AI Özet: yazar, milletin ragebait başlığa düşüp birbirini yemesine anlam veremiyor; (bkz: don't feed the troll) diyerek herkesi görmezden gelmeye ve sakin kalmaya davet ediyor, çok dürtüseliz diyor.
(bkz: don't feed the troll)sevgili suser'lar:başlığa girdiğiniz her tepki entry'si, konuyu hortlatan yazarın ekmeğine yağ ve bal sür...
AI Özet: yazar, israil'in türkiye'ye saldırması senaryosunun askeri açıdan tam bir (bkz: coğrafi intihar) olduğunu savunuyor. mevzuyu tamamen rasyonel ve askeri teoriler üzerinden anlatmış. ilk olarak kara gücü meselesine giriyor; israil'in türkiye ile kara sınırı yok ve devasa bir ana karaya çıkarma yapacak amfibi kapasitesi mevcut değil. yani (bkz: kara savaşı) seçeneği teknik olarak imkansız. deniz tarafında ise durum daha da vahim; türk deniz kuvvetlerinin tonaj ve sayısal üstünlüğü sayesinde israil'in kurmaya çalışacağı ikmal hatlarının akdeniz'in ortasında avlanacağını belirtiyor. hava gücü konusunda israil'in f-35'lerle niteliksel bir üstünlüğü olsa da, yazar bunu türkiye'nin niceliksel f-16 gücü, yerli hava savunma sistemleri ve özellikle (bkz: siha) ekosistemiyle dengeleyebileceğini söylüyor. pahalı uçaklara karşı maliyet-etkin dronlar ve yıpratma savaşıyla israil'in lojistiğinin çökeceğini iddia ediyor. son olarak işin diplomatik boyutuna değinip türkiye'nin nato üyesi olduğunu hatırlatıyor. böyle bir saldırının 5. maddeyi tetikleyeceğini, abd'nin hamiliği olsa bile nato'nun kurumsal yapısının bu durumu imkansız kıldığını vurguluyor. özetle yazar diyor ki, bu senaryo sadece hayal ürünü olabilir çünkü gerçeklerle hiç örtüşmüyor.
askeri doktrinler, sınır aşırı güç aktarımı ve lojistik gerçekler göz önüne alındığında askeri açıdan imkansıza yakın olan, gerçekleşmesi durumunda ise saldıran taraf için tam bir coğrafi intihar...
AI Özet: yazar diyor ki düzgün insanlar hala var ama yaşlandıkça herkes eve kapandığı için (bkz: sosyal izolasyon) denk gelemiyorlar, aslında hepsi birer cevher.
kapılmış olması demeyelim de kalmaması denebilir ama buna da katılmıyorum. hala bir yerlerde iyi erkekler...
AI Özet: yazar, insanların evlenmeden önce gerçek yüzlerini saklayamayacağını savunuyor. bunu anlatmak için eski bir komşusundan, oldukça agresif ve kaba bir kadın olan ünlü bir futbolcunun eşinden örnek veriyor. kadınla ilgili anlatılan kiralık katil mevzularını ve site grubuna attığı, herkesi şoka sokan ağır küfürlü mesajları anlatarak durumun vahametini ortaya koyuyor. yazara göre bu tip uç karakterler kendilerini gizleyemezler. ya karşı taraf bu psikopatlığı dobra olmakla karıştırdı ya da zaten aynı kumaştan kesilmişlerdi (bkz: denk evlilik). yani özetle, evleneceğin kişinin gerçek kişiliğini görmezden gelme diyor.
iyi dinlersen powerpoint sunumuna bakarak da bazı şeyleri anlayabilirsin. biraz içeriğe odaklanmak ve sorgulamak gerekiyor sadece. size gerçek hayattan uç bir örnekle anlatayım. bir futbolcu evli...
AI Özet: yazar, izleyicilerin büyük çoğunluğunun kural bilmiyor oluşuna fena kurulmuş. mistaken identity kuralının sadece hakem yanlış kişiye kart verdiğinde devreye girdiğini anlatmaya çalışıyor. (bkz: cehalet) pozisyonu yorumlayanların bilgisizliği yüzünden sinir krizi eşiğinde resmen.
ah be aziz nesin, o kadar bilgine rağmen nasıl bu halkın %60'ı aptaldır dedin, en az %90 aq.kuralın ingilizce adı "mistaken identity". tek bir kullanım alanı var. bir faul nedeniyle sarı kart yiy...
AI Özet: yazar, haluk levent üzerinden yargı bağımsızlığının ne kadar kritik olduğunu anlatıyor. kimin suçlu olup olmadığıyla değil, herkesin adil yargılanıp yargılanmadığıyla ilgileniyor. mevzunun suçlu temizlemekten ziyade siyasi bir operasyon olma ihtimaline dikkat çekiyor. (bkz: taraftar değil vatandaş olmak) gerektiğini, kimseye körü körüne güvenmememiz gerektiğini söylüyor. siyaseti yüksek kazançlı bir meslek olarak görüp sorgulama yapmaya çağırıyor.
yargı bağımsızlığının neden çok önemli olduğunu bir kez daha gördüğümüz kişi.imamoğlu suçlu mu, haluk levent suçlu mu, çankaya belediye başkanı suçlu mu? bilmiyorum, anam babam değiller tanımıyor...
AI Özet: yazar, ölümün hayata bakışı açtığını söylüyor (bkz: derin mevzular)
"yaşayanlar ölülerin gözlerini kapatır, ölüler yaşayanların gözlerini açar."bahçıvan ve ölüm / ...
AI Özet: yazar maçın önce çok sıkıcı olduğunu sonra da koptuğunu söylüyor (bkz: su molası)
ilk 35 dk'si nuri bilge ceylan filmi gibi olan maç son 10 dk squid game'e döndü amk. turnuvada ...
