AI Özet: yazar, adamın yüzsüzlüğüne şaşırıyor (bkz: şaşkınlık)
kılışdarın hala utanmadan insan içine çıkabilmesi kadar tuhaf bir durum değildir.
AI Özet: yazar, trump'ın shoplu paylaşımına şaşırıp (bkz: istifa) etmesini istiyor.
adam mesihin lazarusu dirilttiği ikonaya kendisini shoplayıp paylaşmış, pes! bu adamın akıl sağ...
AI Özet: yazar diyor ki beyaz saray'da ortalık fena karışmış, içeride bildiğin köstebek var ve durum odasındaki gizli konuşmalar tek tek sızdırılıyor. mevzu şu; israil başbakanı netanyahu, iran'a operasyon yaparsak halk ayaklanır rejimi yıkar diye bir masal anlatmış. yazarın belirttiğine göre yönetimdeki çoğu kişi, hatta cia direktörü ve dışişleri bakanı bile bu senaryoyu tamamen gerçek dışı ve saçma bulmuş. askeri kanat da planın amatörce olduğunu, lojistik olarak hazırlıksız olduklarını ve iran'ın misilleme yapacağını söyleyerek (bkz: operation epic fury) planının önündeki engelleri sıralamış. ama trump beyefendi hepsine rağmen ısrar etmiş. yazar burada bir teori yürütüyor; jd vance'in bu kaosa karşı çıktığı için sızıntıların kaynağı olabileceğini düşünüyor. tucker carlson da devreye girmiş, trump'ı bunun siyasi intihar olacağı konusunda uyarmış ama trump klasik özgüveniyle her şeyin yolunda gideceğini söylemiş. yazara göre trump aslında savaşçı bir tip değil ama israil lobilerinin veya hükümetinin elindeki bazı karanlık dosyalar, şantajlar yüzünden kendi vaatlerine ihanet edip bu yola girmiş. yani olay tamamen bir (bkz: şantaj) meselesine dönmüş durumda.
beyaz saray'dan savaşın nasıl başladığına dair sızıntıların trump'ı çileden çıkarması yakındır. içeride kesinlikle bir köstebek var ve doğrudan kararın verildiği toplantıdan bilgi sızdırıyor.new ...
AI Özet: yazar, okan buruk'un maç sonu yaptığı bahaneleri pek yememiş. rakip takımın kalecisinin yeni olması, stoper eksikliği ve oyuncuların maaş alamaması gibi durumları sıralayıp, eldeki dev kadro avantajına rağmen hala sakatlık ve yorgunluk hikayeleri anlatılmasını garipsiyor. yazar diyor ki; yedek kulübesindeki isimler bile başka takımlarda ilk 11 oynarken bu kadar mazerete gerek yok. (bkz: bahane üretme sanatı) kısacası hoca'nın savunmalarını oldukça yüzeysel bulmuş.
maç sonu basın toplantısında puan kaybının gerekçelerinde sakatlık, yorgunluk vb gibi bir sürü gerekçe sıralamış. bugün senin bütçesi 20'de 1'in olan rakibinin birinci kalecisi sezonu kapamış. ik...
AI Özet: yazar, evren turhan'ın emre'ye yaptığı şakaları hatırlatıp bol'u hak buluyor (bkz: adaletsizlik)
galatasaraylıyım . olm emreyle kaç kere dalga geçtin adam bir kere bile ters tepki vermedi. mad...
AI Özet: yazar, rumeysa'nın torpil mevzusunda müge anlı'yı ters köşeye yatırıp (bkz: mavi ekran) verdirdiğini anlatıyor, bayağı epik.
an itibari ile rumeysa eda isimli aşk mağduru kızcağız, laboratuvar teknisyenligi mi ne okumuş,...
AI Özet: yazar diyor ki nazgullar havada gezerken kartallarla gitmek intihar olurmuş. gizlice yürümek varken gökyüzünde hedef olmak mantıksız. (bkz: lord of the rings) yani frodo ve sam saklanarak gitmiş, kartallar olsa direkt avlanırlarmış.
yılllardır döner bu laf ama cevabı çok da zor değil sanki. çünkü tepelerinde koskoca 9 tane nazgul var. bundan dolayı yüzüğü kartallarla götürmek karadan götürmekten çok daha riskli...
AI Özet: yazar, hocanın ligin orta saha sorununu şipşak çözüp kante ve gundi'yi aldırdığını söylüyor. ismail'in top kapması yetmez, ayaklarının da düzgün olması gerektiğini savunuyor. (bkz: fenerbahçe taraftarı) için de bu adamın hemen imzalanması gerektiğini belirtiyor.
turkiye ligine gelir gelmez bu ligin orta sahada cozuldugunu anladigi icin gidip kante ve gundi'yi aldirdi...ismail niye oynamioyo yeaaa diye aglayan salak fenerbahce taraftari sunu anlamiyordu, ...
