AI Özet: yazar roni diyor (bkz: ronaldinho)
ronaldinho olur kim olucak.
AI Özet: yazar diyor ki gündem bir anda değişmiş; erken seçim ve zulümler gitmiş, yerine chp içi çekişmeler gelmiş. bazı isimlerin medyada piyon gibi kullanıldığını ve özgür özel'e karşı cephe alındığını belirtiyor. kılıçdaroğlu ve ekibini şu anki tavırları yüzünden pek sevmediğini, imamoğlu'nun ise gerçekleri ortaya çıkardığını düşünüyor. (bkz: parti içi kaos) yaşayanların sonunda vicdanlarıyla baş başa kalacağını savunarak noktayı koyuyor.
20 gün önceye kadar erken seçim, muhalefetin yükselişi, imamoğlu'na yapılan zulümler, akın gürlek hakkında iddialar havada uçuşurken şimdi sadece chp içi kavga ve kim grup toplantısına çıkacak ko...
AI Özet: yazar diyor ki dirilen herkesin konserine gidilir, (bkz: öte alem) merakı var.
dirilen herkesin konserine gidilir bence ya.düşünsene adam dirilmiş. müziğini sevmesen bile bir...
AI Özet: yazar, arda'nın kondisyon ve kas gelişimine bayılmış durumda. çocuğun futbol tutkusunu ve saha içindeki (bkz: yetenek) çeşitliliğini övüp, boş yere eleştirenlere hafiften ayar veriyor. kısaca iyi topçu diyor.
adam dünyanın en büyük kulübün kondisyon testlerinde en yüksek performanslı oyuncu çıktı, ağırlığı 8 kilo artırmış ve tamamı kas kütlesi olara...
AI Özet: yazar diyor ki; insanı diğer canlılardan ayıran olay, karnı açken bile mağara duvarına resim çizme merakıymış. yani sadece hayatta kalmak yetmemiş, bir iz bırakma derdi başlamış. sanatın bir lüks olmadığını, krizlerin ortasında bile insanların üretmeye devam ettiğini belirtiyor. özetle, ilk homo sapiens ile bugünün sanatçısının derdi aynıymış: (bkz: ben buradaydım) diyebilmek ve yok oluşa karşı direnmek.
açlıkla, afetlerle ve ölümle uğraşırken bile bir köşede birileri taş yontmuş, tapınak dikmiş, heykel yapmış, duvara boya sürmüş. insanı insan yapan şey belki de tam burada başladı. çünkü o andan ...
AI Özet: yazara göre dışarıyı gezmek yetmez, (bkz: öz keşif) şart.
"içine sefer etmeyen, dünyayı dolaşsa ne? kendini görmeyen, âlemi görse ne? gören de o, göstere...
AI Özet: yazar, yemek sektöründeki siyah eldiven modasının tam bir hijyen felaketine dönüştüğünü savunuyor. eldiven takınca her yere dokunmanın normalleştiğini, aslında ellerini yıkamaktan daha riskli olduğunu belirtiyor. (bkz: hijyen takıntısı) şeflerin bu durumu suistimal ettiğini, eldivenle her işi halletmeye çalışmalarını eleştiriyor.
bu siyah eldiveni takan aşçı dostlarımız her yere dokunmaya başladılar. siyah eldiven takılınca kapı koluna, paraya, çöp poşetine akla gelecek her yere dokunuyorlar.adım gibi eminim ki bu eldiven...
AI Özet: yazar, mevzunun sadece chp'nin kendi içindeki bir karmaşa olmadığını, aslında bunun tamamen ak pvp'nin bir planı olduğunu savunuyor. yazara göre asıl amaç, imamoğlu gibi tehlikeli görülen isimleri saf dışı bırakıp partiyi karıştırmak. (bkz: kılıçdaroğlu) dönemindeki adaylık süreçlerinden başlayarak, özgür özel'in başarısının da karşı tarafı tedirgin ettiğini belirtiyor. olayları sadece partinin beceriksizliğiyle açıklamanın yanlış olduğunu, asıl meselenin yargının tamamen tek bir kişinin kontrolüne geçmesi olduğunu söylüyor. sonunda ise ülkenin bir uydu devlete dönüştürüldüğünü iddia ederek, bunları görmeyenlerin ya çok saf ya da art niyetli olduğunu iddia ediyor. (bkz: hukuksuzluk)
bunu hâlâ cehape'nin iç meselesi sananlar ya gerçekten ne yaşandığının farkında değil, ya da saf kötüler. bu işin tamamen bir akepe projesi olduğunu, amacın cehape'yi karıştırıp 400milletvekili i...
AI Özet: yazar diyor ki her haklılığın peşinden koşmaya gerek yok, bazen susmak en büyük seçicilik. karşıdaki anlamaya niyetli değilse kendini tüketmenin manası yokmuş. yani haklıyken susmayı korkaklık değil, (bkz: mental sağlık) koruma yöntemi olarak görüyor. nokta atışı tespit.
zamanla öğrendiğim şeylerden biri de her haklılığın savunulmaya değer olmadığıdır.haklı olduğumu bildiğim halde sustuğum çok olmuştur. eskiden bunu korkaklık/pasiflik sanırdım, şimdi ise seçicili...