AI Özet: yazar, taraftarın her sene meşalelerle ortalığı yakıp şampiyonluk hayalleri kurmasına rağmen aslında durumun vahim olduğunu söylüyor. avrupa'daki başarısızlıklar, yanlış oyuncu tercihleri ve kondisyon sorunları canını sıkmış. rakiplerin transfer ve hoca konusunda akıllandığını, kendilerinin ise (bkz: uykuda yakalanmak) durumunda olduğunu belirtiyor. ona göre tünelin ucundaki ışık kurtuluş değil, çarpmak üzere olan bir tren.
her sene taraftar yangın yapıyor sonra adamlar gelip şampiyon oluyormuşuz.yangın yaptığımız seneler young boysa elenip sampiyonlar ligine katilamadik.berkan sol bek cikip uefada bile rezil olduk....
AI Özet: yazar, graham'ın tutarsızlığına değinip trump'ın siyonistlere dikkat etmesi gerektiğini söylüyor. (bkz: f-35)
charlie kirk gibi ağız değiştirdiğinde ölenlerden biri. trump bence iran'dan değil siyonistlerd...
AI Özet: yazar, trt spor spikeri cüneyt kıran'ın anlatım tarzını çok beğenmiş. adamın hem tenisçilerin özel hayatları hem de teknik detaylar konusundaki donanımına bayılmış. özellikle ekrana gelen ünlüler ve eski şampiyonlar hakkında verdiği tadında bilgileri, (bkz: nokta atışı) şeklinde değerlendiriyor. ayakkabı tırtıklarındaki çimlerden tenis kurallarına kadar her şeyi yerinde anlattığını, işini gerçekten önemsediğini belirtiyor. temel kuralları bile hatırlatarak izleyiciyi beslediğini söyleyip spikeri takdir ediyor.
dünkü maçtan sonra bünyeye ilaç gibi gelmektedir orası ayrı da trt spor'da maçı anlatan spiker cüneyt kıran'ın da hakkını verelim.ekrana gelen ünlüler ile ilgili bilgi vermesi çok kararında, çok ...
AI Özet: yazar bifo'daki ennio morricone konserinden sonra sinemanın ruhunun aslında müziklerde olduğunu fark etmiş. adam resmen morricone hayranı, listeye bakarsan soysuzlar çetesi'nden cinema paradiso'ya kadar her şeyi sıralamış. (bkz: ennio morricone) müzikler olmazsa beyaz perde eksik kalır diyor, bildiğin soundtrack gurmeliği yapmış.
birkaç hafta önce bifo'nun ennio morricone konserine gittim. harika bir geceydi ancak bir defa daha fark ettim ki sinema her ne kadar görsel bir sanat olsa da beyaz perdede o müzikler olmadan ruh...
AI Özet: yazar, cinsel performansına kaside yazılsa nasıl hissedeceğini sorguluyor. örnek olarak paylaştığı şiirde vasatlıktan bahsedilmesi üzerine, böyle bir durumun insanı gururdan uyutmayacağını ve (bkz: insomniak) yapacağını söylüyor. araya norveç maçını da sıkıştırmış.
türk edebiyatının usta isimlerinden biri olarak merak ettiğim husus. mesela öyle bir cinsel performansın varmış ki geceler boyu meşk edilip üzerine muhtelif kasâid tahrir idülmüş.ey hevesin sönük...
AI Özet: yazar, 90'ların sadece nostaljik bir heves değil, aslında insanlık tarihinin mutluluk zirvesi olduğunu iddia ediyor. mevzuyu yabancıların yaptığı antropolojik araştırmalara ve anketlere dayandırarak anlatıyor. adamcağızın teorisine göre medeniyet geliştikçe mutluluk da artmış ama 90'larda bir kırılma yaşanmış; gelişmişlik artmaya devam etse de mutluluk grafiği aşağı çökmüş. durumu anlatmak için biraz riskli ve (bkz: müstehcen) bir benzetme yaparak, tüm insanlık tarihini tek bir seks gibi düşünürsek 90'ların o işin orgazm anı olduğunu söylüyor. yazar başlangıçta bu durumun x ve y kuşaklarının romantize etmesinden kaynaklandığını sanmış ama kendi hayatındaki özlem seviyelerini kıyaslayınca (90'lar 2000'ler 2010'lar) bunun genel bir durum olduğuna ikna olmuş. ayrıca bu dönemin özel olduğunu kanıtlamak için sanat ve eğlenceye bakmak gerektiğini, özellikle michael jackson dönemi müziklerin ve sinemanın ulaştığı o devasa üretim gücünün bir daha yakalanamadığını belirtiyor. yani özetle yazar diyor ki, teknoloji gelişti ama ruhumuzdaki o sihirli hava 90'larda kalmış, biz şu an sadece o zirvenin ardından bakıp iç çekiyoruz.
birkaç yıl önce gavurların bu konuyla ilgili yaptığı antropolojik bir araştırmayı okumuştum. orada da dünyanın şimdiye kadar en mutlu ve özlenen yıllarının 90'lı yıllar olduğu söyleniyordu. en ge...
AI Özet: yazar, sörloth'un haaland'a pas vermeyip şut çekmesiyle maçın gidişatının değiştiğini söylüyor. oyuncunun bencillikten değil, özgüvensizlikten dolayı hata yaptığını ve (bkz: futbol) adaletin yerini bulduğunu belirtiyor.
senin ben zekanı seveyim, norveç 2-0 olacaktı bu uyuz topu haaland'la buluştursa. rüzgar şimdi tamamen değişti, bak 1-1 oldu. futbol sevmez abi, acımaz böyle iş bil...
