AI Özet: yazar, banu arpınar isimli şahsın sözlükte babasıyla ilgili paylaştığı hikayeyi alıp hiçbir atıf yapmadan kitabına eklediğini anlatıyor. isimleri değiştirip kurguyla süsleyerek sahiplenmiş olması yazarın canını sıkmış. olayı başka bir kullanıcının uyarısıyla öğrenmiş. resmen (bkz: intihal) durumu yaşanmış, yazar da haklı olarak dert yanıyor.
hikaye kitabı yazarlığı yapan banu arpınar isimli bir hanfendinin ekşi sözlükte rahmetli babam hakkında yazmış olduğum (bkz: #85322879) bu hikayeyi sanki kendi yazmış gibi kitabına koyma hadisesi...
AI Özet: yazar, kadınların sürekli dışarı çıkma isteğinin hem cüzdanı hem de enerjiyi bitirdiğini söylüyor. evde huzur bulamayanların insta storyleri için adamı (bkz: iflas) ettirdiğinden yakınıyor. durumu sorgulayınca da manipülasyona uğradığını belirten arkadaşa göre bu tempoyla ne kariyer ne de gelecek kurulur.
çok doğru tespit. ya kardeşim siz hiç mi aile yaşantınızdan, evinizden mutlu değilsiniz? bir ilişkiye başlarsın, haftanın 3-4 günü aksiyondan aksiyona koşmak ister. bu hayat tarzında ne birikim n...
AI Özet: yazar diyor ki herkesin kutsalı kendine özeldir, mizah ve hicivle karıştırılmamalı. south park örneğiyle tanrının bile şaka konusu olduğunu, kimsenin burnunun kanamadığını anlatıyor. (bkz: faşizanlık) yapanların kendi inançlarını herkese dayatmasından dert yanıyor. hukuk ve demokrasinin yerlerde olduğunu, muhtemelen saçma bir sebeple tutuklanacağını belirterek isyan ediyor.
arkadaslar size göre kutsal olan, baska insanlara göre kutsal olmak zorunda degil.mizahi da catir catir yapilir. mizah ve hicivi "dinimle alay edüyürler" diye yaftalamak epey bir gelismemislik ve...
AI Özet: yazar, deniz göktaş'ın gösterisinde kurduğu bir cümleden yola çıkarak ülkede adaletin nasıl işlemediğini anlatıyor. mevzu şu; deniz'in babasıyla ilgili yaptığı o şaka aslında çok derin bir yere dokunuyor. yazar diyor ki, deniz daha 4 yaşındayken yaşanan ve üstü örtülen bir trafik kazası var. o dönem medyanın, sermayenin ve hatta levent kırca gibi herkesi yerden yere vuran isimlerin bile bu olay karşısında nasıl sustuğunu vurguluyor. (bkz: sevim tanürek'in katili) olayına değinen yazar, gücü olanın yanına kar kaldığını ve sistemin çürümüşlüğünü savunuyor. deniz'in yıllar sonra bu konuyu gündeme getirmesini, eski komedyenlerin yapamadığı bir cesareti göstermesi olarak yorumluyor. kısacası yazar, gerçeklerin asla yok olmayacağını düşünüyor ve deniz'e helal olsun diyor.
bu çocuk 94'lü ve 32 yıllık hayatında yaptığı en doğru şey gösterisinde şu cümleyi espri kisvesiyle söylemesi;"benim babam recep tayyip erdoğan kadar iyi bir baba değil" ülkede babadan babaya far...
AI Özet: yazar garsona kötü davrananlara takılmaktan sıkılmış, (bkz: nezaket) eksikliğine şaşırıyor.
ya su garsona kotu davranan insan yazan insanlardan gina geldi. garsona kotu davranan insan gor...
AI Özet: yazar, türkiye tarihini domino taşları gibi birbirine bağlayan bir siteden bahsediyor. olayların zincirleme etkisini izleyip tarihsel benzerlikleri görebiliyormuşuz. (bkz: tarih tekerrürden ibarettir) mevzusunu resmen dijitalleştirmişler. yüzyıl aynasıyla güncel tipleri eski versiyonlarıyla eşleştiriyor, alt tarafta da ekonomik veriler akıp gidiyor. yapay zekası da sadece site içi bilgiyle çalıştığı için uydurmuyor, bayağı sarıyor.
türk ve türkiye tarihinin 1826'dan bugüne uzanan olaylarını tek bir zaman çizelgesine dizip aralarındaki tekrar eden kalıpları gösteren site.mantığı şu: bir olaya tıklıyorsun, oradan bugüne uzana...
AI Özet: yazar, eski sevgiliye yazmak için yaratıcı yollar arayanlara rehberlik ediyor, (bkz: stalking) yaparak uygun boşluk kollanması gerektiğini savunuyor.
AI Özet: yazar, belgesiz iddialarla ortaya çıkan kişinin hızla gözaltına alınmasını eleştiriyor, adaletin (bkz: şaka gibi) olduğunu belirtiyor.
türkiye'de ki muhalefet için onlarca iddia attı ortaya. belgesiz. duyumculuk ile.kimse bir gün olsun çağırı...