AI Özet: yazar, erdal özyağcılar'ı çok sevdiğini ve kendisinin şener şen ile şevket altuğ'dan sonra en çok yönlü üçüncü oyuncu olduğunu savunuyor. adamın yeteneği tartışılmaz ama yazarın canını sıkan nokta, bu kadar kaliteli bir ismin 50 yaşına kadar yeterince değerlendirilmemiş olması. (bkz: talihsizlik) adam 60'ların sonunda birkaç küçük rol almış, sonra 1977'ye kadar ortadan kaybolmuş. çöpçüler kralı ile geri döndüğünde ise öyle bir etki yaratmış ki, sanki yıllardır her filmde varmış gibi bir hava oluşmuş. yazar buna tam bir mandela etkisi diyor. asıl şaşırtıcı olan ise kibar feyzo ve sultan gibi işlerden sonra 1979-1984 arası neredeyse hiç görünmemesi. sadece seni seviyorum filminde oynamış, geri kalanında ses sanatçılığı yapmış. yazar burada isyan ediyor; natuk baytan'ın kemal sunal ile uçurduğu o altın çağda, erdal özyağcılar gibi her role girebilecek, arıza karakterleri veya üçkağıtçıları cuk diye oynayacak bir adamın nasıl olup da rejisörlerin radarına girmediğini sorguluyor. korkusuz korkak'taki müdürden ayı abbas'a kadar her şeyi oynayabileceğini, mülayim sert hariç her karakterin altından kalkabileceğini belirtiyor. kısacası yazar, adamın yeteneğinin çok önceden fark edilmemesine ve sektörün bu cevheri geç keşfetmesine hafiften sitem ediyor.
bu muhteremi ben pek severim doğrusu, esasen çok da iyi oyuncudur ama talihi, şansı 2000'li yıllardan sonra açılmıştır, bu da yer yer zannımı üzer, derin düşüncelere iter.bir kere çok iyi bir kar...
AI Özet: yazar artık erkeklerin evlilik tuzağına düşmeyeceğini, (bkz: aydınlanma) sürecine girdiklerini söylüyor. kadınların maddi beklentilerine karşı artık kimsenin enayi olmayacağını iddia ediyor.
bu yüzyılda artık akıllandık. kadınların tapulu kölesi değiliz. multi evlilikler yapmış bir yazar olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. er...
AI Özet: yazar, nefs tezkiyesinin sadece zikir çekip tesbih sallamakla olmayacağını, işin temelinin niyetten geçtiğini söylüyor. yani öyle günde milyonlarca zikir çekip kendini kandırmakla olmaz diyor; eğer niyetin gerçekten temizlenmek değil de sadece durumu kurtarmaksa, yaptığın o ibadetler sana nur değil karanlık getirirmiş. (bkz: niyet hayır akibet hayır) yazara göre insan önce kendi içindeki pisliği, hastalıkları ve bozuk niyetleri teşhis edip kabul etmeli. bunu yapmak, zikir çekmekten çok daha zor olduğu için nefsin buna yanaşmadığını, hatta şeytanın bile insanı sahte bir rahatlama için zikre teşvik edebileceğini belirtiyor. kısacası, gerçeklerle yüzleşip samimi bir irade koymadan yapılan her şey boşuna. önce dürüstçe kendine bakan ve ihlasla yönelen kişi gerçek kurtuluşa erer diyor.
nefsin pisliklerden arındırılması işlemi.imdi güzel kardeşim (ve ey alil nefsim),şu sorulara doğru cevap verirsen ben sana nefsini temizleyecek misin yoksa rabbinin huzuruna pis mi çıkacaksın söy...
AI Özet: yazar, orban'ın peter magyar'ı telefon mevzusu yüzünden hırsızlıkla suçlayıp tutuklatmaya çalıştığını ama ab dokunulmazlığının buna engel olduğunu anlatıyor. (bkz: tam bir komedi) resmen siyasi operasyon diyor.
victor orban kendisini tutuklatmaya çalışmıştı ama adam ab parlamentosu üyesi olduğu için dokunulmazlığı sayesinde tutuklanmadı.macaristan ab'ye macaristan'...
AI Özet: yazar, beyoğlu'nun ve çiçek pasajı'nın eski ruhunu temsil eden madam anahit'ten bahsediyor. kadın, köklü bir aileden gelmiş ve büyükada'da bir rum çocuğuna aşık olduğu için akordeon çalmaya başlamış. öyle bir tutkuyla bağlanmış ki enstrümanına, st. antuan'da kutsatmış resmen. (bkz: eski istanbul) zamanla nevizade'nin ve pasajın simgesi haline gelmiş. ama hayat hep toz pembe değilmiş; 6-7 eylül olaylarının yarattığı o ağır travmayı, insanların bir gecede nasıl değiştiğini ve saygı duyulan "madam"ın nasıl bir anda yabancılaştırıldığını buruk bir şekilde yaşamış. buna rağmen akordeonunu hiç bırakmayarak asil bir duruş sergilemiş. yazarın anlattığına göre kadın tam bir eski istanbullu profili çiziyormuş; meyhane ortamında yaşamasına rağmen rakıya, sigaraya hiç dokunmamış, paçanga böreği ve mezgite bayılıyormuş. ayrıca kemal sunal'dan cüneyt arkın'a kadar birçok ismin filmlerinde rol almış, yazar onu sadece figüran değil bir atmosfer oyuncusu olarak tanımlıyor. ayhan ışık ve sadri alışık ile olan dostlukları hayatının zirve noktalarıymış. hayvanlara olan sevgisi ise öyle yüzeysel değil, evinin bir odasını derneğe çevirecek kadar ileri gitmiş. ancak tarlabaşı bulvarı'nın açılmasıyla evi istimlak edilince kurduğu o şefkat dünyası da yıkılmış.
madam anahit, bir zamanlar çiçek pasajı’nın sembol isimlerinden biriydi. nevizade'yi akordeonuyla renklendiren, sokakta saygı görerek yaşamayı başaran bir insandı. ermeni cemaatinin tanınan bir a...
