02 Nisan 2026

dünün en beğenilen entry'leri

47 entry

🧠 günün özeti

bugünün debe'si, genel olarak eleştirel bir tonla öne çıkıyor; spor yayınlarındaki ticari kaygılar (bkz: 31 mart 2026 tv8 rezaleti), dizilerdeki kurgusal tutarsızlıklar (bkz: kuruluş orhan) ve güncel ekonomik politikaların reel sektöre etkileri (bkz: mehmet şimşek) gibi konular derinlemesine sorgulanıyor. kişisel ilişkilerde yaşanan değişimler (bkz: ciddi ilişki piyasasının çöküşü) ve toplumsal değerlerdeki erozyon da dikkat çeken diğer başlıklar arasında yer alırken, milli takımın ruhunu kaybettiği yönündeki eleştiriler (bkz: türkiye'nin 2026 dünya kupası'na katılması) de geniş yankı buluyor. öte yandan, felsefi tartışmalar (bkz: felsefe) ve teknolojik gelişmeler (bkz: google gemini) gibi farklı konular da düşünsel bir derinlik katıyor.

sadettin saran'ın çakarlı araç kullanması negatif

AI Özet: yazar, bir kulüp başkanının çakarlı araç kullanmasını ve emniyet şeridinde kaza yapmasını eleştiriyor. ülkede herkesin çakarlı araç kullanabildiğini belirten yazar, zenginlerin kayrılmasını yadırgıyor. toplumun bu duruma tepkisiz kalmasının nedenini, insanların kendi çıkarlarını düşünmek yerine, her konuda taraftarlık yapmasına bağlıyor. yazar, kanunsuzluğa karşı çıkılması gerektiğini vurguluyor.

…ve emniyet şeridinde bir arabaya arkadan çarparak kazaya sebebiyet vermesişeklinde ilerlemesi gereken bir başlık. bir kulüp başkanı neden çakarlı araç kullanır, diye sormuyorum. ülkemizdeki müke...

orijinal entry → eksisozluk.com

1 nisan 2026 nasa artemis 2 uçuşu notr

AI Özet: yazar, artemis projesi'nin ikinci aşaması olan artemis 2 uçuşundan bahsediyor. bu uçuşun, insanlığın ay'da kalıcı bir üs kurma hedefinin bir parçası olduğunu belirtiyor. uçuşun türkiye saatiyle bu gece 1.00'den sonra gerçekleşmesinin beklendiğini ve geri sayım linkleri ile nasa canlı yayın linkini paylaşıyor. ayrıca, artemis projesi hakkında daha önce yazdığı kapsamlı entry'ye de (bkz: #181280018) atıfta bulunuyor. yazar, özet geçmek isteyenler için bu uçuşun artemis projesi'nin ikinci aşaması olduğunu, ancak ay'a iniş yapılmayacağını vurguluyor. tarihte ilk kez bir insanın dünya'dan bu kadar uzak bir mesafeye gideceğini ve (bkz: artemis 1) projesinde uzay koşullarında başarıyla test edilen sls roketi ve orion kapsülünün ilk kez mürettebatla uçacağını söylüyor. astronotların dünya yörüngesine yerleştikten sonra orion uzay aracını manuel olarak test edeceklerini, ay'a iniş için yönlendirme ve hizalama pratiği yapacaklarını belirtiyor. daha sonra orion'un yaşam destek, itiş-güç ve navigasyon sistemlerini kontrol etmek için ay'ın binlerce kilometre ötesindeki bir noktaya gideceklerini anlatıyor. yaklaşık 10 gün sonra dünya'ya dönmesi beklenen ekibin, bir insanlı aracın sahip olacağı en yüksek hızla atmosfere girip pasifik okyanusu'na düşeceğini ekliyor. yazar, artemis 2'nin uzay tarihinde daha önce denenmemiş birçok şeyin ilki olduğunu ve gerçekten cesaret gerektiren bir görev olduğunu ifade ediyor. göreve giden astronotların kısa özgeçmişlerini ve isimlerini de paylaşıyor: nasa görev komutanı reid wiseman, pilot victor glover, görev uzmanı christina koch (artemis 3 görevinde ay'a ayak basacak ilk kadın olması bekleniyor) ve görev uzmanı jeremy hansen (ay'a giden ilk kanadalı olacak). yazar, gökyüzünde pembe/turuncu bir dolunay varken gerçekleşecek bu tarihi yolculuğun medya ve amatör astronomlara müthiş kareler vereceğini tahmin ettiğini ve tüm cesur insanların şanslarının ve yollarının açık olmasını dilediğini belirtiyor. "ex scientia ad astra..." diyerek sözlerini tamamlıyor. ayrıca, anlattıklarını tek bir karede özetleyen bir görsel ve mürettebata dair bilgilerin bbc türkçe'den derlendiği bilgisini de paylaşıyor. son olarak, nasa canlı yayın linki ve fırlatmayı kaçıranlar için bir video linki eklediğini belirtiyor.

insanlığın ay'da kalıcı bir üs kurması ile sona erecek artemis projesi'nin 2. aşaması olan uçuş. türkiye saati ile bu gece 1.00'den sonra gerçekleşmesi beklenen uçuşun geri sayımını takip etmek i...

orijinal entry → eksisozluk.com

31 mart 2026 tv8 rezaleti negatif

AI Özet: yazara göre 31 mart 2026'daki tv8 yayını tam bir rezalet. milli takımın dünya kupası'na gitmesini sağlayan maç sonrası sadece birkaç saniye millileri gösterip, uzun süre reklam yayınlamasıyla tüm türkiye ile alay edilmiş. yazar, bu durumu yayın etiğine aykırı buluyor ve bir daha tv8'de milli maç izlemeyeceğini belirtiyor. reklamlar bittiğinde stadyumun boşalmış olması ve boş stattan röportaj yapılması da bu rezaletin boyutunu gösteriyor. (bkz: tv8 reklam kuşağı)

dünya kupasına 24 yıl sonra gitmemizi sağlayan maç sonrası millileri 3-4 saniye gösteren, 20-30 dkdır reklam izleten tv8’in kabul edilemez, yayın eti...

orijinal entry → eksisozluk.com

bu ülke chp'nin han-ı yağması değildir negatif

AI Özet: yazar, akp'nin eski ankara ve istanbul belediye başkanlarının servetlerini merak ediyor. melih gökçek ve tüccar topbaş ailesinin belediyeden çıkar sağlayıp sağlamadığını sorguluyor. ayrıca, basılan ve eski içişleri bakanına huzur veren polislerin akpli belediye veya kurumlara ait olup olmadığını soruyor. oğlunun başkanı olduğu vakıflara aktarılan kaynaklardan ve geri alınamayan varlıklardan da bahsetmek gerektiğini belirtiyor.

akp nin ankara ve istanbul belediyesinin eski baskanlarinin servetini cok merak ediyorum.melih gökcek ve tüccar topbas ailesinin acaba...

orijinal entry → eksisozluk.com

google gemini notr

AI Özet: yazar, google gemini ile teknik infografik oluşturmanın ne kadar kolay olduğunu anlatıyor. karmaşık tasarım programlarına gerek kalmadan, sadece kopyala-yapıştır yaparak herhangi bir ürünü (iphone, drone, laptop gibi) profesyonel bir mühendislik şemasına veya sergi kalitesinde bir teknik infografiğe dönüştürebileceğimizi belirtiyor. yazar, teknik infografiğin ne olduğunu görsellerle açıklıyor ve "baklava" örneğinin neden abartı bir örnek olduğunu, asıl amacın mühendislik projeleri için olduğunu vurguluyor. pelikan dolmakalem, insan giza piramidi ve tank gibi örneklerle ne tür görsellerin ortaya çıktığını gösteriyor. adım adım kullanım talimatlarını da veriyor: öncelikle gemini programında "görüntü oluşturun" seçeneğine tıklamak, sonra hazır komut taslağını kopyalayıp yapıştırmak, [nesne] yazan yere istediğimiz ürünü yazmak (nike air, tofaş doğan veya boing 737 gibi) ve son olarak komutu gönderip görselin oluşmasını beklemek. hazır komut taslağını da paylaşıyor. bu taslak ingilizce olarak hazırlanmış ve parantez içini değiştirmenin yeterli olduğunu söylüyor. komut taslağında 45 derecelik izometrik 3d perspektif, fotorealistik render ile siyah mürekkep teknik notlarının birleşimi, renk kodlu açıklama kutucukları, iç bileşenlerin şeffaf/kesitli görünümü, ölçüler, boyutlar, malzeme bilgileri ve renk kodlu akış okları (kırmızı: güç, mavi: veri, turuncu: termal, yeşil: sensörler) gibi detaylar bulunuyor. ayrıca başlığın el çizimi bir teknik kutuda (sol üst köşe) yer alması, siyah çizgi çalışması, eskiz ama hassas bir stil, eğitimsel müze sergisi havası, temiz kompozisyon ve dengeli negatif boşluk gibi estetik detaylara da değiniyor. renkler için yaklaşık %10-15 vurgu yoğunluğu, baskın siyah ve beyaz arka plan öneriyor. çıktı boyutunun 1080x1080 ve ultra-keskin olması gerektiğini de ekliyor. bu komutun sıradan bir görsel oluşturmanın ötesinde izometrik perspektif, hibrit stil (gerçekçi 3d model ile teknik siyah mürekkep notları) ve renk kodlu bilgi akışı gibi profesyonel teknikleri birleştirerek mükemmel görseller oluşturduğunu belirtiyor. (bkz: gemini ile kolayca profesyonel teknik infografik oluşturma)

nano banana teknik infografik oluşturma rehberibu rehber ile karmaşık tasarım programlarını bilmenize gerek kalmadan, sadece aşağıdaki metni kopyalayıp kullanarak herhangi bir ürünü (iphone, dron...

orijinal entry → eksisozluk.com

türkiye'nin 2026 dünya kupası'na katılması negatif

AI Özet: yazar, 2002 ve 2008'deki milli takım ruhunun günümüzde kaybolduğunu belirtiyor. eskiden futbolcuların kulüp aidiyetlerinin değil, milli takım başarısının önemli olduğunu, şimdi ise oyuncuların kulüplerine göre desteklendiğini ifade ediyor. bu durumu "milli takıma yük" olarak tanımlıyor ve bu tarz bir desteği reddediyor.