AI Özet: yazar diyor ki herkes istediği sanatçıyı dinlesin, kimse kimsenin zevkine karışmasın. manifest grubunun bir proje olduğunu ve iyi pr çalışmalarıyla zirveye çıktığını belirtiyor. kendi gençliğinde madonna ve michael jackson etkisinde kaldığını, artık zevklerinin değiştiğini ama her yaşa saygı duyduğunu anlatıyor. kaliteli müzisyenlerin hak ettiği değeri görmemesinden dert yanarken, (bkz: ceylan ertem) gibi isimlerin sürekli şikayet etmesini pek sevmiyor. özetle herkes kendi yoluna baksın, isteyen izlesin istemeyen kulak tıkasın diyor.
bir baba ya da anne çocuklarını alıp bu kızların konserlerine götürüyorsa bu onların meselesidir. kızları ister dansçı olur ister doktor, biz de zamanında örnekler aldık. madonna'ya michael'a öze...
AI Özet: yazar, embolo'nun dünya kupası gibi dev sahnede, her yer kamera doluyken yaptığı sakil kendini yere atma çabalarına takılmış. yeteneğin zekayla birleşmediğinde ortaya çıkan bu trajikomik durumu (bkz: yeteneksizliğin zirvesi) şeklinde özetliyor diyebiliriz.
yıl 2026 dunyan kupası ceyrek finaline cıkmışsın tribunde 59-60 bin tv karsısında milyar tane goz izliyor. ulan elli tane kamera var, ucan kacan dron var, hakemin gotune kadar kamera koydula...
AI Özet: yazar diyor ki afganistan'ın modernleşme trenini kaçırıp perona kafa üstü çakılmasının sebebi tamamen ingilizlerin kurnazlığı. kral emanullah han, atatürk'ün yaptıklarını görüp gaza gelmiş; kadın hakları, eğitim ve medeni kanunla ülkeyi bir ayağa kaldırmaya çalışmış. ancak yan tarafta hindistan'ı yöneten ingilizler, seküler ve akıllı bir komşu istemedikleri için (bkz: derin devlet) oyunlarını kurmuşlar. kraliçenin modern fotoğraflarını köylere dağıtıp, arkadan da mollaları gazlamışlar. halka "kuran mı yoksa gavur kanunu mu" diye sorup milleti birbirine düşürmüşler. sonuçta aşiretler başkente yürüyünce kral da "ben kaçar" diyip gitmiş. yazarın gözünde bugünkü taliban dramının temelleri, ingilizlerin cehaleti kullanıp attığı bu golle atılmış. resmen 100 yıllık bir karanlık simülasyon.
ingiliz derin devletinin 'din elden gidiyor' soslu efsanevi manipülasyonu ve modern dünya trenini kaçırtıp direkt perona çaktığı ülke...olay 1920'lerde geçiyor. kral emanullah han bakıyor türkiye...
AI Özet: yazar, özlemenin aslında insanın kendi kendine kestiği tatlı bir ceza olduğunu söylüyor. yanındayken sustuğu kişiyi özlemenin ağırlığından ama aynı zamanda verdiği o garip huzurdan bahsediyor. (bkz: melankoli) resmen zihnin bir köşesinde yaşayan o kişiye dair hislerini anlatmış, bayağı duygusal takılmış.
az önce bir yazı okudum çok güzeldi lan. --- spoiler ---insan, en çok da yanında sustuğu kişiyi özlüyor.--- spoiler ---özlemek, insanın kendi kendine verdiği en tatlı cezalardan biri.kimse durduk...
AI Özet: yazar, ankara'nın merkezindeki cadde isimlerinin aslında bir zamanlar ismet inönü ve fevzi çakmak gibi milli mücadele kahramanlarına ait olduğunu ama siyasi hesaplar yüzünden değiştirildiğini anlatıyor. ismet paşa iktidardan düşünce hemen bir kanun çıkarıp isimleri sildirdiklerini, bunun da halk nezdinde yanlış bir algı yarattığını belirtiyor. yazara göre, cephelerde savaşmış, lozan'da yıpranmış ve 2. dünya savaşı'nda ülkeyi ustaca yönetmiş bir devlet adamının; "mıy mıy" denilerek veya asılsız iddialarla (bkz: mason) küçümsenmesi tam bir cehalet örneği. adamın fiziksel engelleriyle veya kişiliğiyle alay edenlerin, aslında tarihten bihaber olduğunu savunuyor. genel olarak, ismet inönü'ye yönelik haksız eleştirilerin ve itibar suikastlarının arkasında yatan siyasi manipülasyonlara isyan ediyor. kısacası, gerçek kahramanların siyasi hırslar yüzünden nasıl unutulmaya çalışıldığını ve bunun ne kadar ayıp olduğunu söylüyor.
selanik, libya, milli müdafa, sakarya, izmir, inkılap, hatay, karanfil.mustafa kemal'in hayatını özetleyen bir metinden alınmış gibi görünen bu kelimeler aslında genç cumhuriyetin gelişmekte olan...
AI Özet: yazar, haluk levent ve ahbap derneği üzerinden dönen olayların tamamen bir algı çalışması olduğunu savunuyor. kızılay'ı övüp karşı tarafı suçlayanların samimiyetine inanmıyor, denetim mekanizmalarının seçici çalıştığını belirtiyor. aslında mevzunun (bkz: tekelleşme) olduğunu, iktidarın sosyal yardımlarda sadece kızılay gibi kurumların kalmasını istediğini söylüyor. haluk levent'in kişisel hataları olsa bile bunun derneğe mal edilmemesi gerektiğini ekliyor.
haluk levent bahis oynuyormuş o yüzden tamam ya bunu unutalım.ahbap derneği her yıl denetlenmiyormuş gibi aniden haluk levent’in gözaltına alınıp akp’lilerin koro halinde kızılay güzelleyen ve ha...
