AI Özet: yazar (bkz: coğrafya) kaderdir diyor.
"coğrafya ofsayttır."ibn-i hakem
AI Özet: yazar diyor ki ab'nin yeni kuralları yüzünden telefonlarda pil değişimi zorunlu hale geliyor. artık piller daha dayanıklı olacak ve servislerde beş yıl boyunca bulunacak. yazılımla performans düşürme olayları da tarih oluyor. (bkz: planlı eskime) dönemine son geliyor yani. yazar, bu durumun tasarım dilini değiştireceğini ve tuğla gibi telefonların biteceğini belirtiyor. acele etmeyip seneye beklemek mantıklı görünüyor.
geliyor gelmekte olan...mevzu bahis olay 2023 yılından alınan kararlar bütününe dayanıyor. ancak aradan geçen dört yılda adeta kimsenin iplememesi avrupa birliği'nin tutumunu daha da sertleştirdi...
AI Özet: yazar diyor ki enflasyonun asıl mevzusu merkez bankasının para basması değil, hükümetin hesapsızca harcama yapması. (bkz: servet transferi) olayında halkın cebindekilerin yüksek maaşlı memurlara ve garanti ödemeli projelere aktarıldığını savunuyor. yani özetle maliye politikaları çökmüş, para basma işi de bunun sonucu olmuş. tam bir (bkz: kaos) durumu.
enflasyonun dünyada genel olarak tek bir sebebi vardır; merkez bankasının sürekli para basması. diğer faktörler de mutlaka etkiler ancak en büyük sorun budur.ülkemizde de para politikaları enflas...
AI Özet: yazar, maaşlarını alamayan madencilerin hak aramaya çalışırken gözaltına alınmasına isyan ediyor. devletin işçiyi değil de patronu koruduğunu savunuyor. (bkz: adaletsizlik) diyerek polisin ses kesmek için kullanıldığını belirtiyor ve durumun absürtlüğüne değiniyor.
görselişçiler aylarca maaş alamamış. bakanlık önüne gelmişler, yarı çıplak grev yapıyorlar. sesinin duyulmasını ve sorunlarının çözülmesini istiyorlar. hükümet bu işçilerin sorunlarına derman olm...
AI Özet: yazar fenerbahçe'nin hep en kötü senaryoyu yaşadığını, derbi öncesi gereksiz yorulup (bkz: talihsizlik) elenme ihtimalinden korkuyor.
fenerbahçe öyle bir takım ki her maçta-her vakada bir şekilde olabilecek en kötü senaryoyu yaşa...
AI Özet: yazar 35 yılın çok uzun olduğunu (bkz: şok) diyor
ulan 35 sene ne. aradaki sürede sovyetler birliği dağıldı, internet bulundu, yapay zeka dünyayı...
AI Özet: yazar, kerem'in bedavaya gelip yüksek bonservisle gitmesi ve fenerbahçe'ye yaşattığı şampiyonlar ligi kaybı gibi detaylarla kulübe devasa katkı sağladığını söylüyor. tüm bu mali hesaplarla kerem'in (bkz: fatih terim) önüne geçtiğini ve gerçek bir efsane olduğunu iddia ediyor.
2 sene bizi şampiyon yapan asli oyunculardan üstelik bedavaya geldi, neredeyse bedavaya oynadı.12-13 milyon euro net bonservis kazandırdı. gelirken bedava olduğu için külliyen kar.fb’yi şampiyonl...
AI Özet: yazar çocukken tavukları taşla işletmiş ama sonra vicdan yapıp bulgurla gönüllerini almış. (bkz: tavuklara karşı duyulan derin pişmanlık) diyerek anlatıyor.
hiçbir insanın hatta tavuk hariç hiçbir canlının duygularıyla oynamadım. tavuktan da özür diledim.çocukken kuzenl...
AI Özet: yazar, rıza'nın doping mevzusunu çözdüğünü ve temiz olduğunu hatırlatıyor. siyasi görüşleri yüzünden pek ısınamasa da (bkz: zıt kutuplar) adamın başarılarına saygı duyuyor. 2028'de altın alacağına inanıyor, türkiye'nin gururu olduğunu belirtiyor.
bir şeyi hatırlatmakta fayda var. kendisi doping ile ilgili aldığı cezayı yargıya taşımış ve kazanmıştır. yani doping kullanmadığı ispatlanmıştır. rıza'yı olimpiyat şampiyonu olama...
AI Özet: yazar diyor ki yaşanmış pişmanlıklar bir şekilde hazmediliyor, en azından ne olduğu belli. asıl mevzu o bitmek bilmeyen (bkz: acaba) sorularda saklı. denemediğin şeyler insanın içine öyle bir oturuyor ki, yanlış yapıp bedel ödemek bile daha mantıklı geliyor. yani yaşanmamışlıklar, yaşanmış hatalardan çok daha fazla yoruyor insanı. (bkz: hayatın gerçekleri)
insan zamanla şunu anlıyor; yaşanmış pişmanlık o kadar da korkulduğu gibi değil. evet can yakıyor ama neyin ne olduğunu biliyorsun. nerede hata yaptığını, neyin yanlış gittiğini görüyorsun. bir s...
AI Özet: yazar stalker filminden alıntı yaparak esnek kalmanın önemini anlatıyor, sertleşen her şeyin ölüme yaklaştığını söylüyor. (bkz: tarkovsky)
“bir insan yeni doğduğunda, zayıf ve esnektir.öldüğü zamansa kaskatı ve duygusuzdur.bir ağaç büyürk...
AI Özet: yazar müge anlı'nın yaş hesaplarını karıştırdığını diyor (bkz: matematik)
müge anlı’nın realiteden ne kadar kopuk olduğunu şöyle özetleyeyim. kendisi 52 yaşında ve 56 ya...
AI Özet: yazar için tom hanks tartışmasız zirvede, adam resmen rolü yaşıyor diyor. christian bale'in her karakter için girdiği fiziksel ve psikolojik hazırlıklara bayılıyor, (bkz: metod oyunculuğu) olayına girmiş resmen. jennifer lawrence'ın enerjisini, emma stone'un zarafetini çok beğeniyor; hatta ryan gosling ile olan uyumlarına ayrı bir parantez açıyor. kate winslet ve leonardo dicaprio ikilisini birbirini tamamlayan efsaneler olarak görüyor, dicaprio'nun karizmasına zaten hayran. natalie portman'ın hak ettiği değeri görmediğini düşünürken, brad pitt'in aurasına ve scarlett johansson'ın güzelliğine kapılmış durumda. morgan freeman'ın o hayatın içinden gelen tavrını, elizabeth olsen'ın ise kırılganlığını yansıtma biçimini çok başarılı buluyor. ama asıl bomba sonda patlıyor; yazar günümüz sinemasının tamamen pr ve torpil işi olduğunu savunuyor. zendaya ve timothée chalamet gibi isimleri oyunculukten yoksun bulup sertçe eleştiriyor. bu tarz kişilerin nasıl olup da başrol kaptığını anlamıyor, onları niteliksiz bulup gerçek yeteneklerin gölgede kaldığını belirtiyor.
=> tom hanks: açık ara en sevdiğim oyuncu. gerçekten rolü yaşıyor; oynadığı her filmde duyguyu ve temayı o kadar iyi yansıtıyor ki insanı içine çekiyor. benim için yeri çok ayrı:) hatta nerede...
AI Özet: yazar, kedilerle kadınlar arasında şaşırtıcı benzerlikler olduğunu iddia ediyor. ona göre her iki taraf da ilgiye bayılıyor ama bunu sadece canları istediğinde ve istedikleri kişiden talep ediyorlar. trip atma, tırnak çıkarma ve aniden gelen enerji patlamaları konusunda ortak olduklarını belirtiyor. güven meselesine takık olduklarını, önce mesafe koyup sonra yakınlaştıklarını söylüyor. (bkz: altıncı his) mevzusunda ikisinin de çok kuvvetli olduğunu, kıskançlık ve sahiplenme duygularının yüksek olduğunu savunuyor. yazarın iddiasına göre ikisi de özgürlüğüne düşkün ama sevildiğini hissettiğinde dünyayı güzelleştiren varlıklar. ayrıca insanı fark ettirmeden eğittiklerini ve sınırları kendilerinin çizdiğini ekliyor. kısaca ikisinde de mantık aramanın boş olduğunu anlatıyor.
bazı özellikleri kadınlar ile inanılmaz benzerlik gösteriyor..ikisi de ilgiyi seviyor ancak istedikleri kişiden ve istedikleri zaman..ikisi de rahat edecekleri yeri bulduklarında saatlerce oturab...
AI Özet: yazar, abd ekonomisindeki garip duruma dikkat çekiyor. powell'ın açıkladığı istihdam verilerinin sıfır çıkmasıyla dalga geçiyor; dünya gsyih'sinin çeyreğini üreten ülkenin yeni iş yaratamaması onu şaşırtmış. (bkz: kapitalizm) musk ve zuckerberg gibi isimlerin vergi affıyla iş yaratacağı masalına artık karnı tok, bu tiplerin yapay zeka ile çalışanları kovma planlarını anlatıyor. bir hemşirenin dev şirketlerden daha fazla vergi ödemesini saçma buluyor. liberteryenlerin gerçeklerle yüzleştiğini savunurken, durumu (bkz: american history x) tadında bir toplumsal tepkiyle bağlayıp noktayı koyuyor.
dun powell televizyona cikip ilk ceyrekte ozel sektorde yaratilan yeni is sayisinin sıfır (0) oldugunu soyledi. 350 milyonluk ve tum dunya toplam gsyih'in %25'inden fazlasini tek basina ureten ul...
aşk
pozitif
AI Özet: yazar diyor ki aşk dediğin şey sadece kalp çarpıntısı ya da (bkz: platonik aşk) gibi imkansızlıklar silsilesi değil. platon'un gözünden bakınca olay aslında ruhun eksikliğini tamamlama çabası. yazar, aşkın fiziksel çekimle başlayıp adım adım bilgeliğe evrildiği bir merdivene benzetiyor. önce dış görünüşe vuruluyorsun ama sonra ruhun asaleti ve erdemleri devreye giriyor. işler iyice ciddileşince mevzu şahıslardan çıkıp sanatın, yasaların ve evrensel hakikatin güzelliğine dönüşüyor. yazara göre zirve noktası ise zamansız ve saf olan mutlak güzelliğe ulaşmak. yani aşkı sadece bedende bırakanlar yanılıyor, asıl olay bu tutkuyu entelektüel bir yolculuğa çevirip hakikati bulmakta.
felsefe tarihinde aşk (eros), hiçbir zaman kalbin çarpıntısıyla sınırlı kalmamıştır. platon’un gözünde aşk; ruhun bir şeyi eksik hissetmesi, kendi tamlığına duyduğu o derin susuzluktur. biz birin...
AI Özet: yazar, mevcut soruşturmanın çok amatörce yürütüldüğünü veya arkada başka işler döndüğünü düşünüyor. olayın sadece bir belediye başkanıyla sınırlı kalmasının safca olduğunu, bürokrasinin derinlerine inildiğinde daha büyük bir ağla karşılaşıldığını belirtiyor. valinin aşırı rahat tavırlarının arkasında bir koruma kalkanı olduğunu, kayıtların silinmesi ve savcıların değiştirilmesi gibi detayların (bkz: ağız birliği) yapıldığını savunuyor. özellikle bir gencin şüpheli ölümü ve bazı kişilerin özel imkanlarla ağırlanması gibi detaylar yazarın gözünde olayın sıradan bir vaka olmadığını kanıtlıyor. durumu yetimhanelerdeki sistematik suistimallere benzetiyor ve ülkedeki hukuk sisteminin kişilere göre eğilip büküldüğünü iddia ediyor. yazara göre yukarıdan onay gelmeden hiçbir savcı tek başına hareket edemez. bu yüzden tek tek kişileri değil, bu ağı kuran sistemi sorgulamak gerektiğini, geçmişteki tüm kirli bürokrasinin hesap vermesi gerektiğini söylüyor.
bu soruşturmada savcılık çok acemice hareket ediyor, yada başka bir iş dönüyor.bu olaya bakınca işin içinde bürokrasiden de birçok kişinin olduğu görülüyor. türkiye’de üniversite öğrencileri aras...
AI Özet: yazar, ay ışığı altında yazdığı o mektubun aslında bir nevi hayatta kalma çabası olduğunu anlatıyor. yazmanın bazen bir güçsüzlük belirtisi olduğunu söylese de insanı çıldırmaktan kurtaran tek şey olduğunu savunuyor. özellikle bir kazazede ruh haliyle, içindekileri dökme zorunluluğuna vurgu yapıyor. okuyucuyu da gaza getirip (bkz: hadi yaz artık) diyerek kaleme sarılmaya davet ediyor. kısacası yazmak, ruhun nefes alma biçimiymiş.
ay ışığında yazdığım ilk ve son mektup budur işte. dayanamayıp yazdığım ve ilk ulakla göndereceğim mektup.ne yaparsın, yazmak güçsüzlük, demiş atalarımız. lambanda gazyağın kalmasa da, kalemin kı...
AI Özet: yazar sümerlerin parmak boğumlarıyla 60'lık sistem kurduğunu, zaman ve açıların buradan geldiğini diyor (bkz: ufuk açıcı bilgiler)
sümerler sayı sayarken bir eldeki 4 parmağın 12 boğumunu kullanıyormuş. diğer elin 5 parmağıyla...
AI Özet: yazar, palantir technologies'in yayınladığı manifestoyu felsefi ve tarihsel açıdan tam bir fiyasko olarak görüyor. şirketin ceo'sunun felsefe doktorası olması yazarın gözünde pek bir şey ifade etmiyor çünkü metindeki tutarsızlıklar can sıkıcı boyutta. özellikle askerlerin daha iyi tüfek istemesiyle yazılım arasındaki benzerlik kurulan kısma bayağı takılmış. yazar burada (bkz: vietnam savaşı) örneğini vererek, abd'nin benzer bir mantıkla verdiği m16'ların nasıl hüsranla sonuçlandığını, kurmay aklının orman koşullarını anlamak için ne kadar geç kaldığını hatırlatıyor. ayrıca almanya ve japonya'nın etkisizleştirilme politikasının geri çevrilmesi gerektiği iddiasını da saçma buluyor. bu ülkelerin geçmişteki militarist yapılarıyla bugünkü toplumlarının aynı olmadığını, insanların artık ülkeleri için savaşma isteğinin düşük olduğunu belirtiyor. yazara göre şirket, tarih bilgisinden yoksun bir kibirle hareket ediyor. yapay zekayla hedef belirleme mevzusunun da sahadaki gerçeklerle uyuşmadığını, stratejik hedef diye okul vurduklarını iddia ederek eleştiriyor. özetle yazar, şirketin bu agresif ve yol yordam bilmez tavırlarının kendi itibarını sıfırladığını düşünüyor. şirket resmen kendi yumruğunu balyoz sanan bir halde takılıyor.
şirketin ceo'su alex karp, felsefe doktorası sahibi.yayınladıkları manifesto baştan aşağı tarihsel yanlışlarla, felsefi ve düşünsel tutarsızlıklarla dolu.tamamını oturup incelesek bu entry kendi ...
AI Özet: yazar, arda'nın real madrid'de resmen demirbaş olduğunu söylüyor. maç sayısı ve ilk 11 istatistiklerinde zirveye oynadığını, (bkz: real madrid) kadrosunun vazgeçilmezi haline geldiğini belirtiyor. tek sıkıntısı maçların çoğunda oyundan alınmasıymış.
real madrid bugün sezonun 50. resmi maçına çıkıyor. arda 1 maç hariç 49 maçta forma giyerek maç bazında en fazla oynayan futbolcu real madrid'de. arkasından gelen vini'nin 47, valvar...
AI Özet: yazar, asimov'un vakıf serisine dalmadan önce edward gibbon'ın roma imparatorluğu'nun çöküşü kitabını okuyup temel atmak istiyor ama cilt sayısı karşısında hafiftenten tırsmış durumda. (bkz: gözü korkmak) liberus yayınlarının baskı sayılarıyla kafası biraz karışmış olsa da bölümlerin korunması onu rahatlatmış. üstüne bir de will durant ve charles taylor ekleyip tarihte uzmanlaşma peşinde. okuyunca manipüle edilemeyeceği iddiası da yazarın şevkini iyice artırmış.
tam adı “the history of the decline and fall of the roman empire”dır.ve ayrıca benim, isaac asimov’un foundation serisine başlamamın önündeki en büyük engeldir.asimov bu eserden etkilenerek vakıf...
AI Özet: yazar, ritesh batra'nın lunchbox filminin bıraktığı o hüzünlü ve samimi etkiden bahsediyor. olaylar bombay'ın o meşhur ve karmaşık sefer tası sisteminde geçiyor. sistem öyle bir tıkır tıkır işliyor ki harvard bile buna şaşırmış ama yazarın dediğine göre 8 milyon tası arasından sadece bir tanesi yanlış adrese gidiyormuş. işte film tam da bu tekil hata üzerine kurulu. yazar, mutsuz evliliğinden bunalmış ila ile emekliliğine sayılı günler kalmış, karısını kaybetmiş yalnız saajan'ın hikayesini anlatıyor. ila'nın kocasına gönderdiği yemekler yanlışlıkla saajan'a gidince, işler önce kısa notlarla sonra da derin mektuplarla gelişiyor. (bkz: yalnızlık) iki yabancı, şehrin o korkunç keşmekeşi içinde birbirlerine sığınak oluyorlar. yazar, bu ilişkinin saygı çerçevesinde ilerlediğini ve iki insanın hayatına yeniden renk kattığını belirtiyor. ila kocasının sadakatsizliğini öğrenince radikal bir karar alıp gayri safi mutluluğun olduğu bhutan'a gitme hayalleri kurmaya başlıyor. saajan ise işlerini yeni gelen şaşkın ama iyi niyetli bir çömeze devredip kendi iç dünyasına çekiliyor. yazar, filmi lake house veya 84 charing cross road gibi yapımlarla kıyaslasa da senaryonun özgünlüğüne vurgu yapıyor.
*******spoiler********..."zamana aldırmadankorkmadan, utanmadanaşk mümkün müdür hâlâ?..."*yönetmen ritesh batra'nın 2013 yapımı filmini izledikten sonra insan ister istemez bu dizeleri hatırlıyor...
AI Özet: yazar, viktor frankl'dan alıntı yaparak sevginin insanın ulaşabileceği en yüksek nokta olduğunu söylüyor. özellikle her şeyini kaybetmiş ve yalnız kalmış birinin bile sevdiği kişiyi düşünerek mutlu olabileceğini, bunun bir nevi kurtuluş olduğunu belirtiyor. yani olay tamamen (bkz: sevginin gücü) meselesi; acılarla baş etmenin yolu sevgiyle doyuma ulaşmakmış.
...yaşamımda ilk kez, onca şair tarafından dile getirilen, onca düşünür tarafından nihai bilgelik olarak ortaya konan gerçeği gördüm. gerçek: insanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedef, sevg...
AI Özet: yazar, emrah safa gürkan'ın dizi kostümleri hakkındaki tespitlerine katılıyor. trt'nin maliyetten ziyade hegemonya etkisinde olduğunu, insanların farkında olmadan belli kalıplara hizmet ettiğini savunuyor. topkapı sarayı'nda şahit olduğu bir olayla durumu özetlemiş; rengarenk padişah kıyafetlerini gören ziyaretçilerin bunları gerçek sanmayıp iftira olduğunu düşünmesi, (bkz: toplumsal algı) meselesini kanıtlıyor. yani milletin kafasındaki imajla gerçekler çok farklı, yazar da bunu vurguluyor.
dizi kostümleri ile ilgili söyledikleri doğrudur. kostüm renklerinin pratik ve finansal faydaları da bir şey ifade etmez. trt'nin dizi yaptırırken dikkate aldığı son şey prodüksiyon maliyetidir. ...
AI Özet: yazar, yunanca bilmeden yer isimleri üzerine kafa yoranlara hafiften ayar veriyor. özellikle bazı kelimelerin başına gelen i harfinin yunancadaki eis edatından geldiği iddiasının tamamen uydurma olduğunu, mevzunun aslında türkçenin fonetik yapısıyla alakalı olduğunu belirtiyor. yani smyrna'nın izmir olması gibi durumlar (bkz: dil bilgisi) meseleleri değil, tamamen ağız alışkanlığıyla ilgiliymiş. sakarya ve silivri örnekleri üzerinden de bu teorilerin nasıl çöktüğünü anlatıyor. özetle, kaynağı facebook grupları olan bilgilere inanmamamızı ve biraz daha dikkatli olmamızı öneriyor.
yunanca bilmeden yunanca yer isimlerinin evrimi konusunda yalan yanlış yorumlar yapılan başlık. dört yıl eski yunanca okumuş biri olarak itirazım şudur: yalnızca yer anlamı veren soneklerden yola...
AI Özet: yazar, kendisiyle neredeyse aynı hızda yürüyen tiplerden aşırı darlanıyor. hızı ne çok düşük ne çok yüksek olan bu kişilerle yan yana kalmayı (bkz: toksik ilişki) gibi tanımlamış. geçmeye çalışsa da bir türlü kurtulamadığını, sonunda sinirlenip karşı kaldırıma geçtiğini anlatıyor. tam bir (bkz: küçük şeyler) dramı yani.
sözgelimi 3km/s hızla yürürken 3.1km/s hızla yürüyen birine denk gelmek. 2.5 ile yürüse rahat geçilir, 3.5 ile yürüse geçme ihtiyacı hissedilmez. 3.1 ile yürür, sanki yan yana yürümüş gibi olurum...
AI Özet: yazar, 1984'te 1200'den fazla sanatçı ve akademisyenin imzaladığı aydınlar dilekçesi üzerinden bir tarih dersi veriyor. metinde işkenceye karşı duruş, idamın kaldırılması ve hak özgürlükler gibi talepler varmış. ancak dönemin siyasi figürleri konuyu geçiştirmiş, hatta kenan evren'in aydın kavramıyla dalga geçtiği bir ortam oluşmuş. aziz nesin'in bu duruma verdiği kapak cevapla (bkz: kral adam) etkilenen yazar, davanın beraatle bitmesine rağmen bugünün durumuna üzülüyor. barış akademisyenleri örneğiyle, zamanla durumun daha da kötüye gittiğini ve özgürlüklerin azaldığını savunuyor.
12 eylül sonrası yaşananlara karşı yazılmış bir itiraz metni aslında. 15 mayıs 1984'te yayımlanıyor. aralarında yazar, akademisyen, sanatçı olan 1200'den fazla kişi imzalıyor.cezaevi koşullarının...
AI Özet: yazar, izmir'den gelip adana'da resmen mide şöleni yaşadığı 2,5 günü anlatıyor. adamların tek derdi yemek yemek olduğu için rota tamamen lezzet durakları üzerine kurulmuş. işe yenice'de sıkma ile başlamışlar ama ilk denemeleri biraz sönük kalmış, 10 üzerinden 6 vermiş. sonra tarsus'a geçip eski mahallede şöyle bir dolanmışlar. yeşilova kebap'ta yedikleri kuş gözü ve humusa resmen bayılmış. özellikle humus konusunda seçici olmasına rağmen buradakini hayatının en iyisi ilan etmiş, sarımsak ve tereyağı dengesi onu mest etmiş. salataların ev yapımı tadında olması da yazarın kalbini çalmış. adana merkezde 5 ocak'ta yedikleri yemekler, garsonların ilgisi ve acılı kebaplar tam not almış. (bkz: adana kebabı) yağmurlu havada öz asmaaltı'na uğrayıp peynirli humus diye bir şeye denk gelmişler, bunu kesin deneyin diye tavsiye ediyor. yemek maratonunun arasında kazancılar çarşısı'nda ufak bir tur atmış; bakır buhurdanlık ve portakal çiçeği çayı gibi şeyler kapıp dönmüş. genel olarak şehirle ve özellikle mutfağıyla ilgili çok pozitif bir hava içerisinde, portakal kokulu sokakların etkisinde kalmış. kısacası yazar, adana'da gastronomi turuyla hem karnını hem ruhunu doyurmuş.
zeytinyağlı ve balık memleketi izmir'den gelen misafirlerini, yani bizi, 2,5 gün hakkıyla ağırlamış olan portakal kokulu (gerçek anlamda şu an kent buram buram cennet gibi portakal çiçeği kokuyor...
AI Özet: yazar, houellebecq'in yazı tarzını kuşatılmış yaşamlar üzerinden analiz etmiş. adamın olayı romantizmi, karakter gelişimini ve o klasik ilişki mevzularını tamamen budayıp atmakmış. yazar diyor ki, houellebecq aslında dünyadaki tektipleşmeyi ve iletişimin bitişini kullanarak hayatı sadeleştiriyor; ama bu sadeleştirme öyle huzurlu bir şey değil, bildiğin (bkz: izolasyon) ve yalnızlık getiriyor. yazarın yorumuna göre, eskiden ilişkilerin olduğu yere artık sadece çıplaklık ve yalnızlık kalmış. karakterler üzerinden sıcaklığın değil, maddi soğukluğun ve yıkıcı ilişkilerin sözcülüğünü yaptığını belirtiyor. dışarıdan bakınca adam anarşist ya da herkese düşman gibi görünebilir ama yazar bunun altında derin bir melankoli yattığını savunuyor. karakterlerin dünyası o kadar dayanılmaz bir halde ki, herkesin bu hiçlikte eşitlenmesini istiyorlar. yani olay sadece provokasyon yapmak değil, aslında dipsiz bir boşlukla mücadele etmek. yazar, bu karakterleri yaşamın onlara hiç iyi davranmadığı, vaktinden önce yaşlanmış ve sürekli tetikte kalmaya çalışan talihsiz insanlar olarak tanımlıyor. özetle, yüzeydeki o sert ve teşhirci tavrın arkasında aslında yutucu bir karanlık ve derin bir yorgunluk olduğunu söylüyor.
"kuşatılmış yaşamlar" kitabının başlarında bir yerinde hayatı romantik olarak ele alan, karakter gelişimine ve karakterler arası ilişkilere, serpilmelere, dal budak sarmalarla ilerleyen anlatılar...
AI Özet: yazar diyor ki türkiye'de enflasyon mevzusu tıpkı deprem gibi kronikleşmiş bir durum. benzer klasmandaki ülkelerle kıyasladığında hem depremle başa çıkma konusunda hem de enflasyonla mücadelede sınıfta kaldığımızı belirtiyor. (bkz: arjantin) hariç tutulsa bile yıllık ortalama yüzde 39'luk bir enflasyonla şaka gibi bir tablo olduğunu söylüyor. bunu anlatmak için de kemal sunal'ın postacı filmindeki et fiyatı örneğini verip, eğer paradan altı sıfır atılmasaydı bugün etin kilosunun milyarları bulacağını anlatıyor. 2026 projeksiyonlarına göre türkiye'nin dünyada en yüksek enflasyona sahip ilk 5 ülke arasında olduğunu, oecd ülkelerinde ise zirveye oynadığını vurguluyor. asıl can alıcı nokta şu; yazar bu durumun sadece mevcut siyasi yapıdan kaynaklanmadığını, meselenin çok daha derin, kültürel ve sosyolojik bir sorun olduğunu savunuyor. savaş veya işgal görmeden paranın nasıl pul olduğunu sorgularken, asıl suçlunun devletin zengin ve servet vergisi toplamaması olduğunu iddia ediyor. hatta konuyu osmanlı dönemine, fatih sultan mehmet zamanındaki akçelerin durumuna kadar götürüyor. özetle yazara göre devlet adaletli bir vergi sistemi kuramadığı sürece, bütçeyi dengelemek için parayla oynayıp halka gizli bir enflasyon vergisi yüklüyor ve bu döngü bizi bitiriyor.
turkiye'de enflasyon kronik bir sorundur, ayni deprem gibi. acin bakin, turkiye klasmanindaki ulkelere depremi ve enflasyonu yenememis ulke bulamazsiniz. ayni siddette olan depremde yuzlerce olus...
AI Özet: yazar e-devletten çalışma hayatı istatistiklerine bakıp hafiften efkarlanmış. öleceği günü önceden bilseydi şöyle güzel bir yemek yiyip etrafa sitemlerini kusmak, cenaze işlerini önceden halletmek istiyormuş. (bkz: bürokrasi) yüzünden işlerin zorlaşmasından dert yanarken, geçmişteki abartılı düğün anılarına değinip e-devletle duygusal bir bağ kurmaya çalışıyor.
yaşı doldursak başı, başı tutsak primi bekliyoruz; bize gün yüzü göstermeyecekler belli oldu da insanın istatistiklerini görmesi hoş oluyor. keşke kaç günümüz kaldığını da söyleselerdi, yarın öle...
AI Özet: yazar, "hata" konusunun derinlemesine incelenmesi gerektiğini ve bir insanı insan yapan en önemli şeylerden birinin hataları olduğunu düşünüyor. hatanın bilimde doğru değerden sapma, günlük hayatta ise istemeden yapılan yanlış anlamına geldiğini belirtiyor. ancak hata kavramının bile çoğu zaman hatalı kullanıldığını söylüyor.
90'lar nesli olarak, büyüklerinin "aman hata yapmasın" diyerek kendilerini tek bir kalıba soktuğu bir atmosferde yetiştiklerini anlatıyor. muhafazakâr bir aileden geldiğini belirten yazar, lise sondaki gönül ilişkisi ve 2010'lu yıllarda sigara içmeye başlamasıyla yaşadığı bir anısını paylaşıyor. annesinin sigara içtiğini öğrendiğinde hakkını helal etmeyeceğini söyleyip kur'an'a el bastırdığını, sanki dünyanın en büyük cürmünü işlemiş gibi muamele gördüğünü aktarıyor. bu durumun on seneden fazla sürdüğünü ve uzak yerlerde gizlice sigara içmeye devam ettiğini, hatta sigaradan çok parfüme para harcadığını itiraf ediyor.
komik bir anısını da ekliyor: bir arkadaşıyla nargile kafede otururken yerel gazetenin tanıtım için fotoğraf çekmek istemesi ve ertesi gün gazetede nargile ve sigarayla çıkan fotoğraflarının babası görmesin diye ilçedeki bütün gazeteleri alması.
yazar, tüm bunları anlatmasının nedenini ise islam'da en büyük günahın ne olduğu sorusuyla açıklıyor. ona göre sigara değil, yalan konuşmaktır. "hata payı"nın burada başladığını, kendilerine hep "hata yapamazsın" dendiğini, oysa yalan söylemenin o zamanlar ailesinin üzülmesinden daha ağır bir şey olmadığını ama bunun yanlışın kapısını araladığını belirtiyor.
pedagojik formasyon alırken hocasının, çocuklarını çok serbest yetiştiren ve sadece dürüst olmalarını öğütleyen profesör arkadaşlarının hikayesini aktarıyor. o çocuğun şimdi çok efendi biri olduğunu ve üniversite sınavında ilk yüze girdiğini ekliyor.
demek istediğinin, insan yetiştirmenin çok değerli bir iş olduğu ve bir çocuğun tuvalet eğitimi gibi küçük yaşta öğrenilen şeylerin bile karakterini etkilediği olduğunu söylüyor. küçük yaşta öğrenilenlerin insanın içine sessizce yerleştiğini, yıllar sonra davranışlarda, seçimlerde, korkularda ve tepkilerde izinin görüldüğünü belirtiyor.
hatayı sadece yanlış yapmak olarak değil, bazen insanın kendini tanıma biçimi olarak görüyor. insan kendi hatasını gördükçe öğrendiğini, öğrendikçe toparlandığını ve toparlandıkça olgunlaştığını ifade ediyor. bilimde de deneylerde hata yapıldığını, sonra düzeltilerek doğruya yaklaşıldığını, tarihte de toplumların bedel ödeyerek öğrendiğini ve insanın da kırıldığı yerden, utandığı yerden öğrendiğini vurguluyor.
hata konusu gerçekten derinlemesine incelenmesi gereken bir konudur. bana göre bir insanı insan yapan şeylerden biri de, hatta belki en önemlilerinden biri, onun hatalarıdır.tanım olarak hata; bi...
AI Özet: yazar, japonya'daki çocukların ilkokuldan liseye kadar kendi tuvaletlerini ve sınıflarını temizledikleri souji no jikan geleneğinden bahsediyor. bu durumun sadece okulda kalmadığını, katar dünya kupası'ndaki (bkz: japon taraftarlar) gibi genel bir kültüre dönüştüğünü anlatıyor. singapur ve tayvan gibi yerlerin benzer yöntemleri denediğini ama aynı sonucu alamadıklarını, çünkü işin sırrının sadece temizlik saatinde değil, toplumun genelindeki utanç duygusunda ve şinto ritüellerine dayanan manevi bakış açısında olduğunu belirtiyor. yazara göre japonya'da sokaklarda çöp kutusu bulmak imkansız olduğu için insanlar çöplerini eve taşıyor. yani olay sadece bir okul kuralı değil, bin yıllık bir sistem ve derin bir temizlik takıntısı. kısaca temizlik onlarda bir yaşam biçimi haline gelmiş.
japon okul çocukları kendi tuvaletlerini temizler. her gün yaklaşık 15 dakika boyunca, sınıfları süpürürler, koridorları silerler, pencereleri silerler ve banyoları ovuştururlar. bu uygulama ilko...
AI Özet: yazar, f-35'in teknolojik olarak şahane ama stratejik olarak tamamen yanılmış bir oyuncak olduğunu savunuyor. uçağın çok pahalı olduğunu, günümüz savaşlarında ucuz ve çok sayıda drone'un daha mantıklı olduğunu söylüyor. ayrıca uçak havada hayalet olsa da yerde savunmasız kaldığını, lojistikle uğraşırken patladığını belirtiyor. f-35'i modern bir yamato zırhlısına benzeterek (bkz: yanlış zamanda doğru teknoloji) durumuna dikkat çekiyor ve uçağın tarihe başarısız olarak geçeceğini iddia ediyor.
iran ve ukrayna savaşlarına bakarak çok güzel bir f-35 analizi yazılmış: https://warontherocks.com/…built-for-the-wrong-war/başlık her şeyi güzel açıklıyor aslında: the f-35 ıs a masterpiece buil...
AI Özet: yazar müzenin dünya çapında bir yer olduğunu ama güvenliğin yerlerde süründüğünü söylüyor. bir ziyaretçinin heykele tokat atıp eserleri kurcalamasını izlemiş, şok geçirmiş. (bkz: nezaket yoksunluğu) görevli bulana kadar adamın keyfine bıraktığını anlatıyor. eserlerin sahipsiz kalması canını sıkmış, emanetlere sahip çıkalım diyor.
istanbul'un en güzel yeri, dünyanın sayılı müzelerinden biri içindekilerle ama yeterince güvenli mi emin değilim. dün gezerken müze ziyaretçilerinden birinin heykellerden birine tokat attığını gö...
AI Özet: yazar, başlıkta dönen dezenformasyon furyasından bıkmış durumda ve özellikle bazı entrylerdeki ağır yalanları düzeltmek için klavyeye sarılmış. öncelikle ukrayna'nın her şeyi kendisinin ürettiği yönündeki iddiaların gerçekçi olmadığını, uzun menzilli drone'lar ve bazı füzelerin batı desteğiyle geldiğini söylüyor. ancak burada ince bir siyasi oyun olduğunu, batının "biz yapmadık" diyebilmek için bu silahları farklı pazarladığını belirtiyor. öte yandan, ukrayna'nın sovyet döneminden kalan devasa bir teknik mirasa sahip olduğunu hatırlatıyor; antonov ve pivdenmash gibi yerlerin önemine değinerek, neptune gibi silahların aslında sovyet füzeleri baz alınarak geliştirildiğini anlatıyor. (bkz: neptune füzesi) ayrıca, bazı drone'ların mutfakta üretilme ihtimalinin sıfır olduğunu, ancak batının nükleer savaş korkusuyla koyduğu kısıtlamalar yüzünden ukrayna'nın kendi kamikaze drone'larını (lyutyi, bober gibi) geliştirmek zorunda kaldığını vurguluyor. yani olay şu; çipler batıdan gelse de tasarım ve montaj ukrayna'nın işi. yazar, basit bir vikipedi araştırmasıyla bulunabilecek bilgilerin bile sanki büyük bir sırmış gibi çarpıtılmasına ve insanların bu kadar özgüvenle yanlış bilgi yaymasına gerçekten şaşırıyor.
bu başlığa şu aralar sadece dezenformasyon gördükçe, bu yanlış bilgilerin yayılmaması için yazıyorum. bunların çoğunu, kremlin'in türkiye istasyon şeflerinin oluşturduğu bot hesapları engellediği...
AI Özet: yazar sütlaçtaki nişasta ve vanilya gibi eklemelere bayağı sinirlenmiş. sadece süt, şeker ve pirinç olsun diyor. fırınlanmış olanı da pek sevmiyor. (bkz: sütlaç) yapanı dövmek isteyecek kadar gelenekçi takılıyor.
harikulade bir tatlı; bununla beraber size kim bu tatlının içine nişasta, damla sakızı, vanilya gibi ürünler koymayı salık verdiyse onu bir güzel dövmek lazım...
AI Özet: yazar için film aslında korku veya bilimkurgu kılıfına girmiş ağır bir drammış. seth brundle'ın kötü biri olmadığını, sadece hafif kibirli ve talihsiz bir bilim insanı olduğunu belirtiyor. adamcağızın yaptığı küçücük bir hatanın sonucunun bu kadar orantısız ve geri dönülmez olması yazarın canını sıkmış. (bkz: trajedi) karakter kötü olsa "hak etti" derdik ama adam temiz biri olduğu için empati kurmak resmen işkenceye dönüşüyormuş. yavaş yavaş yok oluşu izlemek, korku sahnelerinden daha ürkütücüymüş. kısacası hayatın tek bir anlık hata ile nasıl altüst olabileceğini anlatıyor.
korkuyla ambalajlanmis, paketin bilimkurguyla saglamlastirildigi, bayagi sert carpan bir dram olarak geldi hep bana bu film. insanin aklina, bedenine, kalbine giriyor.seth brundle kontrolunu kayb...
AI Özet: yazar, aslantepe vadisi projesinin taraftarlar için tam bir cennet olacağını düşünüyor. hayali şu; sabah evden çıkıp tek seferde voleybol, basketbol ve futbol maçlarının hepsini aynı gün izlemek. (bkz: galatasaray) yönetimin federasyonlarla konuşup maçları aynı güne ayarlatması durumunda, taraftarın gün boyu avm'de takılıp kahvesini içeceği, store'ları gezip yemek yiyeceği bir döngü oluşacağını belirtiyor. ticari açıdan da kulübe ciddi para kazandıracağını öngörüyor. ayrıca projeye 3-5 bin kişilik küçük bir stadyum eklenmesi gerektiğini savunuyor. böylece kadın futbol takımı ve altyapı maçları da burada oynanır, taraftar desteğiyle gençler daha çok motive olur diyor. kısacası yazar, tüm branşların tek merkezde toplandığı bir ekosistem istiyor.
aslantepe vadisi projesinin güzelliği bir galatasaraylı sabah evden çıkacak voleybol, basketbol ve futbol maçını tek ulaşımda izleme imkanına kavuşacak. galatasaray yönetimleri futbol, basketbol ...
trt
negatif
AI Özet: yazar, trt ve tabii sayesinde yetkinliği düşük kişilerin yapımcı olduğunu iddia ediyor. bu tiplerin sadece devletten para almaya baktığını, özel kanallarda tutunmalarının imkansız olduğunu belirtiyor. gerçek yapımcıların kuyusunu kazan bu kitleye (bkz: liyakatsizlik) diyerek sitem ediyor.
trt 1 ve tabii yoluyla yüzlerce mağara adamını yapımcı yaptı. "sizin şirkette adam yok mu hiç ver de onla gonuşak" diyebilen orangutanlar yapımcıyız diye kart dağıtıyor sağda solda. trt üst yönet...
AI Özet: yazar, hasan sabbah merakıyla spotify'da takılırken karşısına çıkan tarihin arka odası programını dinlemeye karar vermiş. 4 saatlik hashasiler bölümü diye girmiş ama olaylar çok başka yere evrilmiş. önce ermenistan muhabbetleri dönmüş, sonra gelen terbiyesiz maillerle uğraşmışlar, en son konu türk dil kurumuna ve etimolojiye bağlamış. yazar, asıl konuya gelene kadar saatlerce yan yollara girilmesine rağmen durumu (bkz: sabır taşı) kıvamında karşılamış. google'da 5 dakikada bulacağı bilgiyi 4 saatte sindirmek tam bir zaman kaybı olsa da yazar buna rağmen pişman olmadığını, hatta tekrar yapacağını söylüyor.
gecen gun debe'ye giren hasan sabbah entry'sinden sonra merakima yenik dusup konu hakkinda bir podcast dinleyeyim dedim. spotify'da arattim, karsima cikan ilk 4-5 tane podcast ai uretimi sacma sa...
AI Özet: yazar, fransızların tarih boyunca takındıkları tavırların tamamen tutarsız olduğunu savunuyor. 2. dünya savaşında önce almanlara boyun eğip sonra özgürlük savaşçısı rolüne bürünmelerini, imaj tazeleme çabası olarak görüyor. özellikle savaş sonrası kadınlara yapılan baskıları ve cezayir'deki kanlı süreçleri örnek göstererek (bkz: ikiyüzlülük) örneği bir durum olduğunu belirtiyor. de gaulle'ün kahramanlaştırılmasına karşı çıkıp, asıl mevzunun güç ve statü kaygısı olduğunu söylüyor.
avrupa tarihi kadar çok az tarihi konular mide bulandırır.1940ta almanlara rezil olup yenilen fransızlar bir anda özgürlük savaşçısı kesilmiş ve ülkenin almanlara böyle basit düşmesini tabi ki si...
AI Özet: yazar kalın hamura ekmek diyor, soğanı sevmiyor. kapalı pizzayı ise tam bir fiyasko olarak görüyor. (bkz: pizza malzemeleri) pişmanlık diz boyu.
öncelikle kalın hamur. ekmek mi yiyoruz hemşerim?ikinci sırada soğan.millet ananas demiş ama ananaslı...
AI Özet: yazar diyor ki millet zaten hayatın sillesini yediği için ekstra fanteziye gerek kalmıyor. patron fırçası ve faturalar yeterince (bkz: hardcore) bir deneyim sunuyormuş. mazoşistlik kotası kredi kartı borcuyla dolduğu için deri kırbaç fuzuli masraf.
ülkedeki ortalama bir vatandaşın mesai saatleri içinde patronundan yediği fırçalar ve ay sonu gelen elektrik faturası zaten yeterince hardcore bir deneyim sunuyor millete. akşam...