AI Özet: yazar, kıdem tazminatı hakkı kazanmasına tam bir gün kala işten çıkarılmanın şokunu yaşıyor. ar-ge merkezinde yazılımcı olarak çalışırken, durumu ne yöneticisinden ne de asıl şirketten öğrenmiş; outsource çalıştığı firma üzerinden bir ik personeliyle haberdar olmuş. adamlar resmen matematik çalışmış, bir günle tazminattan kurtulmuşlar (bkz: kurumsal kurnazlık). ihbar tazminatı için de 15 günlük bir ödeme yapacaklarını söylemişler. yazar da hemen teslim olmayıp evrakları incelemeden imzalamayacağını belirterek kestirip atmış. asıl bomba ise yalnız olmadığı; aynı ekipten eşleri hamile olan iki arkadaşı da benzer şekilde kapı dışı edilmiş. yazar, btk destekli bir şirketin bu kadar vurdumduymaz ve insafsızca davranmasını sorguluyor. şu an avukatıylaymış, hukuki savaş başlatmaya hazırlanıyor (bkz: iş kanunu).
dün yani 10 temmuz 2026 tarihinde, kıdemimin dolmasına sadece 1 gün kala huawei tarafından işten çıkarıldım.huawei bünyesinde ar-ge merkezinde yazılımcı olarak görev yapıyordum. ancak outsource ç...
AI Özet: yazar fiyatı uçuk sanmış (bkz: şaşkınlık)
7875 tl sandım. meğer 78,75 tl imiş. hacı dediğin böyle olur.
AI Özet: yazar, şahsın yalanlarla zengin olup hayatı boyunca bolluk içinde yüzdüğünü ve hak ettiğini alamadığını söylüyor (bkz: adaletin bu mu)
ölümüne kadar yalan haberlerle elde ettiği zenginlik ile lüks içinde yaşamıştır. insanlara yaşa...
AI Özet: yazar, 11 temmuz 1995'te srebrenitsa'da yaşanan ve uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tescillenen o karanlık süreci anlatıyor. olayların vahametini, binlerce boşnak sivilin sistematik şekilde katledilmesi üzerinden aktarırken, suçluların kanıtları yok etmek için girdikleri absürt çabalara değiniyor. adamlar öyle bir kasmış ki; cesetleri iş makineleriyle taşıyıp farklı yerlere gömmüşler, uydular görmesin diye üstünü kapatmışlar, hatta metal dedektörlerini şaşırtmak için toprağa hurda araç parçaları atmışlar. (bkz: vicdansızlık) ama yazarın asıl odaklandığı nokta doğanın adaleti. toprak altındaki bedenlerin mineral yapısını değiştirmesiyle pelin otları coşmuş, bu otları seven mavi kelebekler de bölgeye akın etmiş. araştırmacılar bu kelebeklerin toplandığı yerleri kazınca altından toplu mezarlar çıkmış. yani katiller ne yaparsa yapsın, mavi kelebekler resmen (bkz: ihbarcı) rolü üstlenip kurbanların yerini göstermiş. yazar, kurbanların dna testleriyle belirlenip potoçari'ye defnedilme sürecini anlatıp, aliya izzetbegoviç'in dostların sessizliğine dair o meşhur ve insanın içine oturan sözüyle noktayı koyuyor.
mavi kelebeklerin hikayesini bilir misiniz? görsel31 yıl önce bugün, 11 temmuz 1995'te, avrupa'nın göbeğinde, birleşmiş milletler tarafından "güvenli bölge" ilan edilen srebrenitsa'da insanlık ta...
AI Özet: yazar kamuyla içli dışlı olduğu için durumun daha vahim olduğunu, iş bilmezlerin ve (bkz: torpil) ile gelmiş bankamatik memurlarının her yeri sardığını iddia ediyor.
kesinlikle eminim daha da fazladır, kamuda olduğum için biliyorum en basit şekilde tarif ettiğin şeyi yapamayan, düzgün...
AI Özet: yazar diyor ki evlenmeden önce karşı tarafın ailesine bakmak şart. ailesine aşırı düşkün olanlar yeni bir yuva kurmak yerine mevcut eve kaçak kat çıkmaya çalışıyor. mutlu çiftlerin sırrı ise (bkz: mesafe). aileler evlenince işler karışıyor, bağımlılık seviyesi yüksekse yandınız.
kadın erkek fark etmeksizin, kısa süren veya sorunlu evliliklere bakarsanız tek göreceğiniz, ailesine çok sıkı sıkıya bağlananlardır. tercih yapmaları gerektiğinde kendi ailesini seçmeleridir.eşl...
AI Özet: yazar, belediyelerdeki şüpheli durumlar için önce müfettiş atanması gerektiğini, direkt polisin dalmasının ancak suçüstü hallerinde olabileceğini söylüyor. müfettişsiz yapılan operasyonların da tamamen siyasi olduğu görüşünde. (bkz: usul ekonomisi) diyerek mevzuyu teknik ama net bir şekilde özetlemiş.
izzet özgenç:“bir belediye bünyesinde icra edilen faaliyetler bağlamında bir suçun işlendiği şüphesinin ortaya çıkması durumunda, yapılması gereken içişleri bakanlığı’nın veya ilgili il valiliğin...