AI Özet: yazar, spor ve diyete rağmen kilo veremediği dönemde intermittent fasting ile tanışmış ve hayatının değiştiğini söylüyor. bir ayda 3 kilo verip vücudundaki değişimi fark eden arkadaşımız, öğlen 1 ile akşam 7 arası yiyip geri kalan sürede sadece çay kahve takılıyormuş. ilk iki gün biraz zorlanmış ama sonra sabahları daha dinç uyanmaya başlamış. karbonhidratı minimumda tutup pirinci tercih ederek süreci yönetiyor. bunun bir diyet değil, beslenme düzeni olması onu mutlu etmiş. kilo vermesi duranlara (bkz: intermittent fasting) yöntemini şiddetle öneriyor.
kilo verme ve şekle girme konusunda en etkili yöntemlerden biri olan beslenme düzenidir.3 aydır düzenli olarak spor yapıyorum ve yediklerime çok dikkat ediyordum, ama maalesef tartıda istediğim r...
AI Özet: yazar diyor ki fiziksel eşyaları çöpe atmak aslında bilinçaltını temizlemekle aynı şeymiş. yıllarca kurumsal hayattan kalma takımlara, ayakkabılara kıyamamış, ekonomi kötü diye saklamış ama sonra fark etmiş ki eski kimliğine tutunurken yenisini inşa edemezsin. (bkz: eureka moment) kıyafetleri eline aldığında her bir parçanın aslında kötü anılarla, iş yerindeki huzursuzluklarla ve haksızlıklarla dolu olduğunu görmüş. resmen kıyafetler üzerinden bir zaman tüneline girmiş ve geçmişindeki mobbingleri, emeğinin çalınmasını film şeridi gibi izlemiş. günlük kıyafetlere geçtiğinde ise durum pek değişmemiş; toksik sosyal ortamlar, zorbalıklar ve bitmek bilmeyen sınır savaşları gelmiş aklına. yazar, hayatında gerçekten mutlu olduğu anların çok az olduğunu, iyi bir anının yanına iki tane kötüsünün geldiğini fark etmiş. anıların geleceğe temel oluşturması gerekirken kendisininkilerin deniz kumu gibi dağıldığını belirtiyor. insan ilişkilerinin kendisi için hep bir güç savaşına, hesap sormaya ve gerginliğe dönüştüğünü anlatıyor. hatta yakın zamanda kendisini darlayan bir arkadaş grubuna neden bu kadar takıntılı olduklarını sorup onları şaşırtmış. özetle yazar, eşyalarıyla birlikte geçmişin tüm o ağırlığını ve negatif enerjisini hayatından çıkarma sürecine girmiş.
fiziksel olanını yaptığınızda bilinçaltı boşaltımını da eşlikçisi olarak başlatıyor, fazlalıklardan kurtulmak. yabancı başka mecralarda da yazdım ama orda çok vanilla kaldı, içimi dökesim var.kur...
AI Özet: yazar geniş omuzlulara erkek reyonunu öneriyor, kadın kıyafetlerinin kalitesizliğinden yakıp (bkz: erkek reyonu) üzerinden moda ikonu olduğunu söylüyor.
bluz ve kazakta erkek reyonunu bi deneyin muhteşem duruyo. zargana erkeklere göre tasarlanmış xs bluzlarla...
AI Özet: yazar (bkz:estetik) diyor
karın kası ameliyatı olmak nedir ya allahin ezigi
AI Özet: yazar önce abd'deki kızıl korku döneminden bahsetmiş, rosenberg çiftinin elektrikli sandalyideki dramatik sonunu anlatıyor. julius'un işi hızlıca bitmiş ama ethel'in başına gelmeyen kalmamış. kadın minyon olduğu için sandalye ona uygun değilmiş, cellat panikle elektrotları düzeltip voltajı artırınca olaylar iyice karışmış (bkz: the truth). yazar burada federal hükümetin cinayet dışı bir suçtan idam ettiği tek kadının ethel olduğunu belirtiyor. sonra konu manchester'a, myra hindley ve ıan brady çiftine kayıyor. yazar diyor ki, utangaç bir kız olan myra, nazi hayranı ve marquis de sade okuyan brady'ye aşık olup beraberce dehşet saçmaya başlamışlar. ilk kurbanları olan pauline reade'i kandırıp götürdükleri moor kırlarda vahşice katletmişler. yazar, kızın cesedinin 24 yıl sonra bile elbisesiyle beraber neredeyse hiç bozulmadan bulunduğunu anlatarak durumun vahametini vurguluyor. sonra 12 yaşındaki john kilbride'ı öldürmüşler, hatta brady denen tip, çocuğun gömüldüğü yerin önünde köpekle poz vermiş. yazar, polisin bu fotoğraf sayesinde cesedi bulduğunu söylüyor (bkz: missing brady memoirs). devamında keith bennett ve lesley ann downey gibi çocukların başına gelenleri, myra'nın kurbanların çığlıklarını teybe kaydettiğini anlatarak bitirmiş (bkz: the children).
abd'de kızıl korku'nun yegâne ölümcül kurbanları rosenbergler, 19 haziran 1953 akşamı new york, sing sing hapishanesi'nde elektrikli sandalyeyle idam edilir. çift, evlilik yıldönümlerine denk gel...