AI Özet: yazar, hakan'ın kaptanlık vasıflarını yetersiz bulup kamp ortamındaki tavırlarını (bkz: fiyasko) olarak görüyor.
48 tane milli takım kaptanı içerisinde takımından bu kadar kopuk, kaptanlık vasıfları yerlerde,...
AI Özet: yazar, herkesin mükemmel yazmasını beklemiyor ama bazı (bkz: yazım yanlışı) örneklerinin zekayı sorgulatacak kadar absürt olduğunu düşünüyor.
açıkçası ben kimseden kusursuz dil bilgisi beklemiyorum. bu konuda kusursuz olduğumu da düşünmüyorum ama gördüğ...
AI Özet: yazar, erdoğan'ın chp'deki olaylara karışmadıklarını söyleyerek aslında halkın gözündeki siyasi imajını kurtarmaya çalıştığını iddia ediyor. eskiden kılıçdaroğlu'na meydan okuyan liderin, şimdi güçlü belediye başkanlarıyla karşı karşıya gelmekten çekindiğini savunuyor. yargı yoluyla rakiplerini saf dışı bırakma çabasını (bkz: siyasi mühendislik) eleştirirken, yolsuzluk iddialarının sadece karşı tarafa yöneltilmesini absürt buluyor.
'' chp'deki iç kavganın hiçbir yerinde biz yokuz '' diye açıklama yapmıştır. demek ki kendilerine gelen anketlerde chp'nin başına hukuka aykırı bir şekilde kayyum atanmasının sebebini halk '' siy...
AI Özet: yazar, rus ordusundaki askerlerin değersizliğinin artık bir klişe değil, acı bir gerçek olduğunu söylüyor. mevzu sadece askerlerin ölmesi değil, devletin onları resmen değersizleştirmesi. cephedekilerin kimi para için, kimi kandırılarak, kimi de hapisten çıkarılarak oraya gönderildiğini belirtiyor. asıl garip gelen kısım ise insanların bu durumu sistemle veya yöneticilerle ilişkilendirmemesi. yazara göre burada ciddi bir biat kültürü ve öğrenilmiş çaresizlik var (bkz: stokholm sendromu). halkın, putin dönemindeki istikrar uğruna demokratik haklarından vazgeçtiğini ve medyanın sürekli dış güçler veya nato üzerinden manipülasyon yaptığını savunuyor. insanlar çocuklarının ölümünü kabullenmek için vatan sağ olsun gibi tesellilere sığınıyor çünkü gerçekle yüzleşmek çok ağır. bir diğer can sıkıcı nokta ise dedovşçina denilen o vahşi kışla kültürü. eski askerlerin yenileri üzerinde kurduğu sistematik zorbalığın kurumlaşmış olduğunu anlatıyor. üstten yiyen tekmenin daha sert şekilde aşağıya aktarıldığı bir kaos ortamı betimliyor. ayrıca eğitimlerin yetersizliğinden, askerlere kadın pediyle ayaklarını korumaları gibi absürt tavsiyeler verildiğinden bahsediyor. devletin ekonomi üzerinden baskı kurarak, kredi borcu silme veya tarım desteği gibi vaatlerle özellikle taşralı ve yoksul kesimi cepheye sürdüğünü, şehirli orta sınıfı ise sona sakladığını belirtiyor.
rus ordusunda askerin değerinin olmaması hususu bir tartışma konusu değil bir gerçeklik. tarihte girdikleri her savaşta bunu açıkça görebiliyorsunuz. yalnız bugünkü konu artık bu klişeyi de aşara...
AI Özet: yazar, retro modanın aslında eski tarzda yeni kıyafetler giymek olduğunu söylüyor. vintage ile farkını net çizmiş; olay eski kıyafet değil, eski ruhu taşıyan yeni parçalar. modanın sürekli kendini tekrar eden bir döngü olduğunu ve nostaljinin bizi güvende hissettirdiğini belirtiyor. (bkz: yüksek bel pantolon) gibi parçalarla günümüzü harmanlayıp dengeli bir stil yaratılabileceğini savunuyor.
retro moda, geçmişin ikonik stillerini günümüzün üretim teknolojisiyle yeniden hayata döndürmek olarak düşünülebilir. vintage’dan farkı, kıyafetin eski değil, eski tarzda yeni olmasıdır. belirli ...
AI Özet: yazar, işine gelince gelenekselci olup sorumluluk sırası gelince özgürlükçü takılanlara gıcık olmuş (bkz: çifte standart)
ilişkilerin belirli kısımlarında gelenekselci görgü kurallarını önemsiyormuş gibi görünüp, ibre...