2002'yi, 2008'i hatirlayanlar iyi bilir. yeni yetmeler bilmez. kimse nihat gol atinca helal olsun iste bjk'li bee demezdi, volkan demirel rakibe vurup kirmizi kart gorunce ...

orijinal entry → eksisozluk.com

1 nisan 2026 kemal kılıçdaroğlu paylaşımı notr

AI Özet: yazar, kemal kılıçdaroğlu'nun kaybettiği seçimleri listelemiş. 2009'dan 2023'e kadar olan yerel, genel, cumhurbaşkanlığı seçimleri, referandumlar ve chp kurultayı seçimi bu listede yer alıyor.

ister istemez siyaset yapmış gibi olacağım ama amacım cidden siyaset değil.sadece kaybettiği seçimlere bir...

orijinal entry → eksisozluk.com

ekrem imamoğlu negatif

AI Özet: yazar, bir yıldır süreci takip ettiğinde iktidar ve takipçilerinin muhaliflere karşı takıntılı bir tutum içinde olduğunu belirtiyor. ona göre bu durum sadece iktidar kaybı ya da hazımsızlık değil. yazar, koşullar elverseydi daha sert uygulamalar olabileceğini, ancak bunun ahlaki kaygılardan değil, risk korkusundan kaynaklandığını düşünüyor. işgal yıllarındaki yargılamaların bile bu kadar açık bir zulüm içermediğini savunan yazar, somut kanıt olmadan bir belediye başkanının tutuklanmasını eleştiriyor. bu durumun, iktidarın gerçek niyetini gösterdiğini ve bunu tarihe not düşülmesi gerektiğini belirtiyor. ayrıca, bu tür uygulamaları yapan zihniyetin, dış tehditlere karşı milli birlik ve beraberlik talep etmesini çelişkili buluyor. özetle, yazar, yargı darbesiyle tutuklanan ve düşman hukukundan bile kötü muamele gören bir cumhurbaşkanı adayı olduğunu ifade ediyor.

ben bir senedir imamoğlu ile başlayan süreci izleyince iktidar ve takipçileri hakkında şu kanaate ulaştım, bunlar bize takıntılı şekilde düşman... mesele öyle sanıldığı gibi, hazmedip, etmeme, se...

orijinal entry → eksisozluk.com

recep tayyip erdoğan negatif

AI Özet: yazar, ülkede yaşam sevincinin kalmadığını belirtiyor. bir dünya kupasıyla gelen bu durumun aynı şekilde bitmesini umuyor.

ülkede yaşam sevinci, mutluluk bırakmadı. normal şartlar altında milletin kendini dışarı atıp k...

orijinal entry → eksisozluk.com

ciddi ilişki piyasasının çöküşü negatif

AI Özet: yazar, ciddi ilişki piyasasının çöktüğünü düşünüyor. ona göre, sorumluluk, güven ve sadakat gibi temel değerler günümüzde pek rağbet görmüyor. herkes özgürlük ve sınırsız bir yaşam peşinde olduğundan, kimse birbirini idare edemiyor. yazar, hayatın sadece güzel anlardan ibaret olmadığını ve zor zamanlarda yanında olmayacak biriyle ciddi bir ilişki kurmanın anlamsız olduğunu belirtiyor. ayrıca, insanın kendine bile tahammülü yokken, karşısındakinden kusursuzluk beklemenin saçma olduğunu ekliyor. (bkz: ciddi ilişki sorumluluk ister)

ciddi ilişki piyasası resmen çöktü.ciddi ilişki dediğin şey sorumluluk, güven, sadakat gibi temel şeyleri istiyor. ama günümüzde kimse sorumluluk alsın, birine bağlansın, ona güvenip hareket etsi...

orijinal entry → eksisozluk.com

edin dzeko pozitif

AI Özet: yazar, edin dzeko'nun italyan futbolcuların bosna ile eşleşmeye sevinmesine "bizi çektiklerine sevindiler. bundan ders alabiliriz." dediğini belirtiyor. yazara göre dzeko, milli takımını sırtında taşıyan efsane bir futbolcu.

edin dzeko baba italyan futbolcuların bosna ile eşleşmeye sevinmesine dedi ki "bizi çektiklerin...

orijinal entry → eksisozluk.com

2026 abd kanada meksika dünya kupası negatif

AI Özet: yazar, isveç'in dünya kupası'na katılım sürecini eleştiriyor ve bunu "rezillik" olarak nitelendiriyor. yazar, isveç'in eleme grubunu sonuncu bitirmesine rağmen, uluslar c ligi'ndeki başarısı sayesinde play-off oynama hakkı elde etmesini haksız buluyor. ayrıca, play-off'ta seri başı olmamasına rağmen ukrayna ile ispanya'da tarafsız sahada oynamasını ve son maçını polonya ile kendi sahasında yapmasını "kura şansı" olarak değerlendiriyor. bu durumun adil olmadığını düşünen yazar, uluslar ligi sisteminin kaldırılması gerektiğini savunuyor. başarısızlığın ödüllendirilmemesi gerektiğini belirten yazar, eğer bir teşvik olacaksa bunun a ve b ligi takımlarına tanınmasını öneriyor. play-off sisteminin de gözden geçirilmesi gerektiğini ve maçların tek bir ülkede tarafsız sahada oynatılmasını istiyor. yazar, ev sahibi avantajının önemine dikkat çekerek, uefa'nın büyük takımlara öncelik vermesini eleştiriyor ve daha adil bir katılım süreci umduğunu belirtiyor. (bkz: uluslar ligi saçmalığı) (bkz: play-off sistemi)

isveç'in dünya kupasına katılması tam anlamıyla rezilliğe sahne oldu. ben hayatımda bu kadar hak edilmemiş bir başarı gördüğümü hatırlamıyorum.sen git eleme grubunu 2 puanla sonuncu bitir, bakın ...

orijinal entry → eksisozluk.com

iran'ın abd'li teknoloji devlerini vurma kararı negatif

AI Özet: yazara göre, iran'ın abd'li teknoloji devlerini hedef alması, asimetrik savaştan ziyade (bkz: trump'ın anlayacağı dilden karşılık) olarak nitelendirilebilir. yazar, bu hamlenin boyutunun henüz tam anlaşılamadığını ancak bir şirkete yönelik saldırının bile diğerlerini etkileyeceğini ve ortadoğu'daki abd merkezli şirketlerin radikal kararlar almasına yol açacağını belirtiyor. bu durumun trump üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını düşünen yazar, milyonlarca/milyarlarca abd doları kaybetmenin, can kayıplarından çok daha etkili olacağını vurguluyor.

asimetrik savaş diyorlar bu gibi hamleler için. (katılmıyorum)yani bir taraf güçlü ve elindeki yüksek imkanlarla askeri tesisleri hedeflerken, karşıdaki güçsüz taraf farklı hamlelerle savaşın sey...

orijinal entry → eksisozluk.com

duygu negatif

AI Özet: yazar, duygunun insanoğlunun en karmaşık, en görünmez hallerinden biri olduğunu belirtiyor. ona göre mutluluğun zirvesi ağlamak, çünkü içteki sevinç taşınca gözlerden dökülüyor. üzüntünün en üst noktası gülmek, zira bazı acılar kahkahaların ardına saklanacak kadar derin olabiliyor. öfkenin zirvesi ise sessizlik, çünkü en büyük kırgınlıklar susarak yaşanıyor. kırgınlığın zirvesi gitmek, çünkü anlaşılmadığını anlayan kişi kendini anlatmaktan vazgeçiyor. sevginin zirvesi vazgeçmemek, çünkü gerçek sevgi zorlandığında bile kalmayı seçiyor. özlemin en üst noktası her yerde onu görmek, zira yokluğu bile hayatın her anına karışıyor. yalnızlığın zirvesi kalabalıkta kaybolmak, çünkü insan en çok insanların içindeyken yalnız hissedebiliyor. umudun zirvesi beklemek, çünkü umut imkansızlıklara rağmen yaşar. gücün zirvesi affedebilmek, çünkü affetmek insanın kendini özgür bırakması anlamına geliyor. zayıflığın zirvesi kinle beslenmek, çünkü kin insanı geçmişe bağlıyor. sabır, insanın içindeki en yüksek nokta, zira beklemek dağılmadan kalabilmek demek. en derin boşluk ise hiçbir şey hissetmemek, çünkü hissizlik insanı hayattan koparıyor. korkunun zirvesi kaçmak değil, yüzleşememek, çünkü insan bazen olduğu yerde donup kalabiliyor. cesaretin zirvesi korkuya rağmen adım atmak, çünkü cesaret korkulara rağmen ilerlemektir. hayal kırıklığının zirvesi beklentisizlik, çünkü insan üzülmemek için umut etmeyi bırakıyor. bağlılığın zirvesi kalmak, çünkü kalmak çoğu zaman gitmekten daha zor. vazgeçişin zirvesi sessizce geri çekilmek, çünkü insan en derin kopuşları susarak, sessizce azaltarak yaşıyor. pişmanlığın zirvesi geçmişte takılı kalmak, çünkü değişmeyecek anlar zihinde tekrar tekrar yaşanıyor. kabullenişin zirvesi olanı olduğu gibi bırakabilmek, çünkü insan ancak kontrol edemediğini bıraktığında rahatlıyor. değer vermenin zirvesi kendini savunmasız bırakmak, çünkü gerçekten önemsemek, incinme ihtimalini de içinde taşıyor. umursamazlığın zirvesi hiçbir şeye dokunmamak, çünkü insan kendini korumak için hissizleşiyor. insan olmanın zirvesi ise tüm bu zıtlıkları aynı anda taşıyabilmek, çünkü insan aynı anda hem kolu kanadı kırık, hem güçlü olmayı öğreniyor.