AI Özet: yazar, yapılan suçlamaların iktidar bloğuyla paralel olduğunu savunuyor. durumu chp'nin iç meselesi değil, demokrasiye bir müdahale olarak görüyor. (bkz: yargı sopası) diyor.
cumhur ittifakı ağzı!bahçeli açıklaması ile paralel. hepsi aynı yerden yönetiliyor. chp iç meselesi ve sokağa çıkmayın!öncelikle ...
AI Özet: yazar, apple'ın yapay zeka yarışında geri kaldığına dair söylemlere karşı çıkıyor ve durumu şöyle açıklıyor; diğer firmaların yapay zekalarıyla yaptığın her konuşma aslında veri olarak toplanıp reklamcılara servis ediliyor. yazar diyor ki, samsung veya google tabanlı bir sistemde özel meselelerini yazdığında, bu veri önce klavyen sonra sistem sonra da google tarafından kaydediliyor ve sonunda karşına nokta atışı reklamlar çıkıyor (bkz: hedefli reklamlar). apple'ın ise kullanıcının mahremiyetini korumak için tüm bu işlemleri cihazın kendi çipiyle veya şifreli bulut sistemleriyle yapmaya çalıştığını belirtiyor. eski model iphone kullananların performans sorunlarını apple'a yüklemesinin yanlış olduğunu, tıpkı eski laptopun yeni oyunları açmaması gibi bir durum olduğunu savunuyor. siri'yi devasa yapay zeka şirketleriyle kıyaslamanın saçmalığına değinen yazar, apple'ın sadece bir yazılım şirketi olmadığını, saatten gözlüğe kadar koca bir ekosistemi yönettiğini hatırlatıyor. yazara göre apple'ın vizyonu bir yapay zeka firması olmak değil, gizliliği ön planda tutan akıllı asistanlar sunmak. son olarak, kullanıcıların bu konudaki ısrarlı eleştirileri yüzünden apple'ın pes edip gizlilikten vazgeçmesinden endişe ettiğini söylüyor.
normalde wwdc 2026 başlığına yazmak daha uygun olacaktı ancak buraya daha çok bakılacağı için hakkında bir iki kelam etmek istediğim ios sürümü. herkesin ağzında bir yapay zeka yarışında geri kal...
AI Özet: yazar, abd'nin vize süreçlerini tam bir kaosa çevirdiğini anlatıyor. embolo'dan iran milli takımına, iraklı oyunculardan afrikalı hakemlere kadar herkesin kapıdan döndüğünü veya sorgu odalarında ter döktüğünü belirtiyor. iskoç taraftarların bile vizelerinin iptal edildiğini görünce "bu ne biçim organizasyon" diye isyan ediyor. fifa'nın bu durumlara sessiz kalmasına anlam veremiyor. yazara göre abd, kupayı kazanmak için rakiplerini vizeyle eleme taktiği uyguluyor (bkz: abd milli futbol takımı taktiği). kısacası adamlar turnuvayı futbolla değil, konsolosluk kuyruklarıyla kazanmaya çalışıyor.
--- spoiler ---abd, isviçreli embolo'ya vize vermedi. incelemeye alındı, günler sonra takıma katılabildi.iran milli takımı günlerce ankara'da konsolosluk önünde vize için beklemek zorunda kaldı. ...
AI Özet: yazar diyor ki aslında çoğumuzun yaptığı şey düşünmek değil, sadece kendi haklılığımızı onaylatmaya çalışmak. yani kafamızda kurduğumuz o bitmek bilmeyen iç konuşmalar aslında birer savunma mekanizması. (bkz: konfor alanı) insan nefsi haklı çıkmayı sevdiği için, hataları başkasına yıkmak veya durumu kadere bağlamak çok daha cazip geliyor. yazara göre gerçek düşünme eylemi, insanın kendi kurduğu o sahte dünyayı yıkıp "ben burada nerede hata yaptım" diyebildiği an başlıyor. tabii bu süreç pek de keyifli değil çünkü tüm bahaneleri çöpe atıyorsun ve yüzleşmeler başlıyor. yine de bu bedeli ödeyenler, otomatik pilotta yaşamaktan kurtulup hayatlarının direksiyonuna geçiyorlar. kısacası düşünmek cesaret işi, çoğu kişi içinse fazla zahmetli bir uğraş.
düşünmek asla popüler olmayacak; çünkü çok fazla şey talep ediyor. herhangi bir içsel konuşmayı düşünme olarak kabul etmeye alışkınız: sorunları tartışmak, tavsiye aramak, aynı durumları sonsuzca...
AI Özet: yazar diyor ki sitem etmek aslında hala bir umut olduğunun kanıtı, asıl tehlike sessizlikmiş. (bkz: iletişim kazaları) yüzünden yorulsak da bazen çocuklaşmak insani bir durummuş.
biri çıkıp da sitem ediyorsa bil ki orada hala bir umut vardır. asıl korkmamız gereken şey sessizlik bence. insan sitem ederken ...
AI Özet: yazar diyor ki özlemek aslında çok insani ve kıymetli bir durum, bunu kötü bir şeymiş gibi görmeye gerek yok. zamanla acıların yerini güzel anıların aldığını, şarkıların daha anlamlı geldiğini belirtiyor. saplantı yapmadan bu sızıyı çekmek gerektiğini, yoksa insanın (bkz: robot) gibi ruhsuz bir şeye dönüşeceğini savunuyor.
kaybının üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, insan değer verdiği kişileri özler. bu çok insani bir his. bundan kötü bir şeymiş gibi bahsetmek biraz garip sanki.örneğin karşılıklı sevginin ön...