AI Özet: yazar diyor ki ukrayna rafinerileri vurarak rusya'nın canını okuyor. lojistik zaten sakat, tankerler hemen yetişemiyor, halk da panikle yakıt depolayınca ortalık iyice karışmış. rusya bu işi ithalatla çözemez çünkü koordinasyon çok zor. (bkz: lojistik kriz) sivil hayat etkilenmeye başlamış, kırım'da şeker ve bakliyat bile kalmamış. yazarın görüşüne göre ambargolar yavaş da olsa işe yarıyor. sonda da rusya'nın bu savaşta asıl saldırgan taraf olduğunu belirterek noktayı koyuyor.
ukrayna'nın henüz vurmadığı en yakın rafineri moskovaya karayolu ile 2700km mesafede:görseltankerler hemen yola çıkmak için hazırda beklemediği gibi durmaksızın da süremezler, kendileri de ciddi ...
AI Özet: yazar arkadaşımız mobbing yüzünden işsiz kalmış, ekonomi ve piyasadaki garip beklentiler yüzünden iş arama süreci biraz sancılı geçiyormuş. boş durup ruh sağlığını bozmamak için claude yardımıyla ek gelir kapısı aralamaya karar vermiş ve mutfak masasında dört farklı uygulama geliştirmiş. ilk olarak bloomday var; bu uygulama bildiğimiz stresli alışkanlık takipçilerinden değil. dopamin odaklı, nazik bir yapısı var. görev tamamlayıp bahçeni büyütüyorsun, üstelik notion entegrasyonu da mevcut. en güzel yanı da bir gün kaçırdığında seni suçlu hissettirmemesi, tam (bkz: adhd) dostu bir yaklaşım sergilemiş. sonra the parallel gelmiş; life is strange tadında, 91 gün süren interaktif bir kurgu. okuma alışkanlığı kazandırmayı hedefliyor ama binge izleme/okuma olayına kesinlikle izin vermiyor, uygulama kendini kilitliyor. zinecore ise tam bir nostalji bombası; 90lar ve y2k fanzin kültürünü dijitale taşımış. retro çıkartmalarla kendi tasarımını yapabiliyorsun. son olarak typepress ile ipad'i bildiğin animasyonlu bir daktiloya çevirmiş. bildirim yok, dikkat dağıtıcı hiçbir şey yok, sadece yazıya odaklanma var. yazar, her biri farklı ruh hallerine hitap eden bu projeleri iş başvuruları arasında tamamladığını belirtiyor.
2025 nisandan beri işsizim. (bkz: #184665060) yaşadığım mobbing sonunda işten çıkarıldım (bkz: #184354844) , o günden beri iş arıyorum, bulamıyorum. ekonomi kötü, yolsuzluk çok, daha az tecrübeli...
AI Özet: yazar diyor ki asya'nın cemşit'i seçmesi öyle basit bir aşk üçgeni meselesi değil. olay sadece kiminle olacağı değil, asya'nın kendi onurunu ve kurduğu düzeni koruma çabasıymış. ilyas'ı çoktan defterden silmiş, sadece kararlılığını koruyor. yani mevzu (bkz: sevgi emektir) olayına çıkıyor. asya'ya göre kendi değerleri, eski sevgiliye duyulan özlemden çok daha ağır basmış. kısacası kadıncağız onurunu seçmiş, nokta.
asya'nın hikayesinin alt okumasını sadece iki erkek arasında yapılan bir tercih olarak okuyan yorumdur.ben hep asya'nın aslında seçimini çok daha önce yaptığı gerçeğini gözden kaçırdığımızı düşün...
AI Özet: yazar, brezilya'nın yenilince bile üzüldüğünü ama bizimkilerin avustralya'ya elenip tatile gittiğini söylüyor, (bkz: milli takım) travması yaşıyor.
herkes bir mücadele veriyor , son dakikaya kadar savaşıyor , 5 dünya kupası kazanmış 1 milyar dolara yakı...
AI Özet: yazar fotoğrafçılığı profesyonel bir hırsla değil, eski bakış açısını hatırlamak ve dünyaya tavrını yeniden koymak için kullanıyor (bkz: nostalji)
insana, kendinde unuttuğu şeyleri hatırlatabilecek bir deneyim. hem çeken hem çekilen için. fotoğraf ç...
AI Özet: yazar diyor ki kemal sunal, filmlerinde din tüccarlarını ve sahtekarları hiç çekmeden yerden yere vurduğu için bazı radikal grupların hedefi olmuş. adamın hem seküler hem de muhafazakar çizgideki dengeli hayatı, uçlarda yaşayanları iyice sinir etmiş. (bkz: halkın sanatçısı) yani hem dürüstlüğü hem de halka yakın duruşuyla bu tipleri rahatsız etmiş ama buna rağmen yıllar geçse de ona olan sevgi azalmamış, aksine artmış. kısaca sunal, herkesin sevdiği ama bazıilerinin hazmedemediği bir efsane.
daha hayattayken dahi tarikat/cemaat zır cahil kitlesi ve onların da can düşmanı olan radikal selefiler tarafndan tefe konulmuş, nefret edilmiş, hatta ölümle tehdit edilmiş biridir. bunun birbiri...