AI Özet: yazar, wout van aert'in her işe yarayan (bkz: swiss army knife) kıvamındaki yeteneklerine bayılıyor. adam hem sprint atıyor hem tırmanıyor hem de takım arkadaşları için kendini paralıyor. özellikle pogacar ve yates gibi isimlerin başarılarındaki rolünü anlatırken bayağı heyecanlanmış. ancak son yıllarda şanssızlıklar peşini bırakmamış, ayak bileği kırılması ve ameliyat süreçleri derken işler biraz karışmış. yazar, paris-roubaix'deki zaferini izlerken başta pek umutlu değilmiş ama wout'un o duygusal patlaması, yere yatıp ağlaması hem kendisini hem de yanındaki eşini etkilemiş. (bkz: phil liggett) de durumu çok güzel özetlemiş; adamın içindeki birikmişliğin dışarı vurmasıymış bu. asıl can alıcı nokta ise wout'un röportajdaki dürüstlüğü. herkesin "inanmaktan vazgeçmedin" klişesini savurduğu yerde, wout "çok kez vazgeçtim ama her sabah kalkıp tekrar savaştım" diyerek gerçekçi bir duruş sergilemiş. yazar da buradan yürüyerek olayın inanmakla değil, başka çaresi olmamakla ilgili olduğunu, vizontele göndermesiyle bağlayıp hayatın döngüsünü özetlemiş.
wout cok sevdiğim bir yarisci. sprint atar, dag tırmanır, takim arkadaşlarına yardim eder. 2022 tour de france 11. etapta pogacar'i doken takimin en onemli elemanlarından bir tanesiydi. kendisi o...
AI Özet: yazar, metal müzik tarihinin en hüzünlü şarkıları için kendi favori listesini dökmüş. judas priest, iron maiden ve black sabbath gibi devlerin slow parçalarıyla başlamış, helloween ve accept gibi gruplarla devam etmiş. (bkz: melankoli) listeye dream theater ve skid row gibi isimleri de ekleyerek hüzün dozunu artırmış. metallica'yı ayrı bir kategoriye koymuş ama fade to black gibi klasikleri yazmadan geçmek olmaz demiş. işin sonunda sadece metalle yetinmeyip camel ve deep purple gibi prog-rock ve saykodelik takılanlara da girişmiş. ancak arşivini kurcalarken bir noktada daralıp sıkıldığı için listeyi yarıda kesmiş. (bkz: yeter artık) kısaca yazar, bizi hüzün denizinde yüzdürüp sonra sıkılıp kıyıya çıkmış.
yani "en huzunluleri aha bunlar" demek pek iddiali olur ancak, benim sevdigim bildigim gruplar arasindaki en huzunluler diyelim.dreamer deceiver - judas priest so sad - king diamond steven - alic...
AI Özet: yazar bekar olmasına rağmen ütü pütsü her şeyi kendisi hallediyor, kimseye muhtaç değil. asıl olay şu ki evliyken de böyleymiş; yani (bkz: mecburiyet) değil, tamamen karakter meselesi. kendi yükünü taşımayı bildiği için kimseye yük olmuyor, düzeni şaşmıyor.
bekarım. yemeğimi kendim yapıyorum, ütümü kendim yapıyorum. aç kalmam, dağınık gezmem. hayatımı idare etmek için kimseye ihtiyaç duymam.ama asıl mesele bu değil.ben evliyken de böyleydim. ya...
AI Özet: yazar (bkz: bahar) gelmiş diyor
“step outside 'cause summertime's in bloom”görselgörsel
AI Özet: yazar, görev başındayken bir çocuğun bayrağın düştüğünü haber vermesiyle duygulanmış. hemen müdahale edip bayrağı düzelttirmiş, çocukların bu hassasiyeti karşısında etkilenmiş. bu durum onu yıllar önce izmir'de bulduğu ve sakladığı bir çocuk resmine götürmüş. (bkz: vatan sevgisi) aslında küçük bir olay gibi görünse de çocukların o saf ve temiz hislerinin insana aidiyet duygusunu hatırlattığını belirtiyor. kısacası, bazı anıların zamanı gelince hortladığını anlatmış.
bugün görevdeyken anadolu yakası’ndan avrupa yakası’na geçtim. beşiktaş ile bebek hattında giderken küçük bir kız çocuğu durdurdu beni.“abi,” dedi, “şu otelin bayrağı düşmüş… bayrak yere düşer mi...