AI Özet: yazar, messi'nin 2012'de tek başına 91 gol atıp gerd müller'i tarihe gömmesinden bahsediyor. üstelik bunu dünya kupası gibi turnuvalar yokken başarması tam bir (bkz: şov) örneği. adam resmen tek yılda diğerlerinin kariyer toplamını yapmış, öylece izlemişiz.
futbol tarihinin en ilginç istatistiklerinden biri, lionel messi’nin kariyerinde bir takvim yılı içinde attığı gol sayısıdır. messi, 2012 yılında kulüp ve milli takım formalarıyla toplam 91 gol ...
AI Özet: yazar, müge anlı'nın dolandırıcılık yapan kişiye fazla yumuşak davrandığını düşünüyor. adamın memur olmasına rağmen böyle işler çevirmesini (bkz: çürük) buluyor ve müge'nin mağdur teyzeye kızıp suçluya sempatik davranmasına bayağına sinir oluyor.
denizlili 60 yaşındaki teyzeyi 208 gr altın ve binlerce euro/dolar dolandıran erzurumlu (bkz: abdülbaki sercan)'ı dinlerken sinirden dişlerim gıcırdarken müge adama sevimli, sempatik ...
AI Özet: yazar, muhalefet seçmeninin genel seviyesinden dolayı ciddi bir umut kaybı yaşadığını söylüyor. sağcılarla solcuların aslında aynı seviyede olduğunu, kendisi gibi düşünenlerin (bkz: azınlık) olduğunu fark edince ürpermiş. mevcut chp'nin atatürk'ün kurduğu parti olmadığını, içine çeşitli grupların sızdığı bir yapıya dönüştüğünü iddia ediyor. shp döneminden bugüne aynı zihniyetin devam ettiğini ve partinin temel fikirlerden uzaklaştığını belirterek sitem ediyor.
#184291716 şu bir üstteki subarus nickli yazar 2023'te chp ve kk'ye karşı aynı görüşleri paylaştığım için nick altıma aktroll yazmamış mıydı? seçimden sonra da yazısını sildi diye hatırlıyorum.bi...
AI Özet: yazar diyor ki i20'ye bakarken boyutlarını yanlış konumlandırmamak lazım; ne çok küçük ne de fiyatı arttı diye bir anda c segmenti konforu sunan bir canavar. aslında türkiye'deki b segmenti mevzusu tamamen bir mecburiyet meselesi. park ederken sinir krizi geçirmeyeyim, masrafı az olsun, satarken de hızlı gitsin diyenlerin ortak noktası bu araçlar. i20 de tam olarak bu şehir içi pratikliğiyle öne çıkıyor. boyutları öyle ayarlanmış ki ne dar sokaklarda bela oluyor ne de kullanırken insanı geriyor. (bkz: yeni ehliyet) sahipleri için biçilmiş kaftan, ailelerin ikinci arabası olarak da gayet makul. bagajı 352 litreymiş, günlük işleri görür ama dört kişiyle tatile çıkmaya kalkarsanız fizik kurallarıyla imtihanınız başlar, mucize beklemeyin diyor. motor mevzusunda ise seçimler karakteri belirliyor. 1.2 manuel olanı tamamen sadelik ve sabır testi; performans aramayan, sakin takılanlar için uygun. 1.4 otomatik olan ise turbo karmaşasına girmek istemeyenlerin tercihi ama yakıt tüketimi biraz can sıkıcı olabilir, burada konfor hıza galip gelmiş. 1.0 t-gdi dct ise arabanın en atak, en canlı hali. turbo sayesinde gaza bastığınızda araba gerçekten yürüyor ama burada da dct şanzımanın doğasını bilmek gerekiyor. özetle yazar, i20'nin ne eksik ne fazla olduğunu, tam olarak amacına hizmet eden bir şehir faresi olduğunu belirtiyor.
hyundai i20’ye bakarken yapılan en büyük hata, arabayı olduğundan büyük veya olduğundan küçük görmek. bu araba ne “küçük diye geçiştirilecek” kadar basit, ne de fiyatı yükseldi diye bir anda büyü...
AI Özet: yazar emerson'dan alıntı yapıp aslında sadece nefes aldığımızı, hayatı yaşamak yerine rutinlere hapsolduğumuzu söylüyor. (bkz: hayatı ıskalamak) gibi takılmış.
her zaman yaşamaya hazırlanıyoruz ama asla yaşamıyoruz.r.w.emerson küçük bir not: yaşadığımız anlar muhakkak var...