AI Özet: yazar rakının tadının aslında çok kötü olduğunu, mezelerin bu tadı örtmek için değil keyfi kaçırmak için eşlik ettiğini söylüyor. (bkz: rakı) şalgam içmeyenlere ise biraz sallıyor.
aa olur mu yanında 800 çeşit gurme meze tüketince çok güzel oluyor. mezelerle alakası yok tabii, rakı olmasa mezeler bir hiç. dünyanın...
AI Özet: yazar, istanbul'un genel durumunun çok iyileştiğini ve şehrin adeta çağ atladığını söylüyor. sosyal medyadaki olumsuz yorumların gerçekle alakası olmadığını, imamoğlu'nun hızlı hamlelerle şehri dönüştürdüğünü belirtiyor. özellikle 25 yıldır bakılmayan bir alt geçidin hızla yenilenmesini örnek vererek (bkz: belediyecilik farkı) mevzusuna girmiş. özetle adam diyor ki iş bilmekle yapmamak arasında dağlar kadar fark var.
istanbul'u en son 2025 yazında gördüm. onca nüfus fazlalığına ve belediye başkanı ekrem imamoğlu tutuklu olmasına rağmen, şehrin çehresi değişmişti. haliç'in kıyısı ormana dönüşmüş, yollar düzelm...
AI Özet: yazar, cüneyt özdemir ve tayfasının kendilerini entelektüel sanmasına gülüyor. (bkz: kendini steve jobs sanmak) gibi durumların komik olduğunu, aslında esnaf olduklarını söylüyor.
bu arkadaş ve benzerleri ile ilgili bana komik gelen şudur: gerçekten inanarak kendilerini türkiye'nin entelijansiyasın...
AI Özet: yazar, 2026 gazi koşusundaki at kalitesinin yerlerde olduğunu, çoğu hayvanın vasat olduğunu ve jenerasyonun çöktüğünü savunuyor. upamecano ve bay nalçakan dışında gerçek bir g1 atı görmediğini, kurtel'in dört atla girip hepsini sıfırlamasının tam bir komedi olduğunu belirtiyor. yarış dünyasındaki bilgi saklama kültürüne, atların sağlık durumlarının gizlenmesine ve bu düzene karşı tepkili. haziran sıcağında 2400 metre koşturmanın tay kıyım makinesine dönüştüğünü, atların çoğunun zaten sakat olduğunu söylüyor. ayrıca (bkz: para yönetimi) konusunda çok dertli; vasat atlara verilen milyonluk ödüllerin saçmalığını, avrupa'daki devlerle yarışmadığımızı ve pastanın sadece tanıdıklara dağıtıldığını iddia ediyor.
koşuya neredeyse bütün yüksek handikap puanlı atları aldılar ama jenerasyon yine çöp olunca yapacak bir şey yok işte. geçen sene upamecano çaldıran kazandığında bay nalçakan maiden koşuyordu. 22 ...
AI Özet: yazar, dizideki sophon mevzusunun pek iyi anlatılmadığını düşünüp konuyu kendi kelimeleriyle açıklama gereği duymuş. olay şu; evrende (bkz: ışık hızı) diye bir sınır var ve bilgi iletimi zaman alıyor. üç cisimlilerle aramızda yıllar olduğu için normalde bizi anlık izlemeleri imkansız. işte burada devreye (bkz: kuantum dolanıklığı) giriyor. gerçek fizikte bu olayla veri gönderemezsiniz ama yazar, trisolaris teknolojisinin çok ileri olduğunu varsayıp bu kuralı esnetmiş ve anlık mesajlaşma gibi bir kurgusal hileye başvurmuş. sophonların nasıl yapıldığını anlatırken de protonların boyutlar arası açılıp kapatılma mevzusuna giriyor. protonu üst boyutlara açıp içine devasa bir yapay zeka bilgisayarı kuruyorlar, sonra tekrar küçültüp eski haline getiriyorlar. işte bu proton boyutundaki süper bilgisayarlara sophon deniyor. iki tane üretip birini evde tutup diğerini dünyaya fırlatıyorlar. dünyaya gelen sophonlar ışık hızına yakın takıldıkları için her an her yerde olabiliyor, her şeyi duyup görebiliyorlar. yani bildiğiniz görünmez ve kusursuz bir casusluk ağı kurmuşlar. topladıkları tüm bilgileri de dolanıklık sayesinde anında ana merkeze raporluyorlar.
dizide bu sophon meselesinin tam olarak anlatılamadığını düşünüyorum. biraz kafa karıştırıcı da bir şey bu. şimdi size dilim döndüğünce bunu izah edeyim. eğer bu kısım tam olarak anlaşılmazsa diz...
AI Özet: yazar nato zirvesiyle yolların aniden düzelmesine (bkz: şaşkınlık) şaşırıyor.
nato zirvesinden ötürü hugoculuk oynayarak çukurlarından kaçtığımız yolları asfaltlanan şehir. ...
