AI Özet: yazar, ali babacan'ın düşük oy oranına rağmen chp'ye karşı takındığı tavrı tiye alıyor, (bkz: siyaseten komik) bir durum olduğunu belirtiyor.
31 mart yerel seçimlerinde oyların sadece yüzde 0.33'ünü alan, 2023 genel seçimlerine cumhuriyet halk partisi...
AI Özet: yazar, pavyona tebliğe gidenle camide benzer şeyler söyleyenin aynı tepkiyi alıp almayacağını merak ediyor. (bkz: ters köşe) durumlar karışık diyor.
şimdi o pavyondakilerden biri de camiye gitse ve cemaatin önünde, ‘beyler, din min ayağına sizi sikiyorla...
AI Özet: yazar, yıllardır tanıdığımız birini yeni keşfedilmiş sanan (bkz: cahillik) tiplere hafiften sövüyor, şaşırıyor.
ayşe hatunu sonra oturur konuşuruz da aramızdaki " bu da mı yeni çıktı? her gün yeni bir ünlü ç...
AI Özet: yazar, geleneksel erkek rollerinin getirdiği maddi ve manevi yüklerden artık tamamen bıkmış durumda. düğün masraflarından takılara, evin tüm geçiminden bitmek bilmeyen kaprislere kadar her şeyin erkeğin sırtına yıkıldığını savunuyor. özellikle ilişkilerdeki dengesizliğe, kadınların ailevi beklentilerine ve psikolojik baskılara isyan ediyor. karşı tarafın başlangıçta mütevazı görünüp sonradan (bkz: kezban) tavırlarına bürünmesini ve ailesiyle arasını açmaya çalışmasını dert yanıyor. artık erkek adam diye gazlanıp her şeye katlanmak istemediğini, bu durumun tam bir manipülasyon olduğunu belirtiyor. sonuç olarak, bu ağır yükleri taşımaktansa prenses olmayı tercih edeceğini, isteklerinin karşılanmasının ve şımartılmanın çok daha karlı olduğunu söylüyor. kısaca (bkz: kurban psikolojisi) durumundan çıkıp konforlu tarafa geçmek istiyor.
biraz da biz prenses olalım amk tamam sorun yok.erkek adam diye gazı vere vere her boku bize kilitlediniz. düğün, kınası, başlığı, altınları, sevgiliyken tek taşları, zenginsen lüks arabası, lüks...
AI Özet: yazar, ibrahim hacıosmanoğlu'nun kupa teslimatındaki tavırlarını ve (bkz: şike) iddialarını tiye alarak durumla dalga geçiyor.
gidemeyeceğimiz yer yok diye geriniyordu; kupamızı vermeye ali sami yen'e gelemedi.kupayı galat...
AI Özet: yazar, tff'nin kupa törenindeki yokluğuna takılmış durumda. şampiyonu tebrik etmeyen federasyonun bu tavrını (bkz: trajikomik) buluyor ve türk futbolunun bu şekilde ilerleyemeyeceğini, kurumların küçüldüğünü belirtiyor.
ilk defa tff görevlisi tarafından verilmeyen bir kupa görüyorum. hani başkanın gelmemesini anladım da; federasyonu temsilen katılan kimse olmaz mı? ikinci başkan, başkanvekili fal...
AI Özet: yazar, instagramda evlilik temalı skeçler çeken ama aslında gizli gizli (bkz: thirst trap) kovalayan bir çifte mesaj attığını anlatıyor. videolardaki detayların aslında belli bir kitleyi hedeflediğini fark edince adamla iletişime geçmiş. adamın, maddi rahatlama bahanesiyle eşinin özel içeriklerini satmaya ne kadar hevesli olduğunu, hatta fiyat üzerinden pazarlık yaptığını görünce şaşırmış. yazar, normalde internette her türlü fanteziye rastladığını ama bir kocanın eşini satma konusundaki bu girişkenliğinin kendisinde garip bir his bıraktığını belirtiyor.
açılın, ben abazayım. bu evli çiftlerden türkiye'de görece meşhur olanlarından birine mesaj attım.klasik evliliğe dair "komedi" skeçleri çeken, ama içerikleri softcore thirst trap çizgisine kayan...
AI Özet: yazar diyor ki ergin ataman'ı türkiyede sadece galatasaraylılar sever, geri kalan herkesten antipati toplar. yazara göre bu durum tamamen başarı hırsı ve (bkz: fenerbahçe) nefretiyle alakalı. camianın etik değerleri önemsemediğini, sadece sonuca baktığını iddia ediyor. ataman'ın kişiliğini ve geçmişini sertçe eleştirip, bu tip insanların birbirini bulmasının çok normal olduğunu savunuyor. kısaca, bu kitleye bir şey anlatmanın imkansız olduğunu düşünüp (bkz: siktir et) modunda takılmayı öneriyor.
tüm türkiye'de, kendisini sevenler sadece galatasaray taraftarıdır.onlar dışında kimse sevmez, tek bir kişi bile.bu tabii tuhaf bir ilişki. başarı ve fener nefreti ortaya çıkınca galatasaraylılar...