AI Özet: yazar, eski sevgilisi leyla ve onun annesiyle yaşadığı trajikomik bir anıyı anlatıyor. olaylar, leyla'nın annesinin üçüncü evliliği sırasında başlıyor. yazar, (bkz: ne yapıyorum lan ben burada hissi) içinde olmasına rağmen, şehnaz teyzenin her türlü getir götür işine koşmuş, resmen ücretsiz hizmetçi gibi takılmış. leyla ise nikah telaşı var diyerek yazarı biraz ihmal etmiş. asıl bomba nikah günü patlıyor; yazar, leyla'nın boynunda bir yara bandı görüyor. leyla'nın "sehpaya çarptım" şeklinde verdiği klasik ve inandırıcı olmayan yalanı, o anki atmosferden dolayı kabul etmiş. ancak sonradan anlıyor ki o yara bandı aslında başka bir durumun üzerini örtmek için oradaymış. yazar, boynundaki o meşhur bantla çekilen fotoğrafların ardından leyla'yı hayatından tamamen çıkarmış. (bkz: lanet olsun bu hayat) diyerek durumu özetleyen yazar, yaşadığı bu hayal kırıklığını şarkı sözleriyle taçlandırmış.
sene bilmem kaç, sevgilim leyla 'nın annesi şehnaz teyze üçüncü kocayla nikah masasına oturacak ve ben de davetliler arasındayım... (bkz: ne yapıyorum lan ben burada hissi)nikah günü gelene kadar...
AI Özet: yazar, the odyssey filmindeki oyuncu seçimlerinden dolayı bayağı dertli. özellikle helen karakterinin siyahi bir oyuncu tarafından canlandırılmasını hiç hazmedememiş. buna tepki gösterenlere ırkçı diyenleri ise oldukça sert eleştiriyor. yazara göre bu durum tamamen (bkz: woke kültürü) etkisinde kalmış bir zorlamadan ibaret ve sinema kalitesini yerle bir ediyor. durumu öyle bir anlatmış ki, sanki black panther'ın başrolünü beyaz birine vermekle aynı şeymiş.
yazar diyor ki, yunanistan batı kültürünün temel taşı olduğu için beyaz tenli oyuncuların bu rolleri üstlenmesinde hiçbir sorun yok ama coğrafi ve kültürel olarak uzak toplulukların zorla yerleştirilmesi kültürel bir yıkım. hatta bu durumu çok ağır ifadelerle tanımlıyor. nolan'ın da bu baskılara boyun eğdiğini düşünüyor. sadece kendi fikrinin değil, youtube'daki eksi puanların ve hatta bazı siyahi ünlülerin bile bu duruma karşı olduğunu belirterek haklılığını kanıtlamaya çalışıyor.
özetle yazar, hollywood'un siyasileştiğini, liberal ve woke ideolojilerin sinemayı ele geçirdiğini ve bunun sonucunda doğal olmayan cast seçimlerinin yapıldığını savunuyor. ona göre gerçek ırkçılık, birini sadece ten rengi için hak etmediği role koymakmış. (bkz: kültürel yozlaşma) konusunda endişeli olan yazar, bu tarz dayatmaların sinema dünyasından uzaklaşmasını istiyor.
(bkz: #184984425)insanların saç renklerinin bile detaylı anlatıldığı bir destanda kendi batı düşmanı wooke ideolijisini insanlara empoze edicem diye en olmadık karakteri zenci birisine oynatılmas...
AI Özet: yazar on yıl boyunca lösemiyle savaşmış, bedeniyle ve ruhuyla bayağı bir hırpalanmış ama sonunda galip gelmiş. hastalık sürecinde hem fiziksel hem mental olarak çok zorlandığını, yanındaki insanları kaybetmenin ağırlığını yaşadığını anlatıyor. (bkz: hayata tutunmak) eski yaralarını sarmasının vakit aldığını ama yaşadıklarının kendisini daha farkındalıklı ve sabırlı birine dönüştürdüğünü belirtiyor. artık tek derdi çevresine iyilik yaymak ve anın tadını çıkarmak. kısacası yaşadığı tüm o dramı bir çeşit olgunlaşma sürecine çevirmiş, artık sadece yaşamanın keyfine bakıyor.
2012'den 2022'ye kadar aralıklarla lösemi tedavisi gördüm.kanser garip bir şey: bedenin ölmek isterken sen yaşamak istiyorsun. dünyada yaşanabilecek birçok acı çeşidi olduğunu fark ediyorsun. güç...
AI Özet: yazar, google earth üzerinden türkiye'nin dört bir yanından seçtiği, tabloyu aratmayan koordinatlarla bize dijital bir gezi yaptırıyor. arkadaşa göre ülkemiz yukarıdan bakınca bayağı bir renkliymiş. bingöl'deki yüzen adalardan başlayıp, doğubayazıt'ta lavların yuttuğu köylere, şanlıurfa'daki çember tarlalardan anamur'daki muz seralarına kadar geniş bir yelpaze sunmuş. (bkz: türkiye'nin güzellikleri) yazar sadece doğayı değil, insan elinin değdiği garip yerleri de yakalamış; kasımpaşa'da tribüne taşan apartmanlar veya uşak'taki değişik mimarili binalar gibi detaylar dikkat çekiyor. konya'daki devasa güneş tarlaları ve salda gölü'nün turkuazı gibi görsel şölenlerin yanına, çanakkale'deki o meşhur şehitlik topraklarını ve ağrı dağı'nı da eklemiş. genel olarak yazar, koordinatları vererek bizi ekran başında bir keşfe çıkarmış, "hadi şuralara bir bakın" demiş. resmen gökyüzünden bir türkiye kataloğu oluşturmuş.
google earth üzerinden, türkiye'nin dört bir yanından ilgi çekici görüntüler içeren kısa bir tura hazır mısınız?iyi seyirler... 38°58'20.35"n 40°56'42.56"egörselbingöl yüzen adalar39°27'41.55"n 4...