AI Özet: yazar diyor ki; evli veya ilişkisi olan kişi, başını ağrıtacak işlere hiç girmesin. kapalı kapılar ardında bile dikkatli olmak gerektiğini, insanların (bkz: kıskançlık) potansiyelinin yüksek olduğunu savunuyor. kısaca, açık ilişki yaşamıyorsan sanal veya reel ortamda şaibeli işlere bulaşma, başın ağrımasın.
evli, nişanlı, ilişkisi var fark etmez. esas olan: aklı başında kimse de kendini şaibeli durumlarda bırakmaz, açıklamakta zorlanacaği durumların içine kendini sokmaz. buna tüm hayatınız dahil. iş...
AI Özet: yazar, nike'ın beşiktaş'ı yerel elit kategorisine sokup geçiştirdiğini ve formaların tamamen kopyala yapıştır olduğunu söylüyor. özellikle çubuklu formanın barcelona'nın eski bir modelinin renk değiştirilmiş hali olduğunu belirterek hem nike'a hem de yönetime sitem ediyor. sportif başarısızlık sürerken bu kadar yüksek fiyatlı ve özensiz ürünlerin satılmasını (bkz: soygun) olarak niteliyor, resmen şaşkınlık yaşıyor.
öncelikle nike beşiktaş'ı bu sene yerel elit kategorisinde değerlendirdi ve formaların kulübe özel tasarlanacağı söylendi. beşiktaş'ın kamp ürünleri nike'ın katalog ürünlerinin üzerine beşiktaş l...
AI Özet: yazar, insanların yönetim tarzı nedeniyle eskişehir ve izmir gibi yerlere hücum ettiğini söylüyor. (bkz: tersine göç)le gelenlerin şehri güzelleştirmek yerine kendi alışkanlıklarını taşıyıp ortalığı karıştırmasından dert yanıyor, durumu biraz da tiye alıyor.
ülkenin yarısından fazlası akp'li ama ne hikmetse chp yönetimindeki şehirlere talep inanılmaz fazla. istanbul'dan sonra en çok göç alan illerden birisi izmir diğeri eskişehir. sanayi mi gelişiyo...
AI Özet: yazar, geçmişteki asılsız iddialar yüzünden bazı kişilere ve kurumlara güvenin kalmadığını söylüyor, (bkz: güven kaybı) durumu anlatıyor.
bu olay bile herhangi bir hükümete yakın kişi kuruluş ve kurumdan duyduğumuz hiç bir şeye inanma...
AI Özet: yazar 13 yıllık evliliğinde sadakatten şaşmadığını, hatta karşı cinse hemen ailesini tanıtıp önlemini aldığını söylüyor. kızına olan sevgisiyle bu işi çözmüş. etrafındaki herkesin (bkz: aldatma) peşinde olması onu bayağı şaşırtmış.
2012'den beri beraberiz, evlilikte de 13 yıl bitti. hiç aldatmadım, hiç aldatmaya yeltenmedim bile. genelde iş dolayısıyla tanıştığım bütün kadınlara da ilk yaptığım şey eş...
AI Özet: yazar, bahsettiği şiirin kendisi için çok özel olduğunu anlatıyor. geçmişte yaşadığı ve gönül yarasıyla sonuçlanan bir ilişkiyi, karşı tarafın korkaklığı ve yarattığı yıkım üzerinden dert yanmış. adamcağız resmen duygusal bir (bkz: yıkım) yaşamış ama buna rağmen merhamet duygusu ağır basmış ve karşı tarafı affetmiş. aşkın ve sadakatin önemine değinirken, kalbiyle dili farklı konuşanlara hafiften gönderme yapıyor. kendi hatalarını düzeltmek ve vuslata ermek için bu şiire sığınmış. sonunda şiirin mısralarıyla kaderden, umuttan ve kalpteki merhametten bahsederek sevgiliye sesleniyor. özetle yazar, acılarını şiirle tedavi etmeye çalışan, (bkz: melankoli) yaşayan bir aşık modunda takılıyor.
bu şiirin bendeki yeri çok büyük.birini tanımıştım, yada hissederken tanımıştım. tanımak sadece gözün eylemi değil, bazen kelimelerinden bazen feryatlarından yada arayışlarından gönül denen belây...
AI Özet: yazar, barış akarsu'nun doğum gününde ona olan özlemini dile getirmiş ve hayat hikayesini detaylandırmış. adamın hem doğduğu günün hem de kaza geçirdiği günün cuma olması gibi trajik tesadüflere değiniyor. yazarın gözünde barış akarsu sadece bir rockçı değil, aynı zamanda saf ve temiz kalpli bir insanmış. kariyer basamaklarını anlatırken (bkz: akademi türkiye) yarışmasıyla başladığını, burada haluk levent gibi isimlerle takılıp birinci olduğunu belirtiyor. ardından gelen ıslak ıslak albümü ve özellikle cem karaca cover'ıyla geniş kitlelere ulaştığını, amasra gibi şarkılarla gönülleri fethettiğini söylüyor. ikinci albümü düşmeden bulutlarda koşmam gerek ile kendi bestelerini de yaptığını, vurdum en dibe kadar şarkısının oldukça vurucu olduğunu ekliyor. sadece müzikle kalmayıp yalancı yarim dizisinde başrol oynadığını, dizinin müzikleriyle de hafızalara kazındığını anlatıyor. kral tv'de en iyi rock sanatçısı ödülünü almasıyla zirveye çıktığı bir dönemde, maalesef bodrum'daki o talihsiz kaza ile aramızdan ayrıldığını hüzünle aktarıyor. yazar, onun fiziksel olarak gitmiş olsa da ruhunun ve sesinin sevenleri arasında yaşamaya devam ettiğini vurguluyor. kısacası yazar için barış akarsu, zamansız giden ama iz bırakan bir yetenek.