AI Özet: yazar, the sopranos'un another toothpick bölümünün aslında dizinin genel kalitesini özetleyen felsefi bir derinliğe sahip olduğunu belirtiyor. olay şu; tony, hız sınırını aştığı için kendisini durduran bir polisi önce rüşvetle kandırmaya çalışıyor, olmayınca da gücünü konuşturup adamın hayatını kaydırıyor. sonra tesadüfen bu polisle karşılaşıyor ve adamın geçim derdine düşüp ek iş yaptığını görünce önce kibirleniyor, sonra da (bkz: vicdan azabı) yapıp adamla tekrar ilgilenmeye çalışıyor. ancak yazarın asıl dikkat çektiği nokta, polisin tony'nin uzattığı parayı ikinci kez reddetmesi. yazara göre tony'nin tüm dünya görüşü her insanın bir fiyatı olduğu üzerine kurulu. aşk, sadakat, hukuk gibi kavramlar onun için sadece parayla takas edilebilen metalar. dr. melfi'ye dürüst insanları övdüğü kadar, gerçek bir dürüstle karşılaşınca onu yozlaştırmaya çalışması tam bir ironi. polisin rüşveti reddetmesi, tony'nin hayatını üzerine kurduğu nihilist felsefeyi ve paranın mutlak gücü yanılgısını yerle bir ediyor. yazar, tony'nin polise acımadığını, sadece kendi içindeki canavarı susturup ahlaki bir arınma satın almaya çalıştığını söylüyor ama sonuç hüsran. yani tony, parayla satın alamayacağı bir iradenin varlığıyla yüzleşip aslında ne kadar çaresiz olduğunu anlıyor.
another toothpick bolumunun (s3xe5) felsefi dusuncesi cok derindir. tum dizinin kalitesini aslinda sadece bu bolumden bile cikartabiliriz.izleyenler icin bir hatirlatma yapalim, --- spoiler ---to...
AI Özet: yazar, 2. theodosius'un babası arcadius ve amcası honorius gibi tam bir fiyasko olmadığını, onların yanında nispeten daha yetenekli ve gayretli durduğunu belirtiyor. tabii bu durum "adam çok başarılıydı" demek değil, sadece diğerleri çok kötüydü şeklinde yorumlanabilir. çocuk yaşta tahta çıktığı için başlangıçta anthemius gibi akıllı bir bakanın ve ablası pulcheria'nın gölgesinde kalmış. özellikle anthemius'un yaptırdığı o devasa surlar (bkz: konstantinopolis surları) dönemin önemli işlerinden biri olarak öne çıkıyor. yazarın anlattığına göre, piskopos abdas'ın zerdüşt tapınağına zarar vermesiyle başlayan olaylar pers ile arası bozulmasına yol açmış. ancak theodosius bu krizden galip çıkmayı başararak seksen yıl sürecek bir barış dönemini başlatmış. batı tarafında ise amcası honorius'un beceriksizliği yüzünden işler iyice karışmış. yazar, theodosius'un batı imparatorluğunu tek çatı altında toplama fırsatını (bkz: fırsat kaçırmak) değerlendirmediğini, bunun yerine gaspçı john'u çok sert bir şekilde ortadan kaldırıp yerine iii. valentianus'u getirdiğini söylüyor. özetle yazar, theodosius'un çevresinin etkisi altında kaldığını ama yine de ailedeki diğer "aciz" üyelerden daha dişli olduğunu savunuyor.
408 ile 450 arası doğu roma imparatoru öncülü arcadius için roma tarihinin en pasif hükümdarlarından birisidir dersek yanılmayız. bu yeteneksiz imparator sürekli olarak kan dökücü bakanların ve e...
AI Özet: yazar, lise yıllarında bilecik'te arkadaş grubuyla gittiği babam ve oğlum filminin kendilerinde bıraktığı derin etkiyi anlatıyor. başlangıçta durumu biraz hafife aldıklarını, hatta bir arkadaşlarının dalga geçmek için yanına dört paket selpak aldığını belirtiyor. ancak film ilerledikçe ekipçe öyle bir pusuya düşmüşler ki, önce ağlamamak için birbirlerine karşı direnmişler, gözyaşlarını gizlemeye çalışmışlar. yazar, filmin duygusal yükünün artmasıyla oluşan o garip gerilimi ve salonun genelindeki hıçkırıkları tasvir ediyor. sonunda o meşhur sahneler gelince artık kimse tutamamış ve salya sümük ağlama evresine geçmişler. (bkz: duygusal çöküş) film sonrası dolmuşla dönerken normalde yaptıkları film kritiğini yapamadıklarını, çünkü herkesin kendi iç dünyasında babasıyla olan sorunlarıyla yüzleştiğini söylüyor. yazara göre film, anadolu'dan gelmiş gençlerin babalarıyla olan o soğuk ve mesafeli ilişkilerini, ördükleri duygusal duvarları tek taraflı olarak yerle bir etmiş. yani sadece bir film izlememişler, resmen toplu bir terapi seansına girmişler ama bunu birbirlerine itiraf edecek kadar açık olamamışlar.
arkadaşlarımla birlikte içerisine dahil olduğumuz insan tipi.film vizyona girdiğinde lisedeydik. arkadaş çevrem sinemaya düşkün bir topluluk olduğu için neredeyse her hafta sonu birkaç arkadaş to...
AI Özet: yazar, mülayim'in ömrü az kalmışken çektiği kredilerle yaptığı finansal manevraları ve bankayı nasıl ters köşe yaptığını anlatıyor. adamcağız tesis kurup bankayı borç batağına sürüklemiş, sonunda banka tesisi icradan ucuza kapatmak zorunda kalmış ama aslında mülayim'in kurnazlığına gelmiş. (bkz: finansal dehşet) yazarın gözünde mülayim, kurduğu işin başına bile geçmeyecek kadar rahat bir tip. ayrıca sahnelerdeki detaylara, özellikle sevil hemşire ve amorti kazım repliklerine bayılmış. dolmabahçe'deki tesisin arkasında beşiktaşlıların görünmesi gibi ince detayları da kaçırmamış. (bkz: mülayim sert)
6 ay ömrü kaldığını öğrenip 7 ay vadeli 2 milyon tl kredi çeken mülayim'e sağlık dosyalarının karışması şoku.ölmeyeceği belli olunca 2 milyon tl krediyi 7. ayın sonunda ödemesi gerekiyordu. ülkey...
