28 Temmuz 2026

dünün en beğenilen entry'leri

47 entry

‹ önceki 2026-07-28
🧠 günün özeti

bugün debe'de sinema, felsefe ve gündelik hayatın karmaşası oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. bir yandan anatomie d'une chute gibi anlatı başarısı yüksek yapımlar ve zvyagintsev'in karamsar dünyası övülürken (bkz: karabasan), diğer yandan house of the dragon ve masters of the universe gibi yapımların hantallığına ve hayal kırıklıklarına yer verilmiş (bkz: hayal kırıklığı). felsefi derinlik arayanlar için kötülük problemi ve epikuros üzerinden yürütülen tartışmalar dikkat çekerken (bkz: alvin plantinga), bazı yazarlar tumblr'daki eski melankolik günlerine veya kemal sunal filmlerinin zamansızlığına sığınarak nostalji yapmış (bkz: ergenlik). siyasetten teknolojiye, çek sisteminin absürtlüğünden (bkz: müteselsil sorumluluk) bilgisayar mühendisliğindeki donanım krizine (bkz: donanım maliyetleri) kadar geniş bir yelpazede analizler sunulmuş. tüm bunlara ek olarak, enerji emici insanlara duyulan tepki ve paris sokaklarında verilen doğum günü molasıyla günün genel havası hem sorgulayıcı hem de oldukça eklektik bir hal almış (bkz: paris).

antik kent gezmenin gereksiz bir eylem olması pozitif

AI Özet: yazar antik kentlerde gezip eski zamanları hayal etmenin kendisine müthiş bir haz verdiğini söylüyor. taşlara dokunup binlerce yıl öncesiyle bağ kurmayı seviyor. (bkz: nostalji) yalnız olmadığını görüp mutlu olmuş, işin içine biraz da şiirsellik katmış.

herkese hitap etmez belki, yargılamıyorum. benim en sevdiğim aktivitelerden biridir ören yeri gezmek. gezerken de sanki o çağda yaşayan biriymişim gibi hayal ederim. o taşlar, evler canlanı...

orijinal entry → eksisozluk.com

mohamed salah ghaly negatif

AI Özet: yazar kulübün doğru yaptığını, (bkz: menajer) krizine gerek olmadığını söylüyor.

olm siz salak mısınız, kulüp yapması gerekeni yapıyor yine yaranamıyor. üç tane veled mutlu ola...

orijinal entry → eksisozluk.com

written in the stars pozitif

AI Özet: yazar tinie tempah'ın eric turner'lı şarkısını çok sevmiş, satış rakamları da uçmuş (bkz: disc-overy) diyor.

tinie tempah'ın 1 ekim 2010 tarihli ilk stüdyo albümü disc-overy'nin 7. parçası. şarkıda konuk ...

orijinal entry → eksisozluk.com

filenin sultanlarının abartılması pozitif

AI Özet: yazar filenin sultanlarının yeterince övülmediğini, her yerde isimlerinin geçmesi gerektiğini söylüyor. (bkz: sarı kafalılar) ile kıyaslayıp kızların çok daha fazla şımartılması gerektiğini savunuyor.

çol elzem bir durumdur. biz yeteri kadar abartamadık, tüm bilboardlarda afişlerde görünene kadar abartmak gerek. sarı kafalı eşşekleri abar...

orijinal entry → eksisozluk.com

lanet negatif

AI Özet: yazar diyor ki, ibadet edip şükredeyim derken diğerlerini aşağı görmek insanı direkt eksiye düşürür. yani hiçbir şey yapmayan adam sıfır noktasındayken, kibirlenen tip resmen dibe vurmuş oluyor. bunu ilk yapanın iblis olduğunu ve sonucun (bkz: lanetlenmek) olduğunu hatırlatıyor. lanetin kelime anlamı olarak da allah'ın rahmetinden ve iyilikten uzak kalmak olduğunu, işin içine kabile dışı kalma mevzularının girdiğini detaylıca anlatmış. özetle kibir tehlikeli.

ey nefsim!"şükür ki namazımı kılıyorum, zikrimi yapıyorum, keşke herkes benim gibi olsa" dersen ve diğer insanları zavallı olarak görüp kendini onlardan üstün tutarsan, bil ki eksiye düştün.hiçbi...

orijinal entry → eksisozluk.com

sevgili bulmanın anormal derecede zorlaşması negatif

AI Özet: yazar diyor ki sosyal medya yüzünden hepimiz (bkz: seçici körlük) yaşıyoruz. herkes profil fotoğraflarına bakıp karakter analizi kasmaktan gerçek insanları görmeyi bıraktı. kadınlar sürekli daha iyisini ararken erkekler ne yapacağını şaşırmış durumda. kısacası herkes kusursuz bir hayal peşinde koşuyor ama kimse o ideal insan olmak için uğraşmıyor. sonuçta elimizde koca bir yalnızlık kalmış.

artık biriyle tanışmak, sevilmek ya da gerçekten bağ kurmak her zamankinden daha zor. sosyal medya, herkesin cebine sonsuz seçenek yanılsaması yerleştirdi. insanlar birbirini değil, profilleri se...

orijinal entry → eksisozluk.com

aşık veysel pozitif

AI Özet: yazar, aşık veysel'in sadece türküleri değil, özellikle köy enstitülerindeki öğretmenlik dönemine odaklanmış. adam 1941-1946 arası oralarda takılmış ve meşhur (bkz: uzun ince bir yoldayım) şarkısını hasanoğlan'dayken yazmış. ruhi su'ya göre enstitüler veysel'in sanatının gelişmesinde bayağı etkili olmuş. ancak yazarın anlattığına göre veysel klasik bir öğretmen gibi sınıfa girip ders anlatmıyormuş, daha çok yanına gelen hevesli gençlerle ilgileniyormuş. zaten asıl amacı öğretmenlikten ziyade (bkz: pir sultan abdal) gibi büyük ozanların izinden gitmekmiş. yazarın paylaştığı bir anı da çok tatlı; ibrahim tunalı piyanoda chopin çalarken veysel "benim sazım böyle çalsa köyden kovarlar" diye takılmış. tunalı'nın "sen halkın özlemlerini çalıyorsun, seni kovmazlar" cevabı üzerine veysel piyanoyu bastonuyla yoklamaya başlamış. kendi eserini piyanodan dinleyince de bayağı duygulandığı belirtiliyor. ayrıca yazar, veysel'in neden daha radikal siyasi çıkışlar yapmadığına dair "ben körüm, sağa sola saparsam çukura düşerim" cevabını çok anlamlı bulmuş. son olarak ruhi su'dan alıntı yaparak veysel'in mezhep ve ırk ayrımı gözetmeden herkes tarafından sevildiğini, (bkz: birlik destanı) ile de insanlığın kardeşliğini savunduğunu vurguluyor.