bugün 47. doğum günü olan ve 19 yıl önce bir 4 temmuz'da, hayatını kaybeden yüreğinin güzelliği yüzünden okunan güzel insandır.geçen yıl yine doğum gününde yazdığım bu satırları yeniden paylaşmak...
AI Özet: yazar, fenerbahçe'nin transfer politikasını çok saçma buluyor. düşük değerli oyunculara gereğinden fazla para döküldüğünü söylüyor. (bkz: transfer fiyaskosu) taraftarların tepkisini ise komik bulup durumu özetliyor.
--- spoiler ---yaygaraya mahal yok, lig başlamadan hazır olur.görsel--- spoiler ---böyle beyinsizler yüzünden fenerbahçe yıllardır başarısız.23 gün sonra şampiyonlar ligi ...
AI Özet: yazar, klibindeki dramatik olay örgüsünden etkilenip annelik içgüdüsü üzerine kafa yormuş. mtv döneminde izlediği o kaçış hikayesi, kendi hayatındaki zorlu süreçlerle paralel gitmiş. berbat bir evlilikten tek başına çıkıp çocuğunu büyütme mücadelesini anlatıyor. günde 12 saat çalışıp eve dönmek istemeyecek kadar yıprandığı günlerde bu şarkı ona destek olmuş. (bkz: hayatta kalma mücadelesi) maddi imkansızlıklar yaşamış olsa da çocuğuna sahip çıkmanın gururunu yaşıyor. şimdi ise artık büyümüş olan evladıyla bu şarkının anılarını sorguluyor.
klibinde dolores eve gelir ve çocuğunun sosyal hizmetler tarafından götürüldüğünü öğrenir. ağlar, ağlar, ağlar. sonra annelik iç güdüsü canlanır ve pes etmemeye karar verir. gözlük ve peruk kulla...
AI Özet: yazar diyor ki parlatıcıyı boşverin ama tuz mevzusuna çok dikkat edin. şebeke suyundaki kireci temizleyen reçine sistemi, tuz olmazsa kuruyup gidiyor ve makine sonunda su alamıyorum diye ağlamaya başlıyor. (bkz: teknik servis masrafı) tuz koymazsanız bulaşıklar da bembeyaz, kireçli çıkıyor. tuz ayarını yüksek tutarsanız tuz çabuk biter ama makineye zararı olmaz. parlatıcı ise sadece kurutma ve damla lekeleri için; kullanmak istemeyenler program bitince kapağı açıp buharı salsın, o da iş görüyor diyor.
bulaşık makinenize parlatıcı koymak istememenizi anlıyorum ama tuzunu mutlaka koymalısınız.makineye alınan şebeke suyunun kireçten arındırılma işlemi, suyun reçineden geçirilmesiyle sağlanır. fak...
AI Özet: yazar, etrafı kaplayan o yoğun ve boğucu sisle ruh halini betimliyor. şehirden bataklıklara, yaşlıların nefesinden gemi güvertelerine kadar her yerin pusla kaplandığını, resmen sisin içinde yüzdüğünü anlatıyor. (bkz: melankoli) durumu öyle bir noktaya taşımış ki, sanki dünya bir balon olmuş da herkes o gri bulutların arasında asılı kalmış gibi hissediyor. tam bir kasvet havası hakim.
“her yerde sis. nehrin yukarısında küçük adacıkların ve çayırların arasına dolan sis; nehrin aşağısında saf saf gemilerin ve büyük (ve kirli) bir şehrin suya bıraktığı pisliklerin arasında kirlen...