AI Özet: yazar izlanda ve türkiye'nin endekslerdeki uçurumuyla dalga geçiyor, (bkz: trajikomik) bir kıyaslama yapmış.
izlanda insani gelişim endeksinde 1. mutluluk endeksinde 3. ülke.görselbu yönetim binasıgörselb...
AI Özet: yazar, çiçek abbas'ı 80 darbesi sonrası çekilmiş, sınıf çatışmasını aşkla harmanlayan kült bir yapım olarak tanımlıyor. sinan çetin'in genç yaşta yönetmiş olması şaşırtsa da yavuz turgul senaryosu ve şener şen ile ilyas salman'ın performanslarının filmi taşıdığını belirtiyor. hikaye, mahallenin küçük kralı rolündeki şakir ile onun altında ezilen ama aslında onun gibi olmak isteyen abbas'ın etrafında dönüyor. yazarın gözlemlerine göre şakir, hem çevresine hem de muavinine karşı oldukça sert ve baskıcı bir tip. kendi ahlaki değerlerini hiçe sayıp sözlüsünü aldatırken, kız kardeşi nazlı'yı eve kapatacak kadar korumacı davranıyor. abbas ise şakir'in sahip olduğu güce ve minibüse özeniyor, bu yüzden tüm zorbalıklara katlanıp gün sayıyor. ancak işler nazlı ile abbas arasında bir çekim oluşunca karışıyor. (bkz: sermaye ve işçi çatışması) yazar, abbas'ın sonunda kendi minibüsünü alıp şakir'in kopyası haline gelmesini, aynı kıyafetleri giyip aynı tavırlara bürünmesini oldukça ironik buluyor. abbas'ın "kardeşinim artık şakir" diyerek ezilme dönemini kapatması ve nazlı'yı istemeye hak kazanmasıyla olaylar zirveye çıkıyor. fakat yazarın da dediği gibi, bu yükseliş pamuk ipliğine bağlıymış; minibüs gidince her şey altüst oluyor. sonunda şakir'in parayla kurduğu düzenle tekrar üstünlük kurmaya çalışması ama nazlı'nın abisinin baskısını reddetmesiyle hikaye bağlanıyor.
80 darbesi sonrası çekilmiş, açık açık politik ve toplumsal mesajlar verilmeyen ancak iyi - kötü / sermaye - işçi üzerinden aşk hikayesiyle süslenmiş; türk sinemasının en unutulmaz filmlerinden b...
AI Özet: yazar, nato zirvelerindeki aşırı gösteriş ve itibar merakının aslında hiçbir anlamı olmadığını savunuyor. ona göre oraya gelen dünya liderleri iki dalga google aramasıyla türkiye'deki ekonomik durumu, asgari ücreti ve açlık sınırını şak diye bulabilecek kapasitedeler. yani bu şatafatın sadece dışarıya yönelik bir imaj çalışması olduğunu, liderlerin halkın gerçekte nasıl süründüğünü bildiğini söylüyor. hatta bu durumun dışarıdan bakıldığında hem lidere hem de buna göz yuman halka karşı bir şaşkınlık yarattığını belirtiyor. (bkz: itibar) mevzusunu anlatırken almanya'daki milletvekillerinin halkla dayanışma göstermek için maaş zamlarından vazgeçmesi örneğini vererek aradaki uçuruma dikkat çekiyor. özetle yazar, gerçek dünyada siyasetin böyle işlemediğini, şatafatla itibar kazanılmayacağını anlatmaya çalışmış.
nato'ya deger vermesinin ve itibardan tasarruf etmemesinin hicbir anlami yoktur. oraya gelen liderlerin hepsinin google'a turkiye'de kisi basi milli gelir, 1 dolar kac tl, asgari ucret ve aclik s...
AI Özet: yazar, ahmet telli hakkında yazılan kötü yorumlara bayağı bir bilenmiş durumda. adamın şiirlerini bile okumadan gelenlerin hadsizce eleştirmesine anlam veremiyor, bunları kültürsüz ve sevgisiz insansılar olarak tanımlıyor. şairin fedakarlıklarını ve yaşamını bilmeden yargı dağıtılmasına kızıyor. edip cansever'in bir şiirine atıfta bulunarak ahmet telli'nin türkiye'nin aynası olduğunu belirtiyor. özetle, okumadan yargılayanlara (bkz: üzücü) buluyor ve şaire olan derin saygısını dile getiriyor.
dönüp dönüp bakıyorum başlığa.önce yapmayayım, bu şaire bu adama bile kötü şeyler yazanlar vardır belki diyorum.sonra beni ben yapan adama, onun şiirlerine de kötü yazılmaz ki diyorum…yazıyorlar....
AI Özet: yazar ekşinin geldiği noktaya şaşırıyor, eski forum ortamlarını özleyip şimdiki trendlerle (bkz: manifest) kafa buluyor.
ekşisözlüğün geldiği seviyeye bakar mısınız?2000lerde bırak manifesti, hepsiyi falan, 'hangi th...