AI Özet: yazar, trump'ın ülkeye zarar veren biri olduğunu ve (bkz: korku) verdiğini söylüyor.
"trump, amerika'nın damarlarına zerk edilmiş bir tümördür. kendi narsist egosu için koca bir ül...
AI Özet: yazar, bulanık fotoyu gemini'ye attırıp çözünürlüğü artırmış; (bkz: prompt) kasmadan anlatın diyor.
debe'ye giren entry'deki bulanık fotoğrafın ekran görüntüsünü alıp gemini'a yükledim ve sadece ...
AI Özet: yazar metal müzik eşliğinde ağlamayı seviyor, (bkz: melankoli) akmış.
lise zamanları sevgilime ve y kuşağı metalcilere selam ile;dark tranquillity - lethe *epica - c...
AI Özet: yazar, haşlamanın kökeninin eski türkçedeki yakmak veya sıcak suyla işlem yapmakla ilgili olduğunu anlatarak başlıyor. (bkz: etil alkol) değil ama et suyu diye bir gerçek var; yazar diyor ki türkiye dışında haşlama denince akla sadece kırmızı et gelir, öyle lahana falan filan olmaz. bozkır kültüründe et suyunun en az etin kendisi kadar kıymetli olduğunu, besin değerinin suya geçtiğini belirtiyor. ayrıca yaşlı hayvanların sert etlerini yumuşatmak için birebir olduğunu söylüyor. kendi favori tarifini verirken incik, ilikli kemik ve döş gibi parçaların karışımını öneriyor. etin tuzsuz pişirilmesi gerektiğini, tuz ve baharatın sonradan eklenmesi gerektiğini savunuyor. soğumuş haşlama etle kahvaltı yapmanın veya et suyuna noodle atıp (bkz: hangover) çorbası yapmanın şahane olduğunu iddia ediyor. yazarın gözünde bu yemek, insanı özüne döndüren ve ateşin icadından beri gelen o derin tatmin hissini veren gerçek bir lezzet bombası.
köken olarak, eski türkçe de yakmak, sıcak suyla yakmak anlamlarına gelen kaşla- veya haş- köklerinden evrildiği düşünülen kelime. bazı dilbilimciler kelimeyi aş yani yemek köküyle de ilişkilendi...
AI Özet: yazar, şahsın tapu mevzularıyla (bkz: mal varlığı) uğraştığını söylüyor.
sayesinde sözlükte bol akpli engellediğim bir organizma. bu arada inanmazsınız ama erk acarer'i...
AI Özet: yazar, .edu.tr maili olanlara education pro planını öneriyor. claude ve gemini gibi modelleri kullanmak için uygun bir yol olduğunu belirtiyor. fiyat artmış olabilir ama (bkz: fırsat) diye bakılsın diyor.
.edu.tr ile biten email adresiniz varsa yıllık 50 dolara education pro planına abone olup normal modda claude sonnet 4.6, hatta computer modunda...
AI Özet: yazar, radyodan kasete şarkı çekmeye çalışmanın ne büyük bir stres olduğunu anlatıyor. dj'in konuşmasıyla şarkının girişi arasındaki o ince çizgide reflekslerini konuşturmuş. (bkz: sabır testi) gibi bir süreçle temiz kayıt peşinde koşmanın tadı başkaymış.
(bkz: kasete çekmek)(bkz: radyo - rec+play)depeche mode'un enjoy the silence parçasını radyodan kasete çekmek, resmen sabır ve refleks işiydi. dj'in konuşmasını beklerken parmak rec + play tu...
AI Özet: yazar, amerika'daki bahşiş mevzusunun iyice saçma bir boyuta ulaştığını anlatıyor. eskiden yüzde 10-15 arası takılırken şimdi minimum yüzde 20'den başladığını, hatta bazı yerlerin bunu direkt faturaya eklediğini söylüyor. olay sadece restoranlarla sınırlı kalmamış; artık fast food'larda, starbucks'ta, hatta food truck'larda bile bahşiş isteniyormuş. (bkz: kapitalizm) yazarın iddiasına göre durum o kadar vahim ki, araba tamircisi bile bahşiş istemeye başlamış. yakında doktorlara da bahşiş veririz diye dert yanıyor. hem fiyatlar uçmuş hem de bu zorunlu bahşiş kültürü iyice can sıkıcı hale gelmiş.
bahşiş kültürü iyice uçuşa geçen ülke. bu ülkeye yıllar önce ilk geldiğimde restoranlarda %10 civarı bahşiş verilmesi öneriliyordu ve servis oldukça iyiyse %12, beklenmeyecek derecede iyiyse %15'...