aşık veysel, gerçek adıyla (bkz: veysel şatıroğlu). türküleriyle, şiirleriyle, bıraktığı sözlerle bu toprakların en büyük halk ozanlarından biridir. hemşerimdir.daha önce kendisiyle ilgili yazmış...

orijinal entry → eksisozluk.com

doğum günü notr

AI Özet: yazar 38. yaşını ailesiyle köyde kutlamış, meyveli pasta ve çocukların koşturmacasıyla tam bir (bkz: kaos) ortamı oluşmuş. zamanın akışını ve hayatı izlemeyi sevdiğini anlatırken mevzu bir anda (bkz: the godfather) finaline bağlanmış. ölümü hatırlamanın kendisine iyi geldiğini söyleyen yazar, hem dünyaya ait olup hem de olmadığını hissettiğini belirtiyor.

dündü, 38 oldum. tüm aile nadiren bir arada olabiliyoruz ve bu sefer doğum günüme denk geldi. kız kardeşlerim meyveli sevgimi bildiklerinden öyle bir pasta almışlar. köy evinin balkonunda mumları...

orijinal entry → eksisozluk.com

instagram yorumlarına etiket atma furyası negatif

AI Özet: yazar, instagram yorumlarının sadece arkadaş etiketleme çöplüğüne dönmesinden dert yanıyor. (bkz: npc) tayfasının her videoya etiketle gelmesine ve saygısızlığa iyice abanmalarına sinir olmuş.

artık sinir krizi geçirtecek olay. bir video paylaşılıyor, yorumlara bakıyorum insanlar ne düşünmüş diye ve yorumların neredeyse tamamı arkada...

orijinal entry → eksisozluk.com

27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı negatif

AI Özet: yazar, galatasarayın bayern münih gibi bir sistem kuramayacağını savunuyor. temel derdi plansızlık; 28 yaşında adamı almışsın ama yerini dolduracak gençleri yetiştirme mevzusu tamamen boşlanmış diyor. (bkz: kadro planlaması) eksenindeki sorunları anlatırken, yaşlanan oyuncuların yanına taze kan koymazsanız elinizde teneke kalacağını iddia ediyor. gençleri denemekten korkan yönetime ve teknik ekibe hafiften sallıyor, bu kafa yapısıyla olmaz diyor. uefa kupası dönemindeki yerli ve genç ağırlıklı yapıyı örnek gösterip, sadece transferle şampiyon olunmayacağını, her mevkiye hagi ayarında adam bulmanın imkansız olduğunu belirtiyor. osimhen gibi yıldızlar gelse bile sistemin temelindeki eksikliklerin devam edeceğini düşünüyor.

işte galatasarayın bayern münih olamayacağını bundan söylüyoruz veya hiçbir türk takımı olamayacak. gerçek bayern değil ha türkiye içinde bi bayern de olamayacaklar28 yaşında abdülkerim almışsın ...

orijinal entry → eksisozluk.com

yeni parti negatif

AI Özet: yazar, yargıtay'ın butlan kararını incelemesi üzerinden siyasi bir analiz kasıyor. akp'nin eski başarısının sadece kendi oyundan değil, chp'nin ve özellikle kk'nın (bkz: kemal kılıçdaroğlu) itibarsızlaştırılmasından geldiğini savunuyor. öyle ki bakkal rüstem'in bile daha güvenilir göründüğü bir ortamdan bahsediyor. özgür özel ve imamoğlu'nun dişli çıktığını, özellikle özel'in imajı toparlayan adam olduğunu söylüyor. kurulan yeni partinin ise basit bir oluşum değil, chp'nin ana gövdesinden kopan ciddi bir kitle olduğunu belirtiyor. hükümetin bu durumu sorun gördüğünü, butlanı iptal ederek özel'i geri çekmeye çalışabileceğini ama özel'in bu oyuna gelmeyip yeni yolunda devam etmesi gerektiğini düşünüyor.

yargıtay butlan kararını ön incelemeye almış.https://haberglobal.com/…ararina-on-inceleme-536507chp, akp için inanılmaz bir limandı. akp'nin seçim başarısı sadece seçmenlerinin ona oy vermesinden...

orijinal entry → eksisozluk.com

sözlük yazarlarının şiirleri pozitif

AI Özet: yazar, sözlük yazarlarının şiirleri başlığı altında kendi kaleminden dökülen oldukça ağdalı ve imgelerle dolu bir metin paylaşmış. genel olarak dünyanın değişkenliği, insanın ruh hali ve hayatın getirdiği hüzünler üzerine kafa yormuş. dünyayı sürekli makyaj tazeleyen birine benzeterek durumların değişkenliğini anlatmaya çalışmış. sevgi ve saygının önemine değinirken, kaderin bazen hüzünlü olduğunu ama yaşama arzusunun her zaman galip geleceğini savunuyor. biraz (bkz: şair ruhlu) takılmış, kelime oyunlarıyla hayatın rengarenk ve gelgitli doğasını özetlemiş. kısacası yazar, dünyaya karşı kendi perspektifinden romantik bir bakış açısı sunuyor.

dünyanın halleriçağırınca beni düşlerimden bir fikri derya bulurum kendimi, imgeler denizinde bir andadüşüncelerimin dalgalarında kaybolup da vakti gelince yüzeye doğru çıktığımda canlanır usumda...

orijinal entry → eksisozluk.com

kemal sunal pozitif

AI Özet: yazar, kemal sunal'ın popülerliğinin bittiğine dair iddiaları tek tek çürütüyor. adamın 80'lerde bile canavar gibi film çektiğini, videokasetlerle evlerin baş köşesine yerleştiğini söylüyor. 90'larda televizyonların vazgeçilmezi olduğunu, her akşam ekranlarda karşımıza çıktığını belirtiyor. (bkz: kemal sunal) filmleri olmadan geçen bir 90'lar gecesinin ancak büyük bir felaketle mümkün olabileceğini savunuyor. hanzo filminin tarihi ve sunal'ın başrol sürecine dair detaylara girip, bazı şehir efsanelerini temizliyor. 80'lerin filmlerinin çoğunun kötü olduğunu kabul etse de, bunun uydurma hikayelerle anlatılmaması gerektiğini vurguluyor. düttürü dünya favorisi, diğerleri ise sıradan.