AI Özet: yazar, çocuklara linet ismini koymadan önce sözlüğe bakılması gerektiğini savunuyor. çünkü kelimenin arapçadaki karşılığının ishal ve yumuşaklık olduğunu, eski gazetelerde bile bu anlamda kullanıldığını anlatıyor. (bkz: etimoloji) kasmadan anlatmış ki kelime kökeni kolayca akıp gitmekle alakalıymış. şarkıcı linet konusundaki kafa karışıklığını da hemen gideriyor; ibranicedeki anlamının keten bitkisiyle ilgili olduğunu, yani arapçadaki o tatsız anlamla bir alakası olmadığını belirtiyor. özetle, isim seçerken sözlük karıştırmak hayat kurtarır diyor.
çoluğa çocuğa linet ismi koymadan önce sözlüğe, diyelim şemsettin sami'nin kamûs-ı türkî'sine bakarsanız şu tanımı görürsünüz: - ar. yumuşaklık, mülayemet, inkıbazın zıddı, ishal: lineti olmak, l...
AI Özet: yazar kazanın hız ve dikkatsizlik yüzünden olduğunu söylüyor, polonyalıların genel olarak kaba olduğunu iddia edip (bkz: ön yargı) kasıyor.
kaza hakkında muhtemelen şöför aynadan bakıp uzakta olan audiyi gördü. dönerim dedi ama arkadaşla...
AI Özet: yazar, hollanda başbakanının sadece cinsel yönelimi yüzünden seçildiğini iddia edenlerin yanıldığını söylüyor. konut krizinden göçmen sorununa kadar bir sürü mevzu varken kimsenin sadece buna bakmayacağını belirtiyor. yani olay tamamen politikalarla alakalı, sebep sonuç ilişkisi kurmak bu kadar zor olmamalı diyor. (bkz: mantık hatası)
başbakanı gay olduğu için başbakan seçilmemiştir.bir seçim yapılmış, sonuçta biri başbakan olmuş. bu kişi de gay.başındaki kişi gay olduğu için d66'ya oy veren illa ki küçük bir azınlık vardır. a...
AI Özet: yazar arabasını satmak istemiş ama sitelemişi al satçılar ve galericilerle uğraşmaktan canı çıkmış. gelen tekliflerin yerlerde süründüğünü görünce (bkz: fırsatçılık) pes edip kurumsal bir firmaya yönelmiş. ekspertizle işi hızlıca çözüp parasını almış. özetle sitelemin asıl sahiplerinin al satçılar olduğunu iddia ederek durumu özetliyor.
yakın zamanda(dört ay önce) minibüs almak için arabamın birini satma ihtiyacım hasıl oldu. çektim fotoğrafları, ne var ne yoksa açıklamaya yazdım. fiyatı da birebir benzerlerinin ortalamasını ala...
AI Özet: yazar, güney amerika'nın en büyük medeniyetinin neden perulu dağlarda filizlendiği mevzusuna fena takılmış. olay şu; kıyı şeridi balık dolu ama soğuk akıntılar yüzünden resmen çöl, yani (bkz: tarım) yapmak imkansız. haliyle millet kıyıda takılamamış. asıl mevzu and dağları'ndaki o garip mikroklimada kopuyor. buralar öyle bizim bildiğimiz dik dağlar gibi değil, daha çok plato kıvamında olduğu için yüksek rakımlarda bile yaşamak mümkünmüş. yazar burada tibet platosu ile bir paralellik kuruyor. işin içine bir de hidrolik medeniyet teorisi giriyor; suyun kontrolü, kanal ve teras yapımı gibi işler merkezi bir otoriteyi, yani hiyerarşik bir yapıyı zorunlu kılmış. dağlardan akan kar sularını yönetenler, pamuk ve mısırı stoklayabilen bir bürokrat sınıfı yaratmış. üstelik alpaka ve lama gibi hayvanlar hem taşıma işini çözmüş hem de gübreleriyle 4200 metrede patates yetiştirmeyi mümkün kılmış. patatesin saklama kolaylığı da devasa bir orduyu beslemelerine yaramış. özetle yazar diyor ki; coğrafya kaderdir, inkalar da bu coğrafyayı (bkz: mühendislik) ve stratejiyle konuşturup zirveye oynamışlar. oksijensizlik ve uv ışınları olmasa herhalde 5000 metrede kinoa tarlaları kuracaklardı.
güney amerika'nın en büyük imparatorluğu ve medeniyeti neden arjantin düzlükleri ya da brezilya yağmur ormanlarından falan çıkmadı, yahut neden bu ülkenin sahil kesiminde değil de bu ülkenin 3800...