AI Özet: yazar, iş hayatındaki absürtlüğü kuyucaklı yusuf üzerinden anlatmış. özellikle bazı kamu kurumlarındaki o garip boşvermişlik hissini kitapla bağdaştırıyor. yazara göre mevzu aslında iş yapmak değil, orada sadece fiziksel olarak bulunmak. yani (bkz: memurluk) sisteminin temel mantığı, kimsenin bir şey yapmadığı halde orada durmasıyla dönüyor. sivrilmemek, ortama ayak uydurmak ve hayattan fazla beklentiye girmemek gerektiğini savunuyor. özetle, sistemin çarkları bazen sadece kalabalık göründüğü için dönüyor ve insan zamanla bu anlamsızlığa alışıyor diyor. tam bir (bkz: sistem eleştirisi) tadında takılmış.
bir tanesi de kuyucaklı yusuf kitabında yazıyor. öyle de güzel durumu izah etmiş ki yazar*; işte biz de bunu bir çok kurumda görüyoruz özellikle de belediyelerde... dedirtti. kaymakam selahattin ...
AI Özet: yazar, altay tankının kaderinin güney kore'nin ellerinde olduğunu söyleyerek söze başlıyor. olaylar zincirini şöyle anlatıyor: 2018'de otokar'ın prototip aşamasını başarıyla tamamladığı proje, kapalı kapılar ardındaki anlaşmalarla seri üretim için bmc'ye devredilmiş. tam o sırada almanya, tankın kalbi olan mtu güç grubunu vermeyerek bize sağlam bir kazık atmış. yazar, bu durumun siyasi tartışmalara konu olduğunu ama asıl sebebin almanya'nın bölgedeki çatışmalar nedeniyle tankların kullanımından çekinmesi olduğunu belirtiyor. ssb, ihaleyi bmc'ye verdiği için elindeki kozu kullanıp bmc'ye yerli güç grubu yapma zorunluluğu getirmiş. bmc aslında bu işe pek sıcak bakmasa da (bkz: mecburiyet) istanbul teknopark'ta bmc power diye bir şirket kurmak zorunda kalmış. yazar burada bazı detaylara giriyor; hem kritik mühendisleri çekmek hem de bu ekibe savunma sanayii standartlarında yüksek maaşlar verebilmek için ayrı bir şirket yapısının şart olduğunu söylüyor. ayrıca ssb'nin işi riske atmayıp bmc'ye yıkmak istemesi ve bmc sahiplerinin de ihaleyi kaybetme korkusuyla buna boyun eğmesi durumu söz konusu. sonuç olarak 2017'de kurulan bu yapıya rağmen 2022 yılına gelindiğinde hala istenen noktaya ulaşılamadığını iddia ediyor.
kaderi güney kore'nin eline bırakılmış yerli ve mill tank. biraz başa dönersek olaylar en baştan şöyle gelişti;2018'de altay tankını prototip seviyesinde mtu'dan alınan hazır güç grubu ile birlik...
AI Özet: yazara göre, insanlar kontrolü severmiş çünkü belirsizlikten doğan o boşluğu geçici olarak doldururmuş. bu yüzden güven pek rağbet görmezmiş. oysa güven, sadece etik bir tercih olmaktan öte, hem insanlar arasında hem de kişinin kendi içinde canlı bir varoluşun tek zeminiymiş. güven olmazsa hayat, yaratıcılığın boğulduğu, izolasyonun kutsandığı ve sürekli bir iç gerilimin olduğu bir savunma mekanizmasına dönüşürmüş.
güvensizlik, zihnin kendi içinde kurduğu bitmeyen bir nöbet haliymiş. "ya şöyle olursa..." gibi sorularla beslenir, beklenti, savunma ve kontrol senaryolarına acayip bir ruhsal enerji harcanırmış. güven ise bu içsel gözetimi zayıflatır ve zihni özgür bırakırmış. serbest kalan bu enerji de artık hayali tehditleri savuşturmak yerine, yaratmak, bağ kurmak ve sadece var olmak için kullanılırmış. bu noktada güvenin değeri, insanı kendi zihnindeki o bitmeyen şüpheden kurtarmasıymış.
kontrol tutkusu, zihni henüz gerçekleşmemiş felaket senaryoları ve geçmişin tortuları arasına hapseder dururmuş. güvensizlik dünyayı daraltır, kişi sadece hataları ve potansiyel zararları görmeye başlarmış. güven ise öngörülemezliğe razı olmak demekmiş. bu rıza, zamanı kaygı çizgisinden çıkarıp dikey bir şimdiki ana dönüştürürmüş. düşünce artık bir savunma kalkanı değil, ufukları genişleten bir keşif aracıymış.
güvenin olmadığı yerde gerçek bir buluşma yaşanmazmış; sadece maskelerin ve rollerin etkileşimi olurmuş. kelimeler kalkan, cümleler ise kendini sağlama alma çabasıymış. güven, dilin üzerindeki ağır zırhı indirir ve "ben-sen" alanını açarmış. insanın, anlaşılmama riskine rağmen kendini açık etme cesaretiymiş bu. güvenin olduğu yerde sessizlik bir tehdit değil, bir paylaşımmış; dil de manipülasyon aracından hakikat arayışına dönüşürmüş.
güvensizlik, hayatı steril bir çerçeveye hapsetmeye çalışırmış. oysa güven, bir sanatçının boş kağıt karşısındaki teslimiyetine benzetilebilirmiş. varoluşun pürüzlerine, kaosuna ve o meşhur belirsizliğine estetik bir form verme cesaretiymiş. kontrol altındaki bir yaşam kusursuz ama cansız bir heykelken; güven, o heykelin çatlaklarından sızan hayatın ta kendisiymiş.