az biraz da ben boş yapayım!popülerliği '80'lerde azalmış denilen adam sadece 1985-1988 arasında bile tam 21 filmde oynadı. türkiye, videokasetle tanıştı ve kemal sunal filmleri, arabesk filmlerl...

orijinal entry → eksisozluk.com

zeki önder özen pozitif

AI Özet: yazar, zeki önder özen'in kulübü her şeyden çok sahiplendiğini ve gerçek bir futbol aklı olduğunu düşünüyor. salah mevzusunda diğer transferlerin aksamadığını öğrenince rahatlamış, adamdan bayağı razı. (bkz: beşiktaş) resmen kulübün koruyucu meleği.

bir yandan canli yayini ve yayin kenarindaki canli chat'i izliyorum, diger yandan sosyal medyaya bakiyorum. bu adam besiktasliyim diye gecinen bircok kisiden daha cok kulubun haklarini...

orijinal entry → eksisozluk.com

the odyssey negatif

AI Özet: yazar filmi izlemiş ama teknik detaylar yüzünden biraz sinir krizi geçirmiş diyebilirim. özellikle miken ve troya döneminin renk paleti ve estetiği konusunda çok takılmış. adamlar zengin kültürler, her yer rengarenk olmalıydı ama filmde sanki renkleri denklemden çıkarmışlar gibi bulmuş. heykeller konusuna gelince, yazar resmen çıldırıyor; tunç çağına uymayan, sanki 3d yazıcıyla basılmış gibi duran beyaz mermer görünümlü heykelleri görünce (bkz: tarihsel gerçekçilik) yerlerde sürünmüş. dendra zırhı üzerinden miken zırhlarının nasıl olması gerektiğini anlatırken, belgesel değil film çektiniz diye savunma yapmayın diyor. troy filmini de yerden yere vurmuş ama atmosfer olarak daha başarılı bulmuş. troya'nın stratejik öneminden, hititlerle olan ilişkilerinden ve surlarından bahsederek aslında odysseus'un kurnazlığının altını çiziyor. yazar, kahramanın yolculuğunu izlerken kahramanı gerçekten tanımak istediğini ama filmin buna pek imkan vermediğini belirtiyor. homeros meselesine girip işin ozanlık ve derleme kısmını hatırlatıyor. son olarak lupita nyong'o'nun helen rolüne değinip, kadın karakterlerin yeterince ön plana çıkmadığını ama en azından literatüre siyahi helen kavramının girdiğini söylüyor. genel olarak kadroya gelen eleştirileri de görmezden gelmemiş.

filmi geçen pazar izledim. daha önce fragmanına teknik eleştirilerimi yapmıştım lakin film bunun çok çok ötesindeydi. spoiler veriyor olabilirim, olmayabilirim de. bilmiyorum. korkan okumasın.şim...

orijinal entry → eksisozluk.com

kötülük problemi notr

AI Özet: yazar, antik çağlardan beri süregelen şu meşhur üçleme ile konuya giriyor: tanrı hem çok iyi hem her şeye gücü yeten biriyse, dünyadaki bu kötülükler neden hala burada? (bkz: epikuros) eğer engelleyemiyorsa gücü yetmiyordur, engelleyebiliyor ama yapmıyorsa iyi değildir diyor. din felsefesinde buna verilen cevapların genel adına da teodise denildiğini belirtiyor. yazar burada mevzuyu ikiye ayırıyor; biri mantıksal problem, diğeri ise kanıtsal problem. mackie'nin savunduğu mantıksal çelişki olayını, plantinga'nın özgür irade savunmasıyla (bkz: alvin plantinga) aslında büyük oranda çözdüğünü, hatta ateistlerin bile burada uzlaştığını söylüyor. ama işler burada bitmiyor, asıl mesele kötülüğün miktarı ve anlamsızlığına dönüyor. yazar, rowe'un ormanda yanarak ölen geyik örneğini vererek, hiçbir amaca hizmet etmeyen bu tarz acıların tanrı kavramını zorladığını anlatıyor. ayrıca kötülükleri ahlaki ve doğal diye ayırıyor. özgür irade cinayetleri açıklasa da depremi veya hastalığı açıklamakta zorlanıyor. son olarak adams'ın dehşetengiz kötülükler kavramına değiniyor; soykırım gibi insanın ruhunu yok eden acıların, genel iyilik hesaplarıyla geçiştirilemeyeceğini, her mağdurun durumuna tek tek bakılması gerektiğini savunuyor.

problemin klasik formülasyonu, antik filozof epikuros'a atfedilen bir akıl yürütmedir ve üç önermenin bir arada savunulmasının güçlüğüne dayanmaktadır: tanrı mutlak iyidir; tanrı her şeye kadirdi...

orijinal entry → eksisozluk.com

evlilik negatif

AI Özet: yazar, babasının annesinin katarakt ameliyatı sonrası sergilediği vurdumduymaz tavırları anlatarak dert yanıyor. adamın önceliği kendi midesi ve okey masasıyken, yazar tüm ev işlerini ve bakımı tek başına sırtlanmış. babasının kaba saba hallerini ve empati yoksunluğunu görünce mevzuyu genel bir erkek zihniyetine bağlıyor. (bkz: kaba saba erkekler) yazara göre 1950 doğumlu babasıyla 2000 doğumlu gençler aynı kafada; yani ince düşünce ve vicdan sıfır. karşısındakini hizmetçi sanan bu kitleyle evliliğin yürümesinin imkansız olduğunu savunuyor. sonuç olarak herkesin evliliğe uygun olmadığını, sadece duygusal zekası ve farkındalığı yüksek olanların bu işe girişmesi gerektiğini belirtiyor.

geçen hafta cuma,annemin katarakt ameliyatı vardı.perşembe akşamıbabam : sen yarın yemek yapamazsın demi...adam midesini düşünüyor.2 gün izin aldım.ameliyatı halettirdim.damlaları yapıyorum. tali...