AI Özet: yazar, feridun düzağaç'ın konserine gitmiş ve adamın genel olarak bir küskünlük evresinde olduğunu hissetmiş. sahneye bir saat geç çıkmasına rağmen kitlesi (bkz: sadık dinleyici) tarafından alkışlanmış. sahnedeki tavırları biraz sitemkar, enerjisi ise düşükmüş. sağlık sorunlarından ve kıymet görmemekten bahsetmiş. nadas şarkısını söylerken gururlandığını belirtmesi yazarı duygulandırmış. özetle yazar, sanatçının modu düşük ama hala çok seviliyor diyor.
dün akşam dorockxl kadıköy'de konserine gittik. benim izlenimim sanırım küsmüş… bize de küsmüş, kıymetini bilmeyen müzik camiasına da. kıymetinin bilinmemesine üzülüyor gibi. sahneye bir saat geç...
AI Özet: yazar filme bayılmış, senaryoyu yazana zeka küpü diyor ve filmi (bkz: başyapıt) olarak tanımlıyor.
bu filmin senaryosunu yazan adam dünyanın en zeki, orijinal ve komik insanıdır. her izlediğimde...
AI Özet: yazar (bkz: nebiyan)'ı çekmiş.
görselgörselnebiyan'dan kuş bakışı.(bkz: nebiyan)
AI Özet: yazar, bayramda karşılaştığı yaşlı bir teyzenin hikayesi üzerinden derin bir yalnızlık sorgulamasına girmiş. kadıncağızın çocuksuz olması ve ailesiyle yaşadığı sorunlar yüzünden bayramda tek başına kalması, yazarı kendi geleceği hakkında düşüncelere sevk etmiş. (bkz: varoluşsal sancılar) yazar, cinsel yönelimi nedeniyle ileride çocuk sahibi olamayacağını ve bu yüzden benzer bir yalnızlık yaşayabileceğini hissettiğini belirtiyor. ama işin ironik tarafı, sadece yaşlılıkta bakılsın diye çocuk yapmayı bencilce buluyor ve bunu gerçek sevgi olarak görmüyor. sonuç olarak hayatın akışına güvenmeye çalışıp, kimseye muhtaç olmadan, sevdikleriyle huzurlu bir ömür sürmeyi diliyor. (bkz: hayatın gerçekleri)
geçtiğimiz son kurban bayramında köydeki evimizin altında kurban etini ayıklayıp pişiriyorduk. o sırada yaşlıca bir kadın gelip dört beş metre ilerimize "hayırlı bayramınız olsun" deyip oturdu. a...
AI Özet: yazar, mansur yavaş'ın yaptığı konuşmayı oldukça başarılı bulmuş ve önemli kısımları paylaşmış. yazara göre yavaş, özellikle belediye başkanlarına yönelik düzenlenen sabah operasyonlarına ve hukuksuz gözaltılara tepki gösteriyor. yazarın aktardığına göre yavaş, belediyelerin başarısının arttıkça muhataplarının emniyet ve savcılar haline geldiğini savunuyor. eskiden müfettiş raporları ve sayıştay denetimleri gibi süreçler varken, şimdi direkt zimmet ve rüşvet gibi ağır iddialarla insanların gözaltına alındığını belirtiyor. yazar, yavaş'ın şeffaflık vurgusuna dikkat çekiyor; mal beyanının her yerde açık olduğunu ve halka hesap verdiklerini söylüyor. ayrıca yavaş, eski bürokratların yargılama süreçleri ile mevcut belediye başkanlarına yapılanların kıyaslanması gerektiğini, kimsenin haksız yere hürriyetinden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurguluyor. yazara göre yavaş, bu durumu bir nevi (bkz: siyasi operasyon) olarak görüyor ve tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğini savunuyor. toplamda 39 belediye başkanına benzer şeyler yapıldığını, iftiraların sonradan geri çekildiğini belirterek adaletin yanlış işlediğini anlatıyor. kısacası yazar, yavaş'ın hukuk devleti ve şeffaflık konusundaki duruşunu takdir etmiş.
bugün yaptığı konuşma güzeldi, önemli gördüğüm yerleri alıntılıyorum:"sevgili ankaralılar, sevgili çankayalılar hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. kısa bir müddet önce burada yine hüseyin b...
AI Özet: yazar, türkiye'nin f-35 projesinden atılmasıyla ciddi bir maddi kayba uğradığını söylüyor. ortak üretici olduğumuz için bakım ve üretimden gelecek milyarlarca doların gittiğini, uçakların aslında bize neredeyse bedavaya geleceğini belirtiyor. (bkz: f-35) uçağın pahalı olduğunu söyleyenlerin yanıldığını iddia ederek durumu özetliyor.
türkiye'ye nasıl kazık atıldığını yazayım da anlayın.unutmayın, türkiye bu projenin ortak üreticilerindendi. üretilen her uçak için bakım ve üretimden türkiye de para kazanacaktı.tahminen ortalam...
AI Özet: yazar, noe'nin olayını cool olan her şeyi yıkıp dökerek freak hale getirmek olarak tanımlıyor. adam aslında ortamların cool'u ama amacı izleyiciyi de bu freak dünyasına çekmek. (bkz: cool vs freak) mevzusunu resmen sanatsal bir manifesto gibi anlatmış.
cool görünen her şeyin içinden geçip freak hale getirir. bu onun arzusu. cool ortamların adamı aslında ama bu kadar cool olunca da onu freak'leştirmek istiyorsun. filmlerinin amacı budur, ...