insanoğlunun en bilinmez, en görünmez , en duyulmaz karmaşası..mutluluğun zirvesi ağlamaktır; çünkü insanın içindeki sevinç taşacak yer bulamadığında gözlerinden dökülür. üzüntünün zirvesi gülmek...

orijinal entry → eksisozluk.com

bir oluruz yolunda negatif

AI Özet: yazar, "bir oluruz yolunda" şarkısının devlet tarafından milli marş olarak tanınması gerektiğini düşünüyor. futbol turnuvalarının resmi marşı olmasını ve önüne gelenin milli takıma şarkı yapmasının yasaklanmasını istiyor. diğer "kusmuktan hallice" turnuva şarkılarına karşın bu şarkının bir şaheser olduğunu belirtiyor. (bkz: bir oluruz yolunda) ona göre bu şarkı, bu topraklarda bir şarkıdan çok daha fazlası.

yıllardır hep söylüyorum. buraya da birkaç defa yazdım. zerre şakasız bu şarkı devlet tarafından en önemli milli marşlarımızdan biri olarak tanınmalı ve bundan sonraki tüm futbol turnuvalarının r...

orijinal entry → eksisozluk.com

donald trump negatif

AI Özet: yazar, bir kişinin iran savaşıyla ilgili tutarsız açıklamalarını ve manipülasyonlarını sıralıyor. bu kişinin, kendi çıkarları doğrultusunda olayları çarpıttığını ve sürekli değişen ifadeler kullandığını belirtiyor. 28 şubat'ta "kesin bir operasyona başlıyoruz" ve "bu hızlı olacak" derken, 2 mart'ta "kolayca galip geleceğiz", 3 mart'ta ise "savaşı kazandık" şeklinde konuşmuş. 7 mart'ta "iran'ı yendik" demiş, ancak 9 mart'ta "iran'a saldırmalıyız" ve "savaş neredeyse tamamen ve çok güzel bir şekilde sona eriyor" gibi çelişkili ifadeler kullanmış. 12 mart'ta "kazandık, ama henüz tamamen kazanmadık" derken, 13 mart'ta tekrar "savaşı kazandık" demiş. 14 mart'ta "lütfen bize yardım edin" diye yardım çağrısında bulunmuş, ancak 15 mart'ta "bize yardım etmezseniz, bunu kesinlikle hatırlayacağım" diyerek tehditkar bir tavır sergilemiş. 16 mart'ta ise "aslında, hiç yardıma ihtiyacımız yok" ve "sadece kimin beni dinlediğini test ediyordum" diyerek önceki söylemlerini inkar etmiş. aynı gün nato'yu hedef alarak "nato yardım etmezse, çok kötü bir şey yaşayacaklar" demiş. 17 mart'ta "nato'nun yardımına ne ihtiyacımız var ne de istiyoruz" ve "nato'dan çekilmek için kongre onayına ihtiyacım yok" diyerek nato'ya karşı net bir duruş sergilemiş. ancak 18 mart'ta "müttefiklerimiz hürmüz boğazı'nın yeniden açılmasında iş birliği yapmalı" diyerek müttefiklerden beklentilerini dile getirmiş. 19 mart'ta ise "abd müttefikleri kontrolü ele almalı - hürmüz boğazı'nın açılmasına yardımcı olmalı" diyerek beklentilerini daha da netleştirmiş. 20 mart'ta "nato korkak" ifadesini kullanarak nato'yu eleştirmiş ve "bunu yavaş yavaş sonlandırmaya başlayabiliriz" demiş. ancak 21 mart'ta "kullanmıyoruz, açmamıza gerek yok" diyerek hürmüz boğazı konusundaki önceki söylemlerini yine değiştirmiş. 22 mart'ta "bu son kez. iran'a 48 saat vereceğim" ve "iran öldü" gibi sert ifadeler kullanmış. 23 mart'ta "onlara daha fazla zaman veriyoruz" diyerek önceki tehdidini geri çekmiş. 24 mart'ta "savaş sona yaklaşıyor" demiş, 25 mart'ta ise "hala müzakere ediyoruz" şeklinde bilgi vermiş. 26 mart'ta "iran barış için yalvarıyor" ve "bize bir hediye verdiler" diyerek durumu kendi lehine yorumlamış. 27 mart'ta "bunu çok hızlı bir şekilde bitirebiliriz" ve "ben ve ayetullah birlikte hürmüz boğazı'nı geçeceğiz" gibi şaşırtıcı bir ifade kullanmış. 28 mart'ta "anlaşmaya çok yakınız" derken, hemen ardından "henüz hiçbir şey üzerinde anlaşmaya varılmadı" ve "ne olacağını göreceğiz" diyerek yine tutarsız bir açıklama yapmış. 29 mart'ta "iran'da rejim değişikliği oldu" ve "hepsi öldü, belki de içinde biraz yaşam kalmış bir kişi hariç" gibi iddialı bir açıklama yapmış. 30 mart'ta "iran'daki petrol ve elektrik santrallerini havaya uçuracağız ve harg adasını işgal edeceğiz" diyerek tehditlerini sürdürmüş. ancak 31 mart'ta "hürmüz boğazı'nı yeniden açmadan savaşı bitirmeye razıyız" diyerek önceki söylemlerinden yine geri adım atmış. yazar, bu kişinin sürekli değişen ve çelişkili açıklamalarını bu şekilde özetliyor. (bkz: bir gün öyle bir gün böyle) (bkz: ne dediği belli olmayan insanlar)

tam anlamıyla iran savaşı hakkında. ilerek tutarsız olan, kendi manipülasyonlarını ve çıkarlarını bununla besleyen kan emici biri tutarsızlıkları sıralıyoruz: 28 şubat: "kesin bir operasyona başl...

orijinal entry → eksisozluk.com

hariçte geçimini temin etmiştir notr

AI Özet: yazar, eski pasaportları biriktiren bir koleksiyoncunun elindeki türk pasaportlarında "hariçte geçimini temin etmiştir" ifadesine rastladığını belirtiyor. bu ifadenin, yurt dışında çalışan türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının pasaportlarına düşülen bir şerh olduğunu söylüyor. kimi zaman el yazısıyla, kimi zaman da mühürle pasaportlara işlenen bu şerhin, bu kişilerin yurt dışında hayat kurduğunu, geçimlerini oradan sağladığını, farklı bir statüde olduğunu ve (bkz: merkez bankası)ndan döviz alma zorunluluğu olmadığını gösterdiğini ifade ediyor. ayrıca bazı gümrük işlemlerinde de kolaylık sağladığını düşünüyor. özellikle 1980'lerin sonuna doğru döviz politikalarının değişmesiyle bu şerhin pek görülmediğini ekliyor.

eski pasaportları biriktiren ecnebi bir koleksiyoncunun elindeki türk pasaportlarını incelerken dikkatimi çeken ifade..bir zamanlar, yurt dışında çalışıp orada yerleşik bulunan türkiye cumhuriyet...

orijinal entry → eksisozluk.com

kabullenildiğinde olgunlaştıran acı gerçekler negatif

AI Özet: yazar, önemli bir pozisyonda olunsa bile aslında önemsiz olunduğunu belirtiyor. bu durumun emeği değersizleştirmediğini, sadece gereğinden fazla önemsemeyi engellediğini vurguluyor. bir kişinin iş gücü ihtiyacını karşılıyor olmasının, o kişi olmadığında dünyanın duracağı anlamına gelmediğini ekliyor. bu gerçeği kabullenmenin, "ben çok önemliyim" düşüncesinden gelen ego tatmininden daha avantajlı olduğunu, çünkü insanı kibirden koruduğunu ifade ediyor. bu avantajı anlamak için farkındalık gerektiğini de belirtiyor. (bkz: yaverius) adlı yazarın iş yerinden bir arkadaşının ayrılmasına dair anısı, bu düşünceye ilham kaynağı olmuş.

önemli bir meslekte önemli bir pozisyona geldiğinizde bile aslında önemsiz olduğunuz gerçeği...kabullenildiğinde olgunlaştırır ama şüphesiz ki emeği ve başarıyı değersizleştirmez, sadece gereğind...

orijinal entry → eksisozluk.com

kusma hissi uyandıran popüler kelimeler negatif

AI Özet: yazar, "bizim çocuklar" ifadesinin kendisinde rahatsızlık uyandırdığını belirtiyor. bunun nedeninin, milli takımın sempatik olmaması veya kadrodaki yaşlı oyunculara çocuk denmesi olabileceğini düşünüyor. ayrıca, siyasilerin ve iş insanlarının bu ifadeyi reklam aracı olarak kullanmasının da aklına geldiğini söylüyor. yine de, türkiye'nin başarısından gurur duyduğunu ve iyi dileklerini iletiyor.