orijinal entry → eksisozluk.com

harakiri negatif

AI Özet: yazar, ameliyat sonrası nekahat döneminde bedeni sabitken zihninin fink attığını anlatarak söze giriyor. konu aslında harakiri yani seppuku meselesi. yazar diyor ki karın bölgesi öyle alelade bir yer değil, hem yaşamın başladığı embriyo evresinin merkezi hem de hayati organlar yüzünden ölümün kapısı. hatta işin içine (bkz: ceza hukuku) girince, karnın hedef alınmasının kasten öldürmeye teşebbüs sayıldığını belirterek mevzuyu biraz teknikleştiriyor. bazen cenin pozisyonunda yatma isteğinin ya da yas dönemlerinde karnında boşluk hissetmenin aslında o güvenli başlangıç noktasına dönme ya da kendini cezalandırma arzusuyla ilgili olduğunu savunuyor. samurayların onurlu ölüm ritüeli olan harakirinin kelime anlamının karın kesmek olduğunu, japon kültüründe ise karnın ruhun, iradenin ve öz benliğin merkezi sayıldığını anlatıyor. yani bizde kalp neyse onlarda karın oymuş. yazar burada (bkz: batı düşüncesi) ile doğu düşüncesi arasındaki farka değiniyor; batı hep aklı ön plana çıkarırken, doğu sezgiyi ve bedeni de işin içine katmış. güncel nörobilim ve bütüncül tıp yaklaşımlarının da artık zihin ve bedeni ayırmanın imkansız olduğunu kanıtladığını söyleyerek konuyu bağlıyor.

koşan beynim, hareketsiz kalmaya mecbur bedenimi açık ara mağlup ediyor. insanın canıyla uğraşması ne zormuş. sözde basit bir ameliyat sonrası nekahat dönemindeyim. dert güzellemesi yapmayacağım....

orijinal entry → eksisozluk.com

ilkin aydın pozitif

AI Özet: yazar, ilkin aydın'ın performansının artacağını düşünüyor. boyu biraz daha uzun olsa vargas gibi uçacağını, şut hızının zaten çok sağlam olduğunu söylüyor. plase yeteneğine ve zekasına da bayılmış. (bkz: sıçrama yeteneği) geliştirirse önü açık diyor.

ilkin'in performansının yükselmesini beklediğimi daha önce yazmıştım.bu oyuncumuz 3-5 cm daha uzun olsaydı (183 cm boyundadır) bence vargas v2 olurdu. zira smaç şut ortalama hızı 95-...

orijinal entry → eksisozluk.com

evocacion de damasco a cordoba pozitif

AI Özet: yazar diyor ki juan martinle kulaklarınızın pası siliniyor. doğu batı senteziyle endülüs ruhunu yaşatan, ud ve gitarın kapıştığı (bkz: şaheser) bir parça olduğunu belirtiyor.

juan martin’e ait olan bu eser, size yalnızca birkaç dakika gitar dinletmekle kalmaz. emevilerin çöküşünden bağdat ve şam...

orijinal entry → eksisozluk.com

anatomie d'une chute pozitif

AI Özet: yazar, festival filmlerinin genelde hikayeyi boşverip karakterlerin depresyonuna odaklanmasından dert yanmış, bunu kolaya kaçmak olarak görüyor. (bkz: kuru otlar üstüne) örneği üzerinden ceylan'ın son dönem tarzını eleştirirken, anatomie d'une chute filminin ise çok sağlam bir anlatı kurduğunu söylüyor. filme göre olay sadece bir ölümün gizemini çözmek değil, aslında bir evlilikteki krizleri ve hakikatin nasıl çarpıtılabileceğini görmekmiş. yazar, filmin toplumsal cinsiyet ve gerçeklik algısı üzerine kafa yormaya çok müsait olduğunu, anlatım tarzının ise tek kelimeyle muhteşem olduğunu belirtiyor. özellikle sandra'nın gerçekliğin öznelliği ve ses kayıtlarının her zaman tüm gerçeği yansıtmadığına dair çıkışlarını çok beğenmiş. çocuğun duruşma sürecindeki rolü ve yönetmenin karakter odaklı yaklaşımı yazarın dikkatini çeken diğer detaylar arasında. ayrıca kurgudaki flashback tercihleri ve finaldeki o duygusal sarılma sahnesinin çok şık detaylar olduğunu düşünüyor. kısacası yazar, filmin diyaloglarının başarısına ve olay örgüsünün karakter analizleriyle nasıl iç içe geçtiğine hayran kalmış, filmi anlatım başarısı yönünden göklere çıkarmış.

festival filmlerinin, başta bir öyküsü varmış gibi yapıp sonrasında tamamen karakterlerin hal ve buhranlarına odaklanması bana hep kolaya kaçmak gibi gelmiştir. bu filmin cannes'daki rakibi olan ...

orijinal entry → eksisozluk.com

andrey zvyagintsev pozitif

AI Özet: yazar, baba-oğul mevzularına merak salınca zvyagintsev ile tanışmış ve o günden beri huzuru kaçmış. yönetmeni dünyanın yaşayan en iyilerinden biri olarak görüyor. adam resmen otorite takıntılı; bazen babayı, bazen siyaseti, bazen de papazları sorguluyor. filmleri aşırı karamsar, yozlaşmış sistemler ve çöken aileler insanın üzerine (bkz: karabasan) gibi çöküyor ama bunu çok klas yapıyor. vasat işi yok, herkes izlemeli diyor. favorileri arasında vozvrashchenie, leviathan ve izgnanie var.

kendisiyle sanatsal anlamda tanışmam bir tesadüfe dayanır. bir ara baba-oğul çatışmasını konu alan sanatsal eserlere merak salmıştım. o sıralarda yönetmenin ünlü vozvraşçeniye filmini görüp izled...

orijinal entry → eksisozluk.com

heves kırmak için yaratılmış insan negatif

AI Özet: yazar, etrafındaki bazı insanların tam gaz neşelenmişken veya bir şeye heveslenmişken gelen o soğuk duş etkisinden dert yanıyor. diyor ki, tam kahkaha atarken sessiz ol diyen veya heyecanla konuşurken surat asan tipler var; bunlar resmen neşe vampiri. (bkz: enerji emici) özellikle en yakınlarımız arasından çıkan bu gelenekçi bekçilerin, samimiyeti ve saf mutluluğu öldürme konusundaki başarılarını anlatıyor. yazara göre bu durum tamamen bir süperego zehirlenmesi ve pasif agresiflik örneği. bu tipler kendi içlerindeki ürkekliği ve yılgınlığı başkalarına da bulaştırmak istiyorlar. hatta bazen başkası adına utanma gibi garip bir hisle, karşıdakinin eğlencesini kendi dertleri haline getiriyorlar. yazar, üç günlük dünyada bir kez bile bağıra çağıra şarkı söylememiş bu hayatsızların, insanların mutluluğuna saldırmasını hazmedemiyor. ciddiyet taslamayı ve kuralları dayatmayı bırakıp biraz hayatın tadını almaları gerektiğini, aksi takdirde sadece kendi sıkıcı dünyalarında hapsolacaklarını belirtiyor.