AI Özet: yazar (bkz: paper) ile kağıt çiziyoruz diyor.
papermeistediğiniz şekilde kağıt formatı tasarliyorsunuz. noktalı, çizgili, kareli, müzik kağıd...
AI Özet: yazar diyor ki önce keyif sonra (bkz: kaos)
önce iş yerine renk katar, sonra da doğada renkli şeylerin zehir olduğunu tecrübe ettirir.
AI Özet: yazar, mevcut durumun kişilerden ziyade toplumun genel ahlakı ve çıkarcılığıyla ilgili olduğunu, kişinin sadece bir sonuç olduğunu savunuyor (bkz: toplumsal yozlaşma)
kimse ters yola girmesin, sadece ben gireyimherkes sırasını beklesin, ama ben en öne geçeyimherkes v...
AI Özet: yazar, iktidarın zor durumda kaldıkça bazı isimleri gözden çıkardığını söylüyor. gemi batarken filikaya atlayan kurnazlar ile enkazda yer arayanlar olduğunu belirtiyor. asıl trajedinin ise donanmanın da benzer ellerde olması olduğunu, bu karmaşada yağmalanan kaynaklar ve durumu kavramayanların zarar gördüğünü savunuyor. (bkz: trajedi)
iktidar gemisi su aldıkça kaptan köşkü panikle safra atmaya başladı. mehmet akif, rok ve niceleri... bunlar gemiyi yüzdürecek yükler değil, batışa ivme kazandıracak 'ağırlıklardı' sadece. bok çuv...
AI Özet: yazar, vekil eşinin fakirlik belgesi almasına delirmiş, geçim sıkıntısı çekenlerin ahı üzerinizde diyor. (bkz: şaka gibi dünya)
--- spoiler ---ülkedeki tüm emekçilerin, emeklilerin, hakkını alamayan maden işçilerinin, oğluna ...
AI Özet: yazar, (bkz: belçika) anladı biz anlamadık diyor.
elin belçikalısı anladı atamızın kıymetini, bu sığırlara yıllarca anlatmamıza rağmen anlamadıla...
AI Özet: yazar, akademik tanımları bir kenara bırakıp direkt aç kalmayı öneriyor. karnın guruldayana, hatta sevmediğin sebzeler bile gözüne güzel görünene kadar bekle diyor. sürekli yemek yiyen neslin hem sağlığının hem karakterinin bozulduğunu savunuyor. (bkz: intermittent fasting) olay aslında basitçe açlıkla barışmak ve mideyi boşaltmakmış.
akademik standartlarınıza sokayım sizin.aç kalın. bu kadar. aç hissedin. açlıkla barışın. karnınız açlıktan guruldasın.mesela, neyi normal vakitte yemek istemezsin? işte onu yiyecek hale gelene k...
AI Özet: yazar, bir ingiliz gazetecinin market alışverişi üzerinden türkiye ile londra arasındaki fiyat uçurumuna değiniyor. istanbul'un londradan daha pahalı olması ve asgari ücretle geçinmenin imkansızlığına dikkat çekiyor. (bkz: hayat pahalılığı)levent gultekin ve nevsin gibi isimlerin siyasi yaklaşımlarını oldukça absürt buluyor. ülkenin ekonomik durumunun doğal afetten beter olduğunu, paranın değer kaybettiğini ve insanların hala sağ sol kavgalarıyla uğraşmasını garipsiyor. özellikle genç nesil için üzülürken, geri kalanların bu duruma alışmış olmasına sitem ediyor. genel olarak durumun (bkz: trajedi) olduğunu belirtiyor.
bir ingiliz gazeteci londra ve istanbul'daki market fiyatlarini mukayese etmis. once orada sainsbury's'de 44 poundluk bir harcama yapmis, sonra gelmis ayni alisverisi istanbul'da bir carrefour'da...
AI Özet: yazar, istanbul'un kaosundan kaçıp ankara'ya sığınmış ama beklediği huzuru tam bulamamış. diyor ki; evet trafik istanbul'a göre daha akıcı, bulvarlar falan güzel ama raylı sistemler tam bir fiyasko. (bkz: ankara metrosu) hattı var ama konumlar öyle saçma ki ulaşmak için yine arabaya binmek gerekiyor. havaalanına raylı sistem olmamasını ise büyük bir eksiklik olarak görüyor. yeşil alan konusuna gelince, deniz yok diye ağlayanları boşverin, şehirde gerçekten ağaç yok diyor; konya'nın bile ankara'dan daha yeşil olduğunu iddia ederek çıtayı iyice aşağı çekiyor. belediyecilik kısmında ise bayağı dertli. geçmişten bugüne gelen tüm yönetimlerin sadece konuşmakla yetindiğini, şehre gerçek bir hizmet gelmediğini savunuyor. hacı bayram veli'den hamamönü'ne, mogan'dan göksu'ya kadar her yerin bakımsız olduğunu, kızılay'ın ise insanı oradan hemen kaçırtacak kadar varoş ve köhne bir halde olduğunu belirtiyor. son olarak sanayi düzenine giriyor; ostim, şaşmaz gibi bölgelerin şehrin göbeğinde olması yüzünden her yerde kamyonların fink attığını, bunların acilen şehir dışına taşınması gerektiğini söylüyor. özetle yazar, ankara'nın potansiyeli olduğunu ama akılsız yönetimler yüzünden (bkz: gri şehir) imajının yerlerde süründüğünü düşünüyor.
