta kalmayı seçiyor. yani aslında dışlanmışlık değil, canı yanmasın diye kendi seçtiği bir yalnızlık durumu var.
kendimi bir süredir yanlış vagona binmiş kaçak yolcu gibi hissediyorum. camdan dışarı bakıyorum ve uzaklarda, tepelerin üzerinde parlayan sarı ışıklı evleri görüyorum. içeride birileri belki taze...
AI Özet: yazar, bir dönemten bahsedip bazı solcuların neden mevcut iktidara yakın durduğunu anlatıyor. mevzu aslında cumhuriyete nefret değil, daha çok askeri vesayetin siyaseti domine etmesi, kemalist tutuculuğun halka üstten bakması ve kürt meselesindeki adaletsizliklermiş. yazar zamanında (bkz: yetmez ama evet) kafasındakilere islamcılarla işbirliğinin sonunun kötü biteceğini, iran örneğini vererek anlatmaya çalışmış. ama olan yine onlara olmuş; hapisler, el koymalar derken ortalık karışmış. ab hayalleri suya düşmüş, yargı bitmiş. şimdi ise (bkz: keşke) diyerek o günleri arıyorlarmış.
tümünün değil ama bir kısmının "yetmez ama evet" çizgisine yakınsadığı bir dönem vardı, yanlış yaptıklarını çokça anlatmaya çalışmıştık.ama bu "hepsinin içten içe sinir olup nefret ettiği tek ve ...
AI Özet: yazar diyor ki instagram aslında dev bir vitrin, herkes hayatının sadece en parlak anlarını paylaşıp bizi kandırıyor. biz evde pijama pijama takılırken karşı tarafta maldivler veya şampanyalı kutlamalar görünce bir anda modumuz düşüyor. (bkz: sosyal karşılaştırma teorisi) yüzünden gerçek hayatı, başkalarının filtreli fragmanlarıyla kıyaslayıp mutsuz oluyoruz. aslında perde arkasında herkesin dertleri var ama kimse bunu göstermiyor. yani olay tamamen kurgu.
instagram'ı açıyorsun. bir arkadaşın maldivler'de, kum beyaz, deniz turkuaz, bacaklar pürüzsüz. diğeri yeni terfi almış, masada şampanya, altta motivasyon yazısı. öbürü evlenmiş, dans ediyorlar, ...
AI Özet: yazar, üç yıl boyunca yaşadığı adana serüvenini anlatıyor. şehri kozmopolit yapısıyla öven, akdeniz samimiyeti ile doğu kültürünün harmanlandığı bir yer olduğunu belirten yazar, burada beklemediği kadar güzel dostluklar ve aşklar yaşadığını söylüyor. annesi adanalı olmasına rağmen istanbul'dan geldiği için şehre tam adapte olamadığını, insanların dışlamasa da yabancı olduğunu hep hissettirdiğini belirtiyor. adana'yı olanaklar bakımından küçük bir istanbul'a benzetiyor; aranan her şeyin bulunabildiği, halkın genel olarak kültürlü ve terbiyeli olduğu bir yer olduğunu savunuyor. siyasi veya kültürel kutuplaşmanın olmadığını, herkesin ortak paydada buluşabildiğini söylüyor. bunu incirlik üssünün getirdiği global kültüre ve şehrin lokomotif yapısına bağlıyor. (bkz: adana sıcağı) mevzusuna girince şehrin çok sıcak olduğunu ekliyor. fiziksel gözlemlerine gelirsek; çukurova insanının tipik özelliklerinden, yaygın estetik uygulamalardan ve fönlü saçlı erkeklerden bahsediyor. trafiğin ise tam bir kaos olduğunu, istanbul şoförleri gibi adap sorunları yaşandığını iddia ediyor. haberlerdeki suç imajının gerçekle örtüşmediğini, aslında oldukça nezih yerleri olduğunu savunuyor. sonuç olarak yazar, adana'nın insana çok kısa sürede yeni bir hayat kurdurma gücü olduğunu ama son altı ayda yaşadıkları yüzünden şehre tekrar adım atmak istemediğini söylüyor.
üç senelik serüvenimi sonlandırdığım şehir. binlerce insanla tanışma ve yüzlercesini tanıma fırsatım oldu. çok güzel insanlar edinsem de, sonu benim hayatımı farklı (hayır/şer bilemiyorum) etkile...
AI Özet: yazar, premium üyelikle bile düzgün hizmet alamadığını söylüyor. bisiklet siparişiyle ilgili yaşadığı iptal ve fiyat artışı mevzusu canını sıkmış. (bkz: müşteri hizmetleri)le saç baş yolduran bir süreçten geçtiğini belirtiyor.
günden güne berbat bir hizmet anlayışına doğru ilerleyen firma. yaklaşık 10 gün kadar önce yeğenime hediye bisiklet aldım. 2 gün sonra teslimat denmesine rağmen ürün ...