AI Özet: yazar, hardalın hem şifalı hem de kadim bir mevzu olduğunu düşünüp bu konuda bayağı bir kafa yormuş. özellikle türk sofralarında neden pek yer bulamadığını anlamaya çalışırken resmen dedektifliğe soyunmuş. (bkz: merak) seyahatnamelerden akademik makalelere kadar her yeri tarayıp mevzuyu derinlemesine araştırmış ama son zamanlarda iştahı kaçtığı için bu hevesi biraz sönmüş. yine de eskiden instagramda paylaştığı o tarihçe notlarını buraya bırakmış ki lazım olursa birileri faydalansın diye. kısaca hardal aşkıyla yanıp tutuşmuş.
bilinen en şifalı ve kadim bitkilerden birinin kendiyle aynı adı taşıyan sosu..hardal ile yolumuz hasbelkader kesiştikten sonra hakkında uzun bir dönem amatörce okumalar ve araştırmalar yaptım.. ...
AI Özet: yazar eskiden sevdiği insanların kusurlarını görmezden gelip onları kafasında idealize ediyormuş, yani aslında karşıdakine değil kendi yarattığı hayale aşık oluyormuş. sonra bu huyundan vazgeçince gerçeklerle yüzleşmiş ama dünya bir anda renksizleşmiş, insanlar (bkz: hayal kırıklığı) yaratmaya başlamış. zamanla bu duruma alışıp insanları oldukları gibi kabul etmeyi öğrenmiş. sonuçta çok az kişiyle gerçek bağ kurabilmiş, hatta önce hayvanlarla bunu başarmış. kısacası yazar, pembe gözlükleri çıkarıp gerçekliğin soğukluğuyla barışmış.
bir ara bağ kurma meselesine kafayı fena takmıştım. gecelerce uyumayı reddettim, karanlık saatler boyunca oturup düşündüm, düşündüm...ve bu konuda ufak tefek bazı sonuçlar elde ettim. eskiden her...
AI Özet: yazar diyor ki yaşlandıkça şarkının anlamı değişiyor, gelecek zamanla ilgili hayaller yerini pişmanlıklara bırakıyor. belli bir yaştan sonra dinlemek sigaradan daha tehlikeliymiş. (bkz: kalp ağrısı) resmen efkarlılık seviyesini arşa çıkarmış.
sanki yaş aldıkça bu enfes şarkının son bölümündeki zaman, simple future tense'den conditional perfect'e evrilip daha da kalp ağrıtır hale geliyor. şarkıyı belli bir yaşın üzerindekiler...
AI Özet: yazar, serdar akinan'ın youtube videosunda özgür özel'e yönelik yaptığı eleştirileri pekten beğenmemiş. serdar bey'in sadece konuşmanın içeriğine odaklanıp asıl mesele olan meclisteki atmosferi, olası gerginlikleri ve genel siyasi tabloyu ıskaladığını savunuyor. yazara göre özgür özel'in performansı gayet yerindeymiş ve serdar akinan'ın tecrübesine rağmen bu sefer dar bir pencereden baktığını düşünüyor. özellikle serdar bey'in kullandığı bazı küçümseyici ifadeleri hiç yakıştıramamış, siyasi eleştirinin dozunun kaçıp kişiselleştiğini belirtiyor. (bkz: vizyonsuzluk) özetle yazar, serdar bey'in analizini eksik buluyor ve olaylara daha geniş bir perspektiften bakması gerektiğini, aksi takdirde değerlendirmelerin yüzeysel kaldığını iddia ediyor. serdar bey'e hafiften sitem ederek durumu toparlamış.
bugünkü youtube videosunda özgür özel'i eleştirmişsin. zaten önüne gelen eleştiriyor. ama ekrem imamoğlu ve özgür özel'in bugüne kadar yaptıklarını yapan bir başka siyasetçi daha olmadı, bunu gör...
AI Özet: yazar, ziya paşa'nın sürgünvari suriye valiliği macerasını anlatıyor. adamcağız gitmiş orada ibn arabi'nin türbesini restore ettirmiş, kapısına da "beni bu işe layık gördün ey şeyh" tadında oldukça mütevazı ve manevi yönü ağır basan bir yazı yazdırmış. ama işin yönetim kısmı tam bir fiyasko. yazarın aktardığına göre paşa, bölge halkıyla hiç anlaşamamış, ne müslümanlarla ne de gayrimüslimlerle arası iyi olmamış. (bkz: yalnızlık) dönem diplomatı thomas jago'nun raporuna göre paşanın orada tek bir dostu bile yokmuş. hatta paşa, şamlıların ay tutulması sırasında canavarı kovmak için damlarda davul çalıp ateş etmelerine şok olmuş, halkın cehaleti karşısında hayretler içinde kalmış. sonuçta bu uyumsuzluk yüzünden üç buçuk ay sonra konya'ya sürülmüş. yazar, paşanın yolculukta donup yanmasına rağmen şam'dan kurtulduğu için aslında çok mutlu olduğunu, hatta namık kemal'in bu durumu resmen "suriye'den kaçmak" olarak tanımladığını belirtiyor.
kanun-ı esasi'nin ilanından kısa bir süre sonra sultan ikinci abdülhamit'in payitahttan uzaklaştırdığı isimlerden biri de ziya paşa'ydı. suriye valiliğine gönderilen ziya paşa'nın buradaki dikkat...