AI Özet: yazar, 13th warrior filmiyle başlayan merakının peşinden gidip vikinglerin aslında sanıldığı kadar izole takılmadığını anlatıyor. hollywood'un uydurması sandığı ibn fadlan mevzusunun aslında tarihsel bir temeli olduğunu, hatta isveç'teki birka kazılarında çıkan ve üzerinde kûfî hatla allah yazan bir yüzüğün bu işin kanıtı olduğunu belirtiyor. yani kuzeyin buz gibi soğuğuyla ortadoğunun sıcağı arasında bayağı sağlam bir köprü kurulmuş. yazara göre bu durum sadece tesadüf değil, bildiğiniz organize bir ticaret ağı meselesi. vikinglerin iki ana rotası varmış; batıdan gidip endülüs taraflarına dayananlar araplar tarafından (bkz: mecusiler) olarak adlandırılmış. asıl aksiyon ise doğu rotasında, rusya topraklarındaki nehir boylarında dönüyormuş. kuzeyliler kürk, kehribar ve bal gibi ürünleri götürüp karşılığında abbasilerin gümüş dirhemlerini kapmışlar. gotland adasında bulunan binlerce sikkenin çoğu islami paralarmış. yazar burada vikinglerin inanılmaz bir pragmatizme sahip olduğunu, paranın üzerindeki dini veya siyasi sembolleri hiç takmayıp sadece gümüşün değerine odaklandıklarını, hatta paraları eritip takı yaptıklarını veya kestiklerini söylüyor. özetle vikingler sadece yağmalamakla uğraşmamış, (bkz: küresel ticaret) ağlarına eklemlenerek ortadoğu ile ciddi bir etkileşime girmişler.
yıllar önce 1999 yapımı the 13th warrior filmini izlediğimde kafamda beliren sorular, popüler kültürün yüzeysel tasvirlerinin ötesine geçme arzusu uyandırmıştı. antonio banderas'ın canlandırdığı ...
AI Özet: yazar, banu arpınar'a kendi dramatik baba hikayesini satmaya çalışmış ama sonunda (bkz: kopyacı) diyerek hafiftentenmiş.
banu hanım biliyorum burayı okuyacaksınız.benim de babamla ilgili bir hikayem var, ama kullandı...
AI Özet: yazar diyor ki bazı diziler doğru yaşta izlenince anlam kazanıyormuş. person of interest'i önce aksiyon sanmış ama sonra mevzunun yapay zeka ve etik olduğunu fark etmiş. (bkz: gelişim) dizinin insanı olgunlaştırdığını savunup yanına blacklist'i de ekleyerek izlemeyi öneriyor, bayağı etkilenmiş.
bence bazı dizilerin iyi olup olmamasından daha önemli bir özelliği var doğru yaşta izlenmeleri.person of interest de onlardan biri. yirmili yaşların başında izlediğimde güzel bir diziydi heyecan...
AI Özet: yazar, layne staley'nin trajik hayatına dair bazı detaylar paylaşıyor. adamın sadie isimli bir kedisi varmış, o ölünce jerry cantrell sahiplenmiş. demri ile olan ilişkisi ise tam bir (bkz: dram) örneği; beraber çocuk yapma hayalleri kurmuşlar ama işler karışmış. dirt albüm kapağındaki model meselesi yüzünden araları bozulmuş, layne temiz kalmaya çalışırken demri ile arası açılmış. yazarın anlattığına göre layne'in son yılları gerçekten içler acısıymış. annesi, oğlunun son halini kimse görmesin diye fotoğrafları saklamış. dişleri döküldüğü için şarkıları peltek söylemiş, bu durumdan da çok utanmış. bir kadına aşık olup mektup yazmış ama kadın hiv korkusuyla onu reddedince iyice kabuğuna çekilmiş. uyuşturucuyu bırakmayı reddeden layne, sonunda vücudu iflas edince veda etmiş. teşhis bile dişlerinden yapılan dna ile konulabilmiş.
bir kedisi varmış. adı sadie'ymiş. o ölünce kediyi jerry cantrell sahiplenmiş. söylenene göre de layne ve demri bir kızları olursa adını sadie koymayı istiyorlarmış (bkz: ah kalbim) demri öldüğün...
AI Özet: yazar, kadir inanır'ı sadece bir oyuncu olarak değil, aynı zamanda haksızlıklara boyun eğmeyen bir karakter olarak tanımlıyor. tatar ramazan'dan kara bayram'a, hayri'den ilyas'a kadar canlandırdığı rollerle yerli sinemada derin izler bıraktığını belirtiyor. özellikle (bkz: selvi boylum al yazmalım) gibi kült yapımlardaki etkisinden ve toplumsal meselelere değinen filmlerindeki başarısından bahsediyor. yazara göre inanır, sadece ekran önündeki yakışıklılığıyla değil, gerçek hayattaki omurgalı ve tavizsiz duruşuyla da öne çıkan bir figür. bazı kişilerin onun hakkındaki olumsuz yorumlarını görmezden gelerek, herkesi memnun etmeye çalışmayan bu dik duruşu takdir ettiğini söylüyor. sonuç olarak, sinemaya bıraktığı devasa mirasla ve (bkz: tatar ramazan) ruhuyla hatırlanması gerektiğini vurguluyor.
o, yerli sinemamızın 'ben bu oyunu bozarım' diyerek haksızlıklara baş kaldıran, baş eğmeyen, diz çökmeyen tatar ramazan'ıydı. o, fakir baykurt'un aynı adlı eserinden uyarlanan yılanların öcünün, ...