bazı insanlar var, heves anlarımda, neşemde coşkumda, kendimi mutlu hissettiğim zaten o kıt zamanlarda sevincimi bir dalga kıran gibi kırıyor. kahkaha ile gülerim “sessiz ol” derler, sanki bir em...

orijinal entry → eksisozluk.com

kabak çekirdeği pozitif

AI Özet: yazar, çiğ kabak çekirdeğinin magnezyum ve triptofan sayesinde uyku kalitesini artırdığını ve kas ağrılarını yok ettiğini söylüyor. sigarayı ve akşam çayını bırakıp bu tohumlara yönelince (bkz: derin uyku) moduna girmiş, sabahları zımba gibi uyanmış. etkilerini sarı kantorona benzetse de daha kontrollü bulmuş. tavsiyesi net: çiğ tüketin, yanına da suyunu çekin.

çiğ kabak çekirdeği, magnezyum ve triptofan içerir. magnezyum; kas ağrıları, kronik yorgunluk ve depresyon tedavisinde vücudun ihtiyaç duyduğu en önemli elementlerden biri. triptofan da melatonin...

orijinal entry → eksisozluk.com

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler notr

AI Özet: yazar, türkiye'deki çek sisteminin aslında nasıl absürt bir finansal döngüye dönüştüğünü anlatıyor. piyasada dolaşan çeklerin miktarının nakit paradan kat kat fazla olduğunu, esnafın çeki resmen vadeli kredi gibi kullandığını belirtiyor. normalde çekin vadesi olmaz ama bizde (bkz: geçici maddeler) sayesinde işler yürüyor; yoksa ortalık birbirine girer diyor. çeklerin elden ele gezme mevzusuna, yani ciro olayına değiniyor; hatta bazı çeklerin dönüp dolaşıp ilk sahibine geri geldiğini söyleyerek sistemin kayıt dışılığını vurguluyor. (bkz: müteselsil sorumluluk) kavramıyla, çeki imzalayan herkesin aslında bir nevi kefil olduğunu ve bu imzaların kağıda güven kattığını açıklıyor. yazarın en can alıcı tespiti ise şu: merkez bankası faiz artırsa bile şirketler birbirine çek yazarak finansman sağladığı için para politikasının etkisi geç kalıyor, bu da enflasyonu körüklüyor. özetle türkiye'de çekin, matbaasız bir para basma makinesi gibi çalıştığını ve gelecekteki paranın bugünden harcandığını iddia ediyor.

türkiye’de herhangi bir anda dolaşımda olan vadeli çeklerin, nakit paradan 4 kat fazla olması.dolaşımdaki çeklerin yaklaşık 2,7–3,5 trilyon lira olduğu tahmin ediliyor. dolaşımdaki fiziksel para ...

orijinal entry → eksisozluk.com

selefilik negatif

AI Özet: yazar diyor ki selefiliğe öylece müsamahakar yaklaşmak hata çünkü bu işin içinde çok radikal tipler var. mevzunun özü aslında usul ve metodoloji meselesi. yazarın belirttiğine göre doğru yöntem takip edilmezse dinde her şeye delil bulursun, olay tamamen bakış açısına dönüyor. selefiliği modern dönemin bir fundamentalizmi ve kesinlik arayan bir zahirciliği olarak tanımlıyor. en sıkıntılı bulduğu nokta ise bu arkadaşların kendilerinden önceki tüm usulü çöpe atıp, hatta o usulü kuran alimlere karşı oldukça sert ve dışlayıcı bir dil kullanmaları. (bkz: vehhabilik) mevzusuyla bağdaştırıyor; necd çöllerinde başlayan o akımın, geçmişteki tüm birikimi bidat sayıp temizleme çabasını anlatıyor. yazara göre abdülvehhab mezhepsizdi ve kıyas yöntemini reddediyordu ama ironik olan şu ki, ayet ve hadislerin sadece zahirine bakmak aslında başlı başına bir bidat. çünkü gerçek selefler bile zamanında tevil yapmış, yani yorum katmış. yazar, şevkani örneği üzerinden bu kitlenin hem aşırı muhafazakar olup hem de klasik mezhepleri reddedip kendi kafalarına göre ictihad yapmalarındaki çelişkiye dikkat çekiyor. son olarak bu tiplerle iletişim kurmanın imkansız olduğunu, çünkü karşıdakini direkt dışladıklarını ve sadece kendi dar çevrelerindeki birkaç kitabı okuyup geri kalan tüm bilimlerden ve felsefeden bihaber olduklarını savunuyor.

selefîliğe yekten ve tümden müsamahakâr yaklaşılmasına ilişkin yorumları olan dostlara katılmıyorum.selefîlerin ortası, mutedil olanı vardır; haricîliğe kadar radikal olanı vardır. zaten esas sık...

orijinal entry → eksisozluk.com

bilgisayar mühendisliği negatif

AI Özet: yazar, yaklaşık 10 yıllık bilgisayar mühendisliği tecrübesini konuşturup sektördeki durumu analizlemiş. kendisi mesleği daha çok hayatını idame ettirmek için yapan, iş dışı zamanlarda kafa dağıtmayı seven biri. 2016'da sektöre girip oracle destek ekibinden global bir firmanın altyapı ekibine uzanan bir yol izlemiş. asıl mevzuya gelecek olursak; yazar, sektördeki darboğazın tek sebebinin sadece yapay zeka olmadığını, asıl meselenin maliyetler olduğunu söylüyor. donanım fiyatlarının bir yılda 8 kat gibi uçuk bir artış gösterdiğini, 40 bin dolarlık sunucuların maliyetinin 300 bin doları geçtiğini belirtiyor. bu durumun sebebi olarak çip krizi, şirketlerin tüm odağını ai'ya çevirmesi ve lojistik maliyetleri gösteriyor. (bkz: donanım maliyetleri) yazar diyor ki; donanım yoksa altyapı yok, altyapı yoksa platform yok, platform yoksa development yok, haliyle developer da yok. yani yapay zeka talebi dolaylı yoldan donanım krizini tetiklemiş, şirketler de bütçeyi ai yatırımlarına kaydırmak için istihdamı azaltmış. bu durumun sadece türkiye'de değil, globalde de geçerli olduğunu ve sektörün genel bir daralma sürecine girdiğini vurguluyor. özetle, donanım maliyetleri bel bükünce yazılımcının ekmeği de tehlikeye girmiş.

yaklaşık 10. yılını geride bıraktığım mesleğim.sözlüğü daha çok kafa dağıtmak, sosyalleşmek; mesleğini yalnızca hayatını finanse ettirmek için yapan bu sebeple iş dışı zamanlarında başka şeylerle...

orijinal entry → eksisozluk.com

hacivat karagöz neden öldürüldü pozitif

AI Özet: yazar izlediği filmde karagözün şaman bir yörük olarak yansıtılmasını çok sevmiş. hemen bir internet araştırması yapıp 14. yüzyıl anadolya'sındaki inanç durumuna bakmış ve eski türk geleneklerinin islamla harmanlandığı, kozmopolit bir yapının olduğunu fark etmiş. özellikle bazı popüler tarih dizilerinin çizdiği tek tip ve aşırı muhafazakar türk profiline karşı çıkıyor. bu dizelerdeki siyahlar içindeki karakterleri (bkz: ninja) oldukça saçma buluyor; çünkü eski türklerde siyah rengin uğursuzluk getirdiğine inanıldığını, bu yüzden filmdeki renkli kıyafetlerin daha gerçekçi olduğunu savunuyor. genel olarak filmi başarılı bulmuş ve dönemin kıyafetleri hakkında örnekler vermiş. yazının sonunda konu kişiselleşiyor; kendi yörük dedesinin de filmdeki karakter gibi olduğunu anlatıp, dedesinin yerleşik hayata geçmek zorunda bırakılmasına duyduğu öfkeyi hatırlayarak konuyu duygusal bir şekilde kapatıyor. (bkz: tarihsel gerçeklik)

filmi dün izledim ve özellikle karagöz karakterinin şaman bir yörük olarak tasvir edilmesi dikkatimi çekti. orhan gazi döneminde 14. yüzyılda anadolu'da gerçekten böyle şaman türkmenler var mıydı...

orijinal entry → eksisozluk.com

askerlikte ilk gece negatif

AI Özet: yazar, kısa dönem askerlik macerasının ilk gününü anlatıyor. memleketten edirne'ye kadar aktarmalı otobüslerle perişan bir halde gelmiş, şehirde sabahın köründe açık yer ararken sonunda bir ciğerciye sığınmış. dükkan sahibi amcanın sempatikliğiyle karnını doyurup (bkz: edirne ciğeri) birliğe geçene kadar yorgunluktan bitmiş durumda. ancak asıl kaos birliğe girince başlıyor. tugay komutanı çıkıp "yeterince ranza yok" deyince yazar ve yüzlerce kişi ağaç altlarında beklemeye başlıyor. (bkz: planlama hatası) etraftaki curcunayı, uzun dönemlerin söylenerek boşaltılmasını izlerken saatler geçiyor. gece 10'u bulmuş, yazar artık bayılma noktasındayken bir de parmak izi sırası bekletiyorlar. sonunda koğuşa girip yorganı bir açıyor ki şok; her yer kan içinde. belli ki önceki kullanıcılar orada ciddi bir dram yaşamış. yazar, annesinin "titizsin oğlum" diyerek zorla gönderdiği nevresimleri kullanarak o kanlı alanı örtüp yatmayı başarıyor. koğuşta herkes memleketini anlatıp sistemin ne kadar "düzenli" olduğuna dair ironik şakalar yaparken, içeri giren nöbetçi asteğmen tüm romantizmi bozuyor. mevcutta asker kalmadığı için yazar dahil birkaç kişiyi şak diye nöbete yazıyorlar. (bkz: askerlikte şanssızlık) yazarın o anki ruh hali tam bir trajedi ama anlatımı oldukça samimi.

331. kısa dönem ilk gün anısıdır;memleketten edirne'ye tek seferle ulaşım olmadığı için otobüsle önce istanbul'a, oradan yine otobüsle edirne'ye geçtim.sahabın köründe indim,şehirde kimseyi tanım...

orijinal entry → eksisozluk.com

haluk levent negatif

AI Özet: yazar, haluk levent yüzünden sağlam bir hayal kırıklığına uğradığını ve artık sürü psikolojisine gelmeyeceğini söylüyor, adamın (bkz: hapis) yatmasını istiyor.

bu adam çok büyük hayal kırıklığı ve inanılmaz travmalar yarattı. artık asla gaza gelmem ve kalabalığa uymam. kalabalık...

orijinal entry → eksisozluk.com

kedi negatif

AI Özet: yazar, site yönetiminden gizli kedi beslerken başına gelen mistik olayı anlatıyor. karnı burnunda bir kediye mama veriyormuş ama hayvanla arası pek yokmuş. bir gün kedi ona uzun uzun bakıp gitmiş, ertesi gün ise orada iki tane yavru bulmuş. anne kedi bir daha gelmeyince yazar, o son bakışın aslında bir emanet teslimi olduğunu düşünmeye başlamış. (bkz: kedi sevgisi) bilim dünyasının bu duruma el atmasını istiyor, hayvanların gizemli bağlarına inanmış.

buradan bilim dunyasina sesleniyorum; bu konu arastirilsin. evimin penceresinin altina deccal site yonetiminden gizli mama ve su birakiyorum. bir ay once karni burnunda, degisik renklere sahip (g...

orijinal entry → eksisozluk.com

house of the dragon negatif

AI Özet: yazar dizinin bitmek bilmeyen diyaloglarından dolayı havale geçirme noktasına geldiğini söylüyor. özellikle alicent ve helaena sahnelerinin aşırı sıkıcı olduğunu, sahnelerin insanı içine çekmekten uzak kaldığını ve izlerken telefonla oynamaya başladığını belirtiyor. (bkz: game of thrones) evreninde böyle bir kopukluk yaşamadığını ekliyor. karakterlerin derinliği olmadığını, kimseye gerçek anlamda sempati beslemediğini, aemond'un bile şu anki durumunun anlamsız olduğunu düşünüyor. rhaenyra ile alicent'ın 30 saniyede çözülecek meseleleri bölümlerce uzatmalarına, aksiyonun çok yüzeysel ve yavaş işlemesine sinir oluyor. kostümler ve mekanlar kaliteli olsa da senaryonun çok hantal olduğunu, olayların sürekli birilerine hayat dersi verilmesiyle veya boş tehditlerle sonuçlandığını savunuyor. alyn ve baela gibi karakterlerin süreyi doldurmak için random eşleştirildiğini, bölümlerin çok boş olduğunu ve süresinin kısaltılması gerektiğini iddia ediyor. ayrıca dizinin karanlık tonuna da takılmış, ekranı hiçbir şey görünmediği için (bkz: the long night) dönemindeki eziyete benzetiyor. son olarak senaristlerin yeteneksizliği konusunda oldukça sert görüşlere sahip.

bitmek bilmeyen diyaloglarıyla insana havale geçirtme potansiyeli olan dizi.--- s03e06spoiler ---bölümün azımsanmayacak bir kısmı kabız suratlı alicent'ın helaena'ya yalvarmasıyla geçti. ne istiy...

orijinal entry → eksisozluk.com

tumblr negatif

AI Özet: yazar eski tumblr hesabına girip resmen zaman yolculuğuna çıkmış. lise yıllarındaki o melankolik hallerini, yorgan altında telefonla takıldığı geceleri hatırlayıp biraz duygulanmış. oranın kendisi için gerçek dünyadan kaçtığı bir sığınak olduğunu, hüzünlerini ve çocuksu umutlarını bloguna sakladığını anlatıyor. (bkz: ergenlik) şimdiki gri hayatıyla o günlerin naif ve estetik dünyası arasındaki farka takılmış. artık var olmayan eski haline özlem duyarken, geçmişin orada hiç bozulmadan beklemesi onu hem hüzünlendirmiş hem de düşündürmüş.

biraz önce ne yaptım biliyor musunuz? o eski tumblr hesabıma girdim. zaman durmuş sanki orada. bir zaman makinesine binip lise yıllarımdaki o odama, o gecelere, yorganın altında telefon ışığıyla ...

orijinal entry → eksisozluk.com

spacex notr

AI Özet: yazar, google'ın spacex hisselerindeki devasa kârına dikkat çekip şirketin mühendislik gücünü övüyor ama mars ve uzay veri merkezi mevzularına biraz şüpheyle yaklaşıyor. yeni bir itki sistemi gelmeden bunların (bkz: hayal ürünü) kalacağını düşünüyor. ayrıca abd'nin güvenilmez hale gelmesiyle pazarın daraldığını, çinlilerin atağa kalktığını belirtiyor. kısaca düşük maliyetli fırsatlar bitti, bakalım sonu nereye varacak diyor. (bkz: spacex)

hisseleri ile ilgili şöyle bir durum var, google daha doğrusu alphabet şirketin %6'sına sahipmiş erken yatırımcı olarak. şu an piyasada dönen toplam hisse sadece %4.google hisseleri 900 milyon do...

orijinal entry → eksisozluk.com

koşu gruplarının rahatsız edici bir hal alması negatif

AI Özet: yazar, yıllardır hobi olarak koşan ve kulüplere dahil olan biri olarak, koşu gruplarına yönelik yapılan "date mekanı" yakıştırmalarına bayağı sinirlenmiş. yüksek sesle müzik dinleme mevzusundaki şikayetleri haklı bulsa da, insanların karşı cinsle tanışma amacıyla geldiği yönündeki önyargıları sığlık olarak tanımlıyor. yazara göre gelenlerin büyük çoğunluğu gerçekten spora odaklı ve disiplinli kişiler, sadece küçük bir azınlık sosyalleşme peşinde olabilir. zaten spora ayak uyduramayanların kısa sürede elendiğini, kalanların ise zamanla sporu sevdiğini belirtiyor. yani bar yerine spor salonunu veya koşu parkurunu tercih etmenin hiçbir problem olmadığını savunuyor. (bkz: sığlık) ve bu durumu anlamayanları da hafifçe tiye alıyor.

4-5 yıldır hobi olarak koşuyorum. son 2 yıldır da farklı koşu kulüpleriyle koşuyorum. elimden geldiğince arkadaş grubumla seçtiğimiz yarışlara katılıyoruz. hatta bazılarımız yaş kategorisinde der...

orijinal entry → eksisozluk.com

timur soykan pozitif

AI Özet: yazar, timur soykan'ı dürüstlüğüyle ön plana çıkan çok değerli bir gazeteci olarak görüyor. adamın voleybolcuları kutlaması gibi ince detaylarına bayılmış, kendisini (bkz: uğur mumcu) gibi efsaneleşecek bir isim olarak tanımlıyor.

türkiye'nin son kalesi . onurlu , dürüst ve gerçekleri söyleyen nadir gazetecisi. başlığı altında şerefi olmayan namussuz aktroller geldiğine göre kendisini pamuklara sarıp sar...

orijinal entry → eksisozluk.com

chp negatif

AI Özet: yazar, chp'nin sanıldığı gibi paraya para bulmadığını, aksine baraj altında kalmanın tam bir (bkz: dram) olduğunu anlatıyor. önder sav'ın eski günlerdeki parasızlık hikayelerini örnek vererek, partinin gelirlerinin milletvekili kesintileri ve hazine yardımları gibi kısıtlı kaynaklara dayandığını belirtiyor. yani öyle dışarıdan gelen gizli kaynaklar yokmuş. baraj geçilemezse teşkilatlar kapanır, millet de kaçar diyor.

önder sav; "ben 1999’da baraj altında kalmış chp’nin 10 yıl genel sekreterliğini yaptım. paramız yoktu! genel saymana da “para bul, kredi çek, ödeyelim” dedim. öyle ödedik personel paralarını. bu...

orijinal entry → eksisozluk.com

264 eski chp milletvekilinin partiden istifası notr

AI Özet: yazar, başlıkta 264 kişi denilse de aslında istifa edenlerin sayısının 265 olduğunu belirterek işe başlıyor. adam bildiğin nüfus sayımı yapmış gibi tek tek isimleri sıralamış. listede erol ağagil'den başlayıp güldal'a kadar uzanan devasa bir isim listesi var. yazarın temel derdi, partiden ayrılanların tam ve eksiksiz listesini (bkz: arşivci) tadında sunmak olmuş. herhangi bir yorum katmadan, sadece kimlerin gittiğini belgelemek istemiş. resmen istifa edenlerin alfabetik veya sıralı dökümünü çıkararak bir nevi kayıt tutmuş. siyasi tartışmalara girmeden, sadece rakamlar ve isimler üzerinden gitmiş. okuyucuya "bakın kimler gitmiş" diyerek detaylı bir veri seti bırakmış. (bkz: chp) içindeki bu büyük ayrılığın boyutunu, isimleri alt alta dizerek gözler önüne sermiş. kısacası yazar, konuyu analiz etmek yerine mevcut durumu somut bir liste ile kanıtlamayı tercih etmiş. liste o kadar uzun ki okurken insan bir ara "daha bitmedi mi" diyor. siyasetin bu hareketli döneminde kimin hangi tarafa geçtiğini merak edenler için kapsamlı bir rehber hazırlamış diyebiliriz.

265 kişidir. sıralı tam liste;--- spoiler ---1. erol ağagil2. yaşar ağyüz3. haydar akar4. vezir akdemir izmir5. zekeriya akıncı6. yakup akkaya7. sabahat akkiraz8. ayşe nedret akova9. ali akyıldız...

orijinal entry → eksisozluk.com

masters of the universe negatif

AI Özet: yazara göre masters of the universe filmi tam bir hayal kırıklığı, resmen potansiyel çöpe gitmiş. adam diyor ki yönetmen yaptığı işten o kadar utanmış ki sürekli çocuğa hitap eden bir işmiş gibi gözümüze sokmuş. parodi mi yoksa ciddi bir uyarlama mı olduğu belli değilmiş. görsellerin ve kostümlerin orijinaline sadık olması tek artıymış ama senaryo ve karakterler tam bir fiyasko. (bkz: hayal kırıklığı) yazar, ana karakter adamın 20'li yaşlarına gelmesine rağmen hala 5 yaşındaki çocuk gibi davranmasına sinir olmuş, biraz olgunluk bekliyormuş. iskeletor ve ekibinin ciddiyetsizliği, sürekli şaka peşinde koşmaları da yazara göre filmi batırmış. özellikle tila karakterinin zorlama bir girlboss yapılmasına ve hiimen'in sürekli ciddiye alınmamasına tepkili. karakterlerin doğallığından gelecek komedi yerine zorlama esprilerle uğraşmışlar. titrek ve atilgan gibi detayların görsel olarak güzel olduğunu söylese de karakter gelişimlerini çok saçma bulmuş, titrek'in öylece saldıracak bir tip olmadığını belirtiyor. dolf lundgren göndermesine sevinmiş ama genel olarak filmi izlemeye değmez buluyor. tavsiyesi ise youtube'dan eski trt1 bölümlerini izlemek. (bkz: he-man)

hic olmamis he-man filmi. (izninizle hiimen diyecem bundan sonra). yani bir insan uyarladigi seyden neden bu kadar utanir ve surekli bu cocuk isi bak diye goze sokar. parodi mi cekiyorsunuz gerce...

orijinal entry → eksisozluk.com

kaşar sucuk salamın sofrada lüks sayıldığı yıllar negatif

AI Özet: yazar diyor ki millet durumu tamamen yanlış anlamış, gerçek şarküteri ürünleri hala aşırı pahalı ve lüks. marketten alınanların gerçek olduğunu sananlara üzülüyor; gerçek pastırmanın fiyatlarını görünce insanın aklı yerinden oynar. sadece et değil, tereyağı ve domates bile artık sahte. (bkz: sunta mobilya) gibi, insanlar kalitesiz ürünleri gerçek sanıp ucuzladığını zannediyor ama aslında kaliteye erişim imkansızlaşmış.

yalnız konu hiç anlaşılmamış sanırım o yüzden bir açıklık getirelim. gerçek salam sucuk sosis ve hele ki pastırma gibi ürünler hala lükstür. ha siz süpermarketlerden aldığınız şeylere salam sucuk...

orijinal entry → eksisozluk.com

tahsildaroğlu negatif

AI Özet: yazar, firmanın açıklamasını tüketiciyi değil sadece kendi hukukçularını koruyan soğuk bir metin olarak görüyor. bakteri çıkmış ama özür yok, iade süreci belirsiz. (bkz: kurumsal kibir) resmen geçiştirmişler.

bu nasıl açıklama arkadaş ya, bakteri resmi olarak tespit edilmiş işte. ama bir özür yok. hastalanan tüketiciye tek kelime yok. o partiyi yemiş olan...

orijinal entry → eksisozluk.com

paris pozitif

AI Özet: yazar paris'i ikinci kez ziyaret etmiş, ilk gün kalabalık ve polis barikatları yüzünden biraz daralsa da ikinci günün tadını çıkarmış. concord meydanında oturup eski infazları düşünürken bir yandan da doğum gününü kutlamış, kendine uzun ömürler dilemiş. (bkz: paris) şehri aşırı güzel buluyor ama aklında sadece manzara yok; napolyon'dan sömürgeciliğe, nükleer güçten sinemaya kadar geniş bir tarih ve kültür dökümü yapmış. louvre ve eyfel'den peynir şaraba kadar her şeyi sıralayan yazar, fransa'nın dünya tarihinde derin izler bıraktığını belirtiyor.

ikinci defa ziyaret ettiğim şehir oldu. dün bisiklet turu nedeniyle aşırı kalabalık ve kimi sokak girişleri polis tarafından kapalıydı. bugün daha sakin ve gezilmeye değer. concord meydanı'nda (o...

orijinal entry → eksisozluk.com

26 temmuz 2026 in flames istanbul konseri negatif

AI Özet: yazar, in flames'in eski albümlerden seçtiği şarkıları basitleştirip çaldığını, bu yüzden colony'de hayal kırıklığına uğradığını söylüyor. napalm death sevenlerin keyfi yerindeymiş ama kendisi pek sarmamış. video çekerken athena gökhan ile karşılaştığını, durumu kibarca çözüp (bkz: ünlüyle karşılaşmak) anını ölümsüzleştirdiğini belirtiyor.

son söyleyeceğimi en başta söylemek isterimın flames, clayman öncesi albümlerinden setliste şarkı eklediğinde bunu isteyerek değil mecbur kaldığı için koyuyor. o albümlerden çalınan şarkılara bak...

orijinal entry → eksisozluk.com