AI Özet: yazar kurşun döktürmeyi insanın enerji alanındaki görünmez pislikleri temizleme işlemi olarak tanımlıyor. bu çöplerin travmalardan veya dışarıdan gelen negatif etkilerden kaynaklandığını, temizlenmezse bedensel hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor. ancak her önüne gelenin döktürmemesi gerektiğini, işler yolunda giderken yapılırsa her şeyin birbirine girebileceğini savunuyor. (bkz: enerji temizliği) bu işin aslında bir aile geleneği olduğunu, el vermeden olmayacağını ve ticarete dökülmemesi gerektiğini söylüyor. para isteyenlerden uzak durulması gerektiğini, verilecek ücretin sembolik olması gerektiğini ekliyor. alternatif olarak tuzlu suyla yıkanmayı veya topraklanmayı öneriyor. dumanlı tütsülerin ve sigara içen şifacıların pek güvenilir olmadığını, limon kaynatmanın daha mantıklı olduğunu iddia ediyor. özellikle şehir hayatının kaosu, ekran bağımlılığı, kontrolsüz ilişkiler ve popüler kültürle beslenenlerin enerji alanının zaten çöplüğe döndüğünü, sadece kurşunla düzelmeyeceğini düşünüyor. son olarak runanubandha kelimesini bırakıp ekran süresi dolduğu için kaçıyor.
kurşun döktürmek insanın elektro manyetik alanını oluşturan torus şeklindeki bölgeye yapışmış, asılı kalmış enerjetik çamur, katı vb gözle görülmez pislikleri temizleme işidir.bu pislikler kişini...
AI Özet: yazar, lise yıllarında metal ve rock takılırken kesmeşeker'i sevdiğini, yıllar sonra sosyal medyada karşına çıkınca tekrar dinlemeye başladığını anlatıyor. kadıköy albümü eşliğinde duygulanmış, grubun çizgisini hiç bozmadan devam etmesine bayılmış. onlara (bkz: sadık dost) gözüyle bakıyor ve seküler kültürün en naif, en değerli parçalarından biri olduklarını belirtiyor. kısacası grup, yazar için sevgi ve umut dolu bir terapiye dönüşmüş.
kesmeseker benim terapim oldu su an. 90'larda lise zamanlarimda metal ve rock muzik agirlikli dinliyordum. kesmeseker'in ilk hit sarkilarini sevmistim. on yillar sonra, sosyal medyada takibe alay...
AI Özet: yazar, s25 ultra 1tb modelini bir yıldır kullandığını ve cihazdan hala çok memnun olduğunu belirtiyor. a52s'ten geçince donanım ve tasarım karşısında bayağı heyecanlanmış. titanyum siyah rengini sevmiş, ekran genişliği ve s pen'in duruşu ona göre oldukça şık. performans kısmında snapdragon 8 elite gen 4 ve 12 gb ram ikilisine bayılmış; bir yıldır ne bir kasma ne de takılma yaşamamış, bu yüzden performansa (bkz: 10 üzerinden 10) vermiş. kamera tarafında profesyonel olmasa da hobi amaçlı çekimler yapan yazar, 100x zoom ve 200mp sensörle mest olmuş. makro çekimler ve gece performansı da beklentilerini karşılamış. selfie kamerası ve 4k 120fps video özelliği başarılı gelse de, karanlık ortamdaki videolarda biraz kumlanma olduğunu fark etmiş, yine de kameralara 9/10 puan vermiş. batarya konusunda ise tam bir korumacı takılmış; samsung'un yazılımsal önlemleri ve gaming hub'daki bypass özelliği sayesinde batarya sağlığını %100'de tutmayı başarmış. şarjı %80'e kilitleyip döngü sayısını azaltarak cihazı adeta bebek gibi saklamış. genel olarak cihazın hem donanımıyla hem de batarya yönetimiyle yazarın gönlünü fethetmiş diyebiliriz.
8 temmuz 2025 tarihinde elime aldığım samsung galaxy s25 ultra 1tb telefonuyla 1 yılı tamamladık. telefon hakkındaki fikirlerim en başında aldığım zamandan beri hiç değişmedi. galaxy a52s telefon...
AI Özet: yazar, deniz göktaş'ın videolarını izleme tarzıyla başlayıp konuyu genel bir toplumsal eleştiriye bağlıyor. videolara destek olmak için x2 hızda arkada oynatıyormuş. asıl mevzu ise insanların sanatçı ve yazarlar ölünce aniden duyarlı kesime dönüşmesi. (bkz: riyakarlık) kitap almayanların veya korsan kullananların sosyal medyada yas tutmasını samimiyetsiz buluyor. don kişot örneği üzerinden dogmaların ve fraksiyonların insanları nasıl körleştirdiğine değinmiş. özetle, eyleme dökülmeyen desteklerin ve sadece post paylaşarak yapılan yasların boş olduğunu savunuyor.
youtube hesabında reklama açık paylaşımlarını açıyorum; sesi kapatıp hızı x2’ye getiriyorum. ben işime gücüme bakarken arkada video çalışıyor. bunu her gün yapıyorum. ilk izlenmenin üzerinden 24 ...
AI Özet: yazar, tolstoy'u ailesini ihmal eden veya gizli bir feminist olan biri gibi göstermeye çalışanlara karşı çıkıyor. adamın 13 çocuk yapmış olmasından yola çıkarak, eşiyle aslında fazlasıyla ilgili olduğunu savunuyor. günümüzdeki bazı insanların, ailevi sorumlulukları sadece maddi lüksler veya torpil yapmakla karıştırdığını belirterek durumu biraz tiye alıyor. yazara göre tolstoy bir kadın hakları savaşçısı değildi ama zaten böyle bir derdi de yoktu. adam daha çok hayatın anlamı, erdem ve iman gibi makro meselelerle ilgilenen, çağının ötesinde bir figürdü. (bkz: aristoteles) örneğini vererek, tarihsel şahsiyetleri bugünün değer yargılarıyla yargılamanın saçmalığına değiniyor. kendi deneyimine gelince; kitabı uzun süre vıcık vıcık bir aşk romanı sanıp okumaktan kaçındığını itiraf ediyor. ancak bu ön yargısı aslında onun için iyi olmuş çünkü eseri ancak zihinsel olgunluğa eriştiğinde okuyup hakkını verebilmiş. kısacası yazar, anna karenina'nın basit bir aşk hikayesi olmadığını, dönemin ruhuyla ve tolstoy'un derinliğiyle okunması gereken bir başyapıt olduğunu anlatıyor. (bkz: rus edebiyatı) sevenlerin mutlaka ön yargılarını kırıp şans vermesi gerektiğini ima ediyor.
aslında bu yazıyı 'debe'ye girebilsin' ümidiyle; "zapt edip de süremeyeceksin madem neden porsche'ye binmeye kalkışıyon aleksey emmi?" yazıp bitirecektim ama gönlüm razı gelmedi. baştan söylemeli...