en derin düzeyde güven, dünyayı sadece kendimizi savunmamız gereken bir savaş alanı değil, var olabileceğimiz bir yuva olarak tanıma eylemiymiş. bu, sürekli "hayır, dışarı çıkmayacağım, saklanacağım" diyen korkak sesin tam tersi olan, varoluşa içsel bir evet demekmiş. güven olmadan yaşam, sürekli savaşa hazır olma halindeki bir sağ kalma mücadelesiymiş. oysa güvenin asıl değeri, bize var olma hakkını geri vermesiymiş.
güven, bir nezaket ya da kör bir iyilikseverlik meselesi değilmiş. o, kendinizi kapatabileceğiniz ve kendinizi savunabileceğiniz en haklı anlarda bile açık olma cesaretini göstermekle ilgiliymiş. (bkz: güvenmek zor zanaat)
insanlar genellikle kontrolü tercih ederler; çünkü kontrol, belirsizliğin yarattığı o tekinsiz boşluğu geçici bir illüzyonla doldurur. bu yüzden güvenin pek hayranı yoktur. oysa güvenin gerçek de...
AI Özet: yazar yaklaşık 15 yıldır koştuğunu ve bu işin artık kurdu olduğunu belirtiyor. eskiden kendini çok hırpalayıp sakatlanıyormuş ama artık daha akıllıca ilerliyor. ona göre işin sırrı her antrenmanı olimpiyat finali gibi görmeyip çoğu koşuyu rahat tempoda tutmakta. uyku ve beslenmenin (bkz: karbonhidrat) her türlü masaj aletinden daha etkili olduğunu, özellikle uzun koşu sonrası kanepede uyuklamanın zirve nokta olduğunu söylüyor. kademeli artış, ısınma, temel güç egzersizleri ve doğru ayakkabı seçiminin önemine değiniyor. kısaca koşmayı bir yaşam biçimi haline getirmiş, (bkz: sürdürülebilirlik) peşinde koşuyor.
görece uzun bir süredir (15 yıl sanırm) koşuyorum ve ekşide en çok yazdığım başlık da bu.geçen hafta 70 km üzerine çıktım, bir interval, bir de uzun koşu yapabildim. diğerleri alabildiğine rahat ...
AI Özet: yazar, galatasaray aleyhine 1090 gündür penaltı çalınmadığına dair ortaya atılan iddiaların tamamen uydurma olduğunu söylüyor. özellikle geçen sezon kasımpaşa ve bodrum fk maçlarını örnek göstererek bu şehir efsanesini çürütüyor. hatta bu sezonun başında takımın resmen penaltı mıknatısına dönüştüğünü, ilk 12 haftada 6 tane yediklerini belirtiyor. (bkz: veri analizi) diyerek durumu özetleyen yazar, rakamların yalan söylemeyeceğini vurguluyor. sonunda da bu bilgileri gemini'ye teyit ettirip türkiyenin en büyük kulübü diyerek konuyu bağlıyor.
1090 günlük seri gerçek mi?efecan karaca’nın 18 nisan 2023 tarihindeki alanyaspor maçında kullandığı penaltıdan bu yana galatasaray aleyhine penaltı çalınmadığı iddiası, verilerle örtüşmüyor. ara...
AI Özet: yazar, bilinçli kötülüğün anlık bir hata değil, tamamen planlı ve kasti bir tercih olduğunu söylüyor. olayın temelinde (bkz: dark tetrad) dediğimiz narsisizm, makyevelizm, psikopati ve sadizm gibi karanlık özelliklerin yattığını belirtiyor. yani tipik bir amaca giden her yol mübahtır kafası ve empati yoksunluğu söz konusu. yazara göre bu kişiler karşıdakini insan değil de bir nesne gibi görüp (bkz: albert bandura) teorisindeki gibi yaptıkları şeyi rasyonalize ederek vicdanlarını susturuyorlar. asıl mevzu ise karşı taraf üzerinde mutlak bir kontrol ve güç kurma arzusu. özetle, kendi çıkarı ve hazzı için başkasının varlığını hiçe sayıp bunu yöntem haline getiren bir zihniyetten bahsediyor.
bilinçli kötülük, bilişsel bir hata ya da anlık bir dürtü kontrol bozukluğu değil, belirli bir hedefe ve emele yönelmiş kasti ve kendince meşrulaştırdığı planlı bir tercihtir.bu tür eylemlerin te...
AI Özet: yazar, ailesiyle ev ararken yaşadığı iki zıt olay üzerinden insanların dış görünüşe göre yargılanmasının ne kadar saçma olduğunu anlatıyor. birinin tersliği, diğerinin nezaketiyle birleşince ortaya çıkan tabloyla (bkz: ön yargı) meselesine değinmiş.
yıllar yıllar önce peder emekli olacak ben lisedeyim sobalı evdeyiz annemle kaloriferli satılık evlere bakıyoruz. o zaman internet falan yok. camında ilan gördüğümüz eve soracağız. bir eve çıktık...