(bkz: bizim çocuklar) önceki milli takımın sempatik olmamasından mı kadrodaki 40 yaşındaki kaleciye çocuk denmesinden mi bilmiyorum, beni ...

orijinal entry → eksisozluk.com

azerbaycan negatif

AI Özet: yazar, azerbaycan hakkında olumsuz yorum yapanların çoğunluğunun belirli görüşlere sahip olduğunu belirtiyor. azerbaycan'ı otokratik bulsa da, türkiye ile kıyaslandığında durumun farklı olduğunu düşünüyor. yazara göre, iki ülke de aynı klasmanda ve hatta bazı açılardan azerbaycan'ın mevcut yönetiminin ülkeye daha faydalı olduğunu iddia ediyor. petrol rezervleri konusunda ise yazar, azerbaycan'ın rezervlerinin abartıldığı kadar çok olmadığını, suudi arabistan gibi ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük kaldığını belirtiyor. bu yüzden azerbaycan'dan "körfez petro-monarşisi" zenginliği bekleyenlerin yanıldığını söylüyor. türkiye-azerbaycan kıyasına geri dönen yazar, son verilere göre azerbaycan'ın birçok alanda türkiye'yi geçtiğini vurguluyor. özellikle fraser enstitüsü'nün insan özgürlüğü endeksi'nde azerbaycan'ın türkiye'den daha iyi bir sıralamada yer aldığını komik buluyor. yolsuzluk algısı endeksinde de iki ülkenin yakın olduğunu, aralarında sadece özbekistan'ın bulunduğunu belirtiyor. v-dem verilerine göre her iki ülkenin de liberal demokrasi olmadığını, "seçimli otokrasi" kategorisinde yer aldığını ifade ediyor. ancak yazar, bazı kritik göstergelerde ortalama bir türkiyeli'nin beklediği gibi bir tablo olmadığını belirtiyor: ifade özgürlüğü, akademik özgürlük ve kadınların siyasal güçlenmesi endekslerinde azerbaycan'ın türkiye'den az da olsa önde veya kafa kafaya olduğunu söylüyor. bu nedenle, azerbaycan'ı türkiye'den eleştirenlerin yolsuzluk ve demokrasi gibi konulardaki eleştirilerinin temelsiz olduğunu düşünüyor. azerbaycan halkının, geçmiş deneyimlerinden dolayı mevcut yönetime razı olduğunu ve asıl sorunun türkiye'nin neden mevcut duruma geldiği olduğunu soruyor. yazar, azerbaycan'ın dünyanın en yolsuz ülkelerinden biri olarak görüldüğü yerde bile insanların türkiye'dekilerden daha özgür olduğunu esprili bir dille ifade ediyor.

bu ülkeyle ilgili genelde türkiye'de olumsuz yorum yapanların büyük bir çoğunluğu ya kürtçü ya da islamcıdır. hiç şaşmıyor. evet azerbaycan otokratik bir ülke ama göreceli olarak. mesela siz türk...

orijinal entry → eksisozluk.com

mehmet şimşek negatif

AI Özet: yazara göre, uygulanan ekonomik program reel sektöre çok büyük zararlar vermiş. serbest piyasada olması gereken sektörler tek tek yok oluyormuş ve türkiye için en acı olanı da buymuş. eskiden krizler kısa sürede atlatılırken, şimdiki durumun düzelmemesinin temel nedeni buymuş. yazar, arjantin'deki javier milei'nin yaptıklarının tam tersinin yapıldığını belirtiyor. ona göre, hangi sektörün büyüyeceğine veya yok olacağına serbest piyasa karar vermeliymiş. bu şekilde serbest piyasa kurallarına karşı gelinirse, eninde sonunda bunun sonuçlarına katlanılacağını söylüyor. peki, bunu neden yapıyorlar? yazarın iddiasına göre, temel hedefleri yıllık %4 büyümeyi korumak ve siyasi bir bedel ödemenin önüne geçmekmiş. bu büyümeyi sağlamak için memurlara cumhuriyet tarihinin döviz bazında en yüksek maaşlarının verilmesi yöntemlerden biriymiş. onlar harcama yapacak, ekonomik çarklar dönecek; büyümenin niteliği ise onlar için önemli değilmiş. bu modelle hizmet sektörü ve ithalat şişerken, sanayi tarafı kan kaybediyormuş. eğer süreç serbest piyasanın doğal akışına bırakılsaydı; hizmet ve ithalatta böyle bir büyüme görülmeyeceği gibi, sanayide de bu çapta bir küçülme yaşanmayacaktı diyor. yazar, serbest piyasanın doğal işleyişinden kısa bir süreliğine sapılabileceğini, ancak bu sapmada uzun süre inat edilirse ekonomi üzerinde geri döndürülemez hasarlar bırakılacağını vurguluyor. faturanın er ya da geç ödeneceği kesinmiş. asıl mesele, bu faturayı reel sektör henüz ayaktayken mi, yoksa tamamen bir enkaz yığınına dönüşmüşken mi ödeyeceğimizmiş. görünen o ki, bu bedeli enkazın altında kalmış bir ekonomiyle ödeyecekmişiz. kapanan fabrikalar ve işletmelerin geri dönmeyeceğini, bu işlerin çocuk oyuncağı olmadığını belirtiyor. türkiye'nin, vaktinde arjantin'in girdiği o karanlık patikaya girdiğini düşünüyor. şimdi oturup 100 sene boyunca bir javier milei gelmesini bekleyin; o geldikten sonra da serbest piyasada var olması gereken sektörlerin yeniden oluşacağı ortamı sağlaması için bir 10-15 sene daha sabredin diyor. bunlar çok zor işlermiş.

uygulanan ekonomik program, reel sektöre çok büyük zararlar verdi. aslında serbest piyasada var olması gereken sektörler birer birer yok oluyor; türkiye için en acı olanı da bu. eskiden krizler y...

orijinal entry → eksisozluk.com

oral seks yapanlar hiç mi iğrenmiyor sorunsalı notr

AI Özet: yazar, oral seks yapanların o an iğrenmediğini, bunun sebebinin ise cinsel uyarılma anında devreye giren "tiksintinin baskılanması" mekanizması olduğunu belirtiyor. bu durumun, normalde iğrenç gelebilecek şeyleri o an çekici hale getirdiğini ve doğanın türün devamlılığı için böyle bir yol izlediğini ifade ediyor. (bkz: disgust dampening)

aslında cevap çok basit: evet, o an iğrenmiyorlar. insan beyni, cinsel uyarılma (arousal) anında evrimsel bir mekanizmayı devreye sokar. bilim...

orijinal entry → eksisozluk.com

sartre'ın nobel ödülünü reddetmesi pozitif

AI Özet: yazara göre sartre, nobel ödülünü "ay ben buna layık değilim" ezikliğiyle değil, "ben yazarım, beni bir müesseseye çeviremezsiniz" diyerek elinin tersiyle itiyor. 1964'te isveç'ten "seni seçecekler" diye kulağına kar suyu kaçınca, akademiye "sakın beni o listeye koymayın, ne bu yıl ne de gelecekte böyle bir ödülü kabul edebilirim" minvalinde bir mektup yazıp gönderiyor. ancak akademi bu mektubu ya çok geç alıyor ya da "he he kesin istemezsin" deyip sümen altı ediyor ve ödülü yapıştırıyor. sartre da aslanlar gibi reddediyor. yazarın belirttiğine göre sartre, ödülü kabul etseydi imzasının "nobel ödüllü yazar jean-paul sartre" olacağını ve okuyucuyla kurduğu bağın arasına isveç akademisi'nin gireceğini düşünüyor. ona göre yazar dediğin adam kelimeleriyle dövüşür, arkasına kurumları, devletleri, nişanları almaz. günümüzde unvan kasmak için takla atılırken, sartre edebiyat dünyasındaki zirve ödülü "beni etiketlemeyin ulan" diyerek çöpe atıyor. bu, ilk vukuatı da değil; 1945'te fransa'nın verdiği legion d'honneur nişanını da reddetmiş. yazar, sartre'ın hamurunda hiçbir kuruma boyun eğmemek olduğunu ve bu hareketin, insanın üzerine yapıştırılan her türlü apoletin aslında bir tasma olduğunun kanıtı olduğunu belirtiyor. sartre da tasmayı takmayı reddetmiştir, mesele bundan ibaret.

adam bildiğiniz ödülü elinin tersiyle itiyor. hem de öyle ay ben buna layık değilim, teveccühünüz ezikliğiyle falan değil. bayağı çıkıp bana bakın, ben yazarım, beni bir müesseseye çeviremezsiniz...

orijinal entry → eksisozluk.com

kosova negatif

AI Özet: yazar, kosova başlığı altında arnavutların türklere hizmet etmediği yönündeki iddialarına değiniyor. kendisine gelen özel mesajlardan yola çıkarak, osmanlı döneminde arnavutların türklerle birlikte hareket ettiğini ve balkanların genelinde benzer bir durumun yaşandığını belirtiyor. arnavutların osmanlı sistemi sayesinde önemli mevkilere geldiğini, mesela 29 sadrazamın arnavut kökenli olmasının türklerin onları seçip eğittiğini gösterdiğini ifade ediyor. yazar, türklerin balkanlardan çekilmesiyle arnavutların yeni bir koruyucu arayışına girdiğini, sırpların baskısından kurtulmak için abd'ye sığındıklarını ve şimdilik avrupa birliği'nin de destek verdiğini söylüyor. arnavutluk'ta müslümanların katolikliğe yöneldiğini de ekliyor. sosyal medyada arnavutların türkiye ile ilgili paylaşımlarına yapılan yorumlara dikkat çeken yazar, bazı arnavutların türkiye'ye karşı olumsuz ifadeler kullandığını ve buna tepki gösterenlere de diğer arnavutların saldırdığını gözlemlediğini belirtiyor. arnavutluk ve kosova kaynaklı sayfalarda ise türkiye hakkında olumlu bir mesaja rastlamadığını, hatta yunanların bile arnavutlara "turcoalbanese" gibi ifadelerle takıldığını dile getiriyor. yazar, türkiye'nin kosova için 30 sene önce belgrad'ı bombaladığını hatırlatarak, buna karşılık kosova'da türk milli marşının ıslıklanmasının normal olmadığını ve bunun ırkçılıkla bir ilgisi olup olmadığını sorguluyor. türkiye'de milli maçlarda karşı takımın marşının ıslıklanmasının eleştirildiğini, ancak arnavutlar yapınca bir sorun teşkil etmediğini düşündüğünü ifade ediyor. (bkz: kosova-türkiye ilişkileri)

sözlükteki bazı arnavutların özel mesaj yoluyla “arnavutlar türklere hizmet etmedi” diye mesajlar atmasına vesile olmuş ülke. yüzlere sene öl dedik öldüler yap dedik yaptılar niye zorunuza gidiyo...