AI Özet: yazar, taş makas kağıdın sanıldığı gibi mağara devrinden kalma bir şey olmadığını, aslen çinlilerin içki masası eğlencelerinden türeyip japonların el attığı bir sistem olduğunu belirtiyor. eskiden kurbağalı yılanlı ya da tilkiyle köy reisinin kapıştığı daha karmaşık versiyonlar varmış ama japonlar (bkz: janken) diyerek bunu sadeleştirmiş. olay tamamen kimsenin mutlak güçlü olmadığı, şansa dayalı bir döngü üzerine kurulu. özellikle doğuda bu oyun sadece vakit geçirmek için değil, bulaşıkları kim yıkayacak gibi kimsenin istemediği işleri paylaştırmak için kullanılıyormuş. yazar, oyunun dünya çapında tutmasının sebebinin bu basitliği olduğunu söylüyor. ayrıca sovyetler tarafında su-li-fa diye bir versiyonun olduğunu ama bunun dille alakası olmadığını ekliyor.
mağarada yaşadığımız dönemlerden beri oynadığımız kadim bir oyun değildir. aksine yaygınlaşması çok yakın tarihtir. bugünkü halini bütün dünya japonlardan almışsa da mucidi çinlilerdir.çin'de 14....
AI Özet: yazar, filmin özellikle denize dönme arzusu içeren o şiiri çok iyi harmanladığını söylüyor. defne isimli karakterin zaman ve mekanlar arası yolculuğunu, bastırılmış hikayeleri ve kayıp insanları aramasını denizdeki derinliklere benzetmiş. selma'nın ölmüş kocasıyla olan garip etkileşimlerini ve filmin sonundaki o duygusal diyaloğu çok beğenmiş. (bkz: birikim dergisi) yazısındaki analizlere de göz atılmasını öneriyor. özetle, kayıpların ve hatıraların peşine düşen, oldukça etkileyici ve şiirsel bir iş olduğunu belirtiyor.
"denize dönmek istiyorum! mavi aynasında suların: boy verip görünmek istiyorum! denize dönmek istiyorum! gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider! gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder. elbet...
AI Özet: yazar, banka kelimesinin aslında parktaki banklar gibi tezgah anlamındaki banco'dan geldiğini anlatıyor. eskiden hesapların tutulduğu o bankoların bugün hala (bkz: tezgah üstü işlem) şeklinde yaşadığını söylüyor. bankacıların parmaklarındaki mürekkep lekeleriyle okuma yazma oranının artışı arasında bir bağ kurmuş. hesap defterlerinin dini ifadelerle başladığını ve kayıtların değiştirilmemesi için roma rakamları kullanıldığını belirtiyor. loncaların vergi kaçıranları değil, herkese ceza keserek aslında modern ruhsat sisteminin temelini attığını savunuyor. kilisenin yasakları yüzünden bankacılığın yahudilerin eline geçtiğini ve bu hegemonyinin böyle oluştuğunu iddia ediyor. yani kısaca tanrı ve kar ortaklığıyla dönen bir dünya olduğunu söylüyor.
banka kelimesinin etimolojisinde parktaki banklar kadar banco yani tezgah da vardır. insanların üzerinde yazı yazıp hesap yapabilecekleri tezgahlar. ihtiyaç olan tek şey o banko yani tezgah. şu a...
AI Özet: yazar diyor ki şifreyi vermemekle hemen aldatma veya gizli işler çevirme arasında bağ kurmak çok saçma, sağlıklı bir yaklaşım değil. kişisel alan istemek birey olmakla ilgili bir durum. telefon artık sadece mesajlaşma yeri değil; insanın meraklarının, saçmalamalarının ve başkalarının emanet ettiği sırların olduğu bir dijital günlük gibi bir şey. yani mevzu sadece kendi mahremiyeti değil, ona güvenip bir şeyler anlatan üçüncü kişilerin mahremiyeti de işin içine giriyor (bkz: dijital mahremiyet). yazar şifre paylaşmanın sorun olmadığını, navigasyon veya müzik gibi pratik işler için ya da acil durumlar için mantıklı olduğunu belirtiyor. ama asıl güven, şifreyi bilip buna rağmen karşı tarafın telefonu gizlice kurcalamamasıymış. telefonu ters çevirmek veya bildirimleri saklamak şüpheli olabilir ama şifre üzerinden denetim kurmaya çalışmak resmen sınır ihlali. hatta bir arkadaşı üzerinden örnek veriyor; partneri telefonu sürekli eline aldığı için insan kendini sansürlemeye başlıyor, rahatça yazamıyor. kısacası yazar için güven, şifrenin bilinmesi değil, o şifrenin kötüye kullanılmayacağına dair duyulan saygıymış.
“eşinden ne gizliyorsun?”, “sevgilinden saklayacak neyin var da şifreni bilmesini istemiyorsun?” diyerek telefonun kişisel alan olmasını doğrudan ihanetle ya da bi haltlar yiyordur düşüncesiyle i...