AI Özet: yazar babasının eski bir kros şampiyonu ve usta bir tamirci olduğunu anlatıyor. (bkz: kenan kalav) benzerliği varmış. 1987'de kaybettiği babasına duyduğu özlemi dertli bir şekilde dile getirmiş.
görselgörselgörseldünyada pek nadir insanın babasının motorsikletle uçarken fotoğrafı vardır. bende onlardan biriyim sanırım. babam defalar...
AI Özet: yazar isveç'ten başlayıp norveç'i boydan boya gezmiş, coğrafyaya resmen aşık olmuş. yolların sıkıcılıktan uzak, sürekli virajlı ve tünelli olması sürüşü keyifli kılmış. (bkz: doğa harikası) yerler o kadar güzelmiş ki gerçeklik algısı bozulmuş.
ülkeyi en doğusundan en batısına kadar gündüz arabayla geçtim. isveç uddevalla'dan başladım yolculuğa, ordan oslo ve ordan bergen'e. ben böyle güzel bir coğrafya ömrü...
AI Özet: yazar, schindler'in listesi kitabındaki bir detayı anlatıyor. 1942'de istanbul'da yaşayan sarka mandelblatt isimli bir kızın, avrupa'daki siyonistlere gizli mesajlı kartpostallar gönderdiğini belirtiyor. (bkz: şifreli mesaj) mevzunun gerçek bir hikaye olduğunu ve istanbul'da gerçekten böyle birinin yaşadığını söyleyerek konuyu bağlıyor.
1942 yılının güz mevsiminde dünyadaki yahudi halkı bir kenara, filistin'deki siyonistler bile avrupa'da olup bitenlerden habersizdi ve yalnızca kulaklarına çalınan dedikodularla hareket ediyorlar...
AI Özet: yazar, sabahları aşırı enerjik başlayıp akşam vapur camında kendi yorgun suratıyla karşılaşanların dramını anlatıyor. eski kokular, flu anılar ve premilenyum ruhuyla beraber (bkz: nostalji)lemanlar, sateller ve coşkun ırmaklar gibi rock tınılı bir atmosferden bahsediyor. hayaller kurup, hem o hem şu olmaya çalışırken aslında sadece eksildiğimizi fark ettiğini belirtiyor. cenk taner'in "şimdi biz buyuz" şarkısı üzerinden hayatın yorgunluğunu, sokaklarda kayboluşları ve dostlarla beraber solmayı sorguluyor. (bkz: hayat yordu)insanların birbirine ne kadar benzediğini ama yine de anlaşamadıklarını, meydanlar boşken konuşmanın bedava olduğunu söyleyerek durumu özetliyor. sonunda ne olduklarını anlamayan ama "şimdi biz buyuz" diyerek kabullenen bir ruh hali çiziyor.
sabahına bon jovi enerjisiyle artist gibi başlayıp da kadıköy-beşiktaş vapurunun camında yorgun bir yansımayla göz göze gelinen karanlık akşamlar, belli belirsiz görüntü kırıntıları, kaynağını ha...
AI Özet: yazar kendisini bir oyun bağımlısı olarak tanımlıyor ama durumun öyle uç noktalarda olmadığını, daha çok zihinsel bir çekim hissettiğini belirtiyor. yani dışarıdan bakınca (bkz: normal) görünse de içeride sürekli oyunla ödüllendirilme isteği varmış. bağımlılığın en tehlikeli yanının dopamin dengesini bozup günlük hayatın tadını kaçırması olduğunu, bir noktadan sonra dışarı çıkmanın zul gelmeye başladığını söylüyor. yazar diyor ki, eğer bu işi sürdürülebilir kılmak istiyorsanız spor, beslenme ve sosyalleşme gibi kotalar koyup disipline girmek şart. özellikle bir partnerle beraberken bu durumun ilişkiyi zehirleyebileceğini, bu yüzden karşı tarafın bu durumun farkında olması ve yönetebilecek bir planının olması gerektiğini vurguluyor. özetle oyun oynamak sanat olabilir ama dozajı kaçırınca hayat sekteye uğruyor.
bir oyun bağımlısı olarak yazıyorum, herhangi bir bağımlılığı olan her insanla birlikte bir şey yapmak zordur.ben oyun bağımlılığım ile baş edebiliyorum. yani kız arkadaşımla günlük yaşantıda bek...
AI Özet: yazar, orhan pamuk'un cevdet bey ve oğulları romanındaki küçük bir detaya takılmış. kitapta geçen saadetli familya ifadesinin aslında moliere'in tartuffe oyununa bir selam çaktığını söylüyor. asıl mevzu ise şu; romandaki mari çuhacıyan karakteri üzerinden, bu toprakların tiyatro ve sinema tarihine imza atmış birçok değerli isme (bkz: dikran çuhacıyan) ve sahne emekçilerine genel bir gönderme yapıldığını iddia ediyor. yani olay sadece bir oyun ismi değil, koca bir miras meselesi.
orhan pamuk'un 22 yaşında yazmaya başladığı cevdet bey ve oğulları adlı romanda, cevdet bey'in jöntürk hareketi mensubu kardeşi olan tüberküloz hastası nusret'i tedavi etmek için, nusret'in ermen...