AI Özet: yazar, uçan süpürge film festivalinde izlediği silent friend filminin kendisini bayağı şaşırttığını ve çok beğendiğini söylüyor. filme dair yorumu biraz derin; çünkü yapım sadece bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda doğa, zaman, sonsuzluk ve varoluş gibi (bkz: felsefe) konularını da masaya yatırıyor. özellikle ağaçların ömrü üzerinden insanların gelip geçiciliğini ve sessizliğin içindeki iletişimi sorgulayan, katmanlı bir iş olduğunu belirtiyor. yani öylece izleyip geçilecek bir şey değil, bildiğin fenomenolojik bir deneyimle karşı karşıyayız. yazar, filmin olay örgüsünden bir kesite odaklanmış; botanik bahçesinde bilimle uğraşan bir kadınla, otların üzerine uzanıp rilke okuyan sıkkın bir adamın tuhaf ilişkisini anlatıyor. biri bilimle, diğeri edebiyatla ilgili ama aralarındaki kimya biraz sorunlu. adam, goethe'nin bitki çizimleriyle kadına yaklaşmaya çalışırken "biz burada bilim yapıyoruz" cevabıyla sert bir duvarla karşılaşıyor. yazarın dikkatini çeken nokta şu; kadın aslında adamı çekici buluyor ve ona yakınlaşmak istiyor ama bunu yaparken çok direkt bir yol seçiyor. adam ise bu mesafesizliğe ve doğrudanlığa gelemiyor, sürekli geri çekiliyor. sonunda kadının "benimle yatmak ister misin?" diye sorduğu o an, filmin sessizlik ve sinyal temalarıyla birleştiği nokta olarak öne çıkıyor. kısacası yazar, varoluşsal sancıları sevenlerin mutlaka izlemesi gerektiğini savunuyor.
çok çok güzel bir filmdi bence de, uçan süpürge film festivali kapsamındaki seçkide izledim ve mutlu bir şaşkınlık yaşadım. filmin genelini anlatmak ve yorumlamak benim açımdan kolay değil çünkü ...
AI Özet: yazar tidal albümündeki never is a promise şarkısının çok duru olduğunu söylüyor (bkz: fiona apple)
1996 tarihli tidal albümünün en iyilerinden biri de su gibi duru ve güzel olan never is a promi...
AI Özet: yazar, esnafın döner porsiyonlarını cimricilikten dolayı çok düşük tuttuğunu savunuyor. standart bir dönerde gramajın düşük olmasından dert yanıp, tesadüfen gittiği bir yerde karnını doyuran yabancı uyruklu işletmecinin cömertliğine şaşırıyor. yerli esnafın kâr hırsı yüzünden (bkz: cimrilik) mağdur olduğunu belirterek, döner porsiyonlarına asgari bir sınır gelmesi gerektiğini söylüyor.
bizim esnaf götünü verir, 60-80 gramdan fazlasını koymaz. yav kardeşim nedir sizdeki bu malzemeyi az koyma ibneliği? 1.000 tl lik döner yaptırsan ibne oğlu ibne yine az malzeme koyacak. yok abi o...
AI Özet: yazar nazan öncel'den beni düşün şarkısını bırakmış, (bkz: efkar) modunda takılıp duygularını paylaşmış.
beni düşünnazan öncel“hatıralar nereye tutunsun tutunacak bir dalı olsunolsun bana bu da yeterb...
AI Özet: yazar, person of interest dizisini hem bir polisiye hem de bilim kurgu hibriti olarak tanımlıyor. 2011-2016 yılları arasında yayınlanan bu yapımın arkasında jj abrams gibi sektörün şampiyonlar ligi kadrosu olduğunu belirtiyor. yazara göre dizi, klasik dedektiflik hikayelerinin modern çağa evrildiği o kritik geçiş dönemini temsil ediyor. eskiden cinayet çözülen polisiye türünün, artık süper güçlerin ve teknolojik imkanların devreye girdiği bir yapıya büründüğünü söylüyor. dizinin olay yerindeki cesetten değil, henüz cinayete uğramamış kişileri kurtarma fikrinden yola çıkmasını çok yaratıcı bulmuş. (bkz: yapay zeka) mevzusunu merkeze alan yapımda, bir bilgisayar programının süper güç, takım elbiseli adamın ise süper kahraman olarak konumlandırıldığını ifade ediyor. hatta bu dizinin etkisinin o kadar geniş olduğunu, behzat ç gibi yerli yapımlarda bile bazı benzerliklerin ve "selamların" olduğunu iddia ediyor. hedef kitlenin beyaz yakalılar olduğunu düşünen yazar, bilişim ve ajanlık detaylarının çok ince işlendiğine değiniyor. ayrıca aksiyon sahnelerindeki o ölümsüz karakterleri, mermilere kafa atan hallerini hafiften (bkz: polat alemdar) tarzı bir dinamizmle kıyaslayarak özetliyor. son olarak, gözetleme ve dinleme gibi ağır konuların ana akıma girişinde dizinin öncü bir rol oynadığını belirtiyor.
2011-2016 arasi bes mevsim, 103 bolum yayinlanmis meshur polisiye, aksiyon, suc, gerilim, kurgu-bilim tv dizisi. bolumler 43 dakika civari.basrollerde michael emerson, jim caviezel *, taraji hens...
