14 Haziran 2026

dünün en beğenilen entry'leri

46 entry

‹ önceki 2026-06-14
🧠 günün özeti

bugün debe'de melankoli, tarihsel merak ve toplumsal eleştiriler birbirine karışmış durumda. bir yandan toksik ilişkilerin getirdiği mental çöküşler (bkz: toksik ilişki) ve ekonomik krizin derinleştirdiği sınıfsal uçurumlar (bkz: orta direk) ağırlığını hissettirirken, diğer yandan eski bir pikabı hayata döndürmenin verdiği huzur (bkz: teknolojiyle imtihan) ve küçük çocukların yaydığı pozitif enerji (bkz: kız babası olmak) günü yumuşatıyor. tarihin tozlu raflarından tuluatçıların dünyasına (bkz: üçüncü tiyatro) ve manastır hiyerarşilerine (bkz: hiyerarşi) uzanan entelektüel tartışmalar, yurt dışındaki ırkçılık tehlikeleri (bkz: ben demiştim) ve yapay zekanın balonlaşma süreci (bkz: marketing) gibi güncel kaygılarla harmanlanmış. araya serpiştirilen futbol kavgaları (bkz: kaos), sinema etiği sorgulamaları (bkz: sinema etiği) ve özbekistan'ın mimari güzellikleri (bkz: chevrolet) ile birlikte, insan doğasının hem absürt hem de trajik yanlarının ön plana çıktığı oldukça yoğun bir gün yaşanmış.

12 haziran 2026 abd paraguay maçı negatif

AI Özet: yazar, futbol izleyip durmadan şike ve tiyatro diye ağlayanların çelişkisini sorguluyor. madem her şey masa başında ayarlanıyor, neden hala ekran başındasınız diye soruyor. kendi takımı kazanınca mutlu olup karşı taraf kazanınca (bkz: yapı) diye sayıklayanlara hafiften sallıyor. ayrıca altına gelen düşük kaliteli yorumlara da gramer dersi vermeye çalışmış.

bu maç özelinde değil de genel olarak soruyorum, siz neden futbol izliyorsunuz? madem her maçın sonucunun masa başında belirlendiğine inanıyorsunuz, her maçta şike, hile, doping veya hakem hatası...

orijinal entry → eksisozluk.com

özel okulların dolup taştığı kriz ülkesi negatif

AI Özet: yazar, ekonomik krizin uçurum açtığını ve (bkz: orta direk) kavramının tarihe karıştığını söylüyor. zenginle fakir arasındaki makas açılmış, ortadaki kitle yok olmuş diyor.

aptal orospu çocuğu ekonomik kriz tam olarak bu demek zaten. ülkenin yüzde 80'i içinde et olmayan sucuk, hayatında bir adım atmam...

orijinal entry → eksisozluk.com

9 haziran 2026 belfast olayları negatif

AI Özet: yazar, belfast'taki olayların sadece göçmen avı gibi basit bir durum olmadığını, yetkililerin gerçekleri örtbas etme çabasının halkı iyice delirttiğini söylüyor. avrupa'daki hükümetlerin kendi vatandaşlarından ziyade suç işleyen göçmenleri korumaya çalıştığını iddia ediyor. elon musk'ın almanya'daki bir olayla ilgili paylaşımına değinerek, halkın gerçeklerden haberdar edildiğinde tepki verdiğini belirtiyor. (bkz: avrupa) genelinde bir güvenlik sorunu olduğunu ve siyasetçilerin halkı sattığını düşünüyor. ayrıca bu kişilerin türkiyede şaşırtıcı derecede uslu olduklarını belirterek, burada suçların haber yapılmadığına imada bulunuyor.

(bkz: #184344414)halk sanki bir anda delirip, sokaklarda göçmen avlamaya başlamış gibi yazmanın alemi yok.halkı sokağa döken olayın açıklanır tarafı zaten yok da bir de yetkililerin "görüntüler g...

orijinal entry → eksisozluk.com

yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni notr

AI Özet: yazar, yahudilerin neden zengin olduğunu anlatmak için bir fıkra paylaşmış. olayda bir adam, bir kadına belli bir işlem için önce düşük, sonra yüksek teklifler sunup kadını ikna ediyor. ancak iş ciddiye binip tenha yere gittiklerinde, adam işlemi yapmaktan vazgeçiyor. çünkü ona göre o işlem artık çok pahalıya gelmiş. yazar burada temel mantığın aşırı tutumluluk ve kâr odaklılık olduğunu ima ediyor (bkz: cimrilik) (bkz: kapitalizm).

neden zengin olduklarını açıklayan bir fıkra;yaşlı ama çapkın bir yahudi, caddeden aşağı doğru yürürken muhteşem göğüslü bir kadın görür. hemen koşar ve kadının karşısına geçer; - " 100 dolar kar...

orijinal entry → eksisozluk.com

recep tayyip erdoğan negatif

AI Özet: yazar, siyasi ittifakların oy kaybı getirdiğini ve dış güçlerin etkisinin fark edildiğini söyleyip (bkz: kerizlik) yapmıyor.

partisi %50’ydi, mhp’yi yanlarına aldılar ikisi birlikte %30, şimdi ak-chp yaratıp onu da yanla...

orijinal entry → eksisozluk.com

sözlük yazarlarının şiirleri negatif

AI Özet: yazar biraz efkarlı bir şiir karalamış, mavilerle ve ayrılıkla boğuşuyor. (bkz: şair ruhlu yazarlar) durumu özetle aşk acısı çekip edebiyat yapıyor diyebiliriz.

gökyüzü parçalıyor seniçok sevdiğin mâvilerden vuruyorsepkene yeniliyor olgun yanaklarınşose yola düşüyorsun ânideni...

orijinal entry → eksisozluk.com

12 haziran 2026 tavuk eti operasyonu negatif

AI Özet: yazar, tavuk kanat 510 diyerek kayyumları savunanların aslında birer papağan olduğunu iddia ediyor. et fiyatları uçmuşken bu tayfanın vatandaşına kazık attıracağını, yakında tavuğu da (bkz: unutmak) zorunda kalacağımızı söylüyor.

tavuk kanat 510 yazanların hepsi aktroll. hem burda hem diğer sosyal medya platformlarında aynı cümlelerle bu kayyum rezaletini savunuyorlar. kırmızı et lobisine neden do...