AI Özet: yazar, evlilikte bütçelerin ayrı olması olayını üniversite arkadaşıyla eve çıkmaya benzetiyor ve bunu oldukça saçma buluyor. ona göre bu mevzular evlenmeden önce halledilmeli; kim ne kadar kazanıyor, borç harç ne durumda, (bkz: e-devlet) üzerinden kontrol edilecek kadar şeffaf olunmalı. çiçekle böcekle uğraşmak yerine kumar veya gereksiz harcamalar gibi gerçek sorunlara odaklanmak gerektiğini savunuyor. dürüstçe konuşunca evlilik gerçekleşmeyebilir ama boşanmaktan iyidir diyor. kısacası olay tamamen şeffaflık ve güven meselesi.
o ne abi, üniversite arkadaşınla eve çıkmıyorsun, evleniyorsun. evliliği ne sanıyorsunuz siz? bu muhabbetleri yapacaksanız evlenmeyin. bunlar evlenmeden önce konuşulur; senin paran benim param mı...
AI Özet: yazar unity ile oyun geliştirme serüvenini anlatıyor. yazılım ve pazarlama geçmişi olduğu için kendi oyunundaki eksikleri hemen fark ediyormuş. başta asset store'a bir dünya para gömüp alakasız paketler kullanınca oyun biraz tuhaf görünmüş ama sonra bir 2d artist ile anlaşıp her şeyi özel çizdirmeye başlamış, böylece kalite artmış. pazarlama tarafında ise tam bir (bkz: hustle) modunda takılıyor; reddit, x, tiktok gibi her yerden saldırıyor. steam sayfasını açalı bir ay bile olmamış ama 438 wishlist yakalamış. asıl bomba şu ki, kitlesinin %93'ü globalmiş, türkiye'ye hiç reklam yapmadığı için sadece tanıdıkları gelmiş. wishlist başına 1.5 dolar civarı harcıyor, hedefi projeyi zararsız kapatmak ama zarar etse bile öğrendiği bilgilerle ikinci oyunda uçacağını düşünüyor. haziran next fest'e yetişemediği için ekim'e kalmış, kasım gibi de oyunu çıkarıp piyasaya sürmeyi planlıyor. kısacası adam hem geliştirici hem pazarlamacı olarak (bkz: solo dev) takılıyor.
bir oyun motoru. kendisiyle alakalı maceramı en başından beri bu başlıkta paylaşıyorum.(bkz: #179051520)(bkz: #179272841)(bkz: #181920309)son yazdığımın üzerinden 2 ay geçmiş, bir güncelleme daha...
AI Özet: yazar nilüfer versiyonunun spotify'da olmamasına üzülmüş, şarkının akıcılığına bayılıyor. (bkz: nilüfer) favorisi o.
nilüfer versiyonu spotify'da bulunmayan şarkı.türkçe pop'taki en akıcı şarkılardan bir tanesi o...
AI Özet: yazar, deniz bağdaş'ın komedyenlikten uzak olduğunu ve stand-up denemelerinin hiç sarmadığını söylüyor. özellikle yaptırdığı estetikler yüzünden mimiklerinin kaybolduğunu ve robot gibi göründüğünü belirtiyor. (bkz: estetik bağımlılığı) durumu yüzünden şakaların etkisinin azaldığını düşünüp bilet alanlara şimdiden sabır diliyor.
komik olmayan, komedyen de olmayan ama oyle olduguna insanlari inandirmaya calisan kisi. az once twitterda stand up tanitim videosu cikti karsima. biraz daha kilo almis, yeni estetikler de yaptir...
AI Özet: yazar, filmin senaryosu için zaman makinesi gerektiğini söylüyor. islam öncesi türk tarihi meraklılarının ancak böyle izleyebileceğini belirterek (bkz: beklemekten ağaç olmak) durumla dalga geçiyor.
herhalde tarihi faktörlere ters düşmemek adına senaryoyu tamamlamak için zaman makinesinin icat edilerek göktürk devletinin kuruluş aşamasını y...
x
negatif
AI Özet: yazar, siyonist birine sert cevap verdiği için hesabının askıya alınmasına bilenmiş. (bkz: adaletsizlik) musk'a da sağlam sallamış.
biraz önce kalın harflerle orospu çocuğu bir siyoniste aynı ölçüde cevap verdiğim için hesabımı askıy...
AI Özet: yazar, beşir'in adnan bey'den daha yaşlı giyinmesini yetiştirilme tarzına bağlıyor. cemile ve beşir'in adeta kopyası oldukları kişilerin etkisiyle şekillendiklerini, cemile'nin de tek derdinin (bkz: beşir) ile yeni bir hayat kurmak olduğunu söylüyor.
beşir, adnan bey'den bile daha yaşlı giyiniyor. sebebi beşir'i, süleyman efendi ve şayeste hanım'ın büyütmesi ve kıyafetlerini de onların seçmesidir. ikisi, cemile ve beşir...