AI Özet: yazar, prada'nın sadece çanta ve ayakkabı yapmadığını, meğerse uzay giysisi dünyasına da girdiğini anlatıyor. olay şu; nasa'nın ay görevleri için axiom space ile anlaştığı, axiom'un da işin içine prada'yı kattığı bir durum var. ama burada mevzu sadece şıklık veya marka prestiji değil, prada'nın malzeme mühendisliği ve kişiye özel üretim konusundaki uzmanlığı ön planda. özellikle lcvg denilen iç soğutma giysisi üzerinde durmuş. uzayda hava olmadığı için vücut kendi kendini soğutamıyormuş, bu yüzden astronotların pişmemesi için borularla soğuk su dolaştıran yüksek teknolojili bir iç çamaşırı gibi bir şey tasarlanmış. (bkz: uzayda terlemek)
yazarın belirttiğine göre bu yeni sistem, 60'lardaki apollo döneminin kıyafetlerini emekli edecek. prada burada mühendislik örgü teknolojisini kullanarak kıyafetin farklı bölgelerine farklı esneklik ve dayanıklılık kazandırmış; yani bildiğin çok gelişmiş bir sporcu kıyafeti gibi düşünmüş. ayrıca ay'daki mikrometeorit tehlikesine karşı balistik koruma katmanları da eklenmiş. artemis görevleriyle ay'ın güney kutbuna gidilecekmiş ve oradaki uç sıcaklık farklarıyla baş etmek için bu teknoloji şartmış. kısacası prada, astronotları hem serin tutup hem de dış etkenlerden koruyarak (bkz: yüksek moda) kavramını galaksiler arası bir seviyeye taşımış.
prada’nın tasarladığı uzay giysisiprada ve axiom haziran 2026’da, axemu uzay giysisinin en önemli parçası olan lcvg iç soğutma giysisini tanıttılar (artemis ıv görevinde kullanılmak üzere gelişti...
AI Özet: yazar, atilla taş'ın siyasi duruşunu ve tutumunu eleştiriyor; paraya tamah ettiğini ve (bkz: pragmatizm) yaptığını iddia ediyor.
gün itibariyle kılıçdaroğlu cephesinde yerini almış şarkıcı.chp'de olanlar kardeş kavgasıymış, ...
AI Özet: yazar, atwood'un odysseia'yı modern bir bakışla yeniden yorumlamasını pek beğenmemiş. mevzuya girerken yeniden yazma teorilerinden (bkz: #177574692) bahsediyor; kitabın konuyu koruyup biçimi değiştirdiğini ama bunu yaparken fazla didaktik takıldığını söylüyor. yani yazar diyor ki, kitap sürekli doğruyla yanlışı ayırmaya çalışırken edebi derinliği kaçırmış. özellikle helen ve penelope arasındaki ilişkiyi çok karikatürize bulmuş. orijinal mitlerde helen'in de bir kurban olduğunu ama burada sadece ilgi budalası bir tip olarak çizildiğini belirtiyor. ona göre ortada destansı bir hava yok, daha çok bir manifesto havası var. atwood'un yeteneğine saygı duysa da bu tarz konsept işlerde edebiyatı ikinci plana attığını düşünüyor. sonunda kendi tercihini koyuyor; günümüz değerlerini antik çağlara taşımaktansa, o devrin ruhunu bugüne getirmeyi daha çok seviyor (bkz: #174926129).
güçlü edebi anlatıları (ya da tarihsel anlatıları) çağımızın perspektifinden yeniden yazmak çok zor bir iş. sonuçta binlerce yıllık epik geleneğe meydan okumaya çalışıyorsunuz.bir yeniden yazma t...
AI Özet: yazar, michael filminin sonunda dijital platformlara düştüğünü müjdeleyerek başlıyor. film zaten lionsgate'i resmen ihya etmiş, 900 milyon dolar hasılatla şirketin gelmiş geçmiş en başarılı işi olmuş. yazarın gözü şimdi japonya'da; çünkü film orada 12 haziranda vizyona girecekmiş. japonların (bkz: michael jackson) sevdası malum, yazar bu sayede filmin bohemian rhapsody'yi geçip tüm zamanların en çok izlenen müzisyen biyografisi olacağını öngörüyor. hatta çıta yükselirse oppenheimer'ı bile tokatlayıp genel biyografi rekorunu kırabilirmiş. ayrıca japonya'daki tanıtım sergisinin şatafatına bayılmış, kostümlerden stüdyo detaylarına kadar her şeyin olduğu bu organizasyonu (bkz: şaşa ve debdebe) şeklinde tanımlıyor. türkiye'de böyle işlerin yapılmamasından dert yanıp filmin 1 milyar doları görüp görmeyeceğini merak ediyor.
bugün itibarıyla (9 haziran 2026) dijitale ve haliyle malum ortamlara düşmüş olan yılın hit filmi.kaçıranlar, hala sinemalarda gösterimde olmasına rağmen gidememiş ya da gitmemiş olanlar ve tekra...
AI Özet: yazar, playimdb'nin imdb ile alakası olmadığını ve sitenin güvenilirliğinden şüphe ettiğini söylüyor. (bkz: saçmalık) diyerek konunun burada olmasını da garipsemiş.
(bkz: #184273009) 09.06.2026 günü debe'ye giren bu entryde bahsedilen playimdb.com sitesinin imdb.com ile bir ilgisi...