2 yıldır yaşadığım şehir. istanbul'un keşmekeşi ve pahalılığından bıkıp 16 yıllık istanbul yaşamından sonra bu şehre taşınma kararı aldım ve geldim. ancak pek çok konuda ankara, istanbul'a göre k...
AI Özet: yazar, sosyalizm ve marksizm üzerine konuşanların çoğunun aslında konuya dair hiçbir fikri olmadığını, kulaktan dolma bilgilerle (bkz: ahkam kesmek) takıldıklarını söylüyor. marx'ı eleştirenlerin veya körü körüne savunanların adamın kitabını bile açmadığını belirterek sitem ediyor. sosyalizmle marksizmin aynı şey olmadığını, marksizmin daha çok bilimsel sosyalizm olarak adlandırıldığını anlatıyor. hatta en katı marksistlerin bile zamanla bazı hataları gördüğünü, bu tartışmaların çok eski olduğunu ekliyor. yazarın asıl derdi, marx'ın 200 yıl önceki tespitlerinin bugün hâlâ ne kadar geçerli olduğu. özellikle yapay zeka çağında bu durumun önem kazandığını düşünüyor. kapitalizmin kendi içindeki döngüsel krizlere değiniyor; işçi ücretleri düşük tutulunca talebin düştüğünü, bunun da aşırı üretim ve ekonomik buhranlar getirdiğini savunuyor. ayrıca sermayenin tekelleşme sürecini anlatırken teknoloji dünyasındaki dev şirketleri ve süpermarket raflarındaki markaların aslında birkaç dev şirkete ait olduğunu örnek veriyor. zenginliğin çok küçük bir azınlığın elinde toplandığını, dünya nüfusunun büyük çoğunluğunun ise yoksullaştığını belirterek durumu (bkz: sınıfsal uçurum) üzerinden özetliyor.
eleştirenlerin de savunanların da hemen hepsinin ne olduğunu bilmediği ideoloji. kulaktan dolma bilgilere veya yarım yamalak bir yerden okuduğu iki satıra dayanarak adam marx eleştiriyor veya sav...
AI Özet: yazar, atatürk'ün 14 yıl boyunca aşçılığını yapmış olan mehmet usta'nın anılarını paylaşmış. adamın anlattıklarına göre atatürk'te kibir falan yokmuş, aksine aşırı mütevazıymış. öyle ki devrimlerle uğraşırken 36 saat masa başında kalıp, diğerleri ziyafet çekerken kendisi sadece ekmek ve ayranla yetinip diğer yemekleri henüz hak etmediğini söyleyecek kadar disiplinliymiş. yemek mevzularında genel olarak seçici değilmiş ama bazen canı çok spesifik şeyler çekiyormuş. mesela gece yarısı aşure istemiş, aşçıbaşına aşurenin hemen olmayacağını anlatmaya çalışmış ama paşa ile pazarlık yapıp süreyi 45 dakikaya indirmişler. (bkz: aşure aşkı) güvenlik konusu da bayağı kritikmiş; mehmet usta her gittiği yerde yemekleri önce kendisi tadarmış, zehirlenme ihtimaline karşı tencerenin başından bir an olsun ayrılmazmış. maddi konularda da çok cömertmiş, maaşı yetmediğinde "param bitti" deyince hemen bir pusulayla destek olmuş. yazarın anlattığına göre atatürk, mutfağı arayıp çocuk gibi acıktığını söyleyecek kadar samimiymiş. en sevdiği ikili ise kesinlikle kuru fasulye ve pilavmış. hatta kar fırtınasında, mandaların arabayı çektiği bir ortamda bile canı kuru fasulye istemiş ama aşçıbaşıda yok deyince durumu anlayışla karşılamış. (bkz: kuru fasulye pilav)
14 yıl boyunca atatürk'ün aşçılığını yapan mehmet usta anlatıyor:- hatıralarımı soruyorsunuz. anlatayım size...- onda kibir, azamet falan yoktu.- devrimler sırasında 36 saat masa başında kaldığın...
AI Özet: yazar, kimlik veya cinsiyet üzerinden mağduriyet yaratmaya çalışanların artık karşılığını alacağını savunuyor. özellikle özel hayatındaki hataları ve eski eşine olan tavırları nedeniyle eleştirilenlerin (bkz: victim card declined) durumuna değiniyor. kısaca kimlik siyasetiyle suçların örtülmesine karşı çıkıyor.
(bkz: victim card declined)artık biz kocasını sebepsizce aldatmış, yuvasını yıkmış, boşanmadan sonra stalkerlıka devam edip huzur vermeyen, her gösteride alttan alta kocasına laf sokanları eleşri...