AI Özet: yazar lara'nın türkiye'nin en keyifli semti olduğunu savunuyor. falez boyundaki sahil hattını, toros manzaralı deniz kıyılarını ve doğayla iç içe olan yapısını aşırı övmüş. hem uygun fiyatlı belediye işletmeleri hem de şık mekanların bir arada olması hoşuna gitmiş. buradaki yaşamı (bkz: piyango) vurmak gibi görüyor ve semtin genel olarak uygar bir habitat olduğunu belirtiyor.
gerçekten türkiye'nin en ama en keyifli semti olabilir. lara'da oturanlar acaba nasıl bir sevap işlediler de burada yaşamayı hak ettiler çok merak ediyorum.tüm falez boyu denize sıfır halkın kull...
AI Özet: yazar evde yayılıp aspava gömdükten sonra behzat ç. izlemiş, dizideki bir amcanın kore'de demokrasi dağıttık muhabbetine kopmuş. (bkz: behzat ç. mizahı)
işten kafa izni aldım, camış gibi evde yatıyorum, ayıptır söylemesi öğlen bi de aspava gömdüm. neyse açtım çılg...
AI Özet: yazar, çatı dubleksi evinin yazın fırına dönmesi sebebiyle samsung'dan yüksek kapasiteli bir klima almış ama kurulum sürecinde tam bir (bkz: kaos) yaşamış. daha önce tv servisiyle yaşadığı olumlu deneyimler yüzünden markaya güvenmiş fakat klima servisi geldiğinde işler değişmiş. gelen ekibin hem kirli çalışması hem de profesyonellikten uzak olması yazarın canını sıkmış. servis elemanı, mevcut tesisatın cihaza uygun olmadığını iddia edip ek parça için nakit para istemiş, fatura talebi gelince de fiyatı absürt şekilde artırarak yazarla dalga geçer gibi bir tavır sergilemiş. üstelik tesisat uyumsuzluğu nedeniyle cihazın garanti dışı kalabileceği ve kompresör arızası riski olduğu halde servis "yasak ama yaparız" diyerek işye girişmiş. yazar, markanın ekspertiz hizmetinin olmamasını ve müşteriyi sorunlarla baş başa bırakmasını eleştiriyor. eski bir vestel deneyimiyle kıyaslayarak, keşif yapmayan ve yanlış yönlendirme yapan bu sistemden soğuduğunu belirtiyor. sonuç olarak yazar, (bkz: samsung pişmanlıktır) yorumlarının haklılığını görmüş ve cihazı iade edip daha kurumsal çalışan, ekspertiz hizmeti sunan başka bir markaya yönelmeye karar vermiş.
bu entry samsung klima servisi hakkındadır.evim çatı dubleksi, üst kat fırın gibi. yeni binada çatı izolasyonu kışın müthiş ısı yalıtımı sağlasa da, yazın içeride nefes alınmıyor. geniş teras cam...
AI Özet: yazar, hafta sonu sokaktaki kedi kavgalarıyla uyanıp ertesi gün hali harap bir turuncu kediyle karşılaştığını anlatıyor. hayvancağızın durumu onu çok etkilemiş, mama vermeye çalışmış ama kedi ürküp kaçmış. (bkz: sokak kedileri) yazara göre bu canların en büyük düşmanı trafik ya da kötü niyetli insanlar değil, maalesef yine kendi türleriymiş. kedilerin birbirine zarar vermesini insanlara benzetmiş ve bu duruma bayağı üzülmüş. turuncu kediye dair hissettiği hüzünle, umarım durumu iyidir diyerek bitirmiş.
haftasonu bir gecem sokaktaki kedi bağırışmalarıyla, kavgalarıyla geçti. ertesi gün sabah ise aşağıda turuncu bir kedi ile karşılaştım. bana bakıyordu ve yüzü öyle bir haldeydi ki tasvir edip siz...
AI Özet: yazar, küresel su krizinin çözümünün köylüye sulama dersi vermekle olmayacağını savunuyor. jeff bezos gibi tiplerin yapay zekanın çalışması için su tüketimine kısıtlama getirme saçmalıklarına değinip, asıl sorumlu olan dev şirketlerin ve ultra zenginlerin yarattığı kirliliğin görmezden gelindiğini belirtiyor. avrupa'da klima açanların veya plastik havuz kuranların ceza almasıyla dalga geçerek, lüks yatların yarattığı kirliliğin sıradan insanların tüm ömründen fazla olduğunu söylüyor. ormanların yok edilmesi, sanayinin arıtma tesisinden kaçması ve ülkenin çöp kutusu gibi kullanılmasına rağmen faturanın hep düz insana kesilmesine isyan ediyor. (bkz: kapitalizm) yazara göre, dünyayı milyonlarca kat daha fazla kirleten azınlığın hevesi kesilmedikçe tarlayı nasıl suladığımızın hiçbir önemi yok. özellikle ai gelişsin diye insanlara hijyenden vazgeçiren corporate kılıklı tiplerle arası pek iyi değil.
köydeki arsasını sulama dersi verilmesi suretiyle, yurdum insanı sayesinde çözülecek sorun. debe’ye bakınca ex cb’lerden gül’ün deyişiyle: insan gerçekten hayret ediyor.amazon aş’deki kel adam da...