orijinal entry → eksisozluk.com

robert de niro negatif

AI Özet: yazara göre robert de niro, normalde röportajlarda mesafeli duran biri. ancak konu donald trump ve ona karşı direniş olunca, yüzde yüz elli desteklediği bir hareketi savunarak "krallara hayır demenin zamanı geldi" diyor. yazar, de niro'nun trump'ın politikalarını eleştirdiğini ve onun durdurulması gerektiğini belirttiğini aktarıyor. yazar, de niro'nun bu çıkışını (bkz: kızgın boğa)'nın ringlere geri dönüşü olarak yorumluyor.

normalde röportajlarında kelimeleri cımbızla seçen, oldukça mesafeli duran bir isim. fakat konu donald trump ve ona karşı direniş olunca adeta küllerinden doğuyor ve şöyle diyor:“bu hareketi yüzd...

orijinal entry → eksisozluk.com

felsefe negatif

AI Özet: yazar, felsefenin amacının hakikate ulaşmak olduğunu söyleyenlerin, hakikatle yüzleşmekten kaçtığını düşünüyor. ona göre bazı kişiler, kendi ideolojik duruşlarını "nesnel gerçeklik" diye ambalajlayıp eleştiriden uzak tutmaya çalışıyor. "merve yoldaş" diye bahsettiği birinin bu "nesnel gerçeklik" tanımını sorgulamak gerektiğini belirtiyor, çünkü felsefenin temelinde kavramları sorgulamak var. yazar, bu tür sorular sorulduğunda, iddia edilen "nesnel gerçeklik" yapısının çökeceğini öne sürüyor. yazara göre, "merve yoldaş"ın savunduğu bu "nesnel gerçeklik"in içini kazıdığınızda, piyasa ilişkilerinin doğal kabul edilmesi, mülkiyet düzeninin değişmez bir yasa gibi sunulması ve kapitalist eşitsizliğin tartışma dışı bir olgu gibi gösterilmesi gibi durumlarla karşılaşılıyor. yani burada hakikat değil, statükonun hakikat gibi sunulmaya çalışıldığı iddia ediliyor. entry'nin en trajikomik kısmının, solu postmodernizmle suçlama meselesi olduğunu belirtiyor yazar. bu suçlamanın bilgisizlikten kaynaklandığını düşünüyor. marksizmin, en temel sol felsefe olarak, tarihin en katı nesnelcilik iddialarından birini taşıdığını söylüyor. tarihsel materyalizmin, "nesnel gerçeklik var ve o gerçeklik maddi üretim ilişkilerinde, sınıf çatışmalarında, emek sömürüsünde yatar" diyen bir felsefe olduğunu ekliyor. marx'ın kapital'i yazarken, değer teorisini, artı değer sömürüsünü ve sermaye birikiminin yasalarını bir fizikçi titizliğiyle ortaya koyduğunu vurguluyor. yazar, sol felsefenin postmodernistler gibi "hakikat görecelidir" demediğini, tam tersine "hakikat o kadar nesneldir ki onu görmek istemeyenler ideolojik bir sis perdesi örerler" dediğini ve bu sis perdesine "burjuva ideolojisi" adını verdiğini belirtiyor. bu geleneği postmodernizmle suçlayan birinin ya bu gelenekten habersiz olduğunu ya da haberdar olup bilinçli bir çarpıtma yaptığını, ikisinin de kötü olduğunu ifade ediyor. fredric jameson'ın kırk yıl önce postmodernizmi "geç kapitalizmin kültürel mantığı" olarak tanımladığını hatırlatıyor (bkz: postmodernizm/geç kapitalizmin kültürel mantığı). jameson'ın vardığı sonucun, "merve yoldaş"ın hoşuna gitmeyecek türden olduğunu belirtiyor. yazar, hakikatin parçalanması, büyük anlatıların çökmesi, her şeyin bir simülasyona dönüşmesi gibi postmodern belirtilerin, bizzat serbest piyasa kapitalizminin, tüketim toplumunun ve meta fetişizminin eseri olduğunu savunuyor. postmodernizmin solun icadı olmadığını, tam tersine "merve yoldaş"ın savunduğu, her şeyi metalaştıran, her değeri piyasa değerine indirgeyen ve her anlamı reklam sloganına çeviren sistemin kaçınılmaz kültürel sonucu olduğunu iddia ediyor.

görsel#182839224felsefenin amacının hakikate ulaşmak olduğunu bu kadar göğüs kabartarak ilan eden birinin, hakikatin ta kendisi kapısını çalıp geldiğinde nasıl da çığlık atarak kaçacağını az çok ...

orijinal entry → eksisozluk.com

blue jean pozitif

AI Özet: yazar, 80'lerde yayın hayatına başlayan blue jean dergisinin, internetin ve çok kanallı televizyonun olmadığı, yabancı müziğe ulaşımın kısıtlı olduğu bir dönemde gençlerin büyük bir boşluğunu doldurduğunu belirtiyor. o zamanlar ergenlerin yabancı müzik dinlediğini, ancak buna sadece toplama kasetlerden ulaşılabildiğini söylüyor. avrupa'dan gelen bravo dergilerinin dilini anlamadıkları için sadece fotoğraflarına baktıklarını ve yerel alman şarkıcılara ayrılan bölümlerin sıkıcı olduğunu ekliyor. yazar, ablasıyla sadece 80'li yıllardaki blue jean'i takip ettiklerini, 90'larda türk popunun işin içine girmesiyle ve radyo-tv kanallarının özelleşmesiyle yabancı müziğe daha kolay ulaşabildikleri için dergiden sıkıldıklarını ifade ediyor. bu yüzden derginin 80'li yıllarına odaklanacağını vurguluyor. 80'li yıllardaki blue jean'in efsane olduğunu belirten yazar, derginin çoğunlukla müzik, biraz da ülkede meşhur olan diziler aracılığıyla hollywood haberleri verdiğini, yerli içeriğin olmadığını söylüyor. küçük bir ilçede, yabancı dil bilmeyen ergenler için derginin hayattaki en heyecan verici şeylerden biri olduğunu ekliyor. fiyatına göre çok kaliteli olduğunu, stikırlar, saç jöleleri, dev posterler gibi birçok hediye verdiğini belirtiyor. yazar, derginin verdiği bilgilerin hepsinin doğru olmayabileceğini ancak gençlerin buna inandığını ve ünlülerin kendilerine uzak yaşam tarzlarını anlamaya çalıştıklarını ifade ediyor. derginin birçok gencin merak ettiği konulara açıklık getirdiğini söylüyor. örneğin, saçları terence trent d'arby gibi nasıl örecekleri veya hoşlandıkları biriyle nasıl tanışacakları gibi sorulara yanıtlar bulabildiklerini belirtiyor. debbie gibson'ın utangaç genç kızlara hoşlandıkları birinin arabasına arkadan hafifçe çarpmalarını önerdiğini aktarıyor. derginin genel olarak genç kızlara hitap ettiğinin aşikar olduğunu belirten yazar, yine de ünlü hakkında verilen ansiklopedik bilgileri çok sevdiğini söylüyor. fine young cannibals'ın solistinin "yamyam olduğum, kanaryaların sadece bacaklarını yiyip diğer yerlerini attığımla ilgili yapılan dedikodular doğru değil!" şeklindeki beyanını örnek veriyor. bu konuyu hiç merak etmemiş olsa da kafasındaki soru işaretlerinin çözüldüğünü hissettiğini ekliyor. don johnson'ın yeni projeleri, neil tennant'ın evini hangi tarz sandalyelerle döşediği, cybill shepherd ve bruce willis'in gerçek hayatta da iyi anlaşıp anlaşmadığı gibi konuların dergide yer aldığını belirtiyor. bu iki oyuncunun en sevdikleri yemeklerin tarifini verdiğini ve ablasıyla denediklerini söylüyor. bunun saçma olduğunu bildiğini ancak o dönem gerçekten çok boş olduklarını ifade ediyor. bruce willis'in club sandviç tarifini yapmadıklarını çünkü o zamanlar yemek yemekten nefret ettiklerini ancak cybill shepherd'ın verdiği tatlı puf hamurlar ve buzlu çay tarifinin tam denemelik olduğunu aktarıyor. buzlu çay diye bir şey olduğunu ilk kez bu şekilde öğrendiklerini belirtiyor. tarife birebir uymalarına rağmen üzerine bal dökülmüş pişiler ve acı çayın iğrenç olduğunu, ancak ablasının geri adım atmayarak hepsini yediğini ve çayı da içtiğini ekliyor.

yayın hayatına seksenlerde başlayan popüler kültür ve gençlik dergisi.internetin olmadığı, tek kanallı televizyonda yabancı pop kliplerinin çok nadir döndüğü, türkçe sözlü hafif müziğin erişkinle...