AI Özet: yazar, istanbulda yaşayan bir ingiliz muhabirin market alışverişi kıyaslaması üzerinden ekonominin geldiği noktayı anlatıyor. adamcağız türkiye ile ingiltere'deki benzer ürünleri karşılaştırmış, bizimkilerin çok daha pahalı olduğu ortaya çıkmış. yazara göre alım gücü yerlerde sürünüyor ve ülkede sanki her şey yolundaymış gibi bir hava estiriliyor ama gerçekler çok farklı. (bkz: hayat pahalılığı) piyasadaki suni dengelerin ve yalanların artık sürdürülemez olduğunu, gerçeklerle yüzleşmeden düzelmenin imkansız olduğunu savunuyor. siyasi döngünün ise hep aynı olduğunu, seçim öncesi dağıtıp sonrası toplama taktiğinin milyonlarca kişi tarafından yutulduğunu belirtiyor. kısacası yazar, sanal başarı hikayelerinden sıkılmış durumda.
https://x.com/i/status/2054903296377147708istanbulda yaşayan ödüllü bir ingiliz muhabirin düzenli sipariş verdiği carrefourdaki ürünler ile ingilterede carrefour seviyesindeki sainsbury's market ...
AI Özet: yazar, sinan akçıl'ın milli takım şarkısının müzik tarihinin en kötü işlerinden biri olduğunu savunuyor. altyapıyı ve nakaratı çok başarısız bulmuş. akçıl'ın her zamanki gibi hayal kırıklığı yarattığını belirterek (bkz: şaşırtmayan sonlar) durumu özetliyor ve şarkının çok yapay olduğunu söylüyor.
ilk dinleyince kulağa bi kötü geliyor ama tekrar dinleyince çok çok kötü olduğunu anlıyosun. müzik icat olduğundan beri yapılan en kötü 5-6 şeyden biri. kafa siken ve bi şey anlatmayan, ne drop n...
AI Özet: yazar, sergen yalçın'ın taktiksel olarak yetersiz olduğunu ve futbol felsefesinden yoksun olduğunu iddia ediyor. oyuncu gelişimine katkı sağlamadığını, kibrinden dolayı sistemli insanlarla anlaşamadığını ve sadece kendi çevresiyle çalıştığını savunuyor. başarıyı sahiplenip başarısızlıkta başkalarını suçladığını, öz disiplin sorunları yaşadığını ve kulübe gerçek bir aidiyet hissetmediğini belirtiyor. (bkz: sergen yalçın) ile ilgili oldukça sert ve eleştirel bir tablo çizmiş.
bir futbol felsefesi olmayan, taktik açıdan zayıf; oyun içerisindeki hamleleri oyun ya da skor ne olursa olsun değişmeyen,bir futbolcu için değerlendirmesi ya “çok iyi” ya da “topçu değil” olan, ...
AI Özet: yazar homelander'ın son bölümlerdeki tuhaf hallerine ve senaryodaki boşluklara hafiften sövmüş. finalin kötü bitmesinden korkuyor, deep için (bkz: trajikomik) bir son istiyor. ama antony starr'ın oyunculuğuna bayılmış, casting yapanı övmekten kendini alamamış.
--- spoiler ---son bölümde homelander frençi'yi pazarcı kavgasında pıçaklamış gibi yaralayıp sonra zabıtadan kaçmış herhalde. en insaflı öldürüşü kafa patlatma olan adam yapmış bunu hjajhhsah. ha...
AI Özet: yazar, yapay zekanın aslında devasa bir matematiksel işlemden ve olasılık hesaplarından ibaret olduğunu söylüyor. olay tamamen tokenlar ve matris çarpımları üzerinden dönen gelişmiş bir otokomple mevzusuymuş. yani bot size üzgün olduğunu söylüyorsa bu bir duygu değil, sadece istatistiksel olarak o kelimenin gelme ihtimalinin yüksek olmasıymış. (bkz: grokking) durumu ayna karşısında çalışıp duyguları taklit etmeye benzetiyor.
her. kelime. bir. token.peki nedir ulan token? her kelimenin (aslinda kelime parcasinin da... neyse detaya gerek yok) bir sayisal karsiligi var. ornegin "merhaba" diyorsun, model bunu 15496 gibi ...
AI Özet: yazar beşiktaşlı forvetin topla arasının çok kötü olduğundan yakınıyor (bkz: yeteneksizlik)
beşiktaş'ın forvetinde bir adet şaban bulunan maç. elemanda top sürme, şut, pozisyon alma falan...
AI Özet: yazar (bkz: gayret) diyor.
“insanın kanadı gayretidir" demiş mevlana,bence bu sözdür..