AI Özet: yazar diyor ki gençken yapılan tanışmalar genelde fiyaskoyla bitiyor, olgunlukta ise insan seçici olduğu için yalnızlık daha da derinleşiyor. mevzu aslında yaydığın enerjiymiş. hayatında biri varken gelen özgüvenle (bkz: aura) daha çekici oluyorsun ama yalnızken mesajlara saniyeler içinde dönen o muhtaç halin karşı tarafı kaçırıyor. yani çözüm yalnızlığa adapte olup kendi yoluna bakmakta, ancak o zaman yeniden fark ediliyorsun.
gençken genelde hatayla sonuçlanır.olgunlukta ise kendini iyi tanırsın ve yalnızlıktan gebersen bile karşındakinin sana uygun olmadığını fark edip ondan uzak durursun.peki bu dönemde insanın karş...
AI Özet: yazar, ilişkilerde bazen sadece yedek kulübesinde bekleyen bir parantez içi olduğumuzu anlatıyor. yani karşı tarafın hayatı şakır şakır akarken, sadece işleri ters gittiğinde veya canı sıkıldığında sizi hatırladığını belirtiyor. yazara göre bu durum tam bir (bkz: konfor alanı) meselesi; siz orada sessizce bekledikçe karşı tarafın işine geliyor ve sizi asla o dar alandan çıkarmak istemiyorlar. siz parantez içinde kendi değerinizi düşürürken, onlar sayfalarca yeni anılar biriktiriyor. yazar, kimsenin size hak ettiğiniz değeri altın tepside sunmayacağını, bu yüzden kendi hayatınızın başrolüne geçmeniz gerektiğini söylüyor. başkalarının çıkarlarına hizmet eden ufacık kırıntılarla yetinmenin sonunda sadece pişmanlık kalacağını savunuyor. kısacası, başkaları memnun olsun diye kendi sayfalarınızı boş bırakmak yerine, (bkz: özsaygı) kazanıp o parantezi kapatma ve kendi hikayenizi yazma vaktinin geldiğini hatırlatıyor.
bazen bazı yerlerde, bazı insanlarda, bazı olaylarda sadece bir parantez içi olursunuz. akıp giden bir hayat vardır ve sadece gerektiği zamanlarda o paranteze ihtiyaç vardır ve o anlarda o parant...
AI Özet: yazar diyor ki maçta ezici bir üstünlük bekleyenler (bkz: futboldan anlamayanlar) kulübüne hoş geldi. ispanya'nın savunması beton gibi, fransa ise ancak bireysel yeteneklerle fark yaratır. istatistikler ispanya'yı işaret ediyor, fransa'ya ters geldikleri için maçın favorisi yok gibi.
bu maçta herhangi bir tarafın diğerinin "içinden geçeceğini" söyleyen biri futboldan anlamıyordur net. dünya kupasının başından beri tüm maçları izledim ve bu maçta iki takımın güçleri birbirine ...
AI Özet: yazar, arjantin'in 2022 dünya kupası ödül paralarının bir kısmını şaibeli yöntemlerle kullandığını ve bu durumun fbi ile avrupa parlamentosu tarafından incelendiğini anlatıyor. özellikle bir paravan şirket üzerinden dönen mevzulara değinip durumun vahametini belirtiyor. ayrıca kupadan ihraç edilmeleri için açılan imza sitesine ddos saldırısı yapılmasına şaşırıyor. olayları hala messi ronaldo tartışmasıyla okuyanlara sitem ederken, dönen dolapların boyutuna dair ciddi tepki gösteriyor (bkz: kara para aklama).
adi kopeklerin ne boklar yedikleri bir bir ortaya cikiyor. en taninmis uluslararasi spor gazetecilerinden romain malina'nin ortaya cikardigi pislige gore 2022 dunya kupasindan aldiklari 300 milyo...
AI Özet: yazar, favorilerin zorlandığı ve çekişmeli geçen maçların turnuvayı kötü yapmadığını savunuyor. büyük takımların rakiplerini ezmesini istemiyor, sürpriz sonuçların seyir zevkini artırdığını belirtiyor. (bkz: bahis kuponu) yüzünden ağlayanların mantık hatası yaptığını düşünüyor.
favoriler zorlanıyor, favori olmayanlar üstün performans gösteriyor maçlar çok çekişmeli geçiyor diye turnuva sikindirik mi oldu? bu nasıl mantık amk. lisede mantık dersine dinci giriyordu galiba...
AI Özet: yazar, insanların doğuştan kötü olmadığını, sürekli nankörlük ve suistimal görmekten dolayı (bkz: bıkkınlık) yaşadıklarını söylüyor. iyiliğin karşılığında hep kaybetmekten yorulup bir noktada hissizleştiklerini, aslında acımasızlaşmaktan ziyade kendilerini korumaya aldıklarını belirtiyor. yani olay tamamen hayal kırıklığı ve beklentilerin sıfırlanması.
kendimden örnek vererek anlatamıyorum bunu. çünkü ben hiçbir zaman iyi insan olduğumu iddia etmedim. ama çevremde bunun canlı örneklerini çok gördüm.bence bunun nedeni doğuştan kötü olmaları deği...