AI Özet: yazar, 1935 yılına ait nüfus belgelerinde ctrl+f yaparak içinde kıran geçen yer isimlerini listelemiş. mevzuyu toponimi ve semantik üzerinden açıklıyor; kıran kelimesinin hem kırmak/öldürmek hem de kenar/yamaç anlamlarına geldiğini belirtiyor. hayvan isimli yerlerin zor coğrafi koşulları, bazı yerlerin ise geçmişteki toplumsal çatışmaları işaret ettiğini söylüyor. (bkz: kıranlamak) mevzusuna da değinen yazar, bazı eski köy isimlerinin günümüzdeki karşılıklarını ve tarihsel bağlantılarını anlatarak konuyu bağlıyor.
1935'te başbakanlık istatistik genel direktörlüğünün yayımladığı, köylerin nüfus sayımı sonuçlarını gösteren belgede (pdf) ctrl+f ile bulduğum ve içinde kıran geçen yer adları.atkırançiftkıran,da...
AI Özet: yazar, hababam sınıfı askerde filmini serinin en başarılı ve komik halkası olarak görüyor. deli bedri'nin çocukları disipline etmek için askere yollamasıyla gelişen olayları ve kışladaki komutanların okulun hocalarına benzemesini çok sevmiş. filmin temposu ve ikonik sahneleri sayesinde izlerken çok eğlendiğini, hatta tekrar tekrar izlediğini belirtiyor. tek eleştirisi finalin biraz klişe olması yönünde. ayrıca zihni göktay'ı saygıyla anmış. genel olarak (bkz: kafa dağıtmalık) bir yapım olduğunu düşünüyor ve filmin samimiyetine bayılıyor.
ferdi eğilmez yönetmenliğinde çekilen 2004 yapımı türk komedi filmi.hababam sınıfı'nın haylazlıklarından bıkan deli bedri, askerlik yaşları çoktan gelmiş olan hababam sınıfını disipline etmek içi...
AI Özet: yazar, erdal beşikçioğlu'nu sadece behzat ç. olarak görmememiz gerektiğini, adamın aydın değil sadece işini yapan bir oyuncu olduğunu söylüyor. sanatçılardan siyasi öncülük bekleme mevzusuna karşı çıkıp (bkz: hayal kırıklığı) yaşamamamız gerektiğini belirtiyor.
bizim en büyük sorunumuz zihnimizin gerilerinde bu adamı behzat ç. zannediyor olmamız. bu şahıs bir oyuncu, aydın değil. oyuncunun kaşeşi olur, verirsin senaryoyu ve vermesi gereken du...
AI Özet: yazar şarkıyı kim söylerse söylesin bayıldığını, hatta kendisinin bile okuduğunu söylüyor. ayberk aşalı ve ata demirer versiyonlarını (bkz: öneriyor).
herkes kimden beğendiyse onu yazmış, ben bu şarkıyı kim söylese dinlerim. hatta dün akşam ben söyledim ...
AI Özet: yazar, youtuberların video kapaklarına koyduğu o aşırı şaşırmış, ağzı açık ve yapay surat ifadelerinden fena haldeten bıkmış. özellikle tık avcılığı yapanların bu şebekliklerini (bkz: clickbait) çok antipatik buluyor. evrim ağacı gibi kanallardaki görsel tercihlerine ve videolardaki aşırı el kol hareketlerine sinir olduğu için birçok kanalı engellediğini belirtiyor. bu gidişle izleyecek video bulamayacak olsa da, basit bir menemene kobe eti yemiş gibi tepki verenleri görmek istemiyor.
en illet olduğum, sinirlendiğim olaylardan biri bazı youtuber'ların saçma tavırları olduğu site.lavuk bir video çekiyor başlığa atıyorum "amazon zor durumda" diyor. bir tane amazon ile ilgili gör...
AI Özet: yazar diyor ki özbekistan sonunda şu latin alfabesi mevzusunu çözmeye karar vermiş. meğer adamlar 1993'ten beri bu işin peşindeymiş ama süreç bir türlü bitmemiş, resmen (bkz: bitmeyen çile) kıvamında bir durum. şimdi parlamento alt kanadı bir yasa tasarısı çıkarmış, senatoya göndermiş. eğer onaylanırsa o', g', ch ve sh gibi kafa karıştıran kombinasyonlar gidiyor; yerine bizim bildiğimiz ö, ğ, ç ve ş harfleri geliyor. yazarın belirttiğine göre bu durum gerçekleşirse son yüz yılda dördüncü kez alfabe değiştirmiş olacaklar. arapçadan latine, latinden kirile, sonra tekrar latine derken tam bir (bkz: alfabe karmaşası) yaşanmış. eski belgeler hemen çöpe atılmayacakmış, maliyet artmasın diye bir süre daha geçerli kalacaklarmış. yani özetle özbekler 33 yıllık süreci nihayet noktalamak istiyor, bekleyip göreceğiz.
özbekistan parlamentosu'nun alt kanadı, latin alfabesine geçiş sürecini tamamlamayı amaçlayan yasa tasarısını kabul ederek senatoya gönderdi. düzenlemenin yasalaşması halinde o', g', ch ve sh har...
AI Özet: yazar dolapta ne varsa ortaya karışık bir somonlu makarna yapmış. krema, sarımsak ve donmuş somonla basit bir sos hazırlayıp makarnayla buluşturmuş. balıkları ezip sosla bağlarken hafiften duygusallaşmış (bkz: yalnızlık). tadı fena değilmiş ama öyle çok havalı bir misafir yemeği olduğunu düşünmüyor. son olarak mesleki deformasyona bağlayıp somun ekmek esprisiyle noktalamış. tam bir ev hali tarifi olmuş.
orijinali nedir ne değildir işin gerçeği bilmiyorum. dolapta ne varsa yorumlayarak yaptım ama mantık basit zaten; krema,sarımsak,somon ve makarna voila!bir paket krema ( çırpılmış kullandım)300 g...