AI Özet: yazar, altı yaşındayken bir otogar yemekhanesinde şahit olduğu o efsanevi anı anlatıyor. tüplü televizyonun başında toplanmış kalabalığın heyecanına ortak olduğunu, naim süleymanoğlu'nun halteri havaya kaldırdığı anlarda yerin göğün nasıl inlediğini belirtiyor. yazara göre cep herkülü, sadece demirleri değil, koca bir ülkenin onurunu ve duygularını omuzlamış. rakibine fark attığı o anlarda şoförlerin gözyaşlarına, insanların coşkusuna tanıklık ettiğini söylüyor. (bkz: naim süleymanoğlu) sporcunun kendi ağırlığının üç katından fazlasını kaldırıp dünya rekorlarını altüst etmesini ve olimpiyatlarda altın madalya kazanmasını hayatı boyunca unutamayacağı bir ders olarak niteliyor. yazar, bu anının kendisinde insanın sınırlarını aşabileceğine dair derin bir inanç bıraktığını ifade ediyor. kısacası, derme çatma bir yemekhanede başlayan bu hayranlık, sporun ötesinde bir milli gurur hikayesine dönüşmüş.
sene 88, yaşım henüz altı. annemin mesaisi dolsun diye, anaokulundan gelip beklediğim otogar postanesinde, herhangi bir salı gününün yavaş akan öğleden sonrasındayım. zamanın hiçbir yere akmadığı...
AI Özet: yazar, trt arı stüdyolarının isminin siyasi bir sembolden gelmediğini, binanın zaten 1971'den beri arı ismini taşıdığını belirtiyor. aslında burası başlangıçta bir işhanı olarak tasarlanmış; içinde sinemadan pastaneye kadar her şeyde arı ismi geçiyormuş. trt'nin ilk dönemlerdeki stüdyo ihtiyacı yüzünden burayı kiralamasıyla beraber mekana trt arı stüdyoları denmeye başlanmış. sonra olaylar karışıyor; 1974'te izmir'deki bir verici istasyonunun yıkılmasıyla arı tiyatrosu'nun adı orkut stüdyosu olmuş. yazar, bu isim değişikliğinin sebebini merak edip (bkz: arşiv) araştırmış ama ortada trajik bir durum yokmuş. ayrıca binanın içindeki seramiklerle mimari ve sanatın güzelce harmanlandığını, gitme şansımız yoksa bile ilgili makaleye bakılabileceğini söylüyor.
@felisus, 2005'te yazdığı entryde* bu stüdyonun adının 1983'ten 91'e kadar iktidarda olan anavatan partisi'nin sembolü arıdan esinlenilmiş olabileceği gibi güzel ama hatalı bir tahminde bulunmuş....
AI Özet: yazar, ismet özel'i türk şiirinin son yüz yılındaki en iyi birkaç isimden biri olarak görüyor. adamın olayı sadece şairlik değil, aynı zamanda ciddi bir tefekkürle uğraşması. yazara göre özel'in şiirlerinde okur öylece yatmaz, sürekli bir hareket ve direniş halindedir. klasik aşk, özlem, merhamet gibi temaların içinde boğulup kalmıyor; bu duyguları sadece birer araç olarak kullanıp daha geniş ufuklara yelken açıyor. (bkz: entelektüel derinlik) felsefeden tarihe, sosyolojiden mantığa kadar her şeyi şiirine yedirmesi onu özel kılıyor. özellikle eski komünist geçmişiyle dini ve mantığı harmanlama şekli, kendi mahallesindeki diğer şairlerden ayrıldığı nokta. ayrıca şairin sağcı veya faşist diye etiketlenmesini tamamen yanlış bir bakış açısı olarak nitelendiriyor.
kanımca türk şiirinin son yüz yılında bir elin parmak sayısını geçmeyecek şairler arasındadır. önce büyük bir şair sonra tefekkür adamıdır. ismet özel ile diğer şairlerin arasındaki farkı bana so...
AI Özet: yazar, yaz yaklaştıkça başlayan iran sineması övme mevzusuna hafiften takılmış. özellikle gençlerin bu konu üzerinden flörtleştiğini düşünüyor. piyasa yapmak isteyenlere youtube'dan kısa klipler izlemeyi veya (bkz: asghar farhadi) gibi isimlere göz atmayı öneriyor. yanına bir de ilgili kitabı alıp yeldeğirmeni'nde masaya koyarsanız işlerin rast gideceğini iddia ediyor. (bkz: iran sineması övmek) tam bir taktik rehberi resmen.
yaz mevsimine on gün kalmışken iran sineması övme şenlikleri başlamış yine.gençler birbirlerine sinema bilgilerini gösterip tanışıp flörtleşecekler tabii.(bkz: iran sineması övmek)överken kolay o...
AI Özet: yazar (bkz: oğuz atay) ile dertleşiyor.
bana boş boş oturup duvarı izlettiren herkese kırgınım ~oğuz atay ~
AI Özet: yazar, kurt cobain'in pennyroyal tea şarkısında leonard cohen'e olan özlemini ve iki karanlık ruhun seattle'da aynı ortamda bulunmasını anlatıyor. cobain'in ölümünden sonra cohen'in verdiği cevapta, kendisini bir kurtarıcı gibi görmediğini ama yine de onunla konuşmayı dilediğini belirttiğini söylüyor. aslında hiç gerçekleşmemiş bir diyaloğun hüzünlü bir yankısı gibi duran bu durum, (bkz: cioran) referansıyla bağlanıp müziğin mutsuz ruhlar için nasıl bir sığınak olduğuyla bitiyor. özetle iki dev ismin melankolisi üzerinden (bkz: varoluşsal sancılar) tadında bir analiz kasmış.
nirvana'nın 1993 tarihli in utero albümünde "pennyroyal tea" adlı bir şarkısı vardır. albümün en ağır, en içe dönük şarkılarından biridir. şarkıda kurt cobain'in “bana leonard cohen dinletin ötek...
AI Özet: yazar, söz konusu kişinin tehlikeli olduğunu ve (bkz: rehabilitasyon) gerektiğini iddia ediyor.
saçtığı sjw zehrinden türk gençliğinin korunması gereken şahıs.pragmata'daki çocuğa yaptığı fet...
AI Özet: yazar, ege denizi isminin sonradan uydurulduğunu ve asıl adının adalar denizi olduğunu savunuyor. (bkz: cihat yaycı) ve cem gürdeniz'e bu konuyu hatırlattıkları için teşekkür ediyor, eski gazete kayıtlarıyla da iddiasını destekliyor.
işin komik tarafı adalar denizi kavramı antik yunan ve roma kayıtlarında geçiyor yani bu denizin adı zaten adalar denizi. ege denizi kavramı modern yunanistan tarafından...
AI Özet: yazar, nolan'ın oscar peşinde koşarken woke kültürüle beraber her türlü zorlama tercihe başvurduğunu iddia ediyor. özellikle helen ve achilles karakterleri için seçilen oyuncuların fiziksel özelliklerinin orijinal mitolojiyle tamamen ters düştüğünü, bunun da hikayenin ruhunu öldürdüğünü savunuyor. antik yunan'ın wakanda'ya çevrilmesine tepkili olan yazar, tarihsel gerçekliğin ve genetiğin yok sayılmasını (bkz: çeşitlilik adı altında fiyasko) olarak nitelendiriyor. kısacası, orijinal metne saygı duyulmayan bir yapımın başyapıt olamayacağını söyleyip durumu biraz da tiye alıyor.
woke kültürünün ve kör göze parmak kast seçimlerinin zirve noktası olmaya aday yapım. gerçekliği bozmamak için görsel efekt kullanmayan, interstellar'da hektarlarca mısır tarlası eken, oppenheime...
AI Özet: yazar diyor ki bu dizi tarihin en büyük saygısızlıklarından biri olmuş. mevzuyu güzel bir benzetmeyle anlatmış; oyuncu seçimleri, çeşitlilik falan arabanın rengi veya koltuk döşemesi gibi şeylermiş, performansını etkilemezmiş. asıl sorun motor yani hikaye kısmındaymış ve yazar burada motorun hurda bir araçtan alınma olduğunu savunuyor. olay örgüsü berbat, karakterler sığ, cgi ve oyunculuklar vasatmış. (bkz: hayal kırıklığı) özellikle zaman çizelgesi konusunda çok dertli. kitaplarda numenor'un çöküşüyle yüzüklerin dövülmesi arasında 1600 yıl varken, dizide her şey üç haftada olup bitiyormuş. numenor'un o görkemli yozlaşma sürecini çöpe atıp her şeyi aceleye getirmelerine bayağı sinirlenmiş. bir de galadriel mevzusu var ki yazar burada kopmuş. kitaplardaki o bilge, ön görüsü yüksek karakter gitmiş; yerine elinde kılıçla ortalıkta dolanan, karanlık tarafa meyilli, neredeyse sauron'a aşık edilecek bir tip gelmiş. bilge bir figürün savaş meydanında tek başına kutup ayısıyla güreşir gibi troll avlaması yazarın mantık sınırlarını zorlamış. kısacası yazar, evrenin ruhunun öldürüldüğünü ve her şeyin keyfi olarak değiştirildiğini belirterek isyan bayrağını çekmiş.
tarihin en buyuk saygisizlikhikayelerinden bir tanesi bu dizi olabilir. sjw ugruna yapilan zenci elf gibi noktalara dokunmak istemiyorum. dunya degisiyor, zenci elf olabilir ya da melez insan kra...
AI Özet: yazar diyor ki iyi insan olmakla ilgili mevzu aslında sandığımızdan çok daha derin. nezaket ve kibarlık gibi şeylerin bazen sadece bir maske olduğunu, insanların güçsüzken mecburen iyi göründüğünü savunuyor. (bkz: güç zehirlenmesi) yaşayanların çoğu makam veya para görünce hemen değişiyormuş, o eski efendilikler bir anda buharlaşıyormuş. yazara göre asıl sınav, imkanlar artınca ve iktidar ele geçince başlıyor. yani kimin gerçekten kaliteli olduğunu anlamak için o kişinin eline gücün geçmesi gerekiyormuş. buna rağmen bozmayan, zengin olsa da mütevazı kalan ve gücünü başkalarını ezmek için kullanmayan tiplere ise bayılıyor. gerçek iyiliğin, güçlü olduğun halde merhametli kalabilmek olduğunu belirtiyor. kısacası yazar için iyilik, sadece güzel sözler söylemek değil, imkanlar dahilinde bile insan kalabilme becerisi. dünya ne kadar kirlense de böyle insanların varlığı ona huzur veriyormuş.
iyi bir insan olmak... hayatın bize öğrettiği en sert derslerden biri, belki de iyi olmanın ne demek olduğunu anlamakta gizli. yıllardır hayatta , sokaklarda, makamlara insanları seyrediyorum. ba...
AI Özet: yazar, yaralı bir kargayı tedavi etmeye çalışırken yaşadıklarını anlatıyor. hayvana iğne yapıp zorla beslemekten üzülse de iyileşmesi için çabalıyor. karganın kokusunu muhabbet kuşuna benzetmiş ama biraz daha ağır olduğunu belirtiyor. (bkz: karga bakımı) hayvanın etrafa su saçıp sırılsıklam olması üzerine saç kurutma makinesiyle operasyon yapmışlar, evin içi karga kokmuş. kediler olduğu için parazit riskinden dolayı kargayı içeri alamıyorlar. daha önce güvercin bile sevmemişken kendini karga bakıcısı olarak bulması durumuna hafiften gülüyor. hayvana şimdilik isim koymamış çünkü ölürse üzüleceğini düşünüyor, yaşarsa isim verme meselesini ailece tartışacaklar. vicdanen rahat etmek için doğaya müdahale ettiğinin farkında ama yine de hayvancağız iyileşsin istiyor. (bkz: vicdan azabı) karganın gözlerini çok beğenmiş, iyileşirse masum ismini vermeyi düşünüyor.
bugün 15 mayıs 2026.evimizin sevgili kargası,üç gün önceye göre canlandığını görmek beni çok mutlu ediyor. umarım cildindeki ve içindeki yaralar iyileşir. sana iğne yaparken ve parmağımı boğazına...
AI Özet: yazar bunun geçici bir durum olduğunu, (bkz: marka) taktiği olduğunu diyor.
yeni logo denemez buna, 20. yıl şerefine özel bir logo düzenlemişler, zamanla dönerler standart...
AI Özet: yazar, ebu'nun israil'i kayırmak adına sergilediği tutuma bayağı sinirlenmiş. özellikle ispanya'nın (bkz: omurgalı duruş) sergileyerek yarışmadan çekilmesini ve ona eşlik eden diğer ülkeleri takdir ediyor. ebu'nun bu politikaları yüzünden yarışmanın tadının kaçtığını, biletlerin bile satılmadığını savunuyor. yarı finallere gelirsek; danimarka, romanya ve bulgaristan'ın ortalığı kasıp kavurduğunu, ukrayna'nın finale nasıl çıktığını ise pek anlamadığını belirtiyor. güney kıbrıs'ın sadece oryantal tınılarla finale sızdığını düşünürken, norveç fanlarına karşı pek nazik değil. israil'in şarkısını kaliteli bulsa da birinci olamayacağını öngörüyor. finale kalacaklar arasında finlandiya, yunanistan ve sırbistan gibi isimleri öne çıkarıyor. son olarak gelecek yıl rusya'nın durumunu merak ederek konuyu kapatmış.
israil, daha doğrusu -nasıl bir korkusu varsa-, israil'i kayırmak için big 5'in big 4'e düşmesine razı gelen ebu yüzünden iyice tadı kaçan yarışma. yarışmada ispanya yok. eurovision şarkı yarışma...
AI Özet: yazar sehnsucht kelimesinin hiç yaşanmamış şeylere duyulan özlem olduğunu söylüyor (bkz: hüzün)
sehnsucht diye bir kelime var almanca.dilimizde tam çevirisi yok galiba (belki de var ama ben b...
AI Özet: yazar belgrad'a resmen aşık olmuş, şehri izmir ile rusya'nın karışımı gibi tanımlıyor. brutalist mimari avı, penguenler ve midillilerle dolu bayağı keyifli bir gezi geçirmiş. republik meydanı civarında konaklayıp her yere yürüyerek gitmiş olması büyük rahatlıkmış. meşhur bloom kahvaltıcıya gitmiş ama oranın biraz viral olduğu için gereksiz pahalı olduğunu, yine de avokado tostuna bayıldığını söylüyor. cevapi için republika grill'e takılmış, özellikle kaymaklı cevapi ve domateslerin lezzetine şaşırmış; bizim yediğimiz domateslerle alakası olmadığını iddia ediyor. (bkz: glovo) üzerinden içki ve sigara sipariş etmekten, teneke kutu kokteyllerden aşırı keyif almış. princess puff'ı ise görsel olarak iyi ama tat olarak abartı bulmuş. eski yugoslavya mahallelerindeki gerçek brutalist yapıları daha detaylı gezmek için daha uzun kalması gerektiğini fark etmiş. kulüpler kapalı olduğu için backstage'e girememiş ama cetinjska bölgesinde takılmış. orada içtiği whiskey sour'un fiyatını görünce türkiye'deki fiyatlara karşı hafiften bir isyan başlatmış. şehri huzurlu, yürünebilir ve 10/10 bulmuş. tek sıkıntısı, her yerde karşılaştığı yüksek sesle facetime yapan ve huzur kaçıran hemşehrileri olmuş. tuna ve sava nehirlerinin birleşimi ile belgrad kalesi'ni çok sevmiş, özellikle çiftlere burayı şiddetle öneriyor.
ben çoooook beğendim. hayat buymuş dedim resmen. izmirle rusyanın love childı gibi bir yer. brutalism avı, penguenler, midilliler ve süper yemeklerle dolu bir seyahatti benim için. sonunda genex ...
AI Özet: yazar, doğu türkistan'ın ipek yolu üzerindeki stratejik konumundan ve kadim türk kültürünün beşiği olmasından bahsediyor. kaşgarlı mahmud ve yusuf has hacib gibi isimlerin izlerini taşıyan bu toprakların; yemekleri, müziği ve insanıyla aslında bambaşka bir dünya olduğunu anlatıyor. ancak işin rengi asimilasyon politikalarına gelince değişiyor. yazar, bölgenin kağıt üzerindeki özerkliğine inanmıyor ve orayı adeta bir (bkz: 1984) simülasyonuna benzetiyor. eğitim kampı adı altındaki baskılar ve yoğun gözetim yüzünden bölgenin açık hava hapishanesine döndüğünü belirterek, bu kültürel mirasın unutulmaması gerektiğini vurguluyor.
coğrafi olarak orta asya'nın kalbinde yer alan, tarihi ipek yolu'nun kavşak noktası, resmi adıyla çin halk cumhuriyeti'ne bağlı sincan uygur özerk bölgesi. tabii "özerk" kelimesi burada tamamen k...
AI Özet: yazar algoritmanın iyice saçmaladığını, önermelerin tarih öncesi olduğunu söylüyor. tekelleşmeden dolayı şikayetçi. premium aldığı halde reklam görmesi ise tam bir (bkz: trajikomik) durum.
algoritması 2 haftadır berbat olan uygulama. ya da ben 2 haftadır farkındayım.doğru düzgün video önermiyor, eski tarihi geçmiş programları öne...
AI Özet: yazar, yılmaz özdil'in son yayınına bayağı sinirlenmiş. adamın hem üslubunu hem de milletle ilgili kurduğu cümleleri hiç beğenmemiş. özellikle atasözleri üzerinden yaptığı kıyaslamaların tamamen yanlış olduğunu, (bkz: google) diye bir şey olduğunu hatırlatıp sitem ediyor.
bugünkü yayını ile ciddi anlamda üzdü. abim, chp kendini akp 17-25 aralık seviyesine çektiyse sen de kendini troll hesap ile ensonhaber seviyesine çekmedin mi bu yayınla?yetmedi, atasözleri üzeri...
AI Özet: yazar, klasik pilsenlerin o metalik tadından ve mide şişiren ağırlığından sıkılanlar için hoegaarden'ın ilaç gibi geldiğini söylüyor. standart biralara karşı şık bir alternatif olarak gördüğü bu içeceğin bulutlu görüntüsünü ve ritüelini çok seviyor. portakal kabuğu ve kişnişin verdiği ferahlığın, diğer beyaz biralarla kıyaslandığında çok daha dürüst ve doğal olduğunu belirtiyor. (bkz: kronenbourg 1664 blanc) gibi seçenekleri fazla parfümümsü ve yapay bulurken, alman buğday biralarının o yoğun muz ve karanfil notalarının aksine hoegaarden'ın insanı hiç yormadığını savunuyor. yazara göre bu bira, baskın karakteriyle değil, zarif eşliğiyle öne çıkıyor. (bkz: gusto) sahibi bir tercih olduğunu, mideyi balon gibi yapmadığını ve entelektüel bir duruş sergilediğini iddia ediyor. kısaca, hafifliğiyla her mevsime uyan bir keyif ürünü olduğunu anlatıyor.
hani bazı akşamlar vardır, dışarıda hava hafif serindir ya da tam tersi o boğucu yaz sıcağı henüz dağılmamışken insanın canı böyle sert, geniz yakan, mideyi bir anda şişiren o klasik "sarı" biral...
AI Özet: yazar, arkadaşın yakışıklı olduğundan ziyade sempatik olduğunu ve kariyer planlamasını çok iyi yaptığını söylüyor. kestanecilikten mısırcılığa geçişle sürüm yakalayan elemanın, imajını korumak için az ve öz konuşarak paraları topladığını belirtiyor. (bkz: stratejik hamle) köftehorun yakında patlayacağını düşünüyor.
kişinin yaşlandığını anladığı an misali, çocuk gözüme "çocuk" gibi geldiği için miyoksa esmer ve belli başlı ırkları sevmediğim için mi bilmem, bana göre yakışıklı değil ama sempatik olan çocuktu...
AI Özet: yazar sertab erener'in (bkz: aşk) şarkısını övüyor.
sözleri aysel gürel tarafından yazılan, sertab erener'in seslendirdiği, yüksek enerjili, dramat...