AI Özet: yazar, kütüphaneci olduğu için konuya içeriden bir bakış atıyor. aslında kimsenin kütüphane olmasıyla bir derdi olmadığını, her ülkede zaten böyle ulusal derleme kütüphaneleri olduğunu belirtiyor. (bkz: british library) gibi örnekler vererek mevzuyu açıklıyor. yazara göre olay tamamen imaj yönetimiyle alakalı. başlangıçta başkanlık sarayı olarak anılan yapının yarattığı tepkileri yumuşatmak ve "saray" algısını "külliye" ile değiştirmek için millet kütüphanesi projesinin bir nevi göz boyama olarak devreye sokulduğunu iddia ediyor. hatta bu işin kültür ve turizm bakanlığından bile habersiz, bir kişinin kararıyla aniden başladığını söylüyor. kütüphane kurmanın sadece para saçmakla olmayacağını, ciddi bir yayın politikası ve zaman gerektirdiğini anlatırken bilkent üniversitesi kütüphanesi örneğini veriyor. millet kütüphanesinin bu koleksiyon işini sıfırdan beceremeyince, milli kütüphanenin yıllanmış eserlerini cumhurbaşkanlığına bağlı bu yeni yapıya aktarmaya başladığını anlatıyor. tüm bu sürecin şeffaf olmayan, "kara düzen" denilebilecek bir bürokrasiyle yürütülmesinin, özellikle asırlık yayınlar söz konusu olduğunda insanlarda ciddi şüpheler uyandırdığını savunuyor.
bir kütüphaneci olarak şu duruma açıklık getireyim.kimsenin millet kütüphanesi ile bir derdi yok.her ülkede ulusal, ülkede yayınlanan ve yurt dışında ülkesiyle ilgili yayınlanan tüm yayınları der...
AI Özet: yazar diyor ki, asıl mevzu felaket tellallığı değil, yakalanan ivmenin kaybolması. beşinci şampiyonluk fırsatı varken sadece lige odaklanmak yetmez, şampiyonlar ligi'nden gelecek para (bkz: sürdürülebilir gelir) şart. rakipler hata yapsın diye beklemek yerine işini sıkı tutmak gerektiğini savunuyor.
felaket tellallığından ziyade, taraftarın asıl endişesi mevcut ivmenin kaybedilmesinin ilerleyen sezonlarda ağır bir faturaya dönüşme ihtimali.türk futbol tarihinde hiçbir takım üst üste 5 kez şa...
AI Özet: yazar, clive owen'ın karizmasına ve tipine resmen bayılıyor. adamın her halini kendine örnek alıyor, filmlerini (bkz: sin city) çok beğeniyor ve tam bir testosteron deposu olduğunu söylüyor.
sanırım dünyada tipimin, sesimin, bakışımın, saçımın, boy posumun, gözlerimin, karizmamın benzemesini istediğim tek erkek. özelli...
AI Özet: yazar, anadolu mutfağının genel olarak çok başarılı olduğunu ve bulgur pilavının hem besleyici hem de lezzetli bir yemek olduğunu savunuyor. çiğ et odaklı mutfakları ve amerika'daki garip yemek alışkanlıklarını (bkz: gastronomik felaket) yererek kendi coğrafyasının damak tadını övüyor. genel olarak (bkz: bulgur pilavı) aşkı yaşıyor.
anadolu cografyasinda kotu olarak sifatlandirilacak cok cok az yemek var arkadaslar, temel yiyecekleri bulgur pilavi vs. kesinlikle bunlarin arasinda degil. insan beslenmesi bakimindan baktiginiz...
AI Özet: yazar, hülagu han'ın 1258'de bağdat'ı darmadağın edip hilafeti bitirmesinin aslında stratejik bir hamle olduğunu savunuyor. adamın yöntemleri biraz sert olsa da (bkz: katliam) bu sayede anadolu'nun araplaşmasının önünün kesildiğini, yoksa şu an hepimizin farklı bir dil konuştuğunu iddia ediyor. türk savaş kültürünün en sağlam isimlerinden biri olmasına rağmen yeterince tanınmadığını, rakiplerinin ise hala adını duyduğunda tırstığını belirtiyor. şamanist usullerle gömüldüğünü ekleyip konuyu kapatıyor.
bağdatda 1258 'de halife mustasım billah'ı çok fantastik bir şekilde öldürmüştür. bazı kaynaklar bağdat'ta 800 bin kişinin öldüğünü belirtir. hülagu'nun halifeye yaptığı savaş öncesi çağrılar; be...
AI Özet: yazar diyor ki; memurlar kendilerini devlet sanmasın, osmanlı torunluğuyla hava atanlar aslında köylü torunudur, devletin ekmeği değil halkın emeği yeniyor. (bkz: gerçekler)
bu ülkede üç kalıbın kırılması gerekiyor. "ben devletim";değilsin. sen bir personelsin, memursun, devlet değilsin. "biz osma...
AI Özet: yazar, istanbul'un antik dönemdeki su sisteminin ne kadar uçuk olduğunu anlatıyor. oxford'un araştırmasına göre 426 kilometrelik bir hattan bahsediyor. kanalların temizlenmesi ve yedekleme sistemi sayesinde suyun kesilmediğini belirtiyor. yani 1500 yıl önce bile (bkz: altyapı) sorunu çözmüşler, şaka gibi.
istanbul’la ilgili az bilinen bir detay:oxford üniversitesi’nin paylaştığı araştırmaya göre, konstantinopolis’e su taşıyan 4. ve 5. yüzyıl su sistemi yaklaşık 426 kilometre uzunluğundaydı ve anti...