orijinal entry → eksisozluk.com

claude fable 5 negatif

AI Özet: yazar, yapay zeka dünyasındaki büyük şirketlerin aslında dairesel bir saadet zinciri gibi çalıştığını savunuyor. ona göre olay tamamen spekülatif yatırımları ve hisse fiyatlarını şişirmek üzerine kurulu. anthropic'in fable modeliyle ilgili yaptığı "ulusal güvenlik" çıkışlarını da tamamen bir göz boyama ve (bkz: marketing) taktiği olarak görüyor. yazara göre model aslında beklenen o devrimsel sıçramayı yapamadı, yani yapısal bir platoya ulaşıldı. bu durumu örtbas etmek için siber güvenlik gibi bahanelerle modelin etrafına aşırı kısıtlamalar ördüklerini, böylece performans düşüklüğünün fark edilmemesini hedeflediklerini belirtiyor. ayrıca modelin başarısının gerçek bir zekadan ziyade, kullanıcıya sormadan defalarca deneme yapan token canavarı promptlar sayesinde sağlandığını iddia ediyor. sonuç olarak, yatırım getirisi üretkenlik artışının gerisinde kalırsa balonun patlayacağını ve bunun amerikan ekonomisi için tatsız olacağını söylüyor.

he kanka he. “oppi’nin zki ulusal güvenlik nedeniyle yasaklanmıştır” deseler benim de şuan mesaj kutum patlar.açılın büyük resmi göreceğim. spacex’inden nvidia’sına, google’ından openai’ın daires...

orijinal entry → eksisozluk.com

gün doğumu pozitif

AI Özet: yazar mavi ışıklı gün doğumuna bayılıyor (bkz: kuşluk vakti)

görselgörselgörselmavi bir isikla sehrin ustune gun dogar..mavi saatler..(bkz: kuşluk vakti)sun...

orijinal entry → eksisozluk.com

erkeklerin annelerini aramadan duramamaları notr

AI Özet: yazar diyor ki normalde insan yirmilerinde ailesinden biraz uzaklaşıp arkadaşlarına sarılır, otuzlara gelince de meğer ailem kadar seven yokmuş diye bir aydınlanma yaşar. ama buradaki olay bağımlılık değil, şefkatle ilgili bir durumdur. ancak yazarın gözlemlerine göre bazı erkekler bu süreci hiç atlatamamış, otuzlarında bile annesi olmadan adım atamayan tiplere dönüşmüşler. (bkz: mama çocuğu) durumun hiç sağlıklı olmadığını, kadınların bu tiplerden şikayet etmesinin çok normal olduğunu belirtiyor. bu arkadaşların kendilerini olduğundan farklı gösterip durumu örtbas etmeye çalışması da boşuna diyor. tek çözümün biyolojik yaşın yanına akıl yaşını da eklemek olduğunu, bunun için de mesnevi okumak gibi manevi yollara başvurulabileceğini savunuyor. son olarak, bazı insanların bu aile bağlarını bile aşan, kalben hakka yönelen çok daha üst bir bilinç seviyesine çıkabileceğini ekliyor.

benim hem kendimde hem de arkadaş çevremde gözlemlerim şunlar oldu:sağlıklı gelişen bireyler yirmili yaşlarda ailesinden kopma eğilimine giriyor ve arkadaş çevresi olağanüstü önem kazanıyor. arka...

orijinal entry → eksisozluk.com

müge anlı ile tatlı sert pozitif

AI Özet: yazar, müge anlı'nın reklam yapmaya çalışan muhtarı fena bozduğunu söylüyor. adamın hevesi kursağında kalmış, (bkz: müge anlı) resmen adamı haşlamış. izlemesi keyifliymiş.

yalnız müge anlı muhtarı iyi haşladı. adam ne güzel tüm türkiye'ye adana'nın kiremithane mahallesinin ne kadar düzgün insanlar bar...

orijinal entry → eksisozluk.com

ikinci dünya savaşı negatif

AI Özet: yazar, insan türünün bir yandan çok zeki diğer yandan da aşırı saçma olabildiğini anlatmak için kanada'daki garip bir olaydan bahsediyor. mevzu şu; 1942 yılında winnipeg halkı bir sabah sirenlerle uyanmış, elektrikler kesilmiş, ortalık savaş alanına dönmüş. nazi üniformalı tipler şehre dalmış, belediyeyi ve radyoyu ele geçirmiş, siyasetçileri paketlemişler. hatta şehrin adını himmlerstadt yapmışlar, her yere yasaklar getirmişler, parayı bile değiştirmişler. halk şokta, herkes "eyvah bittik" derken olay aslında dev bir kurguymuş. yazarın belirttiğine göre tüm bu kaosun adı "if day" yani "eğer o gün gelirse" operasyonuymuş. amaç ise tamamen finansal; halkı korkutup vatanseverlik damarına basarak savaş tahvili satmakmış. (bkz: bonds or bondage) yani devlet, vergi artırmak yerine insanları "bakın naziler gelirse böyle olur" diye korkutarak para toplamış. işgalci askerler dediği kişiler aslında ticaret odasının gençlik kollarından gönüllülermiş. yazar, olayın absürtlüğüne dikkat çekiyor; mesela atanan albay diye biri aslında yokmuş, yakılan kitaplar da zaten kütüphanenin çöpe ayırdığı eski kitaplarmış. kısacası yazar, yaratıcı propagandanın zirve yaptığı bu olayla halkın nasıl kolayca manipüle edildiğini anlatıyor. (bkz: home front)

savaş tarihi bazen aynı insan türünün bir gün inanılmaz bir salaklık, ertesi günse inanılmaz bir yaratıcılık sergilemesini yazar.--- spoiler ---ıı. dünya savaşı'nın kaosundan uzak, uzun yıllar sa...

orijinal entry → eksisozluk.com

türkiye'den siktir olup gitmek negatif

AI Özet: yazar, hollanda'da sekiz yıl yaşamış biri olarak yurt dışına taşınma mevzusuna farklı bir pencereden bakıyor. ülkedeki ekonomik ve siyasi sıkıntıları kabul etmekle birlikte, gidenlerin sadece güllük gülistanlık bir dünya beklemesinin hata olduğunu savunuyor. zamanında batıda aşırı sağcı dalganın yükseleceğini ve faşizm tehlikesinin kapıda olduğunu söyleyip (bkz: ben demiştim) moduna girmiş ama kimse onu dinlememiş, hatta kıskançlıkla suçlanmış. yazara göre olay şu; batı dünyası zenginliğini kaybetmeye başladığında ilk hedef göçmenler olacak ve ırkçılık orada kültürel bir kanser gibi yayılıyor. özellikle itü, odtü, boğaziçi gibi okullardan mezun olup pırıl pırıl niyetlerle giden expat tayfasının fazla iyi niyetli olduğunu, dünyanın gerçeklerini biraz ıskaladıklarını belirtiyor. 2022'den sonra göçün daha kontrolsüz hale geldiğini ve herkesin bir şekilde kaçmaya çalıştığını gözlemliyor. temel derdi, insanların gittikleri yerlerde sadece sisteme uyum sağlamaya çalışması değil, aynı zamanda birbirine tutunması ve lobi kurması gerektiği. yani özetle yazar diyor ki, nereye giderseniz gidin karşınıza istemediğiniz sistemler çıkabilir, o yüzden sadece bavulu toplayıp gitmekle sorunlar çözülmüyor, gerçekçi olmak lazım.

ülkede eleştirilecek bir çok şey var, bunlarla bir derdim yok. siyasi atmosfer, ekonomi ve ahlaki çürüme... 8 sene hollanda'da yaşamış ve hollandalılarla iyi ilişkiler kurmuş bir insan olarak bir...

orijinal entry → eksisozluk.com

evlenmeyi başaramamış kadın negatif

AI Özet: yazar, annesinin köyden kaçmak için evlenip ömrünü mutsuz bir evliliğe ve babasının sorunlarına gömdüğünü anlatıyor. bu durumu ironik bir başarı olarak görüyor, (bkz: boşa geçmiş ömür) diyerek durumun trajedisini özetliyor.

canım anam başarmış evlenmeyi. köy işinden şehire kaçmak için evlenmiş vakti zamanında. 47 yılını ev hanımı olarak geçirdi. babamın çocukluğunda ruhundan aldığı...

orijinal entry → eksisozluk.com

iz bırakan kitap cümleleri negatif

AI Özet: yazar hz. ali'den alıntı yaparak günümüz insanının nankörlüğünden ve cahilliğinden yakınıyor, (bkz: nehcü'l belağa) diyor.

ey insanlar! inatçı bir çağda ve nankör bir zamanda yaşamaya başladık. bu zamanda iyilik yapan ...

orijinal entry → eksisozluk.com

2026 ekonomik krizi negatif

AI Özet: yazar, bir analizci üzerinden et fiyatlarındaki uçuruma dikkat çekiyor. dışarıda ucuz olan etin ülkeye girerken fahiş fiyatlandığını, bunun da sadece 8 şirketin elinde olan bir (bkz: tekelleşme) yüzünden olduğunu söylüyor. yani olay kriz değil, bildiğin servet transferi diyor.

bir borsa analistinin paylaşımı: “geçenlerde kazakistanlı birisiyle tanıştım. üç yıldır türkiye'de yaşıyor ve buradan kazakistan'a ihracat yapıyormuş. türkiye'deki et fiyatlarını görünce şaşırdığ...

orijinal entry → eksisozluk.com

dadaloğlu notr

AI Özet: yazar, dadaloğlu üzerinden dönen mevzuyu aslında eski bir tarih ve sosyoloji kavgasına bağlıyor. olay sadece bir ozanın türküleri değil, osmanlı'nın yapısını nasıl okuduğumuzla ilgiliymiş. cem karaca'dan attila ilhan'a kadar bazı isimlerin, dadaloğlu'nun isyanını pek de romantize etmediklerini, hatta osmanlı'nın yerleşik düzene geçirme çabasını mantıklı bulduklarını belirtiyor. özellikle attila ilhan'ın "ilerici halk ozanlığı" diyerek hafiften dalga geçtiği kısımlar dikkat çekici. yazar burada kemal tahir'in (bkz: kerim devlet tezi) devreye girdiğini, onun osmanlı'yı halkı koruyan şefkatli bir yapı olarak gördüğünü ve bu yüzden otoriteyi sarsan isyanlara sıcak bakmadığını anlatıyor. mevzu derinleştikçe işin içine sencer divitçioğlu, niyazi berkes ve ömer lütfü barkan gibi ağır toplar giriyor. yazar diyor ki, bu tartışmalar aslında osmanlı'nın feodal olup olmadığı ya da "asya tipi üretim tarzı" denilen şeye uyup uymadığıyla ilgili. yani sanatçı tayfanın tek başına çözemeyeceği, ciddi bir iktisat ve tarih altyapısı gerektiren bir durum var. sonrasında ise 60'lı 70'li yılların o meşhur, biraz da ezberci olan marksist şablonlarına, yani toplumların evrim aşamalarına giriş yaparak konuyu teorik bir zemine oturtmaya çalışıyor.

geçenlerde debeye giren entri (bkz: #184313209) sayesinde 1960 ve 70 li yılların tartışmalarını hatırlatmış halk ozanı.dadaloğlu türkülerindeki isyan motifini tarihsel olarak mahkum etme söylemi ...

orijinal entry → eksisozluk.com

13 haziran 2026 katar isviçre maçı notr

AI Özet: yazar spikerin katar kadrosu yerli diye sallamasına takılmış, araştırınca her yerin göçmen olduğunu görüp şaşırmış. sonra mevzunun ligle alakalı olduğunu fark edip (bkz: katar süper ligi) durumu toparlamış, hafifçe özür dilemiş.

spiker isviçreli oyuncular yabancı kökenli, katarlılar ise tam tersi tamamen yerli dedi. futbolun f si ile ilgisi olmayan eşim hadi canım katar da yabancıdır diye i...

orijinal entry → eksisozluk.com

şehir negatif

AI Özet: yazar diyor ki şehrin o cafcaflı, kalabalık caddeleri tam bir vakit kaybı. onun yerine ara sokaklardaki plastik saksılı çiçekler ve o daracık kaldırımlar çok daha çekici geliyor. meydanlar ise yazar için tam bir boşluk hissi, (bkz: anlamsızlık) abidesi; sadece miting alanı gibi duran, ruhsuz yerler. ilginç olan şu ki, her şehrin mezarlığını seviyor. orada insanların yan yana sükunetle yatması, hayat boyu birbirine dar gelenlerin sonunda omuz omuza vermesi ona huzur veriyor. avm ve pazar gibi yerleri ise piranha dolu bulanık sulara benzetmiş, yani ortamın toksikliğinden nefret ediyor. şehri keşfetmenin tek yolu yürümek, en fazla bisiklet binmek olduğunu savunuyor. arabayla gezenleri ise sadece trafik ve üst geçit gördükleri için bahtsız buluyor. kısacası yazar, şehrin gerçek güzelliklerinin ancak yürüyerek, rastlantılarla veya yaşlılarla sohbet ederek bulunabileceğini belirtiyor. (bkz: flaneur) tadında bir yaklaşım.

şehrin en meşhur ve kalabalık caddelerini sevemedim hiçbir zaman, birkaç sokak arkasındaki pencere önlerinde eski plastik kaplarda çiçekler yetiştirilen dar aralıklar kadar. dahası pek çok şehird...

orijinal entry → eksisozluk.com

çağlar söyüncü negatif

AI Özet: yazar, çağlar söyüncü'nün performansını ve tavırlarını hiç beğenmiyor; sakatlık bahaneleriyle takımı eklediğini ve milli takımda haksız yer edindiğini savunuyor. (bkz: cıvık) bir tip olduğunu iddia ediyor.

(bkz: cıvık)2 senedir yokları oynuyorsun. kulübünde ne zaman sana ihtiyaç duyulsa sakat numarası çekiyorsun. hiç hak etmediğin milli takıma abi kontenj...

orijinal entry → eksisozluk.com

beşiktaş negatif

AI Özet: yazar, beşiktaşlı kimliğiyle galatasaray'a karşı bayağı bir dolmuş durumda. yıllardır maç izlediğini ve rakibinin hep kollandığını iddia ediyor. beşiktaş tribünlerinin eski tadının kalmadığını düşünürken, galatasaraylıların sahada yaptıkları tiyatrolarla şampiyon olmalarına sinir oluyor. (bkz: liverpool maçı) üzerinden rakibinin dünyaya rezil olduğunu, aslında çok daha ağır bir skor alabileceklerini savunuyor. ayrıca cumhuriyetin 100. yılında stadyumda yeterli saygının gösterilmediğini belirterek sert eleştiriler yöneltiyor. siyasi desteklerle elde edilen kazanımlara ve erden timur'a duyulan güvene de anlam veremiyor; adaletin yerini bulmasını istiyor. kısacası yazar için durum tam bir (bkz: kaos).

beşiktaşın sayfasında birinin aklınca daha fazla cincon güzellemesi yapmasına dayanamadım.ben 1980lerden beri maç seyrediyorum, galatasarayın nasıl kollandığını youtubeda eski videoları seyredere...

orijinal entry → eksisozluk.com

sözlükçülerin favori müzik albümleri negatif

AI Özet: yazar, sözlükçülerin müzik zevki üzerinden aslında neşet ertaş'ın hayat hikayesine derin bir dalış yapıyor. adamın hayatı tam bir dram; mal mülk yok, sadece bir eşek ve göçebelik var. baba-oğul ilişkisinin usta-çırak ilişkisiyle harmanlandığı, çocukların daha küçük yaşta zil çalıp köçeklikle işe başladığı o zorlu yılları anlatıyor. neşet ertaş'ın istanbul'a ilk geldiğinde açlıkla imtihanı, plak çarşısında saz çalıp karnını doyurmaya çalışması falan tam bir (bkz: hayatta kalma mücadelesi). ilginç bir detay olarak, istanbul'da şapkasız gezmeye alışması ve kırşehir'e döndüğünde şapkasız olduğu için halk tarafından yadırganıp dışlanmasını, hatta çocukların ona taş atmasını anlatıyor. adam resmen kendi memleketinde yabancı kalmış. sonra muzaffer sarısözen ile tanışıp yurttan sesler'e girmesiyle işler biraz değişiyor ama hayatın silleleri bitmiyor; evlilik sorunları, alkol ve sağlık problemleri derken kendini tedavi için almanya'da buluyor. yazarın en çok vurguladığı nokta ise şu: zeki müren, selda bağcan, cem karaca ve barış manço gibi dev isimler neşet ertaş'ın türkülerini okuyup milyonlara ulaştırırken, bestecinin kendisinin uzun süre gölgede kalması. yani eserler uçmuş gitmiş ama adamın şöhreti ancak sonradan gelmiş. tam bir (bkz: hak ettiği değeri geç alan sanatçılar) vakası.

çeyiz -1çeyiz -2çeyiz -3çeyiz -4, orta asya müziği /1çeyiz -5, orta asya müziği /2çeyiz -6çeyiz -7çeyiz -8çeyiz -9çeyiz -10 aşık kültürü /1çeyiz -11 aşık kültürü /2davut sulari - aşık kültürü /3ç...

orijinal entry → eksisozluk.com

ekşi itiraf negatif

AI Özet: yazar, bir küsür yıldır evli olduğunu ve eşini çok sevdiğini sürekli tekrarlayarak aslında içindeki büyük çelişkiyi vurguluyor. adamcağız tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelmiş, evin geçimi ve konforu için uğraşıyor ama karşısında hayatın sillesini hiç yememiş, varlıklı bir ailenin şımarık kızı var. (bkz: sınıf farkı) eşinin marka gözlüklere binlerce lira bayıldığı, evi sürekli tadilattan geçirdiği bir ortamda yazar, borçlar içinde yüzüp kendine ucuz bir scooter almış. asıl mevzu ise çocuk yapmak. eşi çocuk istiyor ama yazar, evde yemek yapmayan, temizliğe ara veren ve hatta sifon çekmeyi bile unutan birinin nasıl anne olabileceğini sorguluyor. üstelik eşinin ailesi de pek tekin değil; saygısız bir baba ve çocukların her istediğinin yapılacağı bir düzeni savunan bir anne var. yazarın kendi aile ilişkileri ise oldukça sorunlu, annesiyle arası bozuk, babasıyla bağı kopuk. yani özetle yazar, eşini sevdiğini söylese de aslında (bkz: toksik ilişki) içinde olduğu bu durumdan dolayı ciddi bir mental çöküş yaşıyor. hem maddi yükü tek başına sırtlanmış hem de ev içi sorumluluklarda yalnız kalmış. çocuk mevzusu ise şu an için onun için tam bir kabusa dönüşmüş durumda.

bir küsür senedir evliyim. eşim çok iyi bir insan ve onu çok seviyorum. o şuan salonda uyuyor ve ben mutfakta bir şeyler içiyorum.bu akşam üstü saatlerinde çocuk yapmak düşüncesiyle alakalı bir u...

orijinal entry → eksisozluk.com

genco erkal pozitif

AI Özet: yazar, netflix'teki genco erkal belgeselini izleyip mest olmuş, herkese ısrarla tavsiye ediyor. (bkz: genco erkal) usta sanatçının belgeselinin yayından kalkma ihtimali olduğu için aceleyle yazmış, oyunları veya maçları boşverin bu adamı izleyin diyor. yazara göre belgesel sadece bir hayat hikayesi değil; türkiye'nin yakın tarihine, nazım hikmet'ten aziz nesin'e kadar koca bir tiyatro mirasına açılan bir kapı gibi. beyefendi, brechtvari bir hava katmak için ingilizce altyazıyla izlemeyi tercih etmiş, ustanın sesiyle zamanda yolculuk yapmış. araya biraz magazin sosu da serpiştirmiş; semiramis pekkan'ın sosyalist geçmişine ve müşfik kenter'in gençliğindeki yakışıklılığına değinmiş. yazarın asıl vurguladığı nokta ise genco erkal'ın 82 yaşında bile olsa ruhundaki o devasa güç ve sesi. adamın inançlarından ödün vermeyen duruşuna, vatanseverliğine ve doğruluk aşkına hayran kalmış. pandemi döneminde oyunlarını dijitalde ücretsiz paylaşmasını da çok kıymetli buluyor. artık tek amacı, ustanın tüm dijital arşivini tek tek izleyip bu gurur ve zevk duygusunu sürdürmek. kısacası yazar, modern zamanların gerçek bir kahramanını izlediğini düşünüyor ve herkesin bu deneyimi yaşamasını istiyor.

büyük bir hayranlıkla koşup geldim yazmaya.uzun süredir izlerken bu kadar duygulandığım bir 'izlek' olmamıştı.genco erkal da yok artık.yavaş yavaş gidiyor o eski topraklar.kimler kaldı geriye.bir...

orijinal entry → eksisozluk.com

komik-i şehir notr

AI Özet: yazar, 1880-1930 arası direklerarası'nda takılan ve komik-i şehir unvanlı tuluatçıların durumunu anlatıyor. beyoğlu'ndaki seçkin tiyatrolardan dışlanan müslüman sanatçıların, suriçi'nde kendi yağında kavrulup ortaoyunu ve tuluatla halka ulaştığını belirtiyor. yani olay şu; gayrimüslimler beyoğlu'na giderken, müslüman halk direklerarası'na akmış. yazara göre bu durum tuluatı bir nevi (bkz: üçüncü tiyatro) tadında ezilenlerin sanatı yapmış. işin perde arkasında ise dönemin yönetimi ve güllü agop'a verilen tiyatro tekeli var. bu yüzden birçok sanatçı işsiz kalıp doğaçlama işlere yönelmiş. listede kadınların olmaması da dönemin yasaklarından. hatta naşit bey'in (bkz: surpik dudu) karakteriyle yaptığı hicivler dikkat çekiciymiş. yine de kadınların izi tamamen silinmemiş; adile naşit ve şevkiye may gibi dev isimlerin kökleri bu komiklerin kızlarına dayanıyormuş.

(bkz: abdurrezzak abdi efendi)(bkz: komik şevki)(bkz: hasan efendi)(bkz: naşit özcan)(bkz: recep safa)(bkz: ismet fahri gülünç)(bkz: ali rıza)(bkz: ismail hakkı dümbüllü)(bkz: şevki şakrak)kabaca...

orijinal entry → eksisozluk.com

prior notr

AI Özet: yazar, prior kelimesinin sadece öncelikli anlamı taşımadığını, özellikle orta çağ avrupa tarihi söz konusu olduğunda tam bir unvanlar karmaşasına dönüştüğünü anlatıyor. arkadaşa göre benedikten manastırlarında bu kişi ya abbot'ın altındaki genel sekreter kıvamında bir yardımcı ya da küçük manastırların tek yetkilisi. şartrö tarikatında direkt patron koltuğunda oturan kişiye prior deniyormuş. dominikenlerde ise durum biraz daha detaylı; hem tek bir manastırın başında olabilir hem de koca bir bölgenin sorumluluğunu üstlenebilir. (bkz: hiyerarşi) yazar, fransiskenlerin bu unvanı fazla resmi bulup gardiyan kelimesini seçtiğini belirterek aradaki farka dikkat çekiyor. katedral tarafında ise piskoposun her şeye yetişemediği durumlarda idari müdürlük yapan kişiye bu isim veriliyor. ayrıca regular canons mevzusunda, lüks hayatı bırakan disiplinli rahiplerin başında duran kişiye de prior veya provost denmiş. son olarak askeri tarikatlarda, mesela tapınakçılarda bölge yöneticisi şövalyelerin unvanı olduğunu söylüyor. yani kelimeye göre konum değişiyor.

önde gelen, birinci anlamlarına gelen kelime. eğer bu kelimeye orta çağ avrupa tarihi literatüründe denk geldiyseniz şu anlamlardan birine denk geliyor olabilir:1- benedikten manastırı başrahibib...

orijinal entry → eksisozluk.com

bülent ecevit negatif

AI Özet: yazar, bülent ecevit ile şilili lider salvador allende arasındaki o meşhur benzetme hikayesini anlatıyor. olay tamamen 70'li yılların siyasi atmosferine dayanıyor; sağ kanat ve basın, ecevit'i allende üzerinden hedef alıp (bkz: büllende) gibi lakaplar takmışlar. hatta bu durum ferhan şensoy'un oyunlarına kadar sirayet etmiş. yazar, dönemin siyasi figürleri arasındaki absürt diyaloglara dikkat çekiyor. özellikle süleyman demirel'in allende'nin gidişini tasını tarağını toplayıp gitmek şeklinde basitçe tanımlaması ve abdi ipekçi'nin buna seçimle gelenlerin zorbalıkla gönderilmesi üzerinden verdiği tepki, yazar için oldukça çarpıcı. aradan elli yıl geçmesine rağmen hala benzer sorgulamalar yapıldığını belirterek durumun trajikomikliğine değiniyor. örsan öymen'in demirel'e yaptığı ince gönderme ve ergun göze'nin marksistlerin bu benzetmeyi aslında kendilerinin yaydığına dair tespitleri de metinde yer alıyor. işin içine gırgır dergisinin girdiği, demirel ve türkeş'in pinoşe'ye benzetildiği karikatürlerle mevzu iyice renklenmiş. yazar'a göre süreç allende ile başlayıp büllende üzerinden pinoşettin'e kadar uzanan, dönemin ruhunu özetleyen garip bir siyasi yolculukmuş.

allende büllende..bir dönem bülent ecevit'e böyle bir lakap takılmış.1973'te salvador allende'ye yapılan darbe siyaset diline dönüşüyor. sağ siyaset ve gazeteleri salvador allende üzerinden bülen...

orijinal entry → eksisozluk.com

özbekistan pozitif

AI Özet: yazar klasik rota olan taşkent, semerkant ve buhara üçlüsünün yanına vaktiniz varsa hive'ı da eklemenizi öneriyor. her yerde türk turlarına rastladığınız için yalnızlık çekmiyormuşsunuz. mimari ve tarihi yapıların gayet etkileyici olduğunu belirtiyor. dil mevzusunda ise ingilizce seviyesinin düşük olduğunu, rusça ve özbekçenin hakim olduğunu söylüyor. türkçe ile ortak kelimeler üzerinden bir şekilde anlaşılabildiğini, bunun da daha çok iyi niyetli bir kelime alışverişi şeklinde olduğunu ifade ediyor. ulaşım için yandex go'nun hayat kurtardığını ve fiyatların uygun olduğunu vurguluyor. trafikte neredeyse sadece chevrolet marka araçlar varmış, bunun sebebi de yerli üretim ve yüksek ithalat vergileriymiş (bkz: chevrolet). ayrıca doğal gaz zenginliği yüzünden araçların çoğunun lpg veya cng kullandığını, bu yüzden taksilerin ucuz olduğunu belirtiyor. tren ağının konforlu ve makul olduğunu ama biletlerin önceden alınması gerektiğini ekliyor. yemeklerin damak tadımıza uygun olduğunu, özellikle pilav, mantı ve samsayı çok sevdiğini söylüyor. mayıs ayında bile havanın çok sıcak olduğunu, çöl sıcağına dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

özbekistan’a gidecekler için birkaç gözlem bırakayım.taşkent – semerkant – buhara üçlüsü zaten klasik rota. vaktiniz varsa hive’yi de ekleyin derim. gittiğinizde kendinizi yalnız hissetmeyeceksin...

orijinal entry → eksisozluk.com

hyundai i20 negatif

AI Özet: yazar 2018 model i20'siyle bayağı haşır neşir olmuş, bakımları falan derken arabayı çözmüş. lüks merakı yok, ihtiyacına göre takılıyor. (bkz: boş teneke) tadında konuşanlara da prim vermiyor, araba üzerinden ego kasmayı saçma buluyor. hayat basit olsun yeter diyor.

2018 1.4 style modelini 28 bin km olarak, 2020 mart ayında aldım.geçen sürede yıllık bakım. 2 kez akü değişimi, 1 kez buji değişimi, 1 kez lastik değişimi oldu.1 kez ön ve arka balatalar değişti....

orijinal entry → eksisozluk.com

cenap abi pozitif

AI Özet: yazar, cenap abi'nin türk dizi tarihinin en özel karakterlerinden biri olduğunu söylüyor. rutkay aziz'in oyunculuğuyla karakterin çok doğal oturduğunu, adamın gerçek bir centilmen ve (bkz: don juan) olduğunu belirtiyor. herkesle olan o nazik ve mesafeli tavırlarına bayılmış; kısaca karakterin samimiyetine ve klaslığına vurgu yapıyor.

türk dizi tarihinin en nevi şahsına münhasır karakterlerinden biri. hem gerçek bir centilmen hem de tam anlamıyla bir don juan.karakterin başarısında hem umur bugay'ın hem de rutkay aziz'in payı ...

orijinal entry → eksisozluk.com

ihsan yüce notr

AI Özet: yazar, salako'nun sansürden geçiş hikayesini anlatıyor. olay şu; senaryo aslında ihsan yüce'ye ait ama sansür kurulu sadık şendil'i sevdiği için taslak onun adıyla yollanmış ve böylece onay alınmış. yazara göre film, feodalitenin aslında ne kadar dayanıksız olduğunu (bkz: salako) üzerinden çok güzel özetlemiş. tam bir kurnazlık vakası yani.

salako filminin sansür kurulundan geçmesinin ilginç bir hikayesi vardır.bu filmin öyküsü yani senaryo taslağı ihsan yüce'ye aittir. ihsan yüce senaryoları için (bkz: kibar feyzo) çoğu yerde bu fi...

orijinal entry → eksisozluk.com

galatasaray negatif

AI Özet: yazar, transfer harcamalarıyla ilgili çıkan iddiaları transfermarkt verileriyle çürütmeye çalışıyor. gs'nin 2021'de 5 milyon üstü transfer yapmadığı iddiasına karşılık, aslında birçok oyuncunun bu rakamı geçtiğini belirtiyor. rakip takımın toplam harcamasının gs'nin tek bir oyuncusuna denk geldiğini söyleyerek (bkz: hesap kitap işleri) dalga geçiyor. son olarak bjk'nin 2025'teki yüksek harcamalarını sorgulayıp topu karşı tarafa atıyor.

#184359370 şimdi bu debeye giren arkadaş bir takım iddialar da bulunmuş. bakalım gerçek mi. iddia;2021 yılında gs 5 milyonu geçen transfer yapamamış. gs o sezon başı transfermarkt göre 6 futbolcu...

orijinal entry → eksisozluk.com

kız babası olmak pozitif

AI Özet: yazar, arkadaşının minicik kızının iş yerine gelmesiyle koca adamların nasıl bir anda eridiğini anlatıyor. pembe tüllü eteğiyle içeri girip herkesi etkileyen bu ufaklığın, peltek konuşmaları ve cilveleriyle ofisteki tüm işleri durdurduğunu belirtiyor. özellikle kreşteki mehmet efenin elini yıkamaması gibi kritik detayları dinlerken kendilerini kaybettiklerini söylüyor. (bkz: kız babası olmak) olayının aslında her gün cenneti yaşamak olduğunu, minik bir kız çocuğunun çevresine yaydığı pozitif enerjinin ve sevimliliğin bambaşka bir statü olduğunu savunuyor. çocuk gidince herkesin derin bir üzüntüye boğulduğunu, hala o tatlı anları düşünüp gülümsediğini ekleyerek kız babalarının gerçekten çok şanslı olduğunu vurguluyor.

geçen gün arkadaş kızını iş yerine getirdi. 3-4 yaşlarında ve el kadar. abartmıyorum el kadar çünkü kızı avucumun üstüne koyup havaya kaldırıp uçuyor uçuyor oynayabildik. bu 50-55 cm’lik canlı ge...

orijinal entry → eksisozluk.com

kola bağımlılığı negatif

AI Özet: yazar, kola içenlerin ileride sağlık sorunlarıyla boğuşacağını söyleyip gençleri uyarıyor. şeker ve kimyasal yüklemesiyle ömürden yendiğini belirtiyor. suyla kıyaslamanın saçma olduğunu (bkz: çiçek örneği) anlatıp ölçülü olmayı öneriyor.

değerlendirme yapmak için çok genç yaşlardasınız. 60’ından sonra görüşelim. size verilen ömürden yiyorsunuz. bütün ömür eşek gibi çalışıp emekli olmaya yakın kalp hastalıkları, i...

orijinal entry → eksisozluk.com

pikap pozitif

AI Özet: yazar, yıllardır hayalini kurduğu pikabı almış ama alet ilk başta bildiğin ölüymüş. yaklaşık bir buçuk ay boyunca cihazla uğraşıp onu hayata döndürmeye karar vermiş. yazar diyor ki, eğer elinizde böyle eski tip amfisiz pikaplar varsa kesinlikle şans verin çünkü bunlar resmen tank gibi sağlam şeyler. öncelikle mekanizmayı canlandırmak için ptfe gresle yağlama operasyonuna girişmiş ve bu kısmı başarıyla çözmüş. sonra karşısına o meşhur din kablosu çıkmış. z kuşağı olduğu için önce bir şaşırmış ama orijinal yapıyı bozmamak adına uygun bir dönüştürücüyle işi halletmiş. (bkz: teknolojiyle imtihan) sıra amfiye gelince, yazar önce piyasada aranan modelleri kovalamış ama sonra evde yatan eski bir fisher amfiyi hatırlamış. internetten yaptığı araştırmalarla potların kirlendiğini öğrenmiş ve kontak spreyiyle amfiyi yeniden hayata döndürmüş. son aşamada ise iğne meselesi çıkmış. orijinal iğneler ya çok pahalı ya da kalitesiz olduğu için audio technica'nın uygun bir modeline yönelmiş. hatta işi iyice profesyonelliğe döküp kartuş hizalaması için 3d yazıcıdan aparat bile bastırmış. özetle yazar, sabır ve biraz el becerisiyle antika bir cihazı modern dünyaya adapte etmiş.

hayalini kurup yıllar sonra sahip olduğum ve 1.5 aylık bakım sürecinden sonra çalışır hale getirdiğim icat. görseldual pikaplar hakkında iki kelam etmek istiyorum: eğer elinizde/evinizde varsa ke...

orijinal entry → eksisozluk.com

wim wenders negatif

AI Özet: yazar, wim wenders'in 1975 yapımı wrong move filmindeki tartışmalı sahneler üzerinden yönetmenin etik anlayışını sorguluyor. olay şu ki, nastassja kinski daha 13 yaşındayken filmde yetişkin bir adamla uygunsuz sahnelerde yer almış ve yıllar sonra bunu dile getirip filmin kaldırılmasını istemiş. yazar diyor ki wenders başta bu durumu zamanın ruhuyla açıklayıp sinema tarihini korumaktan bahsetmiş, yani bildiğin durumu meşrulaştırmaya çalışmış. (bkz: yüzsüzlük) ancak tepkiler çığ gibi büyüyünce yönetmen ve şirketi sonunda bir özür metni yayınlayıp filmi geri çekmişler. ama yazar burada kinski'nin sitemine dikkat çekiyor; yönetmen ancak dünya ayağa kalkınca pişman olmuş, yoksa oyuncunun yıllarca süren talepleri karşılık bulmamış. yazar bu durumu okurken aklına last tango in paris ve maria schneider'in yaşadığı travmalar gelmiş. eski dönemlerdeki seks sahnesi koçluğu eksikliğinin ve oyuncuların senaryodaki boşluklar üzerinden nasıl mağdur edildiğinin bugün bile konuşuluyor olması yazar için oldukça üzücü. sonuç olarak wim wenders'in konuyu ele alış biçimini biraz dingilce buluyor ve bu durumun diğer ünlülerin benzer itiraflarını tetiklemiş olduğunu belirtiyor. (bkz: sinema etiği)

1975 tarihli wrong move adlı filminde 13 yaşındaki bir kız çocuğunu üstsüz olarak yetişkin bir adamla yatak sahnesi çekiyor. yakınlarda bu olay kamuoyunda yankı buluyor. olay özetle şöyle: nastas...

orijinal entry → eksisozluk.com

the hours pozitif

AI Özet: yazar, the hours filminin virginia woolf'un hayatıyla paralel ilerleyen üç farklı kadının hikayesini çok etkileyici şekilde bağladığını söylüyor. son zamanlarda izlediği çoğu amerikan yapımının sığ kaldığını ama bu filmin derinliğiyle onu gerçekten yakaladığını belirtiyor. (bkz: kadın kadının yurdudur) mottosunu hatırlatarak, woolf'un yüzyıl sonra bile kadınlara ilham vermeye devam ettiğine değiniyor. özellikle kendine ait bir oda meselesinin hala güncelliğini koruması yazarın dikkatini çekmiş. bazı insanların filmi şımarık kadınların hikayesi olarak görmesini ise oldukça sığ bir bakış açısı olarak nitelendiriyor; ona göre dünyayı farklı algılayanların kırılganlıkla etiketlenmesi asıl trajik olan durum. filmdeki karakterlerin toplumun beklediği rollere girmekte zorlandıklarını, kadınların varoluşsal yüklerini ya sessizce sırtlandıklarını ya da dayanamayıp kendi kurgularını yarattıklarını anlatıyor. yazar, filmdeki woolf'un biraz fazla donuk yansıtıldığını, gerçekte onun yazılarıyla çok daha güçlü bir sesi olduğunu düşünüyor. toplumun kadınlara dayattığı o sonsuz rol ve tutsaklık hissinin, laura'nın acı dolu gülüşünde vücut bulduğunu söylüyor. woolf'un bipolar hastalığına yönelik modern ilaçlara ulaşabilseydi ne olurdu diye kafa yoran yazar, laura karakterinin ölümle olan hesaplaşmasını filmin en vurucu kısmı olarak görüyor. son olarak, toplumun hemen canavar ilan ettiği insanların aslında arkasında nasıl hikayeler yattığını filmin çok iyi işlediğini savunuyor.

virginia woolf'un güzelim yaşamına paralel farklı zamanlardaki iki kadının hikayesini birbirine bağlayan film. son derece etkileyiciydi. çok uzun zamandır amerikan yapımı filmler bana sığ ve deri...

orijinal entry → eksisozluk.com

jerry seinfeld negatif

AI Özet: yazar seinfeld'in siyasi görüşlerini ve zekasını (bkz: gömmek) istiyor.

siyonist yavşak..üstüne bir de dümdüz gerizekalıymış, onu da öğrenmiş olduk; "filistin yok ki h...

orijinal entry → eksisozluk.com

düş sokağı sakinleri pozitif

AI Özet: yazar, 25 yıl sonra gerçekleşen düş sokağı sakinleri konserinden hala etkisinde olduğunu söylüyor. özellikle myy'nin doğaçlama performanslarını merak etmiş ama beklediği kadar uçuk kaçık şeyler görmemiş. yazarın gözlemlerine göre myy biraz koptuğunda mç devreye girip vokallerle durumu toparlıyor, böylece ortaya (bkz: mükemmel denge) çıkmış. konser sonrası sahne önüne atlayıp kitabını imzalatmak için ısrar eden yazar, şans eseri kulise girme başarısı göstermiş. orada 2002'den kalma eski bir fotoğraf üzerinden sohbet edip anılarını tazelemiş. yazar, o anlarda kendini tekrar 15 yaşındaki heyecanlı bir çocuk gibi hissettiğini belirtiyor. yaş almanın, saçların beyazlamasının ve hayatın değişmesinin getirdiği hüzne rağmen şarkıların hissettirdiklerinin hiç değişmediğini vurguluyor. kısacası yazar, grubun kendisini hala aynı düşleri kuran o eski sakinlerden biri gibi hissettirdiğini anlatıyor.

düş 25 sene önce kaldığı yerden devam etti. öyle tarifsiz duygularla ayrıldım ki konserden hala etkisindeyim.en çok merak ettiğim myy'nin doğaçlama performansıydı. 2 parça hariç çok bariz şekilde...

orijinal entry → eksisozluk.com

erkin koray pozitif

AI Özet: yazar, erkin koray'ı uzun zamandır dinlediğini ve kendisini bu konuda bilgili gördüğünü söylese de gel bak ne söylicem şarkısını keşfettiğinde aslında ne kadar yanıldığını anladığını belirtiyor. şarkının jimi hendrix vari gitar sololarıyla 1971'de yapılmış olmasına rağmen nasıl gözden kaçtığına şaşırıyor ve burada topu bize atıp kendi ilgi alanlarımızın bile ne kadar sınırlı kaldığından yakınıyor. (bkz: hayat gailesi) yazarın gözünde erkin baba, doğulu bir ülkede uzun saçlarla elektrikli gitar çalmaya çalışarak resmen öncülük yapmış bir figür. batıdaki akımları alıp buraya entegre etmenin zorluğunu, fatih akın'ın istanbul hatırası filmindeki replikas ekibinin kafasını açan kişinin erkin koray olmasıyla örneklendiriyor. zihinsel gelişimin böyle bir şey olduğunu savunuyor. yazının sonunda ise yer altı dörtlüsü ile beraber takıldıkları günlerden absürt bir anı paylaşıyor; yan ev yanarken kimsenin yerinden kıpırdamadığı o aşırı rahat hallerini anlatıyor. yazar, kendi evinde de bir şeyler yanmaya başladığını söyleyerek konuyu kapatıyor. (bkz: erkin koray)

akıl baliğ olduğumdan bu yana erkin koray dinlerim. merhum hakkında uzun uzun konuşacak kadar bilgili addederim kendimi. “halt etmişim” dediğim ilk an erkin baba’nın “gel bak ne söylicem” şarkısı...

orijinal entry → eksisozluk.com

hindistan notr

AI Özet: yazar diyor ki hindistan resmen bebek fabrikasına dönmüş, doğum rakamlarıyla dünyayı domine ediyorlar. çin'i falan çoktan sollamışlar, her 6 çocuktan biri oralı. (bkz: nüfus patlaması) beyazların üreme hızı düşük olduğu için gelecekten bakınca dünya tamamen hint alt kıtası kökenlilerin eline geçecek gibi duruyor. (bkz: demografik dönüşüm) dünya gerçekten çok dinamik.

2025 yılında 23.1 milyon çocuk doğmuş hindistan'da, doğum rakamı olarak dünyada 1. sırada. ikinci sırada çin var (8.7 milyon), neredeyse 3 kat daha az. dünyada doğan her 6 çocuktan 1 tanesi hindi...

orijinal entry → eksisozluk.com

mehmet demirkol negatif

AI Özet: yazar, mehmet demirkol'un yayındaki tavırlarını hiç beğenmemiş. övünç özdem'in sözünü sürekli kesip adamı konuşturmamasını (bkz: nezaketsizlik) kabul edilemez buluyor. adamın kendi programını sabote edecek kadar inatçı olduğunu ve demokrat görünmeye çalışmasının tamamen sahte olduğunu savunuyor. eski olayları da hatırlatarak artık izlemeye tahammülünün kalmadığını belirtiyor. socrates'ele veda etmesi gerektiğini, ancak (bkz: hıncal) tarzı tek kişilik şovlarda iş yapabileceğini söylüyor.

bugünkü amerika yayınında övünç özdem'e yaptığı kabul edilemez. özdem sabırla beklemesine üç ya da dört kere meramını anlatmak için, yayını bozmadan, girmeye çalışmasına rağmen çok bilinçli bir ş...

orijinal entry → eksisozluk.com

sahibinden.com negatif

AI Özet: yazar evini boşaltmaya çalışırken sitedeki alıcıların garip tavırlarından bıkmış durumda. adamlar önce fiyat sorup sonra ghostluyor, (bkz: param güvende) diyip kayboluyorlar. hatta eve gelip söz verenler bile haber vermeden sırra sarıyormuş. yazar bu duruma bayağı sinirlenmiş, resmen dert yanıyor.

toplumun aynası olan sitedir. bir süredir her daim bu sitedeyim. evimi boşaltmam gerekiyor ve eşyaları da tamamen satmam lazım. sürekli başıma gelen olay şu: şu fiyata olur mu diyor alıcı adayı, ...

orijinal entry → eksisozluk.com