AI Özet: yazar diyor ki hakikatle tanışınca kafa karışıklığı bitiyor, her şey netleşiyor ama oraya varmak bayağı çileli bir yol. (bkz: nefis terbiyesi) mevzusu burada devreye giriyor; insan kendi egosunu, yani o perdeyi aradan çekmezse yolu bulması imkansız. ayrıca parçadan bütüne gitme olayını anlatmış, yani küçük bir detayı tam kavrayan aslında resmin tamamını çözmüş oluyor.
"hakikatler ortaya çıktığında kuşku ve tereddüt olmaz. hakikat aydınlığı ayan beyan ortadadır artık. bu durumda öğrenme gerçekleşir, tartışma kalkar ve duyma meydana gelir. bu hal ile aranda tehl...
AI Özet: yazar, fatih sultan mehmed'in istanbul'un fethinden sonra bizanslıların evlerinde bulduğu altınlara şaşırması üzerinden vergi mevzusuna girmiş. orta çağda güvenliğin, surların ve korumanın bedelinin ağır olduğunu, haliyle verginin kaçınılmaz olduğunu anlatıyor. hatta (bkz: masaccio) tablosuna referans vererek isa'nın bile vergi ödediğini söyleyip durumu dramatize ediyor. tavukları kıyafetlerin altına saklamanın bile işe yaramadığını, vergi memurlarının her yerde olduğunu belirtiyor. surlar yıkılınca da mevzunun gümrük vergisine evrildiğini iddia ediyor.
1453'de istanbul fethedildikten sonra yapılan yağmada, bizanslıların evlerinde epey değerli eşyalar, altınlar çıkar. fatih sorar sadrazama: "neden bu değerli eşyaları evlerinde sakladılar?"bu sor...
AI Özet: yazar bursa'nın şehir planlamasının istanbul'dan bile daha kötü olduğunu, şehrin resmen bile isteye mahvedildiğini söylüyor. özellikle tek bir ana yol olması yüzünden trafiğin artık 7/24 sürdüğünü, toplu taşımanın ise (bkz: şaka gibi) olduğunu belirtiyor. raylı sistemlerin yetersizliği ve istasyonlarda otopark olmaması yüzünden insanların trafiğe mahkum kaldığını anlatıyor. nilüfer tarafındaki odunluk mahallesini manhattan yapmaya çalışırken mecidiyeköy'e çevirdiklerini, her yere rezidans ve avm diktiklerini iddia ediyor. bölgenin artık nargileci tayfa ve benzeri profillerin mekanı haline geldiğini, kaos ortamının hakim olduğunu esprili bir dille eleştiriyor. ayrıca kendi mesleği üzerinden bir dert yanıyor; adliye kompleksinin yapılacağı yerle ilgili verilen sözlerin tutulmadığını, şehrin en kritik trafik noktasının dibine stadyum dikilerek işlerin iyice sarpa sarıldığını anlatıyor. adliye için gösterilen yeni yerin ise ulaşımı imkansız bir nokta olduğunu, yetkililerin karar verme süreçlerinin tam bir fiyasko olduğunu savunuyor. kısaca yazar, bursa'nın beton yığınına dönüştüğünü ve yönetimsel hatalar yüzünden yaşanmaz hale geldiğini düşünüyor.
bu aralar kendisine çok doldum, istanbul'dan bile beter bir şehir planlamasına sahip burası; böyle bile isteye mahvedilen başka bir şehir görülmemiştir.-bir kere koskoca şehirde toplamda sadece b...
AI Özet: yazar, okan buruk'un oyuncularla fazla samimi olduğu için onları gönderirken zorlandığını savunuyor. kaan ayhan ve günay güvenç'in vaktinin dolduğunu, yerlerine alternatifler olduğunu ama kulüpte (bkz: sportif direktör) eksikliği nedeniyle bu işlerin yürümediğini söylüyor. hocanın duygusal bağları yüzünden puan kaybedildiğini iddia edip sert bir yönetici istiyor.
kaan ayhan ve günay güvenç'in devam etmesi yerli oyuncu dayatması değil gs'nin başında sportif direktör olmamasıdır. bu iki oyuncunun da gs'deki miadı dolmuştur. önümüzdeki sezon umarım oyuna gir...
AI Özet: yazar, oğuzhan'ın serdar ortaç'la kumar mevzusunda patladığını söylüyor (bkz: saygı)
oğuzhan'ın serdar ortaç'la iş yapmaya kalktığı dönem, kumar mevzusunun patlayıpta, ona da sıçra...