AI Özet: yazar, yunancada günlerin isimlendirme mantığını anlatmış. pazarın rabbin günü olduğunu, pazartesiden perşembeye kadar olan günlerin ise bildiğimiz sayılarla (ikinci, üçüncü vs.) adlandırıldığını söylüyor. cuma hazırlık, cumartesi ise direkt şabat demekmiş. asıl bomba ise antik dönemde günlerin tanrılara (bkz: zeus, afrodit) atandığı ama hristiyanlıkla beraber bu pagan sistemin çöpe atılıp yerine sayısal ve dini bir düzen getirildiği iddiası.
yunanca'da haftanın günleri:pazar: kyriaki. kyrios'tan geliyor, anlamı rab, efendi, sahip demek. kyriaki de aslında “rab'bin günü” anlamına geliyor.pazartesi: deftera. defteros, yani “ikinci” kel...
AI Özet: yazar, travis'in turn şarkısını dinleyince resmen zaman makinesine binmiş gibi hissettiğini söylüyor. şarkı onu alıp eski günlere, çocukluğuna ve annesine kadar götürmüş. zamanın insanı nasıl tokatladığını fark etmiş ama yine de durumu çok dramatik hale getirmemiş. hala bir şeyler hissedebildiği ve düştüğü yerden kalkabildiği için aslında şanslı olduğunu, nefes aldığı sürece umudun olduğunu belirtiyor. (bkz: nostalji) genel olarak şarkının onda yarattığı o tuhaf mide krampları benzeri kelebeklenme hissini anlatmış. geçmişe özlemle karışık bir hayatta kalma çabası var diyebiliriz. (bkz: travis) kısacası arkadaşımız şarkıyla beraber biraz efkarlanmış ama sonunda pozitife bağlamış.
bazı şarkılar geçmişe gitmişsiniz gibi hissettirir. ve o esnada içinizde tuhaf bir his oluşur. bu midenizin değil de sanki zamanın kelebeklenmesi gibidir. travis'in bu şarkısı da beni, benim için...
AI Özet: yazar, çocukluğunda ailevi sorunlar ve depresyonla boğuşurken the offspring müzikleriyle teselli bulduğunu anlatıyor. adana kitapsan'dan kasetler topladığı o zor günlerin ardından, şimdi 36 yaşında ağır bir romatizmal hastalıkla mücadele ediyor. vücudu artık pes etmiş olsa da istanbul konserine gitmek için biletini almış. bu konser onun için sadece bir etkinlik değil, çocukluğundaki o küçük kıza verilmiş bir hediye niteliğinde. (bkz: hayatın sillesini yemek) rağmen hala ayakta ve müzikle iyileşmeyi umuyor. yenikapı'ya gidecek kadar enerjisi olan moruklar kervanına katılarak dexter ve ekibine manifest yapıyor. kısaca; müzikle hayata tutunma hikayesi.
küçük bir kız, yıllar sonra ağır bir depresyonda olduğunu anlayacağı annesi, üç maymunu oynayan babası ve yeni doğmuş kardeşi arasında hayatı anlamaya çalışıyor.8 yaşında bir çocuğa her gün var o...
AI Özet: yazar, atatürk'ün bazı kesimler tarafından haksızca hedef alınmasına dertleniyor. özellikle vahdettin mevzusu üzerinden dönen tartışmalara ve nankörlüklere değinip, bu kafa yapısındakilerin günün sonunda pişman olacağını savunuyor. kurucu liderin hak ettiği değeri görmediğini, adeta yanlış ulusa gönderilmiş bir bey olduğunu düşünüyor. (bkz: nankörlük) ve (bkz: karma) olayları burada devreye giriyor.
vahdettin'in ingiliz zırhlısıyla kaçışı müfredattan kaldırılacak haberinden sonra, sosyal medyada iki gündür osmanlıcılar tarafından hakaret ve küfürlere maruz kalan türkiye cumhuriyetinin kurucu...
AI Özet: yazar, kızının babasına yaptığı meyveli ve katlı pastanın kendisini çok duygulandırdığını anlatıyor. bu durumla rahmetli babasını hatırlayıp hüzünlenmiş, (bkz: duygusallık) zirve yapmış resmen.
kızımın babasının doğum günüylebenim rahmetli babamın doğum günü aynı gün. sabah büyük bir heyecanla uyandı ve dedi ki “babama meymeli ve 6 katlı ...
AI Özet: yazar, van eck phreaking olayının aslında ekranların yaydığı elektromanyetik sinyalleri yakalayıp görüntüye dönüştürmek olduğunu anlatıyor. yani olay yazılımsal bir hackleme değil, tamamen fiziksel verilerin çözümlenmesi üzerine kurulu. yazar diyor ki, bu işi ilk keşfeden muhtemelen van eck değildir; soğuk savaş döneminde abd ve ssyetler zaten birbirlerini böyle dinliyormuş. (bkz: tempest) standartları da zaten bu korkuyla ortaya çıkmış. van eck sadece 1985'te yazdığı makaleyle devlet sırrı olan bu durumu akademik dünyaya, yani biz fanilere taşımış.
yazara göre bilgisayarlar aslında istemeden küçük birer televizyon vericisi gibi çalışıyor. işlemci, kablolar, voltaj regülatörleri derken sistem çalışırken çevreye resmen günlük yazıyor. bu yüzden yüksek güvenlikli yerlerde sadece duvar örmek yetmiyor; faraday kafesi, iletken ekranlama ve fiber optik gibi önlemlerle sinyaller zayıflatılıyor. işin can sıkıcı kısmı ise günümüzde deep learning modellerinin devreye girmesi. yazar, yapay zekanın fiziksel olarak var olan ama insanın seçemediği o zayıf fısıltıları ve örüntüleri çok daha rahat yakaladığını belirtiyor. kısacası ai, gürültüyü bastırıp sinyalleri sınıflandırarak donanım güvenliğini ciddi anlamda zorlaştırıyor.
en basit tanımıyla ekranların çalışırken istemeden yaydığı elektromanyetik sinyallerin uzaktan yakalanıp tekrar görüntüye dönüştürülmesi tekniğine verilen addır. yani başka bir bilgisayarda olan ...
AI Özet: yazar, antalya'da 1910'larda dönen boykot olaylarını anlatıyor. girit'ten gelenlerin rum esnafa sardığını, kabadayıların çarşıda terör estirip (bkz: sağa bak sola bak boykotaj var) diyerek milleti darladığını belirtiyor. ortam bayağı gerginmiş, kimse dükkanlara girememiş.
18. yy sonunda girit'ten zorunlu göç eden müslümanlar antalya'daki rumları bunun sebebi olarak görmüşlerdi ve ve hristiyan esnafı boykota öncülük ettiler.“ 1910 ' da türkler ve rumlar arasındaki ...
AI Özet: yazar köpeğinin gerçek olduğunu kanıtlamaya çalışıyor (bkz: nazar)
çok güzelsin nazar değmesin dobiiiiiiigörseledit: köpeğimin fotoğrafına internetten buldun diye...
AI Özet: yazar diyor ki zeytinyağı fiyatları uçunca millet mutfakta şerlok holmes kesilmiş, herkes bir şekilde yağın saflığını kanıtlamaya çalışıyor. özellikle şu meşhur buzdolabı testi tam bir şehir efsanesine dönüşmüş durumda. birçok kişi yağı dolaba atıp sabah donmuşsa hakiki, donmamışsa sahte diye hüküm veriyor ama yazar bunun tamamen (bkz: kahve falı) kıvamında bir yöntem olduğunu belirtiyor. yani olay göründüğü kadar basit değil. zeytinyağının içindeki yağ asitleri ve bileşenler su gibi tek bir sıcaklıkta sözleşip donmuyor; kimi zaman bulanıklaşıyor, kimi zaman pütürleniyor, kimi zaman da kremamsı bir hal alıyor. yazarın vurguladığı nokta şu; zeytinin cinsi, hasat zamanı veya filtrelenme durumu gibi detaylar bu tepkiyi değiştiriyor. öyle ki iki tane gerçek zeytinyağı dolapta farklı tepkiler verebilir ya da karışım bir yağ da donarak sizi kandırabilir. kısacası evde yapılan bu tarz fiziksel testlerin hiçbir bilimsel geçerliliği yok. asitlik oranı, oksidasyon veya saflık gibi mevzular ancak laboratuvarda çözülür. yazar, bu durumu balın şekerlenmesine sahte demekle bir tutuyor ve insanlara görüntülere bakıp hızlıca hüküm vermemelerini tavsiye ediyor.
zeytinyağının buzdolabında donması gerçek olduğunu kanıtlar mı?zeytinyağı pahalılaştıkça mutfaktaki dedektiflik seviyesi de arttı.şişeyi eline alıp etiket okuyan, dibine bakan, koklayan, rengine ...
AI Özet: yazar, pop müzikte dansın ve koreografinin önemini anlatıyor. mabel matiz'in yeni işindeki vizyona ve dansçıların başarısına bayılmış, adamın kültürü beslediğini düşünüyor. (bkz: tarkan) gibi isimleri anarak pop kültürün tanımını yapıyor. şarkıyı özellikle açıp dinlemezmiş ama çalarsa da kapatmazmış, yani durumu (bkz: orta şeker) buluyor.
pop müzikte dans faktörünün önemi.(bkz: tarkan)(bkz: manifest)(bkz: yonca evcimik)(bkz: hepsi)kendi janraları için baya inovatif, kendi zamanlarının en iyileri, bizzat pop kültür'ün tanımı türkiy...
AI Özet: yazar, çin'e bağlı özerk bölgeyi gezmiş; nem ve yağmurla mücadele etse de victoria peak ve dev buda heykeli gibi yerleri kesinlikle öneriyor. tapınaklar etkileyiciymiş ama sokaklardaki yemek kokuları bazen boğucu gelmiş. şehir istanbul'dan biraz daha pahalıymış, özellikle espresso peşinde koşmak dertmiş. central bölgesi (bkz: cihangir) tadındaymış, tsim sha tsui ise daha çok taksim havasındaymış. dim sum ve ördek eti yemeden dönmemek gerektiğini, taksilerde nakit gerektiğini belirtiyor. yerlilerle iletişimde ingilizce seviyesinin düşüklüğü şaşırtmış. (bkz: uzak doğu) turu için idealmiş.
bu ay kapsamlıca gezdiğim çin'e bağlı özerk bölge. tam bu mevsimde yüzde 85'e dayanan nem oranı ve ani muson yağmurları zorlasa da çoğu yerini keşfettim.bir kere muhteşem manzaralı victoria peak ...
AI Özet: yazar, icardi'nin her hafta başka kulüple anlaştığına dair çıkan haberlerin balon olduğunu ve menajerinin komisyon koparmak için ortalığı karıştırdığını söylüyor. adamın biraz saf ve duygusal olduğunu, bu gidişle elindekileri tüketip (bkz: sıfırlanmak) durumuna düşeceğini belirtiyor. kampsız ve formsuz haliyle artık köy takımlarına kalmış olabileceğini düşünerek durumun vahametini anlatıyor.
yok yav manu degil, benim bildigim real madrid ile anlastı, mbebe yi gonderip icardi yi alacaklar.adının çıkmadığı kulup kalmadı, en son gecen hafta fb ile anlasiyordu..üfürenin kim olduğu belli,...
AI Özet: yazar rakibin piyasa değerinin düşük olduğunu ama aslında dişli bir takım olduğunu söylüyor. fenerin yedekleriyle rahat geçeceğini, asıl mevzunun (bkz: play off) olduğunu belirtiyor.
rakibin takım değeri tam kocaeli, gaziantep'e denk. yani ismini duymadığı için köy takımı sananlar için bu bilgi burada dursun. polonya lig...
AI Özet: yazar dizinin son sezonundaki çöküşü (bkz: entropi ile açıklıyor, resmen doğal bir sanat eseri olduğunu iddia ediyor.
evrenin genel kuralı, her şeyin zamanla minimum enerji ve maksimum düzensizliğe ulaşmak istemes...
AI Özet: yazar, dizinin 4. bölümü hakkında genel bir değerlendirme yapmış. defne ve kadir arasındaki gerilimin dozunu beğenmiş ama tolganın çok pasif kaldığını, kadir tarafından ezildiğini düşünüyor. gazeteci kuzen karakterini aşırı itici bulmuş, yiğitin bu tip biri için aşk böceğine dönmesini yakıştıramamış. leventin absürtlüğü ve vfx çalışmaları hoşuna gitmiş ama selma annenin sürekli şikayet eden birine dönüşmesinden rahatsız. (bkz: dji sponsorluğu) mevzusuna girip drone sahnelerindeki teknik hatalara takılmış, defnenin kumandayı alır almaz drone'u uçurmasını gerçekçi bulmamış. defnenin kardeşinin artık hikayeden çıkması gerektiğini, melis ve selim sahnelerinin ise oldukça eğlenceli olduğunu belirtiyor. genel olarak kurgu ve bazı diyalogları başarılı bulmuş.
4.bölümü yayınlanmış dizi.--- spoiler ----defne-kadir gerilimi gayet güzel işleniyor. ancak bu gerilimde tolga pasif kalmaya başladı. tamam, sahneleri var ama kadir eziyor geçiyor.-gazeteci kuzen...
AI Özet: yazar, trossard'a gelen eleştirilere sinir olmuş. 20 milyonun çok olduğunu söyleyenleri (bkz: hayalperest) olarak görüyor ve beşiktaş'ın geçmiş transferlerini hatırlatıp herkesi susturuyor.
sampiyon arsenal’in kanat oyuncusubelcika milli takiminin 10 numarası gelmişler burada yok saclari beyazlamis yok 20 milyon verilir m...
AI Özet: yazar, dil bilgisinin değişmez kurallar bütünü olmadığını, aksine yaşayan ve evrimleşen bir yapı olduğunu anlatıyor. (bkz: betimleyici dil bilgisi) mevzusunun türkiye'de pek anlaşılmadığını, tdk gibi kurumların katı tutumu yüzünden dilin sert yasalarla yönetilmesi gerektiği sanrısının hakim olduğunu belirtiyor. yazara göre dil kuralları birileri tarafından icat edilmiyor, sadece insanların kullanımı gözlemlenip kaydediliyor. sözlüklerin de kelime üretme yeri değil, insanların neyi nasıl kullandığını belgeleyen araçlar olduğunu savunuyor. bunu açıklamak için kelimelerin zamanla nasıl anlam değiştirdiğine dair örnekler veriyor; mesela ingilizcedeki rape ve gay kelimelerinin eski anlamlarıyla bugünkü anlamlarının tamamen farklı olduğunu, bugün eski anlamlarıla savunma yapmanın imkansız olduğunu söylüyor. türkçeden de örnekler vererek oğlan, yavuz ve emsal gibi kelimelerin anlam kaymalarına değiniyor. sadece kelimeler değil, gramerin de değiştiğini; eskiden kullanılan evge vardım ifadesinin bugün yanlış kabul edildiğini veya geniş zaman ekinin evrimini anlatıyor. özetle yazar, dilin aslında nasıl olduğuyla değil, genel olarak nasıl anlaşıldığıyla ilgilenmek gerektiğini, aksi takdirde yüzeysel bir bakış açısına sahip olunacağını iddia ediyor.
dil bilgisi kurallarının taşa yazılmadığını, zamanla değiştiğini iddia eden görüş. (bkz: betimleyici dil bilgisi)türkiye'de ne olduğu tam anlaşılmamıştır ve hala dirençle karşılanmaktadır. tdk'nı...