orijinal entry → eksisozluk.com

divan edebiyatından şahane beyitler negatif

AI Özet: yazar, bağdatlı ruhî'den bir beyit paylaşıyor; bir kişinin kısa sürede rehberlik iddiasında bulunmasını eleştiriyor. kendi yazdığı bir beyitle de hayatı satranç tahtasına benzetip, makamın geçiciliğini ve ölümün kaçınılmazlığını vurguluyor. (bkz: divan edebiyatı)

gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım derdün mektebe geldi bugün üstâd olayım der.günümüz türkçesi: şu ham sofuya bak, kalkmış insanlara doğru yolu gösteren bir rehber (mürşit) olayım diy...

orijinal entry → eksisozluk.com

müge anlı ile tatlı sert negatif

AI Özet: yazar, müge anlı ile tatlı sert programını eleştiriyor. yazar, programın içeriğinin toplumu ilgilendirmediğini ve basit konulara saatler ayrıldığını düşünüyor. özellikle bir kadının evliliğindeki sorunları ve başka bir kadına saldırmasını anlatan olayların zaman kaybı olduğunu belirtiyor. yazar, insanların çağla tuğaltay cinayetini çözmeye çalıştığı bir dönemde, programın "kısır yerken yapılacak muhabbetler" peşinde koştuğunu ifade ediyor. yazar, programın bir zamanlar yükselişe geçtiğini ve zirve yaptığını, ancak şimdi kendi kendini bitirdiğini iddia ediyor. izleyicilerin programdan uzaklaştığını ve başlığa daha az entry girildiğini gözlemliyor. yazar, program ekibine seslenerek bu tür eleştirileri müge anlı'ya iletmelerini ve olumsuz eleştirileri dikkate almalarını tavsiye ediyor. aksi takdirde programın bitebileceğini söylüyor. ayrıca stüdyodaki ulur gibi ses çıkaran birinin susturulması gerektiğini ve cinayet mağdurlarına sus denirken, bağırıp çağıranlara izin verilmesinin "rezalet" olduğunu belirtiyor.

televizyon programı.domatesçisiyle kırıştıran bir kadının toplumu ilgilendiren kısmı tam olarak ne ki 2 gündür bu saçmalığa saatler ayırdınız? millet olanca yeteneksizliğiyle çağla tuğaltay cinay...

orijinal entry → eksisozluk.com

çift terapisi negatif

AI Özet: yazar, çift terapisinin çok kişisel bir deneyim olduğunu ve ilişkinin dinamiklerinden tutun da terapistin yetkinliğine kadar birçok faktörün etkili olduğunu belirtiyor. bu yüzden kendi tecrübelerini anlatmayı tercih ediyor. yazar ve eşi anaokulundan beri tanışıyor, 19 yaşından beri birlikteler ve 23 yaşından beri evliler. 27 yaşından beri de ebeveynler. yani aslında birbirlerinin hayatlarında hep varlar, ailelerini ve yaşayış şekillerini biliyorlar, birlikte büyümüşler. yazar, bu yüzden şiddetli kavgaları evliliğin bitmesi gerektiğinin bir işareti olarak görüyormuş, çünkü birbirlerini bu kadar iyi bilmelerine rağmen anlayamadıklarını düşünüyormuş. yazarın kendi bireysel terapi süreci dört yıl sürmüş, eşi de düzenli olmasa da bireysel terapi almış. bu noktada artık daha fazla zorlayacak bir şey olmadığını, ilişkinin bitmesi gerektiğini düşünüyormuş. çift terapisini son aşama olarak görmüş ve oradan da bir çözüm çıkabileceğine inanmıyormuş. hatta çift terapisine giderlerse ilişkinin bittiğini görüp kabullenmek zorunda kalacaklarını düşünmüş. ancak gittikleri terapistin yetkinliği ve uyguladığı ekol, işleri değiştirmiş. yazar, bu ekole yatkınlıklarının da bunda etkisi olduğunu düşünüyor. birbirlerinin ailelerini tanıdıkça, aslında travmalarını da bildiklerini, bazı kavgaların sebebinin geçmiş aile yaşantısı kaynaklı olduğunu fark etmişler. ama aslında ne kadar azını anladıklarını görmüşler. yazar, bireysel terapide olduğu gibi, çift terapisinde de eşinin içindeki çocuğu gördüklerini anlatıyor. onun yalnızlığını, yaşadığı sevgisizliği ve başa çıkmak için ürettiği savunma mekanizmalarını fark etmişler. aynı şekilde, eşi de yazarın içindeki çocuk halini görmüş. aileden taşınan "bulaşık hisler" ve ezberlenmiş davranışlar nedeniyle "gerçek" benliklerini bunca zaman hiç görmemiş olduklarını fark etmişler. bu durumu "yeni bir tanışma", "ruhların birbirine ilk kez temas etmesi" olarak tanımlıyor yazar. karanlıkta el yordamıyla değil, birbirlerini görerek, yavaş yavaş, gözlerinin içine bakarak bir temas bu. seanslar çok zorlu geçiyormuş, baş ağrılı, bazen salya sümük, bazen bağırış çağırış. ama nihayetinde gerçek bir şeyi anlamak ve gerçekten anlaşılmak güzel bir hismiş. yazar, bunu insanın kendisini yeniden keşfetmesi gibi, ilişkiyi de yeniden keşfetmek olarak görüyor.

her şey gibi çok kişisel bir deneyim, ilişkinin dinamiklerinden tutun da eşlerin bireysel terapi alıp almamasına göre bile her şey değişir. gittiğiniz terapistin yetkinliği, uyguladığı ekol vs he...

orijinal entry → eksisozluk.com

simülakrlar ve simülasyon negatif

AI Özet: yazar, yıllar önce okuduğu bu kitabı hem çok beğenmiş hem de bazı noktalarda yazarına karşı çıkmak istemiş. o zamanlar bazı yerlerin havada kaldığını ve hafızasının kendisini yanıltabileceğini düşündüğü için kitabı tekrar okumayı planlıyor. fikirlerinin değişmesi durumunda entry'yi güncelleyeceğini veya sileceğini belirtiyor, hatta utanırsa hesabını silip vietnam'a kaçabileceğini esprili bir dille ekliyor. yazara göre, kitabın yazarının teşhisleri gerçekten keskin ve verdiği örnekler muazzam. disneyland'in sahteliğinin dışarıdaki asıl sahteliği örtme işlevi görmesi örneğinin bunca senedir aklında yer ettiğini söylüyor. ancak, kitabın yazarının kendisini deli eden iki noktası olduğunu belirtiyor. birincisi, yazarın (bkz: golden age fallacy) yaptığını düşünüyor. sanki eskiden saf, bozulmamış bir "gerçeklik" varmış da sonradan sanayi devrimi ve medyayla birlikte simülasyonların her şeyi ele geçirdiği gibi bir ön kabulü olduğunu ifade ediyor. oysa yazar, 50.000 yıl önce yaşayan mağara adamının bile taklit ettiğini, insanların taklit eden ve ayna nöronlarıyla öğrenen bir tür olduğunu vurguluyor. gerçekliğin en başından beri önceden paketlenmiş anlamları tüketmekten ibaret olduğunu, imgesiz safi gerçekliğin hiçbir zaman var olmadığını savunuyor. mızrak örneğiyle, doğada kendiliğinden mızrak diye bir şey olmadığını, onun zihindeki soyut bir fikrin fiziksel dünyaya aktarılmış bir kopyası olduğunu anlatıyor. ikincisi ve en sinir bozucu olanı ise, kitabın yazarının hiçbir çözüm sunmaması. "her şey simülasyon, hiçbir şey gerçek değil, geride sadece gerçekliğin çölü kaldı" deyip masadan kalktığını belirtiyor. yazar, bu durumu eleştirerek, kitabın yazarının kendi yazdığı metnin de sistemin bir parçası, bir simülakr olduğunu es geçtiğini ve fildişi kulesinden herkese "siz delüzyondasınız, ben matrix'i gördüm. size vereceğim çözümler de simülasyonun bir parçası, çözüm yok" diyerek tanrı kompleksiyle baktığını düşünüyor. bu çözümsüzlük ve tanrı kompleksinin kendisini gerdiğini ifade ediyor. baudrillard'ın "her şey kopyanın kopyası, gerçeklik öldü" diyerek insanları bir göstergeler/imgeler hapishanesine tıktığını belirtiyor. son olarak, yolda gördüğü ters dönmüş bir yoğurt kabı örneğiyle, ilkel dürtülerinin entropiyi arttırma isteğini, ancak prefrontal korteksinin bu dürtüyü veto ettiğini anlatıyor. bu örnekle, içsel çatışmaları ve karar alma süreçlerini mizahi bir dille ifade ediyor.

5-10 yıl önce falan okurken yazarına hem "vay anasını adam haklı" dediğim hem de "ne istiyorsun kardeşim ne?" diye yakasına yapışmak istediğim bir kitaptı. o zamanlar biraz havada kalmıştı bazı y...

orijinal entry → eksisozluk.com

gora 4 gora negatif

AI Özet: yazar, henüz var olmayan şeylerden nefret etmenin büyük bir "köylülük" olduğunu belirtiyor. bu tür bir nefretin, gerçeklikten kopuk ve mutsuz bir yaşamın işareti olduğunu düşünüyor. (bkz: get a life bro)

varligi henuz gerceklesmemis seylerden nefret etmek buyuk koyluluk belirtisidir. yukardaki yaza...

orijinal entry → eksisozluk.com

slavoj zizek negatif

AI Özet: yazar, bir aydır hastanelerde tedavi gördüğünü ama bugün en acı gününü yaşadığını belirtiyor. yazar, slavoj zizek'i savunacağını ve bunu içten bir üzüntüyle yapacağını söylüyor. yazara göre zizek, iran'ı savunmak yerine, olayı futbol maçı yorumlamaktan daha üst bir seviyeye taşıyor. yazar, zizek'in "anti-emperyalizm" refleksiyle molla yönetimine sarılmak yerine, mahsa amini olayından sonra sokakları saran "zan, zendegi, azadi" (kadın, yaşam, özgürlük) ruhuna odaklandığını ifade ediyor. yazar, zizek'in "abd bombasıyla gelen özgürlüğün, mollanın kırbacından daha az can yakmayacağını" söylediğini aktarıyor. çünkü yazara göre ikisi de aynı küresel oyunun ve tahakküm mekanizmasının bir parçası. yazar, zizek'in 1 mart 2026 sonrası takındığı tavrın bir "çark" değil, bir "uyanış" olduğunu savunuyor. 2005'teki "denge için nükleer" tezinden vazgeçip "ikisinde de olmasın" noktasına gelmesinin, batı'ya yanaşmak değil; aksine, bir halkın kendi kaderini tayin etme hakkını hem teokratik yönetime hem de trumpçı pragmatizme karşı savunmak olduğunu belirtiyor. yazar, trump’ın "bize itaat etsin de isterse dini lider olsun, demokrasi şart değil" demesi ile iran yönetiminin kendi halkını "dış mihrak" diyerek cezalandırması arasında fark olmadığını söylüyor. yazar, zizek'in burada taraf tutmadığını, sahadaki bu kirli oyunun fotoğrafını çekip önümüze koyduğunu ifade ediyor. zizek'in "bu yönetim dışarıdan gelen füzeyle yıkılırsa, yanlış bir şekilde yıkılmış olur" diyerek, iranlı kadın ve erkeğin organik direnişini, kirli bir jeopolitik pazarlığa kurban etmemeye çalıştığını aktarıyor. yazar, zizek’in bu tavrının yeni olmadığını, adamın tutarlılığının buradaki 'üçüncü yol' ısrarından geldiğini belirtiyor. yazar, zizek'in vaktiyle sovyetlerin afganistan müdahalesine de 'afgan halkı erken modernleşmenin acılarını çekiyordu, sovyetler ise emperyalist bir kibirle oraya daldı' diyerek karşı çıktığını hatırlatıyor. yani 'ilericilik' maskesi takan bir işgalin, aslında uzun vadede gericiliği nasıl beslediğini onlarca yıl önceden gördüğünü ifade ediyor. yazar, bugün de aynı şeyi söylüyor: iran’daki o muazzam sivil uyanış, amerikan füzelerinin 'demokrasi' ambalajlı postalları altında ezilirse, özgürleşmiş bir iran değil, sadece daha büyük bir kaos ve yıkım izleneceğini belirtiyor. kısacası yazar, zizek'in ne molla yanlısı ne de abd yanlısı olduğunu söylüyor. yazar, zizek'in füzelerin gölgesinde kalmış sessiz çoğunluğun, o korku ve belirsizlik içinde bekleyen insanların sesi olmaya çalıştığını ifade ediyor. yazar, körü körüne bir tarafı savunmanın kolay olduğunu, asıl zor olanın iki canavarın arasında durup "hayır, bu değil" diyebilmek olduğunu belirtiyor.

bir aydır hastaneler, tedaviler uğraşmaktayım fakat bugün en acı günüm. çekilin zizek savunacağım, içim kan ağlayarak da olsa yapacağım bunu evet. zizek iran'ı savunmadı, olayı futbol maçı yoruml...

orijinal entry → eksisozluk.com

sanisin altı notr

AI Özet: yazar, "şanışın altından gelir geçersin" adlı hicaz makamındaki rumeli türküsünü inceliyor. başlığını zor bulduğunu ve başlık altında sadece üç entry olduğunu belirtiyor. sözleri yazan arkadaşa, yahya kemal'i anan arkadaşa ve (bkz: #111770901) referansıyla namutenahi cizgi'ye teşekkür ediyor. namutenahi cizgi'nin kimsesiz türkülerin gönlünü eğlediğini, ona "üstat" deyince kızdığını ama yine de bu konuda ona güvendiğini belirtiyor. gustave flaubert'in aşkı "bilmek istemiyorum" cümlesinin aşka en uzak cümle olarak tanımladığını aktarıyor, ancak bizzat şahit olmadığını ekliyor. türkünün sözlerini alıntılıyor: "şanışın altından gelir geçersin / kanımı kadehe koyup içersin / ne candan seversin ne vazgeçersin / bu sevdalar böyle giderse oldum divane / bu meraklar böyle kalırsa oldum divane." bu sözlerin şahidi olduğunu, çok dinlediğini belirtiyor. şanışın, yani şahnişin'in aslında cumba olduğunu, herkesin yâriyle sardunyalar sarkıtmanın hayalini kurduğu, üç tarafı camlı, sokağa doğru hafif çıkıntılı bir müştemilat olduğunu açıklıyor. ahmet hamdi tanpınar'ın rumeli türkülerinin insan talihinin acılıklarını eski tuna boyu ayan konaklarından sunduğunu söylediğini hatırlatıyor. muzaffer sarısözen'in türküyü rumeli'nin neresinden derlediği bilinmese de, şahnişinli konakların bol olduğu bir yerden geldiğinin aşikar olduğunu düşünüyor. aşığın, sevdiceğinin kararsızlığından dolayı divane olduğunu ve bu yüzden hicaz makamına gark olduğunu yorumluyor. bedri rahmi eyüboğlu'nun "türküler dolusu" şiirindeki "şairim, zifiri karanlıkta gelse şiirin hası, ayak seslerinden tanırım. ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım." dizelerini hatırlatıyor. ahmet kutsi tecer'in ülkü dergisini yönetirken aşık veysel'i davet ettiğini ve tanpınar'ın veysel'e "gel âşık. ben bunun üzerine şiir yazmayacağım, pabuçlarımızı dama attın." dediğini aktarıyor. türkünün ikinci kıtasını da paylaşıyor: "bıçağın kabzası balık dişidir / bize kastedenler iki kişidir / biri arkadaşım biri yoldaşım / bu sevdalar böyle giderse oldum divane / bu meraklar böyle kalırsa oldum divane." son olarak, bu türküyü bir dostunun hatırlatmasıyla tekrar dinlediğini ve makamından dolayı muhlis berberoğlu'na gönderdiğini, muhlis'in ise türkünün çok güzel olduğunu ancak sözlerinde bir anlamsızlık olduğunu söylediğini belirtiyor.

tam adı, "şanışın altından gelir geçersin" olan, hicaz makamında bir rumeli türküsü.türkünün başlığını zar zor buldum. bir baktım, başlığın altında üç entry var. bir arkadaş sağ olsun sözleri yaz...

orijinal entry → eksisozluk.com

istanbulkart mobil uygulaması negatif

AI Özet: yazara göre, istanbulkart mobil uygulaması, ulaşım hakkını kişisel veri toplamak amacıyla kısıtlıyor. yazar, aktarma indiriminden faydalanmak için biyometrik video, anlık konum, ikametgah, meslek, gelir durumu, geçim kaynağı, kira durumu, kardeş bilgileri gibi birçok verinin ibb'ye gönderilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor. aksi takdirde aktarma yapılamadığını vurguluyor. ayrıca 153'ü arayanların konum bilgisinin istendiğini de ekliyor. yazar, uygulamanın bir ulaşım kartı uygulamasından ziyade, bir banka, emniyet genel müdürlüğü veya istihbarat teşkilatı gibi davrandığını düşünüyor. belediyenin, 2019'a kadar anonim kart üzerinden sağladığı aktarma indirimini artık veri karşılığında ve kişileri fişleyerek sağladığını iddia ediyor. yazar, bu durumun ne kadar sorunlu ve haksız olduğunu ifade ediyor.

56 sayfa entryde bu uygulamayı sadece 1 kişi savunmuş, onda da imamoğlu profil fotoğrafı var. fıkra bu kadar.insanların en temel hakkını olan ulaşım hakkını kişisel veri toplamak için gasp eden a...

orijinal entry → eksisozluk.com

star wars episode i - the phantom menace notr

AI Özet: yazar, 1999'da "star wars episode i - the phantom menace"ın dünya çapında bir olay olduğunu söylüyor. hatta sinemaya gitmeden önce arkadaşlarıyla sinema çekimi bir vhs kasetinden izlemişler. bu korsan kopyanın filmin gösterime girmesinden önce moskova, hong kong, tayland veya filipinler gibi yerlerde kaydedildiği iddiaları varmış. yazar, ilk üçlemenin sinema teknolojisini değiştiren (bkz: industrial light and magic) gibi unsurları başlattığı gibi, bu filmin de video korsanlığı çağını başlattığını belirtiyor. o vhs kopyanın görüntü ve ses kalitesinin çok kötü olduğunu, hatta seyircilerin seslerini duyduklarını ve bir şehir efsanesine göre birinin poposunu kaşıdığını hatırlıyor. sonradan sinemada da izlemişler ama phantom menace'ın uzun yıllar sürecek korsan vhs-dvd film dönemini başlatan filmlerden biri olduğunu vurguluyor.

1999 yılında bu film gezegen çapında kültürel bir fenomendi. sinemada izlemeden çok önce sinema çekimi bir vhs kasetinden seyretmiştik arkadaşlarla. özel bir gösteriminden video kamera ile kayded...

orijinal entry → eksisozluk.com

vodafone negatif

AI Özet: yazara göre vodafone, 5g performansı açısından diğer iki operatöre kıyasla açık ara en kötü durumda. sosyal medyada paylaşılan testlere bakıldığında turkcell'in en hızlı, türk telekom'un ise ikinci sırada olduğunu belirtiyor. vodafone'da 1 gigabit hızı gören bir teste rastlamadığını, hatta 500 megabit hızı gören testlerin bile çok az olduğunu söylüyor. diğer operatörlerin 1 gigabit ve üzeri hızlara ulaştığını, hatta turkcell'de 1.7 gigabit hız görüldüğünü ekliyor. yazar, vodafone'un kendini "dünyanın 1 numarası" olarak tanıtmasına rağmen türkiye'de 3. sırada kalmasını eleştiriyor ve diğer operatörler yatırım yaparken vodafone'un "100 megabit yeter" mantığıyla hareket ettiğini düşünüyor. bu durumda fiyatlarının da daha düşük olması gerektiğini savunuyor. ayrıca, 4.5g ihalesinde ikinci büyük hakkı almasına rağmen 2025'te en kötü hakları aldığını ve daha önceki ihale yorumlarının haklı çıktığını belirtiyor. vodafone'un yatırım yapmadığını ancak ülkeden de çekilmediğini anlayamadığını ifade ediyor. (bkz: vodafone 5g performansı) (bkz: turkcell hız testleri)

3 operatör arasında 5g performansı açık ara en rezil şirket. sosyal medyadan baktım, test yapıp paylaşılmış. turkcell en hızlı operatör. 2. sırada türk telekom var. vodafone açık ara en kötüsü.mi...

orijinal entry → eksisozluk.com

deli yürek dizisinden akılda kalanlar negatif

AI Özet: yazarın deli yürek'ten aklında kalanlar listesi; nissan pathfinder, siyah palto, yüzük, (bkz: desert eagle), turgay atacan, ağabey, kuşçu ve avukat ayşegül'ün güzelliği.

nissan pathfinder jeepuzun siyah paltokalın gövdeli yüzükdesert eagleturgay atacan ve konuşması...

orijinal entry → eksisozluk.com

iran negatif

AI Özet: yazar, iranlıları genelde arap göçmenlere tercih ettiğini ve seküler hayata daha uyumlu olduklarını düşündüğünü belirtiyor. son bir yıldır sosyal medyada iran diasporasına sıkça rastladığını ve bunun batıdaki diaspora hakkında fikir verdiğini söylüyor. yazar, iran halkı adına konuşmak istemese de, onların yaşadığı baskıcı rejimi tahmin ettiğini ifade ediyor. ancak, kimsenin özgürlüğü için bazı durumlara mecbur kalmamasını diliyor. yazar, bir videodan örnek vererek, omegle'da israilli kızlara ülkelerini bombaladıkları için teşekkür eden bir kişiden bahsediyor ve izlerken utandığını belirtiyor (bkz: ilgili bölüm 0:53 gibi başlıyor). yazar, kendisinin ahkam kesmek istemediğini belirtmesine rağmen eleştiriler aldığını ve bunun kolay olmadığını ifade ediyor. türk halkıyla bir kıyaslamaya girmediğini ve ne yapacaklarını bilmediğini, bilmek zorunda da kalmamayı umduğunu ekliyor. yazar, hiçbir durumun kendisini, bir telefon şakasında "avrupa iran'a haçlı seferleri yapsın" diyecek kadar alçalan veya israilli kızlara "ülkemizi bombaladığınız için teşekkür ediyorum, istemeden sivil de öldürüyorsunuz ama napalım" dedirtecek birini öncü almaya itmeyeceğini iddia ediyor. yazar, pehlevi'nin kandırıldığı telefon görüşmesini de paylaşıyor (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=yrxhgt1cmhm).

ben bu ulkenin vatandaslarini cok tanimazdim, tek tuk, ancak genel olarak arap gocmenlere tercih ederdim, tamamen yuzeysel bilgimle sekuler hayata daha uyumlu olduklarini dusunurdum. son bir yild...

orijinal entry → eksisozluk.com

kuruluş orhan negatif

AI Özet: yazara göre, "kuruluş osman" dizisi, önceki formüllerle devam edemez ve sürekli aşk konularına odaklanmaya başladı. yazar, orhan gazi'nin osman bey veya ertuğrul bey gibi bir karakter olmadığını belirtiyor. orhan gazi'nin osmanlı devleti'nin kurucusu olduğunu, ilk büyük şehir fethini yapan, ilk gümüş parayı bastıran, ilk düzenli orduyu kuran, ilk donanmaya sahip olan, ilk kez rumeli'ye geçen, ilk kez beylik alan, ilk defa divan kuran ve ilhanlılardan bağımsızlığını ilan eden kişi olduğunu vurguluyor. yazar, sultan statüsündeki birinin osman bey veya ertuğrul bey gibi sürekli çatışmadan çatışmaya koşuşturulmasını eleştiriyor. osmanlı devleti sultanı ile bizans imparatorunun kızının dağlarda, bayırlarda düşmanla savaşırken, hatta düşmandan kaçarken gösterilmesinin gerçekçilikten uzak olduğunu düşünüyor. bizans imparatorunun kızının ve osmanlı devleti sultanının uçurumdan aşağı atlamasının kabul edilemez olduğunu belirtiyor. yazar, artık reel bir karaktere geçildiğini ve "diriliş" kurgusunun orhan gazi gibi bir karaktere uymadığını ifade ediyor. devlet kurucusu, divanı olan bir adamın neden düşmanların arasına tek başına girdiğini, neden çatışmanın ortasında kaldığını ve neden adamları olmadan tek başına gezdiğini sorguluyor. ertuğrul gazi'nin oba beyi, osman bey'in ise müstakil bir beylik kurucusu olduğu için bu tür olayların kabul edilebilir olduğunu ancak orhan gazi'ye bu tür "abuk subuk işler" yaptırtılmaması gerektiğini dile getiriyor. kurgu gereği kılıç sallatılacaksa bile bunun mantıklı yerlerde ve doğru düzgün bir şekilde yapılması gerektiğini, bizans imparatorunun kızıyla uçurumdan atlama gibi sahnelerin olmaması gerektiğini ekliyor.

arkadaşlar ben daha önce söyledim sizlere aynı formülle diziyi tutturamazsınız. zaten adamlar da farkındaki işi devamlı aşk meşk işine dökmeye başladılar. asporça ile orhan bu sefer yakınlaşacakl...

orijinal entry → eksisozluk.com

şarkıdaki maymun negatif

AI Özet: yazar, şarkının sözlerinin ajda pekkan'ı hedef alıyor gibi görünse de aslında dönemin gündemiyle bir hesaplaşma olduğunu belirtiyor. kızılok'un 77'de çıkan albümünün varşova'da ödül alması, bazı kesimlerin tepkisini çekmiş ve albümün toplatılmasına, kızılok'un da devletin kara listesine girmesine neden olmuş. bu durum, uzun yıllar boyunca ürettiği her şeyin sansüre uğramasına yol açmış. hatta şarkılarını çalan alternatif radyolar bile baskına uğramış. bu baskı ortamında, çekirdek sanatevi'ni açan kızılok'un arkadaşlarıyla yaptığı toplanmalar bile devlet tarafından raporlanmış. baskılar artınca, kızılok yönetimi bülent ortaçgil'e devretmiş. dost meclisi tadındaki konserler kasete çekilmiş ama devlet dağıtımına engel olmuş. bu zor günlerde piccatura plak'ın sahibi mustafa kaynakçı devreye girmiş ve baskılara rağmen kasetleri çoğaltmaya başlamış. böylece albüm satışları iyi bir rakama ulaşmış. 80'lerin ortasında baskılar biraz azalınca kasetler önce ankara ada kitabevi'nde, sonra da diğer kitapevlerinde satılmaya başlanmış. ancak kızılok'a yönelik devletin olumsuz tutumu devam etmiş. 86'da telif yasası çıkınca devlet, çekirdek sanatevi kayıtlarına el atmış ve albümlerin satışını engellemiş. bu yasa, ajda pekkan gibi popüler şarkıcılara uzanmazken, alternatif sanatın üzerine balyoz gibi inmiş. bazı sanatçılar da durduk yere telif hakları peşine düşüp çekirdek sanatevi kayıtlarındaki parçalardan telif ücreti istemeye başlayınca, albüm satışlarından gelen düşük gelir de kesilmiş. işte kızılok, majda mekkan şarkısını bu atmosferde yapıp 87'de yayınlamış.

şarkının sözleri direkt ajda pekkan'ı hedef almış gibi görünse de dönemin gündemi ile bir hesaplaşma içerir. çünkü kızılok'un 77 yılında yayınlanan not defterimden albümü varşova'da iki ödül alır...

orijinal entry → eksisozluk.com

feridun düzağaç negatif

AI Özet: yazar, 2008 yılında üniversiteyi bırakıp zor zamanlar geçirdiği bir dönemde feridun düzağaç'ın müziğiyle tanıştığını anlatıyor. o günlerde büyük bir umutsuzluk yaşadığını ve sanatçının "beni bırakma" şarkısının ona adeta bir can simidi olduğunu belirtiyor. bu şarkının, yazarın hayata tutunmasına ve en dipten tekrar ayağa kalkmasına yardımcı olan gizli bir güç olduğunu söylüyor. şarkıyı, umudun bittiği yerde başlayan kişisel bir mucize olarak tanımlıyor.

2008 yılı... üniversiteyi henüz bırakmışım, kelimenin tam anlamıyla ölümün kıyısından dönmüşüm. aşk meşk işleri derseniz, zaten o güne kadar yüzüme bir kere bile gülmemiş. "her şey buraya kadarmı...

orijinal entry → eksisozluk.com

italya negatif

AI Özet: yazar, italya'nın eskiden her dünya kupasına katılıp çeyrek final gördüğünü, şimdi ise uzaktan izlediğini ve dominantlığını ispanya ve fransa'ya kaptırdığını belirtiyor.

bir zamanlar her dünya kupasına katılıp en az da çeyrek final oynayan, son yıllarda dünya kupal...

orijinal entry